. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâki …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Azerbaycân sâhibi Sultân Hasan, dest-i Ceneviz'den feth edüp ismine Tarab-zen dediler. Zirâ içinde hâkimi, ehl-i zevk bir krala avret olmağıla Tarab-zen dediler. Ba‘dehu Timur hâdisesinde Sultân Hasan, Mâverâu‘n-nehr'e Timur Hân istikbâline müteveccih oldukda küffâr hâksâr-ı dûzah-karâr olıcak İslâmbol Tek[f]uru Rûm Kostantin fırsat bulup istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u feth etdi kim (...)(...)(6 sene sonra Uzun Hasan)(...)} Mehemmed {Hân İslâmbol'dan donanma-yı hümâyûn ile kal‘a-i Tarabefzûn'a gelüp andan deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile Canha yollarından} Uzun Hasan ile Tercan sahrâsında ceng-i azîm edüp Sultân Hasan'ın kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp Sultân Hasan münhezimen kal‘a-i Azerbaycân'a firâr edüp ol feth-i fütûha "Butlânu keydü'l-hâyinîn" târîh olmuşdur sene 878. Diğer târîh Arapça{âyet-i şerîfi târîhdir} sene 878. Sultân Murâd-ı Evvel'in Kosova cenginden sonra Ebü'l-Feth'in bu gazâsı gibi Âl-i Osmân'da bir gazâ-yı ekber olmamışdır. Bu gazâdan on üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren ve bahren Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 târîhinde feth edüp âb [u] hevâsının letâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı meşhûru Tırabzen'dir. Ba‘zılar Tarab-efsûn derler ve niçeler Tarabozan derler ammâ lüğat-i sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Abazistân'ı bi'l-cümle mutî‘ [ve] münkâd edüp Şehzâde Bâyezîd Hân'ı hâkim edüp bi'z-zât kendüleri taht-ı sâlisi olan İslâmbol'a gitdiler. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâkim edüp Selîm Hân iki kerre bu şehirden karşu Kırım'a geçüp Tatar askeriyle babası üzre hurûc edüp bir kerre Varna altında ceng edüp münhezim oldu. Bir kerre yine Edirne kurbunda cidâl edüp münhezim olup Varna'dan gemiyle Tarabefzûn'a geçüp oğlu Süleymânı kâ’im-makâm edüp kendüsi tebdîl-i câme diyâr-ı Acem'e varup Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke'ye, andan Medîne'ye, andan Mısır'a gelüp Ebu's-su‘ûd Cârihî ve Hazret-i Merzûk Kifâfî ile müşerref olup "Yâ Selîm, rûh 249a ile'r-Rûm, ile'l-Acem tecî ale'l-Mısr" buyurduklarında du‘â-yı hayrlarıyla şeref-yâb olup tebdîl-i câme Mısır'ın cümle ahvâlinin Gavri ile gavrine irüp andan yine üçüncü senede Tarabefzûn'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdet yeniçerisiyle yek-dil [ve] yek-cihet olup yine Tarab-efzûn'dan deryâ-misâl Tatar askeriyle Menkli Girây Hân bile gelüp Çorlu sahrâsında pederi Bâyezîd Hân ile ceng edüp hâh u hâh cümle asker bî‘at edüp babasını Dimedoka'ya nefy edüp Havsa nâm kasabada babası Bâyezîd Hân merhûm olup Selîm-i Evvel müstakil pâdişâh olup ibtidâ Acem'de Şâh İsmâ‘îl ile gazâ-yı Çaldır meşhûr-ı âfâkdır. Andan gazâ-yı Mısır fethi başka tevârîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b–249a ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ bu gazâdan dahi doyum gelüp (---)(---) Girây Hân'dan
İslâmbol'a gitmek
içün me’zûn olup bir kîse guruş ve üç esîr ve bir semmûr kürk ve bir kat esbâb …
Hamd-i Hudâ bu gazâdan dahi doyum gelüp (---)(---) Girây Hân'dan İslâmbol'a gitmek içün me’zûn olup bir kîse guruş ve üç esîr ve bir semmûr kürk ve bir kat esbâb ihsân edüp Kalga[y] Mehemmed Girây ve Nûreddîn (---) Girây Sultân, Vezîr-i dilîr Sefer Gâzî Ağa ve Sübhân Gâzî Ağa ve Ayu Ahmed Ağa ve Defterdâr İslâm Ağa bu efendilerimiz birer esîr ihsân edüp Kırım diyârında on dörd esîr ve dörd kîse tahsîl edüp Tarabefzûn'dan ve Mikrilistân'dan ve Abaza diyârından aldığımız esîrler ile cümle on sekiz re’s esîrimiz ile cezîre-i Kırım'dan İslâmbol'a müteveccih olduğumızda Kırım diyârının cümle a‘yân [u] eşrâflarıyla vedâlaşup Hân hazretlerinin du‘a-yı hayr senâların alup Kalga[y] sultânın atlarına süvâr olup niçe yârânlar dahi hakîri yollamak içün Kaçı deresine dek gelüp andan cümlesiyle vedâlaşup anlar Bâğçesarây'a rücû‘ edüp hakîr cümle huddâmlarımızla altı sâ‘atde cânib-i cenûba gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 264b ·
metinde göster ·
… âbâd idün. Allah da sizin her işde mu‘în ve zahîriniz ola. Ve mâl-ı ganâ’imden
İslâmbol'a gitmeğe
atdan ve esvâbdan, ba‘zı sipâhlıkdan şeyler ihsân [u] in‘âm ediniz" dedikde bis …
Ba‘dehû İpşir fermânlar yazup Varvar'ın münhedim olmuş askerinin ardı sıra İpşir kapucıbaşıları ta‘yîn olunup nefîr-i âm ile Varvar'ın askerin kırmağa başlayup günden güne Çerkeş sahrâsında yüzer ikişer yüzer âdem katl olunup mâl [u] erzâkları İpşir içün kabz olunup tevâbi‘-i İpşir'in en ednâsı bir mîr-i muhterem gibi oldu. Ve İpşir Paşa ol kadar mâl-ı Kârûn'a mâlik olup Köprülü Mehemmed Paşa'nın ve Kara Sefer Paşa'nın ve Kör Hüseyin Paşa'nın ve Hacı Efendioğlu'nun cümle mâlların Varvar zabt etmişdi. Varvar münhedim olunca cümlesinin mâlın İpşir zabt edüp hadd [u] hesâbın Cenâb-ı Bârî bilür mâl-ı gence mâlik oldu. Ammâ hakîr havfe düşüp Varvar tevâbi‘i hakkına emirler sâdır olunca hakîre telâş el verüp ba‘de'l-asr doğru İpşir Paşa'ya varup eyitdim: "Sultânım! Şimdi ortalıkda cümle asker ayak üzre. Ben aralıkda kaldım. Bana bir dest-i hattınız ihsân eyle" dedikde "İşte Varvar'a mektûblarla geldin. Yine Varvar buyurdu versin" deyü Varvar'ın leşin gösterüp şaka edüp "Tiz şuna bir buyurdu verin. Durmasın gitsin, yohsa şimdi Varvar'ın yanına korum" dedikde "Yâ ben âsî değilim ve pâye kat‘ edüp tûğ ve sancâğ ve bayrak sâhibi değilim, aşk olsun yola" deyüp İpşir Paşa vâfir hazz edüp tebessüm edüp eydür: "Sen Defterdâroğlu yanında nişlersin. Niçin yine bizim Melek Ahmed Paşa yanında olmazsın" dedikde "Vallahi Sultânım! Bir iki vezîrin mâbeyni mahsûlüyüm. Her kankısı menâsıb-ı âlîye nâ’il olursa seyâhat hâtıriyçün anınla mansıba giderim. İnşaallah şimdi Defterdâroğlu ma‘zûldür. Bu feth-i meserret haberleriyle kelleler der-i devlete vardıkda size Şâm-ı cennet-meşâm toprağı müşk-i amber-i hâm ve Şam-ı dârü's-selâm geldikde İnşâallahu Te‘âlâ size intisâb edüp Şâm-ı Şerîfe giderim" dedikde "Yok, götürmem. Hemân yine Melek Ahmed Paşa yanına var. Mehemmed Paşa yanında durma" dedikde "Sultânım! Üçünüzde dahi fark yokdur. Mehemmed Paşa efendimizin vâlidesi sizinle ve Melek Ahmed Paşa efendimizin vâlidesiyle hısm-ı kavm [ü] kabîle değil midir ve benim vâlidem de Melek efendimin vâlidesi kız karındaşı değil midir, arada müfârakat yokdur, deyü Mehemmed Paşa efendim vâlidem tarafından, İpşir Paşa efendim sikadan zevi'l-erhâm akrabâmdır deyü tefâhur kesb eder. Siz anınla ecnebî mu‘âmelesi edersiz" dediğimde "Hây gidi ışık. Üs kes bizi Defterdâroğluyla akrabâ edüp mâbeynimiz ıslâh etdi" dedikde hemân kalkup dest bûs edüp eyitdim: 366b "Habîb-i Hudâ aşkına olsun. Paşaya bir muhabbetnâmeniz ihsân edüp bu ma‘zûllığında mahzûn kalbini dilşâd ve vîrân gönlünü âbâd idün. Allah da sizin her işde mu‘în ve zahîriniz ola. Ve mâl-ı ganâ’imden İslâmbol'a gitmeğe atdan ve esvâbdan, ba‘zı sipâhlıkdan şeyler ihsân [u] in‘âm ediniz" dedikde bisâtıyla bir at ve bir çerke çadır ve yetmiş altun verdi. Zira hisseti kemâlinde idi. Abaza kavminin "Hasîs" kabîlesinden idi. Hele mektûb-ı muhabbet-üslûbuyla bir emr alup ahîrecisi Alî Ağa ile Çerkeş'de hizmetkârlarımla ve merhûm Varvar Alî Paşa'nın geldiğim gün ihsân etdüğü metâ‘lar ve katarlar ve memlûklar ile Çerkeş'den cânib-i garba 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 366a–366b ·
metinde göster ·
… 'dan Deşt-i Kıpçağ u Heyhât sahrâsı ve Çerkezistân içre vilâyet-i Kırım'a andan
İslâmbol'a gitmeğe
azm-i râh etmiş.
Ba‘dehu Melek Paşa pederi Osmân Paşa'dan me’zûn olup "Vilâyetim karîbdir" deyü Dağıstân'dan vatan-ı aslîsi olan mezkûr Sadşe vilâyetine varup cümle akrabâlarıyla mülâkât olup yetmiş aded mikdârı mahbûb u mahbûbeler pençe-i âfitâb ü âfitâbe gulâm-ı mümtâzlar ve âyetün min âye[t] bâkire-i tannâzlar ki kimin şerîfe ve kimin hedâyâ verirler, ammâ bu Çerkezistân ü Abazistân'da hırsızlık bahâdırlıkdır, ayıb değil gâyet memdûhdur. El-hâl ol esîrler içinde bir pençe-i âfitâbe mahbûbe duhter-i pâkîzesin dirâğûş edüp ol mahkûke kız Melek Ahmed Paşa'ya Abaza diyârında hâmile kalup koca peder bu kadar mâl-ı ganâ’im üsârâlar ile avdet edüp yine Dağıstân'da Özdemirzâde Osmân Paşa'ya gelmek sadedinde iken koca peder istimâ’ eder kim Özdemirzâde Dağıstân'dan Deşt-i Kıpçağ u Heyhât sahrâsı ve Çerkezistân içre vilâyet-i Kırım'a andan İslâmbol'a gitmeğe azm-i râh etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46b ·
metinde göster ·
… eks edüp bu mahalden Hân kalkarken Hacı Geray Sultân ve Selâmet Geray Sultânlar
İslâmbol'a gitmeyüp
,
Mehemmed Geray Hân efendimiz beş gün bu Şağake kabîlesi pişkövinde meks edüp bu mahalden Hân kalkarken Hacı Geray Sultân ve Selâmet Geray Sultânlar İslâmbol'a gitmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 150b ·
metinde göster ·
… eleyim" dedikde otuz guruş harc-ı râh ve bir at ihsân edüp Ak Mehemmed Paşa'nın
İslâmbol'a gitmesi
fermânın dahi alırken anı gördüm, elime bir emir ve bir mektûb verüp eydir:
"Efendim evvel ve âhır ben senin garîbinim ve bir yâr-ı kadîm du‘âcınım. Sekiz yıldır İslâmbol'da evlerim görmedim. Bir kerre varayım, yine geleyim" dedikde otuz guruş harc-ı râh ve bir at ihsân edüp Ak Mehemmed Paşa'nın İslâmbol'a gitmesi fermânın dahi alırken anı gördüm, elime bir emir ve bir mektûb verüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203b ·
metinde göster ·
Netîce-i merâm eyle sütûn-ı gülfâm şehr-i Aksureyn'den Mısır'a ve
İslâmbol'a gitmişdir
. Ve hadden bîrûn sommâkî sütûnlar dahi lâ-yu‘ad pâymâldir. Lâkin bu şehir ol ka …
Netîce-i merâm eyle sütûn-ı gülfâm şehr-i Aksureyn'den Mısır'a ve İslâmbol'a gitmişdir. Ve hadden bîrûn sommâkî sütûnlar dahi lâ-yu‘ad pâymâldir. Lâkin bu şehir ol kadar ma‘mûr değildir. Cümle yigirmi mihrâb, üçü hutbedir. Cemâ‘at-i kesîresi çok çârsû içinde câmi‘-i Hazret-i Ebülhaccâc. Ve dekâkînlerinin adedi ma‘lûmum değil, bir esvâk-ı muhtasardır. Hân u hammâmı ve müte‘addid ma‘mûr zâviyeleri ve mekteb-i sıbyânı ve sebîli ve kahvehâneleri vardır. Ve âb [u] havâsı gâyet latîfdir. Ve halkı gâyet fakîrdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y383a ·
metinde göster ·