… cerîü'l-cinân bir bahr-i ma‘ânî ve bir çelebi-i nûrânî idi ve Niksârî tahallüsü
ile hayli
latîf eş‘ârı vardır.
el-Mevlâ Mahmûd Niksârîzâde: Çelebidir. Edirnekapusu hâricinde vâlideleri cenbinde defn olundu. Hadîdü'l-lisân, cerîü'l-cinân bir bahr-i ma‘ânî ve bir çelebi-i nûrânî idi ve Niksârî tahallüsü ile hayli latîf eş‘ârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 108a ·
metinde göster ·
… bek(?) ağacı var, ammâ bu mezkûr ûd ve bakam ve kalembek ağaçları mürûr-ı eyyâm
ile hayli
zamân güzeşt edüp kurumuşlar. Hâla vücûd-ı dırahtları durup çürümemiş.
Ve muz ağaçları ve cümmeyz ağaçları ve şeker kamışları ve on iki gûne rengâ-reng pembe ağaçları olur kim her biri çınâra benzer yeşil pembe ve kırmızı ve sarı ve mâvî ve neftî ve nâr çiçeği gibi ve beyâz pembeleri hâsıl olur. Ve dahi zencebîl kökü var ammâ ağaç dağildir. Ve sınâmekî ve çöpçini ve râvend-i çînî ve dâr-ı çînî ağaçları var, meyvesi gûyâ Rûm'un çilek meyvesine sehel müşâbeheti vardır. Ve nilüfer ve karanfil otu ve Mısır'ın habbu'l-lezîz ve habbu's-selâtîn ve cevz-i hindî ve cevz-i gülbeser ve râvend-i ıkrîti ve eftîmûn-ı ıkrîtinin kırk gûne envâ‘ı ve lâdeni ve gûnâ-gûn şâhteresi olur. Hattâ karaûd ağacı ve bakam ağacı ve kalembek(?) ağacı var, ammâ bu mezkûr ûd ve bakam ve kalembek ağaçları mürûr-ı eyyâm ile hayli zamân güzeşt edüp kurumuşlar. Hâla vücûd-ı dırahtları durup çürümemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324a ·
metinde göster ·
… er. Bu karye ahâlîsi develeri olmağile huccâcın kalmış develeri yerine kirâları
ile hayli
deve verdiler. Ve bunda cümle huccâca deve kifâyet edüp,
Karye-i (---): Bu dahi üç yüz hâneli bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘ hammâmlı ve Ayn-ı Zerka sulu bir ma‘mûr karyedir. şerîf tarafından bunda bir şerîf hâkimdir. Bunda dahi cümle sittîler metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup bey‘ ederler. Bu karye ahâlîsi develeri olmağile huccâcın kalmış develeri yerine kirâları ile hayli deve verdiler. Ve bunda cümle huccâca deve kifâyet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306a ·
metinde göster ·
… p edâ-yı hac ederlerdi. Ammâ kifâf-ı nefsleriyçün Mekke'de zirâ‘at yeri olmamak
ile hayli
ıztırâb çeküp ba‘dehu emr-i Hak ile arz-ı Mısır'a gelüp sâhil-i Nîl'de tavattun …
Sonra bu Beytü'l-Ma‘mûr'u tavâf etmeği Rabbü'l-İzzet Âdem'e farz eyleyüp Hazret-i Cibrîl-i Emîn ta‘lîm edüp Âdem Beytü'l-Ma‘mûr'da ibâdet ederdi. Ve niçe müddet bu hâl üzre Mekke'de sâkin olup bi-kavli müverrihîn Hazret-i Âdem'in kırk bin oğlu olup tenâsül bulup her sene evlâd-ı evlâdları ile Beytü'l-Ma‘mûr'u tavâf edüp edâ-yı hac ederlerdi. Ammâ kifâf-ı nefsleriyçün Mekke'de zirâ‘at yeri olmamak ile hayli ıztırâb çeküp ba‘dehu emr-i Hak ile arz-ı Mısır'a gelüp sâhil-i Nîl'de tavattun edüp dördüncü vatanları hâk-i Mısır oldu. Ve ol kadar zirâ‘at edüp hubûbât-ı ganâyime mâlik oldular kim bir buğday dânesinden niçe yüz başak hâsıl olup her başakdan, âye[t]: Arapça hâsıl olup mahsûl olup ibtidâ arz-ı Mısır'a Hazret-i Âdem cümle evlâdları ile bir yere cem‘ olup arz-ı Mısır'a du‘â etdüği lisân-ı İbrî üzre ol du‘â budur. Zîrâ Hazret-i Âdem cennetden hübût etdikde cennet lisânı olan Arabî'yi sudûr eden zelleleri sebebiyle isyân sebebiyle nisyân üzre olup Cibrîl-i Emîn ta‘lîmiyle lisân-ı İbrîce kelimât edüp Mısır'a etdüği du‘â budur kim hakîr Kıbtî tevârîhinden ahz edüp tercümesiyle bu mecmû‘amıza tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y2a ·
metinde göster ·
… esneler, fasîh ü belîğ Türkce bilürler, hâneme gelüp vâfir tekellüm edüp bunlar
ile hayli
kelimâtlar etdik. Meğer bunlar Habeş kulları ve tüfeng-endâz Ceberti ağaları im …
Anı gördüm, beş altı siyâh-çerde kimesneler, fasîh ü belîğ Türkce bilürler, hâneme gelüp vâfir tekellüm edüp bunlar ile hayli kelimâtlar etdik. Meğer bunlar Habeş kulları ve tüfeng-endâz Ceberti ağaları imiş. Üçü Habeş pâdişâhı diyârında paşası Farfara Ahmed Paşa'nın âdemleri ve on kişisi Habeş beğlerinden Kara Nâ’ib nâm vilâyet sâhibi zorbanın âdemleri ve biri Mehemmed Ağa kethudâsı imiş. Bunlar ticâret ile bu Q 333aP 330a diyâra gelmişler. Bunlara hayli i‘zâz u ikrâm etdik ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y432a ·
metinde göster ·