İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kân*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
1.004
isabet
897 cümle/beyitte
372,1
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
19 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi1.002409,3
DLT’deki Türkçe parçalar2689,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 1.004

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kân*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
DLT II, 128 Kânı aḳıp yoşuldı / Kâpı ḳamuġ teşildi / Ölüg bile ḳoşuldı / Tuġmış küni uş batar
DLT II, 188 Köŋli köyüp kânı ḳurıp aġzı açıp ḳatġurar / Sızġurġalır üdig-ler essiz yüzi burḳurar
EÇS I 1a 45. Süleymân Hân'ın defterdârların ve meşahîr-i ulemâları ve kânûnnâme-i Süleymân Hân'ı beyân eder.
EÇS I 1a 45. Kânûnnâme üzre Rûmeli eyâletlerinin cümle sancağ [u] ze‘âmetlerin bildirir.
EÇS I 3a 152. Ordu-yı hümâyûn içün cemî‘i ehl-i hıreflerin kânûnlarınca alayların beyân eder.
EÇS I 3a 157. Esnâf-ı bî-dükkân mu‘allimân-ı tûtiyâciyân ve kân-ı dârü'ş-şifâ-yı dükkân-ı ma‘cûnciyân.
EÇS I 4a 183. Ehl-i tüccâr, eğeciyân ve ehl-i kâni ‘, keserciyân.
EÇS I 4b … yân ve ehl-i tâcir-i âhen-fürûhtân ve hıref-i şâkirân-ı âhen-tel-keşân ve ehl-i kâni ‘ hurdacıyân.
EÇS I 5a 205. Esnâf-ı değşirme gûlâmları kânûn-ı kadîm-i şehriyârîdir.
EÇS I 9b … remezâtü'l-imâd misillü ferah-fezâ yerler olup benî âdem ve gayrı hayvânât içün kân-ı giyâhât [ve] mezâri‘ât yerleri oldu}.
EÇS I 10a … üleymân kalup yetmiş sene harâb [ü] yebâb kalup yılan ve çıyan ve bûm ve masasa kânı oldu. Ba‘dehu,
EÇS I 19a … oldur kim cemî‘i dünyâda Eski İslâmbol demiri deyü meşhûr-ı âfâk olmuşdur. Ammâ kân-i mâ-kânından bir ferdin haberi yokdur. Tâ Fezendo nâm kıralın zamânında Hazret-i …
EÇS I 19a Ma‘âdin-i sâlis aşer: Kân-ı insân Belde-i Tayyibe ya‘nî kal‘a-i Kostantıniyye'dir kim bunda olan âdem deryâ …
EÇS I 19a … dan omuz omuzu sökmez böyle bir gulgule-i Rûm'dur {anıniçün İslâmbol'a ma‘den-i kân-ı insân derler}. Eğer cemî‘i âsâr-ı binâları ve imâretlerin birer birer takrîr ü …
EÇS I 22a … ullâhı cümle şehîd edüp hâk-i mezelletde rimâl-i türâb üzre bırakdılar. Hâlâ ol kân-ı şühedâya şehîdkapusu derler.
EÇS I 32a … dîvânhâne bünyâd olunup yedi vezîr-i sâhib-tedbîr haftada dörd gün dîvân olmak kânûn-ı pâdişâhî oldu.
EÇS I 33a … ir. Dörd dîvânda da‘vâ dinleyüp cümle Anatolu'da olan (---) kadılara hükm eder, kânûndur .
EÇS I 33a … âyetlerinde olan (---) kadılara hükmü nâfiz olup berât-ı pâdişâhî tahrîr etmeğe kânûn-ı Ebü'l-feth Mehemmed Hân üzre me’mûrdur.
EÇS I 33a–33b On sekizinci hâkim: 33b Yedikulle dizdârıdır. Kânûn üzre sâhib-i arzdır.
EÇS I 33b … çre bir binâ olunsa bundan me’zûn olmayınca münhedim edüp bennâsın ta‘zîr eder, kânûndur .
EÇS I 33b … eviyyetinde kadı ve subaşılar cümlesi hatt-ı şerîf ile bin iki yüz hâkimdir kim kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Anlardan gayrı dörd mevleviyyet yerde yüz elli esnâfın dahi zâb …
EÇS I 36b … ûz-merre yetmiş yerde ders-i âmlar rızâen lillâh ders takrîr edüp tahsîl-i ulûm kânı bir mekândır. Ve beher yevm cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir.
EÇS I 48a … zır-misâl Şâm [u] Bağdâd'ı yemiş ve Harem-i muhteremden çıkmış sâhib-i vakâr ve kâni‘-kâr , bekâr [ü] bîkâr âdem idi.
EÇS I 48b … nâm bir kadının oğludur. Defterdâr idi. Fenn-i tevârîhde Tabakâtü'l-Memâlik ve Kânûnnâme bunlarındır.
EÇS I 49a Fasl: Kânûnnâme-i âyîn-i kavâ‘id-i tertîb-i Sultân Süleymân'ı ayân u beyân eder ve's-selâm
EÇS I 49a … -i Osmân'ın cemî‘i esnâf-ı askerîsine nizâm [u] intizâm vere deyü bu yüzden bir kânûnnâme-i hümâyûn etmişdir kim anı beyân eder.
EÇS I 49a … eth Sultân Mehemmed Hân Kostantıniyye'yi feth etdi. Ammâ Süleymân Hân amâr edüp kânûn üzre Rûmeli'nde ve Anatolu'da ne kadar vezâret ve ne kadar mîrimîrânlık ve ne k …
EÇS I 49a … de ne kadar serbest ze‘âmet ve her sancakda ne kadar tîmâr ve ze‘âmet vardır ve kânûn-ı Süleymân üzre cebelüleri ile niçe kerre yüz bin asker olur anı beyân eder.
EÇS I 49a Eyâlet-i Kırım, ze‘âmet tîmâr yokdur. Kânûn üzre hânlıkdır.
EÇS I 49a–49b Balâda tahrîr olunan yigirmi aded Rûmeli eyâletlerinde kânûn-ı Süleymân Hân üzre cem‘â yekûn sancak 167, ve cem‘â kılıç ze‘âmet 3309, ve cem‘â …
EÇS I 49b … ümle sancakları 151 ve cem‘â kılıç ze‘âmetleri 1571 ve yekûn tîmârları 41286 ve kânûn üzre cebelüleri ile cümle askeri (---) ve bâlâda sâlyâne ile zabt olan eyâletle …
EÇS I 50a Ve kânûn-ı Süleymân Hân böyledir kim her kankı memleket mukaddem feth olduysa anın vezîri …
EÇS I 50a Kânûndur kim Mısır sultânı iki sorguc taşır. Ve Habeş vezîri iki otağa taşır. Bağdâd vez …
EÇS I 50a Ve kânûn-ı Süleymân Hân budur kim her kankı beğlerbeği ne mikdâr hâssa mutasarrıf ise beş …
EÇS I 50a … dâr hâssa mutasarrıf ise beş bin akçede bir mükemmel cebelüleri ile sefer eşmek kânûndur .
EÇS I 50b … Kastamonu, Hudâvendigâr, Bolu, Menteşa ve Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib, Tekeeli, Kânkırı , Hamîd, Sultânönü, Karesi.
EÇS I 50b … a beği iki pâre kadırga ile sefer eşerler. Ba‘zı cezîrelerde re‘âyâları vardır, kânûn-ı Süleymân Hân'dır. Ammâ cezîre-i Sakız sancağı ve Nakşe sancağı ve Mehdiyye sanc …
EÇS I 51b–52a … ancak verilüp yurdluk ve ocaklık ihsân olunup azl [u] nasb kabûl etmezler, eyle kânûndur ve fevt olduklarında vâlî-i vilâyeti arzıyla {sancakları} evlâdlarına verilüp g …
EÇS I 51b–52a … ğı oğluna yâhûd akrabâlarına verilir. Ammâ hükûmet tahrîr olunan sancaklar içre kânûnnâme-i Selîm Hân'da tîmâr ve ze‘âmet yokdur. Hâkimleri mülkiyyet üzre zabt edüp mefrûz …
EÇS I 52b Tîmâr ve ze‘âmet yokdur, mülkiyyet üzre mutasarrıflardır ammâ sefere gelmek kânûndur .
EÇS I 53a {Fasl} / Kânûnnâme-i Süleymân Hân üzre her sancakbeğinin kânûnların beyân eder
EÇS I 53a {Fasl} / Kânûnnâme-i Süleymân Hân üzre her sancakbeğinin kânûnların beyân eder
EÇS I 53a … ur etmeyüp yine meğer vezîr-i a‘zam-ı sâbık tasaddur ede. İbtidâ bir sancakbeği kânûn üzre iki yüz bin akçe ile beğ olur. Sonra gazâlarda uğur-ı hümâyûnda, hizmeti m …
EÇS I 53a … a ibtidâdan iki yüz, yüz bin akçe ile verilmez, ziyâde ile verilür. Her birinin kânûnları mütefâvitdir.
EÇS I 53a … ‘âmetleri elli binden ziyâde olanlar sancağa çıkdıkda yüz bin akçe ile çıkarlar kânûndur . Ve bir sancak mahlûl olsa müstahık olan beğe terakkî ile ihsân olunur.
EÇS I 53b Kânkırı 258.081.
EÇS I 53b … inde ne kadar livâlar var ise cümlesinde birer müsellemân beğ ze‘âmetleri olmak kânûndur . Ammâ piyâdegân-ı Kütâhiyye ve Alâiyye ze‘âmetleri cümle müsellemân piyâdegânda …
EÇS I 53b … n-ı Kütâhiyye ve Alâiyye ze‘âmetleri cümle müsellemân piyâdegândan çokdur, yine kânûnları üzre sefer eşerler.
EÇS I 54b Fasl-ı Sâdis / Kânûn-ı Süleymân üzre her beğlerbeğilik kaç kılıçdır ve cümle askeri ne mikdâr olur ve …
EÇS I 54b … zü‘amâya beş binde bir cebelü ve erbâb-ı tîmâra üç bin akçede bir cebelü vermek kânûndur . Ve on bin akçesi olanlar on binden ze‘âmete varınca mutasarrıf olanlar üç cebe …