. Ammâ gâyet mü’eddebe ve mestûre hâtûnînleri vardır. Bâğ u bâğçeleri gâyet çokd …
Bu câmi‘lerden mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle (---) hammâmdır. Şemsi Paşa hammâmı ve yedi hân ve bedâsten ve yedi çeşme cümle Şemsi Paşa hayrâtıdır. Ve cümle dörd yüz ma‘mûr ve müzeyyen dükkânlardır. Ammâ medrese ve dârü'l-hadîsi olduğu ma‘lûmum değildir. Ammâ yetmiş bir de mekteb-i sıbyânı vardır. İki yüzden mütecâviz hâfız-ı Kelâmullahı vardır. Ulemâsı çokdur ve Muhammediyye kitâbı tilâvet ederler. Oğuz âdemleri vardır. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi çokdur. Nisâ tâ’ifesi cümle muhayyer ferâce giyüp yassı-baş ile gezerler. Ammâ gâyet mü’eddebe ve mestûre hâtûnînleri vardır. Bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278a ·
metinde göster ·
… lâc oynarlar. Hâlâ cemî‘i ulemâ-yı Ekrâd ve şeyhülislâmları dahi elbette hançer
ile gezerler
. Zîrâ sağîr ü kebîri fetâsı ve pîri şecî‘ ü bahâdırlardır ve gâyet musallîlerdi …
Memdûh-ı meşhûr olan cevâmi‘ler bunlardır. Garâbet bunda kim bu câmi‘lerin cümlesi Acem haliçeleriyle ve Isfahân keçeleriyle döşenüp câmi‘in bir tarafında bir azîm sobası vardır. Cânib-i vakfdan mütevellîleri sobalara âteş edüp câmi‘ kapuların ve revzenlerin keçeleyüp cümle câmi‘ler vakt-i şitâda hammâm gibi olup cemî‘i cemâ‘at mübâhase-i ilm edüp tekmîl-i fünûn ederler ve âbdestleri kârcığan taşra çıkup âb-ı hayâtdan nişân verir ıssı suları var. Bunları dahi mütevellîsi ıssı eder. Râhat üzre andan âbdest alup yine câmi‘e girerler. Niçeleri ders kırâ’at etmeden fâriğ olup câmi‘in bir köşesinde hasmıyla sad-renc-i şatranç oynarlar. Mezheb-i Şâfi‘îde mübâhdır ve dahi akliyyâtdır deyü sad-rencbâzlık ve birbirlerine dilnüvâzlık ederler. Şatrancdan fâriğ olup yine derse meşgûl olurlar. Ammâ bir kerre câmi‘ içinde sadrenc oynaşırlarken Ekrâd kavminin kabı dar olmağile birbirleriyle "kışo mışo" derken giryân giryân olup birbirlerini hançer ile câmi‘de pâre pâre edüp merhûm oldukları meşhûrdur. Ol zamân men‘ etmişler ammâ yine ba‘zıları câmi‘de şatranç-ı Leclâc oynarlar. Hâlâ cemî‘i ulemâ-yı Ekrâd ve şeyhülislâmları dahi elbette hançer ile gezerler. Zîrâ sağîr ü kebîri fetâsı ve pîri şecî‘ ü bahâdırlardır ve gâyet musallîlerdir kim niçe bin âdemleri aslâ câmi‘den çıkmazlar. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a ·
metinde göster ·
… kimesneler vardır kim beyâz sarık sara. Ve cümle kubâdî pâbûç ve çizme geyüp at
ile gezerler
.
Der-kıyâfetnâme-i kabâ-yı merd-i insân: Cümle halkı çuka kontuş ve çuka çakşır geyerler, ammâ kapukulları ve ot ağaları ve atalıkları ve mirza ve sultânlar cümle semmûr ton ve semmûr kalpak geyerler, nâdir kimesneler vardır kim beyâz sarık sara. Ve cümle kubâdî pâbûç ve çizme geyüp at ile gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127b ·
metinde göster ·
… şehri içre bu isimli askerî tâ’ifesi mâl-â-mâldir, dâ‘imâ bellerinde silâhları
ile gezerler
.
Esmâları Rûm halkı ismine muhâlifdir. Elkâb [u] esmâları budur: Emir Özbek ve Emîr Timur ve Temirtaş ve Temris ve Kansu ve Gavrî ve Lâçîn ve Karçıgay ve Pûlâd ve Kertbay ve şâhîn ve Senyal ve Cânbezdi ve Cânaldı ve Cânverdi ve Cânkıydı ve Esed ve Seyfî ve Kayıt ve Cânpûlâd. Bu gûne esmâlar ile müsemmâ‘ şecî‘ ü nâmdâr Abaza ve Çerâkize ve Gürcî ve Zengî, Habeşî kavmin ellerinde bu Mısır fellâhları âcizmândedir. Hâlâ Menûf şehri içre bu isimli askerî tâ’ifesi mâl-â-mâldir, dâ‘imâ bellerinde silâhları ile gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y283b ·
metinde göster ·