… ları âlî değildir, süflî de değildir. Kaddi kırk arşın âlîdir. Ammâ gûyâ sedd-i
İskender'dir
. Bu kantara-i ibret-nümânın tâ ortasında şehre girerken sol tarafda çâr sütûn ü …
Evvelâ bu şehr-i Edirne-i taht-ı İdrivne içre ibret-nümâ-yı azîm Mihal Beğ köprüsüdür kim nehr-i Arda ve nehr-i Tunca ve nehr-i Meriç bu üç aded deryâ-misâl nehr-i azîmler birbirine mahlût olduğu mahalde binâ olunmuş bir sedd-i azîm ve bir tarz-ı tarh-ı kadîm, bir cisr-i arîz [u] vâsi‘ [u] tavîldir kim bu rûy-ı arzda mânendi yokdur. İllâ ki diyâr-ı Alaman'da nehr-i Tuna üzre Gulvar cisri ola yâhûd bu Edirne'ye bir menzil ba‘îd Koca Murâd Hân'ın (---) altmış dört göz Ergene cisri ola, ammâ bu kantara-i Mihal Beğ üç aded dîvâne enhâr üzre binâ olunması mu‘cez mertebesi bir kantara-i ibret-nümâdır. Bir tarafı cânib-i garba ve bir ucu taraf-ı şarka vâki‘ olup tûlu kâmil (---) adımdır. Ve gayet arîzdir kim her bâr üç araba yan yana ubûr eder. Ve fil cüssesi kadar taşlar ile mebnî ve kaldırımlı musanna‘ püll-i azîmdîr. Ve cümle sağîr ü kebîr (---)(---) aded göz tâk-i kisrâdan nişân verir kavs-ı kuzahvâr kemerlerdir ammâ Bosna serhaddinde Mostar köprüsü ve Kürdistân'da Batman köprüsü kadar tâkları âlî değildir, süflî de değildir. Kaddi kırk arşın âlîdir. Ammâ gûyâ sedd-i İskender'dir. Bu kantara-i ibret-nümânın tâ ortasında şehre girerken sol tarafda çâr sütûn üzre bir ârâmgâh [u] mesîregâh kubbe-i âlî kasr-ı kisrâsı vardır. Anda bu püllün târîhi böyle mastûrdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı germâb-ı kal‘a-i Ercîş: Şimâlîsi tarafında Erzurûm râhı cânibinde bir hayli mesâfede sun‘-ı Hudâ-yı azîm bir ılıca vardır kim her sene kabak mevsiminde Van'dan Bitlîs ve Ahlat ve Kürdistân'dan niçe bin âdemler çadırlarıyla ve me’kûlât [u] meşrûbâtlarıyla gelüp üç ay kâmil zevk [u] safâ-yı işret-i germâ-germ-i germâb edüp kisb-i tarâvet ederek ten-dürüst olurlar. 245b{Ve bu germâbda} ebniyye-i azîmler ile âsâr-ı kadîmeler vardır kim binâ-yı İskender'dir derler. Ammâ germâbı bir değirmânı deverân etdirir gâyet ıssı sudur. Buhayre-misâl havzda cümle âşıkân ma‘şûklarıyla şinâverlik edüp koç kocağ olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a–245b ·
metinde göster ·
… garba nâzır Karanlık kapu (---) kat demir bâb kapulardır kim her biri derveze-i
İskender'dir
. Handakı ve cisri dahi metîndir ve mehîb balyemez topları vardır. Bağdâd'ın bir …
Ve dahi cânib-i garba nâzır Karanlık kapu (---) kat demir bâb kapulardır kim her biri derveze-i İskender'dir. Handakı ve cisri dahi metîndir ve mehîb balyemez topları vardır. Bağdâd'ın bir kulle-i metîni bu mahaldir kim Acem bu mahalde kapanup ceng-i azîm olmuşdur. Ve bir muzlim yerde vâki‘ olmağile Karanlık kapu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 341a ·
metinde göster ·
… nın dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır ve (---) kat dîvârlı kal‘a-i sedd-i
İskender'dir
. Cümle (---) aded şâhâne topları var kim tâ Eşek adaların döğer ve Melek Ahmed …
Bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır ve (---) kat dîvârlı kal‘a-i sedd-i İskender'dir. Cümle (---) aded şâhâne topları var kim tâ Eşek adaların döğer ve Melek Ahmed Paşa efendimizin binâ etdiği kullede dahi serâmed toplar vardır kim bu tarafda yel değirmenleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 92a ·
metinde göster ·
… al‘a önünde Hilevne sahrâsına nâzır bir tophâne seddi binâ etdi kim gûyâ sedd-i
İskender'dir
. Ve kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsında yalçın kaya üzre bir kulle-i azîm inşâ etdi v …
Bu kal‘a-i hoş-binâ-yı ra‘nâcık Rivne dağı eteğinde bir yalçın kırmızı şekil kaya üzre seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş-ı hâzır-başdır kim gûyâ şekl-i bâdemî vâki‘ olmuşdur, lâkin mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olup sene (---) târîhinde Melek Ahmed Paşa hasbeten lillâh kendü mâlıyla bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp dürr-i beyz-âsâ beyâz kuğu gibi edüp kal‘a önünde Hilevne sahrâsına nâzır bir tophâne seddi binâ etdi kim gûyâ sedd-i İskender'dir. Ve kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsında yalçın kaya üzre bir kulle-i azîm inşâ etdi ve bu kulleye ve mezkûr sedd üstüne Tekelü Paşa münhezim olduğu seneden kalan topları kundaklayup bu kal‘aya ve sedler üstüne ale't-tertîb dizüp cümle top-ı kûplar Hilevne sahrâsına nâzırlardır ve bunda olan cebehâne-i gûnâ-gûnun vefreti Bosna serhaddinin bir kal‘alarında yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134b ·
metinde göster ·
… ayrât u hasenât etmişler, ammâ Ali Paşa tabyası biri biri içinde iki kat sedd-i
İskender'dir
.
Bu mezkûr tabyaların her birin Âl-i Osmân vezîrleri birer âsârımız olup kal‘a metîn olsun içün bir hayrât u hasenât etmişler, ammâ Ali Paşa tabyası biri biri içinde iki kat sedd-i İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
kim cemî‘i ebrâcları eflâke ser çekmiş ve limanında yedi pâre Hindistân gemiler …
Dibine varup gördük, bir kal‘a-i sedd-i İskender'dir kim cemî‘i ebrâcları eflâke ser çekmiş ve limanında yedi pâre Hindistân gemileri ve niçe Filimenk ve İngilis ve Portakal gemileri yatırdı. Bizim askere kırk elli pâre balyemez toplar atup bu kal‘a altındaki varoşu dahi bir rabât-ı hısn-ı hasîn olmağile bundan bir şikâr alamayup hemân sağ cânibimiz ki maşrık tarafıdır, ol semte kaytup kâmil bir gece mâh-ı tâbda kulağızlarla gidüp vakt-i sabâhda bir sahrâ-yı azîme içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126b ·
metinde göster ·
… anije gibi sazlık ve bataklık içinde ağaçdan kal‘alardır, lâkin her biri sedd-i
İskender'dir
, zîrâ bu diyâr küffârları İsfaç kralından pek havf 129a etdiklerinden kal‘ala …
Ve ekseriyyâ kal‘aları Kanije gibi sazlık ve bataklık içinde ağaçdan kal‘alardır, lâkin her biri sedd-i İskender'dir, zîrâ bu diyâr küffârları İsfaç kralından pek havf 129a etdiklerinden kal‘aların metîn ü müstahkem ederler. Ammâ ekseriyyâ topları dişbudak ağacından ve karaağaçdan ve sarma ağacından fıçı gibi yapılmış toplardır kim cümle toplar beşer onar yerde demir çemberlidir. Her topları onar âdem kaldırır ve on topu bir arabaya koyup istediği yere götürüp anda demir çemberlerin geçirüp ağaçdan topları atmağa başlar. Ammâ her top on beşer ve yigirmişer kerre ancak atılır, ba‘zısı üç dörd kerreden ziyâde atılmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128b–129a ·
metinde göster ·
… ânib-i cenûbundaki kaya burnu üzre bir mehîb kulle-i metîni var kim gûyâ sedd-i
İskender'dir
. Ve cümle dendân-ı bedenleri eyle mu[ra]ssa‘ ve müzeyyendir kim bir kal‘ada bu …
Şark tarafında bir kulle-i azîmi var ve yemîn ü yesârında beşer aded kulle-i bâlâları ve cânib-i cenûbundaki kaya burnu üzre bir mehîb kulle-i metîni var kim gûyâ sedd-i İskender'dir. Ve cümle dendân-ı bedenleri eyle mu[ra]ssa‘ ve müzeyyendir kim bir kal‘ada bu gûne bedenli müzeyyen sûr-ı üstüvâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160b ·
metinde göster ·
… e havâle Çengîzâde Ali Paşa tabyası gûyâ bir kûh-ı Demâvend'e benzer bir sedd-i
İskender'dir
kim hâlâ bu kal‘anın dîdebânıdır. Evce berâber bir dağ pâre bir tabya inşâ etmi …
Ve bu kal‘a kapusunın iç yüzünde iki kulle-i azîm mâbeyninde cümle kal‘aya ve tabyalara ve şehre havâle Çengîzâde Ali Paşa tabyası gûyâ bir kûh-ı Demâvend'e benzer bir sedd-i İskender'dir kim hâlâ bu kal‘anın dîdebânıdır. Evce berâber bir dağ pâre bir tabya inşâ etmiş kim bir kal‘ada nazîri yokdur. Cânib [ü] etrâfında birbirinden âlî balyemez topları ve gayri darbuzanları ve kolumburna ve havân topları mazgal deliklerinde ve sepet siperler ardında kat-ender-kat kirpi tüğü gibi zeyn olmuş azîm balyemez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176b ·
metinde göster ·
… er dâne sedd-i Kahkahâ gibi tabya-i azîmleri var kim gûyâ her biri birer sedd-i
İskender'dir
kim içlerinde yetmişer seksener pâre balyemez topları ve gayrı şayka ve kolumbu …
Ve yay gibidir dediğimizin gûyâ yay başlarında bu kal‘anın iki başında birer dâne sedd-i Kahkahâ gibi tabya-i azîmleri var kim gûyâ her biri birer sedd-i İskender'dir kim içlerinde yetmişer seksener pâre balyemez topları ve gayrı şayka ve kolumburuna ve şâhî topları vardır. Ve her bir tabyada biner aded âdemler şeb [ü] rûz dîdebânlık edüp dururlar. Ve büyük Kanije kal‘asının tabyaları dahi bu varoş tabyalarına nâzır olup birbirlerin korudurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181b ·
metinde göster ·
… e âmâde ve her köşesinde dirseklerinde mazgallarıyla pîrâste bir kal‘a-i Sedd-i
İskender'dir
. Bu kal‘ayı dahi kerrât ile yedi kral muhâsara edüp küffâr aslâ zafer bulamayup …
Sitâyiş-i taşra varoş: 11a Bir vâsi‘ fezâda nehr-i Kış batmağı içinde şekl-i murabba‘dan tûlânî bu dahi palanka dolma rıhtım dîvârının enniliği kâmil elli ayak kalın ve âlî dîvârdır. Her tarafında tabya-i azîmeler ile âmâde ve her köşesinde dirseklerinde mazgallarıyla pîrâste bir kal‘a-i Sedd-i İskender'dir. Bu kal‘ayı dahi kerrât ile yedi kral muhâsara edüp küffâr aslâ zafer bulamayup hâ’ib ü hâsir gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10b–11a ·
metinde göster ·
… ârında cânib-i etrâfı sarp kal‘a-i metîndir kim her tabyaları birer gûne Sedd-i
İskender'dir
ve cümle (---) aded kapuları var. Ve cümle üç mahalle-i müslimîndir ve iki aded …
Aşağı hisârı Tuna kenârında cânib-i etrâfı sarp kal‘a-i metîndir kim her tabyaları birer gûne Sedd-i İskender'dir ve cümle (---) aded kapuları var. Ve cümle üç mahalle-i müslimîndir ve iki aded mahalle-i keferedir. Ve cümle dörd yüz elli aded bâğçeli vâsi‘ tahta örtülü evlerdir, ammâ kârgîr binâlı hânedânları azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
… a eyle hüsün vermiş kim çeşm-i insân hîrelenir. Bu gûne ve bu eşkâlde bir tâc-ı
İskender'dir
.
Ve gorona ve tâc ve manlifke ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) derler. Her lisânda birer gûne ismi vardır. Hakîr dikkatle niçe kerre temâşâ etdim, Rûm'un buğday kîlesi kadar bir müdevver sivri Edhemî külâhı gibi {bir şeydir}. Allâhu a‘lem gönden ve telatinden ola, zîrâ sâfî murassa‘ ve cevâhirinden üstü olmak ile içerisi ne idiği ma‘lûmum değildir. Ancak muşammâlı ve mukavvâlı kuka keçe külâh gibi tak tak öter katıdır. Zamân-ı kadîmde böyle musanna‘ ve murassa‘ değil imiş. Her gelen kral-ı dâll i‘tibâr edüp birer şey yapdırup sâfî cevâhirle zeyn olmuş kim bin Mısır hazînesi mâl değer ve ana bahâ yetişmez de derler. Hemân hakkâ ki on sekiz kral on sekiz aded zencîr edüp depesinde bir cevâhir halkaya zencîrleri bağlayup tâcı bir yere salb etmek içün bu silsileleri etmişler, ammâ bu zencîrin her birine bahâ yetişmez derler, ammâ her bâr bu zencîrler ile bu tâc durmazmış, zîrâ zencîrlerin çengâlleri geçmedir. Esbâb-ı ihtişâm günleri ve böyle bir âlî-kadr elçi günleri zencîrleri koyup tâcı yerine korlarmış, ba‘dehu yine Prak kal‘asına götürürlermiş. Ammâ bu tâc on iki terkdir. Her terki aralarında sıra sıra la‘l yâkût ve elmâs ve zümürrûd incüsü çokdur ve ağzının kenâreleri dâ’iren-mâdâr altı sıra fındık kadar dürr-i yetîm beyâz incüler mâbeyninde yeşil damla zümürrûd dizilüp beyâz ve yeşil tâca eyle hüsün vermiş kim çeşm-i insân hîrelenir. Bu gûne ve bu eşkâlde bir tâc-ı İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 67b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Süleymân Hân-ı âkıbet-endîş-i dûrbîn-fikr görse kim bu kal‘a gâyet mahallinde vaz‘ olunmuş, ammâ gâyet küçük kal‘adır. Hemân Koca Mi‘mâr Sinân'a fermân edüp bu kal‘anın taşrasına bir kat dahi Şeddâdî kârgîr tula 81a binâ bir kal‘a-i zîbâ etmişdir kim görenin aklı gider, gûyâ Sedd-i İskender'dir. Âl-i Osmân kal‘a yapamaz derler, vallâhi murâd etdiyse Sedd-i Ye’cûc ve Sedd-i Kahkahâ gibi kal‘alar binâ eder. Ammâ Âl-i Osmân'ın aslı Mâhân vilâyeti Tatarıdır, amâristânı sevmezler. Hemân bir kal‘ayı ve bir ülkeyi alup harâb etmeğe başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80b–81a ·
metinde göster ·
… . Bir düz vâsi‘ fezâda sazlık ve bataklık içinde handak-ı azîmli kal‘a-i Sedd-i
İskender'dir
. İç kal‘ası bir mürtefi‘ topraklı amelî yığma bayır üzre tula binâdır. Asker-i …
Krakov hâkimi hükmünde İhmilniç hatman kapudandır. Yedi sene bu Leh diyârıyla Krakov vilâyetinden çıkmayup yetmiş yedi kerre gazâm vardır, bu kal‘ayı görmemişdim. Bir düz vâsi‘ fezâda sazlık ve bataklık içinde handak-ı azîmli kal‘a-i Sedd-i İskender'dir. İç kal‘ası bir mürtefi‘ topraklı amelî yığma bayır üzre tula binâdır. Asker-i İslâ[m] cengine hayli toplar atdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116a ·
metinde göster ·
… a Şâhîn Paşa kullesi gâyet metîn ve kavî ve sa‘b burc-ı azîmdir kim gûyâ Sedd-i
İskender'dir
. Hemân Azak kal‘ası demek bu Şâhîn Paşa kullesinden ibâretdir. Hakkâ ki Azak ka …
Ve bu orta hisârın toprak kal‘a tarafına Şâhîn Paşa kullesi gâyet metîn ve kavî ve sa‘b burc-ı azîmdir kim gûyâ Sedd-i İskender'dir. Hemân Azak kal‘ası demek bu Şâhîn Paşa kullesinden ibâretdir. Hakkâ ki Azak kal‘ası bununla metânet bulup cânib-i erba‘ası başka handak ka‘r-ı azîmdir. Ve kapusuna ipden kemendler ile çıkılır. Bâlâda bir küçük demir kapudur. El-hâsıl orta hisâr içinde bu kulle-i metîn bir iç hisâr dahi olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
… re cenûbdan şimâle tûlânîce şekl-i bâdemî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ-yı sedd-i
İskender'dir
. Dest-i Venedik'de iken eyle amâr u müzeyyen binâ imiş kim cemî‘i Frengistân üs …
Kal‘ası evc-i semâya berâber bir gök kaya üzre cenûbdan şimâle tûlânîce şekl-i bâdemî seng binâ bir kal‘a-i ra‘nâ-yı sedd-i İskender'dir. Dest-i Venedik'de iken eyle amâr u müzeyyen binâ imiş kim cemî‘i Frengistân üstâdlarının pesend etdikleri hisâr-ı üstüvârın biri dahi budur. Ve biri dahi Moton ve Koron'dur. Ammâ bu eyle bir kâr-ı kadîmdir kim her taraf-ı kadd-i bâlâsı otuzar arşın Şeddâdî dîvâr-ı musanna‘ ve mücellâ ve musaykal seng-i hârâdır kim kâr-ı hendese letâfet [ü] zerâfetinde misli yokdur. İlm-i mi‘mârîden sehel haberdâr olup bu kal‘a-i pesendîde gördükde engüşt ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân olur. Lâkin küçükdür. Girdâ-girdi kâmil bin adım olup iki kapusu var. Biri semt-i kıbleye ve biri cânib-i cenûba nâzır demirden metîn ü kavî kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243a ·
metinde göster ·
… ibi tâ Anabolı boğazına nâzırdır. Cemî‘i etrâfı limanı muhâfaza eder bir sedd-i
İskender'dir
.
Mezkûr aşağı varoş kal‘asının şimâli önündeki liman-ı kebîr ortasında hikmet-i sun‘-ı Hudâ bir yalçın püşte-i pest vâki‘ olup üstâd-ı bennâ-yı selef var makdûrun sarf edüp bu cezîre-i kayacık üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ bir mendirek-i ra‘nâ inşâ etmiş kim gûyâ bennâ-yı mühendisîn yed-i tûlâsın ayân etmiş, zîrâ bu liman-ı azîm bir hayli vâsi‘ liman olmağile niçe kerre düşman firkateleri şebhûn ile bu limana girüp gemiler basıp esîrler alup gitmişler. Anıniçün bu Kastel kal‘asın yasamışlar. Hakkâ ki liman henüz bir cây-ı emn [ü] emân olmuş. Bir cânibi tâ Anabolı boğazına nâzırdır. Cemî‘i etrâfı limanı muhâfaza eder bir sedd-i İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281a ·
metinde göster ·
… vâki‘ olmuş dâ’iren-mâdâr altı bin adım ve üç mîl ihâta eder bir kal‘a-i sedd-i
İskender'dir
kim leb-i deryâda bir alçak kayalı püşte üzre vâki‘ olmuşdur.
Evvelâ maşrık tarafında Suda kal‘ası burnu ile garb tarafında Kapospata burnu içinde otuz mîl enli bir körfez intihâsında vâki‘ olmuş dâ’iren-mâdâr altı bin adım ve üç mîl ihâta eder bir kal‘a-i sedd-i İskender'dir kim leb-i deryâda bir alçak kayalı püşte üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
… ine Sadrıa‘zam bir kurşum örtülü bir hân-ı azîm binâ eylemişdir kim gûyâ sedd-i
İskender'dir
.
Ve dahi liman kapusunun iç yüzünde Vezîria‘zam çârsûsu içre yine Sadrıa‘zam bir kurşum örtülü bir hân-ı azîm binâ eylemişdir kim gûyâ sedd-i İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316b ·
metinde göster ·
… zîrâ câmi‘dendir. Ve şa‘şa‘a-i haremden benî âdemin gözü hîrelenir gûyâ âyîne-i
İskender'dir
. Q 35b
Ve bu câmi‘in hareminde olan ruhâm döşeme bir diyârda yokdur. Meğer Mısır'da Barkûkıyye câmi‘inde ola. Eyle musaykal ve mücellâ haremdir kim âdemin reng-i rûyi nümâyândır. Ammâ pâbûç ile gezilmez zîrâ câmi‘dendir. Ve şa‘şa‘a-i haremden benî âdemin gözü hîrelenir gûyâ âyîne-i İskender'dir. Q 35b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a ·
metinde göster ·
… inde zahîresi oldukdan sonra yüz yıl muhâsaradan bî-pâk [ü] bî-pervâ bir Sedd-i
İskender'dir
. Lâkin küçükdür. Cirmi dâ’iren-mâdâr dörd yüz adımdır. Ammâ hisâr-pîçesi ile se …
Ve bir yoldan gayri yolu yokdur. Gayri yerleri şâhin ve zağanoz kuşu yuvalı yalçın kayalar[dır]. Ve (---) nâzır bir kapusu var. Ve şekl-i müdevver yigirmi kulleli bir küçük kal‘adır. P 60a Ve deryâya topları erişir. Rodos cezîresinin cenûbunda bir burun ucunda evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Rûy-i zemînde misli olmayan Van kal‘ası ve Mardin ve Q 60a Şebin Karahisârı ve Afyon Karahisârı bu beş pâre kal‘a ki desti Âl-i Osmân'da yed-i kudret kal‘asıdır. Ammâ bu Lindos kal‘ası mezkûr kal‘alardan metîn ve müstahkemdir. Eyle bir kal‘a-i bî-emândır ki Sultân Süleymân Hân Rodos kal‘asına yüz yigirmi kerre yürüyüş edüp zafer buldu. Ammâ bu Lindos vere ile feth olmasa içinde zahîresi oldukdan sonra yüz yıl muhâsaradan bî-pâk [ü] bî-pervâ bir Sedd-i İskender'dir. Lâkin küçükdür. Cirmi dâ’iren-mâdâr dörd yüz adımdır. Ammâ hisâr-pîçesi ile sekiz yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y123a ·
metinde göster ·
… çârsû bölmesi ve Hünkâr câmi‘i bölmesi, el-hâsıl yedi bölme sa‘b hisâr-ı sedd-i
İskender'dir
.
Ve Paşa sarâyı dahi başka bölmedir. Ve alt yanında limana nâzır balyemez toplar durduğu hisâr-pîçe başka bölmedir. Ve çârsû bölmesi ve Hünkâr câmi‘i bölmesi, el-hâsıl yedi bölme sa‘b hisâr-ı sedd-i İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135a ·
metinde göster ·
… derler, ammâ bir tevârihde İskender ibn Merzûbe'dir. İsmi Merziyâ'dır, künyeti
İskender'dir
. Ol asırda otuz iki yıla bir karn derlerdi, iki karn ya‘nî iki otuz iki sene ya …
Bu gûne dörd İskender gelmişdir. Rûm kavmi Feylekos oğlu İskender-i Zülkarneyn Yûnânî'dir, derler, ammâ bir tevârihde İskender ibn Merzûbe'dir. İsmi Merziyâ'dır, künyeti İskender'dir. Ol asırda otuz iki yıla bir karn derlerdi, iki karn ya‘nî iki otuz iki sene ya‘nî altmış [dörd] yıl pâdişâh olduğuyçün Zülkarneyn dediler. Bir rivâyetde alnında iki et pâresinden boynuzları olduğundan Zülkarneyn dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y10b ·
metinde göster ·
Yâfes oğullarından Melik Merzibe oğludur, ismi Merzibâ'dır, lakabı
İskender'dir
. {Bir kavilde Buhtunnasır şehr-i Menûf'u harâb etdikden yüz yigirmi sene sonra …
Yâfes oğullarından Melik Merzibe oğludur, ismi Merzibâ'dır, lakabı İskender'dir. {Bir kavilde Buhtunnasır şehr-i Menûf'u harâb etdikden yüz yigirmi sene sonra İskender bin Filîş el-Mahzûnî mâl-ı ganâyim-i Acem ile İskenderiyye'yi binâ etdiğinden İskenderiyye derler. Ammâ bu gûne dörd İskender-i Yûnân gelmişdir, anıniçün Y 314b ihtilâf-ı kesîre vardır. Zîrâ dördü dahi bu İskenderiyye'yi amâr etmişlerdir. Hâlâ herbirinin amâr etdiklerinin târîhleri kulleler üzre mastûrdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y314a–Y314b ·
metinde göster ·
… ler nümâyân olunur. Ve bu seng-i mevvâclar ol kadar mücellâdır kim gûyâ âyine-i
İskender'dir
.
Ve ale't-tahkîk ferşinde incü ve sadef ve akîk-i Yemenî ve laciverd ve yeşim ve pîrûze makûlesi zî-kıymet hacerler döşenmişdir. Bir taşına vaz‘-ı yed eden taşdan kavî taş olur. Ve câmi‘in cânib-i erba‘asında olan dîvârın yüzleri tâ yedi kubbe-i azîmin devvârelerine varınca serâpâ gûnâ-gûn ve nakş-ı bûkalemûn ebrî ve mevvâc sun‘-ı Hudâ zî-kıymet taşlar kaplıdır. Herbir kaplı olan tahta-misâl taşların kadleri tûlen ve arzan onar zirâ‘dır. Üstâd-ı kâmil hakkâk-i âmîl bu taşları eyle biçmiş kim gûyâ hıtâyî kâğızdır. Kat‘ olundukdan sonra iki taşı yanyana vaz‘ edüp ebrîlerinden gûnâ-gûn eşkâller ve elvân elvân şükûfe ve kitâbeler nümâyân olunur. Ve bu seng-i mevvâclar ol kadar mücellâdır kim gûyâ âyine-i İskender'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y407b ·
metinde göster ·