İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ilhâh

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
38
isabet
38 cümle/beyitte
14,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
21 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3815,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–38 / 38

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ilhâh” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 38b "Seni katl ederiz, elbette bu şarâbdan nûş edersin" deyü ibrâm [u] ilhâh ile teklîf-i mâlâ-yutâk edüp hâh-nâ-hâh ol mu‘tekid ihtiyâr bir câm bâde nûş ed …
EÇS I 70a … dim. Bunu sana Hünkâr huzûrunda kim oku dedi ve kimden öğrendin" deyü ibrâm [ü] ilhâh etdiler. Hakîr eyitdim,
EÇS I 80b "Buyurun sultânım bu ân Üsküdar'a geçin" deyü ibrâm [ü] ilhâh etdiler.
EÇS I 80b … etmeyüp Van'a revâne olmayup durur. Elbette pâdişâhım katl eyle" deyü ibrâm [ü] ilhâh eder.
EÇS I 99a … rdi. Bir gün tekâzâ-yı nefs edüp tabî‘atı paça istedi. Nefsi ol kadar ibrâm [ü] ilhâh edüp mümkün olup paça yemeyüp nefsi ile cihâd-ı ekber eder. Âhir huzûruna bir s …
EÇS I 116a … {yohsa ayağın kırarım} yâhûd kendüyi bu âsitânede âşbâz ederim" deyü ibrâm [ü] ilhâh ile gelirken âsitâne kapusuna geldükde pâdişâhdan hışmile bir âdem dahi seğirdü …
EÇS II 338a–338b … l‘ûnun teklîf-i mâlâ yutâkına. Ben düstûr-ı mükerrem olam, bana böyle ibrâm [u] ilhâh eder" deyü gâyetü'l-gâye gazab-âlûd olup elli bir cemâ‘at çorbacısı Halîl Ağa m …
EÇS III 77b–78a … îd tâc u taht sâhibi olup bizim hakkımızdan gele" deyü Süleymân Hân'a ibrâm [u] ilhâh edüp ale'l-acele bir elçi dahi gidüp Bâyezîd'e nerede râst gelirsen anda katl e …
EÇS III 79a … guruş ve doğurandan ve vâlideyninden kırk elli bin guruş alun!" deyü ibrâm [u] ilhâh edüp buyurdu ile cümle ahâlî-i kurâyı ve vaz‘-ı haml-i fil eden kızı ve cümle a …
EÇS III 102a–102b … ndan gelin. Yoksa biz onların haklarından gelecek vakti biliriz" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler. Paşa bunlara "Ben sâdât-ı kirâmdan olan Emîr Paşa'yı katl edemem. Emr, …
EÇS III 104a–104b … habbâr mübâşir çavuşlar gelüp "Elbette Özi eyâletine gidersiz!" deyü ibrâm [u] ilhâh edüp paşa "Emir pâdişâhın. Tiz tuğlar gitsin!" deyü çavuşlar huzûrunda tuğları …
EÇS III 142b–143a … yârân teveccüh-i asâyı hakîre dikdiler. Elbette siz de içersiz, deyü ibrâm [u] ilhâh teklîf-i mâlâ yutâk etdiler. Hakîr eyitdim "Bre âşıkân-ı sâdıkân, biz bu gûne â …
EÇS III 157a … l Paşazâde eydür, "Her çi bâd-âbâd, ol hücreyi bize sadaka edin" deyü ibrâm [u] ilhâh eder. Âhir dersi‘âm muztarîb kâm olup "İmdi molla! Âhiret hakkın helâl eyle" de …
EÇS III 176a–176b … yıkçılar ile sizin" dedikde "Lutf eyle sultânım, cümle sizindir" deyü ibrâm [u] ilhâh edince "Âh işte bu teklîf-i mâlâ-yutakdır" deyü hemân girîbân-ı tennûresinden c …
EÇS III 178b–179a … e huzzâr-ı meclis "Ne mümkindir, elbette da‘vete icâbet edersiz" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler. Âhir-i kâr İpşir Paşa âbdest almak bahânesiyle mâbeyn hücresine girüp …
EÇS III 183b Ba‘dehû pâdişâhımdan ibrâm [u] ilhâh olup elbette ve elbette gelesin, fermânları geldikde Kürdistân ahvâlin tecessüs …
EÇS III 183b … lüp "Elbette bu ân ılgar ile diyâr-ı Van'a revân olursuz" deyü paşaya ibrâm [u] ilhâh teklîf-i mâlâ-yutâk etdiler. Paşa-yı gayyûr bunlara onar guruş verüp cümlesin b …
EÇS III 183b–184a … ar sıklet etmeyüp gerüye durdular. Elbette paşa durmasın gitsin, deyü ibrâm [u] ilhâh eden eskalu's-sukalâ çavuşların ardın alıp Abaza ve Çerkes ve Gürcî aznavurları …
EÇS III 184a … mukdîm ve kelb-i akûr çavuşlar gelüp paşaya "Elbette gidersiz?!" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler. Paşa bunların cümlesine vur eylüyüp cümlesi firâr etdiler.
EÇS IV 260b … itlîs hânına bir mektûb-ı muhabbet-üslûb tahrîr olunsun" deyü bu hakîre ibrâm u ilhâh edüp bu gûne şikeste-beste bir nâme tahrîr olundu.
EÇS IV 278b Paşa eydür: "Bre gider, hey Şânî Efendi bu sözü!" deyüp ibrâm [u] ilhâh etdikde,
EÇS V 7a … isteriz. Bunlar defterimizdedir. Elbette ele girüp katl olunsun" deyü ibrâm [u] ilhâh etdiler.
EÇS V 32a–32b "Tîz söyle" deyü ibrâm [u] ilhâh etdi, ammâ paşanın sadâsı {za‘afından} meges gibi vızıldardı. 32b
EÇS V 32b Anıniçün sana ibrâm [u] ilhâh ederim. Tîz tetimme-i vâkı‘ayı ale't-tertîb kâle getir. Bu niyyete el-Fâtiha" d …
EÇS V 56b … mile mukayyed olup hayr ile itmâmına cidd u cehd edesiz" deyü haber-i ibrâm [u] ilhâh gelince hemân cümle alaybeğleri ve cümle asker-i İslâm ve cümle kal‘a neferâtla …
EÇS V 161a … her kal‘alarından âdemler geldiler ise şimdi gözünle durma çık" deyü ibrâm [u] ilhâh edince,
EÇS VIII 193a … âneleriyle cümlesi karşu Kızıltaş kal‘ası selâmeti tarafına geçirin" deyü ibrâm ilhâh edüp tenbîh edince fi'l-hâl kal‘a neferâtları yine karşu tarafda Kızıltaş kal‘a …
EÇS IX Y7a Bir kaç kerre "Dizginim koyver" deyü ibrâm [u] ilhâh etdi. Aslâ vücûd vermeyüp licâmın elden komadım. Gördüm berk-i hazân gibi dir d …
EÇS IX Y284b Derhâl Nûreddîn huddâmlarına işâret edüp ibrâm [ü] ilhâh ile üçün dahi kilim ile hâlet-i nez‘de ise getirdiler. Mâ‘adâsı kendi kadem-i n …
EÇS X Y49b "Elbetde bulun" deyü ibrâm [u] ilhâh eder.
EÇS X Y68b–Y69a … âm Mısır diyârında ihkâk-ı hak olmak ihtimâli yokdur. Zîrâ elbette bir cânibden ilhâh ile ricâ ederler yâhûd himâye edüp nâ-hak hükmolmak mukarrerdir.
EÇS X Y122b "Siz neylersiz? Su‘âl etmen" dedi. İbrâm [u] ilhâh edüp tekrâr su’âl etdim. Cevâb etdi kim;
EÇS X Y123b … vvîdir. Kuvvet-i basarı ziyâde eder ve rîh-i bevâsırı kat‘ eder" deyü ibrâm [u] ilhâh eylediklerinde "Emir Allâh'ın" deyüp var kuvveti bâzûya getirüp,
EÇS X Y192a … dâsı ve müteferrikabaşı ve defterdâra havâle edüp her sâ‘at tahsîline ibrâm [u] ilhâh eyleye.
EÇS X Y366b–Y367a … e gelüp bir kîse hakk-ı kudûmü Y 367a kâşifden alup tahsîl-i gılâle ibrâm [u] ilhâh eder. Zîrâ Mısır'da kul cirâye ve Q 303b P 300b alîklerin isterler. Ve paşa …
EÇS X Y374b … tahsîli içün gelüp Circe'de bir sarây-ı âlîde meks edüp tahsîl-i gılâle ibrâm u ilhâh etdirüp ba‘de't-tahsîl cümle gılâli, Nîl kenârında azîm şûneler ya‘nî anbârlar …
EÇS X Y394a … ihtimâlim yokdur. Elbette bana nâmdâr refîkler verin, giderim" deyüp ibrâm [u] ilhâh edüp,
EÇS X Y410a "Görelim ne gûne tarz üzre esvâb geyer?" deyü kuşağım çözdürmeğe ibrâm [u] ilhâh edüp,