… rı âlî olmağile mümkin olan yerlerin dahi âlîsinde cereyân eden sulara asâkir-i
İslâmlar
ve kûhkenler yollar edüp gârlar içre sular cereyân etdikçe gâr içre gark-ı âb o …
Ve kal‘a-i Mardin'den develer ile altı aded arabalı top-ı kûblar getirüp niçe mağaraların mesdûd olan kapularının mümkin olan yerlerine topları koyup gâr kapuları mesdûd iken münhedim olup içinde olan melâ‘înleri cümle kırardı. Ve üstâd-ı kûhkenler ecene ve külünkler ve kösengiler ile kayaları sakb edüp ol deliklerden gârlar içre şişden el kumbaraları atup her kumbara mel‘ûn Saçlı Yezîdîleri üzre isâbet etdükçe mel‘ûnları pâre pâre ederdi ve niçe gârların kapuları âlî olmağile mümkin olan yerlerin dahi âlîsinde cereyân eden sulara asâkir-i İslâmlar ve kûhkenler yollar edüp gârlar içre sular cereyân etdikçe gâr içre gark-ı âb olduklarından ibtidâ bu gûne müte’ezzî olan mel‘ûnlar emân ile taşra çıkınca hemân herkes gârlara sular salmağa başladılar. Ve top-ı kûbdan münhedim olan gârların ağızlarında yığılan darı demetlerine rûzgârdan tarafa âteşler etdikçe alev ber-alev âteş-i Nemrûd derûn-ı gârdaki Yezîdîleri kebâb-ı büryân ederdi ve şîşe el kumbarası her birin pâre pâre ederdi ve top gülleleri kellelerin galtân ederdi ve cereyân eden uyûnlar anları gark-ı âb ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 215a ·
metinde göster ·
Bu Mustafâ Paşa'dan mâ‘adâ cümle vüzerâ ve ümerâlar ve gayrı asâkir-i
İslâmlar
cümle Haleb kal‘asına firâr edüp kapandılar kim Çelebi Hasan Paşa'dan halâsa mu …
Bu Mustafâ Paşa'dan mâ‘adâ cümle vüzerâ ve ümerâlar ve gayrı asâkir-i İslâmlar cümle Haleb kal‘asına firâr edüp kapandılar kim Çelebi Hasan Paşa'dan halâsa mukayyed olalar, ammâ öte tarafda Hasan Paşa ise iki serdâr-ı mu‘azzam vezîrin ve yigirmi iki aded mîr-i mîrân ve sâ’ir ümerâların ve seksen yedi bin askerin cümle mâl-ı Karûn'uyla Hasan Paşa kenz-i dahme-i Efrâsiyâb'a mâlik olup Hasan Paşa'nın bir şütürbânı bir köçeğe mâlik değil iken ikişer üçer çifte köçeğe ve birer ikişer katar köşke mâlik şerîf ağa oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 70a ·
metinde göster ·
Niçe bini dahi piyâde ve atlı dağlara düşüp ardları sıra bizim Tatar askeri düşüp anları kova kıra gitmede. Beri cânibde Yergöğü kal‘asında bu kadar zamândan berü mahsûr olan paşalar ve asker-i İslâmlar kal‘adan taşra çıkup secde-i şükürler edüp Kalga Sultân'a ve yalı ağasına semmûr kürkler geydirilüp hakîre dahi bir semmûr kafâsı kürk ihsân olunup Paşa askerleri dahi firâr eden küffârların akîblerine düşüp gitmede, ammâ hikmet-i Hudâ ol gece bir şiddet-i şitâ kopup bi-emr-i Hayy-i Kadîr nehr-i Tuna donup pây-ı taht olunca azamet-i Hudâ bu kadar zamândan berü Tuna'nın karşu tarafında muhâfazaya duran deryâ-misâl asker fursat bulup "Bire küffâr bozulmuş" deyince ümmet-i Muhammed buz üzre Tuna'yı 103b ubûr edüp beri Yergöğü'den geçüp üç gün üç gece dağlarda ve bellerde ve köy kendlerde biter ot ve öter horos komayup hadd [ü] hasrın cenâb-ı Kibriyâ bilir ol kadar hayvânât ve mâl-ı ganâ’im üsârâlar ile asâkir-i nusret-me’ser muğtenim oldular kim bir dahi böyle olmamışdır. Hemân ol sâ‘at bu feth-i meserreti Fazlî Paşa ve Kalga Sultân âdemleriyle sa‘âdetlü pâdişâha arz eyleyüp Kalga Sultân efendimiz ile kırk bin asker olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a–103b ·
metinde göster ·
… ır. Ba‘dehû andan cümle toplar ve cemî‘i mühimmât-ı bârgâhlar ve cümle asâkir-i
İslâmlar
âsân vech ile ubûr u hubûr edüp, andan,
Ba‘dehû Virba menzilinden kalkup üç bin aded çerâhor kûhken re‘âyâları konakçı ile mukaddem ileri gidüp top yollarında mîşezâr ve dar ve düşvâr yerleri ve gâyetü'l-gâye sa‘bü'l-mürûr olan pereselik yerleri ve çengelistân ve sengistân olan mahûf yolları fi'l-hâl re‘âyâ vü berâyâlar ve çerâhorlar gelüp bu hıyâbânlara eyle bir teber-i müslimî urup cemî‘i hâr u hâşâki ıhrâk bi'n-nâr edüp dahi fîl-i Mengerusî cüssesi kadar sahrâ kayalara keskin sarb sirkeler döküp niçe taşlar pâre pâre olup gubâr oldu. Ve ol mahalle paşa-yı kişvergîr deryâ-misâl asker ile ol tenk ü tar u dar yere gelince der-akab bir sahâbe-i münakkaş-ı musanna‘ kurdurup tahta'l-kahve tenâvül ederken cemî‘i guzât-ı müslimîne "Koma kurdlarım" ve "Koma şahbâzlarım" deyüp mezbûr tarîk-i âmma âmme-i nâsı üşürüp tarfetü'l-ayn içre ol dıraht-ı müntehâlara ve cemî‘i ahşâbât ve hâr [u] hâşâklara Hacı Bektaş Velî miftâhı ta‘bîr etdikleri yeniçeri baltası urup ân-ı vâhidde bir vâsi‘ şâhrâh-ı müstakîm etdirdi kim gûyâ derb-i kaşân ve kâşiyândır. Ba‘dehû andan cümle toplar ve cemî‘i mühimmât-ı bârgâhlar ve cümle asâkir-i İslâmlar âsân vech ile ubûr u hubûr edüp, andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
… e gelmemiş idi. Niçe sipehsâlârân-ı mu‘azzamlar ile niçe kerre yüz bin asâkir-i
İslâmlar
gelüp bu zîr-i kal‘ada cümle şehd-i şehâdet câmların nûş edüp sarhoş-ı vâdî-i h …
Bu kal‘a eyle bir hisâr-ı üstüvâr-ı nîlgûn tâk ve lem-yekün mislühâ fi'l-bilâdi ve'l-âfâk olan bu Kandiye kal‘ası yigirmi yedi yıldan berü feth [u] teshîre gelmemiş idi. Niçe sipehsâlârân-ı mu‘azzamlar ile niçe kerre yüz bin asâkir-i İslâmlar gelüp bu zîr-i kal‘ada cümle şehd-i şehâdet câmların nûş edüp sarhoş-ı vâdî-i hâmûşân olup ve niçe kerre yüz bin ibâdullâh-ı müslimîn bu kal‘anın feth [u] teshîriyçün esîr-i bend-i zencîr olup niçe bin pâre keştîler pâre pâre olup ve niçe kerre yüz bin aded re‘âyâ vü berâyâlar pârekende ve perîşân olup ve niçe bin kurâ ve kasabâtları vîrân ve alan u tâlân ve harâb [u] yebâb ahâlîleri esîr [ü] kebâb ve eser-i binâları türâb olup niçe kerre yüz bin gûne zulm [ü] ta‘addî olduğu ma‘lûm-ı âlem ve mefhûm-ı kâffe-i benî ümem olup lâkin ol bî-nihâye müttesi‘a deryâ-yı Sefîd'in ortasında vâki‘ olmuş yedi yüz yetmiş mîl Girid adasının şimâlîsine nâzır tarafında bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedîdi ve umûmen Frengistân'ın âhenger ve dilgîn kilîdi olmağile ve dâru'l-küfrün rükn-i rekîni ve metânetde sedd-i metîni olup felek-vâr üstüvâr ve enderûn [u]308a bîrûnunda esbâb-ı âlât-ı cidâl ile pür ve hiyel ü şeytânatlar ile içi ve taşrası memlû idi. Ve ka‘r-ı handakı ka‘r-ı zemînde ve fark-ı cevsakı çarh-ı berînde Moton tılâl-ı ke'l-cibâl Koron geçirmek ile sedd-i Ye’cûc-misâl ve Kahkahâ-vâr âhenden kavî ve metîn bir kal‘a olmuş idi. Ve derûnu ehrimen küffâr ile kûh-ı Kâf-misâl dolmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307b–308a ·
metinde göster ·
biri biri ardları sıra gelüp azîm gülbânglar çeküp ve birer yaylım tüfengler şâ …
El-hâsıl bu kadar bin güzîde asker-i İslâmlar biri biri ardları sıra gelüp azîm gülbânglar çeküp ve birer yaylım tüfengler şâdımânları edüp Mizistre-i kadîm dizdâr ve ordu subaşısı kânûn-ı kadîm üzre bu kadar asâkir-i İslâmı Mizistre sahrâsı üzre her askeri yerlü yerlerine ve kollu kollarına kondurup herkes Manya gazâsına gitmeğe âmâde olup günden güne cüyûş-ı muvahhidîn Mizistre sahrâsın pür edüp ba‘dehu taraf taraf nevâhîler ve kazâlar ve sancaklardan salâhorân ve çerâhorân ve ırgat ve ummâller gelmeğe başlayup ellerinde ferhâdî külüngler ve kazmalar ve çapalar ve eyeler ve küsküler alay alay gelüp bir yol tathîr etmek içün Koçova dağları tathîrine Anapoli ve Mizistre 332b ve Ağrıboz kal‘alarının askerleriyle mezkûr ırgatlar ve çerâhorlar Serdâr Alî Paşa kethudâsıyla cümle pür-silâh on bin güzîde asker Manya'nın Koçova yolların pâk edüp top yolları açmağa gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 332a–332b ·
metinde göster ·