… i bir hadîka-i İremezât'dır kim cemî‘i müsmirât-ı gûnâ-gûn ile ârâste bir bâğ-ı
İremdir
. Mihrâb tarafında sultân-ı mûmâ-ileyh-i cennet-mekânın âşiyân-âsûde olduğu mekâ …
Ve bu câmi‘ üzre dâ’imâ nûr berk urur. Ve mihrâbı revzenleri önünde bir ok menzili bir hadîka-i İremezât'dır kim cemî‘i müsmirât-ı gûnâ-gûn ile ârâste bir bâğ-ı İremdir. Mihrâb tarafında sultân-ı mûmâ-ileyh-i cennet-mekânın âşiyân-âsûde olduğu mekân ve merkad-i münevveri enârallâhu mazca‘ahu âsâr-ı meşhed-i zâhiri mermer-i hâm-ı sefîddendir ve rusâs-ı hâs ile pûşîdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42a ·
metinde göster ·
. Beş yüz mikdârı bâğ u bâğçeli gül-gülistânlı sarâyları ve hâneleri vardır ve C …
Yenikapu'nun hârici garbîde bir kasaba-i İremdir. Beş yüz mikdârı bâğ u bâğçeli gül-gülistânlı sarâyları ve hâneleri vardır ve Câmi‘-i Merkez Efendi ve yedi zâviye ve bir hammâm. (---) mevlevîhânesi âsitâne-i azîmdir. Yetmiş aded fukarâ-yı Mevlevî hücreleri ve semâ‘hânesi ve imâreti ve etrâfında çemen-zâr kurâları ve dıraht-ı azîmler ile ârâste ve pîrâste olmuş bir âsitâne. Ve Âsârî nâm bir ressâm-ı mânend-i Bihzâd gelüp bu âsitânenin rû-yı dîvârına kalın hat ile Arapça âyetini yazmışdır kim gûyâ mu‘cizedir. Ve yine vech-i dîvâra bir şîr-i gurre tasvîri tahrîr etmiş kim gûyâ sâhil-i Şattu'l-Arab'da sayd [u] şikâra gezer bir eseddir. Her gelen şu‘arâ esede münâsib ebyâtlar yazmışlardır. Diller ile tavsîf olunmaz. Ve dahi niçe bin kıt‘a ebyât [u] eş‘âr tahrîr olunmuş bir âsitâne-i Mevlevî'dir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
Evvelâ şehr-i Eyyûb, İslâmbol'un cânib-i garbında deryâdan tokuz mîl ba‘îd karadan iki sâ‘at dûr bir şehr-i İremdir. Ammâ yine mâbeyninde aslâ arz-ı hâliye yokdur. Serâpâ ma‘mûr [u] âbâdân vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân, sultân yalılarıdır kim bu şehir İslâmbol'a muttasıldır. Lâkin başka hükûmetdir. İbtidâ kânûn-ı Ebü'l-feth üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir ve yedi yüz pâre kurâya hükmü nâfizdir ve yigirmi altı nevâhî nâ’ibi vardır. Ber-vech-i adâlet senevî on bin guruş hâsıl olur. Başka subaşısı ve mütevellîsi hükûmet {eder}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… ri biner guruşa olmaz gâyet müzeyyen kasırlardır kim gûyâ her biri birer kasr-ı
İremdir
, içinde mahbûb pençe-i âfitâb gulâmlar birbirlerine şerbet ve kahve verüp gûnâ- …
"Eksik satanın hâli budur de" deyü feryâd ederler. Ve araba ve tahtırevânlar üzre çardak şekilli kasırlar yaparlar kim her biri biner guruşa olmaz gâyet müzeyyen kasırlardır kim gûyâ her biri birer kasr-ı İremdir, içinde mahbûb pençe-i âfitâb gulâmlar birbirlerine şerbet ve kahve verüp gûnâ-gûn şîve ile şakalar ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
kim gûyâ hıyâbân-ı Isfahân-ı nısf-ı cihândır kim bu bâğların vasfında lisân kâs …
Evvelâ bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asında cereyân eden on yedi dere içre yigirmi yedi aded uyûn-ı câriyelerdir kim her dere ve enhârların yemîn ü yesârında kat-ender-kat kârgîr binâ bâğ hânedânları ve külbe-i ahzânları ve çalaşdan müfîd ü muhtasar imâr olmuş bâğ evleri vardır kim hân-ı âlîşânın mîr-âbı tahrîri üzre cümle on iki bin bâğdır ve hânedânlar ve külbe-i ahzânlardır. Ahâlî-i memleketin a‘yân [u] eşrâfı ve sağîr ü kebîri yay mahallinde bây u gedâsı şehirden bu bâğlara göçüp kâmil sekiz ay bâğ faslı edüp bir hay [u] huy ile şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara fasılları ederler. Her bâğda gûnâ-gûn musanna‘ havz u şadırvânlar ile ârâste ve gûnâ-gûn ebniyye-i âlîler ile pîrâste olup bir sevâd-ı mu‘azzam şehirdir, ammâ pârekendedir. Zîrâ bâğları gâyet vâsi‘dir. Kadîm a‘sârdan berü bu bâğlar eyle kuyağ-ı hıyâbân-ı İremdir kim gûyâ hıyâbân-ı Isfahân-ı nısf-ı cihândır kim bu bâğların vasfında lisân kâsırdır. Ammâ ekseriyyâ gâyetü'l-gâye imâr olan bâğ-ı İremezâtlar Ya‘kubî Ermenîleri destinde kim her biri kal‘a-misâl kârgîr dîvârlı ve kepân kulleli bâğlardır. Ba‘zı bâğ iki bin guruş mahsûl verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 227a ·
metinde göster ·
… fkârî na‘leynler ile reftâr etdiklerinde gûyâ her biri birer gûne tâvûs-ı bâğ-ı
İremdir
. Bu huddâmân-ı mahbûbân gassâlânlara ibrişim putalar ve sadefkârî na‘leynler ve …
Ve bu câmekânın ta vasatında âb-ı hayât ile memlû şadırvânları üç yüz yerden kubbeye pertâb etmededir. Ve ferşi Mısır tarzı serâpâ elvân ruhâm-ı hâmdır kim nakş-ı bukalemûndur. Bu havzın ortasındaki fevvâre ta kubbenin zirvesinde cam tasa urup andan aşağı rîzân olur. Bu câmekânda cemî‘i huddâmları pençe-i âfitâb Çerkes ve Abaza ve Gürcî gulâmlardır kim her birinin kemerlerinde ve libâslarında biner guruşluk zî-kıymet mücevher kuşak ve hançer ve bıçaklar vardır ve cümle sadefkârî na‘leynler ile reftâr etdiklerinde gûyâ her biri birer gûne tâvûs-ı bâğ-ı İremdir. Bu huddâmân-ı mahbûbân gassâlânlara ibrişim putalar ve sadefkârî na‘leynler verüp hürmet ederler. Bu câmekândan içre girdikde sovukluk ta‘bîr etdikleri bir kubbe-i azîm dahi budur, ammâ ortasında havz u şadırvânların mâ-i zülâlleri cümle ıssıdır ve cânib-i erba‘ası dîvârı nakş-ı bukalemun-ı ibret-nümûn-ı Çîndir. Bu dahi ruhâm-ı hurde ile mefrûş gül-i Sîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229b ·
metinde göster ·
… ki hâk-i Irâk-ı medâyin-i Kûfe ve Arab u Acem'in Şâm ve Dârü's-selâm gibi bâğ-ı
İremdir
. Hâlâ Bağdâd-ı behişt-âbâdın cânib-i şarkîsinde iki menzil nehr-i Diyâle'nin ka …
Be-kavl-i müverrihân ibtidâ bânîsi Enûşirvân kızı Bânû-yı Cihân inşâ etmeğile Şehr-i Bânû derler. Mürûr-ı eyyâm ile elsine-i nâsda tahfîf-i kelâm edüp Şehribân dediler. Ammâ hakkâ ki hâk-i Irâk-ı medâyin-i Kûfe ve Arab u Acem'in Şâm ve Dârü's-selâm gibi bâğ-ı İremdir. Hâlâ Bağdâd-ı behişt-âbâdın cânib-i şarkîsinde iki menzil nehr-i Diyâle'nin karşu tarafında ba‘îd bir ferahfezâda rûy-ı arzı zeyn etmiş bir hıyâbân-ı kûyâh gül-i gülistân ve nahlistânlı şehr-i şîrîndir kim cemî‘i selâtîn-i selefin hasretü'l-mülûki bir şehr-i merâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 330b ·
metinde göster ·
"Ey, imdi Evliyâm, çünki sen bizi sevüp Melek'den ayrılup bunda kaldın. şimdengerü sen benim oğlumsan ve seni oğullarıma hoca ta‘yîn etmişem. Bundan sonra kalbin vâsi‘ tut. Kürdistân'ın fetret-i isyân [u] tuğyânına bakma. Sen benimle ol, istediğin bâğ u bâğçede zevk u safâ ile ceddim Hazret-i Âl-i Abbâs rûhiçün ve Sultân Evhadehullâh cânıçün vallâhi ve billâhi ve tallâhi Melek Paşa'ya rağmen seni mâl [u] menâle müstağrak ederem ve bir kerîmemi sana nikâh-ı şer‘-i Resûl-i mübîn ile verirem. Ve birkaç câriye ve bir bâğ-ı İrem verirem. Hele şimdiki hâlde bu hânenin hüccet-i temessükâtlarını al kabûl eyle. Âvih deresinde hıyâbân-ı Acem şekilli müte‘addid ka‘a ve gûnâ-gûn hücre ve havz [u] şazrevân hammâmlı bir bâğ-ı İremdir" deyü mezkûr pîş-tahtadan hüccet-i temessükâtları çıkarup bu hakîre ihsân edüp pây-ı sa‘âdetine rûmâlîde edüp taşra çıkup cümle erbâb-ı dîvâna bu ihsânları gösterüp müjde ederek memnûn [u] mesrûr olur şeklin gösterdim, ammâ Haydar Ağa'yı yanımda pâre pâre edeliden berü yüreğimden kan gidüp her gün at binüp, kılıç kuşanup firâr etmek gözümde uçar. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10b ·
metinde göster ·
… tarz [u] tarh-ı mergûb ve bir şekl-i ibret-nümâ-yı mahbûb üzre mebnî bir bâğ-ı
İremdir
kim her semtinin birer gûne pesendîde maksûreleri ve havuz u şazrevân-ı selsebî …
Andan birez yârân dostlar ile Killik burnu nâm mahalde zevk u safâ edüp ale's-sabâh yine cümle yârân-ı bâ-safâ ile (---) Paşa bâğçe[sinde] zevk u safâlar ederken pâdişâh-ı bâ-vakâr dağlara sayd [u] şikâra geçüp gitdi. Hamd-i Hudâ bu bâğçe-i İremezâta uğramayup ubûr edüp zevkimize mâni‘ olmadı. Bir acâ’ib ü garâ’ib tarz [u] tarh-ı mergûb ve bir şekl-i ibret-nümâ-yı mahbûb üzre mebnî bir bâğ-ı İremdir kim her semtinin birer gûne pesendîde maksûreleri ve havuz u şazrevân-ı selsebîl ve fevvâreleri ne diller ile ta‘bîr ve ne kalemlerle tahrîr ve tastîr olur değildir. Hakkâ ki Konya'nın bâğ-ı Merâm'ından nişân verir. Bunda olan çeşme-i cân-bahşın târîhidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94a ·
metinde göster ·
Der-fasl-ı tekye-i dervîşân-ı zî-şân: Cümle on yedi aded tekyegâh-ı abdâlândır. Evvelâ şehrin kıblesi cânibinde ve 114b Abaza Paşa Köşkü kurbunda tekye-i Dervîş Mehemmed Horasanî nâm bir şeyhi var, ammâ bânîsi Yahyâlı Mehemmed Paşa'dır. Hâlâ mihmângâh-ı abdâlân-ı Bektaşiyândır kim gûyâ bir bâğ-ı İremdir. Andan tekye-i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 114a–114b ·
metinde göster ·
… htânî ve fevkânî sarâylar hisâba gelmez. Her birinin bâğ u bâğçeleri gûyâ bâğ-ı
İremdir
kim her bir sarây bir Mısır hazînesine olmaz.
Erdel hükmünde imiş, lâkin Leh kralı tarafından bir gümrük emîni oturur, zîrâ bu şehir Erdel'in Seykel diyârıyla Leh hudûdu mâbeyninde nehr-i Turla kenârında bâğlı ve bâğçeli bir yayla eteğinde bâğ-ı İrem-misâl bir şehir idi, ammâ içinde âdem ve âdemî-zâd ve hayvânâtdan cân u cinden bir peşşe ve zenbûr yok. Cümle sokakları sadranc nakşı tarh olunmuş pâk sokakları içre âb-ı revânlar cereyân edüp iki cânibinde bîd-i ser-nigûn ve çınar-ı bâlâlar ile sâyedâr bir dâr-ı diyâr-ı küffâr-ı bed-girdâr-ı murdârdır. Ve derûn-ı şehirde kârgîr binâ tahtânî ve fevkânî sarâylar hisâba gelmez. Her birinin bâğ u bâğçeleri gûyâ bâğ-ı İremdir kim her bir sarây bir Mısır hazînesine olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b ·
metinde göster ·
… mîn-i harem eyle döşenmişdir kim gûyâ vâdî-i harem bir nakş-ı bûkalemûn-ı bâğ-ı
İremdir
. Ve bu harem kapusunın edvârı ve atebe-i ulvîsi ve atebe-i süflîsi zıh-ender-zı …
Ve bu câmi‘in kıble kapusunın atebe-i süflîsı önündeki ruhâm-ı müzeyyen envâ‘-ı fusûs-ı mukavvim-i mahkûk ve gûnâ-gûn tasnî‘ât-ı ibret-nümûn-ı ma‘kûk eyle ma‘kûd kılınmış ruhâm üzre secde kılınmış bir cây-ı mesciddir kim lâ-nazîrdir. Gerçi zîr-i pây-ı vezîrdir, ammâ gâyetü'l-gâye secdegâh-ı bî-nazîr yerdir, zîrâ ol mertebe hurde ahcârât-ı zî-kıymetler ile zemîn-i harem eyle döşenmişdir kim gûyâ vâdî-i harem bir nakş-ı bûkalemûn-ı bâğ-ı İremdir. Ve bu harem kapusunın edvârı ve atebe-i ulvîsi ve atebe-i süflîsi zıh-ender-zıh burma kıvırma bozma musanna‘ ve mücellâ somâkî direciklerdir kim her biri birer harâc-ı Rûm değer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin cânib-i erba‘asındaki deşt-i hâmûnunda olan çemenzâr yerlerde evc-i âsumâna ser çekmiş dıraht-ı müntehâlar sâyesinde ol kadar teferrücgâh u ârâmgâh içün kasr-ı âlîler ve gûnâ-gûn nişîmenler ve müte‘addid soffalar ve müzeyyen mastabalar ile ârâste ve niçe âsâr-ı garîbeler ile pîrâste olmuş bir ferah-fezâ gül [ü] gülistân ve sünbül ü reyhânistân ve müşebbek bostânlı bir şehr-i İremdir, ammâ Tatar askerimizin havfinden cümle küffârları kal‘aya girüp pür elemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 129a ·
metinde göster ·
… lleler ile ve ma‘mûr u mahsûldârlı kurâlar ile tezyîn olmuş bir âbâdân-ı deşt-i
İremdir
, ammâ ba‘zı kurâlarını Kotur kâfirleri berbâd etmiş, zîrâ bu nâhiyenin cânib-i …
Hakîr Dobra-Venediklinin da‘v[â] etdikleri koyun ahvâlinin Novalıdan arz [u] mahzarların paşaya verüp kırâ’at etdikde, "Mel‘ûnlar (...) da‘vâ etdiklerine şübhe yokdur" deyü buyurup yine şeb [ü] rûz cân sohbetleri ederdik. Ammâ mezkûr Bileyke nâhiyesi sahrâ-yı ferah-fezâda bâğlı ve bâğçeli ve cânib-i erba‘ası metîn kulleler ile ve ma‘mûr u mahsûldârlı kurâlar ile tezyîn olmuş bir âbâdân-ı deşt-i İremdir, ammâ ba‘zı kurâlarını Kotur kâfirleri berbâd etmiş, zîrâ bu nâhiyenin cânib-i kıblesinde kâfirin Kotur kal‘ası beş sâ‘atlik yerdir. Her bâr küffâr gelüp nehb ü gâret edüp mahsûlâtların alır. Hattâ hakîr Sührâb Mehemmed Paşa ile bu cây-ı müferrihde otururken hemân Risna kal‘asında Kör Yûsuf Beğ'den ve a‘yân-ı vilâyetden feryâdcılar gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b ·
metinde göster ·
… anası olan karının hâssıdır. Bunun etrâfı handaklı ve cümle şarampavlı varoş-ı
İremdir
kim lisân-ı Nemse'de buna Dona Firav derler, ya‘nî karılar vilâyeti demekdir. H …
Bu kralın anası olan karının hâssıdır. Bunun etrâfı handaklı ve cümle şarampavlı varoş-ı İremdir kim lisân-ı Nemse'de buna Dona Firav derler, ya‘nî karılar vilâyeti demekdir. Hakîkatü'l-hâl alayımızın temâşâsına çıkan cümle avretler idi, ammâ çârsû-yı bâzârı ve kiliseleri gâyet ma‘mûrdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a ·
metinde göster ·
… l‘asına bir eyi top menzili bir mürtefi‘ yerde Küçük Alman eteğinde bir bâğçe-i
iremdir
. Ve bu mahalle böyle i‘tibâr edüp kal‘a-i bâğ-ı Merâm etmeden murâd [u] merâmla …
Ve bu bâğ-ı cihân Beç kal‘asına bir eyi top menzili bir mürtefi‘ yerde Küçük Alman eteğinde bir bâğçe-i iremdir. Ve bu mahalle böyle i‘tibâr edüp kal‘a-i bâğ-ı Merâm etmeden murâd [u] merâmları oldur kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53a ·
metinde göster ·
kim bizim konaklarımızdan ol bâğ-ı Merâm'a varınca kâmil üç bin adımdır kim bu …
Ammâ bu kral vâlidesi bâğı bir bâğ-ı hıyâbân-ı İremdir kim bizim konaklarımızdan ol bâğ-ı Merâm'a varınca kâmil üç bin adımdır kim bu râhun yemîn ü yesârı evc-i semâya ser çekmiş dıraht-ı müntehâların sâyesinden aslâ âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı yokdur. Ve bu dırahtların iki tarafları yoldur kim her dıraht-ı bâlâlar tertîb üzre dikilmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… kurâları kal‘a-i Varat'a tâbi‘dir, ammâ şehri nehr-i Şamos kenârında bir bâğ-ı
İremdir
. Birov hâkimlerinin rivâyeti üzre yigirmi üç bin şindire tahta örtülü dâr-ı men …
Erdel vilâyetinde böyle bir ma‘mûr [u] âbâdân bâğ-ı İrem-misâl şehr-i azîm ve nâhiye-i kadîm yokdur. Tâ Menûçehr evlâdları zamânından berü mesken-i dâr-ı kadîmleri vardır. Ve böyle bir nebâtât [u] giyâhât mahsûlâtlı dâr-ı deyyâr görmedim. Hattâ ibtidâ Seydî Ahmed Paşa ile ba‘dehu iki kerre Serdâr Alî Paşa ve Küçük Mehemmed Paşalar ile bu nâhiye-i azîmden yetmişer seksener bin esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imler alup bu kadar bin asker-i İslâm ile sahrâsında Tatar-ı sabâ-reftâ[r] dahi meks edüp niçe kerre yüz bin devâbbât makûleleri nebâtât mahsûlâtların yeyüp deryâda katre ve güneşde zerre eksilmez idi. Hattâ Alî Paşa ile sene (---) târîhinde gitdiğimizde bu şehr-i Bihar'ı harâb [u] yebâb etmişdik, hâlâ altı seneden berü evvelkiden müzeyyen ve ma‘mûr u âbâdân olup ba‘zı kurâları kal‘a-i Varat'a tâbi‘dir, ammâ şehri nehr-i Şamos kenârında bir bâğ-ı İremdir. Birov hâkimlerinin rivâyeti üzre yigirmi üç bin şindire tahta örtülü dâr-ı menhûslardır. Ve yetmiş aded düyûr-ı kebîr ve manastırlar ve üç yüz elli âsiyâblar ve iki bin aded dükkânlar ile ârâste ve yetmiş bin bâğ-ı İremler ile pîrâste olmuş şehr-i iremezâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90b ·
metinde göster ·
… rb tarafına bâğ u bâğçeleri de cümle nehr-i Tuna kenârına vâki‘ olup gûyâ bâğ-ı
İremdir
. Ve hevâsı 94b i‘tidâl üzre olup sâ’ir şehirlerden sehel ıssıdır. (---)(---) …
Ve cümle üç mihrâbdır. Evvelâ Hacı Alî câmi‘i Tuna kenârında câmi‘-i [nev] binâdır. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Ve cümle (---) aded medreselerdir. Ve cümle (---) tekye-i dervîşândır. Ve cümle (---) aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle bir hammâmı var, Koca Mahmûd Paşa'nındır. Ve cümle elli mikdârı dükkânlardır. Bezzâzistânı ve imâret-i ıt‘âmı yokdur, ammâ Velî Mahmûd Paşa hîn-i fethde bu kal‘a ahâlîsine hayr du‘âlar edüp gâyet mün‘im kimesneleri ve ehl-i iyâlleri ve ganîmet üzre mahsûlât-ı hubûbât-ı nebâtâtları vefret ü[z]redir. Ve garb tarafına bâğ u bâğçeleri de cümle nehr-i Tuna kenârına vâki‘ olup gûyâ bâğ-ı İremdir. Ve hevâsı 94b i‘tidâl üzre olup sâ’ir şehirlerden sehel ıssıdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94a–94b ·
metinde göster ·
… âmi‘li ve bir mescidli ve bir hammâmlı ve bir hânlı ve birkaç dükkânlı kasaba-i
İremdir
. Ve gâyet hevâsı ve binâsı latîf mahsûllü niyâbet ve evkâf yerdir.
Dırama kazâsı ve Dırama sahrâsında bâğ-ı Merâm misilli üç yüz hâneli bir câmi‘li ve bir mescidli ve bir hammâmlı ve bir hânlı ve birkaç dükkânlı kasaba-i İremdir. Ve gâyet hevâsı ve binâsı latîf mahsûllü niyâbet ve evkâf yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
Fâtıma Hâtûn korusu: Bir hıyâbân-ı Acem-misâl koyah-ı çâr-bâğ-ı
İremdir
kim anda olan hudâyî dıraht-ı azîmler meğer Zirinoğlu Hırvadistân'ında ve Lipov …
Fâtıma Hâtûn korusu: Bir hıyâbân-ı Acem-misâl koyah-ı çâr-bâğ-ı İremdir kim anda olan hudâyî dıraht-ı azîmler meğer Zirinoğlu Hırvadistân'ında ve Lipova kal‘ası dağlarında olan aslâ zemîne güneş düşmez bir hıyâbân-ı Merâm'dır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b ·
metinde göster ·
… hüsn içre bey‘ [u] şirâ eden benî âdemlere te’sîr etmez, gûyâ bir koyağistân-ı
İremdir
. Ve bir kumsal zemîn olmağile eyyâm-ı şitâda aslâ çamur olmaz.
Evvelâ bu Resime kal‘asının cümle imâret-i âbâdânları bu aşağı varoşda olup cümle sokaklar vâsi‘ olduğundan mâ‘adâ çârsû-yı bâzârları içre üzüm asmaları dikilüp cemî‘i şâhrâhlar münakkaş çadır gibi zeyn olup aslâ âfitâb-ı âlemtâbın şiddet-i harâret-i tâb-ı tüvânı bu bâzâr-ı hüsn içre bey‘ [u] şirâ eden benî âdemlere te’sîr etmez, gûyâ bir koyağistân-ı İremdir. Ve bir kumsal zemîn olmağile eyyâm-ı şitâda aslâ çamur olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287a ·
metinde göster ·
… etmez. Gûyâ bu şehir Macaristân'ın Kurs vilâyetinde hemân Kaşa şehri gibi bâğ-ı
İremdir
.
Ve gayri çârsûlarda dahi gûnâ-gûn dırahtlar dikilmişdir kim cümle dükkân ahâlîlerine mezkûr şecerler sâyebânlar olup aslâ çârsû-yı hüsne güneş te’sîr etmez. Gûyâ bu şehir Macaristân'ın Kurs vilâyetinde hemân Kaşa şehri gibi bâğ-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366a ·
metinde göster ·
… n altı yüz müselmân hâneleri ve bin hâne nasârâ süknâları ile ârâste bir şehr-i
İremdir
. Ve cümle evlerinin temellerinden bir âdem kaddi bâlâ taş binâdır, andan yukaru …
Bu şehrin bir hânesine girsen dam u bâmıyla kâ‘a ve müsâfirhânesi ve haremiyle bir azîm sarây görünür. Ve bâğ u bâğçeleri vâsi‘ havlıları ile cihânı zeyn etmiş bir şehirdir, ammâ dörd bin altı yüz müselmân hâneleri ve bin hâne nasârâ süknâları ile ârâste bir şehr-i İremdir. Ve cümle evlerinin temellerinden bir âdem kaddi bâlâ taş binâdır, andan yukarusu kerpiç dîvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y15b ·
metinde göster ·
… e âdem beli kalınlığı âb-ı revânlar revân olup çağlar ırmağlar böyle bir şehr-i
İremdir
.
Ve cümle hâneleri kal‘a içinde vâki‘ olmuş cümle iki bin altı yüz vâsi‘ kiremit örtülü bâğ u bâğçeli ve âb-ı revân enhârları ve havz u şâzrevânlı hâne-i zîbâlardır. Ve her bay [u] gedâ hânelerinde birer uyûn-ı câriye elbette mukarrerdir kim değirmen yürüdür âb-ı revânlardır, zîrâ bu şehrin cânib-i erba‘ası yaylalardır. Bu enhâr-ı kesîreler o cebel-i âlîlerden cereyân edüp şehri saky eder. Ve cümle sûk-ı sultânîsinde ve gayri şâhrâhlarında kaldırımlar üzre âdem beli kalınlığı âb-ı revânlar revân olup çağlar ırmağlar böyle bir şehr-i İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30a ·
metinde göster ·
… r-ı havernaklar ve Freng-pesend havz u fevvâreler ile ârâste olmuş bir hadîka-i
İremdir
. Zîrâ Mühürdâr Paşa iki bin aded üsârâya mâlik idi. Cümlesi bu bâğa hidmet eder …
Hemân ne kadar ravza-i Rıdvân idüği şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola ki kırk iki seneden berü bu hadîka içre cemî‘i kâfiristândan esîr olan erbâb-ı ma‘ârif üsârâlar bu bâğ içre hidmet edüp birer şey îcâd edüp gûnâ-gûn kasr-ı havernaklar ve Freng-pesend havz u fevvâreler ile ârâste olmuş bir hadîka-i İremdir. Zîrâ Mühürdâr Paşa iki bin aded üsârâya mâlik idi. Cümlesi bu bâğa hidmet ederlerdi ve her biri birer şey ihtirâ edüp icrâ ederdi. İlâ'l-ân beş yüz küffâr huddâmlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54a ·
metinde göster ·
… mâtı ve tuyûr-ı hoş-elhânın asvât-ı hazîni âdeme rûh-efzâ safâ verir bir şehr-i
İremdir
kim Arapça beldelerindendir ve's-selâm.
Ve bu şehrin etrâfındaki murgzâr gülistânları ve müşebbek bostânları ve bâğ u bâğçeler içre âb-ı revân köşe köşe firâvân suları ve ravzalar içre bülbüllerin nağamâtı ve tuyûr-ı hoş-elhânın asvât-ı hazîni âdeme rûh-efzâ safâ verir bir şehr-i İremdir kim Arapça beldelerindendir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92b ·
metinde göster ·
… âcdır. Gâyet lezîz ve sovukdur. Ve bu âsitânede bir bâğçe vardır kim gûyâ bâğ-ı
İremdir
. Cemî‘i seyyâh-ı âlemin ve nedim-i âdemin ârâmgâhıdır. Bâğ-ı Hüsâmcân demek ile …
Ve bu sultânın merkad-i şerîfi önünde bir âsitâne-i Halvetî vardır kim âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Ve cânib-i erba‘asında yüzden mütecâviz hücreler ve bu âsitâne hareminde bir çâh-ı mâ vardır kim gûyâ âb-ı zülâldir. Cümle şehir halkı ana muhtâcdır. Gâyet lezîz ve sovukdur. Ve bu âsitânede bir bâğçe vardır kim gûyâ bâğ-ı İremdir. Cemî‘i seyyâh-ı âlemin ve nedim-i âdemin ârâmgâhıdır. Bâğ-ı Hüsâmcân demek ile şöhret bulmuşdur. Altmış gûne üzümü ve kırk elvân meyvesi sicillâtda mastûrdur. El-hâsıl nazargâh-ı kibâr-ı evliyâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y100a ·
metinde göster ·
… rın sâkin olduğu cihân-nümâ sarây-ı âlî limana nâzır bir medd-i basarlı sarây-ı
İremdir
cümle yetmiş hücre. Ve bir Süleymân Hân zâviyesi var. Ve bu zâviyenin sol taraf …
Ve dizdârı ve kethudâyeri ve ba‘zı ağavât sarâyları bundadır. Husûsâ mahpûs Tatar hânların sâkin olduğu cihân-nümâ sarây-ı âlî limana nâzır bir medd-i basarlı sarây-ı İremdir cümle yetmiş hücre. Ve bir Süleymân Hân zâviyesi var. Ve bu zâviyenin sol tarafında kanlı ve medyûn zindânıdır. Allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117b ·
metinde göster ·
… re-i Girid: Bu dahi yedi yüz yetmiş mîl ihâta eder bir cezîre-i zer-hâsıl bâğ-ı
İremdir
ve niçe latîf limanları vardır kim sekiz rûzgârdan masûn [u] mahfûzdur. Cümlede …
Cezîre-i Girid: Bu dahi yedi yüz yetmiş mîl ihâta eder bir cezîre-i zer-hâsıl bâğ-ı İremdir ve niçe latîf limanları vardır kim sekiz rûzgârdan masûn [u] mahfûzdur. Cümleden biri Suda limanının rûy-i deryâda misli yokdur. Beş bin pâre keştî lenger-endâht etse teng ü târ olmaz. Ve bu cezîrenin cânib-i erba‘asında yigirmi beş kal‘a vardır. Ba‘de'l-feth cümlesin seyr ü temâşâ edüp hamd-i Hudâ Hanya ve Kandiye gibi sedd-i Ye’cûc kal‘alarının fethinde bulunduk. Hâzâ min fazli Rabbî. Ve ale't-tafsîl cümle evsâfı bâlâda tahrîr olunmuşdur. Ve bu Girid cezîresinin garbî tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y124b ·
metinde göster ·
Ve cânib-i selâsisi bâğ-ı İrem-misâl hıyâbân-ı bâğ-ı
İremdir
Cümle bâğçelerden vâcibü's-seyr Tekeli Paşa bâğçesi kal‘anın kıble tarafından h …
Ve cânib-i selâsisi bâğ-ı İrem-misâl hıyâbân-ı bâğ-ı İremdir Cümle bâğçelerden vâcibü's-seyr Tekeli Paşa bâğçesi kal‘anın kıble tarafından handak kenârında hurmâ ve servi dırahtları sıra sıra tertîb ile müzeyyen olmuşdur. Ve limon ve turunc ve sâ’ir fevâkih dırahtları ve gûnâ-gûn havz u selsebîller ile inşâ olunmuş bir koyahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136b ·
metinde göster ·
… nârı ve hurmâsı ve servi dırahtları meşhûrdur. Husûsâ Mahmûd Paşa sarâyı bâğ-ı
İremdir
. Cemî‘i müsmirât dırahtları ol sarây-ı Havernak'da mevcûddur. Ve şeker kamışı v …
Ve bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından tatlı limonu ve turuncu ve zeytûn ve incîri ve nârı ve hurmâsı ve servi dırahtları meşhûrdur. Husûsâ Mahmûd Paşa sarâyı bâğ-ı İremdir. Cemî‘i müsmirât dırahtları ol sarây-ı Havernak'da mevcûddur. Ve şeker kamışı ve pembesi meşhûrdur. Y 153b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153a–Y153b ·
metinde göster ·
… Ve mü’ezzin mahfili sütûn-ı rakîkler üzre müşebbek bir kasırdır kim gûyâ kasr-ı
İremdir
.
Ve mihrâb ve minberi evsâfında zebân âciz [ü] kâsırdır. Ammâ mihrâb dîvârında revzenleri yokdur. Lâkin küşâde olmak içün üstâd mühendis kıble kapusu cânibinde yedi vâsi‘ kapu etmiş. Ve bu kapular üzre ve câmi‘in cânib-i erba‘asında eyle müşebbek billûr ve moran musanna‘ elvân câmlar var kim âyetün min âye[t]dir. Şemsin aksi urup câmi‘in içi nûrun alâ-nûr olur. Ve câmi‘in içinde niçe bin zî-kıymet âvîze ve kanâdîller maslûbdur kim vasfında lisân mânde ve cümle nuzzârân bî-dermânde olur. Ve mü’ezzin mahfili sütûn-ı rakîkler üzre müşebbek bir kasırdır kim gûyâ kasr-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y155a ·
metinde göster ·
… âmed şâhnişîni var. Ve bir sarây-ı ra‘nâ dahi Zülkadiroğlu'nundur gûyâ ki bâğ-ı
İremdir
. Ve kapusu üzre târîhi budur ki beyâz mermer üzre celî hattile tahrîr olunmuşdu …
Ve ma‘mûr [u] âbâdân olan sarây-ı âlîlerin eşbehi cümleden Paşa sarâyı, cümleden mürtefi‘ yerde vâki‘ olmuş, şâhrâh üzre bir serâmed şâhnişîni var. Ve bir sarây-ı ra‘nâ dahi Zülkadiroğlu'nundur gûyâ ki bâğ-ı İremdir. Ve kapusu üzre târîhi budur ki beyâz mermer üzre celî hattile tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y160b ·
metinde göster ·
… îr etmiş kim görenin çeşmi hîrelenüp hayrân olur. Sihr-i i‘câz tasvîr-i tâvûs-ı
İremdir
.
Ve türbe-i şerîfleri kapusu şimâle nâzırdır. Ol kapudan içeri bir gül gülistânlı bâğçedir, ammâ küçükdür. Andan içeri bir kapu dahi şimâle nâzırdır. Atebe-i âlîsi üzre olan kemerde bir beyâz mermer-i hâm üzre üstâd-ı mermer-bür ibret-nümâ şükûfeler içre iki tâvûs birbirine mukâbil tasvîr etmiş kim görenin çeşmi hîrelenüp hayrân olur. Sihr-i i‘câz tasvîr-i tâvûs-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b ·
metinde göster ·
… üte‘addid hücreler ve kâ‘alar ve gûnâ-gûn maksûreler ile inşâ olunmuş bir bâğ-ı
İremdir
.
Ve şehir içinde yetmiş yerde hurmâ bâğçeleri vardır. Ve Mu‘allâ'da ve Ebtah'da dahi yetmiş seksen bâğçeler vardır. Ekseriyyâ şürefâlar bu bâğlarda sohbet ederler. Mahsûlâtları hurmâ ve limon ve turunc ve kebbât ve rummân ve şeftâlû ve câ-be-câ ineb-i âbdârı dahi olur. Ammâ gâyet ma‘mûr bâğçelerdir. Cümleden şerîf Zeyd hazretlerinin bâğı müte‘addid hücreler ve kâ‘alar ve gûnâ-gûn maksûreler ile inşâ olunmuş bir bâğ-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·