üzre sandûkamı filân mahaldeki mezâra koy kim anda azâb-ı nâra müstahak bir kef …
Sene 941 târîhinde bizzât Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'r-rıdvân hazretlerinin binâ-yı müteberrikesidir. Hattâ mukaddemâ Kızılbaş Bağdâd'a istîlâ etmezden mukaddem kal‘a-i Bağdâd Sünnniyândan Uzun Hasan-ı Bayındırî destinde iken ol asırda İmâm-ı A‘zam'ın bir Sünnî türbedârının vâkı‘asına İmâm-ı hümâm girüp "Benim kabrim üzre sandûkamı filân mahaldeki mezâra koy kim anda azâb-ı nâra müstahak bir kefere medfûndur" dedikde türbedâr hâbdan bîdâr olup İmâmın ta‘lîmi gibi eder. Meğer ol asırda İmâmın kabr-i münevveresinde kıbâb u hübâb u tekellüfden bir şey yok imiş. Ancak kendüleri el-Melikü'l-Mansûr-ı Devvânıkî nâm pâdişâhın mahpeshânesinde hasta iken vasiyyet edüp kazâ kabûl etmediğiyçün hapisde {80 yaşında} merhûm olup halîfeleri kendüyi sünnet üzre defn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343b ·
metinde göster ·
… -ı Hakk'a şehâdetle varırlar. Ben de eyle gitdim ve siz de eyle gidersiz. Benim
kabrimden
sakının su’âl etmen. Zamân ola kim kabrimi nûrumdan müşâhede edeler." deyü niçe …
Hemândem Hasan u Hüseyin pederlerinin ayağına düşdüklerinde Hazret-i Alî eydür: "Ey oğullar, dedeniz Muhammedü'l-Mustafâ'ya Cenâb-ı Kibriyâ, habîbim ‘Arş [u] Kürsî ve Levh u Kalemi senin içün yaratdım.’ demişken bu fânî cihânda bir harman yeri kalmayup min muhabbetillahi Ta‘âlâ dest-i kudret ile o da şehîd oldu ve cemî‘i makbûl-i Hudâ olanlar huzûr-ı Hakk'a şehâdetle varırlar. Ben de eyle gitdim ve siz de eyle gidersiz. Benim kabrimden sakının su’âl etmen. Zamân ola kim kabrimi nûrumdan müşâhede edeler." deyü niçe bin kelimâtlar edüp yine deve ile tabutu Hazret-i Alî Urbân şeklinde götürüp çölde gâ’ib oldu. İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin Kûfe'ye gelüp niçe zamân kendi umûrlarına mukayyed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355a ·
metinde göster ·
… dim ve siz de eyle gidersiz. Benim kabrimden sakının su’âl etmen. Zamân ola kim
kabrimi
nûrumdan müşâhede edeler." deyü niçe bin kelimâtlar edüp yine deve ile tabutu H …
Hemândem Hasan u Hüseyin pederlerinin ayağına düşdüklerinde Hazret-i Alî eydür: "Ey oğullar, dedeniz Muhammedü'l-Mustafâ'ya Cenâb-ı Kibriyâ, habîbim ‘Arş [u] Kürsî ve Levh u Kalemi senin içün yaratdım.’ demişken bu fânî cihânda bir harman yeri kalmayup min muhabbetillahi Ta‘âlâ dest-i kudret ile o da şehîd oldu ve cemî‘i makbûl-i Hudâ olanlar huzûr-ı Hakk'a şehâdetle varırlar. Ben de eyle gitdim ve siz de eyle gidersiz. Benim kabrimden sakının su’âl etmen. Zamân ola kim kabrimi nûrumdan müşâhede edeler." deyü niçe bin kelimâtlar edüp yine deve ile tabutu Hazret-i Alî Urbân şeklinde götürüp çölde gâ’ib oldu. İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin Kûfe'ye gelüp niçe zamân kendi umûrlarına mukayyed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355a ·
metinde göster ·
çıkarmak isterler. Senin gelmene müfevvâz olunmuşdur. Bunda sırrullâh var, elbe …
"şu zâlimler beni kabrimden çıkarmak isterler. Senin gelmene müfevvâz olunmuşdur. Bunda sırrullâh var, elbette yetiş" dedikde der-akab Nûreddîn hâbdan bîdâr olup bu kadar heccân ve hussân-ı küheylân ile yedi gün ve yedi gece berk-i hâtif gibi erüp cümle ahâlî-i Medîne'yi alâ-tarîkı'z-ziyâfe da‘vet edüp cümlesine nigerân eder. Ammâ menâmında Hazret-i Risâlet'in şu zâlimler deyü gösterdiği âdemler yok. Nûreddîn-i şehîd eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y254b ·
metinde göster ·
kazup beni serîka edüp cesedimi kâfiristâna götürmeğe kasd edüp kabrime yakın g …
"Yâ Nûreddîn! Bu mel‘ûnlar benim kabrim kazup beni serîka edüp cesedimi kâfiristâna götürmeğe kasd edüp kabrime yakın gelmişlerdir. İşte şu mel‘ûnlardır" deyü eşkâlleri ile birer birer bunları gösterüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y284a ·
metinde göster ·
yakın gelmişlerdir. İşte şu mel‘ûnlardır" deyü eşkâlleri ile birer birer bunlar …
"Yâ Nûreddîn! Bu mel‘ûnlar benim kabrim kazup beni serîka edüp cesedimi kâfiristâna götürmeğe kasd edüp kabrime yakın gelmişlerdir. İşte şu mel‘ûnlardır" deyü eşkâlleri ile birer birer bunları gösterüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y284a ·
metinde göster ·