… lar-ı terekeciyân-ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına
İremezâtü'l-imâd misilli
bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar …
Ve kilar-ı hâssa-i bîrûn ve kilar-ı hâssa-i enderûn ve kilar-ı terekeciyân-ı bîrûn bu tahrîr olunan âsâr-ı gûnâ-gûnun cânib-i erba‘asına İremezâtü'l-imâd misilli bir bâğ-ı İrem inşâ edüp yigirmi bin serv [ü] çınâr ve bîd-i sernigûn ve ar‘ar ve sanavber ve şimşâd misilli nahl-i nevresleri tertîb üzre diküp mâbeynlerine niçe kerre yüz bin şecere-i müsmirâtın envâ‘ın diküp bir murgzâr-ı lâle ızâr cân fezâ bâğçe oldu kim ilâ hâze'l-ân ravza-i bâğ-ı cinândan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… hâricinde üç mevleviyyet yerde tâ Karadeniz Boğazı'na varınca ma‘mûr [u] âbâdân
İremezâtü'l-imâd misilli
şehirleri ve imâretleri ve cevâmi‘leri ve sâ’ir hayrât [u] hasenâtlarının ve ce …
İki yüz otuz beşinci fasılBelde-i Kostantıniyye kal‘ası hâricinde üç mevleviyyet yerde tâ Karadeniz Boğazı'na varınca ma‘mûr [u] âbâdân İremezâtü'l-imâd misilli şehirleri ve imâretleri ve cevâmi‘leri ve sâ’ir hayrât [u] hasenâtlarının ve cemî‘i ziyâretgâhlarının târîhleri ile beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
… çak düz yerde dörd bin hâneli ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr u âbâdân ve kat-ender-kat
İremezâtü'l-imâd misilli
sarây-ı âlîler ve yalı kâ‘aları ile ârâste ve şükûfe-zâr besâtînler ile pîrâste …
Kal‘a-i İslâmbol'un cânib-i garbında Halîc-i İslâmbol sâhilinde bir alçak düz yerde dörd bin hâneli ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr u âbâdân ve kat-ender-kat İremezâtü'l-imâd misilli sarây-ı âlîler ve yalı kâ‘aları ile ârâste ve şükûfe-zâr besâtînler ile pîrâste olmuş bir şehr-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a ·
metinde göster ·
… / Hâk-i Kostantıniyye'nin cânib-i erba‘asında pâdişâhlara mahsûs ne kadar bâğ-ı
İremezât misilli
hâs bâğçeler varsa anların esmâların beyân eder
İki yüz altmış yedinci fasılHâk-i Kostantıniyye'nin cânib-i erba‘asında pâdişâhlara mahsûs ne kadar bâğ-ı İremezât misilli hâs bâğçeler varsa anların esmâların beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 144b ·
metinde göster ·
… ânlı ve esvâk-ı sultânîsi ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. Ve şehri bir vâsi‘ sahrâda
İremü'l-imâd misilli
bir şehr-i müzeyyendir kim şehrin bâğ u besâtinleri içre Kürün çayı cereyân edü …
Evsâf-ı kal‘a-i Gencîne-i Râz, şehr-i azîm Gence-i Dilnüvâz: (---) binâsıdır. Dest-i Acem'den, şâh-ı İrân olan Tahmas[b] Şâh'ın destinden dest-i kahrile sene 990 târîhinde Koca Ferhâd Paşa feth edüp sene 1014 târîhinde Sarı Ahmed Paşa kethüdâsı Mehemmed Paşa hâkim-i Gence iken şâh-ı bed-fi‘âl İrân-zemîn askeriyle yedi ay muhâsara edüp şeb [u] rûz ceng-i azîm olup âhir bir tarafdan imdâd gelmemek ile cümle guzât-ı müslimîn amân ile kal‘ayı şâha teslîm edüp cüyûş-ı müslimîni uryânen cümle şehîd etdiklerin Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis'e i‘lâm etdiler. Ol asrdan berü dest-i Acem'de şehr-i mu‘azzam olmuşdur. Ammâ kal‘asın şâh münhedim etmiş. Hâlâ altı bin hâneli bâğ u bâğçe ve câmi‘ ve hân ve imâret [ve] hammâm ve bezzâzistânlı ve esvâk-ı sultânîsi ma‘mûr şehr-i müzeyyendir. Ve şehri bir vâsi‘ sahrâda İremü'l-imâd misilli bir şehr-i müzeyyendir kim şehrin bâğ u besâtinleri içre Kürün çayı cereyân edüp nehr-i azîm Kür'e rîzân olur. Bu şehrin kıble dağlardır ve üzeri serâpâ bâğlardır kim âbdâr engûrü ve memdûhâtından Gence ipeği gâyet meşhûrdur. Ve cânib-i erba‘ası sahrâlarında yedi nâhiye kefere köyleriyle âbâdândır. Penbe ve pirinç ve harîr ile kâr ederler. Ankâ mûğları vardır ve marâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü mûğ-zâdları dahi memdûhdur. Ve mahbûbe-i zenâneleri dahi meşhûrelerdir. {Gence'nin at na‘lı ve demiri ve zekim ipeği meşhûr} ve bu şehr hânlıkdır. Üç bin nöker-i mekkâre mâlikdir. Münşî ve kelenteri ve darûgası ve on iki yâr aşkına kadı ve hâkimleri vardır, ammâ ibtidâ Âl-i Osmân destine girdikde ibtidâ hâkimi Hadım Hasan Paşa'dır ki Berda‘ kal‘asın feth edüp Tahmasb Şâh karındaşı oğlu Haydar Mirza'yı rehn verüp sulh mün‘akid oldukda Ferhâd Paşa mezkûr mîrzayı Âsitâne-i Sa‘adet'e getirdi. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310a ·
metinde göster ·
… ekilüp harâbdır. Anınçün dizdârı ve kal‘a neferâtları yokdur, ammâ şehir bâğ-ı "
İremezâtü'l-imâd" misilli
bir hıyâbân [u] kûyâh içre cümle (---) örtülü (---) aded fevkânî ve tahtânî hân …
Ammâ galat-ı meşhûru Akşehir'dir. Ba‘zılar Ahşehir derler, ba‘zı Etrâkler Ahşer derler, ba‘zılar Akşâr derler. Türkistân vilâyetleri olmağıla gûnâ-gûn lehçe-i mahsûsaları vardır. Rûm şehirlerindendir. Ve bânîsi Kayser-i Rûm kızı Sine nâm bir krale binâ etdüğünden Rûm tevârîhlerinde Sinehisâr derler. Konya'nın şimâlinde vâkı‘ olup Konya'nın kıblesinde üç günlük yoldur. On yedinci iklîm-i örfiyyenin vasatında olmağıla âb [u] hevâsı burûdet üzre olup arz-ı beledi (---)(---) ve atval-i nehârı (---) sâ‘at, derece (---) ve dakîkadır ammâ yazı yaz ve kışı kışdır. Sene 793 târîhinde Yıldırım Hân Karamânoğulları eşkıyâları destinden alup râh-ı huccâc-ı müslimîn emn [u] emân oldu. Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ Karamân eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâs-ı hümâyûnu taraf-ı pâdişâhîden 190.500 akçedir. Beş yüz asker ile hükûmet edüp senevî yigirmi kîse hâsıl edüp sefer eşer sancağında erbâb-ı zu‘amâsı 16 ve erbâb-ı timarı 122 cebelüleri ile hîn-i seferde sekiz yüz asker olup paşası ve alaybeğisi bayrağı altında sefer eşerler. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Kâhîce üç yüz akçe ile sadaka olunur menâsıb-ı âlîdir ve cümle (---) aded nevâhî kurâlarından kadısına senevî sekiz kîse hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân, kibâr [u] eşrâfı çokdur. Ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehr nâ’ibi ve şehr muhtesibi ve şehr subaşısı vardır, ammâ kal‘ası bir püşte üzre olmağıla fethinde usret çekilüp harâbdır. Anınçün dizdârı ve kal‘a neferâtları yokdur, ammâ şehir bâğ-ı "İremezâtü'l-imâd" misilli bir hıyâbân [u] kûyâh içre cümle (---) örtülü (---) aded fevkânî ve tahtânî hâne-i zîbâlardır ve cümle (---) aded mahallât ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 8b ·
metinde göster ·
gül ü nesterin ve sünbül ü yâsemin bağlarıdır kim gül-i gülistânı içre tavattun …
{Menâkıb-ı Akyazılı Sultân}: Hattâ bu Akyazılı Sultân Pırevadi'de Müselmân olan Dobruca kralından izin alup bu Batova vâdîsinde mekân dutup bir gün kebâb pişirüp tenâvül etdikden sonra kebâb şişi olan ağacı 123a yere gömünce bi-emri Hudâ bir yeşil kestâne ağacı hâsıl olup ol ân meyve verir ve azîz hazretleri buyururlar kim "Bu ağaç meyvesi kendi makâmımız koruğudur. Bunun sâyesi mekânımızdır" deyü kırk sene kâmil ol şecer-i müntehânın zıll [u] himâyesinde tâ‘at [u] ibâdet eder. Hâlâ ol dıraht-ı bî-bedel bir şecere-i tayyibedir kim yumurta kadar at kestânesi hâsıl olur. Her kimin atına sancı yâhûd kızıl kurd hâsıl olsa ol at kestânesinden ata yedirseler bi-emr-i Hudâ şifâ bulur. Hâlâ Akyazılı Sultân hazretleri bu dıraht-ı tayyibenin sâyesinde bir müdevver kubbe-i âlî rasâs-ı hâs ile mestûr ma‘mûrdur. Anın derûnunda medfûndur. Sanduka-i münevveresinin cânib-i erba‘asında gûnâ-gûn hüsn-i hat kelâm-ı izzetleriyle ve gülâbdân ve buhûrdân ve şem‘dân ve altun-misâl Horâsân diyârının kârı çerâğdânlar ile ârâste ve ser-i sa‘âdetleri ucunda tuğ u alem ve direfş [ü] kalem ve nefîr ü tabl [u] kudûm u ziller ile pîrâste olmuş bir kabr-i pür-nûrdur. Âdem duhûl etdikde vücûduna bir lerze hâsıl olur. Ve müşk-i amber-i hâm râyihasından cemî‘i ehl-i züvvârın demağları mu‘attar olur. Ve türbedâr dedeler cümle âyende vü revende züvvâra gülâb nisâr edüp buhur yakarlar. Cânib-i erba‘asında olan revzenlerin etrâfı hadîka-i İremezâtü'l-imâd misilli gül ü nesterin ve sünbül ü yâsemin bağlarıdır kim gül-i gülistânı içre tavattun eden murg-ı andelîbin hezâr-ı hezârân nagamât-ı hoş-elhânı müstemi‘ olan züvvâra hayât-ı rûh olur. El-hâsıl bu gûne âsitâneleri hasbîce hıfz [u] hırâset etmek fukarâ-yı Bektâşiyân-ı zî-şâna mahsûsdur. Hattâ bu hakîr ol âsitâne-i ziyâ-bahşa vardıkda sehel ısıtma derdiyle şikeste-hâtır idim. Hemân kim bu âsitâneye girüp rûh-ı azîz içün bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet edince hâtıra bu ebyât hutûr ide düşdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122b–123a ·
metinde göster ·
… e cenûbî ve garbîsi ve şimâlîsi Van deryâsı kıblesi ve şarkîsi ve yıldız tarafı
İremezâtü'l-imâd misilli
sahrâ-yı azîmin ortasında yükün yükleyüp çökmüş deve gibi arkası evc-i âsumâna …
Hâk-i Âzerbaycân'da diyâr-ı Ermen'de cenûbî ve garbîsi ve şimâlîsi Van deryâsı kıblesi ve şarkîsi ve yıldız tarafı İremezâtü'l-imâd misilli sahrâ-yı azîmin ortasında yükün yükleyüp çökmüş deve gibi arkası evc-i âsumâna çıkmış gûnâ-gûn ebrî ve la‘l-gûn ve nakş-ı bukalemun kaya-yı ibret-nümûndur. İki tarafında deve yükü gibi karnı vâsi‘ altı 251a kûh-ı bî-sütûn gibi boş kayalardır kim kıble tarafındaki kayaları altında aşağı şehri etrâfında başka alçak hisâr varoşudur, ammâ şimâl tarafındaki altı boş kaya kim Timur'un toprak sürdüğü mahalde şehir yokdur. Bir cânibi sazlı bataklıkdır. Garb tarafı Timur toprağıdır, dahi mâverâsı sahrâdır. Bu kaya çökmüş deve gibi oldukda başı cânib-i şarka nâzır Kesikkaya nâmıyla ma‘rûf ve Deveboynu dahi derler. Hakkâ ki gerdân-ı şütür gibi bir eğri kayadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250b–251a ·
metinde göster ·
… e deryâsı kenârıyla giderken Asvene kûhları sağ tarafımızda kalup niçe yüz aded
İremezât misilli
kurâlar geçüp 4 sâ‘atde yine Çevlân Sünnîlerdir. Andan yine cenûba 6 sâ[atde],
Evvelâ Rûmiyye'den üç yüz Acem nökerlerin hân bize refîk-i yâr-ı sâdık verüp Murtezâ Paşa Ağası Alî Ağa'nın yüz âdemi ile ve elli nefer bizim âdemimiz ile cümle dörd yüz elli âdemle Rûmiyye'den çıkup cânib-i cenûba Rûmiyye deryâsı kenârıyla giderken Asvene kûhları sağ tarafımızda kalup niçe yüz aded İremezât misilli kurâlar geçüp 4 sâ‘atde yine Çevlân Sünnîlerdir. Andan yine cenûba 6 sâ[atde],
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297a ·
metinde göster ·
… etdikde bu Nihâvend şehrin dahi harâb u yebâb etdirmişdir. Ol asırdan berü hâlâ
İremezâtü'l-imâd misilli
bir şehr-i dilşâd olmuşdur. Ammerallahu ilâ ebeden li-âbâd.
Ba‘dehû sene 1031 târîhinde yine Acem istîlâ eder. Ba‘dehû sene 1039 târîhinde ma‘lûmumuzdur, Hüsrev Paşa-yı vezîr-i dilîr Bâğ-ı cinânı ve Hemedân u Dergezîn'i urup nehb ü gâret etdikde bu Nihâvend şehrin dahi harâb u yebâb etdirmişdir. Ol asırdan berü hâlâ İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd olmuşdur. Ammerallahu ilâ ebeden li-âbâd.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308b ·
metinde göster ·
… rahmete revâne olup ol zamândan berü bu şehr-i Kazvîn dest-i Acem'de kalup eyle
İremezâtü'l-imâd misilli
bâğ-ı bilâd olmuşdur. Gûyâ Şâm-ı cennet-meşâm ve hâk-i pâk-i müşk [ü] amber-i h …
Ba‘dehû sene 1048 târîhinde Murâd Hân-ı Râbi‘ dest-i Acem'den Bağdâd-ı behişt-âbâdı feth edüp İmâm-ı A‘zam'ı ve hümâmü'l-akdemi çirkâb-ı Acem'den halâs edüp Hemedân ve Dergezîn ve bu Kazvîn şehri câniblerine nazar etmeyüp Âsitâne-i sa‘âdetine geldikde sene 1048 de Murâd Hân civâr-ı rahmete revâne olup ol zamândan berü bu şehr-i Kazvîn dest-i Acem'de kalup eyle İremezâtü'l-imâd misilli bâğ-ı bilâd olmuşdur. Gûyâ Şâm-ı cennet-meşâm ve hâk-i pâk-i müşk [ü] amber-i hâm bir şehr-i benâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 314b ·
metinde göster ·
… -yı çemenzâr [u] lâle-ızârda Bursa şehri gibi temevvüc edüp kat-ender-kat bâğ-ı
İremezâtü'l-imâd misilli
bir şehr-i dilşâd-ı Rey âbâdândır.
Müverrihân-ı İrân-zemîn ve sahâ’if-i münşiyân-ı Irâk-ı Dergezîn müverrihleri tahrîri üzre bu şehr-i Rey'i ibtidâ binâ eden İrân-ı Turan şâhlarından Keyûmers Şâh binâ etmişdir. Mürûr-ı eyyâm ile her tarafdan yâğî vü dağî rahneleri görmek ile harâba mü’eddî olup ba‘dehû Şâh Hûşah binâ etdi ve eyle imâr [u] avâdân oldu kim Bağdâd-ı behişt-âbâd-ı atîk bu şehr-i Rey yanında bir kendce gelmezdi. Bu kevn-i çarh-ı kec-revün âdeti üzre niçe bin mülûkdan mülûka intikâl edüp hâlâ hâk-i Irâk'da hükm-i Acem'de kûh-ı Demâvend'in cânib-i garbîsinde bir ferahfezâ-yı çemenzâr [u] lâle-ızârda Bursa şehri gibi temevvüc edüp kat-ender-kat bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i dilşâd-ı Rey âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
… zre Bendâv Acînât ya‘nî Peygamber Cenneti demekdir. Tâ bu mertebe bu Eski Musul
İremezâtü'l-imâd misilli
bir hadîka-i ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cinân imiş. Yârân-ı bâ-vefâya ne gûne imâre …
Evvelâ bu Eski Musul içün be-kavl-i Mıkdısî ibtidâ bânîsi ba‘de't-Tûfân (---)(---) imâr edüp ol asrın müverrihleri bu şehre lisân-ı Süryânî üzre Bendâv Acînât ya‘nî Peygamber Cenneti demekdir. Tâ bu mertebe bu Eski Musul İremezâtü'l-imâd misilli bir hadîka-i ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cinân imiş. Yârân-ı bâ-vefâya ne gûne imâreti müzeyyen olduğu andan ma‘lûm ola kim bu şehrin yemîn [ü] yesârında olan bâğ-ı cinânları ve gaytân-ı gülistânları ve müşebbek bostânları sabâh ve ahşâm nehr-i Şatt ile saky etdikleri mahalde Şattu'l-Arab gibi deryâ-misâl nehr-i azîm cereyân itmeyüp Şatt'dan aşağı ehl-i Medâyin feryâd edüp "Bre, nehr-i Şatt Musul kavminin isti‘mâl etdiğinden gelmez oldu." deyü feryâd ederlermiş ve vakt-i gurûb olup ahâlî-i Musul atlarına su vermek içün nehr-i Şatt'ın yemîn ü yesârından altı kerre yüz bin altun ve gümüş satıllar ile atlarına su verdikleri zamân yine Şattu'l-Arab bir sâ‘at cereyân etmez olurmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a ·
metinde göster ·
… kim sehel imâr kalmışdır. Ammâ bu şehr-i Hızır Sıfet şehrinden ziyâde ma‘mûr u
İremezât misilli
ziyâretgâh imiş.
Ve Hazret-i Şemuyil ve Şem‘ûn ve Semmûn ve Melik Rac‘im ibn Süleymân Nebî içün bu dörd kimesne içün dahi ihtilâf-ı kesîre edüp nebî ve nebî değildir, demişler. Ammâ müverrihân-ı Acem Hazret-i Hızır'ın peygamber olup hâlâ hayâtda olduğuna zâhib olup bu Dicle nehri sâhilindeki şehirde tevellüd eylediğin tahkîk eylemişlerdir. Ve bu şehr-i Hızır'ın ma‘mûr u âbâdânlığın ol kadar ta‘rîf ü tavsîf etmişler kim şehr-i Medâyin'den ve şehr-i Kûfe'den imâr idi demişler. Hatta du‘â-yı hayr [u] berekât-ı Hızır Nebî ile bu şehir eyle imâr imiş kim Cenâb-ı Kibriyâ rûy-ı arzda ahcârât [u] eşcârât [u] müsmirrâtdan ve sâ’ir hûş-ı elhân [u] hûş-ı tuyûrdan gayret-nemâ sun‘-ı Hudâ'dan her ne var ise bu Hızır Nebî şehrinde mevcût idi. Hatta kavm-i Amalâk "Bu şehir bizim kıblemizdir." deyü ziyâretine beher sene mesâfe-i ba‘îde diyârlardan gelirler imiş ve cemî‘i kavm-i milel dahi gelüp seyr ederlermiş. İllâ kavm-i Yahûd gelmeyüp Sıfet şehrine giderlermiş. Hâlâ bilâ-teşbîh tâ’ife-i Yahûd'un ka‘beleri Sıfet şehridir kim sehel imâr kalmışdır. Ammâ bu şehr-i Hızır Sıfet şehrinden ziyâde ma‘mûr u İremezât misilli ziyâretgâh imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407a ·
metinde göster ·
… bîd-i ser-nigûn ve envâ‘-ı dıraht-ı müsmirât ile müzeyyen bir tekye-i İrem [ü]
İremezâtü'l-imâd misilli
tekye-i dervîşândır.
Andan şehrin cânib-i şimâlinde aşağı bâğ u bâğçeler içre tekye-i Sünbüllü Baba Sultân kuddise sırruhu. Bizzât Hazret-i Sultân Hacı Bektaş bunda sâkin olup Sünbüllü Sultân'ı bunda sâhib-i seccâde edüp tâ kefere asrından berü âsitâne-i Bektaşiyândır. Sâfî berü dudluk ve bîd-i ser-nigûn ve envâ‘-ı dıraht-ı müsmirât ile müzeyyen bir tekye-i İrem [ü] İremezâtü'l-imâd misilli tekye-i dervîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21b ·
metinde göster ·
Evvelâ bu şehr-i hoş-havânın her tarafda cânib-i erba‘asında olan hadîka-i bostânlar ve bâğ-ı gülistânlar içre cârî âb-ı revânları var kim her bir enhâr-ı zülâlin sâhilinde İremezâtü'l-imâd misilli ravza-i Rıdvânlarda bülbüllerin nâliş [ü] efgân-ı hoş-nevâhânlığı âdeme rûh-efzâ safâ verir ve cemî‘i fevâkihâtları eyle 25a ter ü tâze ve âbdârdır kim sâ’ir büleydelere meyve-i gûnâ-gûnlarından hedâyâ götürürler. Henüz letâfet ve halâveti bâkî olup birkaç günde lezzetine tagayyür gelmeyüp yine halâveti bâkîdir. Ve her bâğda birer gûne kasr ve havz ve fıskıyye vü fevvâreler ile ârâste ve eşcâr-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste olup cemî‘i halkı ehl-i zevk ve ehl-i şevk muhibb-i garîbü'd-diyâr kimesnelerdir kim gıll [u] gışdan berî ve her şeyden ârî deryâ-dil halûk ve halîm ü selîm âdemlerdir. Herkese hüsn-i zan edüp ekseriyyâ bâzergân olduklarından herkes ile hüsn-i ülfet ederler. Ve hayrât u hasenât ve imârât binâ etmeğe mâyillerdir. Her câmi‘ ve sarây ve imâretleri ol kadar metîn ve müstahsen etdirirler kim hâne-i bî-minnetlerine ve cevâmi‘-i latîflerine âdem girse hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 24b–25a ·
metinde göster ·
… ederler. Bir hâkim dahi yüz elli akçe kadıdır. Cümle (---) aded ma‘mûr u âbâdân
İremezâtü'l-imâd misilli
kurâları vardır.
Bu mezkûr nârları tahsîl eden bostâncılar {bu şehre} hükm-i hükûmât ederler. Bir hâkim dahi yüz elli akçe kadıdır. Cümle (---) aded ma‘mûr u âbâdân İremezâtü'l-imâd misilli kurâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 84a ·
metinde göster ·
… ins [ü] cin ve hûş u tuyûr ve dîv ü periler çalışmadan bî-tâb ü bî-mecâl kalup
İremezâtü'l-imâd misilli
bir şehr-i azîm olup hâlâ eser-i binâları Kapudağı boğazına ve Erdek sahrâların …
Andan yine Hazret-i Süleymân yele emr edüp niçe zemînleri seyr [ü] temâşâ ederek Bursa zemînine gelüp, Bursa, ‘Bulursa’dan galatdır, anda Bursa şehrin tûfân-ı Nûh kumu içinden çıkarup Süleymân Nebî Bursa'da meştâ edüp, andan bu Kapudağı zemîninde bu Aydıncık nâm âb [u] havâsı latîf cây-ı hoş-fezâyı beğenüp Belkıs'ın re’y [ü] tedbîriyle bu Aydıncığ'ı eyle amâr etdiler kim yedi yılda ins [ü] cin ve hûş u tuyûr ve dîv ü periler çalışmadan bî-tâb ü bî-mecâl kalup İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i azîm olup hâlâ eser-i binâları Kapudağı boğazına ve Erdek sahrâlarına varınca ibret-nümâ amûd-ı müntehâlar ve tâk-ı kisrâlar ve kubbe-i gûnâ-gûnlar hisâbın Sâhibü't-tedbîr Sannâ‘-ı Lem-yezel bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 87b ·
metinde göster ·
… le zeyn olup şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Ol
İremezâtü'l-imâd misilli
merâmı teferrüc ederken Koca İmâm-ı hümâm el açup bir kabr üzre du‘â ve senâ ed …
Ammâ sene 1062 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz ile Rûmeli eyâletine mutasarrıf olduğumuzda nefs-i Sofya-i sâfiye şehri ahâlîsinden yüz otuz yaşında Mahmûd Paşa câmi‘i imâmı Koca İmâm ve Leysîzâde Çelebi ve Koca Ya‘kûb Çavuş ve Koca Mü’ezzin Mahmûd Çelebi'ler ile şeb [ü] rûz ihtilât edüp mu‘tâdımız üzre cümle ehl-i kubûru ziyâret ederken şehr-i Sofya-i sâfiyenin cenûbu tarafına cebel-i Vitoş nâmıyla şöhre-i şehir olmuş bir kûh-ı bâlâdır kim şehr-i Sofya'ya sâfî havâle bir tell-i bâlâdır. Ol kûh-ı bâlânın zeylinde Koru Bâğları nâm bir hıyâbân-ı Acem-misâl dıraht-ı kiraz vişne ile zeyn olup şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Ol İremezâtü'l-imâd misilli merâmı teferrüc ederken Koca İmâm-ı hümâm el açup bir kabr üzre du‘â ve senâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b ·
metinde göster ·
Hünkâr Bâğçesi var kim bülbülân-ı murgân-ı seher-hîzlerin efgânı âdemi nâlân ed …
Menzil-i karye-i Çömlek: Anda bir bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli Hünkâr Bâğçesi var kim bülbülân-ı murgân-ı seher-hîzlerin efgânı âdemi nâlân eder. Bunda olan ezhâr-ı gûnâ-gûnun râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder. Ve bunda olan kasr-ı Havernâk-ı gûnâ-gûn nüzhetgâhların her birin ta‘rîf ü tavsîf eksek bir mücelled tomar-ı dırâz olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 100b ·
metinde göster ·
bir bayır üzre bir ma‘mûr u âbâdân tekye-i fukarâ-yı Bektaşiyân'dır. Ve Ehl-i s …
Tekye-i Bektaşî Hazret-i Eş-şeyh Gül Baba'dır. Kal‘a-i Budin'in Horos kapusu hâricinde Velî Beğ ılıcası kurbunda bir bâğ-ı İreme-zât misilli bir bayır üzre bir ma‘mûr u âbâdân tekye-i fukarâ-yı Bektaşiyân'dır. Ve Ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at fukarâ-yı erbâb-ı ma‘ârifi gâyet çokdur. Cümlesi çete ve potura ve gazâya giden gâzîlerin bir alay sulehâ-yı ümmetden fakr [u] fâka erenleridir. Ve kış meydânlarında ve yaz meydânlarında gûnâ-gûn altun-misâl çerâğlar ve şem‘dânlar ve kandîldânlar ve buhûrdân ve gülâbdânlar ile ârâste ve gûnâ-gûn cihâz-ı fakr ile, ya‘nî zerdeste ve tabl u kudûm ve zîl ü pâlheng ve keşkül ü teberler ile pîrâste olmuş bir âsitânedir. Ve her erbâb-ı ma‘ârif olan seyyâhân-ı berr ü bihârân bu âsitânenin rûy-ı dîvârına birer gûne hüsn-i hat ile âsârlar ebyât-ı eş‘ârlar tahrîr etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 86a ·
metinde göster ·
… iki yıldan berü seyr etdiğimiz İslâm diyârlarının biri böyle hıyâbân u koyah ve
İremezâtü'l-imâd misilli
bir tâ‘atgâha mâlik olduğun bu hakîr görmemişimdir ve olmak ihtimâli yokdur, zî …
Kırk iki yıldan berü seyr etdiğimiz İslâm diyârlarının biri böyle hıyâbân u koyah ve İremezâtü'l-imâd misilli bir tâ‘atgâha mâlik olduğun bu hakîr görmemişimdir ve olmak ihtimâli yokdur, zîrâ nazargâh-ı kibâr-ı evliyâullâhdır. Hattâ Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân bu kal‘ayı feth ederken Akşemseddîn Hazretleri bu cây-ı İremde erba‘îne girüp Vezîria‘zam Velî Mahmûd Paşa ile ve Hazret-i Hızır Nebî ile bu çemenzârda tâ‘at u ibâdât edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140b ·
metinde göster ·
Der-mesîregâh-ı aded-i bâğ-ı cinân: Cem‘an on bin altmış aded nazargâh-ı bâğ-ı
İreme-zât misilli
cinîn u gaytân ve hadîka-i ravza-i rıdvânlardır. Her bâğ altışar akçe öşr-i sul …
Der-mesîregâh-ı aded-i bâğ-ı cinân: Cem‘an on bin altmış aded nazargâh-ı bâğ-ı İreme-zât misilli cinîn u gaytân ve hadîka-i ravza-i rıdvânlardır. Her bâğ altışar akçe öşr-i sultânî verüp gayri tekâlîf-i örfiyyeden berî bir şehr-i âbâdân u müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a ·
metinde göster ·
Evvelâ bu şehrin zemîni Bahr-i Kulzum kurbunda bir düz vâsi‘ hıyâbânistân içre
irem-âbâd misilli
bir sevâd-ı mu‘azzam vilâyetdir. Ammâ şehri Şâm ve Haleb ve Bursa ve Mağnisa ve …
Evvelâ bu şehrin zemîni Bahr-i Kulzum kurbunda bir düz vâsi‘ hıyâbânistân içre irem-âbâd misilli bir sevâd-ı mu‘azzam vilâyetdir. Ammâ şehri Şâm ve Haleb ve Bursa ve Mağnisa ve Tire ve Konya gibi binâ-yı azîm ve hânedân-ı kebîrler ile mebnî değildir. Lâkin şehrine göre ma‘mûr u müzeyyen binâlar vardır kim cümlesi yedi bin aded kâ[r]gîr ve çit ve azbar binâlı tahtânî ve fevkânî sahâbe-i kirâm büyûtları gibi serâpâ toprak ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… değildir. Lâkin şehr-i Sivas vilâyeti kurbunda Derende şehri gibi bâğ-ı İrem ve
İremezât misilli
bir sahrâ-yı mâ-i cârîli vâdîye vâki‘ olmağın bâğ u bâğçesi cihânı dutmuşdur.
Bu dahi Kavala sancağı hâkinde voyvadalıkdır, ammâ başka kazâdır, ammâ ol kadar ma‘mûr ve büyük kasaba değildir. Lâkin şehr-i Sivas vilâyeti kurbunda Derende şehri gibi bâğ-ı İrem ve İremezât misilli bir sahrâ-yı mâ-i cârîli vâdîye vâki‘ olmağın bâğ u bâğçesi cihânı dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
… nin Şâm-ı cennet-meşâmıdır. Cânib-i erba‘ası gül [ü] gülistân ve bağ u bostânlı
İremezâtü'l-imâd misilli
dıraht-ı sâyedârlar içre ma‘mûr u müzeyyen ve dilküşâ ve ferah-âbâd bir nev bil …
Ve eyyâm-ı kadîmde gâyetü'l-gâye şehr-i azîm imiş. Ammâ yine şimdi ma‘mûrâtı bir sahrâ-yı azîmin vasatında vâki‘ olmuş Anatolu vilâyetinin Şâm-ı cennet-meşâmıdır. Cânib-i erba‘ası gül [ü] gülistân ve bağ u bostânlı İremezâtü'l-imâd misilli dıraht-ı sâyedârlar içre ma‘mûr u müzeyyen ve dilküşâ ve ferah-âbâd bir nev bilâd şehr-i latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30a ·
metinde göster ·
… rveze ve bî-minnet âyende vü revendeye salâ mesîregâh-ı bî-minnet üç yüz altmış
İremezâtü'l-imâd misilli
teferrücgâhlarımız vardır" deyü garrâlanırlar. Ve hakkâ ki vardır, lâf [ü] güzâ …
Ve'l-hâsıl bu şehrin a‘yân [u] eşrâfları nakli üzre "Bî-derveze ve bî-minnet âyende vü revendeye salâ mesîregâh-ı bî-minnet üç yüz altmış İremezâtü'l-imâd misilli teferrücgâhlarımız vardır" deyü garrâlanırlar. Ve hakkâ ki vardır, lâf [ü] güzâf değildir. Ammâ her birinin medhinde lisân kâsırdır ve kalemler kâsirdir, ancak bu kadar tahrîr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83b ·
metinde göster ·
… n sene 1008 târîhinde merhûm olan şerîf Zeyd hazretlerinin kubbe-i âlîsidir kim
İreme- Y 361b -zâtü'l-imâd misilli
bir kubbe-i musanna‘ içinde medfûndur. Cemî‘i ahâlî-i Mekke şehâdet ederler kim …
Ehl-i züvvâra hafî olmıya kim karâfe-i Mu‘allâ'da cümle yetmiş beş kubbedir. Cümlesinde selef pâdişâhları ve hilâfet makâmında kâ’immakâm olan şürefâlar ve gayri şürefâlar ve a‘yân-ı kibâr-ı Mekke ol kubbelerde medfûnlardır. Q 147b Ammâ cümleden binâ-yı cedîd ve kâr-ı pesendîd olan sene 1008 târîhinde merhûm olan şerîf Zeyd hazretlerinin kubbe-i âlîsidir kim İreme- Y 361b -zâtü'l-imâd misilli bir kubbe-i musanna‘ içinde medfûndur. Cemî‘i ahâlî-i Mekke şehâdet ederler kim otuz sene kutbiyyet zabt etdi, kâtîb evliyâ olup deyü keşf [ü] kerâmetin beyân edüp hayr ile yâd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361a–Y361b ·
metinde göster ·
… ba‘zı ruhbânlar ile enüp bir vâsi‘ dere içre gül [ü] gülistân ve bâğ u bostânlı
İremezâtü'l-imâd misilli
bir hıyâbân-ı Acem bir bâğ u bâğçeleri var kim gûyâ Konya'nın Merâm'ı ve Malatı …
Hakîr gördüm ki kal‘a-i Tûr leb-i deryâda bir küçük kal‘acıkdır. "Anın seyr [ü] temâşâsı ne ola?" deyü cebel-i Tûr-ı Sînâ'dan aşağı ba‘zı ruhbânlar ile enüp bir vâsi‘ dere içre gül [ü] gülistân ve bâğ u bostânlı İremezâtü'l-imâd misilli bir hıyâbân-ı Acem bir bâğ u bâğçeleri var kim gûyâ Konya'nın Merâm'ı ve Malatıyye'nin Aspuzu'sudur. Latîf elması ve emrûdu ve nârı ve ayvası ve engûrü olur kim gûyâ müsmirât-ı Hoy menend Ordubâr-ı Acemdir. Tûr gemileri ile meyvesi Süveys'e gelüp andan Mısır'a gelüp meyve ile Mısır ganîmet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y381a ·
metinde göster ·
… â‘alı ve şâhnişînli ve müte‘addid odalı ve bâğ u bâğçeli ve fıskıyye ve havuzlu
İremezâtü'l-imâd misilli
münakkaş sarâylar var kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Cümle sagîr ü kebîr ağniyâ …
Ve bu şehrin arzı üç yüz ve dörd yüz ve beş yüz ve ba‘zı yerleri altı yüz adım ensiz şehirdir. Ma‘mûr u müzeyyen yerleri Nîl kenârına vâki‘ olmuşdur. Cümle Mısır a‘yânı Mısır'ın Nîl kesimin seyr [ü] temâşâ etmek içün kat-ender-kat kâ‘alı ve şâhnişînli ve müte‘addid odalı ve bâğ u bâğçeli ve fıskıyye ve havuzlu İremezâtü'l-imâd misilli münakkaş sarâylar var kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Cümle sagîr ü kebîr ağniyâ ve fukarâ hâneleri dörd bin altı yüz hânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y140a ·
metinde göster ·
… u bir buçuk sâ‘at cezîre-i gülşen-âbâddır kim pâdişâhlara mahsûs hâlâ bir bâğ-ı
İremezâtü'l-imâd misilli
bir cezîredir. Âb [u] havâsı gâyet latîfdir. Yılan ve çıyan ve haşerât-ı arz ol …
Ve bu cezîre tâ Mikyâs köşesinden Bulağ'a varınca tûlu bir buçuk sâ‘at cezîre-i gülşen-âbâddır kim pâdişâhlara mahsûs hâlâ bir bâğ-ı İremezâtü'l-imâd misilli bir cezîredir. Âb [u] havâsı gâyet latîfdir. Yılan ve çıyan ve haşerât-ı arz olmaz bir mutalsam cezîredir. Hâlâ bunda hâsıl olan şükûfe-i gûnâ-gûn ve limon ve turuncun ve gayrı bahârın râyiha-i tayyibesi bir sâ‘at yere te’sîr edüp şemm edenin demâğı mu‘attar olur. Hâlâ içinde a‘yân-ı Mısır'ın yüz altmış müte‘addid hıyâbân u gaytânları vardır. Ve içinde gûnâ-gûn kasr-ı âlîler ve kameriyye ve kâ‘a ve selsebîl ve havz u şâzrevânlar ve hammâm câmekânları var kim bî-mekân olan mekân edineceği gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y150a ·
metinde göster ·
… ın emsâli avâm u hâssaya kapuları meftûh yüz yetmiş bâğçeler vardır kim herbiri
İremezâtü'l-imâd misilli
gaytân ve ravza ve mesîregâhlardır. P 239b Ve,
Ve bunların emsâli avâm u hâssaya kapuları meftûh yüz yetmiş bâğçeler vardır kim herbiri İremezâtü'l-imâd misilli gaytân ve ravza ve mesîregâhlardır. P 239b Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226a ·
metinde göster ·
… hakîr bu minâreye çıkup şehre im‘ân-ı nazar ile nigerân etdim. Sevâd-ı mu‘azzam
İremezâtü'l-imâd misilli
bir şehr-i azîmdir. Ve cümle kırk yedi minâre nümâyândır. Ve uzun çârsû-yı Attâ …
Câmi‘ü's-Simsâr: On sütûn üzre tavandır. Ve beyâz mermerden bir gûne alçacık minberi vardır, misli bir diyârda yokdur. Ve bir minâresi var, yüz on yedi kademe, ve her kademesi birer arşındır, urûc olunmasında usret çekilir bir serâmed minâredir. Câmi‘in zemîni dahi âlî yere vâki‘ olmağın hakîr bu minâreye çıkup şehre im‘ân-ı nazar ile nigerân etdim. Sevâd-ı mu‘azzam İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i azîmdir. Ve cümle kırk yedi minâre nümâyândır. Ve uzun çârsû-yı Attârîn içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356b ·
metinde göster ·
Andan Mısır'a bir gayrı nesilden Kıft nâmında bir âdem melik olup Kıbtî lisânı bunda zâhir oldu. Ve Hazret-i Hûd aleyhi's-selâm bu Kıft zamânında gelüp Hûd Nebî'nin ta‘lîmiyle Melik Kıft bu Elvâh-ı Kebîr'i binâ edüp İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448b ·
metinde göster ·
… r [u] âbâdân etdi kim ilâ-hâze'l-ân anların mu‘cizeleri berekâtiyle nûr-ı ilâhî
İremezâtü'l-imâd misilli
bir şehr-i hoş-havâ ve râhat-efzâ benderdir.
Bizzât Hazret-i Yûsuf Melik Reyyân bin Velîd'in vezîri iken bu şehri binâ etmişlerdir. Ba‘dehu kendülere kırk yaşında nübüvvet gelüp Mısır sultânı olduklarında bu Feyyûm'u taht edinüp bu şehirde sâkin olup eyle ma‘mûr [u] âbâdân etdi kim ilâ-hâze'l-ân anların mu‘cizeleri berekâtiyle nûr-ı ilâhî İremezâtü'l-imâd misilli bir şehr-i hoş-havâ ve râhat-efzâ benderdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
bir hadîka edüp gûnâ-gûn şecere-i müsmirât ile ârâste edüp bir tarafında bir ta …
Ve yine Mısır sarâyında bir İremezâtü'l-imâd misilli bir hadîka edüp gûnâ-gûn şecere-i müsmirât ile ârâste edüp bir tarafında bir tahtânî kasr inşâ etdi kim Ümmü Dünyâ eyle bir kasr tevellüd etmemişdir. Ana hakîrin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·