… azzam olup Bâbü'l-ebvâbı ya‘nî Demirkapu'yu feth edüp Şemakı kal‘asın dahi amân
ile kabza-i
teshîre alup ta‘mîr [ü] termîm etdi. Ba‘dehû yine kızılbaş Şemahı'ya istîlâ edü …
Andan dârü's-saltanatü'l-aliyye olan mahmiyye-i Kostantiniyye'ye gönderüp Pertev Paşa Sarâyında meks eder. Ba‘dehû Süleymân Hân Edirne'den bir alay-ı azîm ile İslâmbol'a Edirnekapusu'ndan dâhil oldukda Elkas Mirza alay-ı hümâyûnu Şehzâde Câmi‘i kurbunda Sultân Süleymân Hân'ı seyr [u] temâşâ edüp "Hey Âl-i Osmân hey! Sen bu şân [u] şöhret u şevket ve dârât [u] azametle niçe İrân [u] Tûrân şâhı olmayup kızılbaş-ı bed-ma‘âşı miyândan kaldırmayasın" deyüp deryâ-misâl asâkir-i Âl-i Osmân'ı görüp hayrân olur. Ba‘dehû Süleymân Hân kal‘a-i Van ve diyâr-ı Azerbaycân seferine gitdikde bu Elkas Mirza'yı bile götürüp şehr-i Tebrîz'den Lala Mustafâ Paşa vilâyet-i Şirvân üzre serdâr-ı mu‘azzam olup Elkas Mirza mukaddemâ Şirvân hâkimi olmağıla Şirvân'a bile gelirken diyâr-ı Nahşivân'ı, Revân'ı ve Gence ve Şirvân'ı harâb ve yebâb ederek gelirken Şâh Tahmas'ın fevti haberi istimâ‘ olunup yedi günde kal‘a-i Şemahı muhâsara olunup kuvvet-i bâzû ile Tahmas Şâh'ın oğlu elinden emân ile Lala Mustafâ Paşa, sene 955 târîhinde bu Şemahı kal‘asın feth edüp içine kemâkân asker ve cebehâne koyup kal‘ayı ta‘mîr u termîm eyleyüp Lala Paşa hâkim-i Şirvân oldukdan sonra Elkas Mirza'ya Şirvân hükûmetinde ülke-i Mahmûd-âbâd hânlığın ihsân edüp Elkas Mirza dahi dâğ-ı derûnundan Acem diyârların tâ Isfahân'a varınca harâb u yebâb etdüğü haberiyle Şemahı fethinin meserret haberi(n) kal‘a miftâhlarıyla Süleymân Hân'a irsâl olundu. Niçe kerre dahi bu Şirvân üzre ceng [ü] cidâller olup âhir sene 991 târîhinde Sultân Murâd-ı Sâlis asrında Özdemiroğlu Osmân Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup Bâbü'l-ebvâbı ya‘nî Demirkapu'yu feth edüp Şemakı kal‘asın dahi amân ile kabza-i teshîre alup ta‘mîr [ü] termîm etdi. Ba‘dehû yine kızılbaş Şemahı'ya istîlâ edüp yine sene (---) de Murâd-ı Sâlis asrında Ferhâd Paşa feth etdi. Tâ Sultân Murâd-ı Râbi‘e gelince dest-i Âl-i Osmân'da idi. Ba‘dehû yine kızılbaş-ı bed-ma‘âş Şemahı'ya ve Demirkapu'ya istilâ edüp Demirkapu'dan (---) Paşa ve hândan ağazâdeler amân ile çıkup der-i devlete geldiler. Ol asrdan berü Şemahı kal‘ası dest-i Acem'de kalup hâlâ hânlıkdır. Ve kadısı ve on iki hâkimi var. Kal‘ası sâhil-i Kür nehrinde bir püşte-i âlî üzre bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i üstüvâr sengîn-binâdır. Hâlâ iç kal‘ası gâyet müstahkem ve ma‘mûr kal‘adır. Ammâ aşağı taşra kal‘ası câ-be-câ rahnedârdır. Dizdârı ve dizçöken ağası ve bin aded kal‘a neferâtları vardır. Ve şehr içre tahmînen yedi bin hâne-i ma‘mûr u âbâdân cümle taş dîvârları ve dâm u bâmları hâk-i amber-i pâk ile mestûr hânedânlardır. Ve her büyûtda birer enhâr [u] uyûnlu dârlardır. Ve bâğ u bâğçesine hadd u hasr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 312b ·
metinde göster ·
… up dest-i İslâm'da olan kılâ‘lara istîlâ edüp bu Silivri kal‘asın dahi muhâsara
ile kabza-i
tasarrufa aldılar. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân İslâmbol'u …
Andan sonra küffâr-ı dûzeh-karârın karârları kalmayup taraf taraf fürce bulup dest-i İslâm'da olan kılâ‘lara istîlâ edüp bu Silivri kal‘asın dahi muhâsara ile kabza-i tasarrufa aldılar. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân İslâmbol'un nısfın sulh ile feth edüp Cübbe Alî kapusu ve Aya kapusu ve Petre kapusu'na dek dest-i İslâm'da olup Gül câmi‘i ma‘bedhânemiz, Sirkeci tekyesi mahkememiz olduğu sene bu Silivri kal’asın Yıldırım Bâyezîd Hân be-dest-i Alemşâh Şehzâde feth etmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… alardan şayka toplar âdem gezdirmez, değil ki palankasın âteşe uralar. Bir vech
ile kabza-i
teshîre almak mümkün değildir, illâ muhâsaradan gayrı ilâc yokdur, zîrâ gâyet m …
Bu Tımış nehrinin batağı çatağı içre gûyâ bir su içinde kaplıbağa yatır gibi durur, dörd ayakların germiş, dörd aded tabya-i azîmleridir ve kaplıbağanın başı gûyâ iç kal‘adır ve kaplıbağanın vücûdu gûyâ kal‘anın cirmidir. Bu hisâb üzre şekl-i muhammesdir, lâkin ne taşdır ve ne tuladır. Cümle kalın meşe ve pelîd ağaçlarından mebnî bir palankadır. Taşra yüzü çit örme bir kat ince beyâz ve mücellâ dîvâr şekilli çitdir. Üstâd-ı kâmil bu çiti yaban asmalarından örüp üzerine alçı ve beyâz kireç sürüp nûr-ı mücellâ kuğu-misâl bir kal‘adır, ammâ iç kat dolma palankası iki kat sütûn-ı bâlâlardır kim mâbeynini üstâd-ı kâmil bennâ horasan ve kireç ve alçı ile eyle rıhtım etmiş kim bin yıl niçe yüz bin top-ı kûp gülleleri ursan palanka direklerinin aralarına gülleler girüp gâ’ib olur. Taş kal‘alar gibi topdan aslâ havf u haşyeti yokdur. Eğer palanka ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl sudan ve bataklardan yanına varılmaz ve etrâfında batakdan meterise girilmez ve iç kal‘adan ve dörd aded makas tabyalardan şayka toplar âdem gezdirmez, değil ki palankasın âteşe uralar. Bir vech ile kabza-i teshîre almak mümkün değildir, illâ muhâsaradan gayrı ilâc yokdur, zîrâ gâyet metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Eğer denirse "Ağaç kal‘a mürûr-ı eyyâm ile çürümez mi?" denirse, belî çürüyen sütûn-ı müntehâların kırk elli yılda bir çıkarup yerine bir dıraht-ı müntehâ korlar, zîrâ bu kal‘anın ta‘mîr ü termîmine me’mûr yetmiş aded ma‘mûr köyler me’mûrlardır, ammâ her dırahtı bataklık içre dura dura abanos olup polad-ı Nahçivânî olmuşdur. Ve dolma rıhtım dîvârı dahi sedd-i şirvanî olmuşdur kim bu dîvârın enniliği kâmil elli ayak ve ba‘zı yerleri altmış ayak âriz dîvârlardır kim üzerlerinde fârisi'l-hayl olanlar cirid oynasalar yerleri dar değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118a ·
metinde göster ·
… enos fethidir kim dest-i Rûm ve Sırf ve Bulgar ve Latin'den dest-i bâz-ı kuvvet
ile kabza-i
teshîre almışdır. Rûmeli eyâletinde Selânik sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâd …
Lisân-ı Latin'de Vodina suyu demekdir. Suyu gâyet çok olduğundan kavm-i Latin bu şehre Vodina derler. Bânîsi Sırf krallarıdır. Sene (---) târîhinde Gâzî Evrenos fethidir kim dest-i Rûm ve Sırf ve Bulgar ve Latin'den dest-i bâz-ı kuvvet ile kabza-i teshîre almışdır. Rûmeli eyâletinde Selânik sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231b ·
metinde göster ·
… l tîğ-i uryân olup bu kal‘a-i bâlâyı bu hîle ile feth etmişdir. Yohsa bir vecih
ile kabza-i
teshîre almak mümkin değildir. Ba‘de'l-feth yine papaslar mâl-ı hazâ’inler verü …
Sene (---) târîhinde Gâzî Durhân Beğ Rûm keferesi elinden hîle ile feth etmişdir, ammâ kâmil üç sene muhâsara etmişdir. İçinde olan üç bin aded ruhbân kıssîsân açlıkdan amân deyüp bunlara zahîre gönderüp çuvallar ve sandûkalar içre fedâ’îleri zahîre deyü sandûkalar içre pinhân edüp ipler ile papaslar zahîreyi kal‘aya çekince zahîreyi götüren gâzîler sandûkaların ağzın açup içinden guzât-ı serbâzânlar çıkup dal tîğ-i uryân olup bu kal‘a-i bâlâyı bu hîle ile feth etmişdir. Yohsa bir vecih ile kabza-i teshîre almak mümkin değildir. Ba‘de'l-feth yine papaslar mâl-ı hazâ’inler verüp kal‘a kayası içre kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a ·
metinde göster ·
Bânîsi Leka kızı Zidin binâsıdır. Zidin'den galat izdin derler. Sene 852 târîhinde bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Mora cezîresin Venedik elinden almağa giderken bunu dahi Venedik küffârı elinden dest-i kahr ile kabza-i teshîre alup Süleymân Hân tahrîri üzre Cezâyir eyâletinde kapudan paşa hükmünde 243a Ağrıboz sancağı hâkinde yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi (---) aded kurâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b–243a ·
metinde göster ·
… Kavala kal‘ası sâhibi Feylekos binâsı olup ba‘dehu Rûm elinden Venedik bir hîle
ile kabza-i
teshîre alup dahi ziyâde amâr edüp ba‘dehu sene 905 târîhinde bizzât Sultân Bây …
Be-kavl-i müverrihîn-i Rûm Yanvan bu kal‘anın ibtidâ bânîsi Kavala kal‘ası sâhibi Feylekos binâsı olup ba‘dehu Rûm elinden Venedik bir hîle ile kabza-i teshîre alup dahi ziyâde amâr edüp ba‘dehu sene 905 târîhinde bizzât Sultân Bâyezîd-i Velî Venedik elinden feth etmişdir kim mukaddemâ Venedik Pirinc-pirimi tahtı idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 338a ·
metinde göster ·
… siz? İmdi pâdişâhımızın murâdı sizden bu kal‘ayı cebren ve kahren kuvvet-i bâzû
ile kabza-i
teshîre almak murâd edinmişlerdir. İmdi size cânınız gerek ise bu ân bu kal‘ayı …
"Baka, kefereler! Niçün sûret-i sulhde görünüp pesü perdeden bu kadar ahid-şikenlik edüp huccâc [u] tüccârımız gemilerin alup bu kadar ibâdullâhı esîr edüp rehzenlik edersiz? İmdi pâdişâhımızın murâdı sizden bu kal‘ayı cebren ve kahren kuvvet-i bâzû ile kabza-i teshîre almak murâd edinmişlerdir. İmdi size cânınız gerek ise bu ân bu kal‘ayı bize teslîm edesiz. Yohsa bu sâ‘at cümlenizi kılıçdan geçiririm" dedüğinde anlar dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y55b ·
metinde göster ·
… ke ve Medîne ganîmet olup donanma-i azîm ile Yemen dahi feth olup bin pâre gemi
ile kabza-i
tasarrufa girmek mümkin olurdu. Ve hâlâ Mısır huccâcı Mekke'ye gidüp gelirken S …
Ammâ Âl-i Osmân bir Mısır hazînesinden ferâğat etse ke'l-evvel küşâde olup Süveys'den gemiler Akdeniz'e Akdeniz'den Süveys'e gelmek mümkin idi. Ammâ hayırlısı Melik Tavtîs'in Y 385b Nîl'i Süveys'e cereyân etdirdiği tur‘a ol halîc açılsa Mekke ve Medîne ganîmet olup donanma-i azîm ile Yemen dahi feth olup bin pâre gemi ile kabza-i tasarrufa girmek mümkin olurdu. Ve hâlâ Mısır huccâcı Mekke'ye gidüp gelirken Süveys ile Mesâni‘ mâbeyninde mezkûr tur‘aların içinden güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y385a–Y385b ·
metinde göster ·
… arb [u] kıtâl ederek Portakal küffârı elinden feth edüp bu kadar mâl-ı ganâyimi
ile kabza-i
teshîre alup yedi aydan sonra mezkûr benderleri Hind pâdişâhına hîbe eyleyüp mu …
Ol Süleymân Paşa'dır kim Mısır'da iç kal‘ada Şeyh Sârî türbesinde İslâmbol tarzı câmi‘i vardır. Eyle bir vezîr-i müdebbir imiş kim Süveys'de üç yüz pâre kadırga binâ edüp yigirmi bin asker ile ve Mısır beği Özdemir Beğ'i atları ile kadırgaya koyup Süveys'den mütevekkilen alallâh deyüp Hindistân'da Ahmedâbâd'ı ve Dîvâbâd'ı ve bender-i Haydar-âbâd'ı kuvvet-i bâzû ile ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ederek Portakal küffârı elinden feth edüp bu kadar mâl-ı ganâyimi ile kabza-i teshîre alup yedi aydan sonra mezkûr benderleri Hind pâdişâhına hîbe eyleyüp mukâbelesinde Hind pâdişâhından bu kadar lek mâl-ı hazâyin alup donanma-yı İslâm ile Hindistân'dan avdet edüp Yemen diyârına gelüp anda dahi Moha ve San‘â ve Aden nâmında birkaç bender feth edüp Cidde'ye gelir, andan Mekke-i mükerremeye gelüp hac edüp andan ılgar ile Medîne-i münevverede Hazret-i Risâlet'i ziyâret edince cümle donanması Cidde'den Yenbû‘'a geldüği mesmû‘ları olup Hazret-i Resûl'ü ziyâret-i vedâ‘ edüp yine ılgar ile Yenbû‘'dan gemilere süvâr olup Mısır'a gelmişler. Böyle bir re’y-i tedbîr sâhibi Âsaf-ı Berhıyâ-yı Süleymân Hân'dır. Macariyyü'l-asl bir şecî‘ nefsinde bahadır gürbüz er imiş. Niçe feth [ü] fütûhâtına ve hayrât [u] hasenâtına hadd-i hasr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y329b ·
metinde göster ·