… beş mahalle-i müslim ve on beş mahalle-i kefere addolunur. Tâ kefere asrındaki
imâretden
kalmış fecerelerdir.
Ahvâl-i kal‘a-i kadîm Çorlu: Bânisi Yanko ibn Madyan'dır. İbtidâ sene 720 târîhinde Edirne Fâtihi Gâzî Hudâvendigâr fethidir. Yire beraber münhedim edüp kendüler Kosova'da şehîd olduktan sonra küffâr müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp sene (---) dest-i tasarruflarında durup ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân feth edüp cümle der-i dîvârların münhedim edüp hâlâ eser-i binâları Çorlu şehrinin cânib-i şimâlinde nümâyândır. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Mehemmed Hân fethidir. Edirne hâkimi hükmünde (---)(---) yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyesi otuz pâre kurâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve yeniçeri kolluğu yasakçıları vardır. Sebeb-i tesmiyesi oldur kim Koca Gâzî Hudâvendigâr bu kal‘ayı feth etmede usret çeküp "Şu Çorlu dahi feth olmadı" deyüp feth oldukda ismine Çorlu dediler. Gerçi yayla yerde hevâsı latîf yerdir ammâ ekseriyyâ Çorlu halkı çorlulardır. Ammâ sefer-i hümâyûn oldukda her memleket halkının birer gûne oran derler isimleri vardır. Ol ismile birbirin çağırup çadırların ve tevâbi‘ [u] levâhıkların bulurlar. Haleb diyârının oranı "Yâ ahad"dir. Ve Diyârbekir'in "Âmid"dir. Bu Çorlu'nun oranı olan "Beğ" çağrılır, Çorlu çağrılmaz. Şehr-i kadîmdir. Kefere zamânında bunda bir deyr-i metîn var idi. Sarı Saltuk anda makâm edinmekle anın şerefiyetine bu şehir gâyet ma‘mûr [u] âbâdân idi. Hâlâ niçe bin yerde âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Ammâ şimdi dest-i Osmân'da cümle üç bin kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ-yı ma‘mûrlardır. Ve cümle on beş mahalle-i müslim ve on beş mahalle-i kefere addolunur. Tâ kefere asrındaki imâretden kalmış fecerelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106b ·
metinde göster ·
… ehl-i safâ ve ehl-i şevk ve ehl-i hevâdır. Ve dâ’imâ her mülûk destinde oldukça
imâretden
hâlî değildir. Niçe yerde imârât içün medfûn mutalsamât-ı garîbeleri vardır.
Tahrîrât-ı tâli‘-i nücûm-ı imâristân: Bi-kavli sâhib-i mahkeme el-Mevlâ Ahî Çelebi: Bu şehr-i Edirne sa’d-sâ’atde binâ olmak ile nücûm-ı tâli‘i zühre olduğunda cemî‘i halkı mesrûr u handân ve ehl-i safâ ve ehl-i şevk ve ehl-i hevâdır. Ve dâ’imâ her mülûk destinde oldukça imâretden hâlî değildir. Niçe yerde imârât içün medfûn mutalsamât-ı garîbeleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 164b ·
metinde göster ·
… bir kapusu vardır. İçinde bir câmi‘i ve yetmiş seksen kadar hâneleri var, gayrı
imâretden
eser yokdur. Dizdârı neferâtları Bitlîs hânı tarafındandır ammâ bir mahalle dah …
Ve bânîsi (---)(---)(---)(---)(---)(---). Bu dahi bilâd-ı Ermendendir, ammâ hâk-i Kürdistân-ı Rujikistân'dır. Sene (---) târîhinde hâkimi olan Hazret-i Şeref Hân ser-çeşme-i müverrihân, Selîm Hân-ı Evvel'e itâ‘at etdüğinden Selîm-i zor-âver bu Şeref Hân-ı servere kal‘a-i Kefindir'i ber-vech-i hükûmet ihsân etdi. Bitlîs hâkimi hükmünde subaşılıkdır ve Bitlîs kazâsı nâhiyesindendir. Kal‘ası bir dere içinde bir çay kenârında sarp kaya-yı sebz-gûn üzre havâleli bir seng-tıraş kal‘a-i hâzır-bâşdır. Cânib-i erba‘asında asla handakı yokdur ammâ ne kadar adım cirmi vardır ma‘lûmum değildir, ammâ küçükdür. Cânib-i (---) bir kapusu vardır. İçinde bir câmi‘i ve yetmiş seksen kadar hâneleri var, gayrı imâretden eser yokdur. Dizdârı neferâtları Bitlîs hânı tarafındandır ammâ bir mahalle dahi Van eyâleti add olunur. Kal‘adan {taşra} yetmiş seksen kadar yine hâk-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır, ammâ yine imâret-i çârsû-yı bâzâr aslâ yokdur. 221a Bu kal‘a-i Kefindir'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220b–221a ·
metinde göster ·
… ba‘zı Ekrâd hâneleri vardır ammâ bir câmi‘den gayrı çârsû-yı bâzârdan ve sâ’ir
imâretden
bir eser-i binâ yokdur. Ammâ imâr olacak bender-i lâzımdır. Zîrâ bir latîf lima …
Menzil-i kal‘a-i Taht-ı Van: Ekrâd kavmi Tatvân derler. Bu mahal Van eyâleti hudûdunda Van deryâsı kenârında Van paşasının hâssı subaşısı hâkimdir ve niyâbetdir. Mâtekaddem Süleymân Hân zamânında Zâl Paşa bir müfîd ü muhtasar kal‘a binâ edüp derbend-i çalındır olmuşdu. Ba‘dehû Şâh Tahmasb asrında Acem Ercîş ve Âdilcevâz ve Ahlat kal‘alarına istîlâ etdikde bu Taht-ı Van kal‘asından gemiler ile Van kal‘asına imdâd gitmesin içün Taht-ı Van kal‘asın harâb edüp hâlâ leb-i deryâda liman ağzında kal‘a-misâl bir hân-ı kavî kalmışdır. Van paşasının bir ağası iki yüz âdem ile ol hânda hükûmet eder ve Van kulu tarafından bir ağa gümrüğü zabt edüp Van deryâsından gidüp gelen gemilerden bac ve gümrük, öşr-i sultânî alur. Bu hânın etrâfında ba‘zı Ekrâd hâneleri vardır ammâ bir câmi‘den gayrı çârsû-yı bâzârdan ve sâ’ir imâretden bir eser-i binâ yokdur. Ammâ imâr olacak bender-i lâzımdır. Zîrâ bir latîf limanı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 236b ·
metinde göster ·
… ehterhâne kullesi ve dizdârhânesi vardır ve azîm balyemez topları vardır. Gayri
imâretden
âsârı binâ yokdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin elli adımdır. Ve şekl-i müdev …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Âdilcevz: Kavm-i Ekrâd kal‘a-i Cevz derler. Zîrâ bir yalçın Kahkahâ kal‘ası gibi evce ser çekmiş bir sahre-i âlî üzre ceviz gibi bir müdevver kal‘a olduğundan görenler ceviz kal‘ası derler, ammâ Süleymân Hân adl ile aldığından Âdilcevâz derler. Van deryâsının kenârında ebr-i gûn bir kûh-ı nakş-ı bukalemun zirve-i âsumâna ser çekmiş kaya üzre vâki‘ olmuş seng-tıraş ile mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı kadîm ve sûr-ı azîm bir kal‘a-i zîbâdır. Aşağı zemînden kal‘anın ta zirvesine piyâde âdem nısf sâ‘atde urûc etdikde bu kal‘anın şarkîsi ve cenûbîsi tarafında olan Van deryâsı bir halîc-i sağîre gibi nümâyândır. Ta vakt-i çâşt olmayınca ebr-i kebût içre kal‘anın zirve-i a‘lâsı görünmez. Bu iç kal‘a-i âlînin etrâfında asla handak yokdur ve mümkin de değildir. Zîrâ dâ’iren-mâdâr etrâfı şahin yuvalı yalçın yalama kayalardır kim bir tırnak ilişdirecek yeri yokdur ve otuz sekiz aded metîn kulleleri vardır ve cânib-i (---) nâzır bir demir kapusu vardır ammâ biri biri içre üç kat bâb-ı kavîlerdir. Bu kal‘ada cümle yetmiş aded bâğsız ve bâğçesiz daracık hâneleri cümle türâb ile mestûrdur. Derûn-ı kal‘ada Süleymân Hân'ın bir câmi‘i ve cebehâne mahzenleri ve gılâl anbarları ve su sarnıçları ve mehterhâne kullesi ve dizdârhânesi vardır ve azîm balyemez topları vardır. Gayri imâretden âsârı binâ yokdur ve dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin elli adımdır. Ve şekl-i müdevverden cânib-i şimâle tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Zîrâ bu kal‘anın taraf-ı şimâlinde bir top menzili ba‘îd bir kûh-ı bâlâ havâlesi olmağile ol havâleyi men‘ ve def‘ içün kal‘ayı ol tarafa tûlânîce inşâ etmişler ammâ ol havâleden bu kal‘aya asla zarar isâbet etmek ihtimâli yokdur. Zîrâ muhâsara eden düşmanın topu güllesi aşrı gidüp deryâya düşer. Andan aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 242b ·
metinde göster ·
İçinde altı yüz hânesi ve Mîrkulu Hân câmi‘i var. Gayri
imâretden
çârsû-yı bâzâr hammâmı yokdur. Dizçöken akası ve yasavul ağası ve üç yüz nefer …
İçinde altı yüz hânesi ve Mîrkulu Hân câmi‘i var. Gayri imâretden çârsû-yı bâzâr hammâmı yokdur. Dizçöken akası ve yasavul ağası ve üç yüz nefer dizçökenleri ve şâhî topları ve müstevfâ cebehâneleri vardır. Ammâ ba‘zı zamân deryâ çekilüp bu kal‘a sahrâda kalur. Ammâ aşağı rabât kal‘ası ma‘mûrdur. Ve şekl-i murabba‘ Şeddâdî taş binâdır kim Şâh Tahmasb binâ etmiş. Zîrâ binâ-yı cedîd alâmeti vardır. Derûn-ı kal‘ada cümle yedi yüz mikdârı hâk-i pâk ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz hâne-i ma‘mûrlardır. Bağlı ve bâğçeli İşneviye kûhları dâmenine düşmüşdür. Ve bu kal‘anın her tarafında handakı vardır. Dâ’iren-mâdâr bu rabât-ı ma‘mûre altı bin adımdır kim iç kal‘a kayasının garbîsi tarafın ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297b ·
metinde göster ·
… k beş hâne ve Murâd Hân'ın bir câmi‘i ve buğday anbârı ve cebehânesi var. Gayrı
imâretden
bir nişân yokdur. Dizdârı ve yüz aded âmâde ve hâzır-bâş neferâtları vardır. Ka …
Bu kal‘a içre ancak beş hâne ve Murâd Hân'ın bir câmi‘i ve buğday anbârı ve cebehânesi var. Gayrı imâretden bir nişân yokdur. Dizdârı ve yüz aded âmâde ve hâzır-bâş neferâtları vardır. Kal‘ası leb-i Özü'de sekiz köşe bir küçük kal‘acıkdır kim cirmi üç yüz germe adımdır, ammâ dîvârı elli arşın bâlâdır ve aslâ handakı yokdur, zîrâ kumsal bir alçak yerde binâ olunmuşdur. Ve karşu Kılburun'a ve nehr-i Özü boğazına ve kara câniblerine on iki köşeye bakar on iki pâre balyemez top-ı serâmedleri var kim nazîrleri meğer Rodos kal‘asında ola. Ve her topların delikleri Özü nehrine berâber demir kapaklı kapulardır. Özü ve Karadeniz temevvüc etdiği yer olmak ile iki bahrin fırtınası bu top deliklerinden içeri su girir. Ve her kulleleri ejder-i heft-ser-misâl metîn ve müstahkem kullelerin depeleri cümle tahta örtülü kubbelerdir. El-hâsıl "Kilidü'l-bahreyn" nâm denilse sezâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a ·
metinde göster ·
… dur. Ve maşrık cânibine nâzır ancak bir kapusu var. Aslâ çârsû-yı 122a hân ve
imâretden
bir şey yokdur.
Bu kal‘a içre cümle altmış aded hâne ve bir câmi‘ ve bir anbâr var. Gayrı âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Ve maşrık cânibine nâzır ancak bir kapusu var. Aslâ çârsû-yı 122a hân ve imâretden bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121b–122a ·
metinde göster ·
… inde kapudanı ve yetmiş aded neferâtları ve bir câmi‘i ve bir anbârı var. Gayrı
imâretden
bir çârsû-yı bâzâr yokdur. 158a Ancak bu kal‘a Çernik sancağına tâbi‘dir. Bun …
Lisân-ı Hırvat'da (---)(---)(---) demekdir, ammâ bânîsini bir serhad kavmi bilmediler. Ancak fâtihi sene 935 târîhinde Sultân Süleymân Nemse çâsârının pây-ı tahtı olan Beç kal‘asın muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde asker-i İslâm uğuruna ve dîn-i mübîn yoluna kırk bin yiğit ile diyâr-ı küffâra kurbân olmağa gidüp cümle şehîd olanlara serdâr olan Ösekli Kâsım Voyvada sene 931 târîhinde Ösek'den seğirdüp bir günde bu kal‘a-i Belusitina'yı gelüp feth edüp ceng-i azîm etdiğin bilir gâzî ve pîr-i fânîler vardır, ammâ bu kal‘a bir ormanistân içre şekl-i murabba‘ kârgîr binâcıkdır. İçinde kapudanı ve yetmiş aded neferâtları ve bir câmi‘i ve bir anbârı var. Gayrı imâretden bir çârsû-yı bâzâr yokdur. 158a Ancak bu kal‘a Çernik sancağına tâbi‘dir. Bundan dahi zahîre-bahâ almayup bu kal‘adan cânib-i (---) tarafına 3 sâ‘atde dağlarda gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157b–158a ·
metinde göster ·
… rı cebehânesi ve şâhî topları ve gılâl anbârları ve bir küçük câmi‘i var. Gayrı
imâretden
bir şey yokdur, ammâ aşağı varoşu üç yüz mikdârı bâğçelice fukarâ hâneleri var. …
Bosna eyâleti hâkinde vâki‘ olup derûn-ı hisârda dizdârı ve mehterhânesi ve elli aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve şâhî topları ve gılâl anbârları ve bir küçük câmi‘i var. Gayrı imâretden bir şey yokdur, ammâ aşağı varoşu üç yüz mikdârı bâğçelice fukarâ hâneleri var. Cümle kiremit ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167a ·
metinde göster ·
… er dahi gâh mağrib ve gâh maşrık câniblerin eyle gâret etdik kim "Âyâ bu vâdîde
imâretden
âsâr var mı idi?" deyü bilinmez idi. Ve bu nâhiyeye Saboç derler. Sene-i mâzîle …
Hamd-i Hudâ yigirmi bin asker bu kadar mâl [u] menâl alup top menzili gölden alarka bâğlar kenârında meks edüp kal‘a küffârları askere aslâ rağbet etmeyüp bir top atmadı. Bizler dahi gâh mağrib ve gâh maşrık câniblerin eyle gâret etdik kim "Âyâ bu vâdîde imâretden âsâr var mı idi?" deyü bilinmez idi. Ve bu nâhiyeye Saboç derler. Sene-i mâzîlerde merhûm Seydî Ahmed Paşa dahi bu vâdîlere gelüp nehb ü gâret etmiş imiş, niçe bin esîr alup gitmiş imiş. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11a ·
metinde göster ·
… îmdir. Ve altı aded mescidi ve dörd hânı ve bir küçük hammâmı var, gayri âsâr-ı
imâretden
bir eser yokdur, ammâ keferesi çok olmağile bâğları gâyet çokdur kim şarâbı cih …
Ve Müselmân mahallelerinde bir câmi‘i var, kâr-ı kadîmdir. Ve altı aded mescidi ve dörd hânı ve bir küçük hammâmı var, gayri âsâr-ı imâretden bir eser yokdur, ammâ keferesi çok olmağile bâğları gâyet çokdur kim şarâbı cihânı dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
bir şey yokdur, ammâ kal‘ası bir kayalı püşte üzre bir azîm şeddâdî binâ-yı kad …
İçinde imâretden bir şey yokdur, ammâ kal‘ası bir kayalı püşte üzre bir azîm şeddâdî binâ-yı kadîm seng-tırâş bir kal‘a-i savaşdır, lâkin iç el olmak ile gözden bırağılmış bir kal‘a-i garîbdir. İçinde şiddet-i şitâ eyyâmında koyun ve keçiler kışla[r], ammâ bunun da aşağıda varoşu Yenehisâr varoşundan ma‘mûrdur. Bu dahi (---) sancağıbeğinin hâssı voyvadası zabt eder, yüz elli akçe kazâdır. Ve bu mahalde vezîria‘zam hâssı da vardır. Ol dahi başka hükûmetdir. Ve sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42a ·
metinde göster ·
… ol kadar işlemez. Ve cümle yigirmi aded hurde dükkâncıkları var, gayri kurşumlu
imâretden
bir âsâr-ı binâ yokdur. Olduğu kadarca kasabacıkdır. (---)(---)(---)(---)
Cümle üç aded hâncuğazları vardır. Ancak yüzer yüz ellişer at ve katır alır hân-ı sağîrelerdir. Ve ancak bir küçük kesîfçe hammâmcığı var, halkı hammâma ihtiyâç değillerdir, zîrâ herkesin ev hammâmları vardır. Ve kefereleri gâyet çok olduğundan hammâmı ol kadar işlemez. Ve cümle yigirmi aded hurde dükkâncıkları var, gayri kurşumlu imâretden bir âsâr-ı binâ yokdur. Olduğu kadarca kasabacıkdır. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42a ·
metinde göster ·
bir nişân yokdur. Berbâd-ı harâb u yebâb emr-i hakdır ve nevâhîlerinde dağları …
El-hâsıl kal‘a-i Terkoz böyle bir avgâh ve şikârgâh ve mesîregâh sahrâları pür-giyâh gibi zemîr yokdur, lâkin kal‘asının vîrânı çokdur. Derûn-ı hisârda aslâ evlerden ve imâretden bir nişân yokdur. Berbâd-ı harâb u yebâb emr-i hakdır ve nevâhîlerinde dağları cümle akdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50a ·
metinde göster ·
… b yerde olmak ile handakı yokdur ve havâlesi çokdur ve içinde çârsû-yı bâzâr ve
imâretden
bir şey yokdur. Ancak birkaç âdem nevbet ile kal‘a beklerler. Cümle kullar aşağ …
Cânib-i şimâle bir kapusu vardır, ammâ sa‘b yerde olmak ile handakı yokdur ve havâlesi çokdur ve içinde çârsû-yı bâzâr ve imâretden bir şey yokdur. Ancak birkaç âdem nevbet ile kal‘a beklerler. Cümle kullar aşağı kasabada olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… eth'in bir küçük câmi‘i ve gılâl anbârı ve cebehânesi var, gayri âsâr-ı binâ-yı
imâretden
bir şey yokdur.
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Neretva'dan sehel içeri bir düz vâsi‘ ve kumsal ve havâlesiz bir vâsi‘ fezâda vâkı‘ olup sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî binâsı olup esâs-ı binâsı sâfî alçak kayalar üzre inşâ etmişler kim aslâ lağım kâr eylemez ve kumsal yer olmağile meteris dahi olmaz, zîrâ kumluğu üzre bir zirâ‘ yer kazılsa su çıkar, anıniçün bu kal‘aya meterisle düşman gelemez. Gâyet metîn ve emîn kal‘a-i hısn-ı hasîn hâit-i üstüvâr olup çâr-kûşesinde Çâr-yâr-ı güzîn aşkına çâr kullesi var kim hakkâ ki her biri birer gûne sedd-i Kahkahâlardır. Ve şimâl cânibine nâzır bir demir kapusu olup bu kal‘a içre cümle yigirmi aded kayağan örtülü hâneleri ve Ebü'l-feth'in bir küçük câmi‘i ve gılâl anbârı ve cebehânesi var, gayri âsâr-ı binâ-yı imâretden bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
… kapucular ve mehterânlar hânesinden gayri anbâr ve cebehânesi var, gayri âsâr-ı
imâretden
bir şey yokdur.
Ve derûn-ı hisârda dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve kapucular ve mehterânlar hânesinden gayri anbâr ve cebehânesi var, gayri âsâr-ı imâretden bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
… m bu kal‘a feth oldu, ammâ dahi nev binâ olmağile içinde aslâ çârsû-yı bâzâr ve
imâretden
aslâ bir şey olmayup ancak bir müfîd ü muhtasar kenîse ve deve damları gibi uzu …
Hulâsa-i kelâm bu kal‘a feth oldu, ammâ dahi nev binâ olmağile içinde aslâ çârsû-yı bâzâr ve imâretden aslâ bir şey olmayup ancak bir müfîd ü muhtasar kenîse ve deve damları gibi uzun uzun soltat ve murtat odaları ve Kanije tarafına ancak bir kapusu var idi, ammâ nehr-i Morava tarafında aslâ der [ü] dîvârdan bir alâmet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı Varoş-ı Beşli: Ustolni-Belgrad'ının Budin Kapusu'ndan taşra cânib-i şimâlde handak kenârında kefere a‘sârında iki bin hâneli varoş-ı azîm imiş. Hâlâ birkaç kerre muhâsaralar görmek ile bu rabta harâb olmuşdur, zîrâ küffâr bu kal‘ayı bir iki kerre bu varoş tarafından almışdır. Anıniçün Osmânlı harâb etmişdir. Hâlâ yüz kadar hâne ve bir mahalle câmi‘i ve bir mescidi (---)(---) Baba'nın tekyesi kalmışdır, ammâ etrâfında palanka hisârı kalmamışdır. Çârsû-yı bâzârdan ve gayri imâretden bir âsâr-ı binâ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
… nın tozu ve toprağı eflâke peyveste olup hafirler kazarlardı. İçinde henüz dahi
imâretden
bir ev yok idi, ancak Tuna kenârında beş bin kadar soltat olacak sazdan ve kamı …
"Düşman bu kal‘ayı muhâsara ederse bu kal‘a şu resimde gerek, böyle gerek şöyle gerek" deyü müşâvereler ile şekl-i müsebba‘, ya‘nî yedi köşe bir temel kazmağa elli bin re‘âyâ cem‘ olup ibtidâ ipler ile kal‘anın zemînin tarh edüp andan taşra handakları ve tabyaları ve kapuların tarh ederken azîm temâşâlar edüp temelleri kazdıklarının tozu ve toprağı eflâke peyveste olup hafirler kazarlardı. İçinde henüz dahi imâretden bir ev yok idi, ancak Tuna kenârında beş bin kadar soltat olacak sazdan ve kamışdan odalar ve azîm toprak tabyaları müfîd [ü] muhtasar yapup kırk elli pâre toplar koyup mukaddemâ ma‘mûr olan gümrükhâne köy bu kal‘aya varoş kalmış olur, ammâ eğer bu kal‘a itmâm bulursa gâyetü'l-gâye metîn kal‘a-i üstüvâr olur. İki yüz yerde hemân dağlar gibi kırmızı tula pişirüp âmâde dururdu. Bu kal‘a cümle tuladan olsa gerek. Bu kal‘anın üssü hafirlerin seyr-i temâşâ edüp yine şimâl tarafına sahrâlar ve ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre 3 sâ‘atde gidüp, 74a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b–74a ·
metinde göster ·
… r kim sığır ve sıpalar girmesin içün parmaklı çitler örülmüşdür. Gayri kubâb ve
imâretden
bir alâmet yokdur.
Kavm-i Tatar bu azîze Sar Atay Sultân derler. Bunlar sahâbe-i kirâm-ı Resûlullâh'dandır kim Hazret-i Risâlet-penâh dâr-ı bâkîye intikâllerinden sonra bu Sarı Ata Sultân ve Mâlik Eşter hazretleri ve Baba Mansûr hazretleri üç nefer yarar tüvânâ pehlivânlar Salsâl-ı dâll-ı kral-ı bed-fi‘âl cengine geldiklerinde mel‘ûn Salsâl bu Sarı Ata Sultân'ı şehîd edüp bu mahalde defn ederler. Merkad-i pür-envârlarının kadd [ü] kâmeti kâmil yigirmi adımdır. Başı ve ayağı ucunda birer amûd-ı müntehâları var ve cânib-i erba‘ası handakdır kim sığır ve sıpalar girmesin içün parmaklı çitler örülmüşdür. Gayri kubâb ve imâretden bir alâmet yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 201a ·
metinde göster ·
… beyne-h[üm]âları tokuz mîldir kim karayel üzre Anavarin'den gidilir. İçinde bir
imâretden
eser yok bir küçük sâfî kayalı cezîrecikdir. Bu adaya Bâyezîd Hân'ın Moton, Kor …
Mezkûr Berak adası Mora cezîresine pek yakındır kim kurşum yetişir. Ve Anavarin kal‘asıyla mâbeyne-h[üm]âları tokuz mîldir kim karayel üzre Anavarin'den gidilir. İçinde bir imâretden eser yok bir küçük sâfî kayalı cezîrecikdir. Bu adaya Bâyezîd Hân'ın Moton, Koron seferinde Berak adası deyü tesmiye etmişler ammâ lisân-ı Freng'de ismine keştîbânlar Peradna derler. Ammâ asıl liman gibi bayağı keşişlemeye mukâbil olan kenârda bir harâb kenîsecik yeri vardır, palamarı kilise önüne bağlayup gemiler demirlerin keşişleme tarafına yigirmi iki kulaç suda korlar. Ve mezkûr adanın kara tarafı kırk kulaç amîk denizdir. Barça kalyonlar murâd edinse geçer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
Bu kal‘ada aslâ hân u dükkân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve gayri
imâretden
eser yokdur. Ancak Sultân Mehemmed Hân'ın bir küçük câmi‘i ve kal‘a kapusu üzre …
Bu kal‘ada aslâ hân u dükkân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve gayri imâretden eser yokdur. Ancak Sultân Mehemmed Hân'ın bir küçük câmi‘i ve kal‘a kapusu üzre bir mescidi vardır. Bu kal‘a bir cezîre yerde olmak ile aslâ bir şey bulunmaz. Cümle Mizistre'ye muhtâclardır. Ammâ halkı gâyet şehbâzlardır. Her bâr Manya küffârıyla savaş-ı perhâş edüp mahbûb u mahbûbe Manya kızları ve gulâmları getirüp her gün ceng [ü] cidâlden hâlî değillerdir. Ve bu kal‘adan taşra Manya küffârı havfinden aslâ evler yokdur. Ancak küçük kulle gibi çiftlikleri çokdur, zîrâ gâyet mahsûldâr sahrâsı vardır. Bu kal‘adan aşağı nehr-i Arna, Manya dağlarından gelüp bu mahalle karîb Akdeniz'e karışır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
bir nişân yokdur, ammâ keçileri ve koyunları ve sığırları çokdur. Taşra varoş e …
Ve hân u hammâm ve medrese ve mekteb ve gayri imâretden bir nişân yokdur, ammâ keçileri ve koyunları ve sığırları çokdur. Taşra varoş evleri kiremitlidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
Ve kal‘a içinde bir mescidi ve yigirmi neferâtlar hânesi var. Andan gayri
imâretden
bir âsâr yokdur. Ancak kal‘a kapusunun iç yüzünde bir âb-ı hayât buz-pâre kuyus …
Ve kal‘a içinde bir mescidi ve yigirmi neferâtlar hânesi var. Andan gayri imâretden bir âsâr yokdur. Ancak kal‘a kapusunun iç yüzünde bir âb-ı hayât buz-pâre kuyusu var. Aceb hikmetdir kim bu kal‘a deryâ içinde olup yine böyle âb-ı hayât suyu ola, temâşâdır. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y43b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘adan taşra kıble tarafına bir kat kal‘a dahi var. İçinde
imâretden
bir şey yokdur. Serâpâ vîrândır ve ibret-nümâ harâb binâlar vardır. Ve kal‘a ka …
Ve bu kal‘adan taşra kıble tarafına bir kat kal‘a dahi var. İçinde imâretden bir şey yokdur. Serâpâ vîrândır ve ibret-nümâ harâb binâlar vardır. Ve kal‘a kapusu kıbleye nâzır bir tarz-ı acîb ü garîb musanna‘ binâ bâb-ı atîkdir kim kemerleri üzre nakş-ı Bihzâd-misâl bir gûne hayâl-pesend tasvîrler var kim çeşm-i ibret hîrelenüp âdem vâlih dem-beste vü hayrân olur. Ve bu temâsîl-i acîbenin misli meğer Atina kal‘asında ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y67b ·
metinde göster ·
… ânî ma‘mûr hâneleri vardır. Ve bir câmi‘i ve yigirmi aded dükkânları var. Gayri
imâretden
nişân yokdur.
Menzil-i karye-i Kürdler: Eyneâbâd kazâsıdır. Kadı ekser zamânda bunda sâkin olur. Ammâ mahsûs mahkemesi yokdur. Ve Sığla sancağı hâssıdır ve ze‘âmetdir. Kethudâyeri yokdur, ammâ Kürdoğlu Ahmed Beşe yeniçeriyân serdârıdır. Ve cümle ahâlîsi Sûrân Ekrâdları'dır. Bu şehirde tenâsül bulup amâr etmişler. Aslâ Türkçe kelimât etmeyüp cümle harra verre runiti diyerek Kürdî lisân tekellüm ederler. İki yüz elli bâğlı ve bâğçeli tahtânî ma‘mûr hâneleri vardır. Ve bir câmi‘i ve yigirmi aded dükkânları var. Gayri imâretden nişân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73b ·
metinde göster ·
… ra varoşu gâyet büyük şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâsı cihânı dutmuşdur. Ol
imâretden
hâlâ yüz mikdârı toprak örtülü bâğ u bâğçeli evlerdir.
Ve kal‘a Q 52b içinde bir küçük mescidi ve yigirmi toprak örtülü evleri var. Cümle Milâs sahrâsına nâzırdır. Ammâ taşra varoşu gâyet büyük şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâsı cihânı dutmuşdur. Ol imâretden hâlâ yüz mikdârı toprak örtülü bâğ u bâğçeli evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y102a ·
metinde göster ·
… yüz adımdır. İçinde kırk elli Urbân hâneleri var. Dizdârı ve neferâtı ve gayri
imâretden
bir âsâr yokdur. Sene (---) târîhinde (---)(---) binâ etmişdir. Andan kıbleye …
Sayda hâkinde paşa hâssıdır ve subaşılıkdır. Ve nâhiye olmak ile niyâbetdir. Kal‘ası leb-i deryâya bir top menzili karîb nehr-i Reytân kenârında bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘acıkdır. Cirmi dörd yüz adımdır. İçinde kırk elli Urbân hâneleri var. Dizdârı ve neferâtı ve gayri imâretden bir âsâr yokdur. Sene (---) târîhinde (---)(---) binâ etmişdir. Andan kıbleye leb-i deryâ ile bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y195b ·
metinde göster ·
… erin münhedim etmiş. Hâlâ Y 199a içinde keçi ve koyun kışlar. Benî âdemden ve
imâretden
bir şey yokdur.
Ve kal‘ası evc-i âsımâna ser çekmiş bir kal‘a-i âlîdir. Aşağı derelerden ve şehirden bir sâ‘atde çıkılır. Ol cebel-i müntehânın zirve-i a‘lâsında şekl-i müdevver bir sengîn-bünyâd bir kal‘a-i köhne-âbâddır. Ammâ hîn-i fetihde Melikü't-Tâhir Efrenc elinden feth etmede üsret çeküp ba‘zı yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ Y 199a içinde keçi ve koyun kışlar. Benî âdemden ve imâretden bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y198b–Y199a ·
metinde göster ·
… dilüp niçe develer kaldı, zîrâ çöl çölistân ve rimâlistân ve bî-emân yerlerdir.
İmâretden
bir nişân yokdur. Ammâ çöl Urbânına şerîf Sa‘d hazretleri tenbîh etmiş kim,
Sebîl-i Meymûne bintü'l-Hâris: Ümmü'l-mü‘minîn ehl-i beyt-i Hazret-i Resûlullâh'dır. Y 307b Bu sahrâ-yı Meymûn ol Meymûne Hân'ın milk-i mevresi olmağile anıniçün vâdî-i Meymûn derler. Hâlâ ma‘mûr sebîldir. Her kim şerîf ise nâzırı anlardır. Bu mahalde hayme vü hargâhsız sehel meks edüp develere nafakaların verüp derhâl nefîrler çalınup yine kıble cânibine sahrâ-yı Meymûn içre acele ile gidilüp niçe develer kaldı, zîrâ çöl çölistân ve rimâlistân ve bî-emân yerlerdir. İmâretden bir nişân yokdur. Ammâ çöl Urbânına şerîf Sa‘d hazretleri tenbîh etmiş kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307a–Y307b ·
metinde göster ·
… asrımızda Kalavân bîmârhânesinde üç yüz altı bîmâr u mecnûn kimesneler var idi.
İmâretden
ta‘am çıkacak mahalde cümle on iki etibbâ telâmîzleri ile herkesin tabî‘atine g …
Ammâ bu Mısır'ın âb [u] havâsı yübûset üzre olduğundan cümle halkı Y 120a sevdâyîdir. Ve mekr-i zenânı çok olmağile ekseriyyâ halkı meshûr ve memkûrdur. Hemân ol âdemi ahâlî-i mahalle paşaya arz edüp buyurdı-yı şerîf ile bîmârhâneye koyup tîmâr ederler. Buyurdı olmasa bîmârhâneye komazlar. Zîrâ rûz-merre bir guruş masrafı vardır. Ol ecilden asrımızda Kalavân bîmârhânesinde üç yüz altı bîmâr u mecnûn kimesneler var idi. İmâretden ta‘am çıkacak mahalde cümle on iki etibbâ telâmîzleri ile herkesin tabî‘atine göre ta‘âmlar ve me‘âcin edviyeler verirler. Ve hukemâların cür’et sâhibi cellâd-meşreb huddâmları var, anlar deli bürâderlerin ba‘zısına kızılcık deyeneği hoşâbı yedirirler, aklı başına gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119b–Y120a ·
metinde göster ·
… âr-ı diyâr beleddir. Câmi‘i ve bir kahvesinden gayrı çârsû-yı bâzârdan ve gayrı
imâretden
bir eser yokdur. Ammâ beyâz kubbeler içre ziyâretleri çokdur. İsm-i şerîfleri h …
Circe hükmünde kös sâhibi üç yüz tevâbi‘e mâlik iki yüz pâre kurâdan yigirmi kîse mâl ve on bin erdeb gılâl tahsîl edüp Circe dîvânında muhâsebesin görür yüz elli akçe kazâ-i âsumânîdir, müddeti üç kîse dutar. Yedi bölükden askeri ve gılâl ağası ve müftîsi ve nakîbi ve a‘yânı aslâ yokdur. Kâşif sâkin olduğu kurâ kasaba-vâr bir dâr-ı diyâr beleddir. Câmi‘i ve bir kahvesinden gayrı çârsû-yı bâzârdan ve gayrı imâretden bir eser yokdur. Ammâ beyâz kubbeler içre ziyâretleri çokdur. İsm-i şerîfleri hâtırımda yokdur. Cümleye bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp savâbların rûh-ı pür-fütûhlarına hîbe eyledik, tekabbelallâhu te‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y372a ·
metinde göster ·
… üzâm ve hasta girse derhâl şifâ bulur. Böyle ılıcalar vardır. Lâkin üzerlerinde
imâretden
nişânları yokdur. Nîl tuğyân ile geldükde bu cümle cezîreleri gark edüp germâb …
Her cezîrelerde gûnâ-gûn ma‘âdinâtlar vardır. Meselâ neft ü zift ve katrân ve kükürd ve rusâs ve kibrit suyu ve hasretü'l-mülûk nâfi‘ germâbları var kim bir kerre bir ger yâhûd cüzâm ve hasta girse derhâl şifâ bulur. Böyle ılıcalar vardır. Lâkin üzerlerinde imâretden nişânları yokdur. Nîl tuğyân ile geldükde bu cümle cezîreleri gark edüp germâb ve ma‘âdinden bir eser kalmaz. Ve bu diyârda bu mezkûr ma‘âdinleri istihrâc etmeğe bilmezler; yohsa bir Mısır hazînesi hâsıl olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y386a ·
metinde göster ·
… re timsâh-ı bî-cenâh postları mıhlıdır. Kapu üzre târîhi sene (---) zikr olunan
imâretden
bir şey yokdur. Andan on altı sâ‘at gidüp,
Nîl'in şarkında tula-binâ şekl-i bâdemî bir kal‘a-i cedîd misl-i hadîddir. Sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından el-Melik Aybeğ et-Türkmânî Fûncistân meliki re‘âyâsından tezallüm edüp Aybeğ dahi dostluğa binâ’en Fûnc meliki mutahassın olsun deyü bu kal‘ayı binâ etdirir. Dâyiren-mâdâr cirmi iki bin adımdır. Ve içinde tûbdan câmi‘i var ve üç yüz aded Berberî beytleri vardır. Şimâle nâzır ağac kapusu üzre timsâh-ı bî-cenâh postları mıhlıdır. Kapu üzre târîhi sene (---) zikr olunan imâretden bir şey yokdur. Andan on altı sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408a ·
metinde göster ·
Bu dahi Nîl'in şarkında tûbdan evlerdir. Bir câmi‘i var, gayrı imâretden nişân yokdur. Cümle halkı Zengî-likâ kavm-i Moha-yı bî-bekâ şütürleb Berberîlerdir. Bunlar gayrı Moha kavmidirler, şedîd ü cebbâr ve ayyâr u tarrâr meş‘ale gözlü âdemlerdir. Andan dahi hareket edüp on sekiz sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y408b ·
metinde göster ·
… şark tarafında bir şehr-i azîm imiş, hâlâ âsâr-ı binâları cihânı dutmuş. Evvel
imâretden
ancak yedi yüz mikdârı hâneler ve bir câmi‘ ve yedi yüz hâne ve üç aded âsî hûr …
Bu dahi Fûnc hükmünde Nîl'in şark tarafında bir şehr-i azîm imiş, hâlâ âsâr-ı binâları cihânı dutmuş. Evvel imâretden ancak yedi yüz mikdârı hâneler ve bir câmi‘ ve yedi yüz hâne ve üç aded âsî hûrmâ ağacı var. Gayrı imâreti harâbdır. Andan on bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y409a ·
metinde göster ·
… r kim im‘ân-ı nazar ile nigerân olunsa âdem vâlih [ü] hayrân olur. Ammâ hâlâ bu
imâretden
şehirde bin mikdârı kârgîr-binâ hâneler ve yedi câmi‘ minâresiz ve yüz dükkân v …
Ammâ evvelki ismi şehr-i P 328a Berhıyâ'dır. Eyle şehr-i mu‘azzam imiş kim hâlâ Tâk-ı Kisrâ'dan ve binâ-yı Haleb'den ve san‘at-ı şehr-i Atine ve Kaş'dan nişân verir. Q 331a Mîl minâreler ve amûd-ı müntehâ ve kubbe-i âlîler var kim herbirinin kadleri kehkeşân-âsâ ayyûka kad çekmişdir. Ve hâlâ bunda olan mutalsamâtlar ve künûz [u] defâyinler ve vâcibü's-seyr ibret-nümâ âsârlar var kim im‘ân-ı nazar ile nigerân olunsa âdem vâlih [ü] hayrân olur. Ammâ hâlâ bu imâretden şehirde bin mikdârı kârgîr-binâ hâneler ve yedi câmi‘ minâresiz ve yüz dükkân ve bir hân ve yigirmi bozahâne var, gayrı hammâm u medrese yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y427b ·
metinde göster ·
Ve bir Özdemir câmi‘i var ve yedi zâviyesi var. Gayrı
imâretden
nişân yokdur. Hammâm bu diyârda lâzım değildir, zîrâ şeb [ü] rûz halkı uryân ge …
Ve bir Özdemir câmi‘i var ve yedi zâviyesi var. Gayrı imâretden nişân yokdur. Hammâm bu diyârda lâzım değildir, zîrâ şeb [ü] rûz halkı uryân gezüp arak-âlûd olup gûyâ hammâm içinde dururlar. Bir şehr-i garîb ü acîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440a ·
metinde göster ·