… lak bâğı ve Çivizâde bâğı ve sekiz selâtîn câmi‘lerin mihrâbları önündeki bâğ-ı
iremler
ve Nârlıkapu'da Bucak bâğı ve Tokatcı Solak bâğı ve Lanka bâğları ve Azîz Efend …
Cümleden biri Lâlezâr bâğçesi ve Kadıçeşmesi kurbünde Altıpoğaça bâğı ve Unkapanı kurbünde Lonkazâde bâğı ve Cübbealîkapusu dâhilinde Kahveli bâğı ve ana karîb Bostân hammâmı bâğı ve Âşık Paşa bâğı ve Haydar Paşa bâğı ve Kiremitci Solak bâğı ve Çivizâde bâğı ve sekiz selâtîn câmi‘lerin mihrâbları önündeki bâğ-ı iremler ve Nârlıkapu'da Bucak bâğı ve Tokatcı Solak bâğı ve Lanka bâğları ve Azîz Efendi bâğı ve Çukurbostânlar bâğı ve Yenibâğçe bâğları ve Topkapusu kurbünde Kaya Sultân bâğı ve ana muttasıl Çelebi Kethudâ bâğı ve Kürkcübaşı bâğı ve Dâvûd Paşa bâğı ve niçe yüz memdûh bâğlar vardır. Ammâ bu bâğçeler gâyet ma‘mûr tîmârlı olduğundan dânesi yüz dirhem gelir la‘l-gûn yanaklı dilberân şeftâlûsü lezzetinde papa ve sultânî ve cânî ve baba ve derrâkî ve çelebi cüce şeftâlûleri olur kim âyetün min âyâtillâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b ·
metinde göster ·
… mândarlık edüp ziyâfet-i âlî etdi. Andan yine ale's-sabâh cânib-i garba 4 sâ‘at
İremler
içre gidüp,
Menzil-i kend-i Acısu: Kumla kal‘ası râhının nîm râhında iki yüz hâneli ve gül-i gülistânlı ma‘mûr [u] avadân, hân hâssıdır. Bir câmi‘i ve üç zâviyesi var. Bu Tebrîz sahrâlarının cümle suları zîr-i zemînden olmağıla Acısu derler. Bunda kend kelenteri, Hâna ol gice yahşı mihmândarlık edüp ziyâfet-i âlî etdi. Andan yine ale's-sabâh cânib-i garba 4 sâ‘at İremler içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 303b ·
metinde göster ·
… bâğ-ı cinânlar vardır. Her birinde birer ve ikişer küçük dollâbları ile mezkûr
İremler
reyy olur bir şehr-i gülistândır. Ammâ Muhammedî dollâbından büyüğü yokdur kim …
Bu dollâbdan mâ‘ada nehr-i Âsî'nin tarafeyninde üç bin aded hadîka-i ravza-i rıdvân misilli bâğ u bâğçe ve müşebbek besâtîn ve gül [ü] gülistân bâğ-ı cinânlar vardır. Her birinde birer ve ikişer küçük dollâbları ile mezkûr İremler reyy olur bir şehr-i gülistândır. Ammâ Muhammedî dollâbından büyüğü yokdur kim Arab u Acem seyyâhları efvâhında meşhûr-ı âfâkdır,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26a ·
metinde göster ·
… rrât: Bu şehrin hevâsı mu‘tedil olmağıla ravzâ-yı rızvânlarında gûnâ-gûn kasr-ı
iremler
ile ârâste ve eşcâr-ı fevâkihe-i kesîre-i gûnâ-gûnlar ile pîrâste olup her gûne …
Der-zikr-i me’kûlât [u] müsmirrât: Bu şehrin hevâsı mu‘tedil olmağıla ravzâ-yı rızvânlarında gûnâ-gûn kasr-ı iremler ile ârâste ve eşcâr-ı fevâkihe-i kesîre-i gûnâ-gûnlar ile pîrâste olup her gûne meyvesi memdûhdur, ammâ (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 71a ·
metinde göster ·
… gîr binâ kal‘a-misâl tahtânî ve fevkânî evlerdir, ammâ bir hânede bâğ u bâğçe-i
İremler
yokdur, zîrâ yalçın kayalı yerlerdir. Bu hânelerin nısfı cümle şindire tahta ör …
Sitâyiş-i varoş-ı kal‘a-i Hilevne: Bu varoş-ı ma‘mûr kal‘anın cânib-i kıblesi ve garbına ve cenûbuna kayalı dere ve depeler üzre cümle dokuz mahalle ve bin yüz aded cümle kârgîr binâ kal‘a-misâl tahtânî ve fevkânî evlerdir, ammâ bir hânede bâğ u bâğçe-i İremler yokdur, zîrâ yalçın kayalı yerlerdir. Bu hânelerin nısfı cümle şindire tahta örtülüdür. "Bu tahtaları rûzgâr-ı zorkâr götürmesin" deyü her evlerin üzerlerine azîm direkler komuşlar. Bu rûzgâr-ı akîm derdinden bu şehrin ekseriyyâ evleri kayagan taş örtülüdür. Bu şehirde esen rîh-i Sarsar meğer Âd kavmi üzre eser idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134b ·
metinde göster ·
… cereyân etdiğinden mâ‘adâ her hânedânda bâğ u bâğçe ve cinîn-i gaytân ve bâğ-ı
İremler
mukarrerdir. Ve nehr-i Virbaz üzre bu şehrin bir cânibinden bir cânibine üç yer …
Ba‘zılar Banaluka derler. Kıbleden cânib-i şimâlden garba meyyâl iki cânibleri orma[n]lı dağlar ve sâfî bâğlar ile müzeyyen bir vâsi‘ dere içinde cereyân eden nehr-i azîm Virbaz'ın iki cânibinde birer sâ‘at uzun şehirdir, ammâ iki tarafı da ensizdir, lâkin cemî‘i evlerinde birer âb-ı hayât cereyân etdiğinden mâ‘adâ her hânedânda bâğ u bâğçe ve cinîn-i gaytân ve bâğ-ı İremler mukarrerdir. Ve nehr-i Virbaz üzre bu şehrin bir cânibinden bir cânibine üç yerden ağaç cisirler ile geçilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 153a ·
metinde göster ·
… i aded mesîregâh [u] teferrücgâhları var kim Hersek sancağında böyle nazargâh-ı
İremler
yokdur. 145b Ammâ cümleden bâğ-ı Merâm gibi mesîregâhı Çayniçse şehrinin kıbl …
Ve cümle yedi aded mesîregâh [u] teferrücgâhları var kim Hersek sancağında böyle nazargâh-ı İremler yokdur. 145b Ammâ cümleden bâğ-ı Merâm gibi mesîregâhı Çayniçse şehrinin kıble cânibinde şehr-i Taşlıca'dan gelirken Çayniçse'ye nîm sâ‘at karîb yol üzre Sinân Paşa çeşmesinden tâ Çayniçse'ye gelince tarîk-i âmmın yemîn ü yesârı cümle dıraht-ı müntehâ kiraz ağacı hayâbânının öte kıble tarafında bin adım karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145a–145b ·
metinde göster ·
… ler, ammâ bî-hisâb bâğ u bâğçeleri var. Cümle bir kumsal düz vâsi‘ fezâda bâğ-ı
İremler
iken bâğlara yağı ayağı girüp İremleri veremler olup sâhiblerinin demleri dem-b …
Leb-i deryâda bir kumsal zemînde bir alçak püşte üzre şekl-i murabba‘ kârgîr Şeddâdî binâ bir küçük beyâz kal‘a-i ra‘nâ görünürdü, ammâ Allâhu a‘lem ol kadar metîn değildir, zîrâ her cânibinde dîvârları alçakdır. Derûn-ı hisârda birkaç kenîse çanlığı nümâyân idi. Niçe yüz gâzîlerimizin cân u başa kalmayan serdengeçdi fetâları bir yere gelüp müşâvere edüp beşer onarı birer yere gelüp cümlesi azharun mine'ş-şems Allâh Allâh deyüp kal‘anın suyu altına girüp varoşa vardıklarında gördüler kim bu varoşun cânib-i erba‘ası kat-ender-kat gemi direklerinden hiyel ü şeytanat ile binâ olunmuş şarampavlar ve vâsi‘ handakları içinde deryâ var. Ve her tarafda cisirleri kalkup kal‘a bir cezîre-misâl yerde kalup bir vech ile yanına varılmak muhâl, lâkin taşrada olan bâğ u bâğçelerinde kalup kal‘aya giremeyen kâfirlerden kırk bir nefer kefereleri esîr edüp bâğlarında olan kasr-ı müzeyyenleri ve hânelerin ıhrâk edüp niçe bin dıraht-ı müntehâların baltadan geçirüp harâb u yebâb ve hânelerin türâb etdiler, ammâ bî-hisâb bâğ u bâğçeleri var. Cümle bir kumsal düz vâsi‘ fezâda bâğ-ı İremler iken bâğlara yağı ayağı girüp İremleri veremler olup sâhiblerinin demleri dem-beste ve kimisi esîr-i dil-haste oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a ·
metinde göster ·
… up bu Peşpehil şehrinden Beç tarafına üç bin adım garb tarafına bâğlar ve bâğ-ı
İremler
içre gidüp,
"Gitmem hey mel‘ûn işte âdemlerim çokdur anlar gitsin" deyince hemân paşadan cümlemiz me’zûn olup bu Peşpehil şehrinden Beç tarafına üç bin adım garb tarafına bâğlar ve bâğ-ı İremler içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51b ·
metinde göster ·
… üç yüz elli âsiyâblar ve iki bin aded dükkânlar ile ârâste ve yetmiş bin bâğ-ı
İremler
ile pîrâste olmuş şehr-i iremezâtdır.
Erdel vilâyetinde böyle bir ma‘mûr [u] âbâdân bâğ-ı İrem-misâl şehr-i azîm ve nâhiye-i kadîm yokdur. Tâ Menûçehr evlâdları zamânından berü mesken-i dâr-ı kadîmleri vardır. Ve böyle bir nebâtât [u] giyâhât mahsûlâtlı dâr-ı deyyâr görmedim. Hattâ ibtidâ Seydî Ahmed Paşa ile ba‘dehu iki kerre Serdâr Alî Paşa ve Küçük Mehemmed Paşalar ile bu nâhiye-i azîmden yetmişer seksener bin esîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imler alup bu kadar bin asker-i İslâm ile sahrâsında Tatar-ı sabâ-reftâ[r] dahi meks edüp niçe kerre yüz bin devâbbât makûleleri nebâtât mahsûlâtların yeyüp deryâda katre ve güneşde zerre eksilmez idi. Hattâ Alî Paşa ile sene (---) târîhinde gitdiğimizde bu şehr-i Bihar'ı harâb [u] yebâb etmişdik, hâlâ altı seneden berü evvelkiden müzeyyen ve ma‘mûr u âbâdân olup ba‘zı kurâları kal‘a-i Varat'a tâbi‘dir, ammâ şehri nehr-i Şamos kenârında bir bâğ-ı İremdir. Birov hâkimlerinin rivâyeti üzre yigirmi üç bin şindire tahta örtülü dâr-ı menhûslardır. Ve yetmiş aded düyûr-ı kebîr ve manastırlar ve üç yüz elli âsiyâblar ve iki bin aded dükkânlar ile ârâste ve yetmiş bin bâğ-ı İremler ile pîrâste olmuş şehr-i iremezâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90b ·
metinde göster ·
Evvelâ bu sarây-ı dilküşânın cânib-i erba‘ası bâğ-ı İremler olduğiyçün Bâğçesarây'dır. Cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl çâr-kûşe Şeddâdî-misâl kârgîr taş binâ dîvârlı sarây-ı hâssu'l-hâsdır, ammâ etrâfında dendân-ı bedenleri ve kulle yasdıkları yokdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi beş bin altmış adım olup cümle dörd yerde kavî ve metîn demir kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 124b ·
metinde göster ·
… tı göz kantara-i musanna‘ı nehr-i (---) üzre ubûr edüp yüz mikdârı ma‘mûr bâğ-ı
iremler
geçüp kıble tarafına 4 sâ‘at gidüp,
Ve bu şehirden aşağı yine altı göz kantara-i musanna‘ı nehr-i (---) üzre ubûr edüp yüz mikdârı ma‘mûr bâğ-ı iremler geçüp kıble tarafına 4 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273b ·
metinde göster ·
… lef ü mükemmel ve ma‘mûr u müzeyyen ve zîbâ sarâylardır. Her evde birer bâğçe-i
iremler
mukarrerdir. Cümleden Beğko Paşa sarâyı kal‘a-misâl kulle-i metînli nev-binâ sa …
Cümle sekiz yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâlı ve cümle kiremitli ve serâpâ kâfirî binâlı mükellef ü mükemmel ve ma‘mûr u müzeyyen ve zîbâ sarâylardır. Her evde birer bâğçe-i iremler mukarrerdir. Cümleden Beğko Paşa sarâyı kal‘a-misâl kulle-i metînli nev-binâ sarây-ı ra‘nâdır. Hınkoğlu sarâyı ve (---) sarâyı. Bunlar cümle içli ve tışlı ve hammâmlı sarâylardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350a ·
metinde göster ·
… bâğçeli ve gül-i gülistânlı limon ve turunc ve zeytûn [ve] nâr ve incirli bâğ-ı
iremler
içre cümle bin aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı mükellef ü …
Bu şehir aslâ kal‘a içinde değildir. Hemân bir düz vâsi‘ çemenzâr yerde bâğ u bâğçeli ve gül-i gülistânlı limon ve turunc ve zeytûn [ve] nâr ve incirli bâğ-ı iremler içre cümle bin aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı mükellef ü mükemmel ve müzeyyen ve ma‘mûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361b ·
metinde göster ·
Ve şehrinin âb [u] hevâsı meşhûrdur. Ve sulehâ-yı ümmetden ahâlîsi ilm ile ma‘mûrdur. Ammâ halkı ol kadar ankâ değillerdir. Bir alay kanâ‘at sâhibi fakr [u] fâkada garîb-dost âdemlerdir. Andan cânib-i garba bâğ-ı İremler içre bir buçuk sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y32b ·
metinde göster ·
… ve birkaç hücreleri var, ammâ gayrı âsârları yokdur. Lâkin bu kasra karîb bâğ-ı
İremler
içinde hemân Tophâne kubbesi gibi fevkânî musanna‘ ve münakkaş kubbe-i âlîdir, …
Sultân Gavrî binâsıdır. Nîl'den ba‘îddir, ammâ Nîl tuğyânında kasr-ı Nîl içinde kalır. Evce ser çekmiş bir tarz-ı kadîm kasr-ı âlîdir. Bu kasr altında bir kâ‘a-i azîmi var ve birkaç hücreleri var, ammâ gayrı âsârları yokdur. Lâkin bu kasra karîb bâğ-ı İremler içinde hemân Tophâne kubbesi gibi fevkânî musanna‘ ve münakkaş kubbe-i âlîdir, lâkin câmi‘dir, hemân Tophâne kubbesinin tıbkıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227a ·
metinde göster ·
… müte‘addid fevkânî hücreler ve sâkıyeler ve cânib-i şimâlinde teferrücgâh bâğ-ı
İremler
vardır. Ve anda bir mükellef ü mükemmel kubbe-binâ Rûm tarzı minâreli [câmi‘] v …
Ve bu Sebîl-i Allâm kal‘asında kol beği sâkin olacak kâ‘aları ve müte‘addid fevkânî hücreler ve sâkıyeler ve cânib-i şimâlinde teferrücgâh bâğ-ı İremler vardır. Ve anda bir mükellef ü mükemmel kubbe-binâ Rûm tarzı minâreli [câmi‘] ve sebîlhâne ve mastabaları vardır. Ve altı kademe nerdübân. Cümle kârgîr-binâ olan câmi‘in mihrâbı solunda celî hat ile târîhi böyle tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y227b ·
metinde göster ·