… skerî tâ’ifesinden idi. Nübüvvetinde ihtilâf vardır, ammâ nebî diyenler çokdur.
İskender ile
zulemâta varup âb-ı hayât Hızır'a müyesser olup hâlâ zindedir. Ve Hazret-i Mûsâ …
"Bârekallâh ilhâm-ı Rabbânî ile re’y [ü] tedbîr-i ahsen bu ola" deyü cümle hukemâ-yı kudemâ-yı nüdemâ-yı mühendisîn Karadeniz ile Akdeniz'in irtifâ‘ın alup Bahr-i Siyâh'ı irtifâ‘ üzre bulup yedi kerre yüz bin kûhken ummâller cem‘ edüp Karadeniz'in kat‘ına mübâşeret edüp Hazret-i Hızır hafr üzre mübâşir idi. Zîrâ Hazret-i Hızır İskender-i Zülkarneyn'in askerî tâ’ifesinden idi. Nübüvvetinde ihtilâf vardır, ammâ nebî diyenler çokdur. İskender ile zulemâta varup âb-ı hayât Hızır'a müyesser olup hâlâ zindedir. Ve Hazret-i Mûsâ ile refîk olduğu Kur’ân-ı azîm ile sâbitdir kim âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
Hemân Bedlîs eydür: "Pâdişâhım! Kaçan kim bana bir kal‘a-i metîn inşâ et kim azametimle ben muhâsara etsem, fethinde usret çekem, bana eyle bir kal‘a yap!, buyurdunuz. Ben dahi emrinize fermân-berlik edüp işte böyle bir sedd-i İskender kal‘a binâ etdim. Fermân pâdişâhımındır" deyince İskender insâf edüp kal‘anın hükûmetin Bedlîs'e ihsân eyledi. Anınçün Bedleys'den galat Betlîs derler, sebeb-i tesmiyyesi oldur ve bânîsi ta‘lîm-i İskender ile yine Bedlîs'dir. Anınçün tevârîh-i Acem'de taht-gâh-ı İskender nâmıyla yâd olunur, ammâ Târîh-i Yunaniyân-ı Yanvân'da bu Bitlîs içün Pırgaz-ı makal-ı Aleksandıra derler, ya‘nî Büyük İskender kal‘ası derler. Hakkâ ki kal‘a-i atîkdir. Hâlâ niçe yerlerinde Rûm binâsı alâmetleri vardır. İnşâallah mahalliyle bu kal‘anın mutalsamâtları dahi beyân olunur. Bilâd-ı Ermen'dendir ammâ vilâyet-i Kürdistân'dandır. Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş kal‘adır, ammâ ekseriyyâ Âzerbaycân şâhlarından Karakoyunlu Yûsuf Celâyirli ve Akkoyunlu Uzun Hasanlı mutasarrıf olagelmişler idi. Ammâ dahi mukaddem-i ibtidâ Ermen destinden dest-i bâzû-yı kuvvet ile feth eden Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah'dır. Anların 223a devletleri sehel bergeşte olmak ile Âzerbaycân Şâhı Uzun Hasan Bitlîs'e mâlik olmuşdu. Ba‘dehû sene 878
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222b–223a ·
metinde göster ·
ol kadar metîn etmiş kim andan dahi bir kuş uçamaz ve büyük Dehdîvân üzre hânın …
Ve Bitlîs'e girecek dere ağzın sedd-i İskender ile ol kadar metîn etmiş kim andan dahi bir kuş uçamaz ve büyük Dehdîvân üzre hânın vezîri makâmında Çâker Akası yüz elli bayrak tüfeng-endâz ile çıt-a-çıt olup başka kal‘a-misâl bir meteris etmiş kim gûyâ sedd-i Kahkahâ'dır. Ve karşu alçak Dehdîvân'da kezâlik zirve-i a‘lâsında kal‘a-i Demâvend-vâr bir meteris edüp hânın ikinci akası Arab Halîl Ağa kapanup anda dahi mûr-ı mâr-misâl asâkir-i kerrâr âmâdelerdi. Paşa-yı mubassır im‘an-ı nazar ile nazar edüp "Bu tarafdan bunlara zafer mümkin değildir." deyüp Dehdîvân-ı âlî tarafında dağlar içre gidüp kâh esb-süvâr ve kâh piyâde reftâr ile gûnâ-gûn müşâvere-i güftâr ederek bir kûh-ı bülendin zirvesine urûc etdik kim meğer ana kûh-ı Taklaban derlermiş. Hakîkat andan bir kerre düşen takla atarak kendüyi Bitlîs şehrinde bulur. Bu kûh-ı bâlâdan aşağı nazar etdiğimizde el-azametullah Bitlîs şehrinin cânib-i etrâfın âdem deryâsı ihâta edüp pür-silâh âmâde dururlar. Ve kal‘a-i Bitlîs'in burc u bârûları toplar ile ârâste ve asâkir-i firâvân ile pîrâste olup cümle dendân-ı bedenleri sancağ u bayrağ-ı gûnâ-gûnlar ile zeyn olmuş. Paşa-yı {dûrbîn-fikr} eline dûrbînin alup hayli mesâfe-i ba‘îde 264b olan yerleri dûrbîn ile temâşâ edüp ne cânibden bu şehre yürüyüş ideceğin gözden geçirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 264a–264b ·
metinde göster ·
bile olup bu şehri inşâ edüp ismine Dâr-ı Ebülhe derler, ya‘nî Oğuz şehri demek …
Müverrihân-ı selef tahrîri üzre Hazret-i İskender-i Zülkarneyn bu hâk-i pâke kadem basdıkda Hazret-i Hızır İskender ile bile olup bu şehri inşâ edüp ismine Dâr-ı Ebülhe derler, ya‘nî Oğuz şehri demek olur. Ammâ hâlâ elsine-i nâsda mâ-kablinde elifi zamme ile kırâet edüp mâ-ba‘dinde zamîri tahfîf-i kelâm içün ref‘ edüp Übülle derler. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Hâlâ eser-i binâları zâhir ü bâhirdir. Hâlâ bahr-i Şatt sâhilinde bin hâneli ve müte‘addid câmi‘li ve hân u hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı bir kasaba livâ-i Kapân hükmünde başka mukâta‘adır. Nehr-i Ma‘kal ve nehr-i Safrâ bu mahalle karîb nehr-i Şatt'a mahlût olur ve nahlistânı cihânı dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b ·
metinde göster ·
bile idi. İskender cümle hukemâlarıyla âb-ı hayât bulmadan el yuyup avdet ederk …
Ba‘dehû İskender-i Zülkarneyn iki aded boynuzlarının derdine dermân arayup âb-ı hayât bulmağa gitdikde Hazret-i Hızır İskender ile bile idi. İskender cümle hukemâlarıyla âb-ı hayât bulmadan el yuyup avdet ederken Cenâb-ı Bârî yârî kılup Hazret-i Hızır'a âb-ı hayâtı müyesser edüp ilâ hâze'l-ân emr-i Hakk ile zinde olup deryâ hizmetine me’mûrdur. Ve bu rûy-ı zemînde Hazret-i Hızır'ın basup durup yatduğu yerler yeşil çemenzâr olduğiyçün Hızır Nebî derler. Ammâ niçe müfessirîn ve müverrihîn Hazret-i Hızır ve İskender ve Lokmân (---)(---) Nûn haklarında "Nebî değillerdir. Ancak Hızır bir recül-i sâlih idi ve İskender bir pâdişâh-ı cihângîr idi ve Lokmân bir hâkim-i hâzık idi ve Zünnûn dahi bir sayyâd-ı semek idi." demişler ammâ niçe müverrih ve müfessirler Hızır ile Mûsâ Kelîm hakkında âyet sâbık olmağile ve İskender hakkında sûre-i (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407a ·
metinde göster ·
müşâdır ve kıble tarafı Bundukanî Venedik'inin Kotur ve Perast kal‘alarıyla hem …
Ve dahi Hersek sancağı bunda tamâm oldu, ammâ hayli vâsi‘ vilâyetdir kim hamd-i Hudâ cümle kurâ vü kasabâtları ve şehrleri ve kılâ‘ları ve cümle yaylaların seyr [ü] temâşâ etdik. Bu diyâr Hersek'in şark tarafı Arnavudistân'ın İskenderiyye sancağıyla müşâ olup Sührâb Mehemmed Paşa ile nehb ü gâret etdiğimiz nâhiye-i Pive ve nâhiye-i Nikşik ve nâhiye-i Bangan ve nâhiye-i Zatarnak ve nâhiye-i Durobnak, bu mezkûr nevâhîler Hersek paşalarına her bâr mutî‘ olmayup harba ucuyla söyleşirler, İskenderiyye ile müşâdır ve kıble tarafı Bundukanî Venedik'inin Kotur ve Perast kal‘alarıyla hem-çetdir ve cenûb cânibinde Dobra-Venedik ile hem-hudûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… zır Nebî İskender'in askerî tâ’ifesinden bir pîr-i umûr-dîde müsin kimesne idi.
İskender ile
Zulemât'da bile idi. [[(---) (---) (---)]] Hâlâ zindedir, derler. Ammâ bunun da …
Hulâsa-i kelâm bu İskender Mısır'a varup İskenderiyye kal‘asın binâ etdi. Bu İskender sebebiyle Hazret-i Hızır [[(---) (---) (---)]] Zîrâ Hızır Nebî İskender'in askerî tâ’ifesinden bir pîr-i umûr-dîde müsin kimesne idi. İskender ile Zulemât'da bile idi. [[(---) (---) (---)]] Hâlâ zindedir, derler. Ammâ bunun dahi nübüvvetinde ihtilâf vardır. Lâkin Mısır'a geldüği Kur’ân-ı azîm ile müsbetdir. Âye[t]: [[(---) (---) (---)]] sene 601.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y11a ·
metinde göster ·
Reşîd mâbeyninde Tayna nâm Urbânın kemîngâhı olan mahalli basîret üzre olup ubû …
Andan hakîr dizdârdan on tüfengli refîkler alup leb-i deryâ ile sayyâd-ı mâhîler temâşâların ederek kıble cânibine leb-i deryâda Kethudâ İbrâhîm Paşa'nın Buhayre vilâyetin acı deryâ gark etmesin içün telattum-ı deryâyı sed edüp iki bin adım leb-i deryâya bir sedd-i Q 287aP 284a İskender çekmiş, anı temâşâ edüp İskenderiyye ile Reşîd mâbeyninde Tayna nâm Urbânın kemîngâhı olan mahalli basîret üzre olup ubûr etdik. Ammâ sekiz re’s Urbân atlısı bizi görüp Buhayre çöllerine at bırağup firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y331b ·
metinde göster ·
… arı ile hizmet eder. Eğer paşa bu gümrüğü emâneten vermeyüp iltizâm ile verirse
İskenderiyye ile
bu iki bender yevmiyye birer kîseye verilir. Yüz kîse dahi mültezim hayr eder.
Bir hâkim dahi Mısır vezîr[i] tarafından bir mün[â]sib ağa gümrüğü zabt edüp senevî paşaya yüz elli kîse muhâsebe verüp kendüye yevmiyye onar guruş ulûfe alır. Zîr-i destinde yüz elli gümrük huddâmları ile hizmet eder. Eğer paşa bu gümrüğü emâneten vermeyüp iltizâm ile verirse İskenderiyye ile bu iki bender yevmiyye birer kîseye verilir. Yüz kîse dahi mültezim hayr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y333a ·
metinde göster ·