… ümle der-i dîvârı harâb [u] türâb olup yerde yatar. Bu kal‘a-i kebîr içre cümle
incir ve
dud bâğlarıdır. Hâne-i imâristândan bir âsâr yokdur. Ammâ bu kal‘anın cenûbı ta …
Eşkâl-i sitâyiş-i kal‘a-i Akye: Akdeniz kenarında bir körfez nihâyetinde bir düz kumsal ve havâlesiz yerde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kadîmdir. Cümle beş katdır. Her kat dîvârı yigirmişer arşın enli dîvârdır. Bir sıra horâsânî tula ve bir sıra çârkûşe seng-traş ile mebnîdir. Ve beş kat dîvârının mâbeynlerinde birer kat elli arşın enli handakları var. Cümle beş kat handakdır. İçinden Bahr-i Sefîd cereyân eder. Ve cümle yedi bâb-ı azîmler imiş. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dokuz bin adım ihâta edüp cümle der-i dîvârı harâb [u] türâb olup yerde yatar. Bu kal‘a-i kebîr içre cümle incir ve dud bâğlarıdır. Hâne-i imâristândan bir âsâr yokdur. Ammâ bu kal‘anın cenûbı tarafında leb-i deryâda sene (---) târîhinde Süleymân Hân vüzerâlarından Koca Lala Mustafâ Paşa şekl-i murabba‘ bir küçük seng binâ kulle-misâl bir kal‘a-i ra‘nâ binâ etmiş. Cümle etrâfı sekiz yüz adımdır. Cânib-i garba bir kapusu var. Dizdâr ve neferât cümle bunda sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a ·
metinde göster ·
… çanlı mükellef kenîseleri ve bâğçeleri bî-hisâbdır, ammâ kış vilâyeti olmak ile
incir ve
zeytûnu ve narı olmaz. Gerçi üzümü olur, ammâ lezîz ve âbdâr olmaz
Hakkâ ki seng-i bâr bir hisâr-ı üstüvârdır. Evvelâ bânîsi (---)(---) ve Leh lisânınca Bar (---) demekdir. Bu dahi Leh'e tâbi‘ bir ağrabü'l-garâ’ib sa‘b hisâr-ı mükerrerdir kim cebehânesi ve şâhî darbzen topları var. Taşra varoşu bir sâ‘at batak kenârında etrâf [u] eknâfı ormanlı bir varoş-ı azîmdir ve bir tarafı bataklık kenârında sâfî dolma rıhtım palanka-i azîmdir kim cümle iki bin aded tahta ve saz örtülü evlerdir ve sekiz yüz kadar dükkânlar ve on iki aded çanlı mükellef kenîseleri ve bâğçeleri bî-hisâbdır, ammâ kış vilâyeti olmak ile incir ve zeytûnu ve narı olmaz. Gerçi üzümü olur, ammâ lezîz ve âbdâr olmaz
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40b ·
metinde göster ·
Ve bâğçesinin hadd [ü] hasrı yokdur ve cemî‘i meyvesi olur. İllâ hurma ve
incir ve
zeytûnu ve limon ve turuncu ve narı olmaz. Zîra kış kânıdır kim iklîm-i sâdisin …
Ve bâğçesinin hadd [ü] hasrı yokdur ve cemî‘i meyvesi olur. İllâ hurma ve incir ve zeytûnu ve limon ve turuncu ve narı olmaz. Zîra kış kânıdır kim iklîm-i sâdisin vasatında vâki‘ olmuşdur, lâkin âb [u] havâsı mu‘tedil olduğundan mahbûb u mahbûbelerine nihâyet yokdur. Cümle kızları açık başlı ve siyâh saçlı ve elvân harîr hil‘atlı ve fisdanlı ve kubâdî sarı pabuçlu kızları olur. Kefereleri semmûr kalpak-ı elvân geyüp cümle libâsları elvân çuka ve elvân güderi altun ve gümüş düğmeli dolamalar geyüp zünnâr kuşak ve teybend harîr kuşak kuşanır mülebbes pâk kefereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41b ·
metinde göster ·
… ir çileği ve eriği ve gögemi bir diyârda yokdur, lâkin zimistân diyârı olmağile
incir ve
zeytûnı ve narı [ve] pembesi yokdur, lâkin emrûd-ı ahladı çokdur.
Nevâhîlerinde olan sürü sürü devâbbât makûlesinden at ve sığır ve câmûs ve koyun ve kuzuların hisâbın Rabbü'l-izzet bilir. Katır ve deve ve eşek görseler re‘âyâsı deveden korkup eşeğe gülüp katırdan ürküp temâşâ ederler. Balı ve yağı cihânı doylamışdır. Gâyet ganîmet diyârdır. Dağlarında bir vişnesi ve bir çileği ve eriği ve gögemi bir diyârda yokdur, lâkin zimistân diyârı olmağile incir ve zeytûnı ve narı [ve] pembesi yokdur, lâkin emrûd-ı ahladı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119b ·
metinde göster ·
… u] eşcârât-ı müsmirât: Evvelâ servi ve sanevber ve şimşâd ve ar‘ar ve zeytûn ve
incir ve
turunc ve limon ve nar ve hurma ve bâdem ve ınnâb ve (---)(---)(---)(---) (- …
Bu diyârda olmayan nebâtât [u] eşcârât-ı müsmirât: Evvelâ servi ve sanevber ve şimşâd ve ar‘ar ve zeytûn ve incir ve turunc ve limon ve nar ve hurma ve bâdem ve ınnâb ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu gûne şeyler yokdur, ammâ Hersek'de ve Mostar'da ve leb-i deryâlarında hurmadan gayrı meyve var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a ·
metinde göster ·
… cârât-ı müsmirâtların kırup geçirdik. Ekseriyyâ dıraht-ı meyvedârları zeytûn ve
incir ve
nar ve ayva ve üzüm fidânları ile müzeyyen olmuşdu 145a
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i şibenik: Venedik körfezi sâhilinde Kilis sancağı hâkinde Kırka sancağı türâbıyla müşâ bir kayalı ve fedâ’î katanalı yerde şekl-i muhammesden tûlânî bir seng binâ bir kal‘a-i garrâ-yı ra‘nâdır kim gûyâ incü-misâl beyâz ve münevverdir, ammâ düşman kal‘ası olmak ile ne cirmde ve kaç tabya ve kaç kapusu ve kenîseleri var ma‘lûmum değildir, ammâ kal‘a-i azîmdir. Varoşu deryâ tarafınadır ve kıble ve batı rûzgârı tarafları körfez deryâsıdır. Ancak maşrık ve şimâl tarafı karadır kim ol taraflarda havâlesi var, ammâ meterise girecek yerlerin cümle lağım etmişdir ve Tekeli Paşa döğdüğü yerlere azîm fostiçe ve tabyalar etmişdir. Ve bu kara tarafı serâpâ bâğ u bâğçe ve gül [ü] gülistân idi. Teberdârân-ı Ebû Müslim elinden geçmiş gibi cümle eşcârât-ı müsmirâtların kırup geçirdik. Ekseriyyâ dıraht-ı meyvedârları zeytûn ve incir ve nar ve ayva ve üzüm fidânları ile müzeyyen olmuşdu 145a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 144b–145a ·
metinde göster ·
… rinden müselmân kapu kethüdâları ve üç aded kefere kapudanları on kîse ve üzüm,
incir ve
kahve ve yigirmi aded müselmân esîrleri getirüp, "Fireng elinden halâs etdik" d …
Andan Kilis kal‘ası civârında vilâyet-i Pirmorya kâfirlerinden müselmân kapu kethüdâları ve üç aded kefere kapudanları on kîse ve üzüm, incir ve kahve ve yigirmi aded müselmân esîrleri getirüp, "Fireng elinden halâs etdik" deyü tâbi‘lik {yüzün} gösterdiler, ammâ hakîkatü'l-hâl esîrlerden su’âl etdik. Venedik cezîrelerin urup bu ümmet-i Muhammed'i halâs eylemişler. Paşa bunlara dahi hayli i‘zâz [u] ikrâm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 148a ·
metinde göster ·
… irer ikişer karış ağaçda yer vişnesi hâsıl olur, ammâ limon ve turunç ve nar ve
incir ve
zeytûn ve fısdık misilli sevâhil meyveleri olmaz. 88a
Der-sun‘-ı Hudâ güzîde-i fevâkihât: Cümle meyvelerinden vefret üzre olan âbdâr hoş-hor engûrü ve eriği ve zerdâlûsü ve kiraz-ı hoş-güvârı ve vişnesi firâvândır. Hattâ dağlarında birer ikişer karış ağaçda yer vişnesi hâsıl olur, ammâ limon ve turunç ve nar ve incir ve zeytûn ve fısdık misilli sevâhil meyveleri olmaz. 88a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87b–88a ·
metinde göster ·
… latîf ve mahbûbu ve mahbûbesi meşhûr olup limon ve turunc ve servî ve zeytûn ve
incir ve
nar ve gayri müsmirât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı hâsıl olur, ammâ elzem-i levâzımdan o …
Ve cümle altı yüz pâre ma‘mûr kurâlardır. Ve cümle (---) aded kal‘alardır. Ve cümle (---) aded soltat askere mâlikdir. Ve cümle yetmiş altı bin re‘âyâya mâlik olup iklîm-i sâlisde âb [u] hevâsı latîf ve mahbûbu ve mahbûbesi meşhûr olup limon ve turunc ve servî ve zeytûn ve incir ve nar ve gayri müsmirât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı hâsıl olur, ammâ elzem-i levâzımdan olan gendümü ve sâ’ir mahsûlâtı gılâlleri kıllet üzre hâsıl olur, zîrâ gâyet sengistân bir dar dâr-ı diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
… âb [u] hevâsının letâfetinden her gûne meyvesi ol kadar âbdâr ve latîf olur kim
incir ve
üzümün ve âdem kellesi kadar dânedâr narların sâ’ir ekâlîmlere hedâyâ götürürle …
Der-şehrengîz-i tetimme-i külliyât: Hersek sancağı hâkinde şehr-i Foça ve bu şehr-i Mostar'dan ma‘mûr u müzeyyen ve şehr-i azîm yokdur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden her gûne meyvesi ol kadar âbdâr ve latîf olur kim incir ve üzümün ve âdem kellesi kadar dânedâr narların sâ’ir ekâlîmlere hedâyâ götürürler. Henüz letâfet ve halâveti bâkî olup tûl-ı zamânda meyvesinin reng-i rûyına ve zerre kadar lezzetine kat‘â tagayyür gelmez. Ve Tabahâne cânibinin hadîka-i cinîn gaytânlarının ve müşebbek bostânlarının cümlesinde cârî âb-ı revânlar ile ma‘mûr ve her bâğda gûnâ-gûn kasr-ı müzeyyeneler içre halkı mesrûr olup devâm-ı devlet-i pâdişâhîye müdâvemet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
Ammâ hikmet-i Hudâ bu bâğda hurma ve servî ve çimşîr ve
incir ve
zeytûn ve nâr ve cümmeyz ve ar‘ar ve sanevber yokdur, ammâ cemî‘i gûnâ-gûn fevâ …
Ammâ hikmet-i Hudâ bu bâğda hurma ve servî ve çimşîr ve incir ve zeytûn ve nâr ve cümmeyz ve ar‘ar ve sanevber yokdur, ammâ cemî‘i gûnâ-gûn fevâkih-i müsmirâtın envâ‘ı bunda mevcûd olup bir vukıyye gelir elması olur. Lâkin üzümü sehel hoş-hor ve türüş olur, zîrâ şiddet-i şitâsı şedîd olduğundan niçe gûne meyveleri olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52a ·
metinde göster ·
… kihât: Emrûdu ve eriği ve elması ve üzümü, vişnesi ve kirazı olur, ammâ ayva ve
incir ve
zeytûn ve nâr ve üvez ve muşmula ve bâdem ve fındık ve fısdık ve (---)(---) (- …
Diyâr-ı Kırım'da hâsıl olan ve olmayan fâkihât: Emrûdu ve eriği ve elması ve üzümü, vişnesi ve kirazı olur, ammâ ayva ve incir ve zeytûn ve nâr ve üvez ve muşmula ve bâdem ve fındık ve fısdık ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… erinde ardıç ağacı gâyet çokdur. Servî ve çam ve sanavber ve çimşîr ve çınar ve
incir ve
nâr ve dûd ağaçları yokdur, ammâ söğüd (---)(---)(---)(---)(---) ağaçları ç …
Memleket-i Sol‘ât'da menbût olan ve hâsıl olmayan eşcârât: Evvelâ şehr-i Sarây'da kavak ağacından ziyâde dıraht-ı müntehâ yokdur. Lâkin kûh-ı bülendlerinde ardıç ağacı gâyet çokdur. Servî ve çam ve sanavber ve çimşîr ve çınar ve incir ve nâr ve dûd ağaçları yokdur, ammâ söğüd (---)(---)(---)(---)(---) ağaçları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
limon ve turunc ve zeytûn ve nâr ve şeftâli ve kiraz ve vişne [ve] tut ve servî …
Hattâ kûhlarında ve kurâlarında incir ve limon ve turunc ve zeytûn ve nâr ve şeftâli ve kiraz ve vişne [ve] tut ve servî ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve çimşîr ve üvez ve muşmula ve latîf ayva ve kestâne ve gûnâ-gûn âlûları, ya‘nî erikleri ve kaysı ve zerdâlûleri olur kim lâ-nazîr kabîlesindendir. Hattâ Tarabefzûn'da, ya‘nî Tırabzan şehrinde olan gibi karanfîlleri olur kim râyihasından âdemlerin dimâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… zamânında her envâ‘ından meyve-i âbdârlar getirir kim âdem yemeden doymaz, ammâ
incir ve
ayvası ve üzümü ve nârına aşk olsun. Hattâ şele sepetler ile iki merhale yerden …
Hattâ bu Tat eline hân tarafından Tat ağası nâmında bir ağa hâkimdir. Ol ağa her bâr hânları ve kalga ve nûreddîn vüzerâ ve gayri sultânlara meyvenin zamânında her envâ‘ından meyve-i âbdârlar getirir kim âdem yemeden doymaz, ammâ incir ve ayvası ve üzümü ve nârına aşk olsun. Hattâ şele sepetler ile iki merhale yerden atlar ile engûrü ve inciri ve gayri müsmirâtları gelüp henüz letâfet [ü] halâveti bâkî gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… up seksen günde gûnâ-gûn mahsûlâtları olup dağlarında limon ve turunc ve zeytûn
incir ve
nârdan gayri cümle meyve-i gûnâ-gûnları vardır. Ammâ bu diyâr kûh-ı Elburz dâme …
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Lâkin bâğ u bâğçeleri yokdur. Ve iklîm-i sâdisde olmağın şiddet-i şitâsı şedîd olup seksen günde gûnâ-gûn mahsûlâtları olup dağlarında limon ve turunc ve zeytûn incir ve nârdan gayri cümle meyve-i gûnâ-gûnları vardır. Ammâ bu diyâr kûh-ı Elburz dâmenleri olmak ile kışı mukaddem gelir, ammâ halkı ten-dürüstlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152b ·
metinde göster ·
… raboliçe kazâzı ve Kalavrata kazâsı gâyet yaylak olup limon ve turunç ve nâr ve
incir ve
zeytûn olmaz, zîrâ yaz u kış dağlarında şiddet-i şitâ olup kâhîce kar dahi yağa …
Ammâ âb [u] hevâsı dörd nev‘ üzredir. Meselâ Taraboliçe kazâzı ve Kalavrata kazâsı gâyet yaylak olup limon ve turunç ve nâr ve incir ve zeytûn olmaz, zîrâ yaz u kış dağlarında şiddet-i şitâ olup kâhîce kar dahi yağar, zîrâ dağları Mora vilâyetinin göbeğidir. Cümle Mora diyârının enhârlarının menba‘ları Taraboliçe ve Kalavrata ve Manya dağlarından tulû‘ edüp vilâyet-i Mora'ya taksîm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
… eyle çokdur kim ol Kisoma sahrâsı limon ve turunç ve kebbât ve zeytûn ve nâr ve
incir ve
servi dırahtları fezâ-yı lâlezârını niçe bin gûne eşcârât-ı müsmirâtlar ile müz …
Bâğ u bâğçeleri eyle çokdur kim ol Kisoma sahrâsı limon ve turunç ve kebbât ve zeytûn ve nâr ve incir ve servi dırahtları fezâ-yı lâlezârını niçe bin gûne eşcârât-ı müsmirâtlar ile müzeyyen olup rûy-ı arzı Cenâb-ı Bârî ne kadar ahcâr [u] eşcârât-ı gûnâ-gûnlar var ise bu sahrâda mevcûd edüp şükûfe-i turunç ve limon râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Ve niçe bin âb-ı revânlar tur‘a tur‘a cereyân edüp cemî‘i hadîka-i ravza-i Rıdvânları âb-ı hayvânlar rey edüp cemî‘i cinîn-i müşebbek bostânları bâğ-ı Merâm-misâl bir sevâd-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… -misâl kiremit ö[r]tülü ve bâğ u bâğçeli evler ola. Dağı ve taşı sâfî zeytûn ve
incir ve
tut ağaçları ile müzeyyen olmuşdur.
Ne mikdâr hâne idüği ma‘lûmumuz olmayup bunlar dahi tahrîr etmeğe rızâ vermeyüp az kaldı kim sulha muğâyir iş ola, ammâ Allâhu a‘lem iki yüz kadar kal‘a-misâl kiremit ö[r]tülü ve bâğ u bâğçeli evler ola. Dağı ve taşı sâfî zeytûn ve incir ve tut ağaçları ile müzeyyen olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·