… rden merhûm oldu. Nemse böyle kuvvetli ve cengâver, muhîl şeytanat sâhibi kalın
kâfirlerdir
.
Evvelâ Alman kıralı amân demeyüp dâ’imâ adâvet ederdi. Süleymân Hân'ın kırk sekiz sene hayâtı(?) gazâ ile geçüp dörd sene Arab'da ve dörd sene Acem'de ve dörd sene Venedik kâfirinde ceng edüp otuz altı sene kâmil Nemse çâsârıyla ceng edüp âhir anların diyârlarında Süleymân Hân maraz-ı zahîrden merhûm oldu. Nemse böyle kuvvetli ve cengâver, muhîl şeytanat sâhibi kalın kâfirlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130b ·
metinde göster ·
… Arnavudlar ve lağımcı ve necisli Ermenîlerdir kim cümle esnâfın mezmûm u menhûs
kâfirlerdir
. Pâdişâhım biz bu esnâfı üzerimize tasaddur etdirmeziz. Cümle mehterhâne ocağı …
"Bizim hidmetimiz pâdişâhıma her bâr lâzımız kim bir cânibe müteveccih olsa mehâbet [u] salâbet, şân, şöhret [ü] şevket içün dosta düşmana karşu tabl, kudüm, nefîrin döğerek gider. Bâ-husûs ceng mahallinde guzât-ı müslimîni cenge terğîb edüp yüz yigirmi koldan ceng tablına ve kös-i hâkânîlere turralar urulup asker-i İslâmı cenge kılındırmağa sebeb oluruz. Bâ-husûs pâdişâhım bir şeye elem-zede oldukda def‘-i gam içün huzûrunda on iki makâm yigirmi dörd şu‘be ve yigirmi dörd usûl ve kırk sekiz terkîb ilm-i mûsikârdan fasl edüp pâdişâhım mesrûr olur. Hukemâ-yı kudemâ kavlince sâz [ü] söz ve hânende ve mahbûb rakkâs âdemin rûhuna safâ verir. 202b Bu gûne rûha gıdâ verici esnâflar hod bize mensûbdur. Sen ki mi‘mârbaşısın, senin cümle esnâfın Ermenî ve Urum kefereleri ve egserci Çingâneler ve löküncü ve suyolcu Arnavudlar ve lağımcı ve necisli Ermenîlerdir kim cümle esnâfın mezmûm u menhûs kâfirlerdir. Pâdişâhım biz bu esnâfı üzerimize tasaddur etdirmeziz. Cümle mehterhâne ocağı halkı kırılmağı irtikâb ederiz. Irz-ı pâdişâhî yok mıdır kim bir alay haşerât alayımıza tekaddüm edeler. Bâ-husûs her yerde alem-i Resûlullâh olursa ol alayda tabl-ı Âl-i Osmânî gerekdir" deyü ser-i mehterân ve serkâr-ı sâzendekâr bu gûne da‘vâ-yı merd edince çalıcı mehterler mukaddem alay etmek içün fermân-ı şehriyârî oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 202a–202b ·
metinde göster ·
… i sa‘âdet'e geldi, ya‘nî bu Özü Kazağı tâ bu mertebe div-dest kavm-i Benî Asfer
kâfirlerdir
. Her bâr Özü kal‘ası gâzîleri atlanup şeb [ü] rûz bu kâfirler ile ceng eder bir …
Ammâ garâbet bunda kim bu kal‘a ile karşusundaki Kılburun kal‘alarının ve Özü kal‘alarının topları sular üzre kirpi gibi kat-ender-kat nâzır iken sene (---) İbrâhîm Hân asrında Kazak kâfiri bir gece yüz pâre şaykaların sırık hamalları gibi arkalarında ve gâh felenkler ve gâh kızaklar üzre gemilerin karadan getirüp Karadeniz'e çıkarup Karadeniz etrâfın nehb u gâret edüp Kâsım'dan sonra yine bu mahalle gelüp arkalarında gemilerin getirirken Tatar askeriyle Özü askeri yetişüp cümle kâfirleri dendân-ı tîğdan geçirüp cemî‘i İslâm esîrlerin halâs edüp bakıyyetü's-seyf olan kefereleriyle şaykaları Der-i sa‘âdet'e geldi, ya‘nî bu Özü Kazağı tâ bu mertebe div-dest kavm-i Benî Asfer kâfirlerdir. Her bâr Özü kal‘ası gâzîleri atlanup şeb [ü] rûz bu kâfirler ile ceng eder bir alay yarar ve bahâdır ve şecî‘ dilâver server-i hünerver gâzîlerdir. Bu gâzîlerin birkaç ağavâtlarıyla kayıklara binüp karşu tarafda Kılburun kal‘ası seyr [ü] temâşâsına gitdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a ·
metinde göster ·
… âkı‘a rû’yâ-yı sâliha-i Melek Ahmed Paşa'dır. Ol kara kuşlar işte bu kara başlı
kâfirlerdir
kim kal‘ayı alup yuva yapup milk edinmek isterler. Kal‘a içinden zâhir olan âte …
Hakîr eyitdim: "Dokuz gündür Melek Ahmed Paşa bir vâkı‘a görüp Özü kal‘ası üzre kara kuşlar hâr-ı hâşâk taşıyup yuva yapmak isterler. Hemân kal‘adan bir âteş zâhir olup cümle kara kuşların kuyrukları ve kanatları yanup yere düşüp yuvarlanurlar dedi. İmdi ol vâkı‘a rû’yâ-yı sâliha-i Melek Ahmed Paşa'dır. Ol kara kuşlar işte bu kara başlı kâfirlerdir kim kal‘ayı alup yuva yapup milk edinmek isterler. Kal‘a içinden zâhir olan âteş işte bizim atdığımız kumbara âteşleridir kim cümle küffârı yakup kolları ayakları yanup kırıldılar. şimdi iş bitüp bu kal‘a inşâ’allâh dest-i küffârdan halâs olur. Bu niyyete el-Fâtiha" deyüp ba‘de't-tilâve-i Fâtiha cür’et edüp sağdan ve soldan tahta minâreye kurşum gelir, ammâ ne hâl ise Hazînedâr {Alî Çelebi}60b minârenin zirve-i âlîsine çıkup cânib-i şimâldeki mukaddem gelen kâfirlere bakdık. Topların çeküp kayıkların yükledüp gitmek sadedlerinde, ammâ elime dûrbînim alup yıldız cânibi tarafına bakdım. El-azametullâh bir kara nahır gibi kara kura domuz sürüsü gibi bir kâfir askeri tarfetü'l-ayn içre kal‘a altına gelüp iki üç bin araba ve topları ve cebehâneleri ve zahîreleriyle tahmînen on bin kâfir var gelüp Küçük Hasan Paşa kal‘ası kurbunda yanan varoş içre siperlenüp kondukları ân cenge âhenk etmeğe başlayup cümle arabaların kal‘a altındaki meterislerine getürürken beş pâre kal‘alardan yine bunlara eyle toplar {urdular} ve anlar da kal‘aya bir yaylım kurşumlar{dan sonra} henüz gelen seksen pâre şâhî topları kal‘aya eyle urdular kim tarafeynin sadâ-yı top-ı kûpından ve keferelerin Yajuj'ından ve ümmet-i Muhammed'in Allâh Allâh'ından sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî cihânı doldurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 60a–60b ·
metinde göster ·
… ir: "Bire şu iki kâfiri dahi âzâd etdim. Biri rızâsıyla mürted kâfir, biri zâtî
kâfirlerdir
" deyü esîr kâfiri mürted kâfire verüp seg ber-sahrâ gitdiler. Cümlemiz bu kelâm …
Paşa-yı hâzır-cevâb eydir: "Bire şu iki kâfiri dahi âzâd etdim. Biri rızâsıyla mürted kâfir, biri zâtî kâfirlerdir" deyü esîr kâfiri mürted kâfire verüp seg ber-sahrâ gitdiler. Cümlemiz bu kelâmlara hayrân kaldık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137a ·
metinde göster ·
… âna ve bizim hasmımız olan âsî Venedik'e gılâl verir sûret-i hakdan görünür bir
kâfirlerdir
. Ve bir iki kerre bizim Nova kal‘asın kâfire vermeğe bunlar sebeb olmuşdur.
Ve cânib-i şimâli ve şarkî ve garbîsin cümle Hersek sancağı hâki ihâta edüp cümle gılâli Hersek'den gider. Hattâ ahidnâme-i Süleymân Hân'da bizim Hersek nâhiyelerinden kendü akçeleriyle kırk bin kile buğday almak kanûndur, ammâ bu bahâne ile ellerinde olan hatt-ı şerîfleri mûcebince beher sene 154a niçe kerre yüz bin kîle gılâl alup beş bahâsına cümle kâfiristâna ve bizim hasmımız olan âsî Venedik'e gılâl verir sûret-i hakdan görünür bir kâfirlerdir. Ve bir iki kerre bizim Nova kal‘asın kâfire vermeğe bunlar sebeb olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b–154a ·
metinde göster ·
… ar'da Türbe kal‘asın ve Peçoy kal‘asın ve Darda kal‘ası ve Ösek köprünüzü yakan
kâfirlerdir
" deyü haber verdiklerinde hemân serhad gâzîleri eyitdi:
"Amân yuramlarım, ya‘nî ağalarım size ganîmet gösterelim, ammâ Yenikal‘a tarafına gitmen. Yüz bin kâfir ol tarafda karınca gibi kaynar. İçlerinden kuş olsanız uçamazsız ve bu kadar mâl-ı esîrlerinizle oralardan geçemezsiz. Hemân eğer sözümüz tutarsanız Pojaga taraflarında iki kılıç arasında Zirinoğlu köyleri vardır, hâlâ âsîlerdir ve anlar sizin Bobofça ve Berezense ve Seğitvar'da Türbe kal‘asın ve Peçoy kal‘asın ve Darda kal‘ası ve Ösek köprünüzü yakan kâfirlerdir" deyü haber verdiklerinde hemân serhad gâzîleri eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 185b ·
metinde göster ·
… lbette döğüşmek iktizâ eder, zîrâ şimdi bu dağlar aslâ hâlî değildir, mâl-â-mâl
kâfirlerdir
ve yol iz bilmeziz. Her kankı askerimiz bize râst gelirse elbette bu kâfirleri …
"Yâ sultânım belki bizim gibi yoldan taşra ormanlara çıkan çeteci askerlere râst geleyüz yâhûd bu esîr kâfirlerimiz gibi katana kâfirlerine râst geleyüz. Yoldır izdir ve askerlikdir, bize ve size sarkındı edeler. Elbette döğüşmek iktizâ eder, zîrâ şimdi bu dağlar aslâ hâlî değildir, mâl-â-mâl kâfirlerdir ve yol iz bilmeziz. Her kankı askerimiz bize râst gelirse elbette bu kâfirleri ve bu mâlları ellerimizden alırlar" deyü kölelerim yahşi meşveret etdiler. Seyfî gulâm eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 26a ·
metinde göster ·
… Musallânî ve Kınâğî ve Nusayrî ve bunun emsâli niçe kavm-i dalâlet-âyîn melâ‘în
kâfirlerdir
. Ammâ bu kavim gâyet mâldâr ve mün‘im kavimdirler.
Bu sengistân içre cümle (---) fırka-i dâldir. Ammâ cümleden hâkimleri kavm-i Dürûzî'dir ve Teymânî Yezîdî ve Mervânî ve Hûbârî ve Ma‘rûfî Aklı ve Kızıllı ve Şehâbî ve Şehbâzî ve Zeydânî ve Zübdânî ve Tâtekî ve Musallânî ve Kınâğî ve Nusayrî ve bunun emsâli niçe kavm-i dalâlet-âyîn melâ‘în kâfirlerdir. Ammâ bu kavim gâyet mâldâr ve mün‘im kavimdirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y184b ·
metinde göster ·