İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ilm

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
77
isabet
73 cümle/beyitte
28,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
21 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7731,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 77

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ilm” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 40b … i câniblerinde sûhtevât tetimmeleri vardır. Cümle (---) hücreler içinde tâlib-i ilm ile memlûdur.
EÇS I 73a … m‘ada ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân ve hâfız-ı Kur’ân edüp sabâha dek mübâhese-i ilm olurdu.
EÇS I 91a … Cümle üç yüz altmış altı hücrelerdir. Her hücrenin içinde dörder beşer tâlib-i ilm sûhteler vardır. Her hücrenin lahmiyye ve şem‘iyyeleri cânib-i vakıfdan mu‘ayyi …
EÇS I 98b … h Nûrullâh bin Akşemseddîn: Bunlar dahi ol ırk-ı tâhirdendir. Bursa'da tahsîl-i ilm [u] ma‘rifet ederken hikmet-i Hudâ kalemtrâş batnına batup vücûdu defterinden e …
EÇS I 98b–99a … lâdıdır. Halkdan münzevî bir künc-i fenâyı ihtiyâr etmiş bir ihtiyâr ve tâlib-i ilm ve sâhib-i hilm kimesne idi. Kuddise sırruhu. 99a Ve,
EÇS I 112a … r. İslâmbol'da merhûm olup Kesegendede civârında medfûndur. Merhûm ka‘b-i şâmih ilm [u] irfân ile mümtâz idi.
EÇS I 127a Ve bir fırkası dahi tâlib-i ilm , dervîşân-ı abâ-pûşân-ı dilrîşândır. Ammâ her biri birer pâdişâh-ı alîşândır. B …
EÇS I 156b … mde bu tarîkin pîrleri Hazret-i Dânyâl'dır. Hazret-i Cibrîl-i Emîn'den tahsîl-i ilm edüp reml ile mu‘cizesin beyân ederdi. Andan,
EÇS I 158a Ammâ bu ilm ilm-i kadîmdir. Zamân-ı kadîmde pîrleri Hazret-i Lokmân idi ve Fisagores-i Tevh …
EÇS I 158a … ve Mernûs [Feylekûs?] nâm hukemâ-yı kudemâlar gelüp akl ile bir kılı kırk yarup ilm ile göğe nerdübân etmişlerdi. Âhir ecel derdine dermân edemeyüp âhirete tahtıre …
EÇS II 237b Andan ziyâret-i hazîne-i ilm [u] hikmet, yegâne-i hilm u ısmet; şeref-i ubbâd, bi-nefsihi zühhâd eş-Şeyh Haz …
EÇS II 250a … endi: Pederinden sonra bunlar Melek Ahmed Paşa'ya re’îs oldular. Fâzıl ve ehl-i ilm ve dîvân sâhibi ve ilm-i inşâda üç mücelled te’lîfâtı vardır kim Siyer-i Veysî …
EÇS II 255b–256a … ı gûnâ-gûn peydâ eden Hazret-i İdrîs'dir. Zîrâ Cenâb-ı Bârî ibtidâ ana niçe bin ilm ihsân edüp kâtib idi. Vahy ile nâzil olan suhufları tahrîr edüp mücelled ederdi …
EÇS II 267a–267b … u pâkîze kurbân postlarıyla döşenmiş her post üzre birer sâhîb-i ma‘rifet ehl-i ilm u fâzıl ve âlim u fâzıl cânlar vardır. Cümlesi ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at mü’min …
EÇS II 282b … n imiş. Yetmiş cild kitâb-ı mu‘tebereyi hıfz edüp cümle ulemâ anınla mübâhase-i ilm etmede âcizler imiş. İsmi Mihrimâh olmağıla "Mihrî" tahallus eder pakîze eş‘âr- …
EÇS II 284a … gemi direkleri koyup ol ân direği iki pâre edermiş. Ârif-i billahın biri gelüp ilm ile dahme-küşâlık edüp ana müyesser olur. Hâlâ ol gâr zâhirdir, ammâ genci nâ-z …
EÇS II 288a Ammâ ehl-i ilm ve ulemâsı ve musannif ve mü’ellifi ve şu‘arâları fesâhat u belâgat üzre söze g …
EÇS II 295a–295b … giydirdi. Böyle bir sâhib-i kerem hân idi. Ve kırk elli aded dûrbîn-i fikr [u] ilm ve dânâ ve fâzıl u kâmil nedîm ve musâhibleri var kim her biri tekmîl-i fünûn e …
EÇS II 334a–334b … vârları var idi ammâ re‘âyâ vü berâyâya adl [u] insâfı adl-i Ömer-misâl idi. Ve ilm u fazîletde gûyâ musannif ve mü‘ellif Teftazânî hazretleri idi. Sehâ ve keremi …
EÇS II 334a–334b … -mâlu yesturâni kulle aybin" mazmûnunca cümle evzâ‘ u etvâr-ı ahlâk-ı zemîmesin ilm ü sehâ setr eder. Husûsan şecâ‘ati ile cihân-ârâ bir er [ü] server idi. Ammâ bu …
EÇS II 335b–336a … rver, asker-keş ve adüv-küş ve server-i hünerver ve dilâver, er kişi idi. Gerçi ilm u fazîlet u bâhire sâhibi değil idi, ammâ şehbâzlık ile kuvvet-i kâhire sâhibi …
EÇS II 336b … İbrâhîm Efendi, paşayı on dördüne bâliğ iken hıfz [u] hırâset ile terbiye edüp ilm ü kemâl ü ma‘rifet sâhibi olup bir pençe-i âfitâb, nûr-ı İlâhî bir civân-ı mâh- …
EÇS II 337b … di ve da‘vâ-yı bâtılı kavl-i za‘îf ile hükm edüp mazlûmları yerindirmezdi. Zîra ilm u fazîletde deryâ-yı amîk idi. İlm-i ferâ’izde ve ilm-i fıkhda bin altmış aded …
EÇS II 360b–361b … vân-ı kalem ile hüsn-ı hatta mâlik bir seri‘u'l-kalem ve beyne'l-akrân mümtâz-ı ilm olmuşdu. Ve gâyetü'l-gâye tîz-dest idi. Hattâ peder-i azîzleri merhûm ve mağfûr …
EÇS II 362a–362b … da tekye-nişîn Mustafâ Dede, azizin ırk-ı tâhirinden bir zât-ı hoş-hısâl, ehl-i ilm ü ehl-i hâl ve musâhib-i pür-me’âl, kelâma mâlik, sebük-rûh ve hüsn-i hulk sâhi …
EÇS II 367a–367b … a örtülüdür. Ve medrese ve dârü'l-hadîsi ve dârü'l-kurrâsı vardır. Zîrâ tâlib-i ilm fuzalâ ve ulemâsı çokdur. Ammâ medreseleri sâ’ir diyârın medreseleri gibi kârgî …
EÇS II 368b … şemseddîn. Bunlar azîz hazretlerinin evlâd-ı evlâdıdır. Halkdan münzevî tâlib-i ilm ve sâhib-i hilm kimesne idi. Cedd-i büzürgvârlarının kubbesi hâricinde medfûnla …
EÇS II 370a–370b … Çelebi! Medrese köşesinde sizinle ilme meşgûl olduğumuz sebebiyle Cenâb-ı İzzet ilm [u] berekâtıyla bu sarây ve Üsküdar'da ve vilâyetimizde ve niçe yerde çiftlikle …
EÇS II 370a–370b … ‘âmlar etdi" deyü bî-had hamd [u] senâ etdi. Hakîr eyitdim "İnşâallah sultânım! İlm tilâvet etmede şerîk idim. İnşâallah devletinizde dahi dünyâlığile şerîk oluruz …
EÇS III 47a … r. Ancak niçe müverrîhler yedi yüz yıl pâdişâh olup taht üzre oturmak ve bahs-i ilm etmek ve silâh düzmek ve yün ve ibrişim peydâ etmek gûnâ-gûn hayvânât derilerin …
EÇS III 69b … şâ etdirmişdi ve mağrib-zemîn üstâdlarından iki üstâd-ı kâmil bu esedlere birer ilm ile tılsım edüp bir arslanın ağzından âteş feşân olurdı. Bir sübû‘ın ağzında bi …
EÇS III 78a–78b … âm-ı A‘zam ve Hümâm-ı Akdem'e gelince mu‘ammer olup İmâm-ı Hümâm ile mübâhase-i ilm edüp İmâm bunlardan şerâ‘it-i vuzû‘ ve guslü ve tertîb-i rükû‘ [u] sücûdu sünne …
EÇS III 78a–78b … t-i Hamza oldu kim gûyâ Ebü'l-Me’âl-i Kayserî oldu. Zamânında anınla mübâhase-i ilm ve imtihân-ı fenn-i şi‘ir etmeğe İmrü'l-Kays ve Hassân ve Razvî-i Belhî kâdir d …
EÇS III 87b … ü muvahhid ümmî-i Ebü'l-hevl ü Ebü'l-cuhâ ve Ebü'l-bülh âdemler nezerâtın verüp ilm isteyüp kurbân keser. Hikmet-i Hudâ ana ulûm-ı garîbe vü acîbe keşf olur ve niç …
EÇS III 91b–92a … müderrisîni ve talebe-i musannıfîni vardır. Zîrâ hevây [u] heves kânı değildir, ilm [u] hilm kânıdır, zîrâ reşîd u necîb sıbyânı ve üç yüz aded hâfız-ı Kur’ânı var …
EÇS III 92a … [u] âmmdır. Yine maskat-ı re’sleri şehr-i İskilib'dir. Ve ziyâretgâh-ı hazîne-i ilm u hikmet yegâne-i hilm [u] mahrem-i esrâr [u] makdem-i ebrâr eş-Şeyh Hazret-i M …
EÇS III 93b–94a … edüp "İmdi Evliyâ Çelebi, er oğlusun. Cenâb-ı Bârî kuş cânın halâs etdi. Senin ilm [u] hilmin berekâtiyle ve Çomar'a iyilik edüp Akşehir'den Şâm'da bana getirüp y …
EÇS III 123a–123b … ları döşelidir. Her bir postda birer sâhib-nazar ârif-i billah âşık-ı şey'illah ilm [ü] amele ve her biri birer kâra meşgûllerdir.
EÇS III 157a … 888 târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî asrında Kemâl Paşazâde Ahmed Çelebi tâlib-i ilm iken bu Edirne şehrine seyâhatle gelüp bu medînede meks edüp bir cây-i karâr pe …
EÇS III 157a … gûne kîl u kâlden sonra "Ey oğul, bu evlâdımı sana Allah emâneti veririm, buna ilm ta‘lim edüp şerâ’it-i salâtı öğredesin" deyüp gider. Kemâl Paşazâde Bismillah i …
EÇS III 157b … in birer mekteb-i tıflânı vardır. Her sene ıyd-i şerîfde her ciğer-kûşe tâlib-i ilm nâresîde sabîye birer kat libâs u surre ve atıyye cânib-i vakfdan tasadduk olun …
EÇS III 159b … rler ve ne yatarlar. Şeb [u] rûz tâ‘at u ibâdetde olup Ebussu‘ûd ile mübâhase-i ilm edüp yetmiş kimesne bunların birine nükte ve nokta kondurmağa kâdir olamayup ni …
EÇS IV 196b … ebâbları olur ve her köşe-i mesîregâhda gûnâ-gûn sohbetler olup kimi mübâhase-i ilm ve kimi ebyât-ı eş‘âr ve kimi meddâhân-ı kıssahân kimi mukallidân-ı mudhikân ve …
EÇS IV 224a … çeleyüp cümle câmi‘ler vakt-i şitâda hammâm gibi olup cemî‘i cemâ‘at mübâhase-i ilm edüp tekmîl-i fünûn ederler ve âbdestleri kârcığan taşra çıkup âb-ı hayâtdan ni …
EÇS IV 224a–224b … u kadar medreselerden mâ‘adâ niçe bin aded külbe-i ahzânlarda niçe bin talebe-i ilm 224b niçe bin ulûm u fünûn-ı garîbe vü acîbeye mukayyedlerdir. (---) (---) (- …
EÇS IV 347b Nedir ol ma‘den-i lûtf u kerem ilm ü sehâ bahri
EÇS IV 386a … ar ise elbette birer medrese-i hasbîleri vardır. Zîrâ bu Cizre şehrinde tâlib-i ilm ulemâ-yı Ekrâd ziyâdesiyle çokdur. Ve bu şehirde dârü'l-hadîs ve dârü'l-Kur’ân …
EÇS V 36b … âkin kurbunda ecinne kavminin cây-ı menâsları var. Derhâl hükemâların cem‘ edüp ilm ile ecinne kavmine bir tılısm-ı a‘zam edüp yine Kamerü'l-kum'da sâkin olalar, a …
EÇS V 52a … mahbûbları kim her biri Kırım'da neşv ü nemâ bulup sâhib-i hüner [ve] server-i ilm ve kemâl-i ma‘rifet tahsîl etmiş erlerdir.
EÇS V 87a Müddet-i ömrü ma‘lûm değildir, ammâ yedi yüz yıl pâdişâh olup mübâhese-i ilm etmek ve silâh düzmek ve kirec ve üstübec ve misk ve ûd ve reyhân ve kalya misk …