… mmâmât deyü dörd mevleviyyetde olan hammâmları bildirir. Bu hammâmlar şe‘âyir-i
İslâmdan
olup cümle ibâdullâh-ı müslimîn bu hammâmlara girüp gasl edüp tâhir olurlar. Zî …
Ammâ zâde-i tab‘ımızdan beyne'l-ihvân bir latîfe olmağiçün cümle hammâmları birer esnâfa tevzî‘ edüp her gûne zümreye münâsib tevzî‘ât-ı hammâmât deyü dörd mevleviyyetde olan hammâmları bildirir. Bu hammâmlar şe‘âyir-i İslâmdan olup cümle ibâdullâh-ı müslimîn bu hammâmlara girüp gasl edüp tâhir olurlar. Zîrâ ehl-i İslâma nass-ı kâtı‘ nâzil olmuşdur. Âye[t]: Arapça fermânına me’mûr olup bu hammâm-ı hoş-hevâlarda tâhir olup ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 96b ·
metinde göster ·
… et olunup bizzât Hacı Bektâş-ı Velî üç yüz fukarâsıyla ve yetmiş nefer asâkir-i
İslâmdan
Ece Ya‘kûb ve Haladere ve Yalvac Dede ve Kara Mürsel ve Kara Koca ve Kara Hoca …
Âhir Hicret-i Nebeviyyenin sene (---) si târîhinde 149a tulû‘-ı Âl-i Osmân'da ulemâ-yı Rûm ve müfessirîn ve muhadisîn-i zevi'l-mefhûm cemî‘i va‘z [u] nasîhatlerinde ale'l-umûm Arapça âyet-i şerîfinin tefsîr-i dürerbârın Rûmeli arzında Edirne-i İrem'dir, deyü ümmet-i Muhammedî ve cüyûş-i muvahhidîn-i fethin tergîb ederdi. Ve sûret-i Hak'dan görünüp Edirne'ye ve gayri kral-ı dâllere elçiler gönderüp yolların ve bellerin ve âyîn-i bed-nâmların görüp gelirlerdi. Tâ ki sene (---) târîhinde Orhân Gâzi saltanatında Bursa Rûm keferesi destinden feth olup Edirne şehrinin dahi fethine bezl-i ihtimâm edüp taht-ı sânî olmasına karâr verüp bizzât Hacı Bektâş-ı Velî huzûrunda gülbang-ı Muhammedî çekilüp Fâtiha tilâvet olunup bizzât Hacı Bektâş-ı Velî üç yüz fukarâsıyla ve yetmiş nefer asâkir-i İslâmdan Ece Ya‘kûb ve Haladere ve Yalvac Dede ve Kara Mürsel ve Kara Koca ve Kara Hoca ve Kara Evren nâm gâzîler kapıdağından sallar ve kelekler ile Bismillah ile Rûm'a geçüp şebhûrlar edüp ibtidâ İpsala'yı feth edüp ibtidâ cum‘a namâzın anda kıldıkların "ibtidâ salâ"dan galat İpsala derler. Sene (---) târîhinde feth olan hâk-i Rûm'da bu kal‘adır. Zamân-ı Orhân Hân, be-dest-i Süleymân Şâh b. Orhân Gâzî. Hulâsa-i kelâm yedi senede guzât-ı müslimîn yetmiş pâre şehir ve kal‘a-i metîn [u] müstahkemler feth olup âhir Süleymân Şâh bir turnaya şâhin salup şikâr almağa atıyla seğirdirken tekerlenüp merhûm olunca cümle küffâr kızıl yumurta boyayıp gûyâ şâdumân ettiler. Anın akîbince Gâzî Murâd Beğ Edirne altına ve İslâmbol altına varınca şebhûnlar ve çapullar ve yortumlar bırağup küffâr-ı bed-girdârı Edirne'den taşra çıkarmaz olup her bâr guzât ile mâl-ı firâvânlar olup yine selâmetle İpsala'ya kaytavul ederdi. Tâ ki sene (---) târîhinde Gâzî Murâd Hân-ı Evvel müstakil pâdişâh olunca "Bismillah, niyyetü'l-gazâ-i İdrivne" deyüp yedi yerden gayret kılıcın kemerine bend kılup Tatar ve Moğol-ı Rûm'dan yüz yetmiş bin asker cem‘ edüp kal‘a-i Edirne'yi muhâsara edüp cânib-i erba‘adan gelen imdâdların dendân-ı tîğdan geçirüp derûn-ı kal‘ada mütahassın olan küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr "el-Amân ey güzîde-i asker-i Âl-i Osmân!" deyüp kal‘ayı emân ile verüp nice bini Sofya cânibine, nice bini Kostantiniyye'ye gidüp hamd-i Hudâ sene 762 târîhinde bizzât Gâzi Hudâvendigâr kal‘a-i Edirne'yi {İslâmbol'dan sene (---) mukaddem, ammâ feth-i İslâmbol sene 857} feth edüp anda karâr-dâde olup taht-ı sânî Edirne oldu. İnkırâzu'd-deverân dest-i Âl-i Osmân'da mü’ebbed ola, âmîn yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148b–149a ·
metinde göster ·
… ence taleb-i siyâset etdiklerinde gören âdemin zehresi çâk olur. Hattâ asâkir-i
İslâmdan
bir Rûmeli gâzîsinin bir atı bir kefere evinde bulunup atı asker izdihâmı içre …
Ve bu şehrin ortasında bir meydân-ı vâsi‘ vardır anda bir siyâsetgâh ve dârağaçları var kim el-iyâzu billâh bu dâr-ı menhûsda kaçan keferelere işkence taleb-i siyâset etdiklerinde gören âdemin zehresi çâk olur. Hattâ asâkir-i İslâmdan bir Rûmeli gâzîsinin bir atı bir kefere evinde bulunup atı asker izdihâmı içre serîka ederken yaralandığından ma‘lûm olup ol kâfir-i bedkâra ol kadar işkenceler etdiler kim diyâr-ı Acem'de ve Dağıstân'da ve Arabistân'da eyle gûnâ-gûn işkenceler görmedim. Eğer her birin takrîr etsek tatvîl-i kitâbet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19a ·
metinde göster ·
… Vezîria‘zam Mehemmed Paşa bu Zemon kal‘asına beş yüz yeniçeri ve sâ’ir asâkir-i
İslâmdan
bin aded yiğitlere Bosna Paşası Gâzî Husrev Beğ'i Zemon kal‘ası üzre serdâr edü …
Bânîsi Ungurus krallarından Yanoş kral binâsıdır. Ba‘dehu sene 927 târîhinde kal‘a-i Belgrad'a henüz muhâsara olduğu gün Koca Sokollu Vezîria‘zam Mehemmed Paşa bu Zemon kal‘asına beş yüz yeniçeri ve sâ’ir asâkir-i İslâmdan bin aded yiğitlere Bosna Paşası Gâzî Husrev Beğ'i Zemon kal‘ası üzre serdâr edüp zîr-i kal‘aya varup muhâsara edüp sîne-i pür-kîneye birkaç top gülleleri uruldukda kal‘a kapudanı beden üzre çıkup "el-amân" derken bi-emri Hayy [u] Kadîr kal‘a-i Zemon'un bir kullesi uçup zemîne geçüp cümle guzât kal‘aya girüp kapudan-ı la‘îni esîr edüp sâ’ir kefereler "Kal‘ayı vere ile verelim" derlerken niçeleri tu‘me-i şemşîr olup Belgrad fethinden bir ay mukaddem be-dest-i Husrev Beğ feth olmuşdur, ammâ Gâzî Süleymân Hân "Kal‘a-i Zemon bu zamân zemîne geçe" dediklerinden münhedim olduğıyçün efvâh-ı nâsda "Kal‘a-i Zemîn" derler. Serhad halkı "Zemon" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a ·
metinde göster ·
… âr üzre şindire tahta örtülü bir hayli vâsi‘ kubâb-ı azîmdir kim içine asâkir-i
İslâmdan
bin âdem sığardı. Bir yeşil direği olmakla Yeşil {Direkli ılıcası derler}. Anda …
Bu havz-ı azîmin etrâfındaki sekiz aded kemerlerin altında sekiz aded Hanefî kurnaları vardır. Ve pâk ü pâkîze nîlgûn futalara beyâz tenlerin sarmış mahbûb dellâkleri var. Ba‘zı halvetlerde gâsillerin murâd [u] merâmları üzre hidmet edüp âdemi pâk ederler. Ammâ bu germânın suyu i‘tidâl üzredir. Hattâ bu âb-ı nâbı sovudu[p] nûş etsen aslâ kibrit râyihasından bir şey yokdur. Kaşı kirpiği dökmüş âdem nûş etse bi-emrillâh pâk olup saçı sakalı ve bıyığı gelmeğe başlar. Ve tabî‘ati müleyyen ve i‘tidâl üzre dutar bir mâ-i müfîdi's-sühûndur. Ve taşra câmekânı çâr-kûşe dîvâr üzre şindire tahta örtülü bir hayli vâsi‘ kubâb-ı azîmdir kim içine asâkir-i İslâmdan bin âdem sığardı. Bir yeşil direği olmakla Yeşil {Direkli ılıcası derler}. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85a ·
metinde göster ·
meydân-ı ma‘rekeyi hâlî görüp "Mâl cândandır" deyüp hemân altı bin kadar güzîde …
Çünki asâkir-i İslâmdan meydân-ı ma‘rekeyi hâlî görüp "Mâl cândandır" deyüp hemân altı bin kadar güzîde kâfir ile dağdan tomuz topu olup çıkup hazîne zabtına me’mûr olanlarla cenge âheng etdiklerinde asâkir-i İslâm'ın geride kalanları bu hâli görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b ·
metinde göster ·
… r dağlar içre gelecek askere istikbâle gitdiler. Ve yine alaydan sonra "Ordu-yı
İslâmdan
top u tüfengler atılup gülbâng-ı Muhammedî çekilsin" deyü tenbîh ü te’kîd etdil …
Evvelâ mâh-ı Muharremü'l-harâmın yigirmi üçüncü gün yevm-i Pençşembe'de bu feth-i meserret haberi geldik[de] geceden on bin asker dağlar içre gelecek askere istikbâle gitdiler. Ve yine alaydan sonra "Ordu-yı İslâmdan top u tüfengler atılup gülbâng-ı Muhammedî çekilsin" deyü tenbîh ü te’kîd etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114a ·
metinde göster ·
… kuyularda olan mâlları buldurup vâfir ganîmet peydâ edüp bu keferelere asker-i
İslâmdan
haber sorduk.
Süleymân Hânî'de feth olup yine küffâr-ı füccâr istîlâ edüp hâlâ çârnâsârın hükm-i menhûsunda iç kal‘ası bir püşte-i âlî üzre çâr-kûşe Şeddâdî binâ olup taşra varoşu metîn palanka-i atîk imiş. Sadrıa‘zam feth edüp cümle cebehânesi ve topların Kanije kal‘asına gönderüp kal‘ayı ihrâk etmiş. Hikmet-i Bârî bu harâb kal‘ada on dâne küffâr bulduk. Meğer ihrâk olan evlerinde kapuları içre medfûn mâlları var imiş. Esbâbların çıkarırken girîbânların ele verüp esîr-i bend-i zencîr olup niçe kuyularda olan mâlları buldurup vâfir ganîmet peydâ edüp bu keferelere asker-i İslâmdan haber sorduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 7a ·
metinde göster ·
… up cümle atlar dinlenüp bir gün bu sâhil-i Raba'da ikâmet fermân olunup asker-i
İslâmdan
bir sît u sadâ yok iken hemân üç yüz pâre toplara ve niçe bin tüfenglere bir fi …
Sadrıa‘zam ığmâz-ı ayn edüp var kuvveti bâzûya getirüp İbrâhîm Kethudâ'nın re’y-i tedbîriyle cümle guzâta ta‘âmlar bezl olup ziyâfetler olup cümle atlar dinlenüp bir gün bu sâhil-i Raba'da ikâmet fermân olunup asker-i İslâmdan bir sît u sadâ yok iken hemân üç yüz pâre toplara ve niçe bin tüfenglere bir fitîlden âteş edüp karşu tarafda âsûde-hâl duran kâfiri top gülleleri ve zencîr ve saçmalar demet demet ve sokak sokak edüp götü üzre oturur cân kalmayup küffârın bakıyyetü't-topları domuz topu olup ölülerini alup top menzilinden alarka gitdiklerinde cümle guzât tâ sabâha dak nehr-i Raba'da kalup gark olan şühedâları ve kemerlerin ve âlât-ı silâhların ve cemî‘i atların silâhların ve İsmâ‘îl Paşa ve Yeniçeri Ağası Sâlih Paşa ve İsmâ‘îl alaybeğinin ve gayri şühedâların na‘şelerin meydân-ı ma‘rekeden ve nehr-i Raba'dan çıkarup beri tarafda sâ’ir şühedâların yanında defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22b ·
metinde göster ·
… sâkir-i İslâm ile nehr-i Raba cenginde iken küffâr-i Nemse Leve kal‘asın dest-i
İslâmdan
alup ve üç ay mukaddem alduğu Litre kal‘asına asker koyup azîm asker ile gelüp …
Ammâ mukaddemâ biz asâkir-i İslâm ile nehr-i Raba cenginde iken küffâr-i Nemse Leve kal‘asın dest-i İslâmdan alup ve üç ay mukaddem alduğu Litre kal‘asına asker koyup azîm asker ile gelüp Ciğerdelen kal‘asın ihrâk edüp ve cisri harâb edüp andan on gün on gece Üstürgon kal‘asın toplayup ba‘dehu asker-i İslâmın Raba'dan avdet etdiğin küffâr istimâ‘ edüp kal‘a-i Komaranlarına firâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28a ·
metinde göster ·
… pâre kal‘aları verüp hamd-i Hudâ henüz bu kal‘a-i Filek'e gelüp içine asâkir-i
İslâmdan
Eğre ve Hatvan kullarından iki bin yiğit zahîreleri ve cebehâneleri ile konup y …
Ba‘dehu Köpürlüzâde Ahmed Paşa Raba inhizâmı seferinden sonra yine tekrâr Uyvar kal‘ası altına gelüp küffârın istîlâ etdiği Leve ve Litre kal‘alarının fethine giderken Nemse çâsârı tarafından elçiler gelüp sulha rağbetler edüp mezkûr Leve ve Litre kal‘asına bedel bu kal‘a-i Filek'i ve Seçan'ı ve Germat'ı ve Holloğ'u ve Buyak nâmân beş pâre kal‘aları verüp hamd-i Hudâ henüz bu kal‘a-i Filek'e gelüp içine asâkir-i İslâmdan Eğre ve Hatvan kullarından iki bin yiğit zahîreleri ve cebehâneleri ile konup yine Eğre eyâleti sancağı olup hamd-i Hudâ yine hakîre bu kal‘a fethinde dahi ibtidâ ezân-ı Muhammedî okuyup salât-ı zuhru edâ etmek müyesser oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
Ammâ küffâr-ı dûzah-karâr bu Litre kal‘asın dest-i
İslâmdan
alalı ol kadar metîn ve müstahkem edüp cânib-i etrâfına tabya-i kavîler etmiş k …
Ammâ küffâr-ı dûzah-karâr bu Litre kal‘asın dest-i İslâmdan alalı ol kadar metîn ve müstahkem edüp cânib-i etrâfına tabya-i kavîler etmiş kim henüz kal‘a-i Litre gûyâ kal‘a-i Kahkahâ olmuş. Âdem görse hayrân kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76b ·
metinde göster ·
… u şehrin âb [u] hevâsı sakîlliğinden kâmil defter ile on sekiz bin âdem asker-i
İslâmdan
hastalık ile merhûm olup âşinâ-yı velî-ni‘am olan efendilerimiz ve Gedüslü Halî …
Ve mesîregâh-ı bâğ-ı Merâm Alî Paşa: Bir teferrücgâh-ı hıyâbândır kim vasfında lisân kâsırdır. Bu cây-ı müferriha Köpürlüzâde Fâzıl vezîria‘zam Ahmed Paşa konup seksen gün kâmil meks etdikde bu şehrin âb [u] hevâsı sakîlliğinden kâmil defter ile on sekiz bin âdem asker-i İslâmdan hastalık ile merhûm olup âşinâ-yı velî-ni‘am olan efendilerimiz ve Gedüslü Halîfe efendimiz ziyâret edüp rûh-ı şerîfleriyçün bir Yâsîn-i şerîf tilâvet etdik. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247a ·
metinde göster ·
… mlek köyü derler. Tîn-i amber-çîn-misâl bir hâk-i pâki var. Hâlâ bunda asâkir-i
İslâmdan
niçe yüz azebân yiğitler kahvehâneler ve bozahâneler ve niçe yüz 286a aded dü …
Karye-i Çömlek: Yol üzre bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr müslim ve kefere köyüdür. Keferesi cümle çanak ve desti ve çömlek yapdıklarından Çömlek köyü derler. Tîn-i amber-çîn-misâl bir hâk-i pâki var. Hâlâ bunda asâkir-i İslâmdan niçe yüz azebân yiğitler kahvehâneler ve bozahâneler ve niçe yüz 286a aded dükkânlar ihdâs edüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 285b–286a ·
metinde göster ·
… iyâd olup her tarafdan gelmede. Ammâ bir tarafda ceng [ü] cidâl ederek asâkir-i
İslâmdan
da şehîd olmada.
nassını kırâ’at edüp tesellî-i hâtır buldu. Ammâ günden güne asâkir-i İslâm ziyâd ber-ziyâd olup her tarafdan gelmede. Ammâ bir tarafda ceng [ü] cidâl ederek asâkir-i İslâmdan da şehîd olmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291b ·
metinde göster ·
… -kâr bir mühlik lağım-ı azîm etdi kim zemîn [ü] âsımân dir dir ditreyüp ordu-yı
İslâmdan
bir sâ‘atlik ba‘îd olan inâdiyye kal‘ası dîvârları darabât-ı lağımdan sedd-i Ka …
Evvelâ sene 1078 Cemâziye'l-âhir'in evâhirinde küffâr tarafından birkaç aded püskürme nâm lağım-ı bednâmlar endâht olmağa başladı "Hay lağımdır" deyü asâkir-i İslâma bir dehşet hâsıl olmağ[l]a bu hâl üzre bir ay kâmil güzer edüp mezbû[r] sene Şa‘bânu'l-mu‘azzam'ında Defterdâr Ahmed Paşa Defterdâr-ı sâbık İbrâhîm Paşa kollarıyla Rûmeli kolu paşası Abaza Sarı Hüseyin Paşa kolu mâbeynlerinde küffâr-ı dûzah-kâr bir mühlik lağım-ı azîm etdi kim zemîn [ü] âsımân dir dir ditreyüp ordu-yı İslâmdan bir sâ‘atlik ba‘îd olan inâdiyye kal‘ası dîvârları darabât-ı lağımdan sedd-i Kahkahâ-vâr metîn dîvârları çatlayup bin sekiz yüz adım ba‘îd (ba‘îd) olan sıçan yolları etrâflarında niçe yüz aded kışlalar ve siperler yıkılup niçe yüz evlerde ve dükkânlarda çıkan çıkanın olup mezkûr küffâr lağımının altında iki binden mütecâviz asâkir-i İslâm ve üç aded sancak beği ve üç aded mîr-i mîrânlar şehîd oldular. Hâk-i pâk altında kalan gâziyân-ı mücâhidânın ise hisâbın Hudâ bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 292a ·
metinde göster ·
… üffâr-ı hâksâr Arapça nassı medlûlünce ziyâde havf [ü] haşyete düşüp asâkir-i
İslâmdan
heybet ve dehşet alup bu hâl üzre iki cânibden ziyâde ikdâm ve yürüyüşler (...) …
Eğer Göllük tarafında ve eğer deryâ tarafında geldikde böyle münhezim olduklarında meydân-ı kârzârın dilâverleri ve ma‘reke-i heyecânın şîr-i nerleri cümle Sadrıa‘zamdan hil‘at-i fâhireler ve gûnâ-gûn ihsân [u] in‘âmlar alup beyne'l-akrân irtifâ‘-ı kadr, bu def‘a içerde mahsûr olan ve bakıyyetü's-süyûf kalan a‘dâ-yı bed-fercâm zebûn ve bî-dermân ve niçe bini mecrûh-ı sergerdân olup asâkir-i İslâm-ı nusret-ihtitâm iki koldan ziyâde ihtimâm edüp Kızıl tabya cânibinden kal‘aya duhûl eden on beş kol meterislerden kal‘anın rub‘ hissesinde düşmen-i dînin müceddeden medd eyledüğü dîvâra mukârin olup yeniçerilerinin serdengeçdileri ve Rûmeli kolu askeri kal‘aya mülâsık olup Göllük tarafında olan meterislerde üç kol vech-i muharrer üzre tersâneye karîb varup önlerine müsâdif olan zîr-i hâkdeki tabyalar alınup ve kal‘anın dîvâr[ı] müceddeden birkaç def‘a atılup üç kol dahi Kumlu tabyaya doğru kal‘aya duhûl olmak üzre hedm olmuş dîvârlardan urûc olunup a‘dâ-yı dîn meterislere havâle eyledüğü Kumlu tabya kurbunda toplarına karîb varılmağile bir şeb-i târîkde guzât-ı zafer-şi‘âr cünûd-ı nusret-karîn toplara hücûm edüp önlerine düşmen-i dîn el kumbaraları ve âteş darblar atup askeri gerüye püskürüp on beş vukıyye dâne atar e[j]der-fem ve evren-dehen balyemez topun ân-ı vâhidde guzât-ı mücâhidîn cidd ü cehd ile küffârın kal‘ası üzre kurtarup bizim meterislerimize getirilüp kendü topların kal‘aları dîvârına havâle edüp kal‘ayı döğmeğe başladılar. Bu def‘a mel‘ûn küffâr-ı hâksâr Arapça nassı medlûlünce ziyâde havf [ü] haşyete düşüp asâkir-i İslâmdan heybet ve dehşet alup bu hâl üzre iki cânibden ziyâde ikdâm ve yürüyüşler (...) vech-i tâm ile zâhir ve nümâyân olup matla‘-ı Arapça328bArapça âyetinden âfitâb-ı Arapça nassı tulû‘ u sütû‘ ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 328a–328b ·
metinde göster ·
ol zamân çok ibâdullâh-ı müslimîn kırmışlar, ya‘nî tâ bu mertebe bahâdır u fetâ …
Hâlâ ma‘mûr köğünde beş yüz aded tüfeng-endâz kefereyi tahrîr edüp evleri tahrîr olunmadı, zîrâ gâyet âsî kefereleri vardır. Hattâ sene 1037 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ asrında Mankortonya ve Kalavra ve Pulya ve Anapolya ve Tementis ve Çiçilya ve İşpanya vilâyetlerini urup nehb ü gâret edüp sâlimîn ü gânimîn bu Manya'yı vurmağa gelen Kapudan Koca Halîl Paşa'yı bu Manya küffârı münhezim edüp niçe bin asâkir-i İslâmı küffâr kılıçdan geçirdikleri guzâtın kemikleri yığın yığın kayalar üzre Demirhisâr karyesi kurbunda pâymâl-i rimâl olup yatır. Ehl-i İslâmdan ol zamân çok ibâdullâh-ı müslimîn kırmışlar, ya‘nî tâ bu mertebe bahâdır u fetâ kefereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·
… p Ebü'l-feth'i halîfe etdikleri mahalde yedi kral fürce bulup bu kal‘ayı dest-i
İslâmdan
alup dest-i küffârda bu kal‘a kaldıkda yine kul gulû edüp,
"Murâd Hân kocadır" deyü hilâfetden hal‘ edüp Ebü'l-feth'i halîfe etdikleri mahalde yedi kral fürce bulup bu kal‘ayı dest-i İslâmdan alup dest-i küffârda bu kal‘a kaldıkda yine kul gulû edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369a ·
metinde göster ·
Vâdî-i Mu‘allâ nâm mahalde Paşa hazretleri serâperde-i Âsaf-ı Berhayâ'sında meks edüp cemî‘i asâkir-i İslâmdan üç kerre gülbâng-ı Muhammedî çekilüp sadâ-yı Allâh Allâh evc-i âsumâna peyveste oldu. Ve üç yaylım tüfeng ve üç yaylım toplar atılup Ebtah ve Mu‘allâ dereleri ve mer[‘]âları(?) kubbe-i felek gibi güm güm sadâ verüp paşanın otağı önünde yüz ganem kurbân olunup fukarâ-yı bâbüllâha bezl olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313a ·
metinde göster ·
… îr ü civân ve ganî vü fakîr cümle huzzâr-ı meclis dest bûs edince taşra asker-i
İslâmdan
bir gülbâng-ı Muhammedî kopup bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atılup kûs-i …
"Mübârek mübârek yâ Şerîf Berekât" deyüp sağîr ü kebîr ve pîr ü civân ve ganî vü fakîr cümle huzzâr-ı meclis dest bûs edince taşra asker-i İslâmdan bir gülbâng-ı Muhammedî kopup bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atılup kûs-i rıhletler çalınup paşa ve şerîf ve ba‘zı erbâb-ı dîvân otakdan taşra bir sahâbeye(?) çıkup derhâl Y 329b otakları bozup Mekke'ye götürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y329a–Y329b ·
metinde göster ·
gelen niçe bin huccâcın hây hûyundan şehr-i me‘âd-ı Mekke gulgule ve velvele il …
Ve bu lâciverd kubbenin altında diyâr-ı İslâmdan gelen niçe bin huccâcın hây hûyundan şehr-i me‘âd-ı Mekke gulgule ve velvele ile nûr (---)(---)(---) olunup Beytullâh-ı mükerreme nûrun alâ-nûr iken firdevs (---)(---)(---) oldu. Hamd-i Hudâ (---)(---) vilâdet-i Resûl'den sonra sene 40 târîhinde ba‘s-i nebî olup hac [[(---) (---) (---)]] oldu, deyü tahrîr etmemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332a ·
metinde göster ·
… attâ dünyâyı Kâf'dan Kâf'a hükm eden dörd kişidir, ikisi müselmân ikisi kefere.
İslâmdan
Hazret-i Süleymân'dır, biri dahi İskender-i Kübrâ'dır. Yûnâniyândan biri Yanko …
Ve Eflâtûn, Bokrât, Sokrât, Restetâlîs, Fisagores, Feylekos ve Feylesof cümle Yûnâniyândır. Ve İskender dahi Yûnâniyândır, zamân-ı hükûmetinde şehriyâr derlerdi, ol zamânda cihâna Yûnâniyân müstevlî olup şarkdan garba hükm etdiler. Hattâ dünyâyı Kâf'dan Kâf'a hükm eden dörd kişidir, ikisi müselmân ikisi kefere. İslâmdan Hazret-i Süleymân'dır, biri dahi İskender-i Kübrâ'dır. Yûnâniyândan biri Yanko ibn Madyan'dır, biri dahi Buhtunnasr'dır. Rûy-ı zemîni millet-i Mesîhiyye-i Yûnâniyân ser-tâ-ser dutmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y38b ·
metinde göster ·
… -ı kehene İsvân'dır. Âhir Amr ibnü'l-Âs yediyle feth olup ilâ-hâze'l-ân diyâr-ı
İslâmdan
Circe eyâleti hükmünde kırk kîse iltizâmlı kös sâhibi kâşiflikdir. Yüz elli tev …
Hâsıl-ı kelâm niçe devletden arda kalmış dünyâda bu dahi bir şehr-i köhne ve dâr-ı kehene İsvân'dır. Âhir Amr ibnü'l-Âs yediyle feth olup ilâ-hâze'l-ân diyâr-ı İslâmdan Circe eyâleti hükmünde kırk kîse iltizâmlı kös sâhibi kâşiflikdir. Yüz elli tevâbi‘iyle altı yüz erdeb gılâli taht-ı hükûmetinde olan altmış pâre kurâdan tahsîl eder. Lâkin yedi bölükden mustahfızân askeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385b ·
metinde göster ·