… usul'a istîlâ etdiği ve Hâfız Ahmed Paşa Bağdâd'dan bî-feth rucû‘ etdiği ve Tay
kabîlesi
Kızılbaş ordusun gâret etdiği ve Merre Hüseyin Paşa'nın azli ve Kemânkeş Alî Pa …
Ve Kızılbaş Musul'a istîlâ etdiği ve Hâfız Ahmed Paşa Bağdâd'dan bî-feth rucû‘ etdiği ve Tay kabîlesi Kızılbaş ordusun gâret etdiği ve Merre Hüseyin Paşa'nın azli ve Kemânkeş Alî Paşa'nın vezîr-i a‘zam olduğu sene 1032.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu fenn-i taklîd ve fenn-i hicv, füsahâ [ve] büleğâ-yı Benî Kureyş
kabîlesi
içine düşüp imri'l-kays heccâv idi, bî-dîn gitti. Muhammed Bûsırî dahi heccâv i …
Ba‘dehu bu fenn-i taklîd ve fenn-i hicv, füsahâ [ve] büleğâ-yı Benî Kureyş kabîlesi içine düşüp imri'l-kays heccâv idi, bî-dîn gitti. Muhammed Bûsırî dahi heccâv idi ve anadan doğma a‘mâ idi. Ebû Leheb ve Ebû Cehil ve niçe yüz kibâr-ı Kureyş sohbet edüp Hazret-i Risâlet'i meclislerine da‘vet edüp Bûsırî'ye tenbîh etdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 210a ·
metinde göster ·
… dir. Sahrâsında cümle mahsûlâtı pirinçdir. Ve cümle re‘âyâsı Sünnî mezheb Avşar
kabîlesi
Türkmânı olduğundan Avşarlı kendi derler. Başka kelenteri ve mihmândârı vardır. …
Menzîl-i kend-i Avşarlı: Revân hâkinde bin hâneli ve câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kenddir. Sahrâsında cümle mahsûlâtı pirinçdir. Ve cümle re‘âyâsı Sünnî mezheb Avşar kabîlesi Türkmânı olduğundan Avşarlı kendi derler. Başka kelenteri ve mihmândârı vardır. Andan yine nehr-i Araz sâhilince imâristân ve mesîregâh gülistân kendler içre teferrüc ederek 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 308a ·
metinde göster ·
… urûc etdi. Yâ Muhammed! Sen de Akka'da ol uyûnlara girüp gasl eyle. Benî Kureyş
kabîlesi
sihrinden emîn olup onlara alâ-gâlib ile galebe edesin. Ve yâ Muhammed! Akka'da …
Bu dahi ana karîb bir vâsi‘ bi’r-şekilli nerdübân ile inilir bir aynü'l-hayatdır. Ta‘amda Kuds-i Şerîf'de Âb-ı selvâ'nın lezzetindedir. Ekseriyyâ bu aynda Hazret-i İsâ gasl etmişdir deyü millet-i Nasârâ ve Efrenc tâ’ifesi nûş edüp gasl ederler. Ve tâ’ife-i Yahûd Hazret-i Mûsâ bu aynda gasl etmişdir deyü ziyâret edüp nûş ederler. Ammâ gâyet müsta‘mel etmişler. Bu iki uyûnun "Ni‘meteyn" ismiyle müsemmâ olmasın "Manzara-i Enhâr-ı Uyûn ve Bi’r-i Germâb" nâm târîhinde, bizzât Hazret-i Risâlete sehhârlar sihr etdiklerinde ilhâm-ı Rabbânî ile Hazret-i Resûl, Şâm kurbunda Busrâ şehrinde ticârete geldikde şehr-i Busrâ'da Buhîra nâm bir râhib var idi. Ol eydür: "Yâ Muhammed! Sende sihir alâmeti var. Durma, Akka'da Ni‘meteyn derler iki uyûn vardır, birine Hazret-i Mûsâ girüp Fir‘avnîler sihrinden emîn olup bahr-i Kulzüm kenarında Fir‘avnîlere gâlib olup cümle Fir‘avnîler gark-ı âb olup Mûsâ Nebî sihr-i murâ‘inelerden halâs oldu. Birine Hazret-i İsâ Nebî girüp sihr-i İsrâ’îl'den halâs olup âsumâne urûc etdi. Yâ Muhammed! Sen de Akka'da ol uyûnlara girüp gasl eyle. Benî Kureyş kabîlesi sihrinden emîn olup onlara alâ-gâlib ile galebe edesin. Ve yâ Muhammed! Akka'da uyûn çokdur. Her kankı ayn sana 'Ene'n-ni‘meteyni'l-huld' derse anlara girüp gasl eyle" deyince Hazret-i Resûl, Buhîra râhibin ta‘lîmiyle Akka'ya gelüp deverân u seyerân ederken bu iki uyûn "Yâ Muhammed! Ene'n-ni‘meteyni'l-huld biziz!" dediler. Hazret Bismillah ile bu iki aynda gasl edüp cümle sihirden emîn olup "Hâzâ ni‘meteyn" buyurmuşlardır. Cemî‘i elsine-i muhtelife tevârîhlerinde bu Ayn-i Ni‘meteyn mastûr olduğundan mâ‘ada bizim niçe yüz kütüb-i mu‘teberelerimizle evsâfı mastûrdur. Anınçün cemî‘i memâlik-i mahrûselerde niçe bin meshûr ve sevdâ-zede ve sarı‘a zahmetine mübtelâ âdemler bu ni‘meteynlere girüp bi-emrillahi Te‘âlâ şifâ bulup gider. Hakîr bir niçesine vâkıf-ı esrârım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43b ·
metinde göster ·
… bir âsitâne-i ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır. Bu semtlerde sevâhile inen Türkmân
kabîlesi
cümle Uzeyr'e mu‘tekidlerdir kim hâlâ mutasarrıfînden olup ulu sultândır. Andan …
Bu ziyâret-i Uzeyr'i edüp yine cânib-i kıbleye düz, vâsi‘ sahrâ-yı âbâdân içre (---) sâ‘atde Şeyh Rûdîn hazretlerin ziyâret edüp bir âsitâne-i ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcâtdır. Bu semtlerde sevâhile inen Türkmân kabîlesi cümle Uzeyr'e mu‘tekidlerdir kim hâlâ mutasarrıfînden olup ulu sultândır. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a ·
metinde göster ·
… ın kerâmetiyle Hudâyî pirinç hâsıl olduğundan bu göle Ayn-i rûz derler. Türkmân
kabîlesi
girüp gusl ederler. Meşhûr ziyâretgâh-ı inâs-ı Urbân u Türkmân-ı yamandır. Ve,
{Bu Harrân hâkinde nehr-i Dehendâniyye derler. Bir ayn-ı câriyyedir. Kal‘a-i Rakka kurbunda nehr-i Peliç ile bir olup nehr-i Furât'a rîzân olur. İkisi de âb-ı hayâtdır}. Ya‘nî pirinç gölü demekdir. Kaçan Hazret-i Alî radiyallahu anhu Hazret-i Mu‘âviye ile bu mahalde Sıffîn-i nahsîn cengin ederken bu mahalde pirinç eküp bu uyûn ile reyy edüp hâlâ anların kerâmetiyle Hudâyî pirinç hâsıl olduğundan bu göle Ayn-i rûz derler. Türkmân kabîlesi girüp gusl ederler. Meşhûr ziyâretgâh-ı inâs-ı Urbân u Türkmân-ı yamandır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 58b ·
metinde göster ·
… Mardin ü Sincâr'da Şâm Şeyhi Alî Fâris ile çöl pâdişâhı (---)(---) ve Benî Tây
kabîlesi
imdâdiyle çölde ceng-i azîm olmağile Firârî Mustafâ Paşa eyâlet-i Diyârbekr'ün …
Diyârbekr'ün enderûn [u] bîrûnunda niçe ziyâretler etdik. Ammâ meşhûr-ı âfâk bunlar. Ve her bâr Firârî Mustafâ Paşa hazretlerinin müsellimi (---)(---) Ağa ile ve Kelepür Hüseyn Ağa ile ve a‘yân-ı Diyârbekir ile şeb [u] rûz sohbet-i hâslar ve sâyd u şikâr-ı teferrücgâhlar edüp zevk ü safâlar ederdik. Ammâ efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın me’mûr etdüği hizmetimiz vücûda gelüp niçe gûne hayemât ve çergeler ve matbah u tengtir çadırlar alamayup işimiz mu‘attal kaldı. Zîrâ vâlî-i Diyârbekir Mustafâ Paşa-yı Firârî çölistân-ı Mardin ü Sincâr'da Şâm Şeyhi Alî Fâris ile çöl pâdişâhı (---)(---) ve Benî Tây kabîlesi imdâdiyle çölde ceng-i azîm olmağile Firârî Mustafâ Paşa eyâlet-i Diyârbekr'ün kırk yedi bin asker ile mezkûr Urbânların mâbeynlerin ıslaha gitmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 209b ·
metinde göster ·
… ır ve hâmûnlarında Türkman-ı bî-amân sâkinlerdir ve sahrâ-yı bî-nihâyesinde Tay
kabîlesi
Urbânı konar göçer. Bu merkûm kavm-i melâ‘înlerden öşür, aded-i ağnâm ve otlak …
Paşası bin kadar âdemiyle hükm-i hükûmat edüp ber-vech-i adâlet kendüye yigirmi bin guruş hâsıl eder, ammâ şecî‘ ü nâmdâr ve yarar paşa-yı kâmkânıdır. Değme âdem kâr idemez. Zîrâ (---) tarafı Saçlı dağının Yezîdî Ekrâdlarıdır. Bir tarafında Aşadı kavmi Ekrâdıdır, bir tarafında Şatakî Aşîreti Ekrâdıdır ve hâmûnlarında Türkman-ı bî-amân sâkinlerdir ve sahrâ-yı bî-nihâyesinde Tay kabîlesi Urbânı konar göçer. Bu merkûm kavm-i melâ‘înlerden öşür, aded-i ağnâm ve otlak hakkın bi't-tamâm almak değme paşa-yı hümâm kârı değildir. Anınçün Mardin'e cerrî ve şedîd ve zü'l-kuvve paşa-yı hünerver ister. Ve taht-ı hükûmetinde cümle erbâb-ı zu‘amâ 306 ve erbâb-ı timâr 365 ve alâybeğisi ve çeribaşısı vardır. Kânûn üzre cebelüleri ile cümle bin altmış aded müsellah asker olur, beğiyle sefer eşerler ve üç yüz pâyesiyle mükellef kazâdır. Cümle nâhiyesi (---) aded kurâlardır. Beher sene kadıya bu nevâhîler üç bir guruş hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbi ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şâhbenderi ve subaşısı ve kapân emîni vardır ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 210b ·
metinde göster ·
… eşrâfiyânı gibi bî-zebân birbirlerine nazar etmeğile kelimât ederlermiş ve niçe
kabîlesi
bî-zebân el ele duduşmak ile söyleşirlermiş. Mâbeynlerinde asla kelâm-ı hurûf y …
Manzara-i Yenidünyâ: Hatta fetahtâ {889} târîhinde bulunan yeni dünyâda yetmiş gûne benî Âdem vardır kim "Bu eski dünyâ nüfûsuna asla müşâbehetleri yokdur", deyü Bahr-i Muhît kenârında Loncat şehri küffârları hikâye etdiler kim "Yeni dünyâda olan halkın kadd [ü] kâmetleri ve harekât [u] sekenâtları ve kelimâtları ve sûretleri ve reng-i rûyları ve birbirlerine nigerânları ve lehce-i mahsûsaları cümle bu dünyâ halkına mugâyirdir", deyü nakl etdiler. Hatta Cenâb-ı Allah bu dünyâda ne kadar bin milel halk var ise cümlesinin lisânları yigirmi dokuz aded hurûf-ı teheccâ üzre kelimât olunur, ammâ bu Yenidünyâ halkı kelimâtlarının niçesi Çerkes lisânı gibi boğazdan söylenir, kaleme gelmez elfâzları var imiş ve niçe kavmi hukemâ-yı kudemânın eşrâfiyânı gibi bî-zebân birbirlerine nazar etmeğile kelimât ederlermiş ve niçe kabîlesi bî-zebân el ele duduşmak ile söyleşirlermiş. Mâbeynlerinde asla kelâm-ı hurûf yok imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû vilâdet-i Resûl'ün sene 34 Mu‘âviye ibn Ebî Süfyân vücûda geldi ve ol ân Mu‘âz ibn Cebel-i Elhem dahi müştakk olup Ebû Süfyân kabîlesiyle Ebû Tâlib kabîlesi şehr-i Mekke'de birbirleriyle ceng-i azîm edüp tarafeynden bî-hisâb âdemler merhûm oldular. Kavm-i Hâşimî ve kavm-i Kureyş mâbeyninde ilm-i nücûmda kâmil olanlar eyitdiler: "Bu Mu‘âviye mevlûdü günü böyle ceng-i azîm olup nahs-ı ekber oldu. Âhir Mu‘âviye ile Alî 354b mâbeynleri ceng ü cidâl ve harb ü kıtâl ile güzer eyleye" deyü istihrâc etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354a–354b ·
metinde göster ·
… yâtîn ikisi bir kavimdir kim cümle otuz beş kavimdir. Onbeşi hevâda uçarlar, on
kabîlesi
âteş alevlerinde gezerler. Zîrâ anlar âteşden halk olmuşlardır. Bunlardan mâbâk …
İşte İblîs'e müşâbih olan evlâdları yumurtasız böyle şetm-i galîzden hâsıl olur ammâ avretiyle cimâ‘ etse yumurtadan hâsıl olup ecinne sıfatında olduğu müsbetdir. Ve hâlâ İblîs'in mesken [ü] me’vâsı deryâlar üzre olan cezâyirâtlarda ve imâristânların zibilistânlarında sâkinlerdir. Be-kavl-i müfessirîn ecinne ve şeyâtîn ikisi bir kavimdir kim cümle otuz beş kavimdir. Onbeşi hevâda uçarlar, on kabîlesi âteş alevlerinde gezerler. Zîrâ anlar âteşden halk olmuşlardır. Bunlardan mâbâkîsi yer yüzünde harâb yerlerde olurlar. Bu otuz beş kabîleden otuz kabîlesi göklere biri biri üzre çıkup meleklerden haber almağa urûc ederken hafaza melâyikeleri anlara yıldız gibi âteş pâreleri atup ol âteşden şeyâtîn ü ecinneler helâk olurlar ve ol âteş atmak hizmetine niçe kerre yüz bin müvekkel melâyikeler vardır kim benî Âdem üstünden şeyâtîn ü ecinnenin şerlerin def‘ etmeğe me’mûrdurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395b ·
metinde göster ·
… nlardan mâbâkîsi yer yüzünde harâb yerlerde olurlar. Bu otuz beş kabîleden otuz
kabîlesi
göklere biri biri üzre çıkup meleklerden haber almağa urûc ederken hafaza melây …
İşte İblîs'e müşâbih olan evlâdları yumurtasız böyle şetm-i galîzden hâsıl olur ammâ avretiyle cimâ‘ etse yumurtadan hâsıl olup ecinne sıfatında olduğu müsbetdir. Ve hâlâ İblîs'in mesken [ü] me’vâsı deryâlar üzre olan cezâyirâtlarda ve imâristânların zibilistânlarında sâkinlerdir. Be-kavl-i müfessirîn ecinne ve şeyâtîn ikisi bir kavimdir kim cümle otuz beş kavimdir. Onbeşi hevâda uçarlar, on kabîlesi âteş alevlerinde gezerler. Zîrâ anlar âteşden halk olmuşlardır. Bunlardan mâbâkîsi yer yüzünde harâb yerlerde olurlar. Bu otuz beş kabîleden otuz kabîlesi göklere biri biri üzre çıkup meleklerden haber almağa urûc ederken hafaza melâyikeleri anlara yıldız gibi âteş pâreleri atup ol âteşden şeyâtîn ü ecinneler helâk olurlar ve ol âteş atmak hizmetine niçe kerre yüz bin müvekkel melâyikeler vardır kim benî Âdem üstünden şeyâtîn ü ecinnenin şerlerin def‘ etmeğe me’mûrdurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395b ·
metinde göster ·
… n'a ve Kumugıstân'a ve Lezgistân'a ve Megrelistân'a varınca bu Seydî Ahmed Paşa
kabîlesi
hırsızlığa gidüp ganîmet gelirler. Hikmet-i Hudâ Seydî Ahmed Paşa tâze yiğit ik …
Seyyid değildir, Seydî'dir, zîrâ kendisi Abaza ve Çerkes mâbeyninde dağlar içre Sadşe kavmi derler bir kabîlenin fetâlarındandır. Köyüne varmak bu hakîre müyesser olmuşdur. Öyle bir bahâdır ve şecî‘ kavimdirler kim Abaza'yı ve Çerkez'i esîr edüp her bâr anlar ile ceng ederler. Abaza lisânın ve Çerkez lisânın fasîh bilirler. Tâ Dağıstân'a ve Kumugıstân'a ve Lezgistân'a ve Megrelistân'a varınca bu Seydî Ahmed Paşa kabîlesi hırsızlığa gidüp ganîmet gelirler. Hikmet-i Hudâ Seydî Ahmed Paşa tâze yiğit iken Abaza kavmine esîr düşüp İslâmbol'a getirüp andan Mısır'a götürüp (---)(---) zâde efendi bâzâr-ı gılmânda Seydî'yi alup silâhşörlük ta‘lîm etdirirler. Eyle üstâd-ı kâmil cündî silâhşör olup kırk adım yerde üç silâh icrâ edüp nişân urup Mısır cündîlerinin fetâlarına Seydî derler. Bu dahi Seydî nâmıyla iştihâr bulup Sultân (---) Hân Mısır'dan cirid-endâz gulâmlar istedikde bu Seydî'yi dahi Der-i Devlet'e gönderüp Harem-i Hâs'da neşv ü nemâ bulup Hâsoda'da cirid ile bir musâhib-i şehriyârîyi şehîd edüp, andan firâr edüp ba‘dehû ricâ ile kendüye Erzurûm eyâletinde Tortum sancağı ihsân olup, anda Gürcistân ve Megrelistân tarafların kurudup (...) niçe sergüzeşt [ü] serencâmları vardır. Mısır'da neşv [ü] nemâ bulduğundan Seydî derler, ammâ seyyid değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 187a ·
metinde göster ·
… r zümresi tüccârân-ı berr [ü] bihârdır; ve bir fırkası ehl-i sanâyi‘dir; ve bir
kabîlesi
sûhtevât ulemâlarıdır; ve bir kavmi bâğbândır, zîrâ cümle yigirmi üç bin aded b …
Bir sınıfı buheyresinde sayyâd-ı mâhîlerdir; bir bölüğü askerî tâ’ifesidir; ve bir zümresi tüccârân-ı berr [ü] bihârdır; ve bir fırkası ehl-i sanâyi‘dir; ve bir kabîlesi sûhtevât ulemâlarıdır; ve bir kavmi bâğbândır, zîrâ cümle yigirmi üç bin aded bâğları vardır. Ve gâyet Ferhâd-vâr rencberlik edüp kâr [u] kisblerine mukayyed şecî‘ ü fetâ Arnavud gâzîleri var. Gayri millet bu şehirde yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 34b ·
metinde göster ·
… skeri ve Jana kavmi ve Mamşuh kavmi ve Âdemî kavmi ve Bolatkay aşîreti ve Besni
kabîlesi
ve Kabarti beğlerinin on iki aşîreti ve Tavustân kavmi cümle beğleriyle gelüp H …
Andan sonra üç bin aded tüfengli Çerkezistân askerinden evvelâ Şağake askeri ve Jana kavmi ve Mamşuh kavmi ve Âdemî kavmi ve Bolatkay aşîreti ve Besni kabîlesi ve Kabarti beğlerinin on iki aşîreti ve Tavustân kavmi cümle beğleriyle gelüp Hân'a buluşup asker-i İslâm'ın bir tarafında başka oymak olup kondular ve küffârın taburu muhâsarası ve muhâfazasıyla mukayyed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 113a ·
metinde göster ·
… enâb üç aded bürâderlerdi. Biri Mübârek Geray Sultân, Çerâkese vilâyetinde Zaba
kabîlesi
içinde ösmüşdür, ya‘nî perveriş bulup büyümüşdür. Biri Dede Mehemmed Geray Sult …
Bu sultân-ı Cem-cenâb üç aded bürâderlerdi. Biri Mübârek Geray Sultân, Çerâkese vilâyetinde Zaba kabîlesi içinde ösmüşdür, ya‘nî perveriş bulup büyümüşdür. Biri Dede Mehemmed Geray Sultân'dır, ammâ bu Selîm Geray Sultân bu bürâdereynlerden uluca olup Dede Geray ile şehr-i Bâğçesarây'da neşv [ü] nemâ bulup cemî‘i ulûm-ı garîbe-i acîbeye mâlik olduğundan gayri hâfız-ı hamele-i Kur’ân ve Fârisî ve Mesnevî-hân bir şûh ve hezârfen pâdişâh-ı zekîdir kim her ne cânibe teveccüh etse bi-emrillâhi te‘âlâ mansûr u muzaffer olup sâlimîn ü gânimîn Kırım'a dâhil olur, ammâ kabza-i tasarrufunda olan mâl-ı ganâ’imden bir şey komayup cümlesin tevâbi‘ât u levâhıkât ve fukarâ ve mesâkînlere bezl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129a ·
metinde göster ·
Bu Süleymân Şâh Ertuğrul’un ülkeni, ya‘nî büyüğü olmak ile Ertuğrul
kabîlesi
içre tefrika düşüp Süleymân Şâh'ın dörd oğlu var idi. Biri Kızıl Toğar Hân'dır. …
Bu Süleymân Şâh Ertuğrul’un ülkeni, ya‘nî büyüğü olmak ile Ertuğrul kabîlesi içre tefrika düşüp Süleymân Şâh'ın dörd oğlu var idi. Biri Kızıl Toğar Hân'dır. Rakka'ya, ya‘nî Urfa'ya varup anda beğ olup gazâlarında anda hayli nâm bulup hâlâ Urfa'da İbrâhîm Halîlullâh âsitânesi kurbunda yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 130b ·
metinde göster ·
… en Irâk-ı Bağdâd'a çıkup bir bürâderi Keysû anda kalup Keys Urbânı oldu. Ve bir
kabîlesi
Cebeliyye'de Cebel-i Elheme'ye gelüp biri Gazze'de ammîsi Hâşim hazretlerine ge …
Ve ibtidâ bu Şağake Çerkezlerinin ecdâdları Mekke-i 148a Mükerreme'den bir alay kavm-i Kureyşîler firâr edüp Aneh Selme çöllerinden Irâk-ı Bağdâd'a çıkup bir bürâderi Keysû anda kalup Keys Urbânı oldu. Ve bir kabîlesi Cebeliyye'de Cebel-i Elheme'ye gelüp biri Gazze'de ammîsi Hâşim hazretlerine gelüp kalır. Ammâ Cebeliyye'de Cebel-i Elheme yanında kalan nâsa(?) oğlu Keysû Antakiyye'de kayser-i Rûm olan Hırkıl nâm kral-ı dâlle gelüp andan İslâmbol'un Pozantina kralı olan Ciniviz yanına gelüp bu Keysû yurd ister. Ol dahi Keysû'yu üç karındaşıyla gemilere koyup Karadeniz sâhillerinde yurd verir. Lazka Kureyş Arabı Trabzan'da kalır. Kavm-i Laz Lazka Kureyş'dendir. Andan Abaz Kureyş Abaza vilâyetinde kalır. Andan Keysû Kureyş Arap Anapa kal‘asına çıkup ibtidâ Keysû Şağake oğlu ile bu Karadeniz sâhilinde vatan tutunurlar. Ba‘dehu tenâsül bularak kırk aded kabîle olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 147b–148a ·
metinde göster ·
pişkövinde meks edüp bu mahalden Hân kalkarken Hacı Geray Sultân ve Selâmet Ger …
Mehemmed Geray Hân efendimiz beş gün bu Şağake kabîlesi pişkövinde meks edüp bu mahalden Hân kalkarken Hacı Geray Sultân ve Selâmet Geray Sultânlar İslâmbol'a gitmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 150b ·
metinde göster ·
… milel-i gûnâ-gûn elsine-i muhtelifelerinden âdemler cem‘ olup bu Âdemî Çerkesi
kabîlesi
ile germâ-germ kırk gün kırk gece bey‘ [u] şirâ ve bâzârlık olur kim bu dırahtı …
Ve bu dıraht-ı azîmin zıllında sâhibü'l-hayrâtlar niçe bin gûne soffalar ve kâ‘alar ve çemenzâr nişîmenler ve maksûreler ve matbahlar ve uyûn-ı câriyeler kenârlarında gûnâ-gûn soffalar ve savma‘alar etmişler kim vâcibü's-seyrdir, zîrâ her sene mâh-ı Temmûz'da kiraz mevsimi mahallinde bu dıraht-ı bâlânın altında beş altı kerre yüz bin benî âdemin milel-i gûnâ-gûn elsine-i muhtelifelerinden âdemler cem‘ olup bu Âdemî Çerkesi kabîlesi ile germâ-germ kırk gün kırk gece bey‘ [u] şirâ ve bâzârlık olur kim bu dırahtın sâyesi âdem deryâsı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 153a ·
metinde göster ·
… leri gûnâ-gûndur. Bir kavmi mecûsîlerdir ve bir mezheblisi hulûlîlerdir. Ve bir
kabîlesi
âteş-perestlerdir. Ve bir fırkası âfitâb-perestlerdir. Ve bir zümresi zemîn-per …
Ve mezhebleri gûnâ-gûndur. Bir kavmi mecûsîlerdir ve bir mezheblisi hulûlîlerdir. Ve bir kabîlesi âteş-perestlerdir. Ve bir fırkası âfitâb-perestlerdir. Ve bir zümresi zemîn-perestlerdir, ya‘nî zemînî-mezheblerdir. Ve bir sınıfı kamer-perestlerdir. Ve bir oymağı gâv-perestlerdir. İnşâallâh bunlar dahi mezâhibleri ve âlât-ı silâhı ve tarz [u] tavırlarıyla tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176a ·
metinde göster ·
… tdim, bu dıraht-ı P 53b müntehânın misli meğer Çerkezistân memleketinde Âdemî
kabîlesi
içinde bir gûne Q 53b kavak dırahtı var. Ol kavim ol ağacı hâşâ ve kellâ ma‘b …
Sitayiş-i çınâr-ı azîm-i kal‘a-i İstanköy: Ve bu kapudan taşra kal‘a ile varoş mâbeyninde Lonca meydânında bir çınâr-ı sun‘-ı Hudâ var kim Cenâb-ı Bârî yed-i kudreti ile bir dıraht-ı azîm halk etrniş kim atlas-ı felekde bu hakîr kırk bir sene on sekiz pâdişâhlık yer seyâhat edüp cihânbânlık eyledim ve rûy-i arzda sun‘-ı Hudâ'ları im‘ân-ı nazar ile nazar etdim, bu dıraht-ı P 53b müntehânın misli meğer Çerkezistân memleketinde Âdemî kabîlesi içinde bir gûne Q 53b kavak dırahtı var. Ol kavim ol ağacı hâşâ ve kellâ ma‘bûd ittihâz edinüp ana taparlar. Bu dahi sun‘-ı Girdigâr'dır. Anı gören zî-rûh sanır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105a ·
metinde göster ·
… mesâcid ve tekye ve dârü'ş-şifâ vardır. Ba‘zı câmi‘leri hâlâ ma‘mûrdur. Türkmân
kabîlesi
bunda sevâhile endükde ibâdet ederler.
Yedi yüzden mütecâviz câmi‘ var kim her biri Mısır'da câmi‘-i Ezher ve Şâm'da câmi‘-i Ümeyye-misâl câmi‘lerdir. Ve niçe bin medrese ve hân u hammâm ve imâret mesâcid ve tekye ve dârü'ş-şifâ vardır. Ba‘zı câmi‘leri hâlâ ma‘mûrdur. Türkmân kabîlesi bunda sevâhile endükde ibâdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y151a ·
metinde göster ·
… nda nehr-i Ceyhûn'a mahlût olur. Ve bu mahalde yaylayan yaylayı yaylayı Türkmân
kabîlesi
Akçakoyunlu ve Avşarlı ve Keçeli uşağı yurdlarıdır. On bin bahâdır Türkmân olur …
Nehr-i Karaçay: Arslanlı beli tarafından gelüp Kınık kal‘ası kurbunda nehr-i Ceyhûn'a mahlût olur. Ve bu mahalde yaylayan yaylayı yaylayı Türkmân kabîlesi Akçakoyunlu ve Avşarlı ve Keçeli uşağı yurdlarıdır. On bin bahâdır Türkmân olur ve bu etrâf vilâyetleri cümle Türkmân müstevlî olmuşdur. Ve Keçelioğulları'nda ta‘âm yeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y158a ·
metinde göster ·
… bir kâr-ı kadîm kal‘adır. Henüz üstâd elinden rehâ bulmuş zann olunur. Türkmân
kabîlesi
bu mahallere sevâhile nüzûl etdükde bu kal‘ada sâkin olup bahâr vaktinde mu‘att …
Yolun sol cânibinde bir kâr-ı kadîm kal‘adır. Henüz üstâd elinden rehâ bulmuş zann olunur. Türkmân kabîlesi bu mahallere sevâhile nüzûl etdükde bu kal‘ada sâkin olup bahâr vaktinde mu‘attal kalur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181b ·
metinde göster ·
Tâ ki ba‘dehu Mısır İskenderiyyesi'nde sâkin olan Behîce ve Hannâdî kabîlesi Kalyatır(?) nâm meliklerinden rûgerdân olup Akke kal‘asına gelüp İşpanya himâyesinde Y 205a iki yüz yıl sâkin olup tenâsül buldular. Ol asırda Rûm batâliselerinin ihtilâli sebebiyle bu kavm-i Behîce ve kavm-i Hannâdî Arabından Malta keferesi olan kavim Akke kal‘asına istîlâ edüp mülkiyyet üzre mutasarrıf olup müstakil beğ olurlar. Ve Arab mezhebin terk edüp millet-i Mesîhî'den geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y204b–Y205a ·
metinde göster ·
… dir yâhûd şeker kuyusu demekdir. Âb-ı hayât kuyuları vardır. Evlâd-ı Sâlih Nebî
kabîlesi
şeyhleri hükmündedir. Bir şey gâyib olsa anlara ilzâm olunur. Bunda bir sâ‘at m …
Menzil-i Uyûnü'l-kasab: Lisân-ı Arab'da şeker kamışı ırmağı demekdir yâhûd şeker kuyusu demekdir. Âb-ı hayât kuyuları vardır. Evlâd-ı Sâlih Nebî kabîlesi şeyhleri hükmündedir. Bir şey gâyib olsa anlara ilzâm olunur. Bunda bir sâ‘at meks edüp develere yemlerin verüp nefîrler çalınup vakt-i zuhurda yola revâne olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y375b ·
metinde göster ·
Kal‘anın şarkında bir azîm ordu-yı bâzâr durur kim gûyâ Dolyan bâzârıdır. Ve cânib-i erba‘ası Benî şâhinli kabîlesi sâkin olmağile gâyet âbâdândır. Cümle Urbân ve tıflân [u] nisvân kâlây [u] metâ‘ların getirüp bey‘ [u] şirâ edüp ol kadar ganîmet olur kim ta‘bîr olunmaz. Ve Kudüs-i şerîfden ve Y 379a Halîlü'r-rahmân ve Nâbulus ve Aclûn ve Kâkûn ve Remle ve Gazze ve Mısır'dan me’kûlât u meşrûbât ve niçe bin deve getirirler kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b–Y379a ·
metinde göster ·
… gazâsına bile gelüp ba‘de fethi'ş-şâm Mısır'a Amr ibnü'l-Âs'a Mülessemîn cümle
kabîlesi
ile gelüp Amr ibnü'l-Âs'ın boybeği olup Evcile tibrine hâkim oldu.
Bunların aslı Yemenî'dir. Himyer kabîlesindendir. Hazret-i Ömer hilâfetinde şâm gazâsına bile gelüp ba‘de fethi'ş-şâm Mısır'a Amr ibnü'l-Âs'a Mülessemîn cümle kabîlesi ile gelüp Amr ibnü'l-Âs'ın boybeği olup Evcile tibrine hâkim oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y31a ·
metinde göster ·
müslimdir, sikkeleri yok, hutbeleri var esmerü'l-levn kavimdir. Öbür kavimleri …
Bunlar yedi kabîledir. Bir kabîlesi müslimdir, sikkeleri yok, hutbeleri var esmerü'l-levn kavimdir. Öbür kavimleri dalâlet neydiğin bilmezler, ammâ sünnet olmadıklarından bunları gayrı kavim ceng ile esîr edüp Evcile'de ve Mısır'da fürûht ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y33a ·
metinde göster ·
… nde bir çöl çölistân ve bir tîh-i bî-emân bî-pâyân yerdir. Yaz günleri Hudbiyye
kabîlesi
sâkin olup şitâda mezkûr hûrmâ ormanlarında sâkin olurlar. Mutî‘ [ü] munkâd âde …
Andan bu şehri seyr [ü] temâşâ edüp yine şark cânibine buhayre kenârınca üç sâ‘at gidüp ba‘dehu Akdeniz ile bu buhayre mâbeyninde Evvelü'n-Nahl ta‘bîr etdikleri hûrmâlık ormanı içre girüp azamet-i Hudâ meğer Mısır'ın hûrmâsı cümle bu Burlos vilâyetinde imiş, eyle dıraht-ı hûrmâlar var kim her biri eflâke ser çekmişdir ve her nahlde yigirmişer salkım hûrmâ olup ikişer yüz vukiyye hûrmâsı gelir. Altı sâ‘at dahi bu orman içre ılgar ile ubûr edüp Âhirü't-temr ya‘nî hûrmâ ormanı tamâm olduğu mahaldir, anı ubûr edüp Akdeniz kenârına varup sağ tarafımız kıble cânibidir. Ve Garbiyye hâkinde bir çöl çölistân ve bir tîh-i bî-emân bî-pâyân yerdir. Yaz günleri Hudbiyye kabîlesi sâkin olup şitâda mezkûr hûrmâ ormanlarında sâkin olurlar. Mutî‘ [ü] munkâd âdemlerdir. Eğer bunlar tâyi‘ olmasalar bu çölden bir âdem geçmek ihtimâli yok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y343b ·
metinde göster ·
… olduğıyçün Benî Seyf derler. Ve hâlâ nevâhîlerinde sâkin olan Urbâna Benî Seyf
kabîlesi
derler. Mısır hâkinde kâşiflikdir. Mâ-tekaddem mîrlivâlar mutasarrıf olurmuş. L …
Seyf ibn Zülyezen binâsı olduğıyçün Benî Seyf derler. Ve hâlâ nevâhîlerinde sâkin olan Urbâna Benî Seyf kabîlesi derler. Mısır hâkinde kâşiflikdir. Mâ-tekaddem mîrlivâlar mutasarrıf olurmuş. Lâkin zamânımızda sehl tenezzülde olmağile küşûfiyye olmuşdur. Kâşifleri beş yüz atlı tevâbi‘iyle ve beş yüz Mısır askeriyle eyâlet-i Benî Seyf'de olan yedi yüz kırk pâre kurâdan iki yüz beş Mısrî kîse ve (---) erdeb mîrî gılâli tahsîl edüp dîvân-ı Mısır'da deynin edâ eder. Ve paşa tarafından mîrî gılâli tahsîline bir ağa ta‘yîn olup kâşifden altı ayda bir kîse külfe-bahâ ve tahsîl etdüği (---) gılâlden erdeb başına re‘âyâdan ikişer para almak hâliyedir. Ve paşa tarafından bir ağa dahi mezkûr gılâl tahsîline isti‘câle gidüp nısıf kîse hizmet-bahâ alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y361b ·
metinde göster ·
… mü'l-i‘tidâl mahbûb u mahbûbeleri câ-be-câ vardır. Ve askerîden mâ‘adâsı Hazarî
kabîlesi
dahi çokdur. Ve ankâ bâzergânlardır. Bu şehr içre salı gün hafta bâzârı olup âd …
Bu şehr içre yigirmi bin âdem sâkindir, derler. Âb [u] havâsı letâfetinden hüsn-i cemâl ve nerm [ü] râmü'l-i‘tidâl mahbûb u mahbûbeleri câ-be-câ vardır. Ve askerîden mâ‘adâsı Hazarî kabîlesi dahi çokdur. Ve ankâ bâzergânlardır. Bu şehr içre salı gün hafta bâzârı olup âdem deryâsı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y362a ·
metinde göster ·
… â, hakîr anda kâşifin dârışeddinde mihmân iken Nîl'in karşı cânibinde Ebû Yahyâ
kabîlesi
altı yüz atlı ve hecînli askerle Nîl'i yıldırup beri cânibde bizim mihmân olduğ …
Hikmet-i Hudâ, hakîr anda kâşifin dârışeddinde mihmân iken Nîl'in karşı cânibinde Ebû Yahyâ kabîlesi altı yüz atlı ve hecînli askerle Nîl'i yıldırup beri cânibde bizim mihmân olduğumuz dârışeddi muhâsara edüp cenge âheng edüp tüfeng atmağa başladılar. Bizim ile dârışedde İbrâhîm Paşa delilerinden on tüfengli ve yigirmi üç tüfengli kâşifden ve yedi tüfengli bizden dârışeddin mazgal deliklerinden bir yaylım kurşum urunca Arab kümesinden Y 371a on altı Urbân ve yedi at hâk-i mezellete düşdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y370b–Y371a ·
metinde göster ·
… da iki yüz hâneli ve bir câmi‘li beleddir. Bunda şeyh Hamadî'nin Evlâd-ı Sâlimî
kabîlesi
sâkin olurlar. Bunlar dahi Ebû Yahyâ'nın akrabâları olmağile bir hâkde sâkinler …
Nîl kenârında iki yüz hâneli ve bir câmi‘li beleddir. Bunda şeyh Hamadî'nin Evlâd-ı Sâlimî kabîlesi sâkin olurlar. Bunlar dahi Ebû Yahyâ'nın akrabâları olmağile bir hâkde sâkinlerdir. Bunlar cümle bin atlıdır. Ebû Yahyâ gibi Havvâre tâ’ifesindendir. Bunları ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y378b ·
metinde göster ·
… ı tenâvül etdik. Ekmekleri darıdır. Atlarımız cümle darı yediler. Ve bu Hüceyze
kabîlesi
cümle üç bin cürd atlı kavm-i şecî‘dir. Andan ale's-sabâh kalkup Nîl'den ba‘îd …
şeyhü'l-Arabları haymesinde mihmân olduk. Summât sâhibi Hâtem kimesnedir. İsmine şeyh Nâsır-ı Devle derler. Ol gece deve eti ve deve südü ve hûrmâ helvâsı tenâvül etdik. Ekmekleri darıdır. Atlarımız cümle darı yediler. Ve bu Hüceyze kabîlesi cümle üç bin cürd atlı kavm-i şecî‘dir. Andan ale's-sabâh kalkup Nîl'den ba‘îd safî taşlıklı hâlî yerler ile ubûr ederek altıncı sâ‘atde gücile vakt-i gurûbda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y383b ·
metinde göster ·
… dizdârı ve neferâtları ref‘ olup derûn-ı kal‘ada üç yüz hasır evli Benî Ca‘fer
kabîlesi
sâkinlerdir. Müslim geçinirler, ammâ mezhebleri Ca‘ferî'dir. Ve kal‘a hâricinde …
Hâlâ İbrîm sancağı hükmünde ve İsvân kazâsı nâhiyesinde dizdârı ve neferâtları ref‘ olup derûn-ı kal‘ada üç yüz hasır evli Benî Ca‘fer kabîlesi sâkinlerdir. Müslim geçinirler, ammâ mezhebleri Ca‘ferî'dir. Ve kal‘a hâricinde ve çölde sâkin olurlar. Cümle altı bin kavimdir. Emvâl [ü] erzâkları vefret üzre mün‘im kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y384b ·
metinde göster ·
… ya‘nî lezîz kedi deyüp vakt-i zarûretde yerler. Ve Nîl zülâli nûş ederler. Bir
kabîlesi
dahi sahrâlarda zürâfe ve pîl ve gergerdân ve ceyrân sayd u şikâr edüp tırnakla …
On mikdârı tula-binâ câmi‘lerinde ibtidâ Fûncistân pâdişâhı nâmına, andan âl-i Osmân'a du‘â edeler kim hâdimü'l-haremeyni'ş-şerîfeyndir. Gâyet musallî Mâlikiyyü'l-mezheb kavmi vardır. Aslâ kizb ü gıybet ve sû-i zan ü mesâvî bilmezler. Gâyet mustakîm âdemler olduğiyçün şehr-i Mısır'da cümle tüccâr ve ehl-i sûkun huddâmları kavm-i Berâbiredir. Berâbire re‘âyâsına derler, Berberî askerîsine derler. Cümle tâ’ife-i askerî altmış bin olur, ammâ Berâbire'si üç kerre yüz bin âdem olur. Ve bu varoşda binden mütecâviz cellâbe ya‘nî Sûdân ve İsvân ve Fûncistân bâzergânları sâkin olurlar. Ve Berâbire'si ticâret ü zirâ‘at ile mukayyed olup şa‘îr ve dürre ya‘nî darı eküp biçüp gıdâları arpa ve darı ekmeği ve lahm-ı tayrî ve cemel eti ve südüdür. Ve bozası gâyet memdûhdur. Ve kedi eti yemek mübâhdır, ciddi kutta ya‘nî lezîz kedi deyüp vakt-i zarûretde yerler. Ve Nîl zülâli nûş ederler. Bir kabîlesi dahi sahrâlarda zürâfe ve pîl ve gergerdân ve ceyrân sayd u şikâr edüp tırnakları çataldır, deyü tenâvül ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404b ·
metinde göster ·
Bu dağlarda ve sahrâlarda niçe kerre yüz bin Hânende
kabîlesi
haymeler ile ve karyeler ile sâkinlerdir. Niçesi haymelerimize gelüp ceyrân ve …
Bu dağlarda ve sahrâlarda niçe kerre yüz bin Hânende kabîlesi haymeler ile ve karyeler ile sâkinlerdir. Niçesi haymelerimize gelüp ceyrân ve kuzu ve Habeş tavuğu ve darı ve darı ekmekleri getirdiler. Cümle kavmi Süryânîce kelimât ederler. Bunların lisânından dahi tahrîr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
dahi Nîl'in şarkında Künûzeyn yurdunda sâkinlerdir, anlar az kabîledir ve mer‘a …
Bunların bir kabîlesi dahi Nîl'in şarkında Künûzeyn yurdunda sâkinlerdir, anlar az kabîledir ve mer‘aları tengdir. Ammâ bunların fezâlarının Mağrib-zemîn'e dek nihâyeti yokdur ve bunlar gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y444a ·
metinde göster ·