… Paşa ve İspir [ve] Tortum Paşası Gâzî Seydî Ahmed Paşa, henüz Çaşnigîr Paşalık
ile harem-i
hâsdan çıkmış bir şecî‘ mîr-i livâdır. Bu mezkûr mîr-i mîrân [ü] ümerâlar ale'l …
Evvelâ nehr-i Araz'ın cenûbi karşısında dağlar içre Şuşik kal‘ası beği isyân u tuğyân edüp sulha muğâyir Acem'in kal‘a-i Revân'ı nevâhîlerinden niçe yerleri nehb u gâret etdüğü Revân Hânı Kelb Alî Hân oğlu Genc 290a Alî Hân tarafından nâmeler ile elçiler ve azîm hedâyâlar gelüp Şuşik beğinden tazallumnâmeleri kırâ’at olundukda cümle erbâb-ı dîvân ile müşâvere olunup sefere mübâşeret olunup cümle eyâlet-i Erzurûm'un sancaklarında olan mîr-i livâları ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı timarları ve her kal‘anın nısf kulları sefere gelmek içün emr-i şerîfler ile sancak sancak kapucubaşılar gidüp asker-i deryâ-misâl günden güne cem‘ olup Gümüşlü Künbet sahrâsında hayme ve hargâhlarıyla meks edüp paşa-yı âlî-vekâr dahi yetmiş bayrak sekbân ve sarıcası ve dörd bin askeriyle Gümüşlü Künbet fezâsına çetr-i mülemma‘ın kurup paşanın cânib-i erba‘asına sâ’ir mîr-i mîrân ve sâ’ir ümerâ-yı livâ meks etdiler. Evvelâ Ketenci Ömer Paşa oğlu Mehemmed ve karındaşı Irakdan ma‘zûl Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Gürcî Deli Dilâver Paşa ve pâye ile Erzurûm Defterdârı Osman Paşa ve İspir [ve] Tortum Paşası Gâzî Seydî Ahmed Paşa, henüz Çaşnigîr Paşalık ile harem-i hâsdan çıkmış bir şecî‘ mîr-i livâdır. Bu mezkûr mîr-i mîrân [ü] ümerâlar ale'l-tertîb kânûn-ı şehriyârî üzre yerlü yerlerince meks edüp cümle yetmiş altı bin asker olup Acem elçisi bu deryâ-misâl askeri görüp Şuşik beğinden şikâyet etdiklerine peşîmân oldular. Zîrâ bu deryâ-misâl asker ile ihtimâldir Revân'ı muhâsara ederler mülâhazası havfine düşdüler. Ba‘dehû mâh-ı mezbûrun gurresinde Alacaatlı Hasan Ağa nâm kapucubaşı bin atlı müsellah asker ile konakcı olup tûğu ve otağı götürdü. Ve Seydî Ahmed Paşa çarkacı ve Bâkî Paşa dündâr ta‘yîn olundu. Ertesi gün paşa-yı kâmkâr menzil-i Gümüşlü Künbet kurâsından cüyûş-ı muvahhidîn ile alâ-rağmi'l-a‘dâ bir alay-ı azîm etmişdir kim cânib-i selâsede olan kızılbaş-ı bed-ma‘âşların çaşıtları hayretde kalup cümle asker gürûh gürûh, fevc ü fevc alaylarıyla 4 sâ‘atde menzil-i Deveboynu nâm mahalde Paşa-yı âlî-kadr otağında meks edüp cümle ümerâ ve mîr-i mîrânlar ziyâfet-i azîminden tenâvül edüp herkes hayme ve hargâhlarına revâne oldular. Bir çemenzâr-ı hamûndur kim nebâtât [u] kiyâhât-ı tırfil yoncasında atlarımız tâze cân buldular. Bu cây-ı ma‘hûd Pasin sahrâsının ibtidâsıdır. Ammâ kış eyyâmında bu Deveboynu nâm mahalde minâre boyu kar olup çığ ve şepe (?) içinde niçe kârbân halkı kalup helâk olmuşlardır. Hatta Tabanıyassı Mehemmed Paşa bu Deveboynu karın aşamayup Revân imdâdına yetişemediğinden Revân kal‘asın kızılbaş yedi ayda Âl-i Osmân elinden almışdır. Böyle bir bî-emân Deveboynu'dur. Andan yine cânib-i şarka 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 289b–290a ·
metinde göster ·
Evvelâ bâ‘is-i fitne ve fesâd oldur kim; ibtida Galatasarâyı'ndan çıkan gılmânlardan mâ‘adâ bî-destûr bu kadar Galatasarâyî eşkıyâları sarâydan kemendler ile harem-i hâsdan taşra çıkup hâh-nâ-hâh Koca Vezîr bunları kânûnları üzre sipâh edüp Girid'e me’mûr edüp kânûnları üzre tîrkeş bahâların alup bu kerre sefere gitmemek içün niçe gûne özr [ü] bahâneler etdiler. İbtidâ özrleri bu oldu kim "Bizim İbrâhîm Hân'ımız halîm ve selîm ve sâhib-i kerem pâdişâh-ı cem-cenâb idi. Zânî pâdişâhın imâmeti câ’iz değildir deyü üzerine küfr isbât edüp şer‘ ile hal‘ edüp ba‘dehû katl edüp namâzın kıldınız, niçün böyle nâ-şer‘î etdiniz didiğimiz içün bizi içerden birer bahâne ile bizi çıkarup nâ-murâd gözü bağlı azeblerimiz sefere gitmeyüp İbrâhîm Hân'ın kâtillerin isteriz" deyü yedi sekiz bin hevâ-yı nefsine tâbi‘ haşerâtlar Atmeydânına cem‘ olup niçe kerre bunlara ocaklarından gayrı a‘yân [u] eşrâfdan "İtmen oğullar! Cem‘iyyet memnû‘dur. Pâdişâhâ âsî olursuz. Murâd [u] maksûdunuz üzre ne dilerseniz verelim" deyü mâbeynlerin ıslâha varan âdemleri döğüp kovup kimin mecrûh ve kimin katl edüp Atmeydânı'ndan gitdikçe iştihâr bulup cem‘iyyet-i kübrâ olup on bin mikdârı haşerât oldu dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 371a ·
metinde göster ·
… kâr-ı ahkar budur kim, Sarı Ken‘ân Paşa-yı muhannes-i keyvân ve nâdân-ı hutemân
ile Harem-i
Hâs'da neşv ü nemâ bulup Hâsoda'da Hırka-i Resûlullâh huddâmı olup otuz yedi se …
"İzzetlü, mürüvvetlü velîyy-i ni‘am efendim sultânım arz-ı dâ‘î-i kemter efkâr-ı ahkar budur kim, Sarı Ken‘ân Paşa-yı muhannes-i keyvân ve nâdân-ı hutemân ile Harem-i Hâs'da neşv ü nemâ bulup Hâsoda'da Hırka-i Resûlullâh huddâmı olup otuz yedi sene hidmeti sebkat etmişken takdîr-i Hudâ donanma-yı hümâyûn dest-i kâfirde münhezim olduğıyçün havf u haşyet-i pâdişâhîden firâr edüp el-âye[t], Sûre-i Vennâzi‘âtda estağfirullâh Arapça âyeti itâbını müşâhede edicek âhirü'l-emr firâr edüp bir alay zaleme haşerâta teba‘iyyet edüp (---) etdiği şenâ‘at ve sefâhatleri bizim gibi çokdur ve sultânımdan gayrı kimsesi yokdur ve kabâhatları bî-nihâye olduğuna ilmimiz lahikdır, ammâ ol Âsitâne-i sa‘âdet'in kadîmî emekdârlarından olduğumuz içün bu hakîre Hasan Paşa ve Tayyarzâde Ahmed Paşa kullarıyla gelüp ‘Dahl-i emân’ deyüp ayağa düşüp bî-tâb ü bî-mecâl geldiler ve emân dileyüp cerâyimlerine özr-hân olup Arapça fehvâsınca cümlesi estağfirullâh Arapça âyetin tilâvet edüp bu muhlîsiniz yanına geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 72b ·
metinde göster ·
… i mevzûnlu bir ma‘bedgâh-ı beytullâh-ı kadîmdir, ammâ teng mahalde binâ olunmak
ile haremi
yokdur. Ancak kıble kapusu önündeki harem yerinde bir havz-ı imâm-ı Hanefî'si v …
Eski câmi‘; kurşumlu harpüşte tahta kubbeli ve bir serâmed bânghâne-i mevzûnlu bir ma‘bedgâh-ı beytullâh-ı kadîmdir, ammâ teng mahalde binâ olunmak ile haremi yokdur. Ancak kıble kapusu önündeki harem yerinde bir havz-ı imâm-ı Hanefî'si var, musluklarından cümle cemâ‘at âbdest alırlar. Kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 219a ·
metinde göster ·
… erinin eşbehi çârsû içinde Kılıç Alî Paşa câmi‘i bir teferrücgâh çınâr-ı âlîler
ile haremi
müzeyyen olmuş kurşumlu ve kârgîr kubbeli bir müferrih câmi‘-i zîbâdır.
Câmi‘lerinin eşbehi çârsû içinde Kılıç Alî Paşa câmi‘i bir teferrücgâh çınâr-ı âlîler ile haremi müzeyyen olmuş kurşumlu ve kârgîr kubbeli bir müferrih câmi‘-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y49a ·
metinde göster ·
… nâdır, kurşumlu câmi‘-i nev-binâ ve ibâdethâne-i zîbâdır. Ammâ çârsû içre olmak
ile haremi
yokdur. Lâkin taşra soffaları altı amûd-ı müntehâ üzre beş kubbe-i âlîdir ve bi …
Ve bu varoşun imâretlerinden Dervîş Ağa câmi‘i, kârgîr binâ kubbe-i ra‘nâdır, kurşumlu câmi‘-i nev-binâ ve ibâdethâne-i zîbâdır. Ammâ çârsû içre olmak ile haremi yokdur. Lâkin taşra soffaları altı amûd-ı müntehâ üzre beş kubbe-i âlîdir ve bir minâre-i serâmedi vardır. Ve kıble kapusu üzre bu manzûm târîh tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y86b ·
metinde göster ·
… nâre-i mevzûnu var kim bu şehir içre misli yokdur. Ve yol kenârında vâkı‘ olmak
ile haremi
dahi yokdur, ammâ cemâ‘ati çokdur.
Bundan sonra câmi‘-i zîbâ kal‘a içinde Teki Paşa câmi‘i: Cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir ve gâyet musanna‘ kurşum örtülü kubbe-i âlîlerdir. Ve bir minâre-i mevzûnu var kim bu şehir içre misli yokdur. Ve yol kenârında vâkı‘ olmak ile haremi dahi yokdur, ammâ cemâ‘ati çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135b ·
metinde göster ·
… -tekaddem Harem-i şerîf gâyet küçük imiş. Selef pâdişâhları birer âsâr-ı hayrât
ile Harem-i
şerîfi tevsî‘ ederek hayli vâsi‘ olmuş. Ammâ sene 959 târîhinde Sultân Süleymân …
Kal‘a-misâl bir Harem-i şerîfdir, gûyâ şehr-i Mekke'nin tâ ortasında bir kal‘a-i azîmdir. Eğer topları olsa tamâm bir metîn kal‘a-i müstahkemdir. Mâ-tekaddem Harem-i şerîf gâyet küçük imiş. Selef pâdişâhları birer âsâr-ı hayrât ile Harem-i şerîfi tevsî‘ ederek hayli vâsi‘ olmuş. Ammâ sene 959 târîhinde Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân bir gece rü'yâsında Hazret-i Risâlet-penâh'ı görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333b ·
metinde göster ·
şerîf pür olmadan halâs oldu. Ammâ Bâb-ı Selâm'ın iç kat kapuları nerdübânsızdı …
Hamd-i Hudâ ol asırdan berü seylâb, çirkâb, hâr [u] hâşâk-i nâ-pâk ile Harem-i şerîf pür olmadan halâs oldu. Ammâ Bâb-ı Selâm'ın iç kat kapuları nerdübânsızdır ammâ taşra katında olan Bâb-ı Selâm altı kademe taş nerdübân ile âlîdir. Ve dâ’iren-mâdâr cümle kapuları böyle nerdübânlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334a ·
metinde göster ·
… er kubbe-i ra‘nâdır kim gûyâ çarh-ı felekden çıkmışdır. Ammâ leb-i Nîl'de olmak
ile haremi
yokdur, ammâ yanında âbdesthâne ve muslukları vardır. Ve Rûm tarzı bir tabaka b …
Rûm tarzı yekpâre müdevver kârgîr kubbesi rusâs ile mestûr bir câmi‘-i nûrdur. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘dır. Tûlen ve arzan yüz elli ayakdır. Ve taşra yan soffaları üzre dahi serâpâ kurşum örtülü kubbelerdir. Gerçi Mısır câmi‘leri gibi ruhâm-ı hâm-ı rengâreng ile müzeyyen değil, sâde güzeli bir binâ-yı latîfdir kim hâlâ Mısır mi‘mârları gördüklerinde pesend ederler kim Rûm üstâdları böyle yekpâre kubbe-i azîmi nice ber-karâr etdi, deyü ta‘accüb ederler. Zîrâ Mısır kubbeleri ekseriyyâ santa ağacından müdevver-binâdır yâhûd tavandır yâhûd Cânpûlâdiyye câmi‘i kubbesi gibi arşın taşından küçük kubbelerdir. Ammâ bu Sinân Paşa kubbesi tula-binâ bir müdevver kubbe-i ra‘nâdır kim gûyâ çarh-ı felekden çıkmışdır. Ammâ leb-i Nîl'de olmak ile haremi yokdur, ammâ yanında âbdesthâne ve muslukları vardır. Ve Rûm tarzı bir tabaka bir minâre-i mevzûnu var. Ve mihrâbı önünde gül [ü] gülistân ve nahlistânlı bâğçesi var. Hâlâ evkâf-ı metîn bir câmi‘-i ra‘nâdır. Ve Gülşenî tekyesi önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134b ·
metinde göster ·
yokdur. Lâkin şeb [ü] rûz cemâ‘atı çokdur. Ve bir alçak minâresi vardır. Câmi‘i …
Bu câmi‘ teng mahalde vâki‘ olmak ile haremi yokdur. Lâkin şeb [ü] rûz cemâ‘atı çokdur. Ve bir alçak minâresi vardır. Câmi‘in taşra soffası ve ba‘zı yerleri kâşî-i Mağrib-zemîn'dir. Bu sâhibü'l-hayrât Melek Ahmed Paşa efendimizin kapucubaşılarından bir mâldâr ağa idi. Maskat-ı re’si olan bu Reşîd'e gelüp hasbeten lillâh bu câmi‘i inşâ eyledi. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y334a ·
metinde göster ·
yokdur. Ve Şâfi‘î havuzuna Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa vâlî[-i] Mısır iken Nîl-i …
Ve bu câmi‘ teng mahalde olmak ile haremi yokdur. Ve Şâfi‘î havuzuna Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa vâlî[-i] Mısır iken Nîl-i mübârekden sâkıyeler ile su çeküp elli göz kantara ile kahvehâneler mâbeyninden Nîl'i geçirüp âbdest havzuna gelüp ibâdullâh tecdîd-i vuzû‘ ederler, aceb hayrât-ı azîmdir. Andan şehrin cânib-i şimâlî nihâyetinde Rabât-ı kulle kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y346b ·
metinde göster ·
… ibâdet ederler. Bir havâdâr dilârâ dâr-ı ma‘beddir. Ammâ bu câmi‘ fevkânî olmak
ile haremi
yokdur.
Ve câmi‘in sağ tarafında cihânnümâ ve mihmânhâne bir kâr-ı garîb dehlîzi var. Cümle ehl-i mu‘tekif anda istirâhat, ba‘zılar ibâdet ederler. Bir havâdâr dilârâ dâr-ı ma‘beddir. Ammâ bu câmi‘ fevkânî olmak ile haremi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375b ·
metinde göster ·