… m basan ibtidâ Âl-i Selçûkıyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-i Dânişmendiyye
ile yek-dil
yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâiyye ve Antâkıyye ve Karaman Konya …
İbtidâ rû-yı arzda makâm edinen Âdem-i Safî'dir. Andan evlâd-ı evlâdı münteşir olup vech-i arza benî âdem müstevlî oldu. Ammâ esnâf-ı ümem içün cemî‘i elsine-i muhtelife müverrihleri ihtilâfât-ı kesîre etmişlerdir. Ammâ sükkânân-ı kavm-i Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-ı ân merzibûm bi-tedbîri Hayyı'l-Kayyûm fermânıyla aslında kavm-i Rûm, Ays bin İshâk evlâdlarındandır. Ammâ kavl-i sahîh Yâfes'e müntehî olup Ays'ın ceddidir kim cümle tâ’ife-i Ervâm andan münteşir olup bir şecî‘ ve pâk-i‘tikâd salâbet ü mehâbet sâhibi olmuşlardır, kim diyâr-ı Rûm'a kadem basan ibtidâ Âl-i Selçûkıyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-i Dânişmendiyye ile yek-dil yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâiyye ve Antâkıyye ve Karaman Konya diyârların kayser-i Rûm Yûnâniyânlar elinden alup müstakil pâdişâh oldular. Ammâ ibtidâ tulû‘ları Mâveraü'n-nehir'dendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… ra Mürsel ve Kara Yalova ve Kara Biga ve Kara Sığla nâm kırk kara nâm bahâdırân
ile yek-dil
, yek-cihet olup Kara Ece Ya‘kûb Kapudağı nâm yerlerde sâhil-i bahrde niçe keştî …
Ve andan Kostantıniyye fethine mübâşeret edüp sene (---) târîhinde Gâzî Süleymân Beğ ibn Orhân Gâzî'yi yetmiş kibâr-ı evliyânın ve Hacı Bektaş-ı Velî'nin izni ve re’y [ü] tedbîriyle Süleymân Beğ, Kara Mürsel ve Kara Koca ve Kara Foça ve Kara Mürsel ve Kara Yalova ve Kara Biga ve Kara Sığla nâm kırk kara nâm bahâdırân ile yek-dil, yek-cihet olup Kara Ece Ya‘kûb Kapudağı nâm yerlerde sâhil-i bahrde niçe keştîler feth edüp ve ba‘zı sığır derisinden tulum sallar inşâ edüp cümle kırk kişi sallar ile deryâyı ubûr edüp hâk-i Rûm'a kadem basup bism-i İlâh ile gülbâng-i Muhammedî çeküp gemilerden atların çıkarup cânib-i erba‘ayı nehb [ü] gâret ederek yevm-i cum‘ada İpsala kal‘asın feth edüp cum‘a salâsın anda edâ etdükleriyçün ibtidâ salâdan galat İpsala derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23b ·
metinde göster ·
… kin olup niçe bin funûn-ı ceng hâsıl edüp Edirnekapusunda isfendiyâr oğlu Şecî‘
ile yek-dil
yek-cihet olup hadîs-i şerîfler mazmûnunca "fâtih-i Kostantıniyye biz olaydık" …
Edirnekapusu'ndan Cem Şâh Sa‘dî Paşa'sı cengâver bir server olup Cem Şâh ile Frengistân'da çok sâkin olup niçe bin funûn-ı ceng hâsıl edüp Edirnekapusunda isfendiyâr oğlu Şecî‘ ile yek-dil yek-cihet olup hadîs-i şerîfler mazmûnunca "fâtih-i Kostantıniyye biz olaydık" deyü iki yerden iki şecî‘ nâmdârlar ikişer yerden gayret kemerlerin kuşanup yedi yerden Edirnekapusu câniblerin münhedim etdükleri alâmetleri zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a ·
metinde göster ·
… i cülûsda Kemânkeş Alî Paşa'yı sene 1033 amân vermeyüp katl etdi. Zîrâ zorbalar
ile yek-dil
[ü] yek-cihet idi. {Diyâr-ı Hamîdîdir. Haremden vezâret ile Bağdâd'a ve Diyârbe …
Akeb-i cülûsda Kemânkeş Alî Paşa'yı sene 1033 amân vermeyüp katl etdi. Zîrâ zorbalar ile yek-dil [ü] yek-cihet idi. {Diyâr-ı Hamîdîdir. Haremden vezâret ile Bağdâd'a ve Diyârbekir'e [vâlî] olup Merre yerine vezîr-i a‘zam olup tama‘ı belâsından katl olundu.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b ·
metinde göster ·
… olup cânib-i erba‘adan düşmenler serkeşlik edüp Eflak ü Boğdan Mengli Geray Hân
ile yek-dil
[ü] yek-cihet olup Kili ve Akkirman ve İsmâ‘îl ve İbrâ’il [ve] ishâkca ve Kalas …
"Sultân Bâyezîd iki kerre ölüp iki kerre namâzı kılındı" deyü meşhûr-ı âfâkdır. Ammâ bu nefsini katl etdikden sonra künc-i mihnethâneden taşra çıkmayup halkdan münzevî olup mesâlih-i müslimîn ve umûr-ı devlet-i mü’minîn hâli kalup kul tâ’ifesinin zabt [u] rabtı müşkil olup cânib-i erba‘adan düşmenler serkeşlik edüp Eflak ü Boğdan Mengli Geray Hân ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Kili ve Akkirman ve İsmâ‘îl ve İbrâ’il [ve] ishâkca ve Kalas ve Tomarova'yı zabt edüp nehr-i Tuna'nın beri tarafında Silisre ve Uruscuk ve Nigebolı ve Vidin ve Feth-i İslâm taraflarını dahi harâca kesüp nehb [ü] gâret ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99a ·
metinde göster ·
[ü] yek-cihet olup Malatiyye ve Kayseriyye ve Alâiyye ve Antâkıyye ve Konya diy …
İbtidâ Selçûkıyân, ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Malatiyye ve Kayseriyye ve Alâiyye ve Antâkıyye ve Konya diyârlarına müstevlî olup Konya'da müstakil pâdişâh olup tahtgâh edindiler. Mülûk-ı Dânişmendiyye diyâr-ı Sivas ve Erzurûm'u tahtgâh edinüp Niksâr şehrinde Melik Gâzî hazretleri kalup anda medfûndur. Bunların ibtidâ-ı tulû‘ları Mâverü'n-nehr'dendir. Ba‘dehû Âl-i Selçûkıyân'dan Sultân Alâeddîn, nâmdâr ve yarar pâdişâh olup Mâhân vilâyetinden Âl-i Osmân'ın ceddi Ertuğrul doğrulup Sultân Alâeddîn yanına geldi. Zîrâ karâbetleri var idi. Ertuğrul, boy beyi olup Konya'dan Bursa ve İznik ve İznikmit tarafların nehb ü gârât edüp tevâbi‘ [u] levâhıkıyla bây olup nâm [u] kâm sâhibi oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 232a ·
metinde göster ·
… a altında cem‘ olavuz ve yedi vezîr ve on mîr-i mîrân ve bî-hisâb mîr-i livâlar
ile yek-dil
[ü] yek-cihet olup adl-i adâlet edüp bir beyza-i mürğu bir akçeye alarak Âsitân …
Bu kasabada bu temâşâları edüp cem‘iyyet-i benî Âdemden nâm u nişân kalmayup âsûde-hâl dururken paşa kapusunda bir hây hûy kopdu. Meğer Âsitâne tarafından yigirmi kapucu ile ser-bevvâbân-ı dergâh-ı âlîden bir kapucubaşı gelüp paşaya haber etdiler. Cümle asker kat-ender-kat olup paşa huzûruna kapucubaşı kığırup geldikde yüz bin ta‘vîz ile girüp zemîn bûs edüp cümle keçeli kapucular kelb-i sarîh gibi taşrada kalup kapucubaşı yalnız paşa yanında kaldı. Zîrâ Çorum şehrinde paşaya hücûm eden Berber Bayrâm kapucubaşıdan ibret alındı. Ba‘dehû kapucubaşı emirleri paşanın kapucular kethüdâsı Alî Ağa'ya verüp meğer Hezârpâre Ahmed Paşa tarafından emr-i şerîf gelüp "Düstûr-ı mükerremim Mehemmed Paşasın, emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ‘at durmayıp Erzurûm Karsı eyâletin sana ihsân etmişim. kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ol taraflarda ısyân u tuğyânı zâhir olmağıla ol serhadlere gitmek elzem-i levâziminden olmağıla ağırlığın bırağup ılgar ile varup eyâlet-i Kars'a mutasarrıf olup alâmet-i şerîfeme i‘timâd kılasın" deyü bu mü’ekked emr ile Mustafâ Ağa gelüp emr-i pâdişâhî kırâ’at olundukdan sonra paşa "Emr pâdişâhındır, nola" deyüp ol ân İmâd Ağa'ya bir kîse-i guruş verüp "Tiz tûğlar gitsin" deyü fermân edüp İmâd Ağa'yı yolladı. Meğer Engürü'de paşanın katline nefîr-i âm getiren bu Mustafâ Ağa imiş. Paşa emre aslâ itâ‘at etmeyüp Istanoz'dan Murtat 360b ova câniblerine doğr[u] gitmek fermân olup ol sâ‘at Varvar Alî Paşa'dan muhabbetnâmeler ile kapucubaşılarından Melanlı Huseyin Ağa geldi. Netîce-i mektûb-ı muhabbet-üslûb budur kim "Benim veliyyi ni‘amın oğlu efendim, sultânım! Mesmû‘umuz oldu kim Erzurûm'dan ma‘zûl olalı bu şiddet-i şitâda niçe berzahlar çeküp meşakkat-i râh çekerek Kızılırmak geçidinde azîm hasâreler çeküp vâfir âdemleriniz gark-ı âb olmuşdur. El-hükmülillah. Hemân sizler sağ olasız. İnşâallahu Te‘âlâ an karîbi'z-zamân Cenâb-ı Bârî yârı kılup ivazın eder. Bizim ahvâl-i pür-melâlimizden su‘âl ederseniz Âsitâne tarafından bir kapucubaşı hatt-ı şerîf ile Sivas'a gelüp İpşir Paşa oğlumuzun hâtûnu ki Gürcîstân'da Mavrol Hân'ın kerîmesi Perîhân'dır, anı bizden emr-i şerîf ile Sultân İbrâhîm Hân vezîri Ahmed Paşa ilkâsıyla kerreteyn evâmir u hatt-ı şerîfler vârid olup nâ-şer‘îdir deyü vermeyüp Tokat kal‘asında dizdâra verüp cümle ulemâ ve sulehâ ve meşâyihlere emânetullah deyü sicille kayd edüp verdim. İpşir Paşa oğlum bu ahvâli istimâ‘ edüp mektûb-ı dürerbâr gönderüp buyurmuş kim ‘benim efendim ve peder-i azîzim, Allah senden râzî ola. Ehlimi vermemişsin. Eğer verirsen dü cihânda iki elim yakandadır ve rûz-ı mahşerde mes’ûl olursun ve eğer bu husûs içün pâdişâh tarafından bir ser-encâm çekersin. Her ne gûne maksûd [u] merâmına göre yoluna bin cân ile yüz bin baş ve İpşir oğlunun başı yoluna fedâdır’ deyü mektûbları geldi. Bu mahallerde İpşir'in hâtûnun pâdişâha nâ-şer‘î vermediğim pâdişâhın mesmû‘-ı hümâyûnları olıcak Sivas'dan bizi ma‘zûl edüp iki def‘a katlimize hatt-ı şerîfler gelüp avret hatıriyçün avret sözüne uyan avretden kötüdür, deyü hamd-ı Hudâ başımız vermeyüp Sivas'dan ma‘zûlen yedi bin asker ile hâlâ Turhal sahrâsında basîret üzre olup meks edüp günden güne tevâbî‘lerimiz gelüp cem‘ olmadadır. Ve İpşir Paşa oğlum Karaman eyâletiyle gelüp ve niçe ma‘zûl mîr-i mîrânlar ve sâ’ir ümerâlar gelüp cem‘iyyet-i kübrâ ile Üsküdar'a varup şer‘ ile da‘vâmız görüp yetmiş kimesnenin katlin isteriz. Bir vezîr oğlu vezîrsin, mührü sana, Mısr'ı bana, İpşir oğluma Şâm'ı, Süleymân Paşa oğluma Bağdâd'ı, Çavuşzâde oğluma Haleb'i, Melek Ahmed Paşa oğluma Erzurûm'u isteriz. İmdi benim efendim oğlu efendim, bu mektûb-ı muhabbet-üslûbumuz varup vüsûl buldukda bir ân ve bir sâ‘at durmayup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek biri birimizle haberleşerek deryâ-misâl asker ile gelüp Bursa altında cem‘ olavuz ve yedi vezîr ve on mîr-i mîrân ve bî-hisâb mîr-i livâlar ile yek-dil [ü] yek-cihet olup adl-i adâlet edüp bir beyza-i mürğu bir akçeye alarak Âsitâne-i sa‘adet tarafına varup murâfa‘a-i şer‘ olavuz", deyü eblehâne mektûblar tahrîr eylemiş. Paşa mektûbları kırâ’at edüp hakîre eydür: "Ne ahmak herifdir. Mektûbunda cemî‘î hamâkatin ve bî-tedbîrliğin ifşâ etmek içün hâl-i dilin i‘lâm eylemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 360a–360b ·
metinde göster ·
… em basan Âl-i Selçukiyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-yı Âl-i Dânişmendiyye
ile yek-dil
ü yek-cihet olup Niksar'ı ve Sivas'ı ve Malatıyye ve Kayseriyye ve Konya ve Ant …
İbtidâ İslâm ile Rûm'a kadem basan Âl-i Selçukiyân'dır kim sene 476 târîhinde ümerâ-yı Âl-i Dânişmendiyye ile yek-dil ü yek-cihet olup Niksar'ı ve Sivas'ı ve Malatıyye ve Kayseriyye ve Konya ve Antakiyye şehirlerine istîlâ eyleyüp Âl-i Selçukiyândan {Sultân Alâeddîn} taht-ı Yunan olan Konya'da müstakil pâdişâh oldu. Ba‘de Hicreti'n-nebeviyye sene 699 evvelâ Osmân lafzı târîhinde Ertuğrul oğlu Osmâncık ile şehr-i Ahlat'dan 242a Konya'da Sultân Alâeddîn'e gelüp Ertuğrul boy beği oldu. Ba‘dehû sene 700 târîhinde Âl-i Selçukiyân Sultân Alâeddîn'de inkırâz bulup Ertuğrul müstakil boybeği oldu. Ammâ sikke ve hutbe sâhibi olmadın İznik kurbünde Söğütçük nâm kasabada merhûm olup anda medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241b–242a ·
metinde göster ·
… rıdât'ı ve şehr-i Mühre'yi ve (---)(---) seyr ü temâşâ edüp cümle refîklerimiz
ile yek-dil
ü yek-cihet olup Basra hâkimi Efrâsiyâbzâde Hüseyin Paşa'nın mektûb-ı muhabbet- …
Bu diyâr-ı Ummân'ı ve bilâd-ı Cezâyir-i Harıdât'ı ve şehr-i Mühre'yi ve (---)(---) seyr ü temâşâ edüp cümle refîklerimiz ile yek-dil ü yek-cihet olup Basra hâkimi Efrâsiyâbzâde Hüseyin Paşa'nın mektûb-ı muhabbet-uslûblarıyla Acem diyârına gitme arzûları derûna gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 364a ·
metinde göster ·
Müverrih Mıkdısî tahrîri üzre bu kal‘a-i Şehrezûl'u ibtidâ binâ eden Zor ibn Dahhâk-i Mârî'dir. Aslında Şehr-i Zor'dur. Galat-ı meşhûru Şehrezûl'dur, sahîhi Şehr-i Zor'dur. Hâk-i Irâk'da Kûfe ve Medâyin'den sonra bu Şehr-i Zor gâyet imâr olup gûyâ ravza-i cinân oldu. Ba‘dehû Âl-i Abbâsiyân asrında Hulâgû Hân bu Şehrezûr'u zor-ı bâzû-yı tüvânâsıyla harâb u yebâb etdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Âl-i Emeviyyûn'un Mervân-ı Hımâr'da inkırâz olduğu senede yine Zor ibn Dahhâk-i Mârî neslinden Moğol Karkük nâm bir benâm-ı merd-i hümâm ba‘zı kabâ’il-i Ekrâd ile yek-dil [ü] yek-cihet olup anların isti‘ânetiyle Şehrezûr'u müceddeden imâr edüp ismine kal‘a-i Kerkâk-i Moğol derler. Murûr-ı eyyâm ile elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olmağile hâlâ kal‘a-i Kerkük derler ammâ kal‘a-i Kelkek ve Kelkit ve Kerkit değildir. Kelkik eyâlet-i Erzurûm'da bir nevâhînin ismidir. Ammâ bu hâk-i Irâk ile müşâ Şehrezûr'un pây-i tahtı bu kal‘a-i Kerkük'dür. Lâkin Şehrezûr-ı kadîm diyâr-ı Acem hudûdunda Merâğa şehrine karîb olup Timur Hân'dan berü harâbe [vü] garîb kalmışdır. Şehr-i Merâğa dahi Timur harâbından kalmışdır, ba‘dehû imâr olmuşdur. Şehrezûr-ı kadîm ile şehr-i Merâğa beyni altı merhale zemîn-i mahsûldârdır. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372a ·
metinde göster ·
Bu haber kul tâ’ifesinin istimâ‘ı olunca cümlesi ulemâ
ile yek-dil
[ü] yek-cihet olup ol gün beş sâ‘atden sonra kul gulû ile Zurnazan Paşa'yı vezî …
Bu haber kul tâ’ifesinin istimâ‘ı olunca cümlesi ulemâ ile yek-dil [ü] yek-cihet olup ol gün beş sâ‘atden sonra kul gulû ile Zurnazan Paşa'yı vezîria‘zamlıkdan, Memekzâde'yi müftîlikden ma‘zûl edüp tekrâr mührü Silisre'de Siyâvuş Paşa'ya sadaka olunup Kara Hocazâde Alî Ağa kapucular kethüdâlığıyla mührü Siyâvuş'a götirüp Deli Hüseyin Paşa'ya mührü Girid'e götürmeğe me’mûr olan Küçük Sipâhî akîbince döndermeğe berren u bahren âdem gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 6b ·
metinde göster ·
… rbetlerim çekerken nân u nemek ve lavaşa ekmek hakkın gözetmeyüp Haydar Kethüdâ
ile yek-dil
[ü] yek-cihet olup ‘Sen Melek Ahmed Paşa ile ey Haydar Ağa bir ol, Van askeriyl …
Hân eyitdi, "Evliyâm, ol kâfir-i bed-hûy-ı bî-dîn ve cefâ-hûy menim bu kadar zamândan berü çöreğim yeyüp elimden cam cam avşula şerbetlerim çekerken nân u nemek ve lavaşa ekmek hakkın gözetmeyüp Haydar Kethüdâ ile yek-dil [ü] yek-cihet olup ‘Sen Melek Ahmed Paşa ile ey Haydar Ağa bir ol, Van askeriyle bu şehre gelsin, men hân askeri içre bir vefk bırağam, hânın askeri târumâr olsun ve Melek Paşa askeri içre bir tılsım bırağam, mansûr u muzaffer olup hânı katl etsinler, oğlunun biri hân olsun. Sen ki Haydar-ı Kerrâr'sın mü’ebbed kethüdâ olup men kadı-ı Bitlis olam’ deyüp hakîkatü'l-hâl ben Melek ile ceng ederken eyle edüp menim askerim ol ânda mûr u mâr gibi târumâr olup ben dahi Mudiki dağlarına firâr etdim. Hamd-i Hudâ sıhhatle tahtıma gelüp mel‘ûnı Altıkulac'ın teberiyle katl etdirdim" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11b ·
metinde göster ·
… altinda Rûmeli ve Anadolu vel-hâsil-i kelâm seksen yedi bin askerle kalup kral
ile yek-dil
[ü] yek-cihet olup hazîne-i pâdişâhî cem‘ine mukayyed olup tahsîl olan mâl-i pâ …
Serdâr-i zafer-şi‘âr kal‘a-i Kihalom altinda Rûmeli ve Anadolu vel-hâsil-i kelâm seksen yedi bin askerle kalup kral ile yek-dil [ü] yek-cihet olup hazîne-i pâdişâhî cem‘ine mukayyed olup tahsîl olan mâl-i pâdişâhî ve hazâ’in-i serdâr-i mu‘azzami ve gayri mâl-i vüzerâlari cümle kal‘a-i Kihalom içine koyup Hisim Mehemmed Paşa'yi ve Çatalbaş Paşa'yi ve Yentür Hasan Paşalari cümle askerleriyle kal‘a içine koyup muhâfazaci ta‘yîn etdi, ammâ nezâketle kal‘a kabza-i teshîre alinup cümle asker kal‘a altinda tinâb tinâba meks edüp kal‘aya seyr[e] gitdiler. Zîrâ bu kal‘a-i Kihalom gâyet sa‘b ve metîn hisâr-i üstüvârdir kim diyâr-i Erdel'in kilididir. Bir zemîn(?) vâdîde vâki‘ olmuşdur kim Saz Macari hâkiyle Seykel vilâyeti ve Erdel hâki arasinda üç vilâyet hudûdunda inşâ olunmuş gâyet latîf ve sîn kal‘a-i rengîn ve sengîn Şeddâdî binâ-yi metîn bir sûr-i (...). Zemîni eyledir kim iki dere ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş tula binâ şekl-i müdevver bir kal‘a-i ra‘nâdir kim gûyâ kuğu gibi beyâz münevver bir kapulu ve yedi kenîseli ve mükemmel cebehâneli havâlesiz iki kat kal‘a-i şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
… elçukiyân ile Âl-i Dânişmendiyân'dır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye
ile yek-dil
[ü] yek-cihet olup kal‘a-i Malatiyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Antakiyye ve …
Ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-merzibûm takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla aslında kavm-i Rûm Ays ibn İshâk Nebî evlâdındandır, ammâ kavl-i sahîh Yâfes evlâdlarıdır kim bir kavm şecî‘ ü pâk-i‘tikâd kimesnelerdir kim ibtidâ diyâr-ı Rûm'a İslâm ile kadem basan kavm-i Rûm'dan Âl-i Selçukiyân ile Âl-i Dânişmendiyân'dır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup kal‘a-i Malatiyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Antakiyye ve Konya diyârlarına gelüp müstevlî olup sultân oldular. Ammâ ibtidâ-i tulû‘ları Mâverâü'n-nehir'den ba‘de'l-hicre sene 200 mürûrundan sonra Hazret-i Ömer evlâdlarından Emîr Ziyâd ve anın oğlu Emîr Lokmân ve anın oğlu Emîr Ömer Malatiyye kal‘asın Ermen kefereleri destinden alup dâru'l-mülk etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a ·
metinde göster ·
… k gerek ki selâmet buluna. Eğer bu üslûb üzre Beç kal‘ası muhâsara olunup asker
ile yek-dil
[ü] yek-cihet olup "Mâl-ı ganâ’im sizin, kal‘a pâdişâhın" denilirse inşâallâh B …
"Sultânım kaçan kim bir vezîr Beç'e mutasarrıf olmak ister, iki sene kâmil Budin'de ve Üstolni-Belgrad'da ve Eğre vilâyetlerinde kışlalar verüp yüz bin Tatar askeriyle ve yüz bin Âl-i Osmân askeriyle kâfiristâna çapullar verüp cemî‘i kâfirin kolun kanatların kırup üçüncü yılda cümle hâzır mühimmâtlar ile hemân kar alaca olunca Beç kal‘asın muhâsara edüp yine Tatar askeri tâ Prağ'a ve Loncat'a ve İstirinye'ye varınca nehb ü gâret etmeden hâlî olmayup iki ayda kal‘a-i Beç'i aldı yâ almadı, hemân kış gelmeden askeri Beç altından çıkarup ibtidâ Üstolni-Belgrad yakındır, ana çıkmak gerek ki selâmet buluna. Eğer bu üslûb üzre Beç kal‘ası muhâsara olunup asker ile yek-dil [ü] yek-cihet olup "Mâl-ı ganâ’im sizin, kal‘a pâdişâhın" denilirse inşâallâh Beç değil Prag ve Amıstırdam ve Lonçat şehirleri bile feth olur" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203a ·
metinde göster ·
… gâzî vezîre cenâb-ı Bârî ömr-i tavîller vere, zîrâ Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa
ile yek-dil
[ü] yek-cihet olup anın re’y [ü] tedbîriyle Kandiye üç yılda feth oldu, yohsa k …
Mukaddemâ sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân cülûsunda ve Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ iclâsında Kulkethudâsı bulunan Çelebi Mustafâ Kethudâ bu şehirli olup Abdurrahmân Paşa, Çelebi Kethudâ'nın kız karındaşzâdesi olup yeğenidir. Mustafâ Kethudâ {Abdurrahmân Paşa'nın dayısıdır kim Buruşukoğulları nâmıyla meşhûr idi. Ol} merhûm yerde sa‘îd ü şehîd yatdıkca Cenâb-ı Kibriyâ Abdurrahmân 364a Paşa gibi müdebbir ve mubattın ve mubassır gâzî vezîre cenâb-ı Bârî ömr-i tavîller vere, zîrâ Köpürlüzâde Fâzıl Ahmed Paşa ile yek-dil [ü] yek-cihet olup anın re’y [ü] tedbîriyle Kandiye üç yılda feth oldu, yohsa kırk yılda fethi müyesser olacak kal‘a değil idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363b–364a ·
metinde göster ·
[ü] yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Konya diyârlarına müs …
Andan Yâfes'e andan Nûh aleyhi's-selâma müntehîdir. Bunların ırk-ı tâhirinden ibtidâ Rûm'a kadem basan âl-i Selçukıyândır. Sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Malatıyye ve Kayseriyye ve Alâ’iyye ve Konya diyârlarına müstevlî olup müstakil pâdişâh oldular. Tulû‘ları Mâverâ’ü'n-nehir'dendir. Hikmet-i Hudâ bu mahalde Mâhân memleketinden âl-i Osmân'ın ecdâdı Süleymân şâh ve Ertuğrul, Moğol u Boğol-ı gûl-i beyâbân Tatarı derdinden terk-i vatan edüp Ahlât şehrine gelüp anda (---) sene Y 39a sâkin olup andan dahi Rûm ârzûsıyla Murâd nehri kenârına geldikde serdârları Süleymân şâh Ca‘ber kal‘ası dibinde gusl ederken gark olup anda defn edüp Erduğrul cümle erleriyle Selçukıyân Alâ’eddîn'e toğrulup gelürken bir püşte başına çıkup Konya sahrâsına nazar etdükde görseler kim iki deryâ-misâl asker biribiriyle germ-â-germ ceng-i perhâşda, ammâ Tatar askeri gâlib, beyâz destârlı Konya askeri münhezim oluyor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y38b–Y39a ·
metinde göster ·
[ü] yek-cihet olup Nîl tuğyânında Dimyât ve Reşîd'den bin pâre gemi ile Nîl'den …
Evvelâ ba‘de't-Tûfân {Elbûd bin Kafat bin Mısra bin Bayzar bin Hâm bin Hazret-i Nûh Necî SL‘M'dir. Ve bu Elbûd şehr-i Fustât'ı amâr edüp nehr-i Nîl'i şehir önünden ibtidâ bu Elbûd akıdup ol asırda Nîl'in adı Belûn idi. Hâlâ vilâyet-i Nûbe kavmi nehr-i Nîl'e Cerbelûn derler.} Eyle amâr olmuş kim garbdan cenûba tûlü üç menzilde varılır bir şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr Şâm'ı ve Kudüs'ü ve arz-ı Hâsân'da Bilbeys'i ve bu Fustât-ı Mısır'ı harâb eder. Andan yine ma‘mûr edüp Hazret-i Risâlet asrında Yûnâniyândan Hırkîl nâm Rûm kayser kralı İşpanya Efrenci ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Nîl tuğyânında Dimyât ve Reşîd'den bin pâre gemi ile Nîl'den Mısır'a gelüp kuvvet-i bâzû ile Mısır'ı Melik Mukavkıs elinden Yûnâniyân alup İslâmbol'da Ayasofya'ya vakf eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139b ·
metinde göster ·
… nâr Mustafâ Beğ: Yeniçeri kul kethudâsıyken Ahmed Paşa'yı endirmeğe bu zorbalar
ile yek-dil
yek-cihet oldu. Ba‘dehu Abdurrahmân Paşa asrında cümle yeniçeri ihtiyârları gul …
Çınâr Mustafâ Beğ: Yeniçeri kul kethudâsıyken Ahmed Paşa'yı endirmeğe bu zorbalar ile yek-dil yek-cihet oldu. Ba‘dehu Abdurrahmân Paşa asrında cümle yeniçeri ihtiyârları gulû edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y251a ·
metinde göster ·