olunca sizin kârınız olan balık bî-akl olunca siz dahi tenâvül etmeğile hayvân- …
"Ey imdi eyle olunca sizin kârınız olan balık bî-akl olunca siz dahi tenâvül etmeğile hayvân-misâl bir heyûlâsız. Ve sayd etdiğiniz mâhîler ekseriyyâ Bekrî cânlara ta‘âmdır. Kâr [u] kesbleriniz dâ’imâ fâsıklar ve kefereler iledir. Bizim helvâmız dersen tatlu ballu şekerlerden ve Cenâb-ı Bârî'nin "Ene hâliku'l-ineb" buyurduğu üzümden ve Arapça deyü medh etdüği asel-i hâlisden hâsıl edüp mü’min ü muvahhidler ni‘meti olur. Ve bizim helvâmız hakkında ol efsah-ı büleğâ ve ol Muhammedü'l-Mustafâ buyururlar kim Arapça ve bir dahi Arapça demişlerdir. Eyle olsa pâdişâhım kankımızın alayı mukaddem gitmek ma‘kûldür" deyince cümle huzzâr-ı meclisin meşveretiyle helvâcıbaşıya hatt-ı yarlığ-ı belîğ verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·
… içün aç kurd koyuna salar gibi her yer ne olsa sarılup elbette şikâr alıruz. Ey
imdi eyle
olsa sizlerden ricâmız oldur ki bu kadar gâzîlerinizden bizimle beş on dâne şeh …
Hakîr eyitdim: "Baka gâzîler bizler at sırtına geldikden sonra cân ve baş ile oynar bir alay garîb gâzîleriz. Bu diyâra biz gelmedik ve köylerin görmedik ve kasabaların bilmedik. Ordumuza boş gitmemek içün aç kurd koyuna salar gibi her yer ne olsa sarılup elbette şikâr alıruz. Ey imdi eyle olsa sizlerden ricâmız oldur ki bu kadar gâzîlerinizden bizimle beş on dâne şehbâz yiğitler atlanup bize şikâr alacak kâfir köylerin gösterüp sınırlarınızdan gerü dönüp geleler!" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
olsun" diyerek cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân cem‘ olu …
"İmdi eyle olsun" diyerek cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân cem‘ olup cenâze-i Melek Ahmed Paşa'yı câmi‘-i Ayasofya-yı Kebîr'in bâb-ı musallâsına koduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45b ·
metinde göster ·
… a ve Kara Görgüs'de sâkin idüği âsâr-ı binâlarından ve târîhlerinden ma‘lûmdur.
İmdi eyle
olsa Ashâb-ı Kehf dahi bu mahallerde olmak münâsibdir. Mar‘aş'da on konak ⟦Y 15 …
Ve bir kerre Mar‘aş eyâletine Elbistan ovasında Elbistan subaşılığında bir mağâralarda Ashâb-ı Kehf deyü ziyâret etdik, ammâ aslı yokdur. Asıl hakîkatde Ashâb-ı Kehf bu Tarsûs'da olmak müvecceh-i zîbâdır, zîrâ anlar Kur’ân-ı azîm ve Furkân-ı kadîm âyet-i şerîfi üzre Arapça nassı üzre yedi ve sekiz kişi Takyanus'un zulmünden hemân ol mahalde mağâralara firâr edüp kapanup (---) sene hâb-ı Ashâb-ı Kehf meşhûr-ı âfâkdır. Takyanus ise bu Tarsûs'da ve Kara Görgüs'de sâkin idüği âsâr-ı binâlarından ve târîhlerinden ma‘lûmdur. İmdi eyle olsa Ashâb-ı Kehf dahi bu mahallerde olmak münâsibdir. Mar‘aş'da on konak Y 154a yerde olmak münâsib değildir, el-uhdetü ale'r-râvî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153b–Y154a ·
metinde göster ·