… sav savlanup herkes mansûr [u] muzaffer olduk deyü hânelerine gidüp cümle ser-i
kârda olanlar
sadrıa‘zamdan hil‘at-i fâhireler giyüp niçeler manâsıb-ı âlîye nâil oldular. Be …
bu ma‘reke mâbeyninde fesâda bâ‘is [ve] bâdî olan Bıyıklı Mahmûd nâm şakî Ahûrkapu'dan bir kayığa binüp Üsküdar'dan Bursa'ya firâr etdi. Mâh-ı mezbûrun on yedinci gün yevm-i selâse idi. Edirne Sarâyı gılmânları gelüp mertebelerince sarây-ı hâssa alınup dâmen-i şehriyârî ile müşerref olup niçeleri taşra çıkdılar. Ba‘dehû Bıyıklı Mahmûd eşkıyânın kellesi Bursa beğinden gelüp Bâb-ı Hümâyûn önüne konup niçe gün İslâmbol içre} bu ceng-i musîbet-i pür-melâl olup tav tavlanup sav savlanup herkes mansûr [u] muzaffer olduk deyü hânelerine gidüp cümle ser-i kârda olanlar sadrıa‘zamdan hil‘at-i fâhireler giyüp niçeler manâsıb-ı âlîye nâil oldular. Beri tarafda Atmeydânı'nda 372a küme küme yığın uryân mahlûk-ı Hudâyı asesbaşı ve subaşı arabalara ve at hamâllarına ve Kumkapu meyhâneci keferelerine ve bozacı çören Arnabud keferelerine yükledüp cümle na‘şe-i Muhammed ümmetin Ahûrkapu'dan deryâya ilkâ edince süd gibi deryâ hikmet-i Hudâ el-azametullah cûş [u] hurûşa gelüp lodos rüzgârı telattumu cümle ibâdullahın vücûdların Üsküdar'a ve Kadıköyü'ne ve Kâsımpaşa'ya ve Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'ye götürüp her birin birer köşede sâhibü'l-hayrâtlar defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 371b–372a ·
metinde göster ·
… akrabâmız" dedüğün sâ’ir kapu yoldaşlarımız Paşa'dan bu sözü işidüp niçe ser-i
kârda olanlar
hakîre hakâret nazarıyla bakmağa başladılar. Bu hakîre,
Paşa {eydir}: "N'ola, kaşki Evliyâ, kapucular kethüdâlığımız kabûl etse. Evvel ve âhir mahrem-i râzımız ve kendü sıkaden akrabâmız" dedüğün sâ’ir kapu yoldaşlarımız Paşa'dan bu sözü işidüp niçe ser-i kârda olanlar hakîre hakâret nazarıyla bakmağa başladılar. Bu hakîre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 79a ·
metinde göster ·
… du-yı İslâm mollası ve defterdâr paşa ve cebecibaşı ve topçubaşı ve gayri ser-i
kârda olanlar
ile cümleden Melek Defterdâr Ahmed Paşa kal‘a cebehânenin bism-i İlâh ile kapul …
Evvelâ cümle küttâbân-ı dîvân-ı pâdişâhî bir yere gelüp cemî‘i Âl-i Osmân'ın ocak ağaları ve şeyhülislâm ve ordu-yı İslâm mollası ve defterdâr paşa ve cebecibaşı ve topçubaşı ve gayri ser-i kârda olanlar ile cümleden Melek Defterdâr Ahmed Paşa kal‘a cebehânenin bism-i İlâh ile kapuların açup küffârın cebehâne emîni ve nâzıru'n-nuzzârı olan kefereler bile mevcûd olup ceneral-i la‘înin hîn-i sulhda verdiği defter üzre cümle mevcûdâtları defter-i sicillâtlara kayd etmek içün ordu mollası nâ’ibleri sicillâtların ellerine alup yedi koldan sicillâta kayd etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 305b ·
metinde göster ·
… müteferrikabaşı ve paşa kethudâsı ve şehir havâlesi ve havâle kâtibi, bu ser-i
kârda olanlar
ihtimâm ile ümenâ ve keşşâf ve mültezimîn ve vâlîler zimmetinde bevâkîleri tece …
Evvelâ bâlâda tahrîr olunan mukarrer gelüp cemî‘i menâsıblar tecdîd olduğu gibi sene başı olmağile Mısır hazînesi paşaya ilzâm olup tahsîline ihtimâm olunup defterdâr paşa ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve paşa kethudâsı ve şehir havâlesi ve havâle kâtibi, bu ser-i kârda olanlar ihtimâm ile ümenâ ve keşşâf ve mültezimîn ve vâlîler zimmetinde bevâkîleri tecessüs edüp tült-i evvel ve tült-i sânî ve tült-i sâlis ve sıtfî ve şitfî mâllarından galak olmayup bâkî kalmış mâlları meksûr ümenâlardan yüz Y 194a bin renc [ü] anâ çekerek tahsîl edüp der-hazîne eder. Ba‘zı husûlü mümkün olmayan keşşâfları ele getürüp Gavrî dîvânhânesinde makaraya kollarından çeküp salb edüp üstühânlarından kanlar cereyân ederek arıkhâne'de haps ederek mâl-ı pâdişâhî[yi] tahsîl ederler. Buna Hazîne-i kebîr derler, aceb dâhiye-i kübrâdır. Bu hazîne kanile kandan tahsîl olduğun beyân:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y193b–Y194a ·
metinde göster ·