Ammâ Mağrib-zemînde Bahr-i Okyûnûs içre Ferendûz nâm bir cezîre içre Saydûn nâm bir azîmü'ş-şân pâdişâh var idi. Gâyet mağrûr ve müdemmiğ olup Hazret-i Süleymân'a ser-fürû etmeyüp serkeşlik etdi. Andan Hazret-i Süleymân yer götürmez cünd-i firâvân ile ve cemî‘i ecnâs-ı hayevân ile Saydûn Pâdişâh'ın üzerine varup cümle dâr [u] diyârın harâb [ü] yebâb ve ahâlîsin esîr [ü]8b itâb edüp âhir Melik Saydûn'u sayd-ı dâm-ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp serâperde-i Süleymân önünde şemşîr-i âteş-tâb ile katl edüp bî-nâm [u] bî-nişân etdi. Ammâ bu maktûl Saydûn melikin felekde misli lâ-nazîr bir perî-peyker, melek-manzar duhter-i nâ-şüküfte-i münevvere-i ahteri ve matla‘-ı bâhteri var idi. Hazret-i Süleymân ol duhteri mâl-ı ganâyimden alup izdivâclarında indirâc etdiler. Zîrâ ol mahalde Hazret-i Süleymân mücerred-i pâk idi kim Yemen diyârında Sabâ şehri pâdişâhının kızı Belkîs Havvâ Bursa nevâhîlerinde Aydıncık nâm taht-ı azîmde merhûme olup Süleymân Nebî mücerred kalup bu Saydûn Pâdişâhın kızı Aline'yi firâşiyle müşerref edüp Rûm ellerine getürdükde ol kız ığvâ-yı şeytân ile dâ’imâ bükâ-âlûd idi. Hazret-i Süleymân bu duhter-i bed-ahterin ahvâl-i pür-melâlinden su’âl etdükde kız eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a–8b ·
metinde göster ·
"Ey tâlib, gerçi âşık-ı sâdıksın ammâ dahi feleğin germ [ü] serdin çekmeyüp nâ-puhtesin, seni bir kaç kerre tecrübe içün itâb [ü] şitâb edüp kulûbuna 38a dokundum, ammâ yine benden rû-gerdân olmayup i‘tikâd-ı tâm ile eteğimden ayrılmadın. Ammâ seni bir pîre götürürüm, içeri girüp selâm verüp sana dediğim köşede kırk gün çille-i merdân çeküp otur, ammâ anda olan kimesnelerin bir fi‘line karışmayup sümmün bükmün durup aslâ dünyâ kelâmın etme,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37b–38a ·
metinde göster ·
ü şitâb olup yine kemâ-kân sâhib-i mühür olup senevî yedi yüz kîse hâss-ı vüzer …
Ba‘dehu Paşa mührü sa‘âdetlü pâdişâha teslîm etmek murâd edinüp kendüye taraf-ı pâdişâhîden itâb ü şitâb olup yine kemâ-kân sâhib-i mühür olup senevî yedi yüz kîse hâss-ı vüzerâyı Bâb-ı Hümâyûn'a teslîm etmeği kanûn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79b ·
metinde göster ·
Andan Hâfız (---) Paşa câmi‘i: (---) Gâzînin vüzerâlarındandır. Ebü'l-feth câmi‘i kurbünde olmağile bu Ahmed Paşa bir gece vâkı‘asında Ebü'l-feth'i görüp Ebü'l-feth bu Hâfız Paşa'ya itâb [ü] hitâb edüp "Niçün benim câmi‘im kurbünde câmi‘ binâ edüp niçün cemâ‘atım aldın" deyü bu Hâfız Paşa'yı katl eder. Paşa hemân hâbdan bîdâr olup bu vâkı‘ayı ta‘bîr etdirüp hayr ola derler. Yetmiş günden merhûm olup mezâra defn ederken lahd kenârından bir taş uçup Paşa-yı mûmâ-ileyhin üzerine düşüp bi-emrillâh kılıç gibi başını keser. Tevâtürle meşhûr-ı âfâkdır. Târîhi budur (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89b ·
metinde göster ·
… d edüp her neferi lehce-i mahsûsalarıyla çorbacıya hitâb edüp çorbacı da anlara
itâb
edüp ellerindeki feneri bir yoldaşı götürmeden âciz olup ol yoldaş feneri çorba …
Mukallid Şengül (---) Çelebi: Tarîk-i Mevlevî'de ve kâhî Gülşenîde bir şakrak ve sebük-rûh mukallid idi. Hacivad Çorbacının acemî oğlanlarıyla gece İslâmbol içre kol dolaşdığın taklîd edüp her neferi lehce-i mahsûsalarıyla çorbacıya hitâb edüp çorbacı da anlara itâb edüp ellerindeki feneri bir yoldaşı götürmeden âciz olup ol yoldaş feneri çorbacının atı reşmesine hotas gibi asup gider, at dahi fânûs şu‘lesinden ürküp at çorbacıyı yere vurup cümle neferleri firâr edüp, 212a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211b–212a ·
metinde göster ·
eder. Hakkâ ki latîf, gûnâ-gûn, musanna‘ çam bardakları ve ibrîkları yaparlar, …
Memdûh-ı âhar: 95b Cümle kûh-ı bülendleri çamlık olmağıla kurâlarında ikişer kulplu çam bardakları olur. İkisin bir hımâra tahmîl ederler. Anın içinden bir katre mâ-i sâfî nûş eden âb-ı hayât nûş etmiş olur. Diyâr-ı Hind'e hedâyâ götürürler. Kûze-i sanavber deyü memdûh-ı Hindistân'dır. Hattâ Hindistân diyârında bir nisvân-ı sâhib-isyân ehline muğber-i hâtır olsa "Ben senin neni gördüm. Yohsa bana Rûm'un sanevber kûzesinden âb-ı hayât mı nûş etdirdin?" deyü ehline itâb eder. Hakkâ ki latîf, gûnâ-gûn, musanna‘ çam bardakları ve ibrîkları yaparlar, meşhûrdur. Bu diyârda ol bardaklara boduç ve senek derler. Rûm'a dahi hedâyâ gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a–95b ·
metinde göster ·
… bi olup vâcibü'l-katl olmuşuz kim ilimiz vilâyetimiz nehb ü gâret olup bu kadar
itâb
u ikâba müstahak olayuz. Emr Hudâ'nındır, iki el bir baş içündür" deyüp "Tiz pa …
Bu nâme tahrîr olunup Erzurûm Vâlîsi Tavukçu Mustafâ Paşa'nın dahi gönderdiği şikâyetnâme mektûbunu nâme ile paşa efendimizin kapucubaşılarından Çerkes Cânpolat Ağa Kuskunkıran üzre ılkar ile mektûbları hâna götürüp verdikde dîvânhânede mektûblar kırâ’at olunup mefhûmu hânın derûnunda yer edüp hân eydür: "Bre cânım, biz ne acâ‘ib cürüm sâhibi olup vâcibü'l-katl olmuşuz kim ilimiz vilâyetimiz nehb ü gâret olup bu kadar itâb u ikâba müstahak olayuz. Emr Hudâ'nındır, iki el bir baş içündür" deyüp "Tiz paşa efendimize cürmümüz afv etmek içün bir mektûb tahrîr edüp ve bu kadar genc-i Kârûn hedâyâ hâzır edin." deyü nâme getüren ağanın yanında hâb-ı hargûş-gûne evzâ‘lar edüp pes-i perdeden belki Melek Ahmed Paşa bu mektûbunun akîbince şebhûn edüp şehrimi gâret ideler, mülâhazasıyla cümle eyâletinde olan Ekrâd beğlerine isti‘câlnâmeler tahrîr edüp asker taleb eder. Ve kendüsü dahi dahme-i Şeref Hân'ı küşâde kılup etrâf diyârlardan on yedi bin tüfeng-endâz cem‘ine mukayyed olup her diyâra âdemler gönderüp şehrin cânib-i erba‘asına meterisler ve rasîf-i İskenderîler etdirüp şeb [ü] rûz etrâf-ı şehre onar bin âdem nigehbânlar kor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 261a ·
metinde göster ·
… i cümle kırk sene halîfe oldu. Cemî‘i hilâfetinde İmâm Hasan'a ve İmâm Hüseyn'e
itâb
u şitâblı ve ta‘n-âmîz mektûblar tahrîr ederdi. Hazret-i Âyişe-i Sıddîka Mu‘âvi …
Hazret-i Ömer ve Osmân zamânında Şâm'da yigirmi sene halîfe oldu. Ba‘dehû yigirmi sene dahi cümle kırk sene halîfe oldu. Cemî‘i hilâfetinde İmâm Hasan'a ve İmâm Hüseyn'e itâb u şitâblı ve ta‘n-âmîz mektûblar tahrîr ederdi. Hazret-i Âyişe-i Sıddîka Mu‘âviye ile Sıffîn cenginden sonra yine hilâfet-i Mu‘âviye'de ba‘dehû Hicretü'n-Nebeviyye sene 58 târîhinde müddet-i ömrü sene 67 yaşında merhûme olup Medîne-i Münevvere'de Bakî‘de medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 350b ·
metinde göster ·
… ldu, ammâ dahi büyük hicâbı oldur kim İsmâ‘îl Paşa, Serdâr Alî Paşa'ya vardıkda
itâb
gûne sözler söyleyüp,
Bu kerre beri tarafda İsmâ‘îl Paşa dem-beste ve hayrân-ı sergerdân ve pür-hicâb âlûde olup mezkûr ipi Seydî boğmağa hâzır etmişdi, anı pinhân edüp cemî‘i nüdemâları beyninde meyyit-i müteharrik-misâl oldu, ammâ dahi büyük hicâbı oldur kim İsmâ‘îl Paşa, Serdâr Alî Paşa'ya vardıkda itâb gûne sözler söyleyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 184b ·
metinde göster ·
eder. Bir dahi ol cebbâr melik kendü kızın menkûhalığa Hazret-i Yahyâ'dan fetvâ …
"Benî İsrâ’îl pâdişâhlarından bir melik-i cebbâr var imiş. İsmine (---) derler imiş. Senin akrabâlarından Meryem niçin babasız oğlan getirüp hâşâ zinâ etdi?" deyü Hazret-i Yahyâ'ya itâb eder. Bir dahi ol cebbâr melik kendü kızın menkûhalığa Hazret-i Yahyâ'dan fetvâ ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b ·
metinde göster ·
… ğlarda sana yoldaş olan asılacaklar ile ne yortup yopurup gezersin?" deyü vâfir
itâb
edüp kendü âdemlerinden on küheyl atlı âdem koşup andan yine şarka dağlar içre …
"Bire avân! Bu ıssız dağlarda sana yoldaş olan asılacaklar ile ne yortup yopurup gezersin?" deyü vâfir itâb edüp kendü âdemlerinden on küheyl atlı âdem koşup andan yine şarka dağlar içre belin başında azîm mîller var, o mahalde İsneyn bâzârının Kınıklı kazâsı ve Adana eyâleti hudûdu tamâm olup belden aşağı şark cânibine Mar‘aş eyâletine kadem basup ol bel başında kırk elli dâne çalıdan evler ve obalar var. İçinde pür-silâh yüz dâne Türkmân ve gayri şehbâzlar hakîre karşu çıkup ta‘zîm edüp yer gösterdiler. Tarfetü'l-ayn içre bir kuzu kebâb etmeğe mübâşeret edüp esnâ-yı kelâmda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158b ·
metinde göster ·
… i mi sanırsın? Bir deve içün gerü kalırsın, cânından korkmaz mısın?" deyü vâfir
itâb
edüp bir deve ihsân eyledi. Bizim kalan devenin bir dev[e] idi ki ta‘bîr olunma …
"Be efendi! Siz bu Arabistânı Rûm seyâhati gibi mi sanırsın? Bir deve içün gerü kalırsın, cânından korkmaz mısın?" deyü vâfir itâb edüp bir deve ihsân eyledi. Bizim kalan devenin bir dev[e] idi ki ta‘bîr olunmaz. İşte on beşine değer şâm beledîsi bir şütür-i ner idi kim gûyâ Dâbbetü'l-arz idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368a ·
metinde göster ·
… le kendüyi minâre kaddi kasırdan Nîl'e atup halâs olur. Selîm Hân hâs odalılara
itâb
edüp cümlesine Mısır beğliği ihsân edüp ve ahd-i emân ile kasd eden fidâyîyi ge …
Ammâ fâtih-i Mısır Selîm Hân bu kasır'da bir gece hâb-âlûd iken Çerâkese tarafından bir fidâyî da‘vâ-yı merd ile bir cerime süvâr olup Nîl üzre cereyân ederek Mikyâs dibine yanaşup cerimin direğine fidâyî nâm âsî çıkup serenden kasrın kubbesine, kubbeden Selîm Hân'ın câmehâbına nüzûl edüp tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ ile Selîm Hân'ı şehîd edem derken hemân Hazret-i Risâlet Selîm Hân'ı hâbdan bîdâr edince hemân fidâyî cân havli ile kendüyi minâre kaddi kasırdan Nîl'e atup halâs olur. Selîm Hân hâs odalılara itâb edüp cümlesine Mısır beğliği ihsân edüp ve ahd-i emân ile kasd eden fidâyîyi getirdüp İslâmbol'a götürüp i‘zâz [u] ikrâm etdüği bâlâda tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y149b ·
metinde göster ·
Bâlâda birkaç kerre bu kisve-i şerîfin evsâfı zikri sebkat etmişdir. Ammâ bu dahi bir hazîne-i sultânîdir, lâkin Âl-i Osmân hayrâtı değildir, Âl-i Ekrâddan yine selâtîne-i zamâne şecerüddür nâm bir hâtûnun evkâfıdır. Cemî‘i mülûka nasîb olmayup bu hâtûna nasîb olmuşdur. Hâlâ Mısır'a karîb on pâre ma‘mûr [u] âbâdân kurâları vardır, ol kurâlardan senevî yüz yetmiş kîse hâsıl olup kisve nâzırı yetmiş kantâr harîr ve üç kantâr sîm-i hâlis alup mâh-ı Mevlûd'da üstâdları şürû‘ edüp mâh-ı Receb'de kisve nâzırı nümûne içün birkaç vasle tamâm edüp paşa huzûruna getürüp a‘lâ nazîf ise nâzıra ve üstâdlara hil‘at ihsân olunur. Eğer musanna‘ değil ise ta‘zîr ü itâb [u] ikâb olunurlar. Andan mâh-ı şevvâl'in gurresinde kisve-i şerîfin itmâmı müjdesi paşaya vâsıl olup alay tenbîh olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y197b ·
metinde göster ·
… rrikalardan Alî Ağa nâmında bir cebbâr ağa gelüp şeyh Selâme'ye ve şeyh Ahmed'e
itâb
ü şütûm edüp beyâz buyurdı şeyhlerin yüzüne urup,
Hattâ İbrâhîm Paşa asrında bir kâşif mâl-ı pâdişâhî içün medyûn olup firâr edüp Bedevî hazretlerinin âsitânesine girüp kapandı. İbrâhîm Paşa tarafından iki def‘a ağalar gelüp cür’et edüp kâşifi almağa kâdir olmayup gitdiler. Bir gün müteferrikalardan Alî Ağa nâmında bir cebbâr ağa gelüp şeyh Selâme'ye ve şeyh Ahmed'e itâb ü şütûm edüp beyâz buyurdı şeyhlerin yüzüne urup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286a ·
metinde göster ·
… Bire mel‘ûn, nice diri etsen gerek. At ayağında pâymâl-i rimâl oldu" deyü vâfir
itâb
etdi. Hemân pehlivân,
"Hay mel‘ûn, tahkîk bu fakîre sen hasm-ı kavî imişsin kim bu fakîrin lâşesine böyle hakâret etdin. Bire mel‘ûn, nice diri etsen gerek. At ayağında pâymâl-i rimâl oldu" deyü vâfir itâb etdi. Hemân pehlivân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y421b ·
metinde göster ·
… up haps ederler. Ve gâh gâh paşa sarâyında muhâsara edüp (---)(---)(---) ikâb
itâb
azâb edüp azl edüp katl etmeği mu‘tâd etmişlerdir. Böyle nâ-hak işleri niçe ehl …
Hulâsa-i kelâm Mısır kavminin eğer tâ’ife[-i] askerîsi ve ulemâsı dâ’imâ hâkimleri üzre tasaddurları kadîm eyyâmda Ferâ‘ine asrından berü olagelmişdir. Ammâ hâlâ paşa vüzerâlarını gâh sarâyda gâh kasr-ı (---) vîrân sakfda ve gâh Taşyatır sarâyında yatırup haps ederler. Ve gâh gâh paşa sarâyında muhâsara edüp (---)(---)(---) ikâb itâb azâb edüp azl edüp katl etmeği mu‘tâd etmişlerdir. Böyle nâ-hak işleri niçe ehl (---)(---)(---) bir iki kerre çok olur, zîrâ böyle işler var iken vezîr vaz‘ eylemişlerdir. Ve gâh Kâsımlı ve gâh Zülfikârlı (---)(---) öyle biri biriyle hasm olup Rûmeli Meydânında ceng-i azîm olup meydân (---)(---) kede olur. Ba‘zı zamân Kara Meydânda kara leşler kara tağlar gibi yığılup (---)(---) bu misilli olur. Ve ba‘zı zamân Sultân Hasan câmi‘ine ve Sultân Mü’eyyed Q 353aP 347a câmi‘ine kapanup ceng-i azîm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·