İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ilme*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
66
isabet
65 cümle/beyitte
24,5
milyonda
tüm derleme göre
4
eserde geçiyor
7
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6225,3
Kutadgu Bilig227,2
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)198,2
Dede Korkut Kitabı130,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 66

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ilme*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KB 1762 kötürmişni ilmek tilese yana / artar işçi birür yarutmaz küne
KB 4114 yana baġdaş ilme yanın yatmaġıl / ünün ḳatġura sen ḳatıġ külmegil
ShoR Sho.Rosia 7.2 /351 töz-ün ıduḳ yoluġ ilmez-ker uḳmaz-lar ::
EÇS I 24b … abasını tekrâr halîfe edüp Ebü'l-feth'e Ma‘nisa taht-ı hükûmetin verdiler. Anda ilme meşgûl olup fazîlet-i bâhire sâhibi olup niçe tevârîhler tetebbu‘ edüp şeb [u] …
EÇS I 24b … merhûnetün bi-evkâtihâ" deyüp cemî‘i umûrun Cenâb-ı Bâri'ye tevfîz eyleyüp yine ilme meşgûl oldu. Hikmet-i Hudâ pederi Murâd Hân merhûm olup tekrâr Sultân Mehemmed …
EÇS I 29a … zdi ve kâfirler ile ihtilât etmeyüp bir yere gitmezdi. Dâ’imâ ebyât-ı eş‘âr ile ilme meşgûl idi. Hikmet-i Bârî bir banoğlu berberi var idi, ol zehirli ustura ile Ce …
EÇS I 71a … e ve meyhâne ve eşkıyâhâne midir? Bunda üç bin kadar gılmân-ı hâssa şeb [u] rûz ilme meşgûllerdir ve halîfeleri ve yedi dersiâmları ve cenâbınız dahi haftada iki ke …
EÇS I 71a Şeb [u] rûz ilme meşgûl olup yine Evliyâ Efendi'den haftada üç kerre tilâvet-i Aşere ederdim ve …
EÇS I 92a Kâlû lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ. / Sene (---).
EÇS II 241a–241b … tdan perhizkâr ol. Evkât-ı hamseye müdâvemet edüp salah-ı hâl ile mukayyed olup ilme meşgûl ol. Beyt-i nasîhat:
EÇS II 241b … , gözle imâmı / Bildiğin öğret, dersini fikr et / Eyleme hiç red, hâs u avâmı / İlme harîs ol, şuğle enîs ol / Ehl-i celîs ol, görme melâlı / Damla-be-damla, göl ol …
EÇS II 252a … e matbahına muttasıl cemî‘î fukarâ ve suhtevâta ma’kel-i it‘âmı var kim tâlib-i ilme mahsus dârü'z-ziyâfedir. Rûz-merre, merreteyn ale's-sabâh ve ba‘de'z-zuhr cümle …
EÇS II 358a–358b … edenle cihânı geşt ü güzâr etdükçe azacık ta‘âm ye ve azacık söyle ve az uyu ve ilme çok amel eyle. Netîce râh-ı hakkı bulmağa lâzım olan ameldir kim Cenâb-ı Bârî K …
EÇS II 370a–370b "Evliyâ Çelebi! Medrese köşesinde sizinle ilme meşgûl olduğumuz sebebiyle Cenâb-ı İzzet ilm [u] berekâtıyla bu sarây ve Üsküda …
EÇS III 57b … olmasın deyü bu im‘ân-nazar ile bu eşkâle dikkat-ı tâmm edüp nazar etdim, ammâ ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etdim ki hemân bu makramadaki eşkâl-i mehîb sûret-i Hazr …
EÇS III 65b … annifîn-i şâ‘irân: Bu şehr-i Kayseriyye'nin şitâsı şedîd olmağın ahâlî-i beledi ilme meşgûllerdir ve zekiyyü't-tab‘ [u] tîz-fehm olduklarından şu‘ârâsı çokdur. Cüml …
EÇS IV 201b Ve medrese-i Câmi‘-i Peygamber: Talebesi çokdur. Bunda bir kerre ilme bed’ eden elbette ve elbette mahrûm kalmamışdır.
EÇS IV 209a Murâd Hân eydür: "Ah Efendi! Şuna mâlik olanları görsem! Bu ilme gâyet münkirim." der.
EÇS IV 295b {Zîrâ bu hakîr-i dâ‘î odur kim} ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etdiğim tahrîr etmeyüp ayne'l-yakîn hâsıl etdiğim tahrîr …
EÇS IV 332a … edîm-i hâslarından olup kal‘a-i Bağdâd'ı temâşâya meşgûl olup alâ kadri'l-imkân ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn ve ayne'l-yakîn hâsıl etdiğimiz ahvâlâtın beyân idelim. Evvelâ …
EÇS V 19a … îr olunmuşdur, ammâ bu Yıldız dağı tahrîr olunmamışdır, zîrâ de’bimiz oldur kim ilme'l-yakîn hâsıl etdiğimiz tahrîr etmeyüp ayne'l-yakîn hâsıl etdiğimiz tahrîr etmeği üzeri …
EÇS V 46a … kup cânib-i yıldıza vâsi‘ sahrâlar içre 9 sâ‘atde altı pâre şehirleri ubûr edüp ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakke'l-yakîn vâsıl etmediğimizden evsâflarına cür’et olunma …
EÇS V 106b … -i ibret-nümâlar etmiş kim bir vech ile ta‘bîr ü tavsîfi mümkün değildir. Tâ ki ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn hâsıl etmeyince ma‘lûm değildir, ammâ bu hakîr im‘ân-ı nazar il …
EÇS V 180a … girde-bâliş-i nâliş önlerinde her fukarânın kurbân postları döşeyüp herkes bir ilme meşgûl olup kimi hezâr-pâre musanna‘ kaşıklar ve çevgân ve zerdeste ve keşkülle …
EÇS VI 40a mısra’ı üzre ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etmeyince ta‘rîf ü tavsîf olur ma‘rifet …
EÇS VI 51a … sser olup Karadeniz'in dâ’iren-mâdâr bu vücûd-ı nâzenîn ile geşt [ü] güzâr edüp ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn görüp ıttılâ‘ hâsıl edüp tahrîre cür’et etdik.
EÇS VI 60a … evâmi‘ sâhiblerinin evkâf-ı hayrâtlarıdır. Ammâ gulâmları necîb ü reşîd olmayup ilme meşgûller değillerdir, hemân yiğitliğe heves edüp atma ve dutma ve asma ve kesm …
EÇS VI 95a … 'e ayândır kim eğer bu câmi‘de olan âsâr-ı acîbeleri ve musanna‘ât-ı garîbeleri ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etdiğimiz mertebe her temâşâ etdiğimizin …
EÇS VI mük. 137a Ve cümle üç medrese-i dârü'l-ulûmlardır. Bu şehirde tâlib-i ilme rağbet ederler, zîrâ ulemâ nâdirdir. Hattâ evlâd-ı Arab'a pek iltifât edüp "Hac …
EÇS VII 22b Hulâsa-i kelâm bu hakîr-i kemter fakîr bu cengde mevcûd bulunup ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn bildiğim üzre bu cengde asâkir-i Âl-i Osmân mü …
EÇS VII 32b … ârında ve kimi mesâfe-i ba‘îdede nümâyân kal‘alar var, ammâ mu‘tâd-ı kadîm üzre ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn ve ayne'l-yakîn hâsıl etmeyince kal‘a evsâfların tahrîr etmeme …
EÇS VII 61a … da katre ve güneşde zerre kadar tahrîr ve tavsîf olunmak mümkin değildir, tâ ki ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etmeyince olmaz.
EÇS VII 62b "Âferîm sad bârekallâh işte sen bu ilme mukayyed olsan üstâd-ı kâmil cerrâh olurdun ve imâ‘n-ı nazar ile takayyüd edüp …
EÇS VII 69b … mancanîk mîllerin temâşâ etmişdim, ammâ bunda ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn ve ilme'l-yakîn hâsıl edüp cümle ma‘ûnet-i mühimmâtıyla {mancınîkı} gördüm ve's-selâm.
EÇS VII 141b … münkir idim, ammâ elhamdü lillâh bu Kefe şehrinde Nâ’ib İbrâhîm Efendi'de görüp ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn ve ayne'l-yakîn vâsıl edüp hakîre dahi bir sebüke altun ihsân …
EÇS VII 153a Hattâ bu hakîr ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etmeğiçün bu şecere-i bâlânın bir dalı g …
EÇS VII 180a–180b … ı güc ile gelirdi. Bu kal‘aları ayne'l-yakîn görüp esmâları ma‘lûmumuzdur, ammâ ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl edüp içlerine girmediğimizden esmâları ve eşkâlleri tahr …
EÇS VIII 253a Ammâ bir âdem bu Atina şehrine varup tâ ilme'l-yakîn ve hakka'l-yakîn ve ayne'l-yakîn hâsıl etmeyince bu Atina vilâyeti ve şehri zam …
EÇS IX Y3b … n dûr ve belki esmâ-i eşya-yı meşhûr verâ-yı hicâb-ı hevlde mestûr olmaya, deyü ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl edüp seyr [ü] temâşâ etdiğimiz aktâr-ı a …
EÇS IX Y61a mısra‘ı mazmûnunca ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakke'l-yakîn hâsıl etmeyince ve ne mertebe ma‘mûr şehir idü …
EÇS IX Y65b Kılup bu mevzi‘-i zîbâyı ihyâ / Bilüp ukbâ bakâdır ilme'l-yakîn / Acem der remz ile târîhini / Hüve ni‘me'l-mescidi li'l-müttakîn / Sene 969.
EÇS IX Y75a … hücrelerindeki talebelerin meşâmları ezhâr-ı hoş-bû ile mu‘attar olup tahsîl-i ilme takviyet bulup inşirâh-ı sadr-ı zevk-i derûn birle birbirleriyle mübâhase-i ilm …
EÇS IX Y129b … f-i billâh terk-i tecrîd cânları var kim her biri akl-ı Arasto'dur. Şeb [u] rûz ilme ve ma‘rifetullâha meşgûllerdir. Ve gâyet ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at fukarâlardır …
EÇS IX Y220b … b-i etrâfında yigirmi medrese hücreleri vardır. Her kim ol medresede sâkin olup ilme meşgûl olur, tekmîl-i fünûn edüp ferîd-i asır olur. Ve elbette Hazret-i Dâvûd-m …
EÇS IX Y230a "Allâhümme zidnî ilmen ve gınâen ve vakâren" diye. (---) (---) (---)
EÇS IX Y234a–Y234b … bu gârdan âteş zâhir olur. Hattâ hakîr ol gece bu ziyâyı Y 234b müşâhede edüp ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etmegiçün ol şeb Âl-i Umûr haymelerinde …
EÇS IX Y283b … " deyüp Harem-i şerîfin bir köşesinde bunlara bir hücre gösterirler. Anlar dahi ilme meşgûl olup evkât-ı hamselerin müvâce[he]-i Resûlullâh'da edâ edüp kimesne ile …
EÇS IX Y316a "Allâhümme innî es'elüke ilmen nâfi‘an ve rızkan vâsi‘an ve şifâen min külli dâin vağsil kalbî ve'mla’hu ve mi …
EÇS IX Y317b … kayalı dağdır. Ammâ ol kadar büyük değildir. Hakîr bir gün mukaddem varmak ile ilme'l-yakîn hâsıl etmeğiçün cebel-i Arafât'ın cânib-i erba‘asın devr etdim. Dâ’iren-mâdâr b …
EÇS IX Y346b "Allâhümme innî es'elüke ilmen nâfi‘an ve rızkan vâsi‘an ve şifâe min külli dâin ve min haşyetik" deyü safâ-yı …