Ve bu câmi‘in mihrâbı önünde ravza-i cinândan nişân verir bir bâğ-ı
iremezâtı var
kim içinde hezâr hezârânın destânın dostânlar istimâ‘ etdikde 60b mürde dille …
Ve bu câmi‘in mihrâbı önünde ravza-i cinândan nişân verir bir bâğ-ı iremezâtı var kim içinde hezâr hezârânın destânın dostânlar istimâ‘ etdikde 60b mürde diller hayât bulup rûha gıdâ hâsıl olur. Cemî‘i eşcâr-ı müsmirât ve cümle ezhârât, nebâtât, giyâhât anda menbût olduğundan câmi‘ içre cemâ‘at-i kesîrenin demâğları râyiha-i tayyibeden mu‘attar olur. Başka bâğbânı ve huddâmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a–60b ·
metinde göster ·
… kacağı gelmez ammâ Şi‘îlerin gireceği gelmez. Zîrâ mihrâbı önünde bir hıyâbân-ı
İremi var
kim felekde mislin Melek Ahmed Paşa görmemişdir. Gûnâ-gûn şükûfesinin râyihâ-i …
Andan şâh-ı İrân-zemîn Câmi‘-i cihân Şâh Emîn: Azamet-i Hudâ tâk-i kisrâdan nişân verir bir binâ-yı âlîdir kim gûyâ Mısır'da Tahir Baybars Câmi‘idir. Bir minâreli ve harem-i zîbâlı Kâşî çîn ile ârâste ve evce ser çekmiş kıbâblar ile pîrâste ve cümle der-i dîvârları beyâz ve musaykal ve mücellâ Hıtayî kâğız-misâldir. Beyz-âsâ câmi‘-i zîbâdır kim içinden incinenlerin çıkacağı gelmez ammâ Şi‘îlerin gireceği gelmez. Zîrâ mihrâbı önünde bir hıyâbân-ı İremi var kim felekde mislin Melek Ahmed Paşa görmemişdir. Gûnâ-gûn şükûfesinin râyihâ-i tayyibesi cemâ‘atin dimâğın mu‘attar 299a eder. Ve tuyûr-ı hoş-elhânların esvât hazînleri mahzûn cemâ‘ati handân eder. Diyâr-ı Acem'de bu imâretin nâmına Heşt-behişt derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 298b–299a ·
metinde göster ·
… zûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı
İremi var
. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî …
Câmi‘-i atîk Koca Mahmûd Paşa: Tûlen ve arzen iki yüz ayakdır. Ve cümle on sekiz aded kubbeleri ve cümle (---) aded pâyeler üzre mebnî kıbâb-ı ser-nigûnlardır. Bu şehirde bundan büyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı İremi var. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî rasâs-ı nîl-gûn ile mestûrdur. Kibâr-ı evliyâullahdan bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup hâbdan bîdâr olunca "Alıverin şu imâmeynin imâmesin" deyüp "Kâzımîne's-sa‘îdeyni'ş-şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup hatîbe verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. Ertesi gün imâm gayri câmi‘e gelmeyüp âhirete eşdi. Rahmettullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a ·
metinde göster ·
… vz u şadırvanlardan ve selsebillere rîzân olur. Her pâdişâhın birer gûne kasr-ı
İremleri var
kim atlas-ı felekde eyle bir kârgîrliği bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Merhûm M …
Cümleden sarây-ı selâtin-i Âl-i Osmân, hayrât-ı Sultân (---)(---) Hân, şehrin cânib-i şarkîsinde bir çemenzâr sahrâya nâzır bir mürtefi‘ zemînde dıraht-ı servî ve çınar ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirrât-ı gûnâ-gûn ile kuyâğ-ı hıyâbân olmuş bir bâğ-ı İrem'dir kim gûyâ erd-i behiştdir. Bunda olan tuyûr-ı hoş-elhânın evsâfında lisân kâsırdır. Bâ-husûs mürg-ı karatavuk ve mürg-ı ishakın hoş-nevâlığı vakt-i Şâfi‘îde âdeme hayât verir. Ve hezâr hezârânın ve bülbül-i hoş-nevânın nevâ-hânlığı bir bâğ-ı selâtînde yokdur. Zîrâ kûhî semtlerdir. Bu sarây-ı azîmin cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl divârlıdır. İçinde bostâncıbaşısı ve üç yüz aded bâğbânı vardır. Ve müte‘addid hücreleri ve niçe kasr-ı havernâkları ve niçe kâh-ı kâ‘aları var ve Çatal dağın su terazûlarıyla uçar âb-ı revânlar fıskiyye ve havz u şadırvanlardan ve selsebillere rîzân olur. Her pâdişâhın birer gûne kasr-ı İremleri var kim atlas-ı felekde eyle bir kârgîrliği bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir. Merhûm Melek Ahmed Paşa efendimiz bunda mihmân olup Kaya Sultân ile bunda mülâkât olup kâmil bir hafta bu bâğ-ı cinânda Hüseyn-i Bâkara fasıllarıyla zevk u safâ edüp felekden kâm alır şekilli olduk. Ammâ ne mümkin, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 171b ·
metinde göster ·
… çârsû-yı bâzârlı müzeyyen şehirdir. Bunda kralın bir kal‘a-misâl dîvârlı bâğ-ı
İremi var
kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz.
Cümle üç bin kadar gûnâ-gûn sırçalı kiremit örtülü bâğ ve bâğçeli ve çârsû-yı bâzârlı müzeyyen şehirdir. Bunda kralın bir kal‘a-misâl dîvârlı bâğ-ı İremi var kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
kim gûyâ İremezâtü'l-imâddır. El-hâsıl memâlik-i Âl-i Osmân'da misli yâ Malatıy …
Ve bu bâğlar içre paşalara mahsûs bir bâğ-ı İrem var kim gûyâ İremezâtü'l-imâddır. El-hâsıl memâlik-i Âl-i Osmân'da misli yâ Malatıyye'de Aspuzu yâhûd Konya'da Merâm ola. Anda on gün temâşâ-yı cemâl edüp cemî‘i ahâlî-i vilâyet ile vedâlaşup Kara bâğlardan kıble tarafına bâğ u bâğçeler içre ubûr ederek ve bir hâlî dağı aşup ba‘dehu Ula şehri bâğları içinden iki sâ‘at ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y99b ·
metinde göster ·
Ve mihrâb önünde bir bâğ-ı İrem-misâl şükûfezâr bir bâğ-ı
İremi var
ve hareminde bir âbdest havuzu var. Bu dahi musanna‘ ibret-nümâ şeydir. Ve câni …
Ve mihrâb önünde bir bâğ-ı İrem-misâl şükûfezâr bir bâğ-ı İremi var ve hareminde bir âbdest havuzu var. Bu dahi musanna‘ ibret-nümâ şeydir. Ve cânib-i erba‘ası müsinn çınâr-ı müntehâlar ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y119b ·
metinde göster ·
, gûnâ-gûn limon ve turunc ile müzeyyendir, yedi nev‘a üzümü olur. Ve bu mahalde …
Ve bu âsitâneden ba‘îd başka bir bâğ-ı İremi var, gûnâ-gûn limon ve turunc ile müzeyyendir, yedi nev‘a üzümü olur. Ve bu mahalde bir sâkıye ve bir havz u şâzrevânı revân olmadadır. Ve bir zâviyesi var, mihrâbı üzre müzehheb ve lâcüverd üzre Karahisârî tarzı celî hat ile kitâbet olunan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y116b ·
metinde göster ·
… karîb Nîl içre bir cezîre-i vâsi‘de ravza-i Rehven nâmında bir harâb hıyâbân-ı
İremezât var
kim gûyâ hudâyî bir hadîka-i ravza-i Rıdvândır. Kendi bitüp kendi yiter. Anda o …
Hâlâ yine bu şehre karîb Nîl içre bir cezîre-i vâsi‘de ravza-i Rehven nâmında bir harâb hıyâbân-ı İremezât var kim gûyâ hudâyî bir hadîka-i ravza-i Rıdvândır. Kendi bitüp kendi yiter. Anda olan eşcârât-ı garîbe ve esmârât-ı acîbe ve hoş-elhân hûş [u] tuyûrun hisâbın Hâlık-ı kevneyn bilür. Vakt-i seherde cemî‘i murgânın esvât-ı hazînleri âdeme inşirâh-ı sadr ve zevk-i derûn verir. Ve anda benî âdem'e munîs hayvânât-ı gûnâ-gûnun hadd [u] addin Sannâ‘-ı lem-yezel bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b ·
metinde göster ·