Ve bu damın tâ zirvesinde ve cânib-i erba‘asında niçe yüz bal fıçıları
ile sular
hâzırdır, ihtimâldir kim tuç eridirken âteşinden bir şerâre dama isâbet ederse …
Ve bu damın tâ zirvesinde ve cânib-i erba‘asında niçe yüz bal fıçıları ile sular hâzırdır, ihtimâldir kim tuç eridirken âteşinden bir şerâre dama isâbet ederse dam üzre gezen âdemler sular ile ol âteşi teskîn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130b ·
metinde göster ·
… plerden su çıkarup araba ve kızaklar üzre olan havz u şâzrevânlara birer san‘at
ile sular
dökülüp şâzrevânlar revâne olur aceb san‘at-ı musanna‘dır. Alayköşkünden pâdişâ …
Yağ değirmeni ve at değirmeni ve su dollâbı çarhcıları cümle arabalar üzre çarhların yapup araba tekerlekleri deverân etdikce mezkûr çarhlara tekerleklerin perleri isâbet edüp yağ değirmeni tahîne çıkarır, at değirmenleri un öğüdür, su dollâbları küplerden su çıkarup araba ve kızaklar üzre olan havz u şâzrevânlara birer san‘at ile sular dökülüp şâzrevânlar revâne olur aceb san‘at-ı musanna‘dır. Alayköşkünden pâdişâh bu çarhları görüp "Ey tasnîfdir" deyü pesend edüp bu üç esnâfa bir kîse guruş ihsân etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 205b ·
metinde göster ·
… i hânedân: Cümle âb-ı revânları cebel-i Demâvend'in demir ma‘denlerinden gelmeğ
ile suları
memdûh olmadığından derûn-ı şehir içre cümle dokuz bin âb-ı hayât buz pâre-misâ …
Ve çâh-ı zemzem-i hânedân: Cümle âb-ı revânları cebel-i Demâvend'in demir ma‘denlerinden gelmeğ ile suları memdûh olmadığından derûn-ı şehir içre cümle dokuz bin âb-ı hayât buz pâre-misâl sulu kuyuları vardır. Hakkâ ki zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325b ·
metinde göster ·
… edeyim ve Medîne-i Münevvere'ye bir kal‘a-i metîn edeyim ve İslâmbol'a kemerler
ile sular
getireyim ve hasbetenlillâh bir câmi‘ ve niçe hayrât [u] hasenâtlar edeyim" dey …
"Allâh ile ahdim olsun, bu gazâ mâlıyla Kudüs-i Şerîf'e bir kal‘a inşâ edeyim ve Medîne-i Münevvere'ye bir kal‘a-i metîn edeyim ve İslâmbol'a kemerler ile sular getireyim ve hasbetenlillâh bir câmi‘ ve niçe hayrât [u] hasenâtlar edeyim" deyüp ahd [ü] amân ederek hazîne-i Lagoş'dan taşra çıkarken hazîne kapusu üzre bir çâr-kûşe ceyran derisi kâğızı üzre Nemse lisânı üzre bir hatt-ı latîf yazılmış. Hemân ol kâğızı yerinden kal‘ etdirüp ve tercüme etdirüp kırâ’at ederler. Mazmûn-ı kelâmı oldur kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74b ·
metinde göster ·
getirdüp cenâzelerin bu yed-i kudret ile kaynamış sular ile gasl ederler. Cânib …
Ve taşra havz-ı kebîrin etrâfında her kemerler altında sekiz aded Hanefî kurnaları ve müte‘addid halvetleri ve pâk [ü] pâkîze hüddâmları var. Ve cemî‘i ehl-i Budin merhûm olduklarında akrabâları bu ılıcadan gayri germâblardan fıçılar ile sular getirdüp cenâzelerin bu yed-i kudret ile kaynamış sular ile gasl ederler. Cânib-i vakıfdan bu hidmete me’mûr âdemler vardır. Hüsniyyât-ı Budin'in biri dahi bu hayrâtdır, ammâ ekseriyyâ bu Velî Beğ ılıcasından getirdirler, zîrâ kibâr-ı evliyâullâh Gül Baba nazargâhıdır ve suyu gâyet pâk ve nazîf ve latîf mâ-i tâhirdir. Ve taşra câmekânı tahta şindire örtülü serâmed kubbedir, lâkin Yeşil Direkli ılıcasının câmekânından sehel küçükdür. Bu ılıcaya gerçi Velî Beğ ılıcası derler, ammâ câmekânının kapusu üzre celî hatt-ı hûb ile merkûm olan târîh-i mergûb budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… gin berk edüp atımın yelesini halka gibi düğümleyüp yine atıma süvâr olup Tatar
ile suları
yıldırdığımız gibi nehr-i azîm Tuna'yı yıldırmağa hâzır-bâş oldum, ammâ henüz g …
Çünki hakîr bu hâl-i ahvâl-i pür-melâli gördüm, hemân çadırıma gelmeyüp yanımda ne hidmetkâr ve ne refîk-i ber-karâr var, cümle cân bâzârına düşmüş bir alay inhizâmdan firâr etmiş âdemler ile Tuna kenârına gelüp hemân atdan enüp atın zîr-i zeber tengin berk edüp atımın yelesini halka gibi düğümleyüp yine atıma süvâr olup Tatar ile suları yıldırdığımız gibi nehr-i azîm Tuna'yı yıldırmağa hâzır-bâş oldum, ammâ henüz gerüden küffârın dahi büyük alayları gelmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 104a ·
metinde göster ·
Evvelâ bu kal‘anın tâ or[ta]sında bir meydân-ı azîm var, anda bir mu‘azzam kârgîr binâ kuyusu var, âb-ı hayâtdan nişân verir suyu var. Her kim su çekmek murâd edinse bu kuyu etrâfında demir çarhlar var, herkes kovaları ve ulbelerin çarhlara asup tarfetü'l-ayn içre kuyunun ka‘rına enüp hemân çarhının bir dişini basınca ân-ı vâhidde kovalar ile su taşra çıkar, âdem yapışmadan ve renc [ü] anâ çekmeden zemberekler ile sular çekilir 131b temâşâ-yı garîbe kuyudur, ammâ niçe çarhları ve engâzları bozulmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a–131b ·
metinde göster ·
… e sığır ve ne âdem çevirir değirmenleri ve kebâb şişlerin ve kuyulardan kovalar
ile sular
çekmeği ve sahrâlarında gezen arabaları atsız ve sığırsız cümle hıyel u şeytana …
Ve cümle şehr içre ne kadar değirmenler var ise ne at ve ne sığır ve ne âdem çevirir değirmenleri ve kebâb şişlerin ve kuyulardan kovalar ile sular çekmeği ve sahrâlarında gezen arabaları atsız ve sığırsız cümle hıyel u şeytanat ve musanna‘ sâ‘at çarhlarıyla hareket eder değirmenler ve kebâb çarhları ve kuyuların dollâbları ibret-eser arabalardır, ammâ her araba sahrâlarda giderken yüz kantâr yük çeker, on câmûs çeviremez arabaları çarhlar çevirüp düz yerde râhat gider, ammâ yokuşa gidemez, enişe serî‘ giderken arabanın ardında bir bâr-ı sakîl sürüdüp arabalar aşağı ense râhat gider. Ancak araba üzre bir kâfir elinde bir çatal demir uçlu sırığı var, anınla arabayı sağa ve sola çevirir. Araba pek gitsin derse sâ‘at gibi arabanın çarhların kurup sür‘at üzre gider. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57b ·
metinde göster ·
… ın lüleli çeşmelerinden hammâmcılar ısıcak suları kırmızı ardıç ağacı gerdeller
ile suları
taşıyup kurnalara korlar ve yine sovuk su dahi hâzır ederler.
Cümle beş aded hammâm-ı dil-sitândır. Lâkin hammâmları Rûm u Arab u Acem tarzı gibi değildir. Çâr köşe bir dîvâr içre cümle kubbeleri câmlardır. Ve bu kubbelere varınca hammâmın dörd yanından taş nerdübân ile kademe kademe kubbeye çıkarsın. Her kademe nerdübânları enlidir. Tab‘atine göre ne kadar ısıcak istersen ol kadar kubbeye çıkarsın. Gerçi kurnaları vardır, ammâ Rûm'un gibi muslukları yokdur. Hemân soba kazanlarının lüleli çeşmelerinden hammâmcılar ısıcak suları kırmızı ardıç ağacı gerdeller ile suları taşıyup kurnalara korlar ve yine sovuk su dahi hâzır ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58a ·
metinde göster ·
… puda kuyulara dökülüp andan bostâncı ocağında dollâbcılar atlar ile ve sığırlar
ile suları
çeküp harem-i hâ[s] ve matbah-ı sultânîye ve helvâhâne ve ekmekhâne ve ıstabl-ı …
Ba‘dehu Âl-i Osmân'dan Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân İslâmbol içre Kırkçeşme ve Ebü'l-feth ve Sultân Bâyezîd-i Velî suları kifâyet etmediğin görüp İslâmbol'dan bir konak ba‘îde Karadeniz kurbundaki dağlarda olan suları (---) günde havz-ı azîmlere cem‘ edüp andan Mi‘mâr Sinân hendesesi ve anın kârıyla İslâmbol içre gelince su kemerlerin kat-ender-kat binâ edüp Sultân Mehemmed câmi‘i haremi kurbundan kemerleri geçirüp mukaddemâ binâ olunan Yanko ibn Madyan'ın Kırkçeşme yanındaki alçak ve kara taşlı kâfirî binâ kemerler üzre birer kat kemerler binâ edüp tâ Bâb-ı hümâyûn önünde terâzû ile Yeni Sarây'a su girüp orta kapuda kuyulara dökülüp andan bostâncı ocağında dollâbcılar atlar ile ve sığırlar ile suları çeküp harem-i hâ[s] ve matbah-ı sultânîye ve helvâhâne ve ekmekhâne ve ıstabl-ı Antere ve iç gulâm-ı hâsda hammâm ve çeşmelere Süleymân Hân suları taksîm etdirüp hayrât-ı azîm edüp İslâmbol halkını saky eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97a ·
metinde göster ·
seperek aforos ve mandalos ve kiryelos ederek küffârları cenge terğîb ederek âh …
Küffâr gördü kim Tatar çok kırılup harekete iktidârları yok. Hemân iç kat taburun dahi yedi yerden kapularını küşâde edüp ibtidâ üç bin kadar papas ve bıtrîkleri ve binden mütecâviz haçlı Nûşirvân bayraklarıyla ve boğazlarında İncîl payçıllarıyla ve ellerinde mecmereleri bellerinde zünnârların kuşanup savt-ı a‘lâlar ile İncîl okuyup çelipaların çalarak kâfirlerin üzerlerine süpürgeler ile sular seperek aforos ve mandalos ve kiryelos ederek küffârları cenge terğîb ederek âheste âheste cümlesi topların çekerek gelüp bir yere cem‘ oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114a ·
metinde göster ·
… ederler. El-hâsıl bu Siroz sahrâsında hakîr-i pür-taksîr üç yerden ağaç cisrler
ile sular
geçüp,
Ale's-sabâh şehr-i Siroz'da cümle ahbâb ile vedâ‘laşup cânib-i cenûba sahrâ-yı Siroz içre gidüp Demirhisâr nehrin ağaç cisr-i azîmden geçüp bu nehir tâ şimâl cânibinde Samakov ve İştib ve Köstendil dağlarından ve Koçana ve Dobniçse kasabası bellerinden cem‘ olup niçe yüz aded kurâlara ve niçe kasabâtlara uğrayup bu Siroz sahrâlarından ubûr edüp cenûb tarafından cânib-i şarka cereyân ederek Akdeniz'e Beşikler kasabaları kurbunda mahlût olur, ammâ ol mahalde bu nehri gemilerle ubûr ederler. El-hâsıl bu Siroz sahrâsında hakîr-i pür-taksîr üç yerden ağaç cisrler ile sular geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 222b ·
metinde göster ·
… beli sebîlhâne ve istirâhathâneler binâ edüp evkâfı tarafından sığır dollâbları
ile sular
çekilüp deryâ-misâl havz-ı azîm leb-ber-leb olur azîm hayrât etmişdir. Allâh âk …
Sene 1073 târîhinde Mısır vâlîsi Ömer Paşa yessere'llâhu mâ yeşâ hazretleri "Cümle huccâc-ı müslimîn gusl etsinler" deyü bir bürke-i azîm binâ etmiş kim içinde keştîler gezse kâbildir ve ehl-i ırz a‘yân-ı kibâr içün müte‘addid kubbe kubbe gusülhâneler ve âbdesthâneler ve bir mükellef kubbeli sebîlhâne ve istirâhathâneler binâ edüp evkâfı tarafından sığır dollâbları ile sular çekilüp deryâ-misâl havz-ı azîm leb-ber-leb olur azîm hayrât etmişdir. Allâh âkıbetin hayır eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y309b ·
metinde göster ·
… n ve hammâm ve mahkeme ve hâkim-hâne ve esvâk-ı muhtasaralar ve çeşme ve arklar
ile sular
getürüp benim Sâlihiyye'mi amâr eyle ve yürü işin Allâh râst edüp Mısır fethi m …
"Yâ Selîm, senin Şâm'a gelmene muntazır idim, safâ geldin. Mısır gazân müyesser oldu, sana tebşîr etdim. Sabâh ıstablından bir siyâh Q 177b ata süvâr olup ol at seni bana getürüp bulur. Beni hâk-i mezelletden kaldırup bu Sâlihiyye'de bana bir türbe ve âsitâne ve bir câmi‘ ve imâret ve medrese ve mekteb-i sıbyân ve hammâm ve mahkeme ve hâkim-hâne ve esvâk-ı muhtasaralar ve çeşme ve arklar ile sular getürüp benim Sâlihiyye'mi amâr eyle ve yürü işin Allâh râst edüp Mısır fethi müyesser oldu", deyü Selîm Hân bu vâkı‘ayı görüp hâbdan bîdâr olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y49b ·
metinde göster ·
… yanları sıra beş on çapgın atlı âdemlerin ellerinde uzun sırıklar ucunda sünger
ile suları
seğirden âdemin ağzına urarak Mısır'a gelirken ba‘zı atlar çatlayup kalır.
Ve bu on iki ser-çeşme seğirdimle meydân almışlardır. Vakt-i Hanefîde Mısır'ın Bâb-ı Nâsır'ından taşra çıkup yigirmi dörd sâ‘atlik yer Bilbeys'e varup mahkemeye uğrayup hüccet-i şer‘iyye talep edüp aslâ durmayup Bilbeys'den öte kâmil bin adım gidüp yine avdet edüp mahkemede hücceti yazılmış bulup ba‘de'l-vedâ‘ azm-i Mısır deyüp yanları sıra beş on çapgın atlı âdemlerin ellerinde uzun sırıklar ucunda sünger ile suları seğirden âdemin ağzına urarak Mısır'a gelirken ba‘zı atlar çatlayup kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y203a ·
metinde göster ·
… misâl seyrâncılar içind[en] bir cesîm ü semîn âdem gelüp feryâd ederek tulumlar
ile suları
alup kabz eyledi.
"Ey hasîbü'n-nesîb evlâd-ı Nûh Nebî aleyhi's-selâm. Yediğim âteş yüreğim yakdı ve cümle halk bana bakdı kim âteşin buhârı depemden çıkdı, vücûduma gâyet harâret müstevlî oldu. Şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhları şâd ola, bana Nîl-i mübârekden on tulum su getirsinler" didikde der-ân getirdiler. İçmeğe mübâşeret etmeden hemân deryâ-misâl seyrâncılar içind[en] bir cesîm ü semîn âdem gelüp feryâd ederek tulumlar ile suları alup kabz eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y420b ·
metinde göster ·
… larında tüfeng mazgal yerleri vardır. Dâ’imâ ahâlî-i kal‘a âmâde olup tüfengler
ile suları
gözedirler ve şeb [ü] rûz kayıklar ile suları cezîre-i Sevâkin'e taşırlar. Anda …
Ve bu kulleler anıniçün gâyet ma‘mûrdur. Baş kal‘a (---)(---) Taş kal‘adır ve dahi Orta kal‘a ve üçüncü Boğaz kal‘ası: Bunlar gâyet ma‘mûr kal‘alardır. Su taşıyacak gemileri Y 436b var ve başka başka dizdârları ve ellişer altmışar neferâtları var. Mâh-be-mâh ulûfelerin kulları paşadan alırlar. Eğer paşa hayli asker ile Habeş'e geldi ise ba‘zı tevâbi‘lerin bu Q 335aP 332a kal‘alara ağavât u neferât yazup hizmetlendirir, aceb nezâketdir. Ve bu kal‘aların birkaç şâhî darbzen topları ve cebehâneleri vardır. Ve cümle Şeddâdî taş-binâ kal‘alardır. Birer tahta kanatlı kapulardır kim deryâya mekşûfdur. Cânib-i erba‘alarında tüfeng mazgal yerleri vardır. Dâ’imâ ahâlî-i kal‘a âmâde olup tüfengler ile suları gözedirler ve şeb [ü] rûz kayıklar ile suları cezîre-i Sevâkin'e taşırlar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y436a–Y436b ·
metinde göster ·
… hâlî-i kal‘a âmâde olup tüfengler ile suları gözedirler ve şeb [ü] rûz kayıklar
ile suları
cezîre-i Sevâkin'e taşırlar. Andan,
Ve bu kulleler anıniçün gâyet ma‘mûrdur. Baş kal‘a (---)(---) Taş kal‘adır ve dahi Orta kal‘a ve üçüncü Boğaz kal‘ası: Bunlar gâyet ma‘mûr kal‘alardır. Su taşıyacak gemileri Y 436b var ve başka başka dizdârları ve ellişer altmışar neferâtları var. Mâh-be-mâh ulûfelerin kulları paşadan alırlar. Eğer paşa hayli asker ile Habeş'e geldi ise ba‘zı tevâbi‘lerin bu Q 335aP 332a kal‘alara ağavât u neferât yazup hizmetlendirir, aceb nezâketdir. Ve bu kal‘aların birkaç şâhî darbzen topları ve cebehâneleri vardır. Ve cümle Şeddâdî taş-binâ kal‘alardır. Birer tahta kanatlı kapulardır kim deryâya mekşûfdur. Cânib-i erba‘alarında tüfeng mazgal yerleri vardır. Dâ’imâ ahâlî-i kal‘a âmâde olup tüfengler ile suları gözedirler ve şeb [ü] rûz kayıklar ile suları cezîre-i Sevâkin'e taşırlar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y436a–Y436b ·
metinde göster ·
… ri suya nâzırdır. Bu gûne metîn ve âlî cisrlerdir. Ve cümle hânelerde sâkıyeler
ile sular
çekilüp hammâmları ve bâğ u bâğçeleri rey ederler. Ve havz u fıskıyye ve selseb …
Ve bu şehr içre mezkûr halîc üzre beş yerde kantaralar var kim herbiri beşer ve altışar gözdür. Nehrin iki cânibindeki mahallelere ve esvâklara (---) ubûr olunur. Ve ba‘zı cisrler üzre iki câniblerinde kırkar ellişer dükkânlar vardır. Her berber dükkânlarının ve kahvehânelerinin pençereleri suya nâzırdır. Bu gûne metîn ve âlî cisrlerdir. Ve cümle hânelerde sâkıyeler ile sular çekilüp hammâmları ve bâğ u bâğçeleri rey ederler. Ve havz u fıskıyye ve selsebîllere ve şâzrevânlara sular revân olup taraf taraf sakâlar(?) olunur gûnâ-gûn maksûreler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·