geldim. Sen ne bilirsin? Tutun şu nâmerdi" deyüp mühürdâra at üzre ol kadar top …
Paşa-yı âkıbet-endîş eydür: "Bre sefîh! Ulan senin ne hakkındır kim Âl-i Osmân'ın mühür sâhibi vezîrine zebân-dırâzlık edüp mürd oldu, deyü hamd etmek ne lâzımdır. Ya Van mansıbına biz İpşir Paşa sözüylen mi geldim. Yohsa fermân-ı pâdişâhîyle sorguc-ı pâdişâhî takınup serdâr-ı mu‘azzamlık ile mi geldim. Sen ne bilirsin? Tutun şu nâmerdi" deyüp mühürdâra at üzre ol kadar topuz-ı mücevher urdu kim topuz pâre pâre oldukda yine mütesellî olmayup "Tiz cellâd" dedikde derhâl selâma duran Van a‘yânları ve Hünkâr kapucubaşısı Kabakulak Mustafâ Ağa, paşanın rikâbına sarılup ricâ edüp mühürdârı cellâd-ı nâmerd elinden güc ile halâs edüp yine paşa tarafeynde kat kat duran Van askerine selâm vererek ubûr ederken Van'ın cümle piyâdegân askeri nümâyân olup selâma durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248a ·
metinde göster ·
… ûr kırk ayak taş nerdübândan nüzûl edüp görür kim bir büyük altun kandîl san‘at
ile mi
yohsa mu‘cize-i Yahyâ aleyhisselâm ile mi berk urup nûr-ı mahz gibi şu‘le verir …
"Hayfâ dirîğ! Ne‘aceb hatâ etdim. Yâ ol sultânın ser-i sa‘âdeti bunda medfûn idüği ma‘lûmum olmayup böyle bir ibâdetgâhı ihrâk bi'n-nâr etdik" deyü te’essüf çeküp cümle âteşi söndürüp fî'l-hâl kabr-i şerîfinin demir kapusun açup bizzât kendüleri ûd ve amber-i hâm yakup micmeri eline alup hidmet ederek câmi‘-i Ümeyye'nin ortasındaki mağâra içre mezkûr kırk ayak taş nerdübândan nüzûl edüp görür kim bir büyük altun kandîl san‘at ile mi yohsa mu‘cize-i Yahyâ aleyhisselâm ile mi berk urup nûr-ı mahz gibi şu‘le verir. Ve bir âdem kaddi bir sommâkî amûd üzre bir mücevher altun sini içre ser-i sa‘âdet-i Hazret-i Yahyâ salavâtullâhi aleyh ve selâma durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b ·
metinde göster ·
… rür kim bir büyük altun kandîl san‘at ile mi yohsa mu‘cize-i Yahyâ aleyhisselâm
ile mi
berk urup nûr-ı mahz gibi şu‘le verir. Ve bir âdem kaddi bir sommâkî amûd üzre …
"Hayfâ dirîğ! Ne‘aceb hatâ etdim. Yâ ol sultânın ser-i sa‘âdeti bunda medfûn idüği ma‘lûmum olmayup böyle bir ibâdetgâhı ihrâk bi'n-nâr etdik" deyü te’essüf çeküp cümle âteşi söndürüp fî'l-hâl kabr-i şerîfinin demir kapusun açup bizzât kendüleri ûd ve amber-i hâm yakup micmeri eline alup hidmet ederek câmi‘-i Ümeyye'nin ortasındaki mağâra içre mezkûr kırk ayak taş nerdübândan nüzûl edüp görür kim bir büyük altun kandîl san‘at ile mi yohsa mu‘cize-i Yahyâ aleyhisselâm ile mi berk urup nûr-ı mahz gibi şu‘le verir. Ve bir âdem kaddi bir sommâkî amûd üzre bir mücevher altun sini içre ser-i sa‘âdet-i Hazret-i Yahyâ salavâtullâhi aleyh ve selâma durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b ·
metinde göster ·