… ıtrîk ve ruhbândan altı kerre yüz bin kıssîs var idi. {Anıniçün İslâmbol'un bir
ismi
dahi Puzanta'dır.} Puzantin dahi Tuna nehri buzu üzre at ile ubûr ederken buz m …
Bânî-i hâmis: Yanko ibn Mâdyân oğlu Puzantin nâm kıral Ungurus diyârından cüyûş-ı müşrikîn ile İslâmbol'a gelüp babamın binâsı ve tahtıdır deyü şehr-i Makdon'ı müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp taht edindi. Yüz sene mu‘ammer olup İslâmbol'u eyle amâr etdi kim hemân bıtrîk ve ruhbândan altı kerre yüz bin kıssîs var idi. {Anıniçün İslâmbol'un bir ismi dahi Puzanta'dır.} Puzantin dahi Tuna nehri buzu üzre at ile ubûr ederken buz meksûr olup Puzantin'in ömrü buz gibi şikeste olup vücûdu buz gibi eridi. Ol sene yine bir zelzele-i kübrâ olup İslâmbol münhedim olup ancak Hazret-i Süleymân'ın binâ etdüği kasır ve Ayasofya câmi‘i yerindeki ma‘bedgâh-ı Hazret-i Süleymân kalup yetmiş sene harâb [ü] yebâb kalup yılan ve çıyan ve bûm ve masasa kânı oldu. Ba‘dehu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
… müteveccih olup yatır. Gördüler kim sadr-ı münevverinde kırmızı et ile Yâvedûd
ismi
yazılmış, hemân Akşemseddîn ve Sivasî Kara Şemseddîn ve yetmiş aded kibâr-ı evl …
{Menâkıb-ı Yâvedûd Sultân}: Sultân Mehemmed Ayasofya'yı seyr [ü] temâşâ edüp deverân ederken Terlerdirek nâm bir mahalde bir nûr-ı ilâhî berk urur görüp üzerine vardılar, gördiler kim bir nûr-ı ilâhî beyâz vücûd-ı şerîf kıbleye müteveccih olup yatır. Gördüler kim sadr-ı münevverinde kırmızı et ile Yâvedûd ismi yazılmış, hemân Akşemseddîn ve Sivasî Kara Şemseddîn ve yetmiş aded kibâr-ı evliyâullâh buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a ·
metinde göster ·
… sıra cümle guzât ve ulemâlar varup istimâ‘ etdiler kim mezkûr kabirden Yâvedûd
ismi
istima‘ olunurdu. Cümle ulemâ ve sulehâ na‘ş-ı şerîfi ol kabr içre defn edüp gi …
Hemân cemî‘i ulemâ ve sulehâ ve fuzalâ cesed-i şerîfini gasl etmek murâd edindikleri mahalde Ayasofya'nın Terlerdirek küncinden bir sadâ zâhir olup, "Merhûm u mağsûldur, hemân defn edün" deyü nidâ gelince cümle hâzırûn dembeste ve hayrân oldular. Andan cümle meşâyihân Yâvedûd Sultân'ın na‘ş-ı şerîfin tâbûta koyup Şehîdkapu'sunda defn etmek murâd edinüp bi'z-zarûrî tâbûtu götürenler kendülerin Emînönü İskelesi'nde bulup andan bir kayığa süvâr olup berk-i hâtif gibi kayık kürek çekmeden ve yelken açmadan Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretleri kurbünde karâr edüp hemân tâbût kayıkdan bi-emrillâh çıkup ol mahalde kazılmış bir mezârda tâbût durup ardı sıra cümle guzât ve ulemâlar varup istimâ‘ etdiler kim mezkûr kabirden Yâvedûd ismi istima‘ olunurdu. Cümle ulemâ ve sulehâ na‘ş-ı şerîfi ol kabr içre defn edüp gitdiler. Anıniçün ol kabr-i şerîfe hâlâ türbe-i Yâvedûd iskelesi derler ve's-selâm ve Rahmetullâhi aleyhi ale'd-devâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a ·
metinde göster ·
Akîde Hânım olsun ve ol duhter-i nâ-şüküftenin bekâretin izâle etdiği[ni]z içün …
"Ve ol duhterin ismi Akîde Hânım olsun ve ol duhter-i nâ-şüküftenin bekâretin izâle etdiği[ni]z içün size biz dahi hünkâr dedik" deyü bu gûne latîfe kelimâtlar eder. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31b ·
metinde göster ·
… râd Hân-ı Râbi‘in fermânıyla Hattât Teknecizâde Mustafâ Çelebi lafza-i Celâl ve
ism-i
Resûl Muhammed Aleyhi's-selâm ve ism-i çâr-yâr-ı güzîn rıdvânullâhi Ta‘âlâ aley …
Ve cânib-i erba‘asında niçe bin hüsn-i hat âsârlar vardır. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in fermânıyla Hattât Teknecizâde Mustafâ Çelebi lafza-i Celâl ve ism-i Resûl Muhammed Aleyhi's-selâm ve ism-i çâr-yâr-ı güzîn rıdvânullâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în deyü Karahisârî tarzı hatlar yazmışdır kim makdûr-ı beşer değildir. Zîrâ eliflerinin kaddi onar arşındır. Ana göre sâ’ir hurûflarına bir hüsn vermişdir kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
Ve cânib-i erba‘asında niçe bin hüsn-i hat âsârlar vardır. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in fermânıyla Hattât Teknecizâde Mustafâ Çelebi lafza-i Celâl ve ism-i Resûl Muhammed Aleyhi's-selâm ve ism-i çâr-yâr-ı güzîn rıdvânullâhi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în deyü Karahisârî tarzı hatlar yazmışdır kim makdûr-ı beşer değildir. Zîrâ eliflerinin kaddi onar arşındır. Ana göre sâ’ir hurûflarına bir hüsn vermişdir kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
Hânlıkdır. Ammâ yedi sancak add olur. Başka sikke ve hutbe sâhibi pâdişâhdır ammâ azl [u] nasbı Âl-i Osmân elindedir. Hutbesinde ibtidâ Âl-i Osmân yâd olunup ba‘dehu hân ismi yâd olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51a ·
metinde göster ·
… nhânesinde durur. Bu hakîr dahi bu tuğra-yı Murâd Hân'ın zîrinde bir levha üzre
ism-i
çâr-yârı Karahisârî tarzı üzre tuğra-yı garrâ-misâl tahrîr edüp bir Fâtiha ricâ …
Ve hüsn-i hatda ferîdü'd-dehr olduğundan beş zirâ‘ tûlu ve arzı hatâyî kâğız üzre bir levhalı tuğra-yı garrâ tahrîr etmişdir kim selef hattâtları etmeyüp bu dahi levha-i azîm üzre müzehheb ve lâciverdî ile hâlâ Mısır'ın Gavrî dîvânhânesinde durur. Bu hakîr dahi bu tuğra-yı Murâd Hân'ın zîrinde bir levha üzre ism-i çâr-yârı Karahisârî tarzı üzre tuğra-yı garrâ-misâl tahrîr edüp bir Fâtiha ricâ eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 72a ·
metinde göster ·
… âd ve gencü'l-arş ed‘iyelerin tilâvet edüp İbrâhîm Hân hoş-hâl olup şeyhzâdenin
ismi
Cinci Hoca nâmıyla iştihâr buldu. Ammâ Hudâ âlimdir şerîkimiz olması cihetiyle …
Beri tarafda Cinci Hoca Hünkâr'dan bir ân münfek olmayup ind-i pâdişâhda andan mukarreb ferd-i merd yoğidi. Vezîr-i a‘zamdan ve vâlideden takarrübü ziyâde idi. Hınto koçuya binse bile binerdi. Tahtırevâna girse bile girüp ener binerdi. Ve hergiz nasîhat edenlere rîş-hand edüp yüzlerine gülerdi. Ve her sâ‘at ol pâdişâh-ı mazlûmu hoş-âmed kelimâtlar ile mağrûr edüp sû’-i tedbîr ederdi. Zîrâ umûr-ı devletde bir iş görmemiş Za‘frânborlu'sundan Şeyhzâde nâm bir sûhte idi. Âsitâne'ye gelüp hakîr, Hâmid Efendi medresesi'nde Monlâ Câmî ve Kâfiye'yi Ahfeş Efendi üstâdımızdan i‘râb ederken bu mezkûr Cinci Kitâb-ı izzî okurken hikmet-i {Hudâ} Azîz ismine mazhar düşüp bir günde izzet bulup sa‘âdetlü pâdişâha sürh-bâd ve gencü'l-arş ed‘iyelerin tilâvet edüp İbrâhîm Hân hoş-hâl olup şeyhzâdenin ismi Cinci Hoca nâmıyla iştihâr buldu. Ammâ Hudâ âlimdir şerîkimiz olması cihetiyle ma‘lûmumuzdur ilm-i da‘vetden aslâ bir hurûf bilmezdi. Ancak baht [u] tâli‘i bir zamân müsâ‘ade edüp ol dahi felek-i atlas-ı bûkalemûndan pây-bâflık edüp sağa ve sola mekikler atdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78a ·
metinde göster ·
"Yûsuf kul ismidir, meymenet yokdur, ismi Mehemmed olsun" deyü ricâ edüp Mehemmed dediler. Ammâ ibtid[â] kulağına ezân-ı Muhammedî tilâvet olundukda Yûsuf ismiyle müsemmâ idi. Hikmet-i Hudâ ceffârların istihrâcları üzre ibtidâ ismi Yûsuf olup ve bi-emrillâh Yûsuf-sıfat bir mahbûb-ı cihân pâdişâh-ı zîşân olup kalîlü'l-lihye ve kesîrü'ş-şevârib fârisü'l-hayl sayd [ü] şikâra ve gazâya mâ’il {ü râğıb} bir pâdişâh idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79a ·
metinde göster ·
… a Yûsuf ismiyle müsemmâ idi. Hikmet-i Hudâ ceffârların istihrâcları üzre ibtidâ
ismi
Yûsuf olup ve bi-emrillâh Yûsuf-sıfat bir mahbûb-ı cihân pâdişâh-ı zîşân olup k …
"Yûsuf kul ismidir, meymenet yokdur, ismi Mehemmed olsun" deyü ricâ edüp Mehemmed dediler. Ammâ ibtid[â] kulağına ezân-ı Muhammedî tilâvet olundukda Yûsuf ismiyle müsemmâ idi. Hikmet-i Hudâ ceffârların istihrâcları üzre ibtidâ ismi Yûsuf olup ve bi-emrillâh Yûsuf-sıfat bir mahbûb-ı cihân pâdişâh-ı zîşân olup kalîlü'l-lihye ve kesîrü'ş-şevârib fârisü'l-hayl sayd [ü] şikâra ve gazâya mâ’il {ü râğıb} bir pâdişâh idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79a ·
metinde göster ·
şerîfleri Mehemmed bin Hamza'dır. Mevlûdları Şâm'da vâkı‘ olmuşdur. Ebâbekir es …
Evvelâ eş-Şeyh kutbü'l-aktâb Hazret-i Akşemseddîn: ism-i şerîfleri Mehemmed bin Hamza'dır. Mevlûdları Şâm'da vâkı‘ olmuşdur. Ebâbekir es-Sıddîk neslindendir. Şeyh Şehâbeddîn Suhreverdî ve Hacı Bayram-ı Velî ile hem-meclis olup İslâmbol fethi günün ta‘yîn buyurmuşlardır. Ba‘de'l-feth Anatolu'da Türbeli Gönlük nâm bir kasabada evlâd-ı zevi'l-kirâmları ile medfûndur. Kırk kerre ziyâreti müyesser olmuşdur. Müddet-i ömürleri 66 sene. Zamânında kutbiyyete kadem basup niçe yüz mücelled te’lîfâtları vardır. İlm-i tıbda Lokmân-ı sânîdir. Rahmetullâh. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 98b ·
metinde göster ·
… şâ‘irin Kurret-i ayn-ı lî ve lek mâ-sadakı üzre abd-i memlûkü ve oğulluğu idi.
İsmi
Îsâ'dır. Tîr-i kemân vasfında bir penc beyti vardır kim hakkâ tîr-i kemânın arş …
Necâtî Beğ: Ol asırda sultân-ı şu‘arâ ve fusahâ [vü] büleğâ mîr-i bî-nazîr idi. Şehr-i Edirne'de Sâ’ilî nâm şâ‘irin Kurret-i ayn-ı lî ve lek mâ-sadakı üzre abd-i memlûkü ve oğulluğu idi. İsmi Îsâ'dır. Tîr-i kemân vasfında bir penc beyti vardır kim hakkâ tîr-i kemânın arşa asmışdır. Yetmiş altı aded mücelled te’lîfâtları ve D[îv]ân'ı ve Hamse'si vardır. Sene (---) târîhinde merhûm olup Vefâ Sultân kurbünde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 100b ·
metinde göster ·
… ehzâde Osmân Hân ve Şehzâde Süleymân ve Şehzâde Alî Hân. Ve iki şehzâdenin dahi
ism-i
şerîfleri ma‘lûmumuz değildir. Türbedârlardan su’âl etdim, anların dahi ma‘lûmu …
Evvelâ Şehzâde Sultân Mustafâ, Murâd Hân'dan kiçidir. Ve Şehzâde Osmân Hân ve Şehzâde Süleymân ve Şehzâde Alî Hân. Ve iki şehzâdenin dahi ism-i şerîfleri ma‘lûmumuz değildir. Türbedârlardan su’âl etdim, anların dahi ma‘lûmu değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103a ·
metinde göster ·
… içinde na‘ş-ı şerîfi bulunup sînesi üzre yed-i kudret ile kırmızı et pâresinden
ism-i
Yâvedûd tahrîr olunmuşdu. Eyyûb Sultân'a karîb Yâvedûd iskelesinde defn olunmuş …
Evvelâ İslâmbol feth olduğu gün merhûm bulunan Yâvedûd Sultân Ayasofya içinde na‘ş-ı şerîfi bulunup sînesi üzre yed-i kudret ile kırmızı et pâresinden ism-i Yâvedûd tahrîr olunmuşdu. Eyyûb Sultân'a karîb Yâvedûd iskelesinde defn olunmuşdur. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 106b ·
metinde göster ·
… s civârında vâkı‘ şifâ[ha]ne(?) içinde medfûndur. Ne gûne gavvâs-ı ma‘ânî idüği
ism-i
şerîflerinden ma‘lûmdur. Ve bunlar Murâd Hân-ı Râbi‘'de müftî olan Yahyâ Efendi …
Selîm-i Evvel câmi‘i kurbünde inşâ etdikleri dâ[r]ü'l-hadîs civârında vâkı‘ şifâ[ha]ne(?) içinde medfûndur. Ne gûne gavvâs-ı ma‘ânî idüği ism-i şerîflerinden ma‘lûmdur. Ve bunlar Murâd Hân-ı Râbi‘'de müftî olan Yahyâ Efendi'nin pederleridir ve yedi aded telâmîzleri dahi şeyhülislâm olmuşdur. 110b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 110a–110b ·
metinde göster ·
… diyârın seyâhat ederken ömrî tahallüs edüp halâs olmuşdur. Zîrâ bilâd-ı Acem'de
ism-i
Ömer istimâ‘ olunmamışdır. Haşâ sümme hâşâ ism-i Ömer'e adı yaman derler.
Ve ziyâret-i eş-Şeyh Hazret-i Ömer Bâkî: Müftî Ahmed Efendi'nin bürâder-i kihteridir. Eyyûb câmi‘inde vâ‘iz u nâsıh iken bin yigirmide merhûm olup civâr-ı Eyyûb'da medfûndur. Dîde-i cânı ayn-ı Ömer gibi küşâde Acem diyârın seyâhat ederken ömrî tahallüs edüp halâs olmuşdur. Zîrâ bilâd-ı Acem'de ism-i Ömer istimâ‘ olunmamışdır. Haşâ sümme hâşâ ism-i Ömer'e adı yaman derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 121b ·
metinde göster ·
… olmuşdur. Zîrâ bilâd-ı Acem'de ism-i Ömer istimâ‘ olunmamışdır. Haşâ sümme hâşâ
ism-i
Ömer'e adı yaman derler.
Ve ziyâret-i eş-Şeyh Hazret-i Ömer Bâkî: Müftî Ahmed Efendi'nin bürâder-i kihteridir. Eyyûb câmi‘inde vâ‘iz u nâsıh iken bin yigirmide merhûm olup civâr-ı Eyyûb'da medfûndur. Dîde-i cânı ayn-ı Ömer gibi küşâde Acem diyârın seyâhat ederken ömrî tahallüs edüp halâs olmuşdur. Zîrâ bilâd-ı Acem'de ism-i Ömer istimâ‘ olunmamışdır. Haşâ sümme hâşâ ism-i Ömer'e adı yaman derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 121b ·
metinde göster ·
… hkâm bulmağın Beşiktaş derler. Ammâ bu binâ olmazdan bin yıl mukaddem bu şehrin
ismi
Beşiktaş idi. Andan,
Leb-i deryâsı amîk olup lodos rûzgârı telattumu harâb etmesin içün mîşe dırahtların deryâya kakup beşik beşik edüp leb-ber-leb taş ile memlû edüp istihkâm bulmağın Beşiktaş derler. Ammâ bu binâ olmazdan bin yıl mukaddem bu şehrin ismi Beşiktaş idi. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134b ·
metinde göster ·
"Pâdişâhım ism-i şerîfin Mehemmed'dir. Kitâbımızda Hazret-i Muhammed'in Muhammed'i kadı sarıklı ola sekiz yüz (---) târîhinde devlet-i Kostantîn anın eline gire. İmdi bu kal‘anın resmi senin Mehemmed isminle binâ olunmak gerek. Biz bu işe kırk bir yıldır me’mûrum ve ilm-i mi‘mârîde üstâd-ı kâmilim ammâ bir ferde keşf-i râz etmemişim" deyüp ruhbân-ı nihânî etek der-miyân edüp cümle bennâları başına cem‘ edüp bu Rûmeli Hisârı'nı kûfî hat üzre Mehemmed ismi resminde binâ etmişdir kim Anatolu Hisârı bâğları dağından râyegân hatt-ı kûfî üzre ism-i Muhammed'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… düp cümle bennâları başına cem‘ edüp bu Rûmeli Hisârı'nı kûfî hat üzre Mehemmed
ismi
resminde binâ etmişdir kim Anatolu Hisârı bâğları dağından râyegân hatt-ı kûfî …
"Pâdişâhım ism-i şerîfin Mehemmed'dir. Kitâbımızda Hazret-i Muhammed'in Muhammed'i kadı sarıklı ola sekiz yüz (---) târîhinde devlet-i Kostantîn anın eline gire. İmdi bu kal‘anın resmi senin Mehemmed isminle binâ olunmak gerek. Biz bu işe kırk bir yıldır me’mûrum ve ilm-i mi‘mârîde üstâd-ı kâmilim ammâ bir ferde keşf-i râz etmemişim" deyüp ruhbân-ı nihânî etek der-miyân edüp cümle bennâları başına cem‘ edüp bu Rûmeli Hisârı'nı kûfî hat üzre Mehemmed ismi resminde binâ etmişdir kim Anatolu Hisârı bâğları dağından râyegân hatt-ı kûfî üzre ism-i Muhammed'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… inde binâ etmişdir kim Anatolu Hisârı bâğları dağından râyegân hatt-ı kûfî üzre
ism-i
Muhammed'dir.
"Pâdişâhım ism-i şerîfin Mehemmed'dir. Kitâbımızda Hazret-i Muhammed'in Muhammed'i kadı sarıklı ola sekiz yüz (---) târîhinde devlet-i Kostantîn anın eline gire. İmdi bu kal‘anın resmi senin Mehemmed isminle binâ olunmak gerek. Biz bu işe kırk bir yıldır me’mûrum ve ilm-i mi‘mârîde üstâd-ı kâmilim ammâ bir ferde keşf-i râz etmemişim" deyüp ruhbân-ı nihânî etek der-miyân edüp cümle bennâları başına cem‘ edüp bu Rûmeli Hisârı'nı kûfî hat üzre Mehemmed ismi resminde binâ etmişdir kim Anatolu Hisârı bâğları dağından râyegân hatt-ı kûfî üzre ism-i Muhammed'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… aki çâr-kûşe hisâr-pîçe dâl harfi yerine kâ’imdir. Bu minvâl üzre Rûmeli Hisârı
ism-i
Muhammed resmindedir. Ve ebced hisâbı üzre ism-i Muhammed toksan ikidir. Ol his …
Tâ kûh-ı bâlâda olan yedi tabaka kulle-i azîm mîm makâmındadır. Dizdârkapusu, hisâr-pîçesi hâ yerindedir. Ve aşağı leb-i de[r]yâda yine büyük şeşhâne kulle yine mîm olsa gerekdir. Durmuş Dede tekyesi tarafındaki çâr-kûşe hisâr-pîçe dâl harfi yerine kâ’imdir. Bu minvâl üzre Rûmeli Hisârı ism-i Muhammed resmindedir. Ve ebced hisâbı üzre ism-i Muhammed toksan ikidir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr toksan iki dirsek ve burûcdur. Ve Hân lafzı altı yüz elli birdir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr altı yüz elli bir dendân-ı bedendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… . Bu minvâl üzre Rûmeli Hisârı ism-i Muhammed resmindedir. Ve ebced hisâbı üzre
ism-i
Muhammed toksan ikidir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr toksan iki dirsek ve burûcd …
Tâ kûh-ı bâlâda olan yedi tabaka kulle-i azîm mîm makâmındadır. Dizdârkapusu, hisâr-pîçesi hâ yerindedir. Ve aşağı leb-i de[r]yâda yine büyük şeşhâne kulle yine mîm olsa gerekdir. Durmuş Dede tekyesi tarafındaki çâr-kûşe hisâr-pîçe dâl harfi yerine kâ’imdir. Bu minvâl üzre Rûmeli Hisârı ism-i Muhammed resmindedir. Ve ebced hisâbı üzre ism-i Muhammed toksan ikidir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr toksan iki dirsek ve burûcdur. Ve Hân lafzı altı yüz elli birdir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr altı yüz elli bir dendân-ı bedendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… -ı müslimîn koyup Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a müteveccih olup Seyyid Battâl Gâzî ki
ism-i
şerîfleri Ca‘fer ibn Hüseyin Gâzî'dir, anlar Üsküdar'da leb-i deryâda Kızkulles …
Bu mahalde Seydî Battâl Gâzî üç bin bahâdırânıyla Üsküdar'da pusu edüp küffârdan ganîmet alup küffâr üzre musallat olmada idi. Battâl Gâzî İslâmbol içre bu kadar ibâdullâhın şehîd olduğun istimâ‘ edüp dâğ-ı derûnundan Üsküdar tarafında Kuzkunca ve Çengelise şehirlerinde ve Pendik ve Kartal ve Darıca şehirlerin gâret [u] alan [u] tâlân edüp üç bin papası dendân-ı tîğdan geçirüp bu kadar mâl-ı ganâyimle maskat-ı re’si olan Malatıyye kal‘asına, andan Bağdâd'a Hârûnu'r-Reşîd'e varup İslâmbol içre şehîd olanların ahvâllerin bir bir Hârûn'a takrîr edince hemân ol ân Hârûnu'r-Reşîd iki kerre yüz bin asker ile bir sene mürûrunda tekrâr İslâmbol'u muhâsara edüp üç gün üç gece ceng-i azîm edüp Seydî Battâl ve gayrı guzât on sekiz bin küffârı şemşîr-i âteş-tâbdan geçirüp yigirmi bin esîr nüfûsu kayd [u] bend edüp Tekur Yağfûr nâm kıralı dest-ber-kafâ Hârûnu'r-Reşîd huzûruna getirüp ol ân Yağfûr'a amân vermeyüp boğazından Ayasofya çanlığına salb edüp İslâmbol'u yağmâ ve alan [u] tâlân edüp hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür, mâl-ı ganâyim alup yine Koca Mustafâ Paşa mahallinde mukeddemâ binâ olunan kal‘aya on bin ibâd-ı müslimîn koyup Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd'a müteveccih olup Seyyid Battâl Gâzî ki ism-i şerîfleri Ca‘fer ibn Hüseyin Gâzî'dir, anlar Üsküdar'da leb-i deryâda Kızkullesine havâle bir püşte üzre hayme ve hargâhların kurup anda muhâfaza edüp yedi sene bâğ u bâğçe yetişdirüp sâkin olurlardı. İlâ yevminâ hâzâ ol bâğlara Battâl bâğları ve Âl-i Bahâdır 141b bâğları ve Şücâ‘ bâğları ve Gâzîköyü bâğları derler, galat-ı meşhûr olup Kadıköy bâğı derler. Bu takrîb ile yedi senede ibtidâ Üsküdar'ı ve Kadıköyün Battâl Gâzî amâr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141a–141b ·
metinde göster ·
… ları vardır kim her biri birer arslana benzer köpeklerdir. Ve her sığırın birer
ismi
vardır. Her biri kırkar ellişer vukıyye süd verir.
Mesîregâh-ı mandıra-i Selîm Hân: Selîm-i Evvel Mısır'ı feth etdükde Mısır'dan fîl kadar beledî sarı ve kırmızı ve dargıl ve gûnâ-gûn alaca sığırlar getirüp bu dağda komuşdur. Hâlâ Yeni Sarây'da odun çeken araba sığırları anlardandır. Niçe bin sığır olmuşdur, bunlara huddâm acemîler odalarından bir oda, iki yüz oğlan odabaşıları ile hidmet ederler. Ve her sığır sürüsünün beşer onar samsonları vardır kim her biri birer arslana benzer köpeklerdir. Ve her sığırın birer ismi vardır. Her biri kırkar ellişer vukıyye süd verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
şerîfleri Seyyid Muhammed eş-şehîr bi-Hacı Bektaşi'l-Horâsânî Kuddise sırruhu. …
Nesebnâme-i Hacı Bektâş-ı Velî : İsm-i şerîfleri Seyyid Muhammed eş-şehîr bi-Hacı Bektaşi'l-Horâsânî Kuddise sırruhu. Bi'n-nefs Seyyid İbrâhîm-i Mükerrem oğludur. İbrâhîm-i Mükerrem, Mervân'ın habsinde merhûm oldu. İbrâhîm-i Mükerrem Alî Musa Rızâ oğludur. O da İmâm-ı hümâm Kâzım oğludur. O da İmâm Ca‘fer-i Sâdık oğludur. O da İmâm Muhammed Bâkır oğludur. O da İmâm Zeyne'l-‘âbidîn oğludur. O da İmâmü's-sultân Hüseyn oğludur. İmâm Hüseyn'in babası Aliyyü'l-Murtazâ kerremallahu vechehûdur. İmâm Hüseyn'in anası Hazret-i Fâtımatü'z-Zehrâ'dır ki Hazret-i Muhammed aleyhi's-selâmın duhter-i pâkize-ahteridir. Ve şeyh Ahmed-i Yesevî menâkıbında böyle buyurmuşlar. Beyt
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 233b ·
metinde göster ·
… en ki Cenâb-ı Bârî'nin yed-i kudretiyle bir katre menîden halk etdüğü tılısım-ı
ism-i
a‘zam ve arş [u] kürs-i kerrûbiyyândan efdal ü eşref beytullah olasın. Husûsan …
Ziyâret-i bahr-i vefâ ve kân-ı şifâ, rükn-i muhterem, kutb-ı muhteşem, zâhid-i zamâne, âbid-i yegane eş-Şeyh Hazret-i Şemseddîn Muhammed b. Alî ya‘nî Hazret-i Seyyid Emîr Sultân: Hüseynî nesebdir. Buhârâ'da müştak olup edâ-yı farz içün Mekke-i Mükerreme'ye, andan Medîne-i Münevvere'ye gelüp ceddi Hazret-i Resûl'ü ziyâret ederken Medîne şürefâları "Nedir bu sende sikke-i {Âl-i} Muhammedî" deyü ta‘n [u] taarruz edüp şürefâ surresin vermezler. Hemân Hazret-i Emîr eydür "Gelin ceddimiz huzûruna varup murâfa‘a-i şer‘ olalım. Kankımız ırk-ı tâhirden ise anlar hükm buyursunlar" deyü cümle şürefâ-yı Mekkiyi Hazret-i Resûl muvâcehesine götürüp hemân Seyyid Emîr "Es-selâmu aleyke yâ Ceddî" der. Hemân Ravza-i Mutahhara içinden {"Ve aleykümü's-selâm} yâ veledî, Muhammed b. Alî" deyü sadâ-yı Resûl-i Kibriyâ gelüp "Yâ veledî, Rûh ile'r-Rûm, ma‘a'l-kandîl" buyururlar. Hemân o mahalde cümle şürefâ-yı Mekke hâk-i pây-i Emîr'e düşüp niçe yüz şürefâlar dahi bile Emîr Sultân ile Rûm'a azîmet ederler. Görseler kim havâda mu‘allak bir kandîl bile menzil-be-menzil gidüp leyle-i muzlimde üzerlerine nûr gibi şu‘le verüp tâ ki şehr-i Bursa'ya dâhil olduğu gibi ol kandîl sönüp gâ’ib oldu. Emîr Sultân cümle fukarâlarına eyitti: "Ey ihvân-ı bâ-safâlar, bizim ömrümüz, kandîl bu şehrde sönüp makâmımız bu şehr olması işâretidir" buyururlar. Hemân a‘yân-ı Bursa Emîr Sultân'ın hâk-i pâyine yüz sürüp dörd kerre yüz bin âdem mürîdi oldular. Zîrâ ol nûr-ı kandîl ile azîzin Bursa'ya dâhil olduklarını her menzîlde cümle âşıkân görüp Bursa halkı dahi üç gün üç gice o kandîli temâşâ edüp ulu sultân olduğun müşâhede etdiklerinden cümle kibâr-ı Bursa Hazret-i Emîr'den cihâz-ı fakrı kabûl edüp fukara-yı (---)(---) oldular. Bizzât Yıldırım Bâyezîd Hân rikâblarında piyâde yürüyüp bey‘at-kerdeleri olduklarından mâ‘adâ Yıldırım Bâyezîd Hân Nilüfer Hânım nâm-ı cânım olan kerîme-i afîfesin Emîr Sultân'a tezvîc edüp azîm sürûr [u] şâdmânlar oldu. Diyâr-ı Rûm'da bir velvele-ârâ-yı azîz oldu kim cihânda yegâne-i asr oldu. Hattâ Yıldırım Hân Ulu Câmi‘i binâ edüp evvel cum‘a namâzı edâ olundukdan sonra Yıldırım Hân, Emîr Sultân'a eydür "İyi câmi‘ olmadı mı sultânım", der. Emîr Sultân eydür: "Katı müzeyyen câmi‘ olmuş ammâ ortasında beş on küp katresi harâm hamr gerekdir kim gelüp giden cemâ‘atler şarâb-ı mel‘ûndan şürb edüp gideler, hemân ol eksikdir" deyince Yıldırım Bâyezîd Hân eydür: "Yâ Sultânım! Bu ibâdethânedir. Hiç ne mümkündür kim böyle câmi‘de şarâb ola" deyü cevâb eydür. Hemân Emîr Sultân eydür: "Bak a Yıldırım, bu câmi‘i sen binâ edüp içine şarâb komağı irtikâb etmeği ma‘kûl görmedin, sen ki Cenâb-ı Bârî'nin yed-i kudretiyle bir katre menîden halk etdüğü tılısım-ı ism-i a‘zam ve arş [u] kürs-i kerrûbiyyândan efdal ü eşref beytullah olasın. Husûsan benî Âdem hakkında Allah "Kalbü'l-mü’mini arşullah" diye. Sen ol arşullah içre Allah'dan havf etmeden niçe gice ve gündüz şarâb-ı habîs korsun" deyince hemân Yıldırım Hân irşâd olup şarâba tevbe eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 238a ·
metinde göster ·
şerîfleri İbrâhîm'dir, künyeleri Ebû İshâk'dır. Vâlidesi Şehriyâr Hâtûn idi. Er …
Ziyâret-i kutb-ı âlem-i rûhânî ve ma‘den-i hikmet-i Rabbânî, eş-Şeyh Hazret-i İshâk-ı Kâzvinî: İsm-i şerîfleri İbrâhîm'dir, künyeleri Ebû İshâk'dır. Vâlidesi Şehriyâr Hâtûn idi. Ermen krallarının kızı idi. İslâm ile müşerref olup Akçakoyunlu pâdişâhlarının birine menkûha olup Hicret-i Nebevî'nin üç yüz elli iki Ramazân'ında düşenbe gicesi vücûda gelüp (---)(---)(---) zamânında iştihâr bulup kutbu'l-aktâb mertebesinde iken merhûm olup Erzurûm'da Tebriz Kapusu'nun iç yüzünde bir kulle içinde medfûndur. Revân kal‘asında mütehassın olup bizzarurî Van'ı kızılbaşa veren Şehîd Murtazâ Paşa, Ebû İshâk ile bir kubbede yatır. Bu hakîr ol âsitâneyi ziyâret etdiğimizde bir ak sakallı pîrezen bir avret türbedârı var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 239a ·
metinde göster ·
… nin dahi ziyâret edüp birer Fâtiha-i şerîf ile rûh-ı şerîflerin yâd etdik. Ammâ
ism-i
şerîfleri ma‘lûmumuz olma[ma]ğile tahrîr olunmadı. Bu tahrîr etdiğimiz sultânla …
Şehr-i Bursa içre niçe yüz bin kibâr-ı evliyâullah medfûndur ve niçe binin dahi ziyâret edüp birer Fâtiha-i şerîf ile rûh-ı şerîflerin yâd etdik. Ammâ ism-i şerîfleri ma‘lûmumuz olma[ma]ğile tahrîr olunmadı. Bu tahrîr etdiğimiz sultânlara birer Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp himmet-i aliyyelerin recâ etdiğimiz 240b tahrîr olunan sultânlardır kim her birine birer takrîb ile âşinâlık kesb eyleyüp hamd-i Hudâ ibtidâ seyâhatimizde bu kadar kibâr-ı evliyâullahın âsitâne-i merkad-i pür-envârlarının atebe-i süflâlarına rû-mâlîde eyledik. Himmetleri hâzır ola. Bu niyyet cümle ehl-i îmân rûhîçün, Allah rızâsıyçün, Fâtiha, ve's-selâm, rahmetullahi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 240a–240b ·
metinde göster ·
… i İskender-i Kübrâ asrında (---)(---)(---) kral binâ etdükde lisân-ı Yunanîde
ismi
(---)(---) idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Rûmeli'nden Ceneviz küffârı istîl …
İbtidâ bânîsi İskender-i Kübrâ asrında (---)(---)(---) kral binâ etdükde lisân-ı Yunanîde ismi (---)(---) idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Rûmeli'nden Ceneviz küffârı istîlâ edüp lisân-ı Frenk'de ismi (---)(---) idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b ·
metinde göster ·
… u sene (---) târîhinde Rûmeli'nden Ceneviz küffârı istîlâ edüp lisân-ı Frenk'de
ismi
(---)(---) idi.
İbtidâ bânîsi İskender-i Kübrâ asrında (---)(---)(---) kral binâ etdükde lisân-ı Yunanîde ismi (---)(---) idi. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Rûmeli'nden Ceneviz küffârı istîlâ edüp lisân-ı Frenk'de ismi (---)(---) idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b ·
metinde göster ·
… azz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir
ismi
dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Ga …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Azerbaycân sâhibi Sultân Hasan, dest-i Ceneviz'den feth edüp ismine Tarab-zen dediler. Zirâ içinde hâkimi, ehl-i zevk bir krala avret olmağıla Tarab-zen dediler. Ba‘dehu Timur hâdisesinde Sultân Hasan, Mâverâu‘n-nehr'e Timur Hân istikbâline müteveccih oldukda küffâr hâksâr-ı dûzah-karâr olıcak İslâmbol Tek[f]uru Rûm Kostantin fırsat bulup istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u feth etdi kim (...)(...)(6 sene sonra Uzun Hasan)(...)} Mehemmed {Hân İslâmbol'dan donanma-yı hümâyûn ile kal‘a-i Tarabefzûn'a gelüp andan deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile Canha yollarından} Uzun Hasan ile Tercan sahrâsında ceng-i azîm edüp Sultân Hasan'ın kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp Sultân Hasan münhezimen kal‘a-i Azerbaycân'a firâr edüp ol feth-i fütûha "Butlânu keydü'l-hâyinîn" târîh olmuşdur sene 878. Diğer târîh Arapça{âyet-i şerîfi târîhdir} sene 878. Sultân Murâd-ı Evvel'in Kosova cenginden sonra Ebü'l-Feth'in bu gazâsı gibi Âl-i Osmân'da bir gazâ-yı ekber olmamışdır. Bu gazâdan on üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren ve bahren Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 târîhinde feth edüp âb [u] hevâsının letâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı meşhûru Tırabzen'dir. Ba‘zılar Tarab-efsûn derler ve niçeler Tarabozan derler ammâ lüğat-i sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Abazistân'ı bi'l-cümle mutî‘ [ve] münkâd edüp Şehzâde Bâyezîd Hân'ı hâkim edüp bi'z-zât kendüleri taht-ı sâlisi olan İslâmbol'a gitdiler. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâkim edüp Selîm Hân iki kerre bu şehirden karşu Kırım'a geçüp Tatar askeriyle babası üzre hurûc edüp bir kerre Varna altında ceng edüp münhezim oldu. Bir kerre yine Edirne kurbunda cidâl edüp münhezim olup Varna'dan gemiyle Tarabefzûn'a geçüp oğlu Süleymânı kâ’im-makâm edüp kendüsi tebdîl-i câme diyâr-ı Acem'e varup Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke'ye, andan Medîne'ye, andan Mısır'a gelüp Ebu's-su‘ûd Cârihî ve Hazret-i Merzûk Kifâfî ile müşerref olup "Yâ Selîm, rûh 249a ile'r-Rûm, ile'l-Acem tecî ale'l-Mısr" buyurduklarında du‘â-yı hayrlarıyla şeref-yâb olup tebdîl-i câme Mısır'ın cümle ahvâlinin Gavri ile gavrine irüp andan yine üçüncü senede Tarabefzûn'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdet yeniçerisiyle yek-dil [ve] yek-cihet olup yine Tarab-efzûn'dan deryâ-misâl Tatar askeriyle Menkli Girây Hân bile gelüp Çorlu sahrâsında pederi Bâyezîd Hân ile ceng edüp hâh u hâh cümle asker bî‘at edüp babasını Dimedoka'ya nefy edüp Havsa nâm kasabada babası Bâyezîd Hân merhûm olup Selîm-i Evvel müstakil pâdişâh olup ibtidâ Acem'de Şâh İsmâ‘îl ile gazâ-yı Çaldır meşhûr-ı âfâkdır. Andan gazâ-yı Mısır fethi başka tevârîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b–249a ·
metinde göster ·