… ıtrîk ve ruhbândan altı kerre yüz bin kıssîs var idi. {Anıniçün İslâmbol'un bir
ismi dahi
Puzanta'dır.} Puzantin dahi Tuna nehri buzu üzre at ile ubûr ederken buz meksûr …
Bânî-i hâmis: Yanko ibn Mâdyân oğlu Puzantin nâm kıral Ungurus diyârından cüyûş-ı müşrikîn ile İslâmbol'a gelüp babamın binâsı ve tahtıdır deyü şehr-i Makdon'ı müceddeden ta‘mîr ü termîm edüp taht edindi. Yüz sene mu‘ammer olup İslâmbol'u eyle amâr etdi kim hemân bıtrîk ve ruhbândan altı kerre yüz bin kıssîs var idi. {Anıniçün İslâmbol'un bir ismi dahi Puzanta'dır.} Puzantin dahi Tuna nehri buzu üzre at ile ubûr ederken buz meksûr olup Puzantin'in ömrü buz gibi şikeste olup vücûdu buz gibi eridi. Ol sene yine bir zelzele-i kübrâ olup İslâmbol münhedim olup ancak Hazret-i Süleymân'ın binâ etdüği kasır ve Ayasofya câmi‘i yerindeki ma‘bedgâh-ı Hazret-i Süleymân kalup yetmiş sene harâb [ü] yebâb kalup yılan ve çıyan ve bûm ve masasa kânı oldu. Ba‘dehu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
… nâkûsu bir gûne makâm ile çaldıklarında ol makâma rehâvî dediler. Zirâ şehrinin
ismi dahi
Ruhâ'dır. Anın içün rehâvî derler.
Ve bu deyrde Hazret-i İsâ zamânında erganûn ve nâkûsu bir gûne makâm ile çaldıklarında ol makâma rehâvî dediler. Zirâ şehrinin ismi dahi Ruhâ'dır. Anın içün rehâvî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 57b ·
metinde göster ·
… ve sığırları ve develeri gâyet çok olduğundan "Devey eli" derler. Mirzalarının
ismi dahi
Devey Bay Mirza deyü nâm vermiş bir kart âdemdir.
Bu kavm-i Noğay dahi Maskov diyârında re‘â[yâ] iken ceng ede ede kırk yıldan berü kaçup bu yurdlarda sâkin olup koyunları ve sığırları ve develeri gâyet çok olduğundan "Devey eli" derler. Mirzalarının ismi dahi Devey Bay Mirza deyü nâm vermiş bir kart âdemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191b ·
metinde göster ·
Vâlidelerinin ismi Cesîme bint el-Hâşim bin el-Mugîre'dir kim Ebû Cehil la’înin kız karındaşıdır. Ebû Cehl Hazret-i Ömer'in dayısı olur ve Ebû Cehil'in ismi dahi Ömer'dir. Lakabı Ebû Cehil'dir. Hazret-i Ömer'e Hazret-i Resûl Ömerü'l-Fârûk dediler. Hakkı bâtıldan fark etdikleriyçün bunlara Fârûk buyurdular. Müddet-i hilâfetleri 10 sene şehr 2 yevm 4. Hazret-i Resûl cümle Sahâbe-i kirâmlarına bir künye ya‘nî lakab korlar idi. Bunlara Hafz künye kodular. Ve duhter-i pâkîze-ahterleri Hafza'dır. Gâyetü'l-gâye zekî hâfıza-i Kur’ân idi. Hattâ Hazret-i Osmân-ı câmi‘ü'l-Kur’ân Kur’ân-ı azîmi cem‘ ederken bu bint Ömer Hafza'dan istimâ‘ edüp cem‘ ederdi. Anıniçün hâlâ cemî‘i kurrâ meşâyihleri mâbeyninde kırâ’at-i Hafz i‘tibâr etdikleri Hazret-i Ömer kızı Hafza'dan kalmışdır. Ve hayli mu‘ammere olmuşdur. Ammâ Hazret-i Ömer'in müddet-i ömürleri sene 23 Hicret'den sonra vefât etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y290a ·
metinde göster ·
Vech-i İbrâhîm Paşa'dır, zîrâ anlar binâ etmiş. Bir mürtefi‘ yerde şekl-i murab …
Menzil-i Kal‘a-i Vüş: Bir ismi dahi Vech-i İbrâhîm Paşa'dır, zîrâ anlar binâ etmiş. Bir mürtefi‘ yerde şekl-i murabba‘ bir sengîn bünyâd kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç yüz adımdır. Ve bir kapusu var, şimâle nâzırdır. Ve içinde bir kaç Arab hâneleri var. Ve bir mescidi var. Kurbunda bir bi’r-i mâsı var kim suyu âb-ı hayâtdır. Sâkiyeler ile sığırlar çeküp kal‘anın hâricindeki bürke-i azîm leb-ber-leb olup cümle huccâc ve devâbbât nûş edüp def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y373b ·
metinde göster ·
Menzil-i Mesâni‘: Hazret-i Mûsâ ile Fir‘avn bu mahalde ceng [ü] cidâl edüp asâ-yı Mûsâ fir‘avnîleri ve sihr ile ihdâs etdüği eşyâların asâ-yı sü‘bân cümlesin ekl [ü] bel‘ edüp mu‘cize-i Mûsâ âşikâre olduğu yer olmak ile Mesâni‘ derler, ya‘nî (---) demekdir. Bir ismi dahi Dâr-ı Hamrâ'dır. Cümle rimâl [ü] türâbı kırmızıdır. Müverrihlerin tahrîri üzre fir‘avnîler dest-i Mûsâ'da katl olunduklarında anların hûn nişânlarıdır kim zemîni la‘lgûn olmuşdur. Anıniçün Dâr-ı Hamrâ derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y386a ·
metinde göster ·
Sâlih'dir. Sây kal‘ası ağası mektûbun verüp safâ etdi ve bizim karşu cânibde âd …
Fûnc meliki hükmünde Kör Hüseyin Beğ hâkimdir. Bunda bir esvedü'l-vech kadıları var. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Kal‘ası Nîl içinde cânib-i garba karîb bir cezîrede olmağın beri şark cânibinde cümle refîklerimiz bırağup bir kayasa gemiyle cânib-i garbda kal‘aya ubûr edüp hâkimine vardık. Bir esmerü'l-levn recül-i sâlih olmağile ismi dahi Sâlih'dir. Sây kal‘ası ağası mektûbun verüp safâ etdi ve bizim karşu cânibde âdemlerimize ve atlarımıza zahîreler gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y395b ·
metinde göster ·