… -yı zemîni Kâf'dan Kâf'a kabza-i teshîre alan dörd pâdişâh-ı cihângîrdir. İkisi
İslâmda
, ikisi gayrı edyân-ı bâtıldadır. Biri Hazret-i Süleymân Nebî, biri İskender-i Z …
Rû-yı zemîni Kâf'dan Kâf'a kabza-i teshîre alan dörd pâdişâh-ı cihângîrdir. İkisi İslâmda, ikisi gayrı edyân-ı bâtıldadır. Biri Hazret-i Süleymân Nebî, biri İskender-i Zülkarneyn'dir, buna dahi Nebî demişlerdir. Ve gayr-ı müslimden rû-yı arza ser-tâ-ser mâlik olanın biri Buhtunnasr-ı Kürdî ve biri dahi Yanko ibn Mâdyân'dır, altı yüz yıl mu‘ammer olup edîm-i arzda imâretler binâ etmeğe mâyil idi. Karındaşı Tevârîh-i Yûnân sâhibi Yanvan, Kudüs-i Şerîf'e kayser idi. Kayâsıraların ibtidâsı bu Yanvan'dır. Bu dahi beş yüz yigirmi sene kayser olup gâh Arz-ı Mukaddes'de ve gâh arz-ı Makdon ki Rûmeli'dir, anda pâdişâh-ı zîşân olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b ·
metinde göster ·
… a ceng-i azîm olup tarefeynden niçe bin âdem tu‘me-i şemşîr olup meydân asker-i
İslâmda
kalır şekilli olup Çehriliçse kal‘asın yere berâber olunup sa‘âdetlü pâdişâh Ed …
Tabur-ı makhûra ceng-i azîm olup tarefeynden niçe bin âdem tu‘me-i şemşîr olup meydân asker-i İslâmda kalır şekilli olup Çehriliçse kal‘asın yere berâber olunup sa‘âdetlü pâdişâh Edirne'ye gelüp sadrıa‘zam Babadağı'nda meştâ verdi. Târîh-i feth-i Çehril:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87a ·
metinde göster ·
… mmâmât deyü dörd mevleviyyetde olan hammâmları bildirir. Bu hammâmlar şe‘âyir-i
İslâmdan
olup cümle ibâdullâh-ı müslimîn bu hammâmlara girüp gasl edüp tâhir olurlar. Zî …
Ammâ zâde-i tab‘ımızdan beyne'l-ihvân bir latîfe olmağiçün cümle hammâmları birer esnâfa tevzî‘ edüp her gûne zümreye münâsib tevzî‘ât-ı hammâmât deyü dörd mevleviyyetde olan hammâmları bildirir. Bu hammâmlar şe‘âyir-i İslâmdan olup cümle ibâdullâh-ı müslimîn bu hammâmlara girüp gasl edüp tâhir olurlar. Zîrâ ehl-i İslâma nass-ı kâtı‘ nâzil olmuşdur. Âye[t]: Arapça fermânına me’mûr olup bu hammâm-ı hoş-hevâlarda tâhir olup ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 96b ·
metinde göster ·
Eyle olunca bu esnâf ordu-yı İslâmda elzem-i levâzımından olmağile bu âşbâzlara mensûb cümle ehl-i hırefleriyle beyân olunur. Cenâb-ı Bârî, bir şehri ve bir orduyu ekmeksiz ve susuz ve ta‘âmsız etmesin. Zîrâ atalar "Cân boğazdan girir" demişler, Türkmânîce kelâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… et olunup bizzât Hacı Bektâş-ı Velî üç yüz fukarâsıyla ve yetmiş nefer asâkir-i
İslâmdan
Ece Ya‘kûb ve Haladere ve Yalvac Dede ve Kara Mürsel ve Kara Koca ve Kara Hoca …
Âhir Hicret-i Nebeviyyenin sene (---) si târîhinde 149a tulû‘-ı Âl-i Osmân'da ulemâ-yı Rûm ve müfessirîn ve muhadisîn-i zevi'l-mefhûm cemî‘i va‘z [u] nasîhatlerinde ale'l-umûm Arapça âyet-i şerîfinin tefsîr-i dürerbârın Rûmeli arzında Edirne-i İrem'dir, deyü ümmet-i Muhammedî ve cüyûş-i muvahhidîn-i fethin tergîb ederdi. Ve sûret-i Hak'dan görünüp Edirne'ye ve gayri kral-ı dâllere elçiler gönderüp yolların ve bellerin ve âyîn-i bed-nâmların görüp gelirlerdi. Tâ ki sene (---) târîhinde Orhân Gâzi saltanatında Bursa Rûm keferesi destinden feth olup Edirne şehrinin dahi fethine bezl-i ihtimâm edüp taht-ı sânî olmasına karâr verüp bizzât Hacı Bektâş-ı Velî huzûrunda gülbang-ı Muhammedî çekilüp Fâtiha tilâvet olunup bizzât Hacı Bektâş-ı Velî üç yüz fukarâsıyla ve yetmiş nefer asâkir-i İslâmdan Ece Ya‘kûb ve Haladere ve Yalvac Dede ve Kara Mürsel ve Kara Koca ve Kara Hoca ve Kara Evren nâm gâzîler kapıdağından sallar ve kelekler ile Bismillah ile Rûm'a geçüp şebhûrlar edüp ibtidâ İpsala'yı feth edüp ibtidâ cum‘a namâzın anda kıldıkların "ibtidâ salâ"dan galat İpsala derler. Sene (---) târîhinde feth olan hâk-i Rûm'da bu kal‘adır. Zamân-ı Orhân Hân, be-dest-i Süleymân Şâh b. Orhân Gâzî. Hulâsa-i kelâm yedi senede guzât-ı müslimîn yetmiş pâre şehir ve kal‘a-i metîn [u] müstahkemler feth olup âhir Süleymân Şâh bir turnaya şâhin salup şikâr almağa atıyla seğirdirken tekerlenüp merhûm olunca cümle küffâr kızıl yumurta boyayıp gûyâ şâdumân ettiler. Anın akîbince Gâzî Murâd Beğ Edirne altına ve İslâmbol altına varınca şebhûnlar ve çapullar ve yortumlar bırağup küffâr-ı bed-girdârı Edirne'den taşra çıkarmaz olup her bâr guzât ile mâl-ı firâvânlar olup yine selâmetle İpsala'ya kaytavul ederdi. Tâ ki sene (---) târîhinde Gâzî Murâd Hân-ı Evvel müstakil pâdişâh olunca "Bismillah, niyyetü'l-gazâ-i İdrivne" deyüp yedi yerden gayret kılıcın kemerine bend kılup Tatar ve Moğol-ı Rûm'dan yüz yetmiş bin asker cem‘ edüp kal‘a-i Edirne'yi muhâsara edüp cânib-i erba‘adan gelen imdâdların dendân-ı tîğdan geçirüp derûn-ı kal‘ada mütahassın olan küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr "el-Amân ey güzîde-i asker-i Âl-i Osmân!" deyüp kal‘ayı emân ile verüp nice bini Sofya cânibine, nice bini Kostantiniyye'ye gidüp hamd-i Hudâ sene 762 târîhinde bizzât Gâzi Hudâvendigâr kal‘a-i Edirne'yi {İslâmbol'dan sene (---) mukaddem, ammâ feth-i İslâmbol sene 857} feth edüp anda karâr-dâde olup taht-ı sânî Edirne oldu. İnkırâzu'd-deverân dest-i Âl-i Osmân'da mü’ebbed ola, âmîn yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b–149a ·
metinde göster ·
… de istimâ‘ edüp İslâmbol'da şehîd olanlara bedel iki o kadar olmak üzre diyâr-ı
İslâmda
bulunan üsârâ küffârlardan yigirmi bin kefere ve fecere katl ederler. Hâlâ Mala …
Bu ceng 193a ü cidâlden on altı sene mürûr edüp hicret-i nebeviyyenin iki yüz kırk dört senesinde Hârûnu'r-Reşîd müstakil halîfe-i Bağdâd olup yüz elli bin asker ile bu Malatıyye'yi mukaddemâ serdârlıklarında bî-feth avdet etdüğinden bu Malatıyye'de muhabbeti kalmış idi. Seydi Battâl Gâzî hâtıriyçün niçe hazâ’in-i Irâk masraf edüp Malatıyye'ye bir sûr-ı üstüvâr inşâ etdi. Ba‘dehû iki kerre yüz bin asker ile İslâmbol'u {Hârûnu'r-Reşîd} muhâsara edüp âhir bilâ feth avdet müşkildir deyü sulha rağbet eyleyüp bir sığır postu cirminde İslâmbol içre yer istedikde Alina Kral rızâ verüp Hârûnu'r-Reşîd sığır derisin incecik sırım dilüp Koca Mustafâ Paşa Câmi‘i yerinde Kızlar Manastırı nâm mahalde bir kal‘a binâ edüp içine kifâyet mikdârı cebehâne ve asker koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc gelmek üzre Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a avdet edüp Malatıyye'de meştâ edüp imâr ederken İslâmbol'da Alina Kral-ı dâll isyân edüp İslâmbol içindeki ümmeti Muhammed'i katl-i âm ederken içlerinde ashâb-ı güzînden iş görmüş şecî‘ âdemler var idi. Ceng-i azîm ide ide niçe küffârları dendân-ı tîğdan geçirüp âhir kendiler de bî-hisâb küffâr içinde cümle şehîd olup Ebü'l-Makassıd nâm bir hümâm-ı be-nâm kalup bi-emrillah Alina Kral'ı katl edüp kendiyi de şehîd etdiler. Bu ahvâl-i pür-melâli Hârûnu'r-Reşîd ve Seyyid Battâl Gâzî Malatıyye'de istimâ‘ edüp İslâmbol'da şehîd olanlara bedel iki o kadar olmak üzre diyâr-ı İslâmda bulunan üsârâ küffârlardan yigirmi bin kefere ve fecere katl ederler. Hâlâ Malatıyye hâricinde nehr-i Deyr-i Mesîh ve nehr-i Pül sâhilinde çâh-ı gayyâlar içre üstühân-ı kefereler leb-ber-lebdir. Netîce-i kelâm mürûr-ı eyyâm ile bu Malatıyye üzre niçe ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olup âhir ibtidâ Rûm'a kadem basan Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâeddîn sene 76 târîhinde ceng-i azîm ile Ermenî destinden dest-i kuvvetle feth edüp cümle küffârı dendân-ı tîğdan geçirüp kal‘asın hâke berâber etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192b–193a ·
metinde göster ·
… ence taleb-i siyâset etdiklerinde gören âdemin zehresi çâk olur. Hattâ asâkir-i
İslâmdan
bir Rûmeli gâzîsinin bir atı bir kefere evinde bulunup atı asker izdihâmı içre …
Ve bu şehrin ortasında bir meydân-ı vâsi‘ vardır anda bir siyâsetgâh ve dârağaçları var kim el-iyâzu billâh bu dâr-ı menhûsda kaçan keferelere işkence taleb-i siyâset etdiklerinde gören âdemin zehresi çâk olur. Hattâ asâkir-i İslâmdan bir Rûmeli gâzîsinin bir atı bir kefere evinde bulunup atı asker izdihâmı içre serîka ederken yaralandığından ma‘lûm olup ol kâfir-i bedkâra ol kadar işkenceler etdiler kim diyâr-ı Acem'de ve Dağıstân'da ve Arabistân'da eyle gûnâ-gûn işkenceler görmedim. Eğer her birin takrîr etsek tatvîl-i kitâbet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19a ·
metinde göster ·
… Bire âdemler nice oldu, bire şükür elhamdülillâh şükür sağlığa" deyerek ordu-yı
İslâmda
doğru Melek Paşa'ya anlar dahi serdâra gelüp Melek Paşa efendimiz serdâr-ı mu‘a …
"Bire âdemler nice oldu, bire şükür elhamdülillâh şükür sağlığa" deyerek ordu-yı İslâmda doğru Melek Paşa'ya anlar dahi serdâra gelüp Melek Paşa efendimiz serdâr-ı mu‘azzamdan bir semmûr kürk ve Yûsuf Kethudâmız bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire geyerken serdâr eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20b ·
metinde göster ·
… Vezîria‘zam Mehemmed Paşa bu Zemon kal‘asına beş yüz yeniçeri ve sâ’ir asâkir-i
İslâmdan
bin aded yiğitlere Bosna Paşası Gâzî Husrev Beğ'i Zemon kal‘ası üzre serdâr edü …
Bânîsi Ungurus krallarından Yanoş kral binâsıdır. Ba‘dehu sene 927 târîhinde kal‘a-i Belgrad'a henüz muhâsara olduğu gün Koca Sokollu Vezîria‘zam Mehemmed Paşa bu Zemon kal‘asına beş yüz yeniçeri ve sâ’ir asâkir-i İslâmdan bin aded yiğitlere Bosna Paşası Gâzî Husrev Beğ'i Zemon kal‘ası üzre serdâr edüp zîr-i kal‘aya varup muhâsara edüp sîne-i pür-kîneye birkaç top gülleleri uruldukda kal‘a kapudanı beden üzre çıkup "el-amân" derken bi-emri Hayy [u] Kadîr kal‘a-i Zemon'un bir kullesi uçup zemîne geçüp cümle guzât kal‘aya girüp kapudan-ı la‘îni esîr edüp sâ’ir kefereler "Kal‘ayı vere ile verelim" derlerken niçeleri tu‘me-i şemşîr olup Belgrad fethinden bir ay mukaddem be-dest-i Husrev Beğ feth olmuşdur, ammâ Gâzî Süleymân Hân "Kal‘a-i Zemon bu zamân zemîne geçe" dediklerinden münhedim olduğıyçün efvâh-ı nâsda "Kal‘a-i Zemîn" derler. Serhad halkı "Zemon" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a ·
metinde göster ·
… olan Yanoş Kral iki kerre yüz bin asâkir-i Nasârâ ile sahrâ-yı Mihaç'da ordu-yı
İslâmda
meks edüp ba‘dehu sa‘âdetlü pâdişâh-ı gerdûn-vakârın müşâhede-i cemâline kral g …
Akîblerince pâdişâh-ı gerdûn-vakâr on birinci gün Belgrad-ı behişt-âbâda andan sekizinci gün kal‘a-i Ösek'den kırk pâre gâzî topları alup 76a on üçüncü gün Mihaç sahrâsına varılup Süleymân çerâğı olan Yanoş Kral iki kerre yüz bin asâkir-i Nasârâ ile sahrâ-yı Mihaç'da ordu-yı İslâmda meks edüp ba‘dehu sa‘âdetlü pâdişâh-ı gerdûn-vakârın müşâhede-i cemâline kral gelüp serâperde-i Süleymânî önüne piyâdece gelüp cemâl-i bâ-kemâl-i şehinşâ[hî]yi müşâhede edince yedi sekiz yerde ser ber-zemîn ederek pâdişâh-ı sâhib-kırânın huzûr-ı sa‘âdet-iktirânlarına vüsûl buldukda hemân fakîr Yanoş Ban baş yere koyup ınçkıra ınçkıra ağlayup pâypûş-ı pâdişâhî bûs edüp ba‘dehu bir taht-ı zerîn üzre karâr etmesi fermân olunup ba‘de'lletî ve'lletî niçe musâhabetden sonra bir hil‘at-i zerîn ile ser-firâz olup çetr-i mülammâ‘ına gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75b–76a ·
metinde göster ·
… rin zamân-ı kadîmde dedeleri elinde Budin içre evleri olup hâlâ ol evler dest-i
İslâmda
iken kefere zamânında ol evlerin sâhibleri olanların evlâdlarından bir kefere m …
Ve cânib-i erba‘asında yetmiş aded kavm-i düşmanları sayf [u] şitâda âmâde olup Budin'e nigerândadırlar. Hattâ diyâr-ı Alaman'da ve kal‘a-i Beç'de ve kal‘a-i Prak'da ve şehr-i Kallevine'de olan kâfirlerin zamân-ı kadîmde dedeleri elinde Budin içre evleri olup hâlâ ol evler dest-i İslâmda iken kefere zamânında ol evlerin sâhibleri olanların evlâdlarından bir kefere müflis olsa, "Budin'de benim evim vardır" deyü evinin hüccet temessükâtını rehin verüp kırk elli bin guruş karz alır ve "Benim Budim'de evim var, milk emlâk sâhibiyim ve Budin'de benim bâğım yâhûd bir dükkânım vardır" deyü murâd edindiği gorofun ve irşeğin ve şagların kızlarından murâd edindiği kızı alır ve tereddüd etmeyüp fülûs-i ahmer[e] muhtâc ve ac u zâc kefere ise de "Budin'deki milki yine bunundur" deyü ol kâfire kız verirler, bu muhakkak seyr [ü] temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82b ·
metinde göster ·
… âr üzre şindire tahta örtülü bir hayli vâsi‘ kubâb-ı azîmdir kim içine asâkir-i
İslâmdan
bin âdem sığardı. Bir yeşil direği olmakla Yeşil {Direkli ılıcası derler}. Anda …
Bu havz-ı azîmin etrâfındaki sekiz aded kemerlerin altında sekiz aded Hanefî kurnaları vardır. Ve pâk ü pâkîze nîlgûn futalara beyâz tenlerin sarmış mahbûb dellâkleri var. Ba‘zı halvetlerde gâsillerin murâd [u] merâmları üzre hidmet edüp âdemi pâk ederler. Ammâ bu germânın suyu i‘tidâl üzredir. Hattâ bu âb-ı nâbı sovudu[p] nûş etsen aslâ kibrit râyihasından bir şey yokdur. Kaşı kirpiği dökmüş âdem nûş etse bi-emrillâh pâk olup saçı sakalı ve bıyığı gelmeğe başlar. Ve tabî‘ati müleyyen ve i‘tidâl üzre dutar bir mâ-i müfîdi's-sühûndur. Ve taşra câmekânı çâr-kûşe dîvâr üzre şindire tahta örtülü bir hayli vâsi‘ kubâb-ı azîmdir kim içine asâkir-i İslâmdan bin âdem sığardı. Bir yeşil direği olmakla Yeşil {Direkli ılıcası derler}. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85a ·
metinde göster ·
meydân-ı ma‘rekeyi hâlî görüp "Mâl cândandır" deyüp hemân altı bin kadar güzîde …
Çünki asâkir-i İslâmdan meydân-ı ma‘rekeyi hâlî görüp "Mâl cândandır" deyüp hemân altı bin kadar güzîde kâfir ile dağdan tomuz topu olup çıkup hazîne zabtına me’mûr olanlarla cenge âheng etdiklerinde asâkir-i İslâm'ın geride kalanları bu hâli görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b ·
metinde göster ·
… r dağlar içre gelecek askere istikbâle gitdiler. Ve yine alaydan sonra "Ordu-yı
İslâmdan
top u tüfengler atılup gülbâng-ı Muhammedî çekilsin" deyü tenbîh ü te’kîd etdil …
Evvelâ mâh-ı Muharremü'l-harâmın yigirmi üçüncü gün yevm-i Pençşembe'de bu feth-i meserret haberi geldik[de] geceden on bin asker dağlar içre gelecek askere istikbâle gitdiler. Ve yine alaydan sonra "Ordu-yı İslâmdan top u tüfengler atılup gülbâng-ı Muhammedî çekilsin" deyü tenbîh ü te’kîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114a ·
metinde göster ·
… kuyularda olan mâlları buldurup vâfir ganîmet peydâ edüp bu keferelere asker-i
İslâmdan
haber sorduk.
Süleymân Hânî'de feth olup yine küffâr-ı füccâr istîlâ edüp hâlâ çârnâsârın hükm-i menhûsunda iç kal‘ası bir püşte-i âlî üzre çâr-kûşe Şeddâdî binâ olup taşra varoşu metîn palanka-i atîk imiş. Sadrıa‘zam feth edüp cümle cebehânesi ve topların Kanije kal‘asına gönderüp kal‘ayı ihrâk etmiş. Hikmet-i Bârî bu harâb kal‘ada on dâne küffâr bulduk. Meğer ihrâk olan evlerinde kapuları içre medfûn mâlları var imiş. Esbâbların çıkarırken girîbânların ele verüp esîr-i bend-i zencîr olup niçe kuyularda olan mâlları buldurup vâfir ganîmet peydâ edüp bu keferelere asker-i İslâmdan haber sorduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 7a ·
metinde göster ·
… -i muhâsara sâhibi Petro Hasan Paşa bu kal‘ayı müceddeden binâ edüp hâlâ dest-i
İslâmda
bir bâğlı ve bâğçeli ve âb [u] hevâsı latîf cânib-i erba‘ası mahsûllü dağlık ve …
Fâtihi sene 1009 târîhinde Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında Serdâr-ı mu‘azzam Gâzî İbrâhîm Paşa fethidir, ammâ sene 1024 târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında bu kal‘aya küffâr istîlâ edüp bir dahi müselmânlara cây-ı me’men olmasın içün bu kal‘ayı ihrâk edüp yere berâber edüp ba‘dehu sene-i âtîde vak‘a-i muhâsara sâhibi Petro Hasan Paşa bu kal‘ayı müceddeden binâ edüp hâlâ dest-i İslâmda bir bâğlı ve bâğçeli ve âb [u] hevâsı latîf cânib-i erba‘ası mahsûllü dağlık ve ağaçlık dâmeninde üç kat çit palankadır. Üç yüz kulu Kanije'ye ihrâc olunup hâlâ beş yüz neferli bir dizdârlı kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9b ·
metinde göster ·
durur. Niçe kerre küffâr gelüp dolaşır, ammâ hâ’ib ü hâsir olup giderler.
Yedi nefer küffâr-ı hâksâr serdâra çıkup emân-ı Âl-i Osmân ile yemîn billâh kasem tallâh edüp derûn-ı kal‘aya küffârlar girmeden serdâr yanında rehin kalup cümle guzât kal‘aya duhûl edüp cebehâne ve hazîne-i pâdişâhî zabt olup ol gün cümle küffâr kal‘adan bir merhale yer Polata kal‘alarına salt u sebükbâr ve bî-silâh piyâde üç bin kadar {küffârı} Budin askeri bunları götürüp Polatalarına vâsıl edüp gelirler. Hamd-i Hudâ sene 1011 târîhinden berü dest-i İslâmda durur. Niçe kerre küffâr gelüp dolaşır, ammâ hâ’ib ü hâsir olup giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13b ·
metinde göster ·
… yigirmi sekiz günde feth edüp yetmiş yedi pâre kal‘alar dahi feth edüp asker-i
İslâmda
dermân kalmadı ve vakt-i şitâ gelüp kaht [u] galâdan at eşek ve askerde cân kal …
"Kış gününden berü asâkir-i İslâm üç sefer edüp Kanije kal‘asın dahi küffârdan halâs edüp Yenikal‘a'yı yigirmi sekiz günde feth edüp yetmiş yedi pâre kal‘alar dahi feth edüp asker-i İslâmda dermân kalmadı ve vakt-i şitâ gelüp kaht [u] galâdan at eşek ve askerde cân kalmadı. Bu eyyâm-ı şitâ-yı matarda Beç'e ve Prağ'a ve Yanığ'a gitmek nice olur" deyemediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 18a ·
metinde göster ·
idi. Âyet, sûre-i Naşrah'de Arapça nass-ı şerîfi delîl-i kat‘îdir kim bu âyet …
Ve bu Raba inhizâmı günü rûz-ı mahşer olduğuna aslâ şübhem kalmadı ve Rabbü'l-âlemîn'e i‘tikâd-ı tâmım dahi ziyâde oldu, zîrâ cümle vüzerâ hüsn-i tedbîr etdim zann edüp müşâvereler etdiler, ammâ El-abdü yüdebbir vallâhu yukaddir dir. Garâ’ib bu kim bir sû-i tedbîr buyurdusu ile yeniçeri meterisden çıkması bahâne olup meydân-ı ma‘reke kâfirde kaldı, ammâ evvel mesâfe meydân-ı şecâ‘at asker-i İslâmda idi. Âyet, sûre-i Naşrah'de Arapça nass-ı şerîfi delîl-i kat‘îdir kim bu âyet-i şerîfeyi bu cengde müşâhede etdim, zîrâ bozmak ve bozulmak Allâh elindedir, ammâ bir ânda Cenâb-ı Bârî niçe yüz bin gûne sun‘ını icrâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22a ·
metinde göster ·
Asker-i İslâma ne gûne gaflet ve telâş verdi kim ord[u]-yı
İslâmda
Âl-i Osmân'ın üç yüz pâre şâhî ve gayri gûne topları ve niçe yüz bin tüfengleri …
Asker-i İslâma ne gûne gaflet ve telâş verdi kim ord[u]-yı İslâmda Âl-i Osmân'ın üç yüz pâre şâhî ve gayri gûne topları ve niçe yüz bin tüfengleri ve şâhî darbzen topları cümle zencîr ve taşlar ile ve saçma kurşumlar ile sıkılı durur. Cümle toplar karşu cânibde küffâra havâle toplar dururken bu kadar bin topçuyândan bir topçu bulunmadı kim küffâra nâzır ve hâzır toplara âteş edüp küffârı sokak sokak ve demet demet edeydi, ammâ Allâh'ın rızâsı yok idi. Anıniçün bir topçu bulunmadı. Hatta Sadrıa‘zam topçubaşıyı getirdüp meydân-ı siyâsete çökerdüp yine musâhibîn halâs etdiler, ammâ hamd-i Hudâ küffâr beri tarafa geçmediler. Türk'e bu bozulmak Allâh'dan oldu, bizden olmadı ve Allâh anları suya gark etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22a ·
metinde göster ·
… up cümle atlar dinlenüp bir gün bu sâhil-i Raba'da ikâmet fermân olunup asker-i
İslâmdan
bir sît u sadâ yok iken hemân üç yüz pâre toplara ve niçe bin tüfenglere bir fi …
Sadrıa‘zam ığmâz-ı ayn edüp var kuvveti bâzûya getirüp İbrâhîm Kethudâ'nın re’y-i tedbîriyle cümle guzâta ta‘âmlar bezl olup ziyâfetler olup cümle atlar dinlenüp bir gün bu sâhil-i Raba'da ikâmet fermân olunup asker-i İslâmdan bir sît u sadâ yok iken hemân üç yüz pâre toplara ve niçe bin tüfenglere bir fitîlden âteş edüp karşu tarafda âsûde-hâl duran kâfiri top gülleleri ve zencîr ve saçmalar demet demet ve sokak sokak edüp götü üzre oturur cân kalmayup küffârın bakıyyetü't-topları domuz topu olup ölülerini alup top menzilinden alarka gitdiklerinde cümle guzât tâ sabâha dak nehr-i Raba'da kalup gark olan şühedâları ve kemerlerin ve âlât-ı silâhların ve cemî‘i atların silâhların ve İsmâ‘îl Paşa ve Yeniçeri Ağası Sâlih Paşa ve İsmâ‘îl alaybeğinin ve gayri şühedâların na‘şelerin meydân-ı ma‘rekeden ve nehr-i Raba'dan çıkarup beri tarafda sâ’ir şühedâların yanında defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22b ·
metinde göster ·
… sâkir-i İslâm ile nehr-i Raba cenginde iken küffâr-i Nemse Leve kal‘asın dest-i
İslâmdan
alup ve üç ay mukaddem alduğu Litre kal‘asına asker koyup azîm asker ile gelüp …
Ammâ mukaddemâ biz asâkir-i İslâm ile nehr-i Raba cenginde iken küffâr-i Nemse Leve kal‘asın dest-i İslâmdan alup ve üç ay mukaddem alduğu Litre kal‘asına asker koyup azîm asker ile gelüp Ciğerdelen kal‘asın ihrâk edüp ve cisri harâb edüp andan on gün on gece Üstürgon kal‘asın toplayup ba‘dehu asker-i İslâmın Raba'dan avdet etdiğin küffâr istimâ‘ edüp kal‘a-i Komaranlarına firâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28a ·
metinde göster ·
… e-dest-i Mustafa Paşa feth olup Budin sancağı olmuşdu. Yigirmi dörd sene dest-i
İslâmda
kalup ba‘dehu sene 1002'de küffâr bu kal‘aya istîlâ edüp aldı.
Lisân-ı Macarca (---) demekdir. Bânîsi Orta Macar krallarından Matra Palatinuş Kral binâsıdır. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp âhır-ı kâr sene 982 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında be-dest-i Mustafa Paşa feth olup Budin sancağı olmuşdu. Yigirmi dörd sene dest-i İslâmda kalup ba‘dehu sene 1002'de küffâr bu kal‘aya istîlâ edüp aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40b ·
metinde göster ·
… pâre kal‘aları verüp hamd-i Hudâ henüz bu kal‘a-i Filek'e gelüp içine asâkir-i
İslâmdan
Eğre ve Hatvan kullarından iki bin yiğit zahîreleri ve cebehâneleri ile konup y …
Ba‘dehu Köpürlüzâde Ahmed Paşa Raba inhizâmı seferinden sonra yine tekrâr Uyvar kal‘ası altına gelüp küffârın istîlâ etdiği Leve ve Litre kal‘alarının fethine giderken Nemse çâsârı tarafından elçiler gelüp sulha rağbetler edüp mezkûr Leve ve Litre kal‘asına bedel bu kal‘a-i Filek'i ve Seçan'ı ve Germat'ı ve Holloğ'u ve Buyak nâmân beş pâre kal‘aları verüp hamd-i Hudâ henüz bu kal‘a-i Filek'e gelüp içine asâkir-i İslâmdan Eğre ve Hatvan kullarından iki bin yiğit zahîreleri ve cebehâneleri ile konup yine Eğre eyâleti sancağı olup hamd-i Hudâ yine hakîre bu kal‘a fethinde dahi ibtidâ ezân-ı Muhammedî okuyup salât-ı zuhru edâ etmek müyesser oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
durup Yanık vâlîsi Mahmûd Paşa halîm ü selîm ve hümec âdem olup yeniçeri ağası …
Ba‘dehu 3 sene kal‘a-i Yanık dest-i İslâmda durup Yanık vâlîsi Mahmûd Paşa halîm ü selîm ve hümec âdem olup yeniçeri ağası olan Yahyâ Ağa şeb [ü] rûz mest-i müdâm olup cemî‘i asker dahi subh u mesâ mest evgâr-ı bîkâr olduklarından kal‘a gözedilmez olup ba‘dehu bu esnâda Hâdım Hasan Paşa Der-i devletde sadrıa‘zam olup birkaç günden zorbalar Hasan Paşa'yı katl e[t]dirüp Cerrâh Mehemmed Paşa sadrıa‘zam olup Devlet-i Âl-i Osmân helc [ü] melc olduğundan kal‘a-i Yanığ'a ne hazîne ve ne zahîre gönderilmediğinden Yanık'da asker az kalup bir kaht [u] galâ dahi müstevlî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47a ·
metinde göster ·
Ammâ küffâr-ı dûzah-karâr bu Litre kal‘asın dest-i
İslâmdan
alalı ol kadar metîn ve müstahkem edüp cânib-i etrâfına tabya-i kavîler etmiş k …
Ammâ küffâr-ı dûzah-karâr bu Litre kal‘asın dest-i İslâmdan alalı ol kadar metîn ve müstahkem edüp cânib-i etrâfına tabya-i kavîler etmiş kim henüz kal‘a-i Litre gûyâ kal‘a-i Kahkahâ olmuş. Âdem görse hayrân kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
… Erdel memleketinin sedd-i İskender'i ve Rakofçi Kral'ın tahtı idi. Hâlâ dest-i
İslâmda
olup Mekke ve Medîne'nin vakfıdır kim on iki bin altun Medîne-i Münevvere'ye su …
Evvelâ kal‘a-i Varat Erdel memleketinin sedd-i İskender'i ve Rakofçi Kral'ın tahtı idi. Hâlâ dest-i İslâmda olup Mekke ve Medîne'nin vakfıdır kim on iki bin altun Medîne-i Münevvere'ye surre gider. Ammâ kal‘ası kûh-ı Ulesi(?) dibinde bu kûhun kıblesinde nehr-i Kiriş aşırı bir top menzil[i] ba‘îd mezkûr dağ eteğinde bir vâsi‘ çemenzâr fezâda şekl-i muhammes cümle Şeddâdî tula binâ beş tabyalı bir kal‘a-i ra‘nâdır kim gûyâ bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i Mağosa. Gerçi mezkûr Ulesi dağı kal‘aya havâledir, ammâ mâbeyninde nehr-i Kiriş Şebeş cârîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… u şehrin âb [u] hevâsı sakîlliğinden kâmil defter ile on sekiz bin âdem asker-i
İslâmdan
hastalık ile merhûm olup âşinâ-yı velî-ni‘am olan efendilerimiz ve Gedüslü Halî …
Ve mesîregâh-ı bâğ-ı Merâm Alî Paşa: Bir teferrücgâh-ı hıyâbândır kim vasfında lisân kâsırdır. Bu cây-ı müferriha Köpürlüzâde Fâzıl vezîria‘zam Ahmed Paşa konup seksen gün kâmil meks etdikde bu şehrin âb [u] hevâsı sakîlliğinden kâmil defter ile on sekiz bin âdem asker-i İslâmdan hastalık ile merhûm olup âşinâ-yı velî-ni‘am olan efendilerimiz ve Gedüslü Halîfe efendimiz ziyâret edüp rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet etdik. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247a ·
metinde göster ·
… zımâtlarıyla asker-i İslâm doldurup kalırlar. Tâ ki sene (---) târîhinde dest-i
İslâmda
durup ol sene-i minhde Sultân Murâd-ı Sâlis asrında Uluç Alî Paşa bu cezîreyi V …
Ba‘dehu kal‘asın amâr edüp içine her mühimmât [u] levâzımâtlarıyla asker-i İslâm doldurup kalırlar. Tâ ki sene (---) târîhinde dest-i İslâmda durup ol sene-i minhde Sultân Murâd-ı Sâlis asrında Uluç Alî Paşa bu cezîreyi Venedik'in Aya Mavra kal‘ası ile mübâdele olunup bu cezîre hâlâ Venedik elinde olup Aya Mavra bizde kaldı. Ammâ hâlâ bu cezîre ve kal‘ası gâyet ma‘mûr sûr-ı üstüvârdır. Ve taşrasında bir şehr-i müzeyyen binâ etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263a ·
metinde göster ·
Lâkin bu kal‘a-i gevher-nigîn otuz beş sene dest-i
İslâmda
durup Süleymân Hân Kızılelma-yı Alman üzre Beç'de ve Prak'da ve Budin-i sedd-i …
Lâkin bu kal‘a-i gevher-nigîn otuz beş sene dest-i İslâmda durup Süleymân Hân Kızılelma-yı Alman üzre Beç'de ve Prak'da ve Budin-i sedd-i îmân kal‘aları tarafında ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâlde iken yine Alman kralı olan Ferdinand kral-ı dâll-ı pür-tadlîlin ığvâ ve tahrîk (...)etiyle Venedik Pirinc-pirimi sene 940 târîhinde altmış pâre kadırgalarıyla ol Moton kal‘asını muhâsara etmek sadedinde iken gâziyân-ı Moton kitâbı metinden görmüş gibi küffârı mezkûr balyemez topları endâht edüp küffârın altı pâre mavunaların Sıpanca adası önünde gark edüp küffâr-ı dûzah-karârın karârları firâra mübeddel olup bu kal‘a-i Koron'a gelüp limanına lenger-endâz olup ol ân taşra cenûb cenbin döğüp cümle etrâf re‘âyâların yetmiş bin gûne dâm [u] tezvîr-i hiyel [ü] şeytânat hulf-ı va‘deler ile re‘âyâları kendülerine râm edüp murâd [u] merâmları üzre kal‘a-i Koron'u muhâsara ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 270b ·
metinde göster ·
olup Süleymân Hân tahrîri üzre Mora eyâletinde Moton kâ’immakâmı hükmünde olup …
Ol zamândan berü hamd-i Hudâ dest-i İslâmda olup Süleymân Hân tahrîri üzre Mora eyâletinde Moton kâ’immakâmı hükmünde olup yüz elli akçe şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271a ·
metinde göster ·
… mlek köyü derler. Tîn-i amber-çîn-misâl bir hâk-i pâki var. Hâlâ bunda asâkir-i
İslâmdan
niçe yüz azebân yiğitler kahvehâneler ve bozahâneler ve niçe yüz 286a aded dü …
Karye-i Çömlek: Yol üzre bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr müslim ve kefere köyüdür. Keferesi cümle çanak ve desti ve çömlek yapdıklarından Çömlek köyü derler. Tîn-i amber-çîn-misâl bir hâk-i pâki var. Hâlâ bunda asâkir-i İslâmdan niçe yüz azebân yiğitler kahvehâneler ve bozahâneler ve niçe yüz 286a aded dükkânlar ihdâs edüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 285b–286a ·
metinde göster ·
… t târumâr-ı misâl-i mûr-ı mâr olup her biri bir kaya altında siperlenüp ordu-yı
İslâmda
niçe kerre yüz bin hayme vü hargâh bâr [u] büngâhdan bir sağ çetr-i mülemma‘ ka …
"Herkes bu gece meterislere girsinler" deyü fermân olunca el-azametullâh ol gece ol şeb-i târîk-i zulmetde âdem deryâsı Kandiye kal‘ası görünmeyen yerlerden ibtidâ bism-i İlâh ile meterise başlayup küffâr-ı hâkisâr derûn-ı kal‘adan İslâm leşkerinin kazmaları ve kürekleri sâ‘ikasın istimâ‘ edince allâhümme âfinâ mel‘ûn küffâr tobrasında yılan bulmuş hekîme dönüp tâ vakt-i sabâha dak ân-ı vâhid ve derîce ve dakîka durmayup ale'l-ittisâl niçe kerre yüz bin tüfeng ve niçe bin top ve niçe bin havân ve kazan kumbara ve niçe kerre yüz bin aded havân taşı evc-i semâdan bârân-ı la‘net gibi yağup bir ferd-i âferîde bir kırât bir meteris kazmağa kâdir olmayup cümle guzât târumâr-ı misâl-i mûr-ı mâr olup her biri bir kaya altında siperlenüp ordu-yı İslâmda niçe kerre yüz bin hayme vü hargâh bâr [u] büngâhdan bir sağ çetr-i mülemma‘ kalmayup niçe bin at ve katâr u mehâr dağlara firâr etdiklerinden mâ‘adâ niçe kerre yüz bin hımârlar kerrenây-ı Acem-vâr segâh makâmında âğâze ederek anlar dahi deşt-i Hâmûn kûhları penâh edinüp anırarak birer tarafa gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288a ·
metinde göster ·
ise henüz bin kadar atlı asker-i İslâm ancak var. Cümlesi har-süvâr askerlerimi …
Bizim asker-i İslâmda ise henüz bin kadar atlı asker-i İslâm ancak var. Cümlesi har-süvâr askerlerimiz var. Hattâ hakîr Mora vilâyetinden bir at geçirdim. Anı dahi elimden beş yüz guruşa alup hakîr dahi bi'z-zarûrî çemender-süvâr oldum.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289b ·
metinde göster ·
… iyâd olup her tarafdan gelmede. Ammâ bir tarafda ceng [ü] cidâl ederek asâkir-i
İslâmdan
da şehîd olmada.
nassını kırâ’at edüp tesellî-i hâtır buldu. Ammâ günden güne asâkir-i İslâm ziyâd ber-ziyâd olup her tarafdan gelmede. Ammâ bir tarafda ceng [ü] cidâl ederek asâkir-i İslâmdan da şehîd olmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291b ·
metinde göster ·
… -kâr bir mühlik lağım-ı azîm etdi kim zemîn [ü] âsımân dir dir ditreyüp ordu-yı
İslâmdan
bir sâ‘atlik ba‘îd olan inâdiyye kal‘ası dîvârları darabât-ı lağımdan sedd-i Ka …
Evvelâ sene 1078 Cemâziye'l-âhir'in evâhirinde küffâr tarafından birkaç aded püskürme nâm lağım-ı bednâmlar endâht olmağa başladı "Hay lağımdır" deyü asâkir-i İslâma bir dehşet hâsıl olmağ[l]a bu hâl üzre bir ay kâmil güzer edüp mezbû[r] sene Şa‘bânu'l-mu‘azzam'ında Defterdâr Ahmed Paşa Defterdâr-ı sâbık İbrâhîm Paşa kollarıyla Rûmeli kolu paşası Abaza Sarı Hüseyin Paşa kolu mâbeynlerinde küffâr-ı dûzah-kâr bir mühlik lağım-ı azîm etdi kim zemîn [ü] âsımân dir dir ditreyüp ordu-yı İslâmdan bir sâ‘atlik ba‘îd olan inâdiyye kal‘ası dîvârları darabât-ı lağımdan sedd-i Kahkahâ-vâr metîn dîvârları çatlayup bin sekiz yüz adım ba‘îd (ba‘îd) olan sıçan yolları etrâflarında niçe yüz aded kışlalar ve siperler yıkılup niçe yüz evlerde ve dükkânlarda çıkan çıkanın olup mezkûr küffâr lağımının altında iki binden mütecâviz asâkir-i İslâm ve üç aded sancak beği ve üç aded mîr-i mîrânlar şehîd oldular. Hâk-i pâk altında kalan gâziyân-ı mücâhidânın ise hisâbın Hudâ bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292a ·
metinde göster ·
Ve ol gece kal‘anın cümle der-i dîvârları üzre cemî‘i asâkir-i
İslâmda
ne kadar kerre yüz bin meş‘ale ve fânûslar ve cebehânede ne kadar neft ü katrân …
Ve ol gece kal‘anın cümle der-i dîvârları üzre cemî‘i asâkir-i İslâmda ne kadar kerre yüz bin meş‘ale ve fânûslar ve cebehânede ne kadar neft ü katrân ve zift ü yağ ve yel mûmları ve bal mûmları ve niçe kerre yüz bin aded kanâdîller var ise kal‘a dîvârı üzre aslâ âteşsiz yer kalmayup eyle çerâğân oldu kim kal‘a-i Kandiye nûr-ı pür-nûr olup ahşamdan tâ sabâha dak top u tüfeng kırkar kerre yaylım yaylım atılırken meğer Sadrıa‘zam ve Defterdâr Ahmed Paşa ve Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa ve Defterdâr-ı sâbık Şâm vezîri Melek İbrâhîm Paşa ve Kethudâ İbrâhîm Paşa ve Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa ve gayri vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve gayri a‘yân-ı kibârların kollarında niçe kerre yüz bin aded serrâka âsımânî tarakalı fişengler ve badaluçka nâm muşkat ve tüfengler atup tâ vakt-i sabâha dek fişeng ü kumbaralar hevâda tayerân edüp bir gûne âteş-feşânlık oldu kim âsımânda pervâz eden murğ-ı hevâyîlerin per ü bâlleri ihrâk olup bî-cenâh hâk-i pâke düşüp niçe bin hûş [u] tuyûr zemînin rimâli üzre purputur gezerlerdi tâ ol mertebe hevâda âteş-i sûzân fişenglerden rîzân olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 305a ·
metinde göster ·