… iyâhlar ile memlûdur. Her birinde beşer onar müstahfızân-ı cebeciyân vardır. Ne
kâdirler
kim ol mahalle karîb bir kimesne duhân içe. Zîrâ ol tarafların şâhrâhları bile …
Ve bu beş kârhânede hâsıl olan bârûd-ı siyâhlardan mâ‘adâ Tophâne'de ve Selânik ve Belgrad ve Mısır'da hâsıl olan bârûd-ı siyâhlar, Mısır'dan hazîne olup Der-i devlete geldikde Silivrikapusu'ndan Yenikapu'ya varınca kal‘a dîvârında ne kadar üstü örtülü çâr-kûşe kubbe-i azîmler var ise anlara der-mahzen edüp leb-ber-leb niçe kerre yüz bin şedde bârûd-ı siyâhlar ile memlûdur. Her birinde beşer onar müstahfızân-ı cebeciyân vardır. Ne kâdirler kim ol mahalle karîb bir kimesne duhân içe. Zîrâ ol tarafların şâhrâhları bile cümle bârûd döğülmüşdür. Kaçan Selânik ve Mısır'dan bârûdları der-mahzen etdiklerinden sonra tarîk-ı âm üzre niçe bin at yükü ve arabalar ile deryâ kenârından kum getirüp yola dökerler. Tâ bu mertebe ihtirâz ederler. Zîrâ Mustafâ Hân cülûsunda bir kulleye ra‘d isâbet edüp kullenin der [ü] dîvârların evc-i âsumânâ perrân edüp ba‘zı pâreleri dörd sâ‘at yerde Çekmecelere düşdü. 176b Ve bir vaslası Üsküdar'a düşdüğü müsbetdir kim karîbü'l-ahd vâkı‘ olmuşdur. Anıniçün âteşden ihtirâz edüp cümle bârûdu bir yere komayup kulle kulle korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176a–176b ·
metinde göster ·
… î-insafdırlar. Bunların cümlesi bir yere cem‘ olsa pâdişâhları hal‘ edüp cülûsa
kâdirlerdir
.
Ammâ bu tabbâğlar bahâdır ve zorba kavim olmağile cümle (---) aded esnâf bunlara bakarlar. Her kankı zamânda olsa elbette ser-çeşmelerine Ahi Baba derler. Merhûm Melek Ahmed Paşa efendimizin sene 1006 târîhinde vezâretden azline bunlar sebeb olmuşdur. Hakkâ ki zorba esnâf-ı bî-insafdırlar. Bunların cümlesi bir yere cem‘ olsa pâdişâhları hal‘ edüp cülûsa kâdirlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 194a ·
metinde göster ·
… biri İslâmbol gibi bir kal‘a ve Ayasofya ve Süleymâniyye gibi bir câmi‘ yapmağa
kâdirlerdir
. Ve yetmiş kethudâ ve yetmiş çavuş bütün gün anlar ile İslâmbol içre gezüp hudû …
Kârhâneleri Vefâ kurbünde doğramacıbaşı kârhânesinde olurlar, ammâ büyük ağalık olmağile dâ’imâ dîvânı cümle ihtiyârlar ile hânesinde eder. Kâmil yetmiş halîfesi vardır kim her biri İslâmbol gibi bir kal‘a ve Ayasofya ve Süleymâniyye gibi bir câmi‘ yapmağa kâdirlerdir. Ve yetmiş kethudâ ve yetmiş çavuş bütün gün anlar ile İslâmbol içre gezüp hudûdundan taşra tarîk-i âm üzre yâ bir garîb ü fakîr hânesine havâle hâne yapanların hakkından gelüp hânelerin yıkmağa me’mûrlardır ve yapan üstâdın hakkından gelirler. Ve üç yüz yetmiş aded esnâf yamakları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 204b ·
metinde göster ·
… Kapucıbaşı'nın baş kutular ile mahkemede emânet koyup paşaya geldiklerinde, ne
kâdirler
paşanın yanına bî-haber varmağa, paşanın cümle iç gılmân-ı hâssalara haberdâr o …
Bu şehr içre on gün meks edüp seyr [u] temâşâ ederken mukaddemâ bâlâdâ Körköy nâm mahalde gelen Murâd Haseki ve Çavruzcu Çavuş'u dörd gün haps edüp Sâlih Paşa karındaşı Murtaza Paşa'ya ulak Sâlih'i gönderüp "Gâfil me-bâş, başın gider" deyü mektûblar göndermişdi. Hikmet-i Hudâ "el-Abdü yüdebbiru vallahu yukaddir" tatar Sâlih dörd gün mukaddem gidüp Nusaybin nâm şehr-i harâbe vardıkda bir gice at üzre sar‘a dutup depesi üzre menzil-i hânda ser-nigûn olup mebhût olup meyyit-i müteharrik-misâl yatar. Beri tarafda paşanın dörd gün sonra gönderdiği Murâd Haseki, Murtazâ Paşa'ya yetişüp "Sa‘âdetli Pâdişâh, sultânımı kapudan paşa eyledi. Müjde bizimdir" deyü birer semmûr kürk ve birer kîse harc-ı râh sikke-i hasene verüp râh-ı Bağdâd'dan avdet edüp Diyârbekir'de Bezikîoğlu hânesinde Murtazâ Paşa meks etdüğü mahalde Murâd Haseki ve Çavruzcu Çavuş "emr pâdişâhın" deyüp Murtazâ Paşa'nın başına kapucularla üşüp kellesin teninden cüdâ edüp onuncu günde ânî gördük, şehr-i Merzifon'a Murâd Haseki ve Mülakkab Çavuş mahkemeye gelüp Murtazâ Paşa ile Çaylak Kapucıbaşı'nın baş kutular ile mahkemede emânet koyup paşaya geldiklerinde, ne kâdirler paşanın yanına bî-haber varmağa, paşanın cümle iç gılmân-ı hâssalara haberdâr olup hançer belde ve kabza elde âmâde olup Haseki ve Çavuş berk-i hazân-misâl dir dir ditreyüp kapunun eşiğin bûs edüp saff-ı na‘lde ayak üzre karâr etdiklerinde paşa eydür: "Bre kâfirler! Ol mazlûm Murtazâ Paşa'yı niçe katl etdiniz. Ben hod sizin cemî‘î esbâblarınızı ve eğer ve teğeltilerinizi aramış idim. Sizde 348a kapudanlıkdan gayrı hatt-ı şerîf görmedim. O, merhûmun katli hattın kande hıfz etmişdiniz. Allah'ı severseniz doğru söylen" deyü yemîn verdikde hemân Murâd Haseki "Vallahi devletli Vezîr! Biz emir kuluyuz, fermân pâdişâhındır. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 347b–348a ·
metinde göster ·
… camapur askeri gibi derinti haşerât askerleri var kim kime söylemeğe ve sormağa
kâdirler
.
Bu hâl üzre el vilâyet elden gidüp avrat ve oğlan alâ mele’i'n-nâs karanlık kuyuda if‘âl bâbına çekilmeğe başlandı. Ve niçe ehl-i ırz âdemlerin hâneleri her gece taşlandı. "Bire bunu kim etdi" deyince üç âsî ve üç tâbi‘ vezîrlerin camapur askeri gibi derinti haşerât askerleri var kim kime söylemeğe ve sormağa kâdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 73a ·
metinde göster ·
… iş ve ömr-i azîzleri yüz yetmişe yetmiş iken yine at binüp kılıç kuşanup cimâ‘a
kâdirlerdir
.
Der-reng-i rûy-ı pîr [ü] cüvân-ı tüvânân: Cemî‘i pîr-i nâ-tüvânlarının bile rûy-ı ahmer-cebînleri humret üzre olup kemâl mertebe müsinn ü mu‘ammer Zâl-ı zamân olup kuvveti gitmiş ve hey’eti yitmiş ve ömr-i azîzleri yüz yetmişe yetmiş iken yine at binüp kılıç kuşanup cimâ‘a kâdirlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228b ·
metinde göster ·
idi. Ve bunların ordusundan ganîmet ordu bir meterisde yok idi, zîrâ her bâr Mı …
Bu Göllük tarafında İbrâhîm Paşa-yı Ebü'l-hayr'ın Haleb askeri ardında cümle üç bin aded güzîde Mısır askeri serdârları Mısır beği Köse Kansu Beğ ve Yeniçeri Ağası Kundakçı Mustafâ Ağa ve Bayrakdâr Selîm Çavuş ve yedi odabaşı ve yigirmi aded çorbacı ve on aded Çerâkise beğleri ve'l-hâsıl yedi bölükden sipâhiyân ve gönüllü ve tüfeng-endâz ve sağ ve sol kol ağaları ve müteferrikagân ağalarıyla cümle üç bin asker-i Mısırlı idi, ammâ on bin aded kâmil tevâbi‘ [ü] levâhıklarıyla meterise girüp bunların etdiği savaş-ı perhâş bir meterisde olmazdı, zîrâ cümlesi taşıdıkları silâhların icrâ etmeğe kâdirler idi. Ve bunların ordusundan ganîmet ordu bir meterisde yok idi, zîrâ her bâr Mısır'dan gemileriyle ve Hilâl vilâyetinden firkateleriyle ale'd-devâm zahîreleri gelir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291a ·
metinde göster ·
… ile kûh-ı Bîsütûn'u bî-sütûn kaldırup Y 5b bir yerden bir yere nakl etdirmeğe
kâdirlerdir
. Buna mu‘âraza eden kimesne himmetü'r-ricâl takla‘u'l-cibâli ve ilm-i cerr-i es …
Bu mu‘âraza eden kimesnelerin haberleri yokdur kim hübût-ı Âdem'den sonra benî âdem kadar tüvânâ ve zor-bâzûya mâlik kavim yok idi. Ve her bir âdemin kaddi yüzer zirâ‘ idi. Ve hâlâ zamânımız âdemleri ikişer üçer zirâ‘dan tavîl olmaz. Ammâ ilm-i cerr-i eskâl ile kûh-ı Bîsütûn'u bî-sütûn kaldırup Y 5b bir yerden bir yere nakl etdirmeğe kâdirlerdir. Buna mu‘âraza eden kimesne himmetü'r-ricâl takla‘u'l-cibâli ve ilm-i cerr-i eskâli bilmezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y5a–Y5b ·
metinde göster ·