"Harâc-güzârınız olayım bu Rakofçi'yi üzerimizden def‘ eylen" deyü küçük elçi ile hedâyâları gelüp Tatar Hân Mehemmed Geray Hân'ı ve Özi eyâletiyle ve aşağı dörd bölük sipâhiyle Melek Ahmed Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp Bender nâm kal‘aya Melek Paşa ağır asker ve cebehâne ile sefere varınca zamân ubûr edüp Tatar Hân mukaddem târîh ile Leh diyârında (---) kal‘a sahrâsında Rakofçi taburun Mehemmed Geray Hân komayup on yedi kıralzâde Tatar Hân'a rehne çıkup küffâr yine Erdel vilâyetine ric‘at üzre iken bir yerden cümle Tatar-ı adû-şikâr "Cılu cılu" deyüp ân-ı sâ‘atde taburu münhezim edüp Rakofçi la‘în üç yüz mikdârı küffâr-ı hâksâr ile Seykel dağlarına firâr edüp kırk bin kâfir tîr-i belâdan ve seyf-i anâdan geçüp yetmiş bin küffâr ve on yedi kıralzâde ve Rakofçi vezîri Kemen Yanoş dahi esîr olup cümle asker-i Tatar Orhay altında Melek Ahmed Paşa ordusuna dâhil olup iki deryâ-misâl asker-i bî-pâyân Akkirman altına sâlimîn ü gânimîn vâsıl oldukları gazâya târîhdir. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84a ·
metinde göster ·
… i dahi seyr [u] temâşâ edüp cümle askerî tâ’ifeleri getirdiğimiz emr-i şerîfler
ile sefere
âmâde olup hakîre üç yüz guruş ücret-i kadem hizmet edüp şehir subaşısı Alî Ağa …
Bu şehri dahi seyr [u] temâşâ edüp cümle askerî tâ’ifeleri getirdiğimiz emr-i şerîfler ile sefere âmâde olup hakîre üç yüz guruş ücret-i kadem hizmet edüp şehir subaşısı Alî Ağamızdan elli atlı müsellah refîkler alup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 328a ·
metinde göster ·
… haymeleriyle meks etdiler. Ertesi yine Ahlat kal‘ası neferâtlarıyla Nasûh Paşa
ile sefere
me’mûr olup cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde,
Menzil-i kal‘a-i Ahlat: Cümle kal‘a neferâtları pür-silâh paşanın istikbâline çıkup kal‘adan azîm toplar atılup şâdımânlar oldu. Kal‘a dizdârı hakîrin haymesine gelüp hedâyâsıyla paşaya buluşdurup paşa ana ikrâmlar edüp bir hil‘at-i fâhire giydirüp akrânları yanında mümtâz u ser-firâz olup hakîr ile dünyâ vü âhiret karındaşı oldu. Ve bu mahalde askeriyle Muş beği gelüp alây gösterüp paşadan hil‘at giyüp haymeleriyle meks etdiler. Ertesi yine Ahlat kal‘ası neferâtlarıyla Nasûh Paşa ile sefere me’mûr olup cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 262b ·
metinde göster ·
… da hemân hakîrin aklı başından gidüp {Melek Ahmed} Paşa'nın ayağına düşüp Tatar
ile sefere
gitmeğe ricâ etdiğimde du‘â-yı hayr ile yigirmi at ile ve on yedi gulâmımla,
Bu mahalde cümle asker-i İslâm hayme vü hargâhları ve bâr [u] büngâhları ile meks edüp Bucak Tatarı askeriyçün ân-ı sâ‘atde kamışdan ve sazdan botlar ve tulumdan kelek gemiler ve niçe yüz aded kayıklar ve çırnıklar peydâ edüp kırk yedi bin Bucak Tatarıyla yalı ağası ve Akkirmânlı Eşekdereli Mehemmed Ağa ve Sarataylı Velî Ağa ve Koda Batır Ağa cümlesi Paşa'dan me’zûn olduklarında hemân hakîrin aklı başından gidüp {Melek Ahmed} Paşa'nın ayağına düşüp Tatar ile sefere gitmeğe ricâ etdiğimde du‘â-yı hayr ile yigirmi at ile ve on yedi gulâmımla,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 39b ·
metinde göster ·
… erde atlanup me’mûr olduğu uruşa vezîr ile yâhûd beğler ile ve yâhûd Şamhal Şâh
ile sefere
gider.
Ve bu diyârda tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Ancak askerî tâ’ifesi eküp biçüp pâdişâha öşr vermeyüp öşr-i şer‘îsi kendüye ulûfe kayd olunmuşdur. Hîn-i seferde atlanup me’mûr olduğu uruşa vezîr ile yâhûd beğler ile ve yâhûd Şamhal Şâh ile sefere gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… cezîre-i Kırım'dan firâr etmeğe kâdir değillerdir, zîrâ cümle Kırım askeri hân
ile sefere
gitdiklerinde ol mahalde cümle Kırım'ın Noğay ve Badrak karıları Kırım'da atlan …
Bu bast-ı mukaddemed[en] murâd [u] merâm u muhassal-ı kelâm oldur ki nefs-i Kırım'da yüz bin aded askerî tâ’ifesi olup hânlar sefere atlananda ekall-i mâ yekûn yetmiş seksen bini hân ile bile atlandıkda altı kerre yüz bin esîrlerin elleri ve kolları ve pâyları boş seğ-ber-sahrâ dağlard[a] ve bâğlarda ve tarlalarda bu kadar esîr küffârlar gezmede. Aceb hikmetdir kim altı kerre yüz bin Kazak küffârdan biri cezîre-i Kırım'dan firâr etmeğe kâdir değillerdir, zîrâ cümle Kırım askeri hân ile sefere gitdiklerinde ol mahalde cümle Kırım'ın Noğay ve Badrak karıları Kırım'da atlanup bellerine kılış ve sadak bağlayup Kazaklarıyla bâğlara ve dağlara ve tarlalara gidüp zirâ‘at etdirüp ehilleri seferden geldiklerinde hâzır mahsûl bulurlar. Anıniçün Kırım halkı Kazaklarının tamga bahâsı vermenin zulmlerine tahammül etdiler, ammâ zulm-i sarîh oldu. Hudâ def‘ ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 197a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Sultân Alâ’eddîn Erzurûm semtine azîm Y 39b asker
ile sefere
gidüp Fenâde [Kubâdiyye] nâm mahalde şikeste-hâtır olup hasta yatırken oğlu Gıy …
Ba‘dehu Sultân Alâ’eddîn Erzurûm semtine azîm Y 39b asker ile sefere gidüp Fenâde [Kubâdiyye] nâm mahalde şikeste-hâtır olup hasta yatırken oğlu Gıyâseddîn devlet-i dünyâ içün babası(nı) Sultân Alâ’eddîn'e zehir verüp ol mahalde asker dahi Gıyâseddîn['i] pâre pâre edüp ikisinin na‘şın bu yerden Konya'ya getürüp iç kal‘ada defn etdiler. Saltanat 26. Âl-i Selçukıyân bunda inkırâz buldu. Nefer cümle on dörd. Müddet-i devletleri (---) sene.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y39a–Y39b ·
metinde göster ·
… e elli mancınık ile ve kırk deve zahâyir ile ve yetmiş fîl yükü hayme ve hargâh
ile sefere
gidüp zahîreleri kalmaduğı ecilden bu Hafîr-i kebîr kadısına ve kâyimmakâmına h …
Der-akab kâyimmakâm Dâyimüddîn ile mahkemeye varup neccâbların mektûbları tilâvet olunup meğer hâkimü'l-vakt Kör Hüseyin Beğ Fûncistân melikinin fermâniyle Fûncistân diyârının âsî melikleri üzre yüz bin asker-i zâğî ile ve elli mancınık ile ve kırk deve zahâyir ile ve yetmiş fîl yükü hayme ve hargâh ile sefere gidüp zahîreleri kalmaduğı ecilden bu Hafîr-i kebîr kadısına ve kâyimmakâmına hatt-ı yâ(?) sinbedeli kâğızlar ya‘nî sinbede mühürlü emirler gelüp a‘yân-ı vilâyetden zahîre istemiş. Derhâl cincâleler ya‘nî dellâllar nidâ edüp iki günde üç bin deve yükü zahîre cem‘ edüp üç bin asker ile Hafîr kal‘asından hakîr dahi bile çıkup Nîl kenârınca inbât rüzgârı üzre ol gün gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y397a ·
metinde göster ·