… meger aydılar ol uluşluġları: biz buldımız atalarımıznı bir din üze biz olarnıŋ
izleri
tize yorıġlılar-miz
23 mundaġuḳ ıḍmadımız sėnde burun uluş içre ḳorḳutġuçı meger aydılar ol uluşluġları: biz buldımız atalarımıznı bir din üze biz olarnıŋ izleri tize yorıġlılar-miz
olur kim Mânî ve Behzâd kalemin çekmede âcizlerdir. Bu sûf dahi Engürü'ye mahsû …
Keyfiyyet-i mevvâc-ı sûf: Bir kazgan-ı kebîri germâ-germ âteş üzre koyup kazgan içine murâd edindikleri elvân boyalar içre kazganın nısfına dek su koyup ağaçdan binâlar üzre deste deste sûfları korken her sûfun birer katı içre birer ağaç çöpleri koyup deste deste sûflar kazgan içre yerleşdirüp kazganın ağzın kapayup etrâfın hamîrle sıvayup germâ-germ âteş edüp bi-emrillah ol kazgan içre buların te’sîri buhârı sûflara urup sun‘-ı Hudâ gûnâ-gûn izler olur kim Mânî ve Behzâd kalemin çekmede âcizlerdir. Bu sûf dahi Engürü'ye mahsûsdur. Edîm-i arzda bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Frenk veled-i zinâları bu Engüri keçilerinden Frengistân'a götürüp hayâl iplik eğirüp sûf dokumak murâd edindiler. Bi-emrillah keçiler bir senede bayağı tüğlü keçiler oldu ve dokudukları şeyleri sûf olmayup mevc vermeğe kâdir olmadılar. Âhir Engürü'den eğrilmiş sûf ipliği alup Frengistân'a götürüp sûf idelim dediler, olmayup âhir ruhbânlar içün hâlâ sûf gibi hayyâl mevcsiz siyâh rukla şâlı dokurlar. Ahâlî-i Engürü, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin kerâmetidir ve âb [u] hevâmızın letâfeti hükmüdür, derler. Hakkâ ki rub‘-ı meskûnda nazîri yok sûfları olur ve muhayyeri dahi meşhûrdur. Ve Engürü kerpiçi dahi meşhûrdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 358a ·
metinde göster ·
… n ol şiddet-i şitâda atlara gulâmlarımla süvâr olup karlar söküp atlar gezdirüp
izler
açardım, ammâ yine hânın ve beğlerin sohbetlerinde, "Haydar Ağa'yı şöyle çaldık …
Hemân her gün ol şiddet-i şitâda atlara gulâmlarımla süvâr olup karlar söküp atlar gezdirüp izler açardım, ammâ yine hânın ve beğlerin sohbetlerinde, "Haydar Ağa'yı şöyle çaldık, şöyle urduk, şöyle urdu" deyü niçe zamân dillerinde dâsitân olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·
… zîler şunda konan kırk elli bin asker idi. Eğer anlar bu sahrâdan kalkdılar ise
izleri
kalkup gitmedi. İzlerin arayup bulalım, ol yola düşelim. Elbette anlar yâ dün y …
Hakîr eyitdim: "Bire gâzîler şunda konan kırk elli bin asker idi. Eğer anlar bu sahrâdan kalkdılar ise izleri kalkup gitmedi. İzlerin arayup bulalım, ol yola düşelim. Elbette anlar yâ dün yâ bugün kalkmışlardır" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b ·
metinde göster ·
… elli bin asker idi. Eğer anlar bu sahrâdan kalkdılar ise izleri kalkup gitmedi.
İzlerin
arayup bulalım, ol yola düşelim. Elbette anlar yâ dün yâ bugün kalkmışlardır" d …
Hakîr eyitdim: "Bire gâzîler şunda konan kırk elli bin asker idi. Eğer anlar bu sahrâdan kalkdılar ise izleri kalkup gitmedi. İzlerin arayup bulalım, ol yola düşelim. Elbette anlar yâ dün yâ bugün kalkmışlardır" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b ·
metinde göster ·
im‘ân-nazar ile nazar etdik, ammâ deryâ-misâl cüyûş izleri, ammâ henüz ubûr etm …
Hemân esîrlerimizden su’âl etdikde "Bu Fransa vilâyeti yoludur. Allâh bilir Fransa kralı Donkarkız vilâyeti ve Danimarka vilâyeti ve Dış Fransa vilâyetlerinin askerlerin bizim krala imdâd gönderüp Alaman dağların aşup Yanık kal‘asına gitdiler" dediklerinde leşkerin izlerine im‘ân-nazar ile nazar etdik, ammâ deryâ-misâl cüyûş izleri, ammâ henüz ubûr etmişler. Andan yine cânib-i garba bir gün gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 4b ·
metinde göster ·
… iklerinde leşkerin izlerine im‘ân-nazar ile nazar etdik, ammâ deryâ-misâl cüyûş
izleri
, ammâ henüz ubûr etmişler. Andan yine cânib-i garba bir gün gidüp,
Hemân esîrlerimizden su’âl etdikde "Bu Fransa vilâyeti yoludur. Allâh bilir Fransa kralı Donkarkız vilâyeti ve Danimarka vilâyeti ve Dış Fransa vilâyetlerinin askerlerin bizim krala imdâd gönderüp Alaman dağların aşup Yanık kal‘asına gitdiler" dediklerinde leşkerin izlerine im‘ân-nazar ile nazar etdik, ammâ deryâ-misâl cüyûş izleri, ammâ henüz ubûr etmişler. Andan yine cânib-i garba bir gün gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 4b ·
metinde göster ·
… da pâymâl-i rimâl olup şehîd olur, zîrâ ol mahalde bu kavm-i Tatar ardlarına ve
izlerine
bakmak de’bleri değillerdir, zîrâ onar ve on beşer kadar atlar birbirlerinin ku …
Bu kavim ol kavm-i sâ‘ıka-i ra‘d-vârdır kim tahmînen küffâr bir iki merhale yerlerde kalınca cemî‘i Tatar'a çapul bırakmak, ya‘nî ılgar ile gitmek fermân olundukda cümle kavm-i Tatar mukaddemâ arpaya bağlanmış ve yaranmış ve kızaklanmış ağırmak küheylân atlarına ol gün süvâr olup seğirdirler. Allâh ırağ eylesün ol mahalde bir âdem atdan tekerlense aslâ halâs mümkin değildir. Hemân ol âdem at ayakları altında pâymâl-i rimâl olup şehîd olur, zîrâ ol mahalde bu kavm-i Tatar ardlarına ve izlerine bakmak de’bleri değillerdir, zîrâ onar ve on beşer kadar atlar birbirlerinin kuyruklarına arkanlarla bağlı olup cümle atlar birbirlerin keşân ber-keşân çekerler. Eyle ana baba gününde bir at dahi yıkılsa ol at bir dahi davranmayup atların ayakları altlarında helâk olur, değil ki benî âdem atdan yıkılup halâs ola. Ol at dahi zîr-i pây-i semendde ve benî âdem dahi atların ayakları altlarında herse ve ma‘cûn ve lahm-ı acîn gibi olur Allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 112a ·
metinde göster ·
… rakları bizim Kapudan Paşa ardına düşüp gitdiler, ammâ Kapudan Paşa gemilerinin
izleri
ve tozların görmeyüp hâ’ib [ü] hâsir yine mezkûr Istandiye adası limanı cehenne …
Gayri gemileri darabât-ı top-ı kûpdan firâr edüp niçesi mecrûhan mezkûr cezîreye firâr edüp yerleri dâru'l-bevâr-ı cehennem olup niçe bakıyyetü't-topları olan zevrakları bizim Kapudan Paşa ardına düşüp gitdiler, ammâ Kapudan Paşa gemilerinin izleri ve tozların görmeyüp hâ’ib [ü] hâsir yine mezkûr Istandiye adası limanı cehenneminde karâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a ·
metinde göster ·
önümüz sıra leb-i deryâda kumluk üzre gidiyor. Allâh'a sığınup gulâmlar ve refî …
Ol izler önümüz sıra leb-i deryâda kumluk üzre gidiyor. Allâh'a sığınup gulâmlar ve refîkler ile Âyetü'l-kürsî ve Mu‘avvezeteyn'e müdâvemet ederek ayak ayak giderek yol üzre ba‘zı evc-i âsımâna ser çekmiş çınâr ve kavak [ve] meşe ağaçlarının âdem beli kalınlığı dalları gûyâ ustura ile kesüp yere bırakmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344b ·
metinde göster ·
… ek yola revâne olup (---) sâ‘atde yine Pireveze deryâsı kenârınca giderken yine
izlerine
râst gelirdik, ammâ izleri küçülmeğe başlayup Yanyalı Arslan Paşa oğlu Kaplan P …
Gulâmlarım tokuz aded silâhların alup tokuz nefer kâfirler ormand[a] âlem-i hayretde kalup anda bırakdık, ammâ hakîr dahi ileri gitmeğe aslâ dermânım kalmayup yine "Tevekkelî alâ Hâlıkî" diyerek yola revâne olup (---) sâ‘atde yine Pireveze deryâsı kenârınca giderken yine izlerine râst gelirdik, ammâ izleri küçülmeğe başlayup Yanyalı Arslan Paşa oğlu Kaplan Paşa çiftliği yanında izlerin gâ’ib etdik, ammâ yüzlerin görmedik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 345a ·
metinde göster ·
… atde yine Pireveze deryâsı kenârınca giderken yine izlerine râst gelirdik, ammâ
izleri
küçülmeğe başlayup Yanyalı Arslan Paşa oğlu Kaplan Paşa çiftliği yanında izleri …
Gulâmlarım tokuz aded silâhların alup tokuz nefer kâfirler ormand[a] âlem-i hayretde kalup anda bırakdık, ammâ hakîr dahi ileri gitmeğe aslâ dermânım kalmayup yine "Tevekkelî alâ Hâlıkî" diyerek yola revâne olup (---) sâ‘atde yine Pireveze deryâsı kenârınca giderken yine izlerine râst gelirdik, ammâ izleri küçülmeğe başlayup Yanyalı Arslan Paşa oğlu Kaplan Paşa çiftliği yanında izlerin gâ’ib etdik, ammâ yüzlerin görmedik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 345a ·
metinde göster ·
… izleri küçülmeğe başlayup Yanyalı Arslan Paşa oğlu Kaplan Paşa çiftliği yanında
izlerin
gâ’ib etdik, ammâ yüzlerin görmedik.
Gulâmlarım tokuz aded silâhların alup tokuz nefer kâfirler ormand[a] âlem-i hayretde kalup anda bırakdık, ammâ hakîr dahi ileri gitmeğe aslâ dermânım kalmayup yine "Tevekkelî alâ Hâlıkî" diyerek yola revâne olup (---) sâ‘atde yine Pireveze deryâsı kenârınca giderken yine izlerine râst gelirdik, ammâ izleri küçülmeğe başlayup Yanyalı Arslan Paşa oğlu Kaplan Paşa çiftliği yanında izlerin gâ’ib etdik, ammâ yüzlerin görmedik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 345a ·
metinde göster ·