İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

insân

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
108
isabet
103 cümle/beyitte
40,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
19 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi10844,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 108

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“insân” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 19a Ma‘âdin-i sâlis aşer: Kân-ı insân Belde-i Tayyibe ya‘nî kal‘a-i Kostantıniyye'dir kim bunda olan âdem deryâsı ve …
EÇS I 19a … uz omuzu sökmez böyle bir gulgule-i Rûm'dur {anıniçün İslâmbol'a ma‘den-i kân-ı insân derler}. Eğer cemî‘i âsâr-ı binâları ve imâretlerin birer birer takrîr ü tahrîr …
EÇS I 43b … zre olan câm-ı gûnâ-gûn Sarhoş İbrâhîm'in kârıdır kim bunun dahi medhinde za‘îf insân âcizdir. Kaçan kim vakt-i zuhurda bu câmlar âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi urdukda …
EÇS I 88a … var kim eflâke ser-çekmiş serpûşu nuhâs-ı mutallâdır kim şa‘şa‘asından merdüm-i insân hîrelenir üçer tabaka musanna‘ minâreteyn-i serâmedeyndir. Ammerekallâhü Ta‘âlâ …
EÇS I 130b … münhedim edüp mücedded bir tophâne etmişdir. Anı görmeyen kâr-ı dîv ve kuvvet-i insân ve akl-ı benî âdem ne idüğin bilmez. {Hâlâ a‘dâ-yı dîn olan küffâr-ı hâksârları …
EÇS I 159a–159b … e[t]: Arapça deyü "Buğday ağacından yeme" deyü Cenâb-ı izzet, Âdem'e emr edüp insân nisyândan mürekkeb olmağile emr-i Hakk'ı sıyup rû-yı arza hübût edüp yine emr-i …
EÇS I 178b … uvalların ilm-i cerr-i eskâl ile kaldırdıklarında âdemin aklı gider, zîrâ kâr-ı insân değildir deyü Ehrimen dedikleri emîn zelehor hammâlları ve Unkapanı zelehorları …
EÇS II 224b … olunmuşdur kim hüsn cihetinde ve letâfeti yüzünde vech-i arzda böyle bir kâr-ı insân binâ olunmamışdır. Hülâsa-i kelâm, hüsn [u] letâfeti ve kâr [u] zerâfeti hadd-i …
EÇS II 227a … bulup vücûd-ı benî Âdem kulak şahmesi gibi yumuşak olup âdemin teninden dest-i insân sabunda kayar gibi kayar. Ammâ suyu gâyet suhûniyyet üzre halk olunmuşdur, lâki …
EÇS II 298a … edüp götürdü. Cümle ahşâbâtı levha-i ûd u servden eyle münakkaş idi kim çeşm-i insân nakş-ı Erjeng'inden hîrelenirdi. Hâlâ ol asırdan beri Tebrîz'in cemî‘î binâsı K …
EÇS II 300a Der-sitâyiş-i kabâ-yı İnsân : A‘yân [u] eşrâfı serlerine alaca ve kızıl serbend sardıklarından kızılbaş derl …
EÇS II 328b … iz mikdârı hâne ve bir câmi‘-i muhtasar-ı Süleymân Hân ve bir anbâr-ı zehâyir-i insân var. Gayrı hân ve hammâm ve sûk-ı sultânîden bir âsâr yokdur. Ancak dizdâr ve n …
EÇS II 336b … er. Ve niçe mazlûmun hûn-ı nâ-hakkın Atmeydânı'nda beyâz kar üzre döküp vücûd-ı insân , kar ile yeksân olup Atmeydânı'yken et meydânı olup azîm gulgule ve fitne ve fe …
EÇS II 356a … alliyle tahrîr olunur. Biri dahi bu Engürü kal‘asıdır kim hasretü'l-mülûk kâr-ı insân ile mebnî bir ibret-nümâ kal‘a-i kavîdir kim cemî‘î elsine-i muhtelife kralları …
EÇS III 17b … kup bir hoşça çağla / Ki senden hâsıl ola bâğ u bustân / Yiyüp anda safâlar ide insân
EÇS III 18a … ‘inde her mahlûk beraber / Suvarır bâğ u bustân ehl-i dihkân / Refâhiyyet bulur insân [u] hayvân / Medîne vakfına bâ’is çü budur / Sebeb vakf olmağa budur bu sudur / …
EÇS III 97a–97b … k olup vakt-i gurûba dek tarafeynden eyle savaş-ı perhâş olup rûy-ı deryâ hûn-ı insân ile la‘l-gûn olup temevvüc eder. Küffâr-ı bedgirdâr-ı nâ-sezâ-murdâr bu hâl-i p …
EÇS III 118b … çe kerre yüz bin azîm mâhîler gelüp başların buzdan taşra çıkarup teneffüs edüp insân su içdiği gibi cümle mâhîlerin rüzgâr içdiklerin gördüm, aceb hikmetdir. Mısrâ‘ …
EÇS IV 193a … ir acûzedir. Ancak mülk, ol Mâlikü'l-mülk [ü] Vâhid-i Kahhâr'ındır. Ancak fakîr insân bir endîşe-i hâma düşmüş ebdândır.
EÇS IV 226b Bu mezkûr olan âb-ı hayâtlardan nûş eden eğer (hayvân) ve eğer hayvân insân eyle ten perver olur kim benî Âdem cüssedâr olup dilâver olur ve zenânesi gâyet …
EÇS IV 229b–230a … arı ve karanfil bergleri gâsilîn vücûdlarına yapışup râyiha-i tayyibeden bîni-i insân mu‘attar olur. Ve her halvetde dahi kulleteynler mukarrerdir ve bu dahi eyle mu …
EÇS IV 233a Aceb ma‘rifetdir kim vücûd-ı insân bir enser üzre bu mertebe hareket ide.
EÇS IV 241b … dan mütevellid olan ecnâs-ı benî Âdem ile müzeyyen etdi. İlâ hâze'l-ân gûnâ-gûn insân peydâ olmadadır.
EÇS IV 268b … ar Hudâ âlimdir kayalar üzre ırmaklar gibi çağlardı. Her bir seng-i siyâh hûn-ı insân ile lâ‘l-gûn oldu.
EÇS IV 269b … ir kurşum menzili yakın varanlardan bir cân rehâ bulmayup rûy-ı zemînde cesed-i insân bûriyâ gibi düşdü.
EÇS IV 272b … bahânesiyle altmış aded eli bâğlı âdem bâğışladı. Görmez misiz, şu meydân hûn-ı insân ile üç günden beri halîce döndü. Bre varın âdemler ricâ edin. Paşanın gözünde r …
EÇS IV 287a–287b … rı yokdur. Hemân bi-emrillah burc burc beden beden kayalardır. Aslâ amelî kâr-ı insân yokdur. İllâ niçe yüz aded mi‘mârları var. Hakkâ ki Âd kavminden kalmış kâr-ı b …
EÇS IV 313a Netîce-i kelâm ol gün yevm-i âşûrada fezâ-yı Dergezîn hûn-ı insân ile rengîn olup zemîn-i Dergezîn lâle reng olurdu. Ve cemî‘i âşıkân-ı sâdıkânın …
EÇS IV 345b Sitâyiş-i tâ’ife-i zenâne-i masdar-ı insân : Ekseriyyâ hâk-i Bağdâd'ın zenâneleri hüsn-i cemâlde ve lûtf-i i‘tidâlde olup k …
EÇS IV 389b Evvelâ bu cisr-i kebîr eyle bir kantara-i bî-hemtâdır kim tâk-ı revâkına dîde-i insân gücile nazar eder. Her kim ilm-i mi‘mârîden haberdâr ise dikkat-i tâm ile nazar …
EÇS IV 402b Reng-i rûy-ı eşkâl-i insân : Halkının ekseriyyâ beşereleri asferü'l-levndirler ve ol kadar ten-dürüstlük il …
EÇS V 28b … lâ kîse ve sabuna ihtiyâc olmaz. Vücûd-ı insânı dürr-i beyz-âsâ eder ve beden-i insân eyle nerm ü ter olur kim gûyâ kulak şâhmesi gibi vücûd-ı benî Âdem yumuşak olup …
EÇS V 80a … elle paçaları na‘şlarıyla püşte püşte olup Budin'de sahrâ-yı Peşte-misâl na‘ş-ı insân ile fezâ-yı Üsküdar zeyn olurdu.
EÇS V 80a … erbâb-ı dîvânlar muztarib olduklarından mâ‘adâ bilâ-had ü lâ-add sinekler hûn-ı insân üzre megesler meks edüp hûn-âlûd oldukda haymelerde âsâyiş edenlerin üzerlerine …
EÇS V 80b … rak çalarak kırarak iskele-i Kavak şecereleri şecere-i Vakvâk altı gibi cesed-i insân ile zeyn olup hûn-ı insân deryâya nehr-i Revân gibi cereyân ve revân ederdi, am …
EÇS V 80b … -i Kavak şecereleri şecere-i Vakvâk altı gibi cesed-i insân ile zeyn olup hûn-ı insân deryâya nehr-i Revân gibi cereyân ve revân ederdi, ammâ ne cür’etdir kim bu mah …
EÇS V 81a … -ı milk-ârâya selâma durdular kim böyle alay-ı müzeyyeni çeşm-i zamân ve dîde-i insân gibi görmemişdir ve temâşâsında hayrân olmuşdur. Andan 3 sâ‘atde,
EÇS V 91a … n-ı Râbi‘ bir sedd-i İskender-misâl bir kal‘a-i Van kaviyyü'l-bünyân bir sedd-i insân binâ edüp ismine Hâkâniyye dediler. Bu mahalde sa‘âdetlü hünkâ[r] deryâdan başd …
EÇS V 95b Reng-i rûy-ı eşkâl-i insân : Barısı ahâlîsi ten-dürüst olduklarından yüzleri münevver olup cümle buğday enl …
EÇS V 114b Ta‘rîf-i reng-i rûy-ı eşkâl-i insân : Bu şehir halkının reng-i rûyları ekseriyyâ humret üzre halk olunmuşlardır, zîr …
EÇS V 130a Der-vasf-ı reng-i rûy-ı eşkâl-i insân : Âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan ve yazı yaz ve kışı kış olduğundan cemî‘i …
EÇS V 147a … fire bir tîğ-i Ahmedî eyle ururlar kim kâfir kellelerin[den] cereyân eden hûn-ı insân kelleyi kelle üstüne yuvarlayup gider. Bakıyyetü's-seyf olan küffârlar firâr ed …
EÇS V 162b–163a … ederlerdi, ammâ ayular bir yere gelüp ellerine budağ birer ağac pârelerin alup insân gibi ayağ üzre kalkup hınzîra ve kurda sopalar urup depelerdi. Mehîb ve mefret …
EÇS V 171a Der-medh-i reng-i rûy-ı eşkâl-i insân :
EÇS VI 7a … 'ya şak-â-şak eyle bir ârâyiş-i rimâh-ı nîze-i tığ-ı bî-dirîğ urdular kim dem-i insân nehr-i revân gibi cereyân ederdi.
EÇS VI 22a … sker-i Âl-i Osmân" deyü feryâd [u] enîn ederek kal‘adan taşra çıkınca bir cân-ı insân ve bir kelb-i cî‘ân bile halâs olmayup ve seyf-i müczem urulmadan cümle esîr-i …
EÇS VI 29b … r. Ve bunun dahi sokaklarında benî Âdem deryâsı vardır kim yüz binden mütecâviz insân vardır derler.
EÇS VI 37b … r kim şazrevânlarından ve ejder ağızlarından âb-ı nâb havza cereyân edüp cemî‘i insân ve hayvân andan def‘-i atşân ederler kim şâfi‘î mezhebi üzre aşren fe-aşr bir p …
EÇS VI 73b … e müzeyyen etdi kim âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi bu sarâya pertev urdukda çeşm-i insân hîrelenirdi. Çûn bu sarây-ı ibret-nümâ yedi yılda tamâm olup cümle kral ve ban …
EÇS VI 106a … larından çıkarup iki bin kadar küffârı pâre pâre ve rîze (ve) rîze edüp herse-i insân olup küffârın cesed-i murdârları çet-a-çet hâk-âlûd olup yatırlardı.