… r mîldir kim kaddi yüz zirâ‘-ı melikîdir. Bu dahi Fahr-i âlem'in vücûda geldüği
isneyn
gecesi zelzelesinden rahnedâr olup üstâd-ı bennâ eski İslâmbol hadîdi ile âdem …
İkinci tılısmât: Kostantîn'in Tavukbâzârı'ndaki hezârpâre amûdudur kim ahmer-gûn seng-i sumparadan binâ olunmuş bir müdevver mîldir kim kaddi yüz zirâ‘-ı melikîdir. Bu dahi Fahr-i âlem'in vücûda geldüği isneyn gecesi zelzelesinden rahnedâr olup üstâd-ı bennâ eski İslâmbol hadîdi ile âdem uyluğu kalınlıkda hadîd kemerler ile mezkûr mutalsam amûdu miyânlarından kırk aded yerden dirâgûş etdirüp hâlâ kâ’im ü sâbit durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16b ·
metinde göster ·
… be-civâr-ı Celle ve Alâ altmış üç yaşında mâh-ı Rebi‘ülevvel'in on ikinci gece
isneyn
gecesi vakı‘ olup Medîne-i Münevvere'de medfûndur. Andan mesned-nişîn-i hilâfet …
Rıhlet-i Resûl-i Hudâ be-civâr-ı Celle ve Alâ altmış üç yaşında mâh-ı Rebi‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi vakı‘ olup Medîne-i Münevvere'de medfûndur. Andan mesned-nişîn-i hilâfet Hazret-i Ebâbekir, andan Hazret-i Ömer, andan Hazret-i Osmân andan Hazret-i Alî, andan Hazret-i imâm Hasan hüsn-i rızâları ile hilâfeti ferâğat etdi. Andan imâm Hüseyin eş-şehîd be-dest-i Yezîd ibn Mu‘âviye. Andan hilâfet Âl-i Emeviyyûn'dan halîfe-i rû-yı zemîn Mu‘âviye oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu İskender vefâtından 882 sene sonra Hâtemü'l-enbiyâ Muhammedü'l-Mustafâ mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi rahm-ı mâderden sa‘âdetle müştak olup dünyâya kadem basup âlemi münevver kıldığı mevsim-i nisanın yigirmisi idi, hikmet-i Hudâ ol leyle-i mübârekde cemî‘i Kâfiristân içre bir zelzele-i azîm olup Bağdâd'da tâk-ı Kisrâ ve kubbe-i Kızılelma ve kubbe-i Ayasofya-yı bâlâ münhedim olup cümle âteş-gede-yı nâr-ı Nemrûd-ı merdûd sönüp niçe alâmetler zuhûr etdüğinden bildiler kim Muhammed dünyâya geldi dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34b ·
metinde göster ·
Ve isneyn gecesi cemî‘i bâzbâzânlardan veled-i zinânın yetmiş cîlelerinden ibtidâ ser-şabbâzân Kör Hasanoğlu ve dâmâdı Muslî Çelebi ve Mukallid Çufut Hasan ve Akbaba ve Sarı Celeb ve Çakman Celeb ve Simidcizâde ve cengîlerden Pıtıkoğlu ve Parpul kolu ve Osmân kolu ve Nâzlı kolu ve Ahmed kolu ve şehir oğlanları kolları cem‘ olup tâ sabâha dek Hüseyin Baykara meclisleri olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
… i Risâlet-penâh rahm-ı mâderden müştakk oldukları mâh-ı mevlûdün on ikinci gice
isneyn
gicesi olduğu leyle-i mübârekede Medâyin'de tâk-i Kisrâ ve İsvân şehrinde aynü' …
Sitâyiş-i tekyegâh-ı Urfa: Cümle (---) aded tekye-i dervîşân-ı zî-şândır, ammâ cümleden âsitâne-i Hazret-i İbrâhîm Halîl derûnı kal‘ada, zeyl-i iç hisârda binâ-yı Me’mûn Halîfe Hazret-i Halîlü'r-rahmân Âsitânesi Rûm u Arab u Acem'de ve'l-hâsıl cemî‘i memâlik-i İslâmiyye'de meşhûr-ı âfâkdır ki Nemrûd-ı la‘în rübûbiyyet da‘vâsında olup kartal kuşlarıyla göğe urûc edüp hâşâ sümme hâşâ "Gök tanrısı ile ceng ederim", deyü semâya ok atup bi-emri Hudâ oku kanlı yine kartal kuşlarına bağlı sandûkasına yine kanlı ok düşüp hâşâ ve kellâ "İşte gök tanrısın öldürdüm, müstakil yer ve gök tanrısı benim" deyü da‘vâ-yı ulûhiyyet etdikde Cenâb-ı Bârî Hazret-i İbrâhîm'i gönderüp îmâna da‘vet etdükde bu şehr içre Hazret-i İbrâhîm'i kayd-bend ile bir gâr-ı azîmde haps edüp dağlar kadar odunlar yığup bir azîm âteş-i Nemrûd edüp hâlâ âteş-gede-i Nemrûd-ı merdûd meşhûrdur kim Urfa şehri içre Hazret-i İbrâhîm tekyesi zemîninde idi. Hazret-i Risâlet-penâh rahm-ı mâderden müştakk oldukları mâh-ı mevlûdün on ikinci gice isneyn gicesi olduğu leyle-i mübârekede Medâyin'de tâk-i Kisrâ ve İsvân şehrinde aynü'l-leben kuruyup Mekke şehrinde Safâ ve Merve mâbeyninde sanemler ser-nigûn olup İskenderiyye'de amûdu'l-hayt münhedim olup Tarabefzûn'da tılsım-ı semek amûdu gark olup Makedon-ı Kostantiniyye'de berren u bahren üç yüz altmış altı tılsımât cümle münhedim olup ve Ayasofya kubbesi ve Roma papa kubbesi ve bunun emsâli niçe mutalsamâtlar münhedim olup ol leyle-i mevlûd-ı Nebî'de bu Urfa şehri içre âteş-i Nemrûd söndü. Ol âteşe Nemrûd-ı la‘în Hazret-i İbrâhîm'i mancınık ile âteşe atup tâ derûn-ı âteşe hevâdan tayerân ederek meyân-ı âteşe düşünce Cenâb-ı Bârî sûre-i (---)(---)Arapça emriyle nâra ferman-ı Hudâ olunca ol ân İbrâhîm'e nâr gülzâr-ı gül‘izâr olup âteş içinden bir aynü'l-hayât tulû‘ edüp Rabbü'l-izzet kudret-i hikmetin ızhâr içün ol ayn-ı zülâlin cânib-i erba‘asında gül-i gülistân ve sünbül ü reyhân ve andelîb-i hoş-elhân u gûnagûn murgân feryâd ü figân ederek pervâz u tayerân etmede, yine etrâfında âteş-i Nemrûd yanmada. Bu hikâye cümle tefâsir ve gayri kütüb-i mu‘teberelerde u mastûr ve muşarrahdır. Tatvîl-i kelâma hâcet yokdur, ammâ hâlâ mezkûr âteş-i Nemrûd içinden zâhir ü bâhir olan âb-ı hayât tekye-i Halîlü'r-rahmân içre bir kaynak-ı azîmdir kim cümle şehrin cevâmi‘leri ve hân u hammâmları cemî‘i hânedânları ve sarrâchâne ve debbâğhâneyi reyy eden ol âb-ı hayvân-ı uyûn-ı Halîlü'r-rahmân'dır kim içinde niçe bin elvân mâhîler şinâverlik ederler. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ efendimiz Bağdâd fethine giderken bu âsitâne ziyâretine gelüp temâşâ ederken iki aded mâhî sayd etdirüp gûşlarına birer altun mengûş geçirmişlerdir. Hulâsa-yı kelâm acîb u garîb âsitâne-i teferrücgâhdır kim medhinde lisân kâsırdır. Müte‘addid kâ‘alar ve gül-i gülistânlı hücreler ve kilâr ve matbah ile ârâste ve gûnâ-gûn müsâfirhâneler ile pîrâste olmuş bir âsitâne-i kübrâdır. Şeyhi Hazret-i eş-Şeyh Alî Efendi yârândan ârif-i billâh sofra sâhibi garîbü'd-diyâr muhibbi bir er, server-i hünerver sâhib-i nefes, pîşvâ-yı tarîk, âmil-i sıddîk, âlim-i tahkîk kimesne idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56a ·
metinde göster ·
… be idi. Efendimiz yedi günde ta‘mîr u termîm edüp mâh-ı Rebîülevvelin on ikinci
isneyn
günü bu hakîr Evliyâ-yı bî-riyâ Mevlûd-i Şerîfi tilâvet edüp bir cem‘iyyet-i az …
Evvelâ Bismillah ile şehr-i Silisre'den alay-ı azîm ile çıkup mezkûr namâzgâhda meks olundu. Sâhil-i Tuna'da çâr-kûşe divâr ile mebnî bir musallâ-yı harâbe idi. Efendimiz yedi günde ta‘mîr u termîm edüp mâh-ı Rebîülevvelin on ikinci isneyn günü bu hakîr Evliyâ-yı bî-riyâ Mevlûd-i Şerîfi tilâvet edüp bir cem‘iyyet-i azîm olmuşdur kim cemî‘i a‘yân-ı şehir mesrûr olup et‘ıme-i nefîse ve sükkerî ve aselî eşribeler ile muğtenim olup ilâ hâze'l-ân ehl-i Silisre ol mevlûdu ve ol ziyâfeti yâd edüp Melek Ahmed Paşa'ya hayr du‘â ederler. Hakkâ ki namâzgâh-ı Müslimîn ma‘mûr oldu. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122a ·
metinde göster ·
sene 1065, merkûm senenin yigirmi dördüncü bâzâr ertesi gün vakt-i seherde cemî …
Fî 23 şehr-i Ramazân fî yevm-i isneyn sene 1065, merkûm senenin yigirmi dördüncü bâzâr ertesi gün vakt-i seherde cemî‘i alây çavuşları ordu-yı İslâm içinde "binâhâ(?)!" deyüp feryâd ederek geşt [ü] güzâr edüp fermân-ı serdâr-ı mu‘azzam Melek Ahmed Paşa ile cümle asâkir-i İslâm'ı atlandırup mukaddemâ müşâvere-i umûr-dîdelerin ta‘yîn etdikleri merkezlere gitmek içün cümle ümerâ paşa otağına gelüp paşanın hayr du‘âlarıyla herkes me’mûr olduğu yire gidüp karâr-dâde oldular. Ammâ giceden cümle piyâde tüfeng-endâz ileri gidüp kemîngâhlarda pinhân olup ancak kalb-i askerde paşa yanında kapukulu yeniçerileri ve Paşa'nın sekban u sarıcaları ve Van'ın piyâde neferâtlarıyla cümle sekiz bin tüfeng-endâz Paşa yanında kalmışdı. Mâ‘adâ piyâdegân me’mûr olduğu pusu yerlerine gitmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 267b ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ sıhhat ü selâmet-birle sene 1066 mâh-ı Rebi‘ulevvel'inin yevm-i isneyninde rûz-ı nevrûz-ı mevlûd-i şerîf-i Nebevî'de şehr-i Bağdâd'a dâhil olup vâlî-i Irâk Kara Murtezâ Paşa hazretleri huzûruna varup dest bûs edüp Melek Ahmed Paşa efendimizin mektûb-ı muhabbet-uslûb ve hedâyâ gönderdiği murassa‘ gılâflı kılıcı ve bir cevâhirli hançer-i zülficcâmı ve bir cevâhirli çârkab tîrkeşi Murtezâ Paşa'ya verdikde cihân cihân hazz edüp hakîre eydür: "Evliyâm hoş geldin ve safa geldin. Ya biz sizi Tebrîz'den çıkup bürâderimizi Acem destinden halâs edüp bu cânibe teveccüh etdiğiniz çokdan istimâ‘ etmişdim" dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 332a ·
metinde göster ·
… e't-Tûfân Hazret-i Nûh Necî aleyhi's-selâm gemisiyle mâh-ı muharremin on ikinci
isneyn
günü bu Cûde şehri hâyilindeki cebel-i Cûde'de merkeb-i Nûh karâr edüp Tûfân'da …
İhvân-ı bâ-safâya şöyle ma‘lûm ola kim ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûh Necî aleyhi's-selâm gemisiyle mâh-ı muharremin on ikinci isneyn günü bu Cûde şehri hâyilindeki cebel-i Cûde'de merkeb-i Nûh karâr edüp Tûfân'dan halâs olup herkes ta‘âmın bir yire koyup pişirdiler ve Tûfân'dan halâs olduklarına şükrâne ol ta‘âmı tenâvül edüp ismine ni‘met-i âşûra dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 383a ·
metinde göster ·
… ı yüz geçüp Hazret-i Muhammedü'l-Mustafâ mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci gice
isneyn
gicesi Emîne Hâtûn'un rahminden müştakk olup sa‘âdetle bu rûy-ı arza kadem basd …
Evvelâ cümle muhaddisîn ü müverrihîn ve bâ-husûs müfessirîn Keşşâf hazretleri eyle tahrîr eylemişler kim bu Nasîbîn şehrine hukemâ-yı kudemâ kehhânları şehr-i Sakalân derlerdi. Niçe bin yıl bu şehr üzre ecinne kavmi ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederlerdi. Zîrâ Cenâb-ı Allah bu rûy-ı arzı sûre-i (---)(---) âyet-i şerîfe fehvâsında (---)Arapça nass-ı şerîfi üzre 393a bu edîm-i arzı altı günde lafz-ı "Kün" ile halk etdükde bu yer yüzün niçe bin ecnâs-ı mahlûkât-ı gûnâ-gûn ile mâl-â-mâl edüp ecinne kavmine bu arz-ı Irâk'da bu Nasîbîn-zemînin mesken [ü] me’vâ edüp mutasarrıflar idi. Tâ ki Enûşirvân-ı Ekâsire hâkim-i Irâk iken târîh-i İskender-i Yunan'dan sene 882 geçüp ve zamân-ı Hazret-i İsâ'dan sene altı yüz geçüp Hazret-i Muhammedü'l-Mustafâ mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci gice isneyn gicesi Emîne Hâtûn'un rahminden müştakk olup sa‘âdetle bu rûy-ı arza kadem basdukda ol leyle-i mübâreke içre cemî‘i dünyâda düyûrların kubbeleri yıkılup ve cümle âteşgede-i Nemrûdlar sönüp ve bu şehr-i Nasîbîn-i Dârü's-sakalân dahi cümle tılsımâtlarıyla heme âsâr-ı binâları münhedim {olup} kavm-i ecinne dahi güzel mesken-i latîf oldu. Zîrâ kavm-i ecinne harâb-âbâddan hazz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b–393a ·
metinde göster ·
günü Gümrük Emîni Hasan Ağa'yı Galata'da Kullekapusu kurbunda bize ma‘lûm kimes …
Mâh-ı mezbûrun on beşi isneyn günü Gümrük Emîni Hasan Ağa'yı Galata'da Kullekapusu kurbunda bize ma‘lûm kimesne hânesinde bulunup kapu arasında haps olunup kendüden iki bin kîse mâl taleb olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 7a ·
metinde göster ·
… savma‘a-i tek ü tenhâsında ale's-seher esmâü'l-hüsnâya müdâvemet ederdi ve her
isneyn
gecesi cümle iç ağalarına kırk bin salavât-i şerîfe ve her leyle-i Cum‘ada on i …
Ve kendü savma‘a-i tek ü tenhâsında ale's-seher esmâü'l-hüsnâya müdâvemet ederdi ve her isneyn gecesi cümle iç ağalarına kırk bin salavât-i şerîfe ve her leyle-i Cum‘ada on iki bin İhlâs-ı şerîfe tilâvet olunurdu. Ve hâlâ harem-i hâsda büyük oda ve küçük odalara on iki bin altun Bağdad'dan gönderüp vakf edüp uslûb-ı sâbıka üzre leyle-i isneynde ve leyle-i Cum‘ada kırk bin salavât ve kırk bin aded İhlâs-ı şerîfe tilâvet olunur aceb hayrât-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
… lara on iki bin altun Bağdad'dan gönderüp vakf edüp uslûb-ı sâbıka üzre leyle-i
isneynde
ve leyle-i Cum‘ada kırk bin salavât ve kırk bin aded İhlâs-ı şerîfe tilâvet olu …
Ve kendü savma‘a-i tek ü tenhâsında ale's-seher esmâü'l-hüsnâya müdâvemet ederdi ve her isneyn gecesi cümle iç ağalarına kırk bin salavât-i şerîfe ve her leyle-i Cum‘ada on iki bin İhlâs-ı şerîfe tilâvet olunurdu. Ve hâlâ harem-i hâsda büyük oda ve küçük odalara on iki bin altun Bağdad'dan gönderüp vakf edüp uslûb-ı sâbıka üzre leyle-i isneynde ve leyle-i Cum‘ada kırk bin salavât ve kırk bin aded İhlâs-ı şerîfe tilâvet olunur aceb hayrât-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
ve leyle-i Cum‘ada der-uhdelerin getirüp tilâvet ederler. Ve ol geceler gûyâ le …
Meselâ bir zırhı bin salavâta ve bir kılıcı elli bin salavâta ve bir semmûr kürkü bir hatm-i şerîfe ve bir mercân tesbîhi iki bin salavâta ve bir mücevher tüfengi bir hatm-i şerîfe bey‘ edüp herkes aldığı metâ‘ı salavâtı ve hatm-i şerîf der-uhdeleriyle hazînebaşı tahrîr edüp iç alay çavuşları dellâllık edüp leyle-i isneynde ve leyle-i Cum‘ada der-uhdelerin getirüp tilâvet ederler. Ve ol geceler gûyâ leyle-i Kadr olup mümessek Şâm fısdıklı ve bâdemli helvâlar ve hoşâblar tenâvül olunup du‘â vü senâlar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
… âret-i ibret-nümâ-yı binâ-yı kisrâlar ve kıbâb-ı âlîler var kim Mısır diyârında
İsne
ve İsvan ve Sûdân eyâletlerinde yokdur.
Bu şehr-i Sarây cümle selef hânlarının tahtgâhları olup nehr-i Etil kenârında olmak ile ol kadar ma‘mûr u âbâdân imiş kim çapar at ile bir günde [bir başından] bir başına yetişilir imiş. Bunda olan imâret-i ibret-nümâ-yı binâ-yı kisrâlar ve kıbâb-ı âlîler var kim Mısır diyârında İsne ve İsvan ve Sûdân eyâletlerinde yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 170b ·
metinde göster ·
ve İsvân ve vilâyet-i Sûdân ve vilâyet-i Funcistân vilâyet-i Irâk-ı Bağdâd'a se …
Hattâ bu sahrâda cemî‘i karalar vilâyetinin İsne ve İsvân ve vilâyet-i Sûdân ve vilâyet-i Funcistân vilâyet-i Irâk-ı Bağdâd'a sevâhillenen turnalar bahâr eyyâmında bu Heyhât sahrâsı sazlığ ve kamışlıklarına gelüp bunda yumurtlayup yavru çıkarır. Arabistân'da yavru çıkarmazlar ve aslâ anda yumurtlamazlar, zîrâ şiddet-i hârdan beyzaları pişüp yavru çıkarmazlar. Hemân evvelbahârda sevâhil diyârlardan sökün edüp bu Heyhât-ı Sağîr'e ve nehr-i Edil'den öte Heyhât-ı Kebîr'e gelüp yavrularlar. Hattâ bu hakîr nehr-i Edil kenârlarında tâ nehr-i Cayık'a varınca seyâhat ederken turna ve kaz ve ördeğin yavruları atlarımızın altında pâymâl-i rimâl olup gezerlerdi. Ve niçe semiz yavruların alup pişirüp safâsın ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190a ·
metinde göster ·
… mbol kubbesi Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci
isneyn
gecesi Emîne Hâtûn rahminden dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda b …
El-hâsıl midhatinde lisân kâsır ve kalemler kâsirdir. Lâkin kubbe-i ser-nigûnu kurşum örtülü değildir. Küffâr zamânında kâr-ı kadîm bir gûne çâr-kûşe kiremit örtülüdür kim bu dahi bir vâcibü's-seyr musanna‘ kiremitdir. Hattâ Ayasofya-i İslâmbol kubbesi Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci isneyn gecesi Emîne Hâtûn rahminden dünyâya kadem basdıkda ol kubbe münhedim oldukda bu Selânik Ayasofya kubbesi ve bu Hortaç Sultân câmi‘i kubbesi dahi münhedim olup yine ta‘mîr ü termîm etdikleri alâmetleri kubbenin kıble tarafında amâr olan yerleri âşikâredir. Cemî‘i Rûm tevârîhlerinde Büyük Kostantin-ipol'un anası Hellana karı bu Hortaç Sultân câmi‘in binâ edüp sonra Kuds-i Şerîf'de keferelerin bilâ-teşbîh ka‘besi olan Kumâme-i gumâme deyrini binâ etmişdir deyü yazmışlardır, ya‘nî tâ bu mertebe ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim kapusu üzre tahrîr olunan târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… e hâkimân-ı Kûhistân ve Âl-i Eyyûbiyân bin Şâdu'l-Kürdî der-hâkimân-ı Mısır Şâm
İsne
ve İsvân ve Âl-i Karahıtâniyân ve Âl-i Benî Artık der-memâlik-i Haleb ve Diyârb …
Bu def‘ada olan gazâ-yı ekber, Hazret-i Risâlet-penâh hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinden berü sahâbe-i kirâm ve Çâryâr-ı güzîn rıdvânullâhi te‘âlâ aleyhim ecma‘înden sonra devlet-i Âl-i Emeviyyûn'da ve devlet-i Âl-i Abbâsiyân'da ve devlet-i Fâtımiyyîn ve Keyyâniyyân ve Sâsâniyân ve Âl-i benî Ukayl ve Âl-i Dânişmendiyân ve Âl-i Karakoyunlıyân ve Âl-i Akkoyunlıyân ve Âl-i Hâşimiyân ve Âl-i Şâhân ve Âl-i Derbendiyân ve Âl-i Zülkadriyye ve Âl-i Ramazâniyye ve Âl-i Cingiziyân-ı Moğol-ı Hulagu ve Âl-i Cingiziyân-ı Mâverâ’u'n-nehir ve Âl-i inculiyân ve Âl-i Muzafferân ve Âl-i Çobaniyân ve Âl-i Küretbayân(?) ve Âl-i Serâbdârân ve Âl-i Timur-ı Gürgân ve Âl-i Benî Katâdeyân-ı şürefâ-yı Mekke ve Âl-i Tebâbi‘a ve Âl-i Ekâsire ve Âl-i Benî Resûl ve Âl-i Edârise ve Âl-i Hamûd-ı memâlik-i Endülüs ve Âl-i Mülettemîn ve Âl-i Muvahhidîn ve Âl-i Benî Hazîn ve Âl-i Benî Tâs der-memâlik-i Fas ve Âl-i Şürefâ-yı Mağrib-zemîn ve Âl-i Ağleb hâkimân-ı Afrika ve Âl-i Benî Kelb der-hâkimân-ı cezîre-i Sakalaba ve Âl-i Benî Hafz ve Âl-i Abbâsiyân'dan sonra Mısır'a ve bu cezîre-i Girid'e mâlik olanlardan Âl-i Tâhiriyân ve Âl-i Benî Leys Safâriyân ve Âl-i Sâmâniyân ve Âl-i Benî Ziyâd ve Âl-i Bûye ve Âl-i Sebüktegin ve Âl-i Gûr ve Âl-i Hârezmiyân ve Âl-i Selçukiyân-ı Îrân [u] Tûrân ve Âl-i Selçukiyân-ı memâlik-i Yûnân ve Âl-i Tâcu'd-devle ve Âl-i Atabegiyân der-memâlik-i Şâm ve devlet-i Melâhide hâkimân-ı Kûhistân ve Âl-i Eyyûbiyân bin Şâdu'l-Kürdî der-hâkimân-ı Mısır Şâm İsne ve İsvân ve Âl-i Karahıtâniyân ve Âl-i Benî Artık der-memâlik-i Haleb ve Diyârbekir ve Âl-i Mervâniyân hâkim-i Diyârbekir ekrâd-ı Ardalân-ı Sûrân ve Âl-i Benî Firdâsi'l-Kilâbî der-hâkimân-ı Haleb, nefer 7 ve Âl-i Benî Esed hâkimân-ı Hılle nefer 7 ve Âl-i Benî Hemedân hükkâm-ı Musul-ı Atîk nefer 6 ve Âl-i Bektûniyân (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307b ·
metinde göster ·
bir şehr-i azîm olur, zîrâ cânib-i erba‘asında el vilâyet bî-şümârdır. Ve etrâf …
İnşâallâhu Ta‘âlâ bu İsneyn bir şehr-i azîm olur, zîrâ cânib-i erba‘asında el vilâyet bî-şümârdır. Ve etrâfında olan bâğların üzümü Adana'ya ve Tarsûs'a ve Kurdkulağı'na ve Payas'a gider. Üzümü dağı taşı tutmuşdur. Kâsım gününden iki ay sonra kar altından bir gûne üzümü çıkar, gâyet meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158a ·
metinde göster ·
… dem koşup andan yine şarka dağlar içre belin başında azîm mîller var, o mahalde
İsneyn
bâzârının Kınıklı kazâsı ve Adana eyâleti hudûdu tamâm olup belden aşağı şark c …
"Bire avân! Bu ıssız dağlarda sana yoldaş olan asılacaklar ile ne yortup yopurup gezersin?" deyü vâfir itâb edüp kendü âdemlerinden on küheyl atlı âdem koşup andan yine şarka dağlar içre belin başında azîm mîller var, o mahalde İsneyn bâzârının Kınıklı kazâsı ve Adana eyâleti hudûdu tamâm olup belden aşağı şark cânibine Mar‘aş eyâletine kadem basup ol bel başında kırk elli dâne çalıdan evler ve obalar var. İçinde pür-silâh yüz dâne Türkmân ve gayri şehbâzlar hakîre karşu çıkup ta‘zîm edüp yer gösterdiler. Tarfetü'l-ayn içre bir kuzu kebâb etmeğe mübâşeret edüp esnâ-yı kelâmda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158b ·
metinde göster ·
… duğu on yiğide üç guruş verüp anlar dahi gerü döndüler. Ve bunların gözü önünde
İsneynliye
mektûb-ı sıhhatimiz yazup gönderdik. Bu mahalde aşağı yoldan berü iki atlı seği …
"Hoş geldiniz" deyü bizimle gelen refîkleri gerü döndürdüler. Ve anlara bir kaç akçe verelim dedik, rızâ vermediler Sarvanlı kal‘asında kocanın koşduğu on yiğide üç guruş verüp anlar dahi gerü döndüler. Ve bunların gözü önünde İsneynliye mektûb-ı sıhhatimiz yazup gönderdik. Bu mahalde aşağı yoldan berü iki atlı seğirderek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158b ·
metinde göster ·
… em vâlidesi, bir çâr-kûşe üstü açık mihrâblı mescid içinde medfûnlardır. Yevm-i
isneyn
ve yevm-i cum‘ada şehrin cümle nisvânları varup isyânlar edüp oğul kız isterler …
Ve şehrin şark cânibinde bâğçeler içinde İbrâhîm-i Edhem vâlidesi, bir çâr-kûşe üstü açık mihrâblı mescid içinde medfûnlardır. Yevm-i isneyn ve yevm-i cum‘ada şehrin cümle nisvânları varup isyânlar edüp oğul kız isterler. Ne‘ûzübillâh şirk-i hafîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y178b ·
metinde göster ·
… Ve gûnâ-gûn çerâğ ve şem‘dân ve kanâdîller ile müzeyyen bir mesciddir. Leyle-i
isneynde
ve leyle-i cum‘ada ve gayri leyle-i mübârekelerde şehrin cümle meşâyihleri ve s …
Bu bâbdan içeri mescid olan mağâra-yı azîmdir. Cânib-i erba‘asında def ve nakkâre ve kudüm zil [ü] bem tabıllar ile müzeyyendir. Ve mihrâbın iki cânibinde alem-i Ya‘kûbî alem-i Abbâsî var, siyâh-gûndur, ale't-tertîb mihrâbın tarafeynine dizilmişdir. Ve gûnâ-gûn çerâğ ve şem‘dân ve kanâdîller ile müzeyyen bir mesciddir. Leyle-i isneynde ve leyle-i cum‘ada ve gayri leyle-i mübârekelerde şehrin cümle meşâyihleri ve serçeşme olan şeyh Abdülkâdirü'l-Gîlânî. şeyhi cümle fukarâsıyla gelüp ol şeb deff [ü] kudüm çalarak tevhîd-i erre ederek cümle uşşâk mest [ü] medhûş olarak ihyâ ederler. Âyîn-i kadîmleri böyledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y200a ·
metinde göster ·
… -enbiyâ'ya gelince 600 sene, re’s-i mâ’ide mâh-ı Rebî‘ülevvel'in on ikinci gece
isneyn
gecesi sa‘âdetle rahm-i mâderden müştakk olup Tâk-ı Kisrâ ve Kasr-ı Havarnak ve …
Ve bu ortada kubbenin garb tarafına muttasıl bir kubbe-i âlî dahi vardır, gûyâ şehr-i Selânik'deki Ayasofya kubbesidir. Ammâ bunun ortası Q 95a açıkdır. Hazret-i Risâlet-penâh be-kavl-i Tevârîh-i ibn Abbâs, İskender-i Kübrâ'nın vefâtı târîhinden vilâdet-i Habîb-i Hudâ'ya gelince 882 senedir. Ve Yûnâniyân tevârîhi üzre Hazret-i Îsâ zamânından Hâtemü'l-enbiyâ'ya gelince 600 sene, re’s-i mâ’ide mâh-ı Rebî‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi sa‘âdetle rahm-i mâderden müştakk olup Tâk-ı Kisrâ ve Kasr-ı Havarnak ve kubbe-i Ayasofya ve bu mezkûr Kumâme kubbesi ol gece münhedim olup niçe kerre kralların imdâdıyla ta‘mîr ü termîm edüp aslâ esâs dutmayup örtüsü hâlâ küşâde olup telden şebeke edüp hûş [u] tuyûrdan emîn olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222a ·
metinde göster ·
… Hazret-i Mûsâ Bahr-i Kulzüm'ün Habeş cânibine gelüp Funcistân ve Berberistân ve
İsne
ve İsvân memleketinin halkın dîne da‘vet ederek Sa‘îd'de vatan-ı aslîsi olan be …
Ba‘dehu Hazret-i Mûsâ Bahr-i Kulzüm'ün Habeş cânibine gelüp Funcistân ve Berberistân ve İsne ve İsvân memleketinin halkın dîne da‘vet ederek Sa‘îd'de vatan-ı aslîsi olan beled-i Ermen-i isfûn'a gelüp andan Mısır-ı Atîk ki şehr-i Fustât'dır, anda halkı dîne da‘vet etdi. Zamân-ı bâ-sa‘âdetlerinden vilâdet-i Hazret-i Muhammed'e gelince 3300 senedir. Ömreş (---) sene ve sebeb-i ma‘îşet-i sanâyi‘i Hazret-i şu‘ayb'ın çobanı idi. Ve Kelîmullâh idi ya‘nî bilâ-vâsıta Cenâb-ı Bârî ile kelimât ederdi. Âye[t]: Arapça Cemî‘i tevârîh-i mu‘teberelerde hikâyeti mastûrdur. Ve hâlâ bu mahal ki Kudüs-i şerîfin cânib-i şarkîsinde yedi sâ‘at ba‘îdde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233b ·
metinde göster ·
Zamân-ı cehâletde Yesrib nâmıyla bir belîdecik idi. Ba‘dehu Hazret-i Risâlet-penâh Mekke-i mükerremede İskender-i Kübrâ'nın vefâtı târîhinden sene 882'de mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi Emîne Hâtûn rahminden müştakk olup sa‘âdetle edîm-i arza kadem basup âlemi münevver kıldıkda mâh-ı Nisanın yigirmisi idi. Kırk yaşında kâmil olup nübüvvet geldi. Nübüvvetden sonra mi‘râcları Mekke'de vâki‘ olup sinn-i sâlleri elli bir yaşında ve tokuz aylık iken Mekke münkirleri ile bilâhire geçinmek mümkin olmayup emr-i Rabb-i Celâl ile Mekke'den Medîne'ye hicret etdi. Hâlâ cemî‘i Tevârîh-i Âl-i Osmân ve Tevârîh-i Urbân Hicret-i Nebeviyye'den tahrîr ederler. Ammâ Yûnâniyân İskender'den zabt ederler. Yahûdâ Âdem-i Sânî Nûh'dan tahrîr ederler. Kabâbıta Hazret-i İdrîs'den terkîm eder. Hâlâ bu zikr olunan ecnâsın târîhleri böyle mazbût u merbûtdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y279a ·
metinde göster ·
… ke-i mükerremede vücûde gelmişlerdir kim mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece
isneyn
gecesi rahm-i mâderden müştakk olduğu mâh-ı Nîsân'ın yigirmisi idi ki âlem müne …
Muhammed bin İshâk kavlince Hazret-i Risâlet'in vilâdeti ve bâ-sa‘âdeti Hazret-i Îsâ zamânına dek sene 600, İskender zamânından vilâdete gelince sene 882 olmuşdur. Ve Mekke-i mükerremede vücûde gelmişlerdir kim mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi rahm-i mâderden müştakk olduğu mâh-ı Nîsân'ın yigirmisi idi ki âlem münevver oldu. Ammâ cemî‘i kâfiristânda kıyâmet kopup Tâk-ı Kisrâları ve cümle âteşgedeleri sönüp cümle esnâmları sernigûn olup zîr [ü] zeber oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y287b ·
metinde göster ·
Be-kavl-i ehl-i siyer müddet-i nübüvetleri 23 sene ve müddet-i ömr-i azîzleri 63 sene olup mâh-ı Rebî‘u'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi vâki‘ olup bilâ-vâsıta Cenâb-ı Bârî'ye rûh-ı pürfütûhun teslîm edüp dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye hicret-i sahîh eyleyüp rûh-ı şerîfi firdevs-i illiyyînde huzûr-ı Rabbü'l-âlemînde karâr etdi. Zîrâ bu dünyâ dâr-ı fânîdir, dâr-ı bâkî değildir. Âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y288b ·
metinde göster ·
… inden cânib-i garba iki konakdır. Ammâ şehr-i Kârân harâbdır. Âhir zamâna karîb
İsne
şehri ve İsvân şehri ve bu Kârân şehri amâr ola, deyü hadîs-i sahîh vardır.}
Tîh sahrâsına bir konak karîb ve Bahr-i Kulzüm'e gâyet yakın bir şehr-i azîm harâbistânında niçe yüz bin gârlar var kim her bir kehfin içlerinde nice kerre yüz bin benî âdem kemikleri yığılmışdır. Fir‘avn'un Bahr-i Kulzüm'de gark olmayup (---)(---)(---)(---) edenlerin kemikleridir. Her bir üstühânları kara kara üçer ve dörder ve beşer arşın incik ve kol kemikleri ve kazgan kadar, ve Adana kabağı kadar ve Van şehri lahanası kadar âdem kelleleri var. Hakkâ ki Fir‘avn cebbârlarının izâmlarıdır. Zîrâ Fir‘avn'un gark olduğu Bahr-i Kulzüm kenârında Kolundur boğazı burnuna karîbdir. Ammâ Tîh sahrâsı bu Kârân şehrinden cânib-i garba iki konakdır. Ammâ şehr-i Kârân harâbdır. Âhir zamâna karîb İsne şehri ve İsvân şehri ve bu Kârân şehri amâr ola, deyü hadîs-i sahîh vardır.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y382b ·
metinde göster ·
… vn ve kal‘a-i Etfu ve kabâ’il-i Hüceyze ve kabîle-i Ca‘ferî Y 457b ve kal‘a-i
İsne
ve şehr-i kebîr Ermen ve şehr-i Kurna.
(---) varakda, İbrîm'den kabâ’il-i Künûz ve kal‘a-i Tûmânis ve beled-i Hammâm-ı Fir‘avn ve kal‘a-i Etfu ve kabâ’il-i Hüceyze ve kabîle-i Ca‘ferî Y 457b ve kal‘a-i İsne ve şehr-i kebîr Ermen ve şehr-i Kurna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y457a–Y457b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Arîş'de doğan oğlu Mısrâyim'e hilâfet verdiler. Müstakil pâdişâh olup
İsne
ve İsvân'a ve Sûdân'a ve Fûncistân'a varınca hükm-i nâfiz bir melik oldu.
Ba‘dehu Arîş'de doğan oğlu Mısrâyim'e hilâfet verdiler. Müstakil pâdişâh olup İsne ve İsvân'a ve Sûdân'a ve Fûncistân'a varınca hükm-i nâfiz bir melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y6b ·
metinde göster ·
… yf şehrin yapdı. Ve biri Mîne idi. Ve Eşmûn ve İsyût ve Circe ve Kınâ ve Kûs ve
İsne
ve İsvân ve şellâl ve İbrîm ve Sây ve Halfa ve Sennâre ve Sûdân misilli esmâlı …
Meselâ Bayzar'ın bir oğlu Reşîd idi. Reşîd şehrin binâ etdi. Biri Dimyâd idi, biri İskender idi, biri Tîne, biri Seyfe, Benî Seyf şehrin yapdı. Ve biri Mîne idi. Ve Eşmûn ve İsyût ve Circe ve Kınâ ve Kûs ve İsne ve İsvân ve şellâl ve İbrîm ve Sây ve Halfa ve Sennâre ve Sûdân misilli esmâlı şehzâdelerin her biri bir şehir inşâ edüp ilâ hâze'l-ân ol şehirler sâhil-i Nîl'de ma‘mûr [u] âbâdân şehirlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y6b ·
metinde göster ·
… etinin mu‘tâd-ı kadîmleridir kim her sene mâh-ı Rebî‘ü'l-evvelin on ikinci gece
isneyn
gecesi oldukda mevlûdü'n-Nebî aleyhi's-selâm ederler kim vasfında lisân kâsırdı …
Mısır a‘yânlarının biri dahi Şeyh Bekrîlerdir kim pâdişâhâne zevk [u] safâları var. Husûsâ Şeyh Bekrî hazretinin mu‘tâd-ı kadîmleridir kim her sene mâh-ı Rebî‘ü'l-evvelin on ikinci gece isneyn gecesi oldukda mevlûdü'n-Nebî aleyhi's-selâm ederler kim vasfında lisân kâsırdır. Ol mahallerde şiddet-i hârdan bürkenin suyu altı ay durup kurur, bir çemenzâr fezâ olur, ol mevlûd günleri yüz kırk tarîk meşâyihleri bu bürke sahrâsına hayme ve sâyebânları ve sahâbeleri ile gelüp beş altı yüz çadır ulemâ ve sulehâ ve meşâyih niçe bin fukarâlar ile deff ü kudüm çalarak üç gün üç gece tevhîd-i sultânî ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y132a ·
metinde göster ·
… âliyye verüp kendüsi dahi yigirmi Mısrî kîse hâsıl eder. Dimyât'a ve Reşîd'e ve
İsne
ve İsvân'a varınca sagîr ü kebîr on bin pâre gemi bu risâle ağasının der-defter …
Ve Mısır ile bu şehrin mâbeyne-hümâsı serâpâ ma‘mûr, mahsûldâr bâğ u bâğçe ve besâtînler ve feddân u gaytândır. Hâkimü'l-vakti paşa tarafında yüz nefer tevâbi‘ [u] levâhıkı ile risâle ağası hâkimdir. Paşaya senevî yigirmi kîse mirsâliyye verüp kendüsi dahi yigirmi Mısrî kîse hâsıl eder. Dimyât'a ve Reşîd'e ve İsne ve İsvân'a varınca sagîr ü kebîr on bin pâre gemi bu risâle ağasının der-defterinde olup cümle re’îsleri taht-ı hükûmetinde olup Sa‘îd-i âlî'den mîrî gılâl taşıdup anbâr-ı Yûsuf'a korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y134a ·
metinde göster ·
… e'llâh, câ’e'n-Nîlü'l-mübârek hâze'l-leyle bi-emrillâhi ta‘âlâ, vâhid parmak ve
isneyn
parmak (---) bir arşındır, ba‘dehu bir arşın bir parmak" deyü nidâ ederek bir a …
"Es-selâmü aleyküm yâ vekîle's-sultâni'l-vâlî hafizakallâh ve sellemeke'llâh, câ’e'n-Nîlü'l-mübârek hâze'l-leyle bi-emrillâhi ta‘âlâ, vâhid parmak ve isneyn parmak (---) bir arşındır, ba‘dehu bir arşın bir parmak" deyü nidâ ederek bir altun hâliyesin alup kâmil seksen dörd gün bu üslûb üzre paşaya i‘lâm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y146b ·
metinde göster ·
… kerî muhâfazacılar vardır, Mısır'dan iki aylık yoldur — anı ubûr edüp vilâyet-i
İsne
ve vilâyet-i İsvân ve vilâyet-i Sa‘îd-i âlî olan şehr-i Circe'ye uğrar, andan b …
Bu buhayreden Nîl bir kol dahi olup cânib-i şimâlde iklîm-i evvelde ve iklîm-i sânîde vilâyet-i Kırmanka Y 157a ve vilâyet-i Kakan ve vilâyet-i Fûncistân ve vilâyet-i Berberistân ve vilâyet-i Nûbe ve vilâyet-i Sây — ki Mısır'ın nihâyet hudûdunda bir kal‘a-i azîmdir, Mısır'ın yedi bölük kulundan askerî muhâfazacılar vardır, Mısır'dan iki aylık yoldur — anı ubûr edüp vilâyet-i İsne ve vilâyet-i İsvân ve vilâyet-i Sa‘îd-i âlî olan şehr-i Circe'ye uğrar, andan bir ayda cereyân ederek şehr-i Menşiyye ve şehr-i Tahta ve şehr-i Ebûtîc ve şehr-i İsyût ve şehr-i Menfalût'a ve şehr-i Sanabû ve şehr-i Mellevî ve şehr-i Minye ve şehr-i Feşne ve şehr-i Benî Seyf ve andan Ümmü Dünyâ Mısır'a uğrar, anda Mısır'dan aşağı beş mîl ba‘îd Batnü'l-Bakar nâmında bir mahalden Nîl iki kol olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y156b–Y157a ·
metinde göster ·
… erleri Sây kal‘ası ve Der şehri ve İbrîm kal‘ası ve Şellâl vilâyeti ve İsvân ve
İsne
ve şehr-i Kûs ve şehr-i Kınâ ve Füvve ve Circe'ye, andan bâlâda tahrîr olunan M …
Ammâ Nîl'in ma‘mûr [u] âbâdân yerleri Sây kal‘ası ve Der şehri ve İbrîm kal‘ası ve Şellâl vilâyeti ve İsvân ve İsne ve şehr-i Kûs ve şehr-i Kınâ ve Füvve ve Circe'ye, andan bâlâda tahrîr olunan Mısır'a varınca şehirler ve Dimyât ve Reşîd'e varınca Nîl'in iki cânibi kat-ender-kat ma‘mûr [u] âbâdândır. Tevârîh-i Hıtat'da ve Hey’et-i Papamunta ve Atlas ve Minor ve Coğrafiyye kitâblarında Mısır'ın berren ve bahren eşkâliyle âbâdân yerlerin Q 217aP 214a tahrîr eylemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157b ·
metinde göster ·
Kırk elli ayak kaddi olur timsâhın vardır. Hakkâ bu
İsne
ve İsvân vilâyetlerinde olan mefret timsâh Nîl'in gayrı yerinde yokdur. Hattâ H …
Kırk elli ayak kaddi olur timsâhın vardır. Hakkâ bu İsne ve İsvân vilâyetlerinde olan mefret timsâh Nîl'in gayrı yerinde yokdur. Hattâ Hafîr-i Kebîr derler bir kal‘a vardır, Fûncistân melikinin vezîri mesâbesinde Kör Hüseyin Beğ'in kal‘asıdır, ol kal‘anın kapusuna demir yerine bir timsâh-ı azîmin derisin kapu kanadına üçer vukiyye demir mismârlar ile mıhlamışlar. Başı ve kuyruğu yokdur, hemân gevdesi derisidir. Hakîr kasden zirâ‘ ile ölçdürdüm; on dörd zirâ‘ kaddi ve yedi zirâ‘ arzı idi. Ben ta‘accüb etdim, ba‘zı Fûncistân ihtiyârları dahi mefretleri olur, dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y161b ·
metinde göster ·
gecesi Mısır'ın üç bin altmış tabaka minâresi niçe kerre yüz bin kanâdîller ile …
Mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi Mısır'ın üç bin altmış tabaka minâresi niçe kerre yüz bin kanâdîller ile Mısır minâreleri tezyîn olur, şehir içi nûr-ı münevver olur. Ol gece Özbekiyye bürkesi kenârında mevlûd-ı Şeyh Bekrî hazretleri mevlûdu gibi bir tantanaraklı ve bir tumturaklı mevlûdü'n-nebî olmazdır. Zîrâ on gün on gece evvel cümle a‘yân-ı Mısır'a esnâf Y 219b esnâf ziyâfet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y220b–Y219b ·
metinde göster ·
gecesi olur, ba‘zı âşıkân Şeyh Bekrî mevlûduna giderler, ba‘zı cânlar İbrâhîm-i …
Yine mâh-ı Rebî‘ü'l-evvel'in on ikinci gece isneyn gecesi olur, ba‘zı âşıkân Şeyh Bekrî mevlûduna giderler, ba‘zı cânlar İbrâhîm-i Gülşenî'ye gelirler, ba‘zı yârân Şeyh Bekrî'ye, andan Y 221a İbrâhîm-i Gülşenî'ye gelir. Ammâ bu Gülşenî mevlûdu cahcahunlu fellâhîn ve avâm-ı nâs içün değildir, havâssu'l-hâs içündür. Cümle Ervâm ve askerî tâ’ifesi ve erbâb-ı ma‘rifet ü tarîkat ve nazîf ü zarîf ve şâ‘ir ve erbâb-ı tasnîf kimesneler gelirler. Gayrı enâyî ve ecnebî Q 240b ve cühmel ü mühmel âdemler P 237b gelemez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y219b–Y221a ·
metinde göster ·