… bu şehrin cemî‘i hânedânları dârü'z-ziyâfe-i müsâfirîn ve mücâvirîn olmağile ol
imârete
rağbet kalmayup hâlâ mu‘attaldır. Ammâ Gâzî Hüsrev Paşa merhûmun medrese imâret …
Der-fasl-ı dârü'l-ıt‘âm-ı imârât: Zamân-ı kadîmde Ulucâmi‘de Sultân Çoban Şâh'ın bir imâreti var imiş, bu şehrin cemî‘i hânedânları dârü'z-ziyâfe-i müsâfirîn ve mücâvirîn olmağile ol imârete rağbet kalmayup hâlâ mu‘attaldır. Ammâ Gâzî Hüsrev Paşa merhûmun medrese imâretinde cümle dânişmend ve ulemâ ve sulehâ fukarâlara mâh u sâl bi'l-guduvvi ve'l-âsâl ni‘meti mebzûldur kim nâzır-ı nuzzârı vâlî-i Van'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258b ·
metinde göster ·
Der-dâru'l-ıt‘âm-ı fakîrân-ı imârât: Cümle iki aded imâret-i dâru'z-ziyâfe-i müsâfirîni var. Sultân Bâyezîd'in ve Şeyh tekyesinin ni‘metleri mebzûldür. Ammâ bu şehirde fukarâları imârete muhtâc etmez, niçe yüz aded gâziyân-ı mücâhidândan hânedân sâhibleri velî-ni‘am ve sâhib-i kerem âdemler var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269a ·
metinde göster ·
… lüp tâ Ohri gölünden ilm-i hendese ile su getirüp âb dollâblarıyla suyu çekilüp
imârete
ve câmi‘in havuzu ve Hanefî çeşmelerine ve gayri yerlerde isti‘mâl olunur bir t …
Der-terkîm-i binâ-yı ibret-nümâ-yı âbâdân: Cümleden câmi‘-i Ayasofya-i Kebîr vâcibü's-seyrdir. Ammâ yukaru kal‘a önünde Ohrîzâde'nin pâdişâha hibe etdiği câmi‘ önünde bir âb-ı hayât su kuyusu var kim üstâd-ı Ferhâd bu çâh-ı mâya eyle Ferhâdî külüngler urup bir bi’r-i ibret-nümâ kazup umku kâmil seksen kulaçdır. Garâ’ib anda kim üstâd-ı kûhken kayaları lağım ile delüp tâ Ohri gölünden ilm-i hendese ile su getirüp âb dollâblarıyla suyu çekilüp imârete ve câmi‘in havuzu ve Hanefî çeşmelerine ve gayri yerlerde isti‘mâl olunur bir temâşâgâh-ı vâcibü's-seyrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 371a ·
metinde göster ·
… ânın cânı sıkılması ve hafakânı bi-emrillâh def‘ olur, gâyet mücerrebdir. Ve bu
imârete
muttasıl iki sâkîhâne Hezârdînâr vezîrin hayrâtıdır.
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda binden mütecâviz âb-ı zülâlden nişân verir aynü'l-hayâtları kayalardan tulû‘ edüp mâh-ı Temmûz'da yah-pâre âb-ı rakîkleri var kim nûş eden hayât-ı cân bulur. Anıniçün halkının reng-i rûyları humret üzre olup tendürüst halkı vardır. Her bir uyûnlarının be-kavl-i hukemâ birer hâsıyyeti vardır. Ol kadar serî‘u'l-hazm âb-ı nâblardır kim bir âdem bir kuzuyu başlı başına tenâvül etmeğe kâdirdir. Ve Ulu câmi‘ önünde Germiyanoğlu'nun imâreti içindeki âb-ı hayâtdan nûş eden cânın cânı sıkılması ve hafakânı bi-emrillâh def‘ olur, gâyet mücerrebdir. Ve bu imârete muttasıl iki sâkîhâne Hezârdînâr vezîrin hayrâtıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y12b ·
metinde göster ·
Ammâ Taslakzâde Ahmed Ağa câmi‘ine bir imâret ve imârete vakf olmak üzre ta‘ahhüd etdükde derhâl hakîrin ibrâmiyle hâzırûn nazarlarında mâlinden yigirmi kîse teslîm-i mütevellî edüp hakîr Fâtiha tilâvet etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y362a ·
metinde göster ·