Ziyâretgâh-ı Hazret-i Yahyâ Efendi {mevtine târîhdir: Leyle-i ıyd-i adhâ sene 978}. Deryâya havâle bir kûh-ı bülendin zirvesinde bir kubbe-i âlî içinde medfûndur kim çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba‘asında niçe yüz bin uşşâkân-ı hattâtın gûnâ-gûn hatt-ı ebyât-ı eş‘ârları tahrîr olunmuş bir âsitânedir. Bizzât kendüleri Tarabefzûn'da mütevellid olup Süleymân Hân Gâzî ile süd karındaş olmuşlardır. Zîrâ Süleymân Hân ve pederi Selîm Hân-ı Evvel Tarabefsûn'da tevellüd etmişlerdir. Ba‘dehu Yahyâ Efendi, Süleymân Hân hilâfetinde cebren İslâmbol'a gelüp terk-i dünyâ edüp yine medfûn oldukları püşte üzre her leyle-i cum‘a Hızır Nebî ile mülâkât olup ilm-i ledünni anlardan tilâvet edüp terk-i dünyâ olmuşdu. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… görmişiz. Ve Süleymân Hân dahi bu Tarabefzûn'da doğup Beşiktaş'da Yahyâ Efendi
ile süd
karındaş olup anınla Kostanta nâm bir zimmînin şâkirdi olup Süleymân Hân üstâd- …
Evvelâ ekâlîm-i seb‘ada kuyumcuları gibi üstâd-ı kâmil zer-gerân bir diyârda yokdur. Hattâ Selîm-i Evvel bu şehrde müştakk olup âlem-i sabâvetinde zer-nişâncılık ilmin tahsîl edüp pederi Bâyezîd Hân ismine Darbhâne-i Tarabefzûn içün sikke kazırdı. Gûyâ sikkeyi mermerde kazırdı. Bu hakîr memsûk Tarabzen akçesin görmişiz. Ve Süleymân Hân dahi bu Tarabefzûn'da doğup Beşiktaş'da Yahyâ Efendi ile süd karındaş olup anınla Kostanta nâm bir zimmînin şâkirdi olup Süleymân Hân üstâd-ı zerger olmuşdur. Ol zamândan bu âna dek kuyumcuları iştihâr bulup bir gûne at rişemesi işlenir kim ol diyâra mahsûsdur ve buhûrdân ve gülâbdân ve kılıç ve gaddâre ve aşcı bıçakları işlerler kim sihr-i i‘câzdır. Ve Gurguroğlu bıçağı bir gûne sikkîndir kim anı kullanan elbette düşmandan kînin alır, meşhûr-ı âfâk bir gûne mücezzem bıçakdır. Ve bir gûne Tarabzon baltası var, nev-peydâ bir gûne balta-i zer-nişân işlenir kim sâ’ir diyârlarda nişânesi yokdur. Ve sadefkârî pîş tahtası ve sandûkası 252b ve sadefkârî rîğdânı ve devâtı ve iskemlesi bir diyârda yokdur, illâ diyâr-ı Hindistân'ın sadefkârîsi ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 252a–252b ·
metinde göster ·
… p bu mahalde Azak bahrine mahlût olur. Ammâ bakır ve gümüş ma‘denlerine uğramak
ile süd
gibi beyâz-levn olduğundan ismine Süd suyı derler. Kanlı sudur, bu dahi bî-nef‘ …
Menzil-i kenar-ı Nehr-i Süd: Bunu dahi cümle atlar ile yeldirüp kenarı bir çemenzâr yer olmağıla anda meks olundu. Lâkin çatak ve batak u sazlı yatak yer olmağıla yüz mikdârı at ve elli esîr gark-ı âb oldu. Bu ehr-i Süd dahi Moskov diyârının cânib-i garbîsinde Gürleviçse nâm şehr-i azîmin ve kal‘a-i kadîmin dağlarından cem‘ olup bu mahalde Azak bahrine mahlût olur. Ammâ bakır ve gümüş ma‘denlerine uğramak ile süd gibi beyâz-levn olduğundan ismine Süd suyı derler. Kanlı sudur, bu dahi bî-nef‘ sudur ve nûş edenlerin ekseriyyâ boğazlarında urları olur. Ammâ bu nehrin tarafeyninde yetmiş pâre ma‘mûr [u] âbâdân ve metîn kal‘aları vardır. Lâkin cümlesi Tatar havfinden âcizlerdir. Kırım'dan haftada bir iki kerre beş baş çetecileri bu kal‘a altına seğirdüp şikâr alıp Kırım'a mâl-ı ganâ’imle vâsıl olurlar. Ve bu mezkûr kal‘alar cümle Moskov'a tâbi‘lerdir. Ve bu nehr-i Süd kenarından yine kalkup bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263a ·
metinde göster ·
… î ibn Osmân Gâzî ol mahalde ana rahminden {Kütâhiyye'de} müştak olup Ece Ya‘kûb
ile süd
emişüp rıdâ‘en süd karındaş olduklarından Ece Ya‘kûb derler.
Bir câmi‘i dahi İznik şehri içindedir, ammâ bu Çârdâk'daki câmi‘inin minâresine sâ‘ika-i yıldırım isâbet edüp münhedim olunmuşdur. İnşâ’allâh amâr ederiz ve bu sâhibü'l-hayrâta Ece Ya‘kûb denmesinin aslı kavm-i Germiyânî arasında lafz-ı "ece" karındaşa derler. Bunlar Kütâhiyye'de rahm-i mâderden müştak oldukları mahalde Orhân Gâzî ibn Osmân Gâzî ol mahalde ana rahminden {Kütâhiyye'de} müştak olup Ece Ya‘kûb ile süd emişüp rıdâ‘en süd karındaş olduklarından Ece Ya‘kûb derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89b ·
metinde göster ·
suyun ve Müş suyun ve Turla suyun atlar ile yıldırdığımız gibi bu Tuna'yı cezîr …
"Âyâ hîn-i ma‘rekede Tatar ile Süd suyun ve Müş suyun ve Turla suyun atlar ile yıldırdığımız gibi bu Tuna'yı cezîrelere yıldırmak mümkün müdür?" deyü cezîrelere nazar ederek Tuna üzre cisir başına vardım. Karşu Üstürgon tarafından Sadrıa‘zam Tuna üzre otuz altı pâre tombaz gemiler üzre bir vâsi‘ ve metîn haşeb cisir yapmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100a ·
metinde göster ·
… cânibinde sağ tarafımızda kalup nehr-i azîm Süd başından cümle asker âsân vech
ile Süd
nehrin yıldırup anda bir çemenzâr yerde meks eyleyüp etrâf [u] eknâfa karavulla …
Bu minvâl üzre Hân hazretleri talattum-ı Bahr-i Ummân-vâr at ve âdem deryâsıyla cereyân edüp üç gün üç gecede seğirdüp Azak kal‘ası şark cânibinde sağ tarafımızda kalup nehr-i azîm Süd başından cümle asker âsân vech ile Süd nehrin yıldırup anda bir çemenzâr yerde meks eyleyüp etrâf [u] eknâfa karavullar ta‘yîn olundu. Hikmet-i Hudâ bu mahalde gece bir kâfir-i Kazak kayığı nehr-i Süd içre ubûr ederken Tatar bu kayığa tîr bârân edüp niçe Tatar gâzîleri atlarıyla kendülerin suya urup yıldırup kayığı kenâra getirüp keferelerin Hân tilmaşlarla, ya‘nî tercümânlar ile söyledüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112b ·
metinde göster ·
… birâderleridir. Hamza ibn Abdülmuttatib'dir, Âl-i Hâşimî'dir. Ve Hazret-i Resûl
ile süd
karındaşlardır. Nübüvvetin iki senesinde Hazret-i Ömer'le berâber İslâm ile müş …
Hazret-i Hamza'nın neseb-i şerîfleri ammi-i Resûlullâh'dır kim hazretin pederi Abdullâh'ın li-ebin ve ümmin birâderleridir. Hamza ibn Abdülmuttatib'dir, Âl-i Hâşimî'dir. Ve Hazret-i Resûl ile süd karındaşlardır. Nübüvvetin iki senesinde Hazret-i Ömer'le berâber İslâm ile müşerref oldular. Mücâhidün fî-sebîlillâh zor-âver tüvânâ ve şeyh-i muzaffer min-indillâh idi. Niçe gazâlara serdâr olmuşdur. Âhir bu Uhud gazâsında hazretin mübârek dendân-ı şerîfi şehîd olduğu mahalde Hazret-i Hamza da küffâr-ı Hayber içinde kalup ceng ede ede niçe yüz küffârı dendân-ı tîgden geçirüp kendüyi dahi pâre pâre edüp şehîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y302b ·
metinde göster ·