… ında kerrenây-ı sûr yok idi, ancak yetmiş kol pehlivânlarında ceng mahallerinde
kös
ve kudüm çalınup gülbâng-ı Muhammedî çekilirdi.
Esnâf-ı borucuyân-ı sarı pirinc: Dükkân bir ve nefer bir âdeme mahsûsdur, gayrı kimesne etmeğe kâdir değildir. Kâ‘idesin oğluna bile göstermez. Unkapanı'nda işler bir muta‘assıb Urum'dur, Kirbazı derler bir üstâd-ı kâmildir. Pîrleri Efrâsiyâb'dır kim kerrenây-ı Acem'i ol icâd etmişdi. Hazret asrında kerrenây-ı sûr yok idi, ancak yetmiş kol pehlivânlarında ceng mahallerinde kös ve kudüm çalınup gülbâng-ı Muhammedî çekilirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 188b ·
metinde göster ·
ve tablbâz ve deblekciyân: Dükkân ve nefer bir âdemdir. Müşkil ma‘rifetdir kim …
Ehl-i hevâ-yı kudüm ve kös ve tablbâz ve deblekciyân: Dükkân ve nefer bir âdemdir. Müşkil ma‘rifetdir kim nakarenin yüzlerine deve hâmı çeküp zîl ü bemin bulmakdır. Ehl-i hevâ âdem kârıdır, ancak bir âdeme mahsûsdur. 203b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 203a–203b ·
metinde göster ·
çalduğu yerlere hâlâ dîvân lafzıyla ta‘bîr edüp yedi dîvân yedi nâhiye olmuşdur …
Lisân-ı Istılâh-ı Etrâk-ı Tosya ve Bolu ve Dörddîvân: Evvelâ bu Etrâkin dîvân ta‘bîr etdükleri Ertuğrul, Âl-i Selçûkiyân[dan] Sultân Alâeddîn asrında boy beği iken kefere elinden bu dağları feth etdikçe re‘âyâ vü berâyâya istimâlet vermeğiçün dîvân edüp kös çalduğu yerlere hâlâ dîvân lafzıyla ta‘bîr edüp yedi dîvân yedi nâhiye olmuşdur. Dağî ve bâğî ve yağî âdemlerdir kim lisânları budur;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278a ·
metinde göster ·
… kırk sekiz aded yerde cemî‘i ümerâların tablları döğülüp sıyt u sadâ-yı dühül ü
kös
ve nakkâre ü nefîr [ü] surnâ sadâsı kubbe-i âsumân-ı nîlgûnu pür etdi. Ve cemî‘ …
Bu minvâl üzre Melek Ahmed Paşa'nın yemîn ü yesârın cenâhayn asker-i deryâ-misâl kat-ender-kat dutup âheste reviş ile kırk sekiz aded yerde cemî‘i ümerâların tablları döğülüp sıyt u sadâ-yı dühül ü kös ve nakkâre ü nefîr [ü] surnâ sadâsı kubbe-i âsumân-ı nîlgûnu pür etdi. Ve cemî‘i asâkir-i İslâm'ın nîzeleri yalmanları ve raht u baht u yancığ u tuğ u alemlerin müzehheb ü mutallâ şa‘şa‘aları âfitâb-ı âlem-tâbın pertevi te’sîriyle çeşm-i benî Âdemi hîrelendirir idi. 264a Bu tertîb üzre paşa-yı âlî-vakâr sahrâ-yı Rahova'yı asker-i deryâ-misâl ile pür edüp (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 263b–264a ·
metinde göster ·
… yveste olup içinden bir asker zâhir olup kerrenay u nefîr ü surna ve balaban ve
kös
[ü] dühüller sadası âfâkı dutdu. Anlar gelmede biz varmada, anı gördüm, Acem as …
Bir gün mukaddem Harmanşâhî nâm mahalden bir mütekellim ve sâhib-i vakâr âdemimizle Rûmiyye hânının kethudâsına haber gönderdikde âdemimiz buluşup dest-bûs edüp "Ale's-seher hareket buyurup teşrîf etsinler." deyü üç araba yükü me’kûlât u meşrûbât ve müsmirrât ü kutr-ı nebât makûlesi hedâyâlarıyla "Hayr-ı makdem!" deyü bir muhabbetnâmeleri gelüp gelen âdemine, riyâ olmaya ırz-ı Âl-i Osmân içün bir haylice şey verüp hakîr de bir destmâl-ı Kaya Sultân içre bir muhabbetnâme hâna gönderüp ale's-sabâh cümle tevâbi‘lerimiz âlât-ı silâha müstağrak olup cümle ıydiyyelerin giyüp hakîr ve Murtezâ Paşa ağası karındaşımız hem-çünân esbâb-ı ihtişâmımızla at başı berâber olup rikâb rikâba gidüp önümüz sıra üç yedek küheylân atlar çekilüp cümle iki yüz elli kadar pür-silâh yiğitlerle Rûmiyye sahrâsı içre giderken anı gördük, karşu tarafdan bir gird-i siyâh evce peyveste olup içinden bir asker zâhir olup kerrenay u nefîr ü surna ve balaban ve kös [ü] dühüller sadası âfâkı dutdu. Anlar gelmede biz varmada, anı gördüm, Acem askeri nümâyân karîb olıcak asker içinde beş on âdemle hân zâhir oldukda hakîr dahi Alî Ağa ile alâylarımızdan taşra anlara karşu at depüp meydân-ı muhabbetde at üzre hân ile öpüşüp görüşüp anlar bize biz anlara muhabbet üzre âşinâlıklar etdik. Hân eyitdi: "Safâ gelmişsüz ve hoş gelüp yüz basa gelmişsüz." dedikde hakîr "Yahşi esen emân bulup güler cemâlinizin şem‘-i münevverine muhabbet ile pervâne olmağa gelmişiz" dedim. Gördü kim Murtezâ Paşalı tarafından bir söz yok. Hakîr ile at başı berâber olup eydür: "Kânûn-ı İrân-zemîn değildir kim, hânlar akrânlarından gayre istikbâle çıkalar. Men Osmânlı'ya muhabbeten karşu çıkmışam." 290b dedikde bildim ki derûnunda gurûriyyet ve müdemmağlık alâmeti var, hemân "Hânım Hak seni hatâdan saklasın. Hazret-i Resûl-i Kibriyâ'nın Ekremu'z-za‘îfe hadîs-i şerîfine imtisâlen Müsâfirinize ikr[âm] etmeğe gelüp deryâ-dillik eylediniz." deyü niçe bin gûne kelimât ederek niçe askerleri çevgân oynayarak Toprak kal‘aya karîb vardıkda bir sâ‘at yire şehrin niçe bin benî Âdemleri istikbâle çıkup şâhrâhın yemîn ü yesârın kat-ender-kat pîr ü cüvân u ağavât selâma durmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 290a–290b ·
metinde göster ·
… r ile kalkar tahta cisri vardır. Her gice cisri kaldırırlar ve her şeb kal‘adan
kös
ü nefîr ve kerrenây u surnâ ve tabl u kudüm fasılları olur.
Cümle dört bin askere mâlikdir. Dizçöken ağası hükmünde miftâhları olup cümle nigâhbâna hâkimdir. Yasavul ağası ve topcıyânı ve cebeciyânı vardır. Özdemiroğlu Osmân Paşa zamânından berü yedi bin şedde barûdu ve dörd kerre yüz bin güllesi ve cümle üç yüz on pâre sağîr ü kebîr topları vardır. Ammâ aşağı tabakada yetmiş aded balyemez topları var kim Erzurûm'da Tebrîz kapusundaki toplara mânend top-ı kûplardır. Zîrâ bu kal‘a Acem'in Osmânlı tarafına sedd-i sedîdi ve intihâ-yı serhaddidir. Handakı üzre kapânlar ile kalkar tahta cisri vardır. Her gice cisri kaldırırlar ve her şeb kal‘adan kös ü nefîr ve kerrenây u surnâ ve tabl u kudüm fasılları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 294a ·
metinde göster ·
… kılınup cümle emvâl [ü] erzâkın yine kendüye veresin ve tuğ u sancağ u alem ve
kös
ü nefîr ü kerrenâyların alup hazîneme gönderesin ve kendüyi azl-i ebed ve nefy- …
Evvel benâm-ı Hudâ, sâniyen Muhammed levlâk ola ki} Rûmiyye hânı nâm bed-nâmı, bî-nâm idem, deyü kayd ü bend ile huzûruma getirüp ödün sınıhdırsam gerek idi. Rûm akaları ricâ etmeğin cerâyim defterine afv kalemi keşîde kılınup cümle emvâl [ü] erzâkın yine kendüye veresin ve tuğ u sancağ u alem ve kös ü nefîr ü kerrenâyların alup hazîneme gönderesin ve kendüyi azl-i ebed ve nefy-i beled edüp bin tâziyâne urup âzâd idesin." dedikde cümle erbâb-ı dîvân hamd edüp fakîr Rûmiyye hânın meydân-ı siyâsete getirüp kâmil bin kırbaç-ı Kamber-i Alî urup halâs etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 303b ·
metinde göster ·
… dahi kerr ü ferr ü dârât u ihtişâmıyla ve cümle nöker-i çamapurıyla alây ederek
kös
ü nefîr ve kerrenây u surnâ ve nakkârelerin çalarak gelüp serâperdesinde karâr …
Çünki mâh-ı mezbûrun düvâzde günü olup Dergezîn hânı bir gün mukaddem Dergezîn şehri hâricinde Şâh Hıyâbânı kurbâğı kurâsında niçe yüz çetr-i mülemma‘ların ve serâperde ve nâmûsiyye ve otak-ı zer-tâkların kurup cemî‘i şehrin a‘yân [u] kibârları dahi hayme vü hargâh ve bâr-ı büngâhların nasb-ı hıyâm edüp Şâ‘ir Hayyâm-vâr herkes haymelerinde maksûd u merâmları üzre meks edüp ol fezâ-yı hâmûn-ı Dergezîn çetr-i gûnâ-gûnlar ile gûyâ lâlezâr oldu. Ve cümle şehrin aşbâzları dâmen-dermiyân edüp âşûralar ve niçe gûne çâşt-ı mümessekler pûhte etmeğe başladılar. Beri tarafda hân dahi kerr ü ferr ü dârât u ihtişâmıyla ve cümle nöker-i çamapurıyla alây ederek kös ü nefîr ve kerrenây u surnâ ve nakkârelerin çalarak gelüp serâperdesinde karâr etdikde cümle erbâb-ı kibâr-ı güzîn-i şehr-i Dergezîn hânın otağasına cümle Şî‘î vü Râfızî ve Sebbâb u Teberrâ‘î ü Tülüngî ve Cevellâkî vü Kalenderî ve Melâhide ve Havâricân cümle kat-ender-kat cem‘ olup serâperde-i hân içre çıt-a-çıt zânû-be-zânû olup oturdular ve Makteli'l-Hüseyin dinlemeğe sâmi‘înden oldular. Ba‘dehû meydân-ı muhabbete çârpâlı bir kürsî-i sadefkârî getirüp pencgâh kademe bir nerdübân kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312b ·
metinde göster ·
… r Hân ve Kalga Sultân'dan mahabbetnâmeler gelince hemân ol gün İsmâ‘îl şehrinde
kös
ve nefîr-i rıhletler çalınup yigirmi bin kefere ve müslim askeriyle cânib-i yıl …
"İnşâ’allâh bin yetmiş Rebî‘ulevvel'in yigirminci günü sizinle Boğdan vilâyeti tahtı olan Yaş şehri altında cem‘ olup küffâr ile bir iki kerre tokuşalım, Hudâ kerîmdir, ya taht ola ya baht" deyü Tatar Hân ve Kalga Sultân'dan mahabbetnâmeler gelince hemân ol gün İsmâ‘îl şehrinde kös ve nefîr-i rıhletler çalınup yigirmi bin kefere ve müslim askeriyle cânib-i yıldıza gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 101a ·
metinde göster ·
… etrâfların berbâd ediyor" deyü haber-i meserretler gelüp hemân Serdâr Alî Paşa
kös
ve nefîr-i rıhletlerin çalup Budin vezîri (---) Paşa talî‘a-i asker oldukda Siy …
"Diyâr-ı Erdel'i vilâyet-i Orta Macar'ı nehb u gâret edüp kal‘a-i Vârat etrâfların berbâd ediyor" deyü haber-i meserretler gelüp hemân Serdâr Alî Paşa kös ve nefîr-i rıhletlerin çalup Budin vezîri (---) Paşa talî‘a-i asker oldukda Siyâvuş Paşa karındaşı Abaza Hüseyin Paşa çarkacı fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123a ·
metinde göster ·
sâhibi kâşifler dahi ilhâk etdiler. Lâkin ba‘zı kössüz şeyhü'l-Arab kâşifler il …
{Ve bundan hâric altı aded kös sâhibi kâşifler dahi ilhâk etdiler. Lâkin ba‘zı kössüz şeyhü'l-Arab kâşifler ile cümle kırk dörd aded kâşiflerdir kim cümleleri Mısır kullarının gılâlın vermeğe me’mûr kâşiflerdir.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y60b ·
metinde göster ·
… eçüp alayları tamâm olur. Ammâ bir serdâr ile iki yüz üç yüz yiğit sefere gitse
kös
çalarlar.
Ve bu asker âl-i Osmân askerinde bir güzîde cüyûş-i müslimîndir ve gâyet çok askerdir. Zîrâ cümle topcuyân ve cebeciyân ve fişekciyân ve top arabacıyân ve kal‘a mehterân, cümle bu mezkûrûnlar yeniçeri alayı içinde ubûr ederler. Cümle 7238 aded asker-i nâmdârdır, ammâ yigirmi bin asker kadar şöhretleri vardır. Ammâ bunların dahi tabl [u] kösleri yokdur, hemân cümlesi piyâde ubûr edüp büyük bayrakları geçüp alayları tamâm olur. Ammâ bir serdâr ile iki yüz üç yüz yiğit sefere gitse kös çalarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y188b ·
metinde göster ·
… içe bin alem ü sarâf ve def ü kudüm ve nefîr ve zil ü bem ve nakâre ve tabl [u]
kös
ü kudümler çalarak cümle âşıkân mest [u] medhûş olup tarîk-ı âm üzre umûmen tev …
Andan yüz yetmiş tarîkın meşâyihleri ve kırk elli bin fukarâları ile tevhîd-i sultânî ve zikrullâh-ı Yezdânî edüp niçe bin alem ü sarâf ve def ü kudüm ve nefîr ve zil ü bem ve nakâre ve tabl [u] kös ü kudümler çalarak cümle âşıkân mest [u] medhûş olup tarîk-ı âm üzre umûmen tevhîd-i erreler ederek ubûr ederler. Ve hoş-elhân savt-ı hazînli ve hoş-elhânlı zâkirûn ve şâkirûnlar zikir ve mevâl uzzâl ve gazeller okuyarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y198a ·
metinde göster ·
… i ve zîl ü bemleri çalınup tevhîd-i sultânî ederek Nîl cereyânı ile cârî olarak
kös
[ü] nefîrler çalarak fukarâ-yı muvahhidîn gemiler ile İnbaba şehrine mukâbil va …
Ve niçe bin züvvâr ve meşâyihân bu evkâf akabelerine girmeyüp başka gemilere ve kayasa ve kayıklar dutup herkes ahbâbıyla zevraklara girüp cümle iki yüz pâre gemi olup rûy-ı nehr-i Nîl keştîler ile zeyn olup bu tertîb üzre on iki akabe ve altı yedi yüz kayık ve kayasa kırk elli bin âdem ile vakt-i kuşlukda şehr-i Bulak'dan avm edüp mütevekkilen alallâh ile deryâya çıkdukda cümle keştîler içre olan askerî tâ’ifesi bir kat tüfeng ve bir yaylım top atup sadâları teskîn olunca ibtidâ baş halîfe-i Bedevî'nin tabl [u] kudümleri ve zîl ü bemleri çalınup tevhîd-i sultânî ederek Nîl cereyânı ile cârî olarak kös [ü] nefîrler çalarak fukarâ-yı muvahhidîn gemiler ile İnbaba şehrine mukâbil vardıkda İnbaba içün cümle fukarâ gülbâng-i Muhammedî çeküp birer Fâtiha tilâvet ederler ve azm-i Bedevî deyüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y279a ·
metinde göster ·
… 10b⟧ kâşiflikdir. Buhayre kâşifinden hil‘at geyer. Beş yüz atlıya mâlik sâhib-i
kös
hâkimdir. Tâ Evcile ve Kibrit körfezine yetmiş konak yere varınca hükmü nâfizdi …
Lisân-ı Arab'da lafz-ı hûş (---) derler. Kadîm-i evvelde bâğ-ı İrem-misâl bir sevâd-ı mu‘azzam şehir imiş. Lâkin elin vilâyetin İskenderiyye deryâsı gark etmek ile kurâları harâb ve şehri türâb olmuşdur. Hâlâ ol kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir. Buhayre hâkinde Rumbiyye derler bir Y 310b kâşiflikdir. Buhayre kâşifinden hil‘at geyer. Beş yüz atlıya mâlik sâhib-i kös hâkimdir. Tâ Evcile ve Kibrit körfezine yetmiş konak yere varınca hükmü nâfizdir. Ve kâşifine on sekiz Mısrî kîse hâsıl olur. Ve yüz elli akçe kazâdır, lâkin bî-hâsıl olmağile hâlâ Buhayre kadısına nâhiye ilhâk olunmuşdur, senevî bin guruş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y310a–Y310b ·
metinde göster ·
ve asker sâhibi kâşifdir. Cümle iki yüz mikdârı kerpiçden kubbe kubbe evleri va …
Buhayre kâşifinden hil‘at geyer, Y 339b başka kös ve asker sâhibi kâşifdir. Cümle iki yüz mikdârı kerpiçden kubbe kubbe evleri vardır. Bâğ u bâğçesi yokdur. Ve minâresiz bir câmi‘i ve bir kahvehânesi var. Buhayre kadısının nâhiyesidir, altmış pâre kurâsı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y339a–Y339b ·
metinde göster ·
sâhibi kâşiflikdir. Hil‘ati Circe hâkiminden geyüp zîr-i hükmünde olan iki yüz …
Circe hükmünde kös sâhibi kâşiflikdir. Hil‘ati Circe hâkiminden geyüp zîr-i hükmünde olan iki yüz pâre kurâdan yetmiş kîse ve yigirmi bin erdeb gılâl tahsîl edüp Circe dîvânında muhâsebesin görür. Gılâl isti‘câline ağası Circe'de mukîmdir. Yedi bölükden asker ve müftî ve nakîb yokdur. Ammâ yüz elli akçe kazâdır, nâhiyesi seksen kurâdır, ba‘zı mahalde Tahta kadısına ilhâk olur, senevî beş kîse hâsıl olur. İki bin hâne ve yedi mihrâb ve üçü câmi‘ ve altı mekteb ve elli aded esvâk-ı muhtasarlı kasabacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y370b ·
metinde göster ·
… unmuş Circe hükmünde otuz kîse mâl-ı pâdişâhî ve üç bin erdeb gılâl verir başka
kös
sâhibi üç yüz kendi askeriyle hükm eder kâşiflikdir. Lâkin yedi bölükden asker …
Âl-i Abbâsiyân asrında binâ olunmuş Circe hükmünde otuz kîse mâl-ı pâdişâhî ve üç bin erdeb gılâl verir başka kös sâhibi üç yüz kendi askeriyle hükm eder kâşiflikdir. Lâkin yedi bölükden asker ve şeyhülislâm ve nakîbü'l-eşrâf ve zâbit [ü] serdârları yokdur. Ammâ yüz elli akçe şîrîn kazâdır, bir müddeti yüz elli pâre nâhiye kurâlarından on kîse hâsıl olur. Gılâl isti‘câli ağası Circe'de sâkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y371b ·
metinde göster ·
sâhibi üç yüz tevâbi‘e mâlik iki yüz pâre kurâdan yigirmi kîse mâl ve on bin er …
Circe hükmünde kös sâhibi üç yüz tevâbi‘e mâlik iki yüz pâre kurâdan yigirmi kîse mâl ve on bin erdeb gılâl tahsîl edüp Circe dîvânında muhâsebesin görür yüz elli akçe kazâ-i âsumânîdir, müddeti üç kîse dutar. Yedi bölükden askeri ve gılâl ağası ve müftîsi ve nakîbi ve a‘yânı aslâ yokdur. Kâşif sâkin olduğu kurâ kasaba-vâr bir dâr-ı diyâr beleddir. Câmi‘i ve bir kahvesinden gayrı çârsû-yı bâzârdan ve gayrı imâretden bir eser yokdur. Ammâ beyâz kubbeler içre ziyâretleri çokdur. İsm-i şerîfleri hâtırımda yokdur. Cümleye bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp savâbların rûh-ı pür-fütûhlarına hîbe eyledik, tekabbelallâhu te‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y372a ·
metinde göster ·
sâhibi başka kâşif hükm eder. İki yüz pâre kurâsından yetmiş kîse mâl ve on iki …
Circe civârında kös sâhibi başka kâşif hükm eder. İki yüz pâre kurâsından yetmiş kîse mâl ve on iki bin erdeb gılâl tahsîl eder. Ancak yüz tevâbi‘i var, yedi bölükden asker ve müftî ve nakîb ve a‘yân-ı eşrâf yokdur. Gılâl ağası Circe'de sâkindir. Ve Tahta kazâsına mensûb yüz elli akçe kazâ-i âsumânîdir. Altmış yedi pâre nâhiyesi kurâsından senevî beş yüz guruş peydâ olunur. Ve şehri Nîl'e beş yüz adım karîb bir mürtefi‘ yerde iki bin evli ve on yedi mihrâblı ve üç hutbeli bir kasaba-i müzeyyendir. Evvelâ çârsû içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y372b ·
metinde göster ·
sâhibi kâşiflikdir. Yüz tevâbi‘iyle yetmiş pâre kurâdan kırk kîse mâlı ve bin e …
Circe hükmünde kös sâhibi kâşiflikdir. Yüz tevâbi‘iyle yetmiş pâre kurâdan kırk kîse mâlı ve bin erdeb gılâli tahsîl eder. Gayrı askerîsi aslâ yokdur. Füvve Q 309aP 306a kazâsı nâhiyesidir, haftada bir nâ’ib gelüp hükm eder. Bir câmi‘i ve bir dârışeddi ve altmış aded hânelerinden gayrı amârdan bir eser yokdur, ammâ mahsûlâtı çokdur. Ve cümle re‘âyâsı asfûr zirâ‘at ederler, âdem kaddi hâsıl olur, dikenli ağac şekilli bir nebâtâtdır. Nergis şükûfesi gibi asferü'l-levn iri şükûfesi olur, bir hoş-bû râyihası vardır. Bahârın re‘âyâ cem‘ edüp Y 379a boya içün Frengistân'a gider. Tüccârları kantârın altmış yetmiş guruşa alırlar. Bu şükûfesinden sonra kemâlin bulup tohumlanır. Ba‘dehu tohmun cem‘ edüp erdebin üç guruşa fürûht ederler. Mısır'da ve gayrı şehirlerde yağın çıkarırlar. Susam yağından lezîz bir sarı yağdır. şehriye ve bulgur pilâvında müşk ü amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibeli lezzet verir. Ve kanâdîllerde ihrâk olunsa meş‘ale-misâl şu‘le verir. El-hâsıl gâyet mahsûllü şeydir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y378b–Y379a ·
metinde göster ·
Nîl'den ba‘îd bir düz yerde bin üç yüz ma‘mûr hâneli kasabadır. Circe hükmünde
kös
sâhibi kendü tevâbi‘iyle iki yüz sekbân askerilye taht-ı hükûmetinde olan toksa …
Nîl'den ba‘îd bir düz yerde bin üç yüz ma‘mûr hâneli kasabadır. Circe hükmünde kös sâhibi kendü tevâbi‘iyle iki yüz sekbân askerilye taht-ı hükûmetinde olan toksan pâre kurâdan kırk kîse mâl ve sekiz yüz erdeb gılâl tahsîl edüp Circe hâkiminden muhâsebe görür. Yedi bölükden asker ve serdâr yokdur. Ve bunda bir azîm dârışed ve iki câmi‘-i kebîr ve yedi zâviye ve iki kahvehâne var. Gayrı hân u hammâm sebîl ve çârsû-yı bâzâr yokdur. Lâkin iki mekteb-i sıbyânı var. Ve kâşifler dâ’imâ çadırlarla meks ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y379a ·
metinde göster ·
… â Kınâ bender şehr-i sagîredir. Circe eyâleti hükmünde yüz Mısrî kîse iltizâmlı
kös
sâhibi kâşiflikdir. Ammâ yedi bölükden mustahfızân asker yokdur. Lâkin Mısır ku …
Hâlâ Kınâ bender şehr-i sagîredir. Circe eyâleti hükmünde yüz Mısrî kîse iltizâmlı kös sâhibi kâşiflikdir. Ammâ yedi bölükden mustahfızân asker yokdur. Lâkin Mısır kulu yeniçerisi ve azeb serdârları vardır. Ve mezheb-i râbi‘den müftî ve nakîbü'l-eşrâf vardır. Zîrâ bu şehir Mekke şürefâsiyle memlûdur. Ve yüz elli akçe kazâdır. Hakîkatü'l-hâl yine senevî yüz elli akçe ancak hâsıl olur bir kazâ-i âsumânîdir. Bin guruşluk da‘vâ hüccetine bir Fâtiha verirler, andan gayrı deyyâr bir nukra ve dinâr vermezler. Zîrâ lecûc şürefâlardır kim anlar kadıdan umarlar tüccâr kavmidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y379b ·
metinde göster ·
ve iki yüz asker sâhibi kâşifdir. Altmış pâre kurâdan kırk kîse mâl ve bin erde …
Ve bu şehir Circe hükmünde başka kös ve iki yüz asker sâhibi kâşifdir. Altmış pâre kurâdan kırk kîse mâl ve bin erdeb gılâl tahsîl eder. Ammâ yedi bölükden mustahfızân serdârları ve müftî ve nakîbi yokdur. Lâkin yüz elli akçe ile sadaka olunur altmış pâre kurâlı kazâdır, senevî üç kîse hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y382a ·
metinde göster ·
sâhibi kâşiflikdir. Yüz elli tevâbi‘iyle altı yüz erdeb gılâli taht-ı hükûmetin …
Hâsıl-ı kelâm niçe devletden arda kalmış dünyâda bu dahi bir şehr-i köhne ve dâr-ı kehene İsvân'dır. Âhir Amr ibnü'l-Âs yediyle feth olup ilâ-hâze'l-ân diyâr-ı İslâmdan Circe eyâleti hükmünde kırk kîse iltizâmlı kös sâhibi kâşiflikdir. Yüz elli tevâbi‘iyle altı yüz erdeb gılâli taht-ı hükûmetinde olan altmış pâre kurâdan tahsîl eder. Lâkin yedi bölükden mustahfızân askeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385b ·
metinde göster ·
… geymeyüp Mısır vezîrinden geyermiş. Hâlâ kırk seneden beri Circe hükmünde başka
kös
sâhibi ve üç yüz kendi askeri ve beş yüz yedi bölük askeri vardır.
İbtidâ bânîsi Fir‘avn'ın Ezrak câdûsu binâsıdır. Ve kendi bir gârda yatır. Fir‘avnîler ziyâret eder. Ba‘dehu Zülyezen feth etmişdir. Yine Kıbtîler istîlâ edüp niçe yüz yıl mutasarrıf olup ba‘dehu Amr ibnü'l-Âs hükûmetinde Kabâbıtalar elinden Esved bin Mikdâd fethidir. Ba‘dehu yine Fûncistân ve Berberistân kavmi istîlâ edüp sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında Mısır vâlîsi fâtih-i Hind ü Yemen Tavâşî Süleymân Paşa Hindistân'da Dîvâbâd benderin Portakal Frenginden feth edüp Hind pâdişâhına ihsân edüp donanma ile Habeş'e geçüp Özdemir Paşa'ya Habeş'i ale'l-umûm feth etdirüp andan Mısır'a gelüp Mısır'dan yine Özdemir Paşa'yı Nîl ile deryâ-misâl asker verüp bu Der şehrin ve İbrîm kal‘asın Fûncistân meliki elinden feth eder. Ol asırdan berü âl-i Osmân destinde bir kasabadan mu‘azzam şehr-i Der'dir. Circe eyâleti hükmünde İbrîm sancağı tahtıdır, İbrîm kâşifi hâlâ bunda sâkindir. Ammâ hîn-i fetihde başka hükûmet imiş, Circe'den hil‘at geymeyüp Mısır vezîrinden geyermiş. Hâlâ kırk seneden beri Circe hükmünde başka kös sâhibi ve üç yüz kendi askeri ve beş yüz yedi bölük askeri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390b ·
metinde göster ·
… â bî-had ü bî-pâyân benî âdem hayvân olup haşerât-ı arzın girîv [ü] feryâdından
kös
ve kebürge ve makrafaların zemzemesinden dağ u taş ra‘dvâr sıyd [u] sadâ verird …
Bu Vârdân hâkimi dahi iki bin deve yükü zahâyir ve on bin asâkir-i bahâdır ile bizim askere mahlût olup azamet-i Hudâ bî-had ü bî-pâyân benî âdem hayvân olup haşerât-ı arzın girîv [ü] feryâdından kös ve kebürge ve makrafaların zemzemesinden dağ u taş ra‘dvâr sıyd [u] sadâ verirdi. Bu hâl üzre berr ü beyâbânda aslâ meks etmeyüp mâ’-i cârî gibi cereyân ederek üç gün üç gece giderek bî-tâb u bî-mecâl olarak sâhil-i Nîl'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398b ·
metinde göster ·
… n toplar atılup sadâ-yı Allâh Allâh evce peyveste oldu. Ve kal‘aya dâhil olunca
kös
ü kebürge ve makrafa ve kudüm [ü] deblekler çalınup dîvân-ı azîm olup cümle a‘y …
Bu hâl üzre Sennâre nümâyân olunca kal‘adan toplar atılup sadâ-yı Allâh Allâh evce peyveste oldu. Ve kal‘aya dâhil olunca kös ü kebürge ve makrafa ve kudüm [ü] deblekler çalınup dîvân-ı azîm olup cümle a‘yân-ı Fûnc hâzır olup sultân tahtında ber-karâr iken kânûn üzre varup ibtidâ nâme ve mektûbları verüp birrânî ya‘nî dîvân efendisi Arabî mektûblarımız kırâ’at edüp bizi hadden efzûn ta‘rîf ü tavsîf etdüğinden tahtından kalkup elim eline alup taht üzre teklîf etdi, hakîr "Haddim değildir" dedim, ve nâme ve mektûbları bûs edüp koynuna kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y413a ·
metinde göster ·
… dde ve yevm-i leyle-i Ramazân hilâlinde hakîre rağmen cümle topları endaht edüp
kös
velvelesi ve neft ü katrân çerâğânı cihânı zeyn etdi, ve tâ sabâha dek bir hây …
Ve kal‘a kapuları üzre fîl-i kebîr inciklerinden demir bendler sarılmış topları vardır, hayli gülbâng verir. Bir sefer-i seriyyeye gitseler bu fîl üstühânı topların develere yükledüp götürürler. Ve yevm-i ıydde ve yevm-i leyle-i Ramazân hilâlinde hakîre rağmen cümle topları endaht edüp kös velvelesi ve neft ü katrân çerâğânı cihânı zeyn etdi, ve tâ sabâha dek bir hây hûy velvele etdiler kim gûyâ sûr-ı hümâyûndur. Ve Habeş Zengîleri ve Mendebiyye Zengîleri bu şehri nehb [ü] gârete geldiklerinde haber topları atdıklarında tarfetü'l-ayn içre etrâfdan yetmiş seksen bin zâğî kavm uçup kal‘ada meks edüp imdâd ederler. Berberî bu Mendebiyye kavminden gâyet havf üzredirler. Anlar müslim değillerdir, haşr ü neşri inkâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y415a ·
metinde göster ·
… rinde idi. Anlar tamâm edince azamet-i Hudâ bir velvele ve gulgule ve debdebe-i
kös
ve kerrenây ve tabl ve boru ve kudüm ve sahan ve tancere sadâları istimâ‘ olunu …
Anı gördük, mağârânın bir köşesinde zelzeleden rahnedâr olmuş bir yarık kaya yeri var, andan bir savt-ı hazîn ile ibtidâ sûrnâ ve ûd ve kânûn ve santûr ve tanbûr ve rebâb sadâları ile bir zemzeme-i sûznâk nağemâtı kopup râst makâmında be-dürüstî bir fasl-ı Hüseyin Baykara oldu kim hakîrin karârı kalmayup karârı raksda edeyazdım. Ba‘dehu bir semâ‘î ve andan beş on âvâz-ı muhrik sûznâk bir yerden bir perdeden bir gûne kâr okudular. Ammâ elfâzları bir lisâna müşâbeheti yok idi, ammâ usûl âheng yerinde idi. Anlar tamâm edince azamet-i Hudâ bir velvele ve gulgule ve debdebe-i kös ve kerrenây ve tabl ve boru ve kudüm ve sahan ve tancere sadâları istimâ‘ olunup bunlar makâm-ı hüseynî'de bir fasıl etdiler kim bu kehfin içi ra‘d gibi gürleyüp kulaklarımız asam oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y425a ·
metinde göster ·
… eri musaykaldır, bir âdem girecek yer yokdur. Ya bu sâz söz ve hây hûy kerrenây
kös
ve nefîr ve tabllar nedir? Ya bu herkesin ismi ve resmi ile bilüp haber verme n …
Ammâ hikmet bu kim bu kehfin içi seng-i hârâdan oyulmuş bir gâr-ı azîmdir. Ve eyle mücellâdır kim bir hûş [u] tuyûr-ı vahşî minkârın ildirecek yer yokdur. Ancak ol sadâ gelen çatlamış kaya vardır, gayrı yerleri musaykaldır, bir âdem girecek yer yokdur. Ya bu sâz söz ve hây hûy kerrenây kös ve nefîr ve tabllar nedir? Ya bu herkesin ismi ve resmi ile bilüp haber verme nedir? Aklım perîşân oldu. Aceb sırr-ı Hudâ-yı ibret-nümâdır. Sultâna ve ba‘zı ihtiyâr nüdemâlarına su’âl etdim, gûnâ-gûn haber verdiler. Ancak horos boğazlayan kehfin huddâmı nakl etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426a ·
metinde göster ·
… aber olup cümle ahâlî-i Mısır hâb-ı nâzda iken Ahmed Paşa'nın mehterhâneleri ve
kös
ve tabl [u] alemleri ve alay çavuşlarının velvele-i sît [u] sadâları Mısır içre …
Ba‘dehu Defterdâr Ahmed Paşa sene 1087 Ramazânü'l-mübârekinin yigirmi ikinci cum‘a ertesi gün Âsitâne'ye revâne olacağın cümle yedi bölük askeri istimâ‘ edüp Ahmed Paşa'ya ri‘âyeten ale's-sabâh deryâ-misâl askere tenbîh olunup alaya çıkmak sadedinde iken hemân Ahmed Paşa ol gece vakt-i Şâfi‘îden bir sâ‘at mukaddem kendü askeriyle âlem ağyârdan bî-haber olup cümle ahâlî-i Mısır hâb-ı nâzda iken Ahmed Paşa'nın mehterhâneleri ve kös ve tabl [u] alemleri ve alay çavuşlarının velvele-i sît [u] sadâları Mısır içre gulgule verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu alay-ı Ahmed Paşa Azebler kapusu önüne geldüğinde mehterbaşı kasden Mısırlıya rağmen Mısırlının kös çalmaları kâ’idesi üzre cümle tablcılar ale'l-ittifâk kös tarzında davullara darblar urdular ve boruzenler dahi bir gûne sûr urup bir hayli zamân bu gûne halt fasıllar edüp Azebler kapusun ubûr edince yine Osmâniyân'ın kânûnu üzre fasıla başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
tarzında davullara darblar urdular ve boruzenler dahi bir gûne sûr urup bir hay …
Ba‘dehu alay-ı Ahmed Paşa Azebler kapusu önüne geldüğinde mehterbaşı kasden Mısırlıya rağmen Mısırlının kös çalmaları kâ’idesi üzre cümle tablcılar ale'l-ittifâk kös tarzında davullara darblar urdular ve boruzenler dahi bir gûne sûr urup bir hayli zamân bu gûne halt fasıllar edüp Azebler kapusun ubûr edince yine Osmâniyân'ın kânûnu üzre fasıla başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
Andan yeniçeri ocağı kapusu önüne vardıkda yine ke'l-evvel bir gûne
kös
haltı fasılı ederek ubûr edüp Âdiliyye'de vakt-i seherde karâr etdi. Ba‘dehu Mı …
Andan yeniçeri ocağı kapusu önüne vardıkda yine ke'l-evvel bir gûne kös haltı fasılı ederek ubûr edüp Âdiliyye'de vakt-i seherde karâr etdi. Ba‘dehu Mısırlıdan ol kadar hedâyâ vardı ki Mısır'a dâhil oldukda ol kadar hedâyâ gelmemiş idi. Ba‘dehu Âdiliyye'den azm-i râh-ı Âsitâne deyüp gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·