… ice bir balta tügdüsü urdum ise tüfeng kolundan fırlayup hemân Rüstem nâm benâm
kölem
hakkâ ki Rüstemâne küffâra sarılup ol mahalde kâfirin kellesine hakîr bir balta …
Hemân bu abd-i fakîr yap yap elim kılıç kabzasında varup ibtidâ kâfirlerin çalıda asılan silâhların alup bizim gulâmlar yanında bir çalıya salb edüp andan her kâfire ikişer gulâmlarımla ale'l-gafle üstlerine düşüp sarılup ol ân küffârın biri cân havliyle yerinden pertâb edüp meğer belinde bir küçük tüfengi var imiş, belinden çıkarup âteş edem zann edüp hakîr bunun koluna nice bir balta tügdüsü urdum ise tüfeng kolundan fırlayup hemân Rüstem nâm benâm kölem hakkâ ki Rüstemâne küffâra sarılup ol mahalde kâfirin kellesine hakîr bir balta dahi urup kâfir serâsîme olıcak dest ber-kafâ kâfiri kayd [u] bend edüp ikisin de âteş kenârına getirdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25a ·
metinde göster ·
… küffâr ile ceng edüp anda münhezim olduğumuz gün bir gulâmım esîr oldu. Hâlâ ol
kölem
Komaran'da Ziçişvan nâm bir kapudan-ı benâmda esîr olup niçe kerre gulâmımın Üs …
"Biz Uyvar altında kal‘a muhâsarasında iken Gürcî Mehemmed Paşa kethudâsıyla Komaran kal‘ası altında küffâr ile ceng edüp anda münhezim olduğumuz gün bir gulâmım esîr oldu. Hâlâ ol kölem Komaran'da Ziçişvan nâm bir kapudan-ı benâmda esîr olup niçe kerre gulâmımın Üstürgonlularla kâğızları geldi. Benim oğlanıma bedel yüzbaşı veririm, gulâmım Ziçişvan'dan halâs etsin ve bu kapdanzâde içün beş bin gümüş riyâl isterim. Olursa hoş, olmazsa bunları İslâmbol'a götürüp küreğe korum" dedim. Kâfirler eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27b ·
metinde göster ·
… mînine verirler. Sekiz yük akçe büyük iltizâmdır. Hikmet-i Hudâ bu kasabada bir
kölem
firâr edüp yer yarıldı yere geçdi. Âhır-ı kâr hemân tarfetü'l-ayn içre cân başı …
Bir dağ eteğinde bir câmi‘li ve iki hânlı ve iki yüz kiremit örtülü evli cemî‘i tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf u müsellem ve müslim ve gayr-i müslim re‘âyâları cümle mîrî şab çıkarup emînine verirler. Sekiz yük akçe büyük iltizâmdır. Hikmet-i Hudâ bu kasabada bir kölem firâr edüp yer yarıldı yere geçdi. Âhır-ı kâr hemân tarfetü'l-ayn içre cân başıma sıçrayup atlarıma süvâr olup tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206b ·
metinde göster ·
… rk elli Y 52a mikdârı yaya tüfengli dökülüp ceng ede ede babam ve ağam ve iki
kölem
kırılup hamd-i Hudâ ben hâlâs olup gerüye kaça kaça bu mahalle geldim. İşte bu …
"Vallâhi benim sultânım. Ben İzmirli (---) Çelebi'nin oğluyum. Kapudan Kaplan Mustafâ Paşa İzmir'e gelüp ben pederimden firâr edüp Kapudan Paşa'nın bir ağası beni hıfz edüp donanma ile Sakız'a varup limanda yatırken babam ardım sıra Sakız'a gelüp Kapudan Paşa huzûruna çıkup beni ağamdan alup bu yol ile babam ve büyük ağam ve iki lalam ve ben atlarımız ile beş kişi giderken ileride Çarpan boğazı ile Turna boğazı deresi ormanlarından üzerimize kırk elli Y 52a mikdârı yaya tüfengli dökülüp ceng ede ede babam ve ağam ve iki kölem kırılup hamd-i Hudâ ben hâlâs olup gerüye kaça kaça bu mahalle geldim. İşte bu sizde karacalarından bağlı olan âdem hırsızlardandır. Karındaşım bunu alt edüp ayağından kılıç ile yaraladı, hâlâ yaralıdır. Ve karındaşımı bunun üzerinde bunun yoldaşları yaraladılar. Elhamdülillâh babam ve karındaşım derdlerinden kurtuldum. Şimdi Sakız'a yine beni kaçıran ağama giderim" deyü cevâb etdi. Ve bize refîk olan Urlalılar bu oğlanı bildiler. Hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51b–Y52a ·
metinde göster ·