… ı evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda
imiş
. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde ge …
Ol asırda Macaristân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu yerler hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri yerler ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı müntehâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… ahrâ-yı Heyhât ve Deşt-i Kıpçağ ve bi'l-cümle Diyâr-ı Sakâlibe serâpâ Karadeniz
imiş
kim bir fırkası dahi Bahr-i Harez'e ya‘nî Gîlân ve Demirkapu denizine munsab ol …
Cezîre-i Kırım ve Sahrâ-yı Heyhât ve Deşt-i Kıpçağ ve bi'l-cümle Diyâr-ı Sakâlibe serâpâ Karadeniz imiş kim bir fırkası dahi Bahr-i Harez'e ya‘nî Gîlân ve Demirkapu denizine munsab olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… râtların kabukları zâhir olurdu. Andan anlanır kim Heyhât vâdîsi dahi Karadeniz
imiş
. Âye[t]: Arapça9b
Hattâ bu hakîr-i kesirü't-taksîr sene (---) târîhinde İslâm Geray Hân asrında Maskov seferine giderken asker-i Tatar-ı adû-şikâr ile Heyhât sahrâsında Kertmeli ve Biyim ve Eşim nâm yurdlarda tüşün verüp meks etdükde on kerre yüz bin sabâ-sür‘at esb-i tâzîlere su vermek içün eşmeler hafir ederken rimâl-ı türâb içre deniz mahlûkâtının alâmetleri çıkardı. Meselâ yengeç ve kerevit ve midye ve istiridye misilli haşerâtların kabukları zâhir olurdu. Andan anlanır kim Heyhât vâdîsi dahi Karadeniz imiş. Âye[t]: Arapça9b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a–9b ·
metinde göster ·
… aradeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr
imiş
.
Ve cemî‘i taht-ı hükûmetinde olan pâdişâhlar deryâ-misâl askerleri ve ırgat bennâları ile gelüp binâya imdâd etdiler. Ve her pâdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan tâ Silivri kal‘asına, Silivri'den cânib-i şimâle Karadeniz sâhilinden Terkoz kal‘asına varınca tokuz sâ‘at yerdir. Mâbeynehümâda yedi kat germe kal‘a dîvârı binâ etdiler. Her dîvâr mâbeyninde yüzer zirâ‘ arîz handak-ı amîkler inşâ etdiler. Hâlâ Silivri'den Terkoz'a varınca kal‘a dîvârlarının burc [u] bârûları ve hafr [u] handakları zâhir ü bâhirdir. Ol tarafda olan kurâlar kim hâlâ amârdır, meselâ Feteköy ve Sazlıköy ve Arnavudköy ve karye-i Kovukdere ve karye-i izzeddînli ve karye-i Kiteli ve karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve imâretleri mezkûr kal‘a dîvârlarının seng-i hârâları ile inşâ olunup câ-be-câ kulleleri ve yedi kat handakları kalmışdır kim Akdeniz'den Karadeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10b ·
metinde göster ·
Ve ol asırda kal‘a-i İslâmbol ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân
imiş
kim kal‘adan taşra Silivri'ye ve Karadeniz sâhilinde 15b Terkoz kal‘asına var …
Ve ol asırda kal‘a-i İslâmbol ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim kal‘adan taşra Silivri'ye ve Karadeniz sâhilinde 15b Terkoz kal‘asına varınca bin iki yüz pâre bâğ [u] besâtînli ve gül [ü] gülistânlı kurâ ve kasabâtlar birbirlerine muttasıl olmuşdu. Bin hâkim yoroz şehir hâricinde hükm ederdi. Ve bin hâkim kal‘a içre hükm [ü] hükûmât edüp rûz-merre kâr-ı hükûmâtların Kostantîn'e arz ederlerdi. Ve kırk vezîri ve kırk bıtrîkı ve kırk kalayorozu ve kırk pusteniki ve kırk vamoşu ve kırk loğofeti ve kırk bistiyar ihtiyârı ve kırk kuparı var idi kim cümlesi hükûmât sâhibleri olup ellerinde altun ve gümüş mücevherli asâlar ile Atmeydânı'ndaki dîvânhânede Kostantîn huzûrunda el bağlayup dîvân sürüp hidmet ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a–15b ·
metinde göster ·
… elmiş. Andan bildiler kim Kostantîn üç kerre yüz bin kal‘a ve şehre mâlik kıral
imiş
. Ba‘dehu bir üstâd-ı kâmil bu taşlar inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atm …
On beşinci tılısmât: Atmeydânı'nda Milyonpar nâm amelî bir sütûn-ı âlîdir kim zirâ‘-ı bennâ ile kaddi yüz elli arşındır. Kostantîn zamân-ı hükûmetinde kabza-i tasarrufunda olan pâdişâhların dest-i hükûmetlerinde olan kılâ‘ların ve şehr-i azîmlerin adedince her pâdişâh-ı hâkimden ol kadar makbûl [u] mu‘teber reng-â-reng ahcâr-ı zî-kıymet taleb edüp geldikde Atmeydânı sahrâsında dağlar gibi yığılup tamâm oldukda hisâb [u] kitâb etdiler üç kerre yüz bin seng-i gûnâ-gûn gelmiş. Andan bildiler kim Kostantîn üç kerre yüz bin kal‘a ve şehre mâlik kıral imiş. Ba‘dehu bir üstâd-ı kâmil bu taşlar inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atmeydânı'nda merkûm taşlardan kılâ‘ [u] büldânın nizâmı intizâmıyçün bir mîl minâre tılısm edüp mîlin tâ ortasında bir kalın demir mîl diküp cânib-i erba‘asına mezkûr taşları hendese üzre inşâ edüp mîlin tâ zirve-i a‘lâsında hammâm kubbesi kadar bir mıknatîs taşı koyup ol mîlin ortasına vaz‘ olunan hadîd mîli seng-i mıknatîs cezb edüp cümle seng-i gûnâ-gûnlar dahi birbiri üzre metânet buldu. Ve ol mîlin cemî‘i taşları ekâlîm-i seb‘a şehirlerinin herbirinden gelüp binâ olunduğıyçün milyonpar derler. Hâlâ sâbit dâ’im bir ibret-nümâ hezârân-pâre bir alâmetdir. Ve mi‘mârbaşı mîlin dibinde medfûndur kim Uryarin nâm bir üstâd-ı kâmildir. Ayasofya'yı binâ eden Ağnados mi‘mârın oğludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
Üçüncü tılısm: Temâşâ. Bu bakır geminin emsâli Tophâne tarafında âmâde
imiş
. Yine leyle-i zemherî[r]de cümle sehhâr ü kâhinler {bu bakır gemiye} süvâr olup …
Üçüncü tılısm: Temâşâ. Bu bakır geminin emsâli Tophâne tarafında âmâde imiş. Yine leyle-i zemherî[r]de cümle sehhâr ü kâhinler {bu bakır gemiye} süvâr olup Karadeniz cânibinde sihrile gezüp muhâfaza edermiş. Yezîd ibn Mu‘âviye Galata'yı feth edüp bu keştîyi pâre pâre etdi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18a ·
metinde göster ·
. Fransa kıralı dahi kızının baht [u] tâli‘ine bir donanma-i azîm edüp altı yüz …
Hikâyet-i netîce: Meğer mukaddemâ İslâmbol Kostantîni, Fransa kıralının kızına nâmzâd imiş. Fransa kıralı dahi kızının baht [u] tâli‘ine bir donanma-i azîm edüp altı yüz pâre gemi ile Arabistân yakaların nehb [ü] gâret ederek ol sâl-i nâ-mübârekde Akka ve Sayda ve Berût'u ve Şâm Tarabulus'u ve Gazze ve Remle ve tâ arz-ı Hâsân'a varınca müstevlî olup iki binden mütecâviz Arabistân ü Havrân'ın hûrân-misâl gözlü bâkirelerin esîre edüp ba‘dehu bu kadar milyon mâl-ı ganâyim ile ve bu kadar müslime cevârîler ile kıral ahd [ü] mîsâkına gûyâ vefâ edüp Fransa kıralı kızını İslâmbol tekuruna on pâre galyon ve on pâre kadırgayı mâl-ı Kârûn'a müstağrak edüp gönderdikde Akdeniz boğazına gelüp gördüler kim Türk cânibinden kal‘alar binâ olunmuş. Hemân mel‘ûnlar hîle edüp cümle tebdîl-i câme edüp bir keskin firişka kıyâmet lodos rûzgârında beş pâre boş gemiyi ileri yelkenleyüp boğazdan içeri girirken hemân boğazın iki tarafında olan kal‘aların cümle toplarına âteş edüp beş pâre boş gemiler gark-ı âb olup ardı sıra yigirmi pâre pür-silâh gemiler tarfetü'l-ayn içre girirler. Ahâlî-yi kal‘a bir dahi top doldurup kerteye alınca iki sâ‘atde gemiler yigirmi mîl menzil aldılar. Bu hîle ile İslâmbol'a gelüp tahrîr olunduğu üzre hamd-i Hudâ cümlesi esîr olup ol kıral kızından Sultân Bâyezîd-i Velî tevellüd etmişdir. Bu husûsda niçe müverrihîn gûnâ-gûn tahrîrât etmişlerdir. Ayn-ı Âlî bu kızı Ebü'l-feth'in babası alup Ebü'l-feth ol kızdan müştak oldu der. Ammâ kavl-i sahîh Ebü'l-feth isfendiyâr oğlunun kızı Alîme Hânım'dan mütevellid olmuşdur. Bu Fransa kıralının kızı Ebü'l-feth'in hâtûnudur kim Sultân Bâyezîd-i Velî'nin vâlidesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28a ·
metinde göster ·
… m verse kâğıza bir selâm lafzı yazmış, ana nazar edüp "ve aleykümü's-selâm" der
imiş
. Cümle hükemâ ilâc etmede âciz olup tâ bu mertebe kendüye nisyân müstevlî olur.
Hattâ Hamdî Çelebi ibn Akşemseddîn'e Türbeli Gönlük kasabasında ol kadar ateh galebe eder kim bir âdem kendüye selâm verse kâğıza bir selâm lafzı yazmış, ana nazar edüp "ve aleykümü's-selâm" der imiş. Cümle hükemâ ilâc etmede âciz olup tâ bu mertebe kendüye nisyân müstevlî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a ·
metinde göster ·
… yeniçeri ağası ve Mısır oldu ve andan vezîr-i a‘zam oldu ve gâyet mücessem âdem
imiş
. Andan
Vezîr-i a‘zam Kalın Alî Paşa: Hersek sancağında Pireçe kasabasındandır. Sarây-ı Âmire'den kapucubaşılık ile çıkup yeniçeri ağası ve Mısır oldu ve andan vezîr-i a‘zam oldu ve gâyet mücessem âdem imiş. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b ·
metinde göster ·
kim bî-günâh Osmân Hân'ı cümle asker gulûsıyla şehîd edüp yerine Mustafâ Hân'ı …
Çünkim takdîr-i Hudâ bu imiş kim bî-günâh Osmân Hân'ı cümle asker gulûsıyla şehîd edüp yerine Mustafâ Hân'ı yine pâdişâh etdiler. Ammâ "Mükellef değil aklında hiffet vardır" deyü seng-i mezâr mesâbesine kodular. Ammâ terk-i dünyâ Behlül-i dânâ-reviş bir âkıl ve dânâ ve ednâ sultân idi. Ammâ zamân-ı sa‘âdetlerinde rûz-merre fitne ve fesâd olup cümle asker zorba oldular. Ve niçe hânedânları gâret edüp bir cübbeye mâlik olmayan bin kîseye mâlik olup hâne sâhibleri bir habbeye muhtâc kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 63a ·
metinde göster ·
… şâmızda olan mîrimîrânlara dahi ma‘lûm olup anlar dahi yeniçerilerden dilgîrler
imiş
, cümle mîrimîrânlar ile pes-i perdeden yeniçeri kırup hûn-ı Osmân Gâzî taleb et …
Ba‘dehu bu ahvâl-i pür melâlim müşâmızda olan mîrimîrânlara dahi ma‘lûm olup anlar dahi yeniçerilerden dilgîrler imiş, cümle mîrimîrânlar ile pes-i perdeden yeniçeri kırup hûn-ı Osmân Gâzî taleb etmeğ içün yemin-i billâh ve kasem-i tallâh edüp herkesin taht-ı hükûmetinde olan zorbaları ve eşkıyâ yeniçerileri kırmağa ahd [ü] emân etmişdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65b ·
metinde göster ·
eyle bir re’y [ü] tedbîr sâhibi pâdişâh-ı Cem-cenâb merhûm olup bu kadar masrûf …
Hikmet-i Hudâ baht-ı dünyâ Malta küffârının imiş eyle bir re’y [ü] tedbîr sâhibi pâdişâh-ı Cem-cenâb merhûm olup bu kadar masrûf hebâya gidüp Malta ve gayrı küffârlar halâs oldular. Hemân el-abd yüdebbir vallâh yukaddir'e havâleden gayrı çare yokdur. Tasdîk-i kelâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 76a ·
metinde göster ·
… ı pâre kadırgasın pâdişâha vermeğe ta‘ahhüd etmişler idi. Ammâ takdîr-i ezel bu
imiş
" deyü bu kelâmı Kara Mustafâ Paşa'dan istimâ‘ etdik, ve's-selâm.
Ba‘dehu efendimiz Kara Mustafâ Paşa hazretlerinin lisân-ı gevher-nisârlarından mesmû‘umuz olmuşdur kim "Eğer Cenâb-ı Bârî yârî kılup pâdişâh-ı mağfûr altı ay hayâtda olsa berde ve bahrde cümle küffâr kıralları harâc-güzâr olmaları mukarrer idi. Hattâ İşpanya ve Malta küffârları, Dobra-Venedik Hersek'in mâbeyne vâsıta koyup İşpanya Kızılelma'yı ve Malta küffârı cezîre-i Malta'yı ve altı pâre kadırgasın pâdişâha vermeğe ta‘ahhüd etmişler idi. Ammâ takdîr-i ezel bu imiş" deyü bu kelâmı Kara Mustafâ Paşa'dan istimâ‘ etdik, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 76a ·
metinde göster ·
Evvelâ Tavukbâzârı'nda Elçi hânı: Mâ-tekaddem kefere zamânında dahi hân
imiş
. Ba‘dehu sene (---) târîhinde tarz-ı İslâm üzre (---)(---) Paşa'nın hayrâtıdır …
Evvelâ Tavukbâzârı'nda Elçi hânı: Mâ-tekaddem kefere zamânında dahi hân imiş. Ba‘dehu sene (---) târîhinde tarz-ı İslâm üzre (---)(---) Paşa'nın hayrâtıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 94b ·
metinde göster ·
. Hattâ bu Nûrü'l-hüdâ câmi‘e vardıkda cemâ‘ati görüp "Bu ehl-i cennetdir bu ehl …
eş-Şeyh Mehemmed Nûrü'l-hüdâ bin Akşemseddîn: Bunlar meczûb-ı ilâhîden imişler. Hattâ azîz Şems hazretleri sâ’ir evlâdlarına "Sakının Nûrü'l-hüdâ celâlinden" derler imiş. Hattâ bu Nûrü'l-hüdâ câmi‘e vardıkda cemâ‘ati görüp "Bu ehl-i cennetdir bu ehl-i cehennemdir" deyü ta‘yîn-i keşf ederlermiş. Âhir azîz Nûrü'l-hüdâ'ya bâzâr ta‘âmı yedirüp mükâşefeden men‘ etdirmiş. Niçe kerâmâtı zâhir ü bâhir olmuş er oğlu erdir. Sultân Murâd Hân kendüye Evlek nâm karyeyi temlîk edüp hâlâ anda medfûndur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98b ·
metinde göster ·
… zâde-i âlîşân idi kim henüz kırk seneye bâliğ ve kâmil [ü] sâhib-i ayâr şehzâde
imiş
. Şâh [u] Gedâ sâhibi Yahyâ Beğ, merhûma bir mersiye etmişdir kim gûyâ Hadîkatü' …
Bir şehzâde-i kerîmü'ş-şân ve bir şehzâde-i âlîşân idi kim henüz kırk seneye bâliğ ve kâmil [ü] sâhib-i ayâr şehzâde imiş. Şâh [u] Gedâ sâhibi Yahyâ Beğ, merhûma bir mersiye etmişdir kim gûyâ Hadîkatü's-sü‘adâ'dır. Âdem kırâ’at etmeğe tâkat getiremez. El-hükmü lillâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 102b ·
metinde göster ·
… e on tokuz şehzâdeyi def‘a-i vâhidede şehîd etdiler. Hattâ biri ol mertebe sabî
imiş
kim kestâne meyvesi tenâvül ederken cellâd katline gelüp ol şehzâde-i mazlûm ey …
Ve Murâd Hân'ın hîn-i vefâtında kânûn-ı hünkârlık üzre on tokuz şehzâdeyi def‘a-i vâhidede şehîd etdiler. Hattâ biri ol mertebe sabî imiş kim kestâne meyvesi tenâvül ederken cellâd katline gelüp ol şehzâde-i mazlûm eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103b ·
metinde göster ·
… hası munkatı‘ olmamış idi. Bundan ma‘lûm oldu kim rû-yı arzda tütün içmek kadîm
imiş
. Ve's-selâm.
Ammâ garîbe-i acîbe bu kubbe-i kadîm tâ Ayasofya binâ olunaldan berü (---) kıralın binâsıdır kim Hazret-i Risâlet'den (---) mukaddemdir kim bu kubbeyi türbe etmeğe mübâşeret etdikleri asırda bin (---) sene olmuşdu. Üstâd-ı bennâ kûhkenler bu kubbenin cânib-i cenûbunda Ferhâdî külünkler ile bir pençere yeri açarken iki tula mâbeyninde bir demirden tütün lülesi çıkup cümle halkın manzûru olmuşdur kim ol mahalde yine içinde duhân râyihası munkatı‘ olmamış idi. Bundan ma‘lûm oldu kim rû-yı arzda tütün içmek kadîm imiş. Ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
… dır kim zamân-ı sohbetlerinde sâkin olup ibâdet etdükleri künc-i mihnethâneleri
imiş
. Merhûm olduğu gece Sultân Murâd-ı Sâlis'in vâkı‘asına girüp
Bu Na‘lıncı Dede tekyesi Süğlün Muslı sultânı sarâyına muttasıl Harâccı mescidi mukâbelesinde bir kubbe-i âlîdir. Dede Sultân bizzât anda medfûnlardır kim zamân-ı sohbetlerinde sâkin olup ibâdet etdükleri künc-i mihnethâneleri imiş. Merhûm olduğu gece Sultân Murâd-ı Sâlis'in vâkı‘asına girüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
yârânımızın gözü çıkdı" deyü nazar etdik meğer zâlim dîvânenin burnunda bir ayd …
"Hay gidi dîvâne elinde taş var imiş yârânımızın gözü çıkdı" deyü nazar etdik meğer zâlim dîvânenin burnunda bir aydan berü kaskatı olmuş sümük ile urunca yârânımız balgamı gözünün akı karası zan edüp feryâd ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 115a ·
metinde göster ·
… îm keştîler gelemezler. Zamân-ı küffârda bu mahalde zencîr üzre cisr-i azîm var
imiş
, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Bu mahalden yine deryâ ile Alîbeğköyü'ne ve K …
Bu mahalden Eyyûb Sultân şehrine kayıklar ile ubûr olunur. Mâbeynehümâsı sığlıkdır, azîm keştîler gelemezler. Zamân-ı küffârda bu mahalde zencîr üzre cisr-i azîm var imiş, hâlâ âsâr-ı binâları nümâyândır. Bu mahalden yine deryâ ile Alîbeğköyü'ne ve Kâğıdhâne köyüne, cânib-i şimâle tokuz mîl mezkûr Halîc ile tarafeynin çemenzâr yerin temâşâ ederek Kâğızhâne'ye varılır. Ammâ kasaba-i Südlüce bu Kâğıdhâne boğazı ağzında vâkı‘ olmuş cümle hâneleri leb-i deryâdan tâ Ca‘fer-âbâd dağına çıkınca biri biri üzre Halîc'e ve Eyyûb'a nâzır bâğlı ve bâğçeli hevâdâr dâr-ı amârlar ve cevâmi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
Tershâne bâğçesi: Kadîm-i evvelde kefere asrında dahi kırallara mahsûs bâğ
imiş
. Ammâ ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth ibtidâ bunda hayme-i Muhammedîsi ile meks edüp v …
Tershâne bâğçesi: Kadîm-i evvelde kefere asrında dahi kırallara mahsûs bâğ imiş. Ammâ ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth ibtidâ bunda hayme-i Muhammedîsi ile meks edüp ve gazâ mâlın guzât-ı müslimîne bunda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve hammâm ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {dikilmiş} on iki bin serv dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olup niçe bin eşcâr-ı gûnâ-gûn müsmirât ve gayrı çınâr ve bîd-i sernigûn ve çimşîr ve sanavber ile bu bâğı müzeyyen edüp gûyâ ravza-i Rıdvân olmuş bir iremezâtdır. Hudâ'ya ma‘lûm bu hıyâbânda serviler var kim evc-i âsumâna ser çekmiş niçe bin servdir âdem vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
Evvelâ bu Kâsımpaşa tâ zamân-ı kadîmde ma‘mûr manastırlık imiş, kefere mâbeyninde şehr-i Ayalonka nâmıyla meşhûr imiş. Ammâ ba‘de'l-feth mezâristân-ı ümmet-i Muhammed olması fermân olunur. Zîrâ Abdülmü’min Melik hilâfetinde Mesleme ve Eyyûb-ı Ensârî ve Hârûnu'r-Reşîd ve Yıldırım Bâyezîd Hân'da dahi İslâmbol'un nısfı ve Galata'nın nısfı feth oldukda yine Kâsımpaşa'da 125a Tershâne ardı cümle mezâristân olup sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlar medfûn olduğu müsbetdir kim hâlâ mezâristânlarında seng-i mezârları kûfî hatt ile tahrîr olunmuş alâmetler vardır kim manzûr-ı hâs [u] âmdır kim {bâlâda ale't-tafsîl mastûr} ol ecilden Ebü'l-feth imârâtına bezl-i himmet edüp (---) aded göz tershâne ve bir dîvânhâne-i kapudan paşa {ve bir câmi‘} inşâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b–125a ·
metinde göster ·
. Ammâ ba‘de'l-feth mezâristân-ı ümmet-i Muhammed olması fermân olunur. Zîrâ Abd …
Evvelâ bu Kâsımpaşa tâ zamân-ı kadîmde ma‘mûr manastırlık imiş, kefere mâbeyninde şehr-i Ayalonka nâmıyla meşhûr imiş. Ammâ ba‘de'l-feth mezâristân-ı ümmet-i Muhammed olması fermân olunur. Zîrâ Abdülmü’min Melik hilâfetinde Mesleme ve Eyyûb-ı Ensârî ve Hârûnu'r-Reşîd ve Yıldırım Bâyezîd Hân'da dahi İslâmbol'un nısfı ve Galata'nın nısfı feth oldukda yine Kâsımpaşa'da 125a Tershâne ardı cümle mezâristân olup sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlar medfûn olduğu müsbetdir kim hâlâ mezâristânlarında seng-i mezârları kûfî hatt ile tahrîr olunmuş alâmetler vardır kim manzûr-ı hâs [u] âmdır kim {bâlâda ale't-tafsîl mastûr} ol ecilden Ebü'l-feth imârâtına bezl-i himmet edüp (---) aded göz tershâne ve bir dîvânhâne-i kapudan paşa {ve bir câmi‘} inşâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b–125a ·
metinde göster ·
… Ve taşra haremi çınâr ve dud şecerleri ile müzeyyendir. Mâ-tekaddem imâreti var
imiş
, hâlâ bîmârhânedir. 125b Ve bir tabaka minâre-i mevzûnu var. Ancak bir kıble …
Tûlen ve arzen bu cirmde olan şehr-i azîm içre ibtidâ câmi‘-i atîk Koca Kâsım Paşa'{dır}. Bir düz yerde vâkı‘ olup çâr-kûşe bir dîvâr üzre çâr-kûşe harpüşte tahta kubbeli ve tahtânî câmi‘-i atîkdir. İçinde aslâ amûdları yokdur. Ve taşra haremi çınâr ve dud şecerleri ile müzeyyendir. Mâ-tekaddem imâreti var imiş, hâlâ bîmârhânedir. 125b Ve bir tabaka minâre-i mevzûnu var. Ancak bir kıble kapusu üzr[e] târîh (---)(---)(---)(---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ve harem içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır. Ve hareminin yemîn [ü] yesârında iki kapusu var. Ve bu câmi‘ şehrin iz[di]hâm yerinde olmağile gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a–125b ·
metinde göster ·
… yık ve pereme ve mavunalar ile ubûr olunur. Kefere asrında zencîr üzre cisr var
imiş}
.
Evvelâ kal‘a-i Kostantıniyye'yi İskender-i Kübrâ târîhinden sonra (---) Kıral binâ edüp Galata zemîni bir çemenzâr-ı hoş-hevâ ve mahsûldâr fezâ olmağile cemî‘i sağmal koyunlarını ve sığırlarını bu Galata zemîninde koyup südlerin dâ’imâ sağup kırala getirirler idi. Bu câ-yı mahsûldârda lezîz süd hâsıl olmağile ismine Galata dediler. Zîrâ lisân-ı Yûnân'da süde "galata" derler. Ba‘dehu çobanlara süknâ olmağiçün Kurşumlu Mahzen yerinde kal‘a-misâl bir câ-yı menâs inşâ etdiler. Bu hâl üzre tâ (---) asrına varınca geçinüp Galata günden güne amâr oldu. {İslâmbol'un şimâlinde olup mâbeynehümâsında bir mîl enli bir halîcdir. Nihâyeti garb tarafında Kâğızhâne'ye varılır on sekiz mîldir. İslâmbol'dan Galata'ya kayık ve pereme ve mavunalar ile ubûr olunur. Kefere asrında zencîr üzre cisr var imiş}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
… eler ile ile'l-ân zürefâlar mâbeyninde dâstândır. Böyle bir mu‘tekid uluç âdemi
imiş
her cum‘a câmi‘in taşra yan soffasında oturup {cümle} fukarâya bir kîse tasaddu …
"Tîz Muhammed Efendi gu gu gucı hünkâr gu gu gucı berâber kırk açan olsun ve bizim Portakal Bunduki altun ulûfe alsın" dedikleri latîfeler ile ile'l-ân zürefâlar mâbeyninde dâstândır. Böyle bir mu‘tekid uluç âdemi imiş her cum‘a câmi‘in taşra yan soffasında oturup {cümle} fukarâya bir kîse tasadduk edermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132b ·
metinde göster ·
, ba‘dehu Süleymân {Hân} asrında Defterdâr (---) Paşa leb-i deryâda bir câmi‘ bi …
Kadîm-i a‘sârda cümle kefereler sâkin imiş, ba‘dehu Süleymân {Hân} asrında Defterdâr (---) Paşa leb-i deryâda bir câmi‘ binâ etmeğile sâ’ir a‘yân-ı kibârlar dahi yalılar edüp ma‘mûr olmuşdur. Sâhil-i bahrde bir derenin iki cânibinde iki bin üç yüz kat-ender-kat yalılı ve bâğlı ve bâğçeli sarâylar ve büyûtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136a ·
metinde göster ·
Evvelâ kefere zamânı sâfî deyristân imiş. Hâlâ Servi Burnu'nda kilisaların âsâr-ı esâsları zâhirdir. Ammâ cümleden istinye nâm bir râhibin kenîsesi ziyâretgâhları idi. Ciniviz keferesi Galata'ya istîlâ etdikde istine nâm râhib deyrini bırağup cezîre-i Girid'e varup anda bir deyr binâ edüp anda sâkin oldu. Hâlâ ana dahi istiye kal‘ası derler. Anıniçün bu istinye'ye Rûm lisânınca "istiniye" derler. Bin pâre gemi alır bir liman-ı azîmin cânib-i garbında bin hâneli Rûm keferesiyle müslim hâneleri mahlût kasabadır. Üç câmi‘i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137b ·
metinde göster ·