… nî içün bir sarây ve Gegbizye'de câmi‘ sâhibi Mustafâ Paşa'ya bir sarây ve kızı
ismehân
Sultân'a bir sarây edüp câmi‘ huddâmlarıyçün bin aded mürtezika hücreleri inşâ …
Ve Makbûl Siyâvuş Paşa'ya bir sarây-ı azîm ve yeniçeri ağaları'na mahsûs bir sarây-ı kadîm ve Lala Mustafâ Paşa içün bir sarây ve Pîr Mehemmed Paşa-yı Karamanî içün bir sarây ve Gegbizye'de câmi‘ sâhibi Mustafâ Paşa'ya bir sarây ve kızı ismehân Sultân'a bir sarây edüp câmi‘ huddâmlarıyçün bin aded mürtezika hücreleri inşâ edüp Eski Sarây'ın cânib-i erba‘asın tarîk-i âmm ile ârâste edüp ile'l-ân bir hâneye ittisâli yok bir sarây-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
Kaya Sultân nâmında bir duhter-i pâkîze-ahteri kalup Melek Ahmed Paşa'nın akd [ …
Kendülerden sonra ancak ismehân Kaya Sultân nâmında bir duhter-i pâkîze-ahteri kalup Melek Ahmed Paşa'nın akd [ü] nikâhında merhûme oldu ve Sultân İbrâhîm ile Sultân Mustafâ'nın Ayasofya'da türbesine defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62b ·
metinde göster ·
Kaya Sultân binti Murâd Hân-ı Râbi‘, pederi Murâd Hân gibi yigirmi yedi yaşında …
Ve efendimiz Melek Ahmed Paşa efendimizin ehli ismehân Kaya Sultân binti Murâd Hân-ı Râbi‘, pederi Murâd Hân gibi yigirmi yedi yaşında vaz‘-ı haml ederken Ebâ Eyyûb-ı Ensârî yalısında ciğeri pâre pâre olup merhûme oldu. Ciğer-kûşesi hayâtda olup yetîme kaldı. Târîh-i mevlûd-ı Fâtıma Hânım binti Melek Ahmed Paşa:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105b ·
metinde göster ·
Ve cümle dârü'l-kurrâları bildirir: Vâlide kurrâsı ve
ismehân
Sultân kurrâsı ve Şemsî Paşa kurrâsı ve türbesi, Hacı Paşa kurrâsı ve türbesi, …
Ve cümle dârü'l-kurrâları bildirir: Vâlide kurrâsı ve ismehân Sultân kurrâsı ve Şemsî Paşa kurrâsı ve türbesi, Hacı Paşa kurrâsı ve türbesi, bunlar dahi Mi‘mâr Sinân kârlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142b ·
metinde göster ·
… asr-ı âlîleri ve hûrî ve gılmânları hep seyr [ü] temâşâ etdirüp gezerken, ‘göre
İsmehân'ım
, cenâb-ı Bârî bana ne ihsânlar edüp ne kadar cennet bâğlarına ve kasırları ve h …
"Bu gece cennet bâğlarında gezerken dedem Sultân Ahmed Hân elimden yapışup bâğ u bâğçe içinde olan kasr-ı âlîleri ve hûrî ve gılmânları hep seyr [ü] temâşâ etdirüp gezerken, ‘göre İsmehân'ım, cenâb-ı Bârî bana ne ihsânlar edüp ne kadar cennet bâğlarına ve kasırları ve hûr [u] gılmânlarına nâ’il oldum. Bir kerre Yeni Câmi‘i yaparken pâdişâhlığıma bakmayup ırgatların arasına girüp eteğimle taş ve toprak taşıyup, yâ Rabbim, işte Ahmed ırgadının hidmetidir, kabûl-ı dergâh eyle deyü bükâ ederek eteğimden toprağı yere dökdüğümü cenâb-ı Allâh kabûl eyleyüp hidmetim mukâbelesinde bu cennet-i me’vâyı bana ihsân etdi. Gel imdi sen de İsmehân'ım, benim cennet bâğlarımda safâ eyle’ dedikde sol cânibde Sultân Mustafâ buyurdular kim ‘Ey birâder, şu Kaya kız Sultân Murâd'ın nâ-murâd kızıdır. Ko Melek Ahmed'den bir mu‘ammere kızı olsun ve dünyâda murâdın alup inkırâz-ı nesl olmayup ba‘dehû bizim bâğlarımıza gelüp gezsin’ buyurduklarında, hemân dedem Sultân Ahmed ‘Bu niyyete el-Fâtiha’ deyüp dedem elin yüzüme sürünce, dedemin eline nazar etdim. Eli kanlı idi. Ben dahi elim yüzüme sürdüm. Sağ elime sehel kan bulaşdı. Havfimden uyandım. Hayr ola cânım Paşacığım. İşte bu gece böyle bir vâkı‘a gördüm" deyü vâki‘-i hâli böyle takrîr eyledi. Paşa dahi "âh" deyüp bir âh-ı serd çekdi kim hânedânın sütûhları dir dir ditreyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 75b ·
metinde göster ·
"Bu gece cennet bâğlarında gezerken dedem Sultân Ahmed Hân elimden yapışup bâğ u bâğçe içinde olan kasr-ı âlîleri ve hûrî ve gılmânları hep seyr [ü] temâşâ etdirüp gezerken, ‘göre İsmehân'ım, cenâb-ı Bârî bana ne ihsânlar edüp ne kadar cennet bâğlarına ve kasırları ve hûr [u] gılmânlarına nâ’il oldum. Bir kerre Yeni Câmi‘i yaparken pâdişâhlığıma bakmayup ırgatların arasına girüp eteğimle taş ve toprak taşıyup, yâ Rabbim, işte Ahmed ırgadının hidmetidir, kabûl-ı dergâh eyle deyü bükâ ederek eteğimden toprağı yere dökdüğümü cenâb-ı Allâh kabûl eyleyüp hidmetim mukâbelesinde bu cennet-i me’vâyı bana ihsân etdi. Gel imdi sen de İsmehân'ım, benim cennet bâğlarımda safâ eyle’ dedikde sol cânibde Sultân Mustafâ buyurdular kim ‘Ey birâder, şu Kaya kız Sultân Murâd'ın nâ-murâd kızıdır. Ko Melek Ahmed'den bir mu‘ammere kızı olsun ve dünyâda murâdın alup inkırâz-ı nesl olmayup ba‘dehû bizim bâğlarımıza gelüp gezsin’ buyurduklarında, hemân dedem Sultân Ahmed ‘Bu niyyete el-Fâtiha’ deyüp dedem elin yüzüme sürünce, dedemin eline nazar etdim. Eli kanlı idi. Ben dahi elim yüzüme sürdüm. Sağ elime sehel kan bulaşdı. Havfimden uyandım. Hayr ola cânım Paşacığım. İşte bu gece böyle bir vâkı‘a gördüm" deyü vâki‘-i hâli böyle takrîr eyledi. Paşa dahi "âh" deyüp bir âh-ı serd çekdi kim hânedânın sütûhları dir dir ditreyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 75b ·
metinde göster ·
Anıniçün bu şehir el vilâyet halkıyla basıldığından ve Basanya Mehemmed Beğ fethinde bulunduğundan Elbasan şehri derler. Yohsa lisân-ı Rûm'da isme (---) lisân-ı Freng'de nâmı (---) lisân-ı Arnavud'da (---)(---) dır. Tevârîh-i Latin'de mufassal hikâyeleri vardır, ammâ biz ihtisâr üzre tahrîr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364b ·
metinde göster ·
Sultân bir birke-i azîm binâ etmiş. Ma‘ân kal‘asından su getirmeyen bundan alır …
Ve bu mahallin cânib-i cenûbunda nısıf sâ‘at yerdir, bir sazlı gölün ayağına Süleymân Hân duhteri ismehân Sultân bir birke-i azîm binâ etmiş. Ma‘ân kal‘asından su getirmeyen bundan alır. Ammâ sehel şûrcadır, çok nûş etmemek gerek. Ammâ hayvânâta zarar etmez. Bu mahalden sulanup yine nefîrler çalınup muğaylânlar içre ubûr Y 267a edüp anı geçüp bir sahrâ-yı bî-pâyân içre ceyrân ve hargûş sayd [u] şikâr ederek 12 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266b–Y267a ·
metinde göster ·