… mdâda gideriz. Şimdi Hazret-i Risâlet dahi imâm Hasan ve imâm Hüseyin ve on iki
imâmlar
ile ve bizden gayrı Aşere-i Mübeşşere ile gelüp sabâh namâzının sünnetin edâ ed …
"Azak câniblerinde cüyûş-ı muvahhidînden Tatar-ı sabâ-reftâr askeri muztaribü'l-hâl olmağile Hazret'in himâyesinde olan bu İslâmbol'a gelüp andan Tatar Hân'a imdâda gideriz. Şimdi Hazret-i Risâlet dahi imâm Hasan ve imâm Hüseyin ve on iki imâmlar ile ve bizden gayrı Aşere-i Mübeşşere ile gelüp sabâh namâzının sünnetin edâ edüp sana kâmet eyle deyü işâret buyururlar; sen dahi savt-ı a‘lâ ile ikâmet-i tekbîr edüp ba‘de's-selâm Âyetü'l-kürsî'yi tilâvet eyle, Bilâl Sübhanallâh desin, sen Elhamdü lillâh, Bilâl Allâhu ekber desin, sen âmîn âmîn de. Ve cümle cema‘ât ale'l-umûm tevhîd ederiz. Ba‘dehu sen Ve salli alâ cemî‘i'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn deyüp kalk, hemân mihrâbda Hazret-i Risâlet otururken dest-i şerîfin bûs edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 7a ·
metinde göster ·
… olan iş erlerine fermân olunup İslâmbol'un cümle dörd bin yedi yüz mahallesinin
imâmlarına
tenbîh ü te’kîd olup ta‘mîr ü termîm-i kal‘a-i İslâmbol içün imdâd teklîf olunu …
"Sultânım İslâmbol tokuz kerre amâr ve tokuz kerre harâb olmuşdur. Ammâ dest-i Âl-i Osmân'daki gibi ilâ-hâze'l-ân bir zamânda böyle harâb olmamışdır kim her ne cânibinden olursa dost [u] düşman der [ü] dîvârlarının münhedim olan yerlerinden arabalar ile girüp çıkılır. Ekâlîm-i seb‘a pâdişâhları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir İslâmbol ola ve pâ-yı taht-ı Âl-i Osmân ola, lâyık değildir kim sizin zamân-ı hükûmetinizde bu kal‘a böyle harâb [ü] yebâb ola. Ve bu kadar bin yıldan berü cümle der [ü] dîvârları siyâh-rû kala. Dîn-i mübîn gayretine ve Âl-i Osmân şevketine şunun ta‘mîr [ü] termîmine bezl-i himmet buyurun. Pâdişâh-ı zıll-ı İlâh inşâ’allâh Revân'dan mansûr [u] muzaffer geldükde âşiyânı olan Belde-i Tayyibeyi dürr-i beyz-âsâ gördükde cihân cihân safâlar kesb edüp inşâ’allâh hidmetiniz mukâbelesinde ihsân-ı azîmeye mazhar olup inkırâzu'd-devrân nâm-ı şerîfiniz hayr ile yâd olunur" dedükde cümle huzzâr-ı meclis taraf taraf ma‘kûl deyüp derhâl pederimiz bu niyyete El-Fâtiha deyüp seb‘ü'l-mesânî kırâ’at olundukda derhâl İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının dördün dahi cem‘ edüp ve şehremînin ve dör[d] mi‘mârbaşı ve sekbânbaşı ve'l-hâsıl cemî‘i ser-i kârda olan iş erlerine fermân olunup İslâmbol'un cümle dörd bin yedi yüz mahallesinin imâmlarına tenbîh ü te’kîd olup ta‘mîr ü termîm-i kal‘a-i İslâmbol içün imdâd teklîf olunup deryâ-misâl bennâ ve ummâller ile niçe bin âdem cem‘ olup Sultân Murâd Hân Revân fethine revâne olup feth edüp gelince bir senede Koca Bayram Paşa İslâmbol'u ve Galata kal‘aların ve cemî‘i câmi‘-i selâtînleri ta‘mîr ü termîm edüp İslâmbol henüz bir tim iken beyâz bir dürr-i yetîm olup ahâlî-yi İslâmbol'dan kesâfet gidüp ferahnâk oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14b ·
metinde göster ·
Ve bunlardan mâ‘adâ sefere me’mûr vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân [u] kibârın
imâmları
ve mü’ezzinleri ki bâlâda tahrîr olunmuşdur, cümle pür-silâh olup gûnâ-gûn libâ …
Ve bunlardan mâ‘adâ sefere me’mûr vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân [u] kibârın imâmları ve mü’ezzinleri ki bâlâda tahrîr olunmuşdur, cümle pür-silâh olup gûnâ-gûn libâs-ı fâhireler ile esb-i tâzî üzre süvâr olup sefere müte‘allik kasîdeler ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… bâları ve mü’ezzinleri huzûrda kalup bu bâlâda tahrîr olunan sefere me’mûr ordu
imâmlarına
ve mü’ezzinlerine ve mu‘arriflerine ve na‘thânlarına ve huffâz-ı Kur’ân'lara ve …
İlâhiyyâtların bülend-âvâz-ı Dâvûdî ile tilâvet ederek ubûr ederler. Zîrâ İslâmbol'da ne kadar selâtîn câmi‘leri ve câmi‘-i vüzerâlar var ise anların e’imme ve hutebâları ve mü’ezzinleri huzûrda kalup bu bâlâda tahrîr olunan sefere me’mûr ordu imâmlarına ve mü’ezzinlerine ve mu‘arriflerine ve na‘thânlarına ve huffâz-ı Kur’ân'lara ve cenâze peyklerine birer aylık ulûfelerin verüp imdâd ederler. Anlar dahi sefere giderler. Ammâ Hünkâr mü’ezzinleri iki pay ve sadrıa‘zam mü’ezzinleri birer pay alup sefere giderler. Anlardan gayrısı cümle tahsîl olan mâlları iştirâk-i sevî üzre hisse-mend olup gazâ ederler. Bu esnâflardan mâ‘adâ bî-garaz hasbeten-lillâh gazâya giden fukarâların hisâbın Allâhu Rabbü'l-âlemîn bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… gulâmlarımın kangısını dilersen sana cabalarım. Kırmızı Murtazâ Alî ve Düvâzde
imâmları
seversin, gel mü’minim! Püserlerimin destinden bir câm çakır nûş et. Gelen kim …
deyü katresin harâm etmişdir. Ol Cenâb-ı Kahhâr'dan korkarım kim cemî‘î mevcûdât-ı ademden vücûda getirdi. Anın emrin sımayup bâde içmenem" dedikde hemân Hân "Vallah yahşi mü’min ve muta‘assıbsın" dedi. Hakîr eyitdim "Vallah hânım muta‘assıb değilim, illâ Nu‘mân ibn Sâbit mezhebinde pâk-i‘tikâd seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî Âdem [ü] muhibb-i hânedân-ı merd-i Hudâyım" dedikde cümle huzzâr-ı meclis nüdemâları dembeste ve mest [ü] medhûş-i bî-hûş sarhoş kaldılar. Hemân musırr olup cümle dilberânlarıyla ayağa kalkup yanıma gelüp eydür "Gel gözümin nûrı! Çığı çığı Evliyâ ağam! Bu menim çâker efkende gulâmlarımdan Yezden Şîr mi ve Mirza Şâh'ı mı ve Fîrûz mı ve Pervîz mi ve Alî-yi Yâr'ı mı ve Zevâlîzen mi ve Şehland mı ve Seyf Kulu mı ve Hâl Hân'ı mı bu gulâmlarımın kangısını dilersen sana cabalarım. Kırmızı Murtazâ Alî ve Düvâzde imâmları seversin, gel mü’minim! Püserlerimin destinden bir câm çakır nûş et. Gelen kim kelleler germ ve sîneler nerm olup şu fezâ bezmgâhında bir kâm alalı ve bir dem süreli" deyü cümle pençe-i âfitâb [u] nûr-ı mahz gulâmlarıyla sarılup anlar beni, ben anları şarp şarp öperim, ammâ yine Feyyâz-ı Mutlak'dan isti‘ânet taleb ederim. Hemân hakîr eyitdim: "Ey Hânım! Cân sohbeti bu mıdır kim imdi Hoca Nağdî bir ayak çakır çeküp mest [ü] medhûş olup huzûrunda Hoca Nağdî 302a nakd-i rîhiyle bâd'efeşânlık edüp yüzüne karşu zartazârlık eder. Keyfiyyet [u] germiyyet-i ıyş [u] nûş-ı İrân-zemîn bu mıdır?" dediğimde hemân Hân depme urarak Hoca Nağdî'yi kaldırdıp başına tomlar urarak ser-i meclisde hâzır etdiler. Ammâ beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 301b–302a ·
metinde göster ·
… ." yemînleri, "Güzelce Şâh başiyçün ve kırmızı Murtezâ Alî hakkiyçün ve Düvâzde
İmâmlar
ervâhiyçün", derler ve lisân-ı Kürd'ü ve Ermenîce bilirler.
Lisân-ı ahâlî-i Hemedân: Yaka Türkmanı lisânı üzre, "Harada idin, pes men neylerem, men diledigim edermen, heze nelisemen." yemînleri, "Güzelce Şâh başiyçün ve kırmızı Murtezâ Alî hakkiyçün ve Düvâzde İmâmlar ervâhiyçün", derler ve lisân-ı Kürd'ü ve Ermenîce bilirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310b ·
metinde göster ·
… rafından 86a subaşısı vardır. Bir hâkimi dahi şer‘-i şerîf tarafından {hünkâr
imâmlarının}
yüz elli akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır kim cümle (---) aded nâhiye kurâları vardı …
Bir hâkimi dahi Bursa'da Ulucâmi‘in Yıldırım Hân mütevellîsi tarafından 86a subaşısı vardır. Bir hâkimi dahi şer‘-i şerîf tarafından {hünkâr imâmlarının} yüz elli akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır kim cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Yeniçeri serdârı ve sipâh kethüdâyeri ve muhtesibi ve bâcdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 85b–86a ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı envâ‘-ı meşrûbât: Evvelâ eyyâm-ı bahârda bu şehir içre niçe kerre yüz bin fıçı keçi süd[ünde]n kâmil üç ay surutka suyu, ya‘nî peynir suyu edüp çârsû-yı bâzâ[r]da fıçı fıçı surutka satarlar. Cümle halkının tabî‘atların müshil edüp reng-i rûyları humret üzre olur, ammâ sarı keçi südünden edenin surutkasın yağmâ edüp nûş ederler. Hakkâ ki gayrı diyârlarda dahi be-kavl-i hukemâ sarı keçi südü bahâr eyyâmında hoşdur kim vücûdda olan safra ve sevdâ ve balgam ahlâtı cümle mahv eder. Ve vişnâb suyu ve hardaliyyesi ve bal suyu dahi keyif verir, ammâ bir nev‘a ramazâniyye derler, müselles gibi üzümden olur. Ol dahi âdemi ayağından alır, lâkin bu ramazâniyyenin al alalı imâmlarda bulunup 131b ibâdete takviyet verir latîf şerbetdir, ammâ şarâbı içen nikbetdir deyü ta‘ayyüb ederler ve mest [ü] medhûş olan bu şehirde makhûr ve mezmûmdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a–131b ·
metinde göster ·
… yle etmek düşer mi?" deyü niçe gûne güft [ü] gûyumuz olup hele mâbeyne nâ’ib ve
imâmlar
ve niçe munsıf cemâ‘atler girüp cümlemizle barış görüş edüp beleğan-mâ-belağ za …
"Baka ağa, sen vezîria‘zam ağası isen biz de İbrâhîm Kethudâ'nın hocası Evliyâ Çelebi'yim. Şimdi gazâya gidüp İbrâhîm Kethudâ'ya 54b ve Köpürlüoğlu'na senden şikâyet ederiz. Nedir bu senin etdiğin. Nezâketle elimizden hayduk kâfirlerin almak mı isterdin? İşte ol kırk aded kâfirleri de kılıçdan geçirdik. Dağda bu kadar yiğitlerimiz şehîd olup bunda bu kadar yaralımız var. Yedi sâ‘at ceng-âşûb etdik. İmdâdımıza yetişmediğinden gayri bize yaygara edüp mâl-ı ganâ’im almak istersen, ayıb değil midir? Mü’min olana böyle etmek düşer mi?" deyü niçe gûne güft [ü] gûyumuz olup hele mâbeyne nâ’ib ve imâmlar ve niçe munsıf cemâ‘atler girüp cümlemizle barış görüş edüp beleğan-mâ-belağ zahîrelerimiz verüp "Gazânız kutlu olsun" demeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a–54b ·
metinde göster ·
İhvân-ı safâya ma‘lûm ola kim bâlâda tahrîr etdiğimiz ile bu kubâblardan gayri bu Harem-i şerîf içre alâmet-i binâ yokdur. Cümlesi ale't-tertîb tahrîr olundu. Ammâ bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında niçe yüz medârisler vardır. Cümlesinin revzenleri Beyt-i şerîfe nâzırdır. Herkes hânesinden mezâhib-i erba‘a imâmlarına iktidâ ederler, kat-ender-kat hâne ve medreselerdir. Ammâ Bâb-ı Dâvûd'dan Bâb-ı Selâm'a varınca Harem dîvârından taşrası şâhrâhdır. Ve Bâb-ı Safâ'dan taşrası Safâ ve Merve mâbeyni sûk-ı sultânîdir. Y 349a Ol tarafdan hâne ve medreseler Mısır emîrü'l-haccı medresesinden gayri medrese yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b–Y349a ·
metinde göster ·
… i Muhammedî, ardı sıra zemzeme-i Haydar-ı kerrârî, ardı sıra on iki bend on iki
imâmlar
rumûzun gösterüp esmâ’ü'l-hüsnâdan,
‘Buyurun sizi şâh dileyeturadır, alatlan’ dedükde biz dahi se yârân-ı zarîfân pâk hırka-i fâhireler ile huzûr-ı şâha vardığımızda hemân Selîm Dede Y 43a belinden nefîr-i İsrâfîl'i çıkarup bir zemzeme-i Muhammedî, ardı sıra zemzeme-i Haydar-ı kerrârî, ardı sıra on iki bend on iki imâmlar rumûzun gösterüp esmâ’ü'l-hüsnâdan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y42b–Y43a ·
metinde göster ·
… Râbi‘ asrında sene 1033 târîhine dek Mısır hükmünde hilâfet idi. Ol sene Zeydî
imâmlar
istîlâ edüp hükm etdiler.
Andan yine beşinci hilâfet Mısır eyâletinde Yemen'dir. Tâ Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında sene 1033 târîhine dek Mısır hükmünde hilâfet idi. Ol sene Zeydî imâmlar istîlâ edüp hükm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y59a ·
metinde göster ·
… de kal‘a bedenleri ve mazgal delikleri ve bevvâbları vardır. Miftâhları mahalle
imâmlarında
durur. Ve Bâb-ı Bahir'den bâğçeler kenârınca bin adım gidüp,
Bâbü'l-Bahir: Bu dahi iki kat garba nâzır demir kapulardır ve kaddi on arşın bâlâdır. Bu mahalde kal‘a dîvârı evler ve bâğ u bâğçeler içre gâ’ib olup şehri hakîr şehir kenârınca adımladım. Ammâ yine şehrin etrâfında mahalle kapuları vardır, üstlerinde kal‘a bedenleri ve mazgal delikleri ve bevvâbları vardır. Miftâhları mahalle imâmlarında durur. Ve Bâb-ı Bahir'den bâğçeler kenârınca bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86b ·
metinde göster ·
emânet durup bevvâbları kapuların ardında nobutlarına dayanup nevbet beklerler. …
Ve bu kapuların cümle Y 88b miftâhları mahalle imâmlarında emânet durup bevvâbları kapuların ardında nobutlarına dayanup nevbet beklerler. Zîrâ ol gece ol mahallede bir şey zâyi‘ olsa bevvâbdan su’âl olunup ikâb olur. Bevvâba bu hizmet tahtında günde birer dîvânî Mısır parası ahâlî-i mahalle ulûfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b–Y88b ·
metinde göster ·
on yedi kavil üzre mihrâbda muktedâ-yı nâs olup imâmet ederler. Ammâ cümleden M …
kavli tamâm olup hıfzı tekmîlden sonra İbn Kesîr'i tekmîl edüp Cezerî'ye ve Şâtibî'ye de tahrîr olduğu üzre cemî‘i me’hazları zabt edüp kırâ’at-ı İbn Kesîre ve kırâ’at-ı Seb‘a'ya andan kırâ’at-ı Aşere'ye andan kırâ’at-ı Takrîb'i tekmîl-i fünûn ederler. Ammâ Mısır'da ba‘zı imâmlar on yedi kavil üzre mihrâbda muktedâ-yı nâs olup imâmet ederler. Ammâ cümleden Mısır'da kavl-i Kâlûn ve kavl-i Ebû Amr kavli üzre okumak makbûldür, ammâ Rûm'da Hafz kırâ’atı makbûldür. Bu kırâ’atlar Hazret-i Ömer hilâfetinde men‘ olup kendülerinden sonra kerîmeleri Hafza Hazret-i Osmân ile câmi‘u'l-Kur’ân olup Hafza kızdan ahz olunduğıyçün kırâ’at-ı Hafz derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y107a ·
metinde göster ·
. Senevî toksan bin para imâma hulvânı hâsıl olur.
Ve bu âsitânenin sağ köşesinde bir kapudan içeri üstü mestûr bir meydândır. Etrâfı kat-ender-kat fukarâ-yı Kâdirî hücreleridir. Ve ol meydânda Q 199b cümle fukarâ semâ‘, tevhîd, safâ ederler. İki yüzden mütecâviz fukarâları vardır. Fakr [u] fâkada riyâzât [ve] mücâhede sâhibi kimseler vardır kim yüzlerinden nûr tamar. Ve mecma‘-ı fukarâ ve ulemâ kânı bir âsitâne-i Kâdirîdir. Ve evkâf-ı gâyet kavîdir, âyende vü revendeye ni‘met-i mebzûldür. Nâzırı Mısır vâlîlerinin imâmlarıdır. Senevî toksan bin para imâma hulvânı hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y110a ·
metinde göster ·
… yüz elli akçe şerîf kazâdır, lâkin mesâfe-i ba‘îde olmak ile Habeş paşalarının
imâmlarına
mübahharen ihsân olunur.
Melik Necâş'ın tahtı imiş. Bu dahi ibtidâ Hazret-i Risâlet-penâh asrında Hazret-i Osmân-ı Zi'n-nûreyn yüz pâre gemiyle Cidde'den gelüp feth etmişdir. Ba‘dehu Melik Necâş istîlâ edüp tâ Selîm-i Sânî asrında feth olmuşdur, be-dest-i Çerkes Özdemir Paşa. Habeş eyâletinde kâyimmakâmlıkdır. On mîl ihâta eder bir cezîre-i vâsi‘dir. Ve karaya karîbdir, ancak bir top menzili ba‘îddir. Bu cezîrede incü çıkar. Mâ-tekaddem müfîd [ü] muhtasar kal‘ası var imiş, hâlâ münhedim olup câ-be-câ âsâr-ı binâları nümâyândır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır, lâkin mesâfe-i ba‘îde olmak ile Habeş paşalarının imâmlarına mübahharen ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y437a ·
metinde göster ·
… mak ile harcı hâsılından ziyâde olması sebebiyle bir kimesne tâlib olmayup paşa
imâmları
pâye ile alırlar, kurâ ve kasabâtları kal‘alar ve şehirlerdir, anlara nâ’ib ⟦Y …
Ve bu Habeş mâ-tekaddem mevleviyyet idi; hâlâ üç yüz pâyesiyle ihsân olunur. Ammâ râh-ı dırâz olmak ile harcı hâsılından ziyâde olması sebebiyle bir kimesne tâlib olmayup paşa imâmları pâye ile alırlar, kurâ ve kasabâtları kal‘alar ve şehirlerdir, anlara nâ’ib Y 438a kor, senevî bin guruş olur. Ve halkı aslâ şerî‘at ve tarîkat ve hakîkat ve ma‘rifet nedir bilmezler, bir alay dağî ve bâğî ve yağı ve zâğî ve cild-i siyâh mâğî ve nâr-ı cahîm olacak durağı râğî ve âkî kavm-i Zengîlerdir kim dîn îmân ve mezheb i‘tikâd nedir bilmezler, bir alay ecnâs-ı mahlûkât bu iklîm-i Habeş'dedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y437b–Y438a ·
metinde göster ·
… hi elli kîse fâ’iz kalır. Ve yüz elli akçe pâyesiyle bir kazâ-i mübrimdir. Paşa
imâmları
hükm eder. Ve kal‘a dizdârı var. Ve neferâtları paşa ağavâtlarıdır. Mâh-be-mâh …
Ve paşanın bu kal‘ada bir mükellef ağası iki yüz âdemiyle kâyimmakâmlık eder. Senevî paşaya yüz kîse muhâsebe verir. Kendüye dahi elli kîse fâ’iz kalır. Ve yüz elli akçe pâyesiyle bir kazâ-i mübrimdir. Paşa imâmları hükm eder. Ve kal‘a dizdârı var. Ve neferâtları paşa ağavâtlarıdır. Mâh-be-mâh vazîfe-i mu‘ayyenelerin paşadan alırlar, ey tedârikdir. Ve ekseriyyâ paşa ağaları bunda sâkin olurlar, zîrâ Musova bir pis ova ve cezîre yerdir, suyu gemilerle bu Harkova'dan gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439b ·
metinde göster ·