… bu Sultâniyye'ye nazîre Rûmeli tarafında Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ bir sedd-i
İskender-misâl
bir kal‘a-i Van kaviyyü'l-bünyân bir sedd-i insân binâ edüp ismine Hâkâniyye de …
Ba‘dehû bu Sultâniyye'ye nazîre Rûmeli tarafında Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ bir sedd-i İskender-misâl bir kal‘a-i Van kaviyyü'l-bünyân bir sedd-i insân binâ edüp ismine Hâkâniyye dediler. Bu mahalde sa‘âdetlü hünkâ[r] deryâdan başdarda ile gelirken Anadolu'da Sultâniyye ve Rûmeli tarafında Hâkâniyye ol kadar şâdumânî topları atup keklik gibi sekdirme gülleler seke seke hünkârın başdardasının sağından solundan geçüp sa‘âdetlü hünkâr Anadolu tarafında serâperdesinde meks edüp kal‘a-i nev-âbâdı temâşâya şurû‘ edüp binâ emîni olan Ankebût Ahmed Paşa'ya bir hil‘at-i semmûr ihsân edüp Topçubaşı Alî Balı'ya ve mi‘mâr ağaya ve gayrı bennâ üstâd halîfelere kırk aded hil‘at-i fâhireler geydirilüp anı gördük; alâ mela’i'n-nâs yetmiş pâre galyon ile Venedik cenerali Bozcaada altından gitdiklerinde ol ân Bozcaada muhâfızı olan Sührâb Mehemmed Paşa'dan sa‘âdetlü pâdişâha ve Köpürlü vezîre hedâyâlar geldi. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91a ·
metinde göster ·
beyâz kuğu gibi kal‘adır kim sûr-ı üstüvârının kaddi evc-i âsumâna berâber bir …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Erdel hâkimi Betlen Gabor kral Süleymân Hân'ın izniyle 12b bu kal‘a-i Husvar'ı Kurs Macarı elinden kuvvet-i Âl-i Osmân ile alup bir kal‘a-i metîn etmişdir kim gece vâkı‘sında gören âdemin dudakları uçuklar. Hâlâ içinde cümle keferesi Nemse ve kapdanı ve ir[ş]ekleri ve şagları ve nemeşleri cümle Nemse'dir, lâkin Zolomioğlu milkidir. Kal‘ası Hasun yaylası dibinde dîvârları dolma rıhtım-ı Şeddâdî sedd-i İskender-misâl beyâz kuğu gibi kal‘adır kim sûr-ı üstüvârının kaddi evc-i âsumâna berâber bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn nev-binâ bir hisâr-ı zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12a–12b ·
metinde göster ·
… içinde şekl-i (---) yetmiş dörd kulleli bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedd-i
İskender-misâl
bir hisâr-ı üstüvâr-ı müstahkem Kahkahâ kal‘ası gibi şeddâdî binâ bir kal‘a-i z …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i (---) kenârının câ-be-câ batağı içinde şekl-i (---) yetmiş dörd kulleli bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedd-i İskender-misâl bir hisâr-ı üstüvâr-ı müstahkem Kahkahâ kal‘ası gibi şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle on bir aded tula binâ tabya-i azîmleri var kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez ve kolumbur[na] ve pranka ve şayka ve havân topları var ve her tabyaları ol kadar vâsi‘dir kim her birinde biner kefere ceng etse yerim dar demezler. Ve cümle altı bin askere ve altmış bin âdeme mâlik bir kal‘a-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29a ·
metinde göster ·
… Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından celâlî olan Abaza Paşa bunda bir sedd-i
İskender-misâl
bir kal‘a-i kavî yapmışdır kim henüz kal‘a-i Nova tâze cân bulup limanı korudur …
Ve cânib-i garbda Yalı tarafına Abaza Paşa kullesi, Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından celâlî olan Abaza Paşa bunda bir sedd-i İskender-misâl bir kal‘a-i kavî yapmışdır kim henüz kal‘a-i Nova tâze cân bulup limanı korudur ve karşu Rosa limanında kayık gezdirmez kirpi gibi balyemez topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… ş bir mermerli yalçın kızıl kanara kaya üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî sedd-i
İskender-misâl
seng-i hârâdan mebnî bir kal‘a-i ser-bülenddir kim cemî‘i kemân-keşânlar bu kal …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘ası: Nehr-i Drin kenârında evc-i semâya ser çekmiş bir mermerli yalçın kızıl kanara kaya üzre şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî sedd-i İskender-misâl seng-i hârâdan mebnî bir kal‘a-i ser-bülenddir kim cemî‘i kemân-keşânlar bu kal‘a-i bâlânın zirve-i a‘lâsına şast ber-kabza ok yetişdirememişlerdir. Tâ bu mertebe âlî-kad bir tell-i refî‘ üzre kirman-ı cây-ı amândır. Ve cânib [ü] etrâfında aslâ ve kat‘â handakı olmayup her cânibi gayyâ deresi gibi uçurum dereler olup bir tarafında havâlesi olmadığından bir yerden bu kal‘aya zafer mümkün değildir. Kayalarında şâhin ve zağanos ve akbaba kuşları vatan edinmiş sarp kayalardır. Cânib-i garbîsi bir hayli mesâfe-i ba‘îde dağlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… dımdır ve cümle sekiz aded tabya-i azîmlerdir, ammâ üçü kârgîr tula binâ Sedd-i
İskender-misâl
tabya-i azîmlerdir kim her biri batak içinde kaplıbağa gibi yatır ebrâc-ı azîml …
Ve bu kal‘a-i nârin cümle dâ’iren-mâdâr bin adımdır ve cümle sekiz aded tabya-i azîmlerdir, ammâ üçü kârgîr tula binâ Sedd-i İskender-misâl tabya-i azîmlerdir kim her biri batak içinde kaplıbağa gibi yatır ebrâc-ı azîmlerdir. Ve cümle bu sekiz tabyalar üzre yigirmi bir aded serâmed balyemez topları var, mâ‘adâ sağîr u kebîr seksen altı pâre topları var kim ebrâcları üzre âmâde toplardır. Ve gayri âlât-ı silâh cebehânesine hadd [ü] pâyân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
Ve bu Macar hisârı üç Nemse hisârı cirmi kadar vardır ve ikisi dahi sedd-i
İskender-misâl
kal‘alar olup handakları fecc-i amîk-misâl handaklı ve otuzar arşın rıhtım dolm …
Ve bu Macar hisârı üç Nemse hisârı cirmi kadar vardır ve ikisi dahi sedd-i İskender-misâl kal‘alar olup handakları fecc-i amîk-misâl handaklı ve otuzar arşın rıhtım dolma dîvârlı kal‘alardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
… ası tabyası ve Hısım Mehemmed Paşa tabyası ve Sinân Paşa tabyası ve niçe sedd-i
İskender-misâl
tabyalar bu varoşun etrâfın ihâta etmişdir. Ve bir tabyada beşer ve altışar ade …
Evvelâ cümleden büyük Kadı tabyası ve Alî Paşa tabyası ve Küçük Mehemmed Paşa tabyası ve yeniçeri ağası tabyası ve Hısım Mehemmed Paşa tabyası ve Sinân Paşa tabyası ve niçe sedd-i İskender-misâl tabyalar bu varoşun etrâfın ihâta etmişdir. Ve bir tabyada beşer ve altışar aded şâhî ve kolomburna ve darbzen toplar mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
… mâşâ edüp tarz-ı tavr-ı binâsına ta‘accüb etdim. Acîb ü garîb ve metîn ü Sedd-i
İskender-misâl
kal‘a imiş. Bu kal‘a gerçi Erdel'e tâbi‘dir, ammâ Rakofçioğlu mürdenin mülk-i m …
"Bize Seydî Paşa bile garîm olamadı, ammâ gidi Melek Paşa baba bize ey kılıç urup çok mâl aldı" deyü pesend etdiler. Biz dahi kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp tarz-ı tavr-ı binâsına ta‘accüb etdim. Acîb ü garîb ve metîn ü Sedd-i İskender-misâl kal‘a imiş. Bu kal‘a gerçi Erdel'e tâbi‘dir, ammâ Rakofçioğlu mürdenin mülk-i mevrûsu olmağile üçer bin askeriyle Rakofçioğlu anasına tâbi‘lerdir. Lâkin Şamos nehri aşırı kıble tarafında bir hayli mesâfe-i ba‘îd[e] yerde havâlesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 91a ·
metinde göster ·
… nehr-i Özü kenârında bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî bir Sedd-i
İskender-misâl
mutarraş taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim Bender kal‘asından bin kat metîndir. …
Hâlâ kal‘a-i Doğan Mehemmed Hân-ı Râbi‘ tahrîri üzre Özü eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beği taraf-ı pâdişâhîden salyâne alur. Zirâ eyâleti nâhiyeleri cümle kâfiristândır kim etrâfı derbend-i calender bir intihâ-i serhaddir kim hâlâ dest-i Âl-i Osmân'da böyle bir bî-emân kal‘a-i Gâzîkirmân yokdur. Tîmâr ve ze‘âmet ve alaybeğisi ve çeribaşısı yokdur. Kapusundan taşra yüz, iki yüz adım çıkmağa iktidârları yokdur. Kal‘ası nehr-i Özü kenârında bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî bir Sedd-i İskender-misâl mutarraş taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim Bender kal‘asından bin kat metîndir. Cirmi dâ’iren-mâdâr kâmil bin iki yüz germe adım iki kat kal‘a-i kavîdir. İç hisârda cümle yüz yetmiş kadar müfîd [ü] muhtasar hâneleri ve bir müferrah Hünkâr câmi‘i var, minâresi ol kadar âlî değildir. Yolları kesme kayadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 110b ·
metinde göster ·
… üzre bir ince mîl vardır. Hukemâ-yı kudemâlar zamânında ol mîl üzre bir âyîne-i
İskender-misâl
bir mirât-ı dünyâ var imiş. Her ne cânibden bu şehir üzre bir düşman hareket et …
Ve bu mermer çadır kubbe üzre bir ince mîl vardır. Hukemâ-yı kudemâlar zamânında ol mîl üzre bir âyîne-i İskender-misâl bir mirât-ı dünyâ var imiş. Her ne cânibden bu şehir üzre bir düşman hareket etse ol âyîne-i dünyâda hareket eden düşmanın cümle leşkeri ve ser‘askeri nümâyân olurmuş. Hâlâ yeri durur ammâ âyînesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254a ·
metinde göster ·
… a-i bî-hemtâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi on dörd bin adımdır. Bir Şeddâdî sedd-i
İskender-misâl
kal‘a-i pür-me’âldir.
Bu kal‘adan Atina körfezi ve İnebahtı körfezi deryâları gâyet nümâyândır. 258a Zîrâ bir eflâke ser çekmiş kal‘a-i bî-hemtâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi on dörd bin adımdır. Bir Şeddâdî sedd-i İskender-misâl kal‘a-i pür-me’âldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 257b–258a ·
metinde göster ·
… r gûnâ-gûn mazgal delikleri olup ol kara tarafı üç kat biri birinden âlî sedd-i
İskender-misâl
serâmed dîvârlardır. Ve her kat dîvârı kırkar ve ellişer ayak enli Şeddâdî hâ’i …
Ve handak içine nâzır gûnâ-gûn mazgal delikleri olup ol kara tarafı üç kat biri birinden âlî sedd-i İskender-misâl serâmed dîvârlardır. Ve her kat dîvârı kırkar ve ellişer ayak enli Şeddâdî hâ’it-i acîb dîvârlardır. Ve bu dîvârların iç yüzleri ellişer adım dolma rıhtım ve çim toprak yığılıdır kim murâd olunsa bu dîvârlar üzre fârisü'l-hayller cirid oynamak mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268b ·
metinde göster ·
… u] ra‘ba düşüp bu Hanya kal‘asın ve Retime kal‘asını ve Kandiye kal‘asın sedd-i
İskender-misâl
ederler.
"Hay Sarı Iğronda Türk Süleymân'ın kuvvet-i tâli‘i küşâde olup elbette bu cezîre-i Girid'e dahi Süleymân yâhûd bir Mehemmed Hân gelmesi mukarrerdir" deyü bîm [u] ra‘ba düşüp bu Hanya kal‘asın ve Retime kal‘asını ve Kandiye kal‘asın sedd-i İskender-misâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284a ·
metinde göster ·
… i defînesi bulunup gece ve gündüz Koca İbrâhîm Paşa Göllük tarafında bir sedd-i
İskender-misâl
tabyaya mübâşeret etdi.
"Bu kal‘ayı nice top ile harâb etdiniz ise ke'l-evvel amâr edin" denildikde anlar dahi deryâ-misâl asker-i İslâm ile mûr mâra üşer gibi üşüp bi-emrillâhi te‘âlâ niçe yüz yerde horasânî ve kireç ma‘âdinleri defînesi bulunup gece ve gündüz Koca İbrâhîm Paşa Göllük tarafında bir sedd-i İskender-misâl tabyaya mübâşeret etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 306b ·
metinde göster ·
… i Kahkahâ-vâr tabyalar binâ olundu kim bu edîm-i dünyâda 307a eyle bir sedd-i
İskender-misâl
rükn-i a‘zamlar binâ olunmamışdır.
Ve Sadrıa‘zam tarafında Anatolu vezîri (---) Paşa ve Rûmeli eyâleti vezîri Siyâvuş Paşa karındaşı Abaza Sarı Hüseyin Paşa vezîr-i rûşen-zamîrin münhedim etdiği Kızıl tabyayı amâr etmeğe âdem deryâsıyla mübâşeret edüp Kızıl tabya tâ temelinden aslâ nâm [u] nişânı bile kalmayup cümle hâk-i pâki hâkister olup müceddeden Kanlı tabya ve Kızıl tabya yerine iki aded sedd-i Kahkahâ-vâr tabyalar binâ olundu kim bu edîm-i dünyâda 307a eyle bir sedd-i İskender-misâl rükn-i a‘zamlar binâ olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 306b–307a ·
metinde göster ·
… lîm Hân-ı Sânî ibn Süleymân Hân bu kal‘anın taşrasına müceddeden bir kat sedd-i
İskender-misâl
bir kal‘a dahi inşâ etdikde şekl-i muhammes bir seng-i tırâş kal‘a-i savaş-ı pe …
Ve kal‘ası Rûmeli kenârı ile Lefkada nâm bir ada deryâsının mâbeyninde bir sığ ve kumsal deryâda cezîre-misâl karadan ağaç ve taş cisirlerle ubûr olunur kal‘adır, kaya üzre değildir, kendüsi ve dîvârları alçak binâ olunmuşdur. Sene (---) târîhinde Selîm Hân-ı Sânî ibn Süleymân Hân bu kal‘anın taşrasına müceddeden bir kat sedd-i İskender-misâl bir kal‘a dahi inşâ etdikde şekl-i muhammes bir seng-i tırâş kal‘a-i savaş-ı perhâş binâ etmişdir kim gûyâ sedd-i Kahkahâ'dır kim Şeddâdî rıhtım tula ve horasânî sedd-i metîn kal‘a-i kavîdir. Girdâ-gird cirmi kâmil bin beş yüz adımdır. Dîvârının kaddi yigirmi zirâ‘ âlîdir ve yedi arşın arîzdir kim ellişer ayak enli kalın dîvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343a ·
metinde göster ·
… kal‘ası bir yalçın kaya üzre Körfez deryâsına ve Akdeniz'e nâzır iki kat sedd-i
İskender-misâl
on bir aded tabyalı Kahkahâ-vâr kal‘adır kim enderûn [u] bîrûnu hâlâ niçe bin g …
Ve kal‘ası bir yalçın kaya üzre Körfez deryâsına ve Akdeniz'e nâzır iki kat sedd-i İskender-misâl on bir aded tabyalı Kahkahâ-vâr kal‘adır kim enderûn [u] bîrûnu hâlâ niçe bin gûne muhîl-i şeytanatlar ile ârâste ve yedi yüz aded balyemez toplar ile pîrâste olmuş bir kal‘a-i sedd-i Ye’cûc'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352a ·
metinde göster ·
… r tüfeng menzili ba‘îd evc-i âsumâna ser-çekmiş bir beyâz sarp kaya üzre sedd-i
İskender-misâl
bir taş binha kal‘a-i bâlâdır. Şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuşdur. Ve cânib-i …
Evsâf-ı kal‘a-i Eski Rodos: İbtidâ Süleymân Hân bunu yedi günde feth edüp hazîne ve bâr [u] büngâhın lâzım olmayanın azîm asker ile bunda koyup ba‘dehu Rodos'a teveccüh etti, hâlâ Süleymân Hân evkâfıdır. Kal‘ası leb-i deryâdan bir tüfeng menzili ba‘îd evc-i âsumâna ser-çekmiş bir beyâz sarp kaya üzre sedd-i İskender-misâl bir taş binha kal‘a-i bâlâdır. Şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuşdur. Ve cânib-i erba‘asından âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Ve ancak şark tarafından bir yolu var, bir sâ‘atde çıkılır ve garb tarafında yoldan bir sâ‘atde enilir iki yola münhasırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a ·
metinde göster ·
… halde dağ eteklerinde sâhibü'l-hayrât Ömer Paşa kâmil bir sâ‘at tûlu bir sedd-i
İskender-misâl
bir dîvâr binâ edüp üzerin kaldırım edüp ve niçe yerleri cisirdir. Ba‘zı zamân …
Ve mezkûr nehrin kayalardan çıkduğu mahalde dağ eteklerinde sâhibü'l-hayrât Ömer Paşa kâmil bir sâ‘at tûlu bir sedd-i İskender-misâl bir dîvâr binâ edüp üzerin kaldırım edüp ve niçe yerleri cisirdir. Ba‘zı zamân bu seddi dahi gark edüp beş altı ay yol dağlardan işleyüp ol nehir başı olan mağâradan bilâ-hadd ü lâ-gâyet elvân elvân balıklar çıkar kim ol vilâyet mâ’ide ile ganîmet olur. Bu hikmet kim ol mağârada ol kadar balık nerede hâsıl olup dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y131a ·
metinde göster ·
… eryâda evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kırmızı kaya üzre şekl-i muhammes sedd-i
İskender-misâl
bir kal‘a-i azîmdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) on bir bin yüz niçe bin …
Ve kal‘ası leb-i deryâda evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kırmızı kaya üzre şekl-i muhammes sedd-i İskender-misâl bir kal‘a-i azîmdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) on bir bin yüz niçe bin adımdır. Ve garb cânibi yüksek kayalar üzredir ki evce ser çekmişdir. Şark cânibi liman cânibine ilhâkdır. Cümle evleri biribiri üzerlerine (---)(---) biri biri üzre kat-ender-kat şarka nâzırdır ve birbiri üzerine yapılmışdır. Ancak şimâl cânibinde handak vardır. Mâ‘adâ gayri taraf el-iyâzenbillâh evc-i âsumâna berâber ser çekmiş yalçın kûh-ı Bîsütûn-vâr kırmızı kayalardır. Aşağı bakanın zehresi çâk olur. (---)(---) Ve kıble cânibi dahi eyle yalçın kanara kayalardır. Ve şark cânibi liman-ı azîmdir ki iki bin pâre gemi alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139a ·
metinde göster ·
… erdir kim dillerde dâsitândır. Dîvârlarının kaddi kırkar zirâ‘ âlîdir ve Sedd-i
İskender-misâl
kırmızı tula binâlardır. Dahi fevkında kamışdan kafes örülmüşdür, içine âdem gi …
Ammâ niçe bin mülûk elinden girüp çıkup gûnâ-gûn tarza girmişdir. Ammâ esâs binâsı evvelki zemîndir. Hâlâ eşkâl-i binâsı şekl-i murabba‘ birbirine mukâbil iki kal‘adır. Ve aceb ibret-nümâ vâcibü's-seyr bir yerdir kim dillerde dâsitândır. Dîvârlarının kaddi kırkar zirâ‘ âlîdir ve Sedd-i İskender-misâl kırmızı tula binâlardır. Dahi fevkında kamışdan kafes örülmüşdür, içine âdem girse vâlih [ü] hayrân olur. Ammâ üstü açık olunduğundan bilâ-had ve lâ-ad remmâ remmâ kumru ve kebûterler kara bulut gibi konup içinde olan hubûbâtdan tenâvül edüp yine gürûh gürûh tayerân etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y143a ·
metinde göster ·