… n Venedik kâfiri Uskoklarının havf [u] haşyetlerin çekerek yüz bin renc [ü] anâ
ile hamd-i
Hudâ sahrâ-yı Hilevne'ye çıkdık. Andan
Bir vâsi‘ mahsûldâr fezâda Kilis sancağı hâkinde bâğlı ve bâğçeli ve üç yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir hânlı ve bir hammâmlı ve çârsû-yı bâzârısı bir küçük kasabadır, ammâ ahâlîsi gâyet şecî‘ ve tüvânâlardır. Hattâ Fâtıma Sultân ehli Koca Yûsuf Paşa bu rabta-i İremde müştak olup Harem-i hâsda perverde olmuşdur. Bu kasabadan kalkup elli aded pür-silâh refîkler alup cânib-i garba meyyâlce giderken Venedik kâfiri Uskoklarının havf [u] haşyetlerin çekerek yüz bin renc [ü] anâ ile hamd-i Hudâ sahrâ-yı Hilevne'ye çıkdık. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134a ·
metinde göster ·
… -i azîmler olundu kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Andan bir alay-ı azîm
ile hamd-i
Hudâ selâmetle,
Karye-i Atlıbeğzâdeler: Bu hânedânda paşaya ve cümle gâzîânlara ziyâfet-i azîmler olundu kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Andan bir alay-ı azîm ile hamd-i Hudâ selâmetle,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 142a ·
metinde göster ·
… p üç yerden üç bin yiğit ile "Allâh!" deyüp koyulduk, ammâ yüz bin renc [ü] anâ
ile hamd-i
Hudâ beceneyi feth edüp yüz yigirmi bir esîr ve bu kadar kelle ve bu kadar mâl- …
Evvelâ bu sahrâ-yı Haçek'den Budin gâzîleriyle cânib-i garba dağlar içre girüp Desne dereleri içre ve Desne dağları üzre bir gün bir gece seğirdüp dere ve depe ve dağ u rağ u bâğ ve yakın u ırağ gezerek Desne dağları bir becene-i azîme, ya‘nî bir sarp kırıntılık içinde cem‘ olmuş kâfirlere râst gelüp üç yerden üç bin yiğit ile "Allâh!" deyüp koyulduk, ammâ yüz bin renc [ü] anâ ile hamd-i Hudâ beceneyi feth edüp yüz yigirmi bir esîr ve bu kadar kelle ve bu kadar mâl-ı ganâ’im kelepürler alup sâlimîn ü gânimîn bir gün bir gecede Desne derelerin ubûr edüp sahrâlara çıkup dördüncü gün Hasek sahrâsında ordu-yı İslâm'a vâsıl olup esîrleri ve mâl-ı ganâ’imlerimiz fürûht ederken hikmet-i Hudâ Serasker Ali Paşa bu ganîmet ile geldiğimizi istimâ‘ edüp herkes çeteye gidüp 3a ordu-yı İslâm boş kalır mülâhazasıyla "Çete memnû‘dur!" deyü dellâllar nidâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b–3a ·
metinde göster ·
Andan bu kasaba gâzîleri ellerimizde olan emr-i pâdişâhîler mûcebince hakîre elli aded pür-silâh piyâde tüfeng-endâz Hırvat yiğitleri refîk verüp andan cânib-i garba 4 sâ‘at gidüp el-iyâzu billâh yüz bin renc [ü] anâ ile hamd-i Hudâ Yeleç dağın selâmetle aşup küffârın kemîngâh pusu yerlerin bulup ve egimleri(?) ve çarıkları ve rokla ihrâmların alup yine sarp dağlara girüp bi'z-zarûrî hakîr de ve hüddâmlarım da atlardan enüp etek der-miyân ve tilâvet-i Kur’ân ederek piyâde 4 sâ‘at yürüyüp andan Âh ormanı nâm bir sarp ağaçlı dağı çıkup bir çemenzâr yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148a ·
metinde göster ·
Kırk Yigit nâm geçidi: Kırk kerre yüz bin renc-i anâ
ile hamd-i
Hudâ selâmet ile geçince her bir geçitde kırk cân geçdi. Hudâ-yı Bîçûn bir dahi …
Kırk Yigit nâm geçidi: Kırk kerre yüz bin renc-i anâ ile hamd-i Hudâ selâmet ile geçince her bir geçitde kırk cân geçdi. Hudâ-yı Bîçûn bir dahi ol geçidden geçmek müyesser etmeye, zîrâ her birinde âdem kanı kokusu kokar ve hayduk nâm kefereleri âdemi helâk ederler. Erkek âdem anda kan döküp cân çıkarup doğurur, zîrâ aşağı ve yukaru yolları mahûf u muhâtaralı ve sâfî ormanlı pusu yerleridir. Her derelerde niçe bin şühedâlar medfûndur, zîrâ at işlemez, piyâde âdem birer birer geçmeğe muhtâcdır. Hamd-i Hudâ Hafîz Allâh bizleri hıfz edüp sâlimîn geçüp 3 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234b ·
metinde göster ·
Hudâ yine tekrâr menzil-i şehr-i Atina şehrinin Ejder limanına lenger-endâz old …
Andan on sekiz mîlde eyyâm-ı serdmend ile hamd-i Hudâ yine tekrâr menzil-i şehr-i Atina şehrinin Ejder limanına lenger-endâz olduğumuz sâ‘at İşpanya vilâyetinden iki pâre Ciniviz kalyonları gelüp top şâdımânları edüp Atina hâkimine ve kadıya ve Freng balyozlarına ve konsolozlara müjde olup her hâkime vâfir hedâyâlar getirüp şehr-i Atina ganîmet oldu. Hemân hakîr ertesi gün cümle ahbâb ile vedâ‘laşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 257b ·
metinde göster ·
[ü] senâlar ederek her biri bir tarafa revâne olup ancak Sadrıa‘zam cümle kapu …
Ba‘dehu cemî‘i guzât-ı müslimîn bu meterisleri tez[yîn] edüp ve kal‘ayı dürr-i beyz-âsâ ta‘mîr [ü] termîm edüp edâ-yı hidmetlerinden sonra rûy-ı deryâda emn [ü] emân olup cemî‘i cüyûş-ı muvahhidîne Sadrıa‘zam vüzerâ ve mîr-i mîrânlara ve mîr-i livâlara merâtiblerine gör[e] ihsân [u] in‘âmlar edüp kol kol sancak be-sancak cümleye düstûr-ı şâhî verilüp herkes vilâyet vilâyet vatan-ı aslîlerine gitmeğe cân atup kalyonlara ve firkatelere ve donanma-i hümâyûn gemileriyle maskat-ı re’sleri olan vatanlı vatanlarına sürûr [u] şâdımânlar ile hamd [ü] senâlar ederek her biri bir tarafa revâne olup ancak Sadrıa‘zam cümle kapu kulları ve gedikli zu‘amâlar ve cemî‘i erbâb-ı dîvân ile kalup bîrûn-ı kal‘ada ordudan bir nâm [u] nişân 307b kalmayup cemî‘i guzât-ı müslimîn derûn-ı kal‘aya sepişüp cümle erbâb-ı dîvâna kışlalar verilüp herkes konakların tathîr ü ta‘mîr ü termîm etmek fermân olup şeyhülislâm molla-yı hoca Hanefî artık mukîm namâzı kılmağa izin verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307a–307b ·
metinde göster ·
… n beşinci gün beş atımızla üç memlûkumuzla ve altı aded refîkân-ı hüddâmlarımız
ile hamd-i
Hudâ ol Pâdişâh-ı Bîçûn'a kim bu abd-i kemteri selâmet belde-i tayyibe ve mahrû …
Andan (---) sâ‘atde kasaba-i (---) geçüp andan (---) sâ‘atde kasaba-i (---) ubûr edüp andan kasaba-i (---) güzer edüp andan kasaba-i Büyükçekmece'yi kaytup andan Küçükçekmece'yi gerüye taşlayup 12 sâ‘atde sıhhat ü selâmetle sene 1081 Şa‘bâni'l-mu‘azzamının on beşinci gün beş atımızla üç memlûkumuzla ve altı aded refîkân-ı hüddâmlarımız ile hamd-i Hudâ ol Pâdişâh-ı Bîçûn'a kim bu abd-i kemteri selâmet belde-i tayyibe ve mahrûse-i Kostantiniyye ya‘nî İslâmbol'a dâhil eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383b ·
metinde göster ·