Andan gördüm ki şu karşuki Porolok dağından berü boğazları zincirli yedi sekiz yüz mikdârı kara hınzîrlar ol dağlardan berü bu sahrâya inüp cum‘a namâzı kılan cemâ‘atleri bölük bölük bölerek cemâ‘at içine girüp minber dibinde yatan Seydî Ahmed Paşa'nın meyyitine ol hınzîrlar birkaç diş urdular, ammâ cemâ‘at aslâ safların bozmadılar ve bu hınzîrların içinde bir semiz sarı ayu seğirde seğirde boynunda zincirin sürüyüp hemân minbere çıkmağa başladı. Hemân Evliyâm, sen ayunun zincirinden yapışup minberden aşağı çeküp düşürdüğünde, "Bire Evliyâ'm öldür" deyü minberden feryâd ederim. Sen dahi dal kılıç olup ayıyı katl eyleyüp leşini Seydî Ahmed Paşa'nın meyyiti yanına kodun. Ben dahi hutbeyi tamâm edüp salât-ı cum‘ayı edâ etdikden sonra cemâ‘at içine gelen kara hınzîrları kırun deyü fermân etdiğimde cümlesin kılıç ile kırdılar. Meğer sabâh namâzı karîb imiş. Silihdâr Süleymân beni uyarup şimdi salât-ı fecri kılup sizler geldiniz. Ben dahi bism-i İlâh ile bu vâkı‘ayı sizlere takrîr eyledim" buyurduklarında, yeniçeri ağası ve Tekeli Mustafâ Paşa kethüdâsı, "Hayr ola sultânım" dedik lerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135b ·
metinde göster ·
… Bu gârın içi anınla pür-envârdır. Bu kandîl-i rûşenin altında iki rek‘at namâz
kılan
Hudâ hakkıyçün mahrûm kalmaz, ve's-selâm.
Ve Hazret-i Risâlet'e Cibrîl-i Emîn geldikde Sahra gârının yanından çıkmayup gârın üstündeki Sahra şakk olup taşra çıkdıkları delik anda bir kandîl-i azîm Leyle-i Mi‘râc'dan beri sönmemişdir. Huddâmları dâ’imî dühnün koyup fitîlin tecdîd edüp bu hidmete me’mûrlardır. Bu gârın içi anınla pür-envârdır. Bu kandîl-i rûşenin altında iki rek‘at namâz kılan Hudâ hakkıyçün mahrûm kalmaz, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y214a ·
metinde göster ·
… üp vatan-ı aslîsi olan Mekke ârzûsun def‘ edermiş. Bu mihrâbda iki rek‘at namâz
kılan
elbette ve elbette sâlimen ve gânimen vatanına vâsıl olur. Ve bu câmi‘in kıbles …
Ve bu câmi‘in sol tarafı köşesinde bir küçük mihrâb vardır. Anda Hazret-i Resûl dâ’imâ ibâdet edüp tilâvet-i Kur’ân ederlermiş. Ana Mihrâb-ı Mekşûf derler. Bu mihrâbda bir küçük pençere-misâl bir delik vardır, Mekke cânibine nâzırdır. Hazret bu delikden dâ’ima Mekke tarafına nazar edüp vatan-ı aslîsi olan Mekke ârzûsun def‘ edermiş. Bu mihrâbda iki rek‘at namâz kılan elbette ve elbette sâlimen ve gânimen vatanına vâsıl olur. Ve bu câmi‘in kıblesi tarafına kırk adım karîb yol kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
… ş ağaç minberdir. Mihrâbında Ramazân-ı şerîfin âhir cum‘asında iki rek‘at namâz
kılan
dünyevî ve uhrevî hayır murâdâtı elbette hâsıl olur.
Minberi ve mihrâbı tarz-ı kadîmdir. Minberi bir musanna‘ hurde münakkaş ağaç minberdir. Mihrâbında Ramazân-ı şerîfin âhir cum‘asında iki rek‘at namâz kılan dünyevî ve uhrevî hayır murâdâtı elbette hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y89b ·
metinde göster ·
Çûnkim sıbyânlar kadıasker şeklinde ol şarmûtu düzüp namâzın
kılan
ve mü’ezzinlik eden ve gûyâ yaykayan ve dörd gılmân götürenler cümle on iki nec …
Çûnkim sıbyânlar kadıasker şeklinde ol şarmûtu düzüp namâzın kılan ve mü’ezzinlik eden ve gûyâ yaykayan ve dörd gılmân götürenler cümle on iki necîb ü reşîd ma‘sûmlar hâlâ ol günden berü lâl olup bî-zebân uryân u giryân Y 250b mecâzibûndan olup on ikisi dahi Mısır'ın kömistânında ve harâbistânında serserî gezerler, aceb sırrullâhdır. Ba‘dehu İbrâhîm Paşa havfe düşüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y250a–Y250b ·
metinde göster ·
Ve bu kubbe-i pür-envârın mihrâbında iki rek‘at namâz
kılan
kimesne cemî‘i beliyyât-ı dehrden masûn u mahfûz olur, ve bir hasım anınla mukâ …
Ve bu kubbe-i pür-envârın mihrâbında iki rek‘at namâz kılan kimesne cemî‘i beliyyât-ı dehrden masûn u mahfûz olur, ve bir hasım anınla mukâvemet ü muhâsamet edemeyüp hergiz yohsulluk yüzün görmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y286a ·
metinde göster ·