… dan sonra şehr-i Makdon'a gelüp gördü kim dedesi Yanko'nun binâ etdüği o şehr-i
kadîm
harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene …
Bânî-i sâbi‘: Binâ-yı şehr-i Makdon hakkında cemî‘i müvverrihân-ı mütekaddimîn tahrîrleri üzre İslâmbol sûrunun ve Ayasofya binâsının keyfiyyet-i binâsı bu yüzden tafsîl [ü] beyân ederler kim yedinci 10b kerrede ta‘mîr [ü] termîm eden Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safî aleyhi's-selâm vech-i arza hübût etdükden sonra beş bin elli iki sene mürûr etdükde Yanko ibn Mâdyân'ın nebîresinden Vezendon nâm bir pâdişâh-ı zîşân zuhûr edüp cihâna ferr ü şevket salup cemî‘i memâlik-i Rûm'a ve bilâd-ı Frengistân ve Kızılelma'ya ve diyâr-ı Alman'a ve Karaman ve Yûnâniyan'a ve Bahr-i Rûm içre ve Ummân [u] Okyûnûs'da olan cümle cezâyirâta ve sâhil-i bahreynde olan bi'l-cümle memâlik-i mahrûse kılâ‘lara hükmü câri olup bi't-tamâm mülûk-i âfâk fermânına râm oldukdan sonra şehr-i Makdon'a gelüp gördü kim dedesi Yanko'nun binâ etdüği o şehr-i kadîm harâb [ü] yebâb olmuş, hemân sâ‘at Makdon'da meks edüp cemî‘i hukemâ ve kehene ve âsafları ile meşveret edüp cümle memâlik zabtı içün İslâmbol'u tahtgâh edinmek içün binâsına şürû‘ etdükde rû-yı arzda fermân-beri olan pâdişâhlara haber gönderüp her diyârın ilm-i hendesede üstâd-ı kâmil mi‘mâr ve ummâl ve bennâlarından on kerre yüz bin âdem cem‘ olup tâli‘-i imâreti seretân olsun deyü tenbîh edüp Edirnekapusu cânibinde bir rasad peydâ edüp bir mîl minâre üzre bir nâkûs ihdâs edüp âmâde idi. Sa‘d sâ‘at oldukda ol çanı çalup cemî‘i bennâlar ellerinde olan taş ve kireçleri zemîne bırağup esâs etmeğe muntazır dururlardı. Hikmet-i Hudâ bir leylek bir yılanı şikâr edüp ber-hevâ âşiyânına getirirken ol yılan leylek murgunun minkârından rehâ bulup hikmet-i Rabbânî mezkûr rasad çanının üzerine yılan düşünce çan çalınup cemî‘i ummâllar ellerinde olan hacerâtları ve cibs-i Horasânîleri zemîne bırağup tarfetü'l-ayn içre esâs-ı sûr bir zirâ‘-ı melikî zemînden âlî oldu. Cemî‘i müneccimîn ve kehhânîn
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a–10b ·
metinde göster ·
… eği günler vâkı‘ oldu derler. Hulâsa-ı kelâm bu gâr-ı bârûd üzre ne kadar kâr-ı
kadîm
binâ-yı azîmler var ise evc-i âsumâna tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp İslâmbol' …
Bir rivâyetde Ebü'l-feth'in feth edeceği günler vâkı‘ oldu derler. Hulâsa-ı kelâm bu gâr-ı bârûd üzre ne kadar kâr-ı kadîm binâ-yı azîmler var ise evc-i âsumâna tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp İslâmbol'dan binâ pâreleri Üsküdar tarafında Salacak Burnu'na ve Kadıköyüne düşdüğü pâreler hâlâ zâhirdir.Ve bir pâre-i azîm dahi Tophâne tarafında Fındıklı nâm kasabanın şimâlinde Çizmeciler tekyesi önünde Kabataş nâm bir şeddâdî binâ pâresi deryâ içre yatır. İslâmbol'dan tayerân edüp anda düşdüğü muhakkakdır. Böyle bir mağâra-i azîm idi. Hâlâ yine mülûk murâd edinse zuhûra gelir. Ammâ şehir harâb olup hâsılı harcını ihâta etmez derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 18b ·
metinde göster ·
Ve niçe bin mevtâları kayıklar ile İslâmbol'un şimâlî cânibinde 22b medfen-i
kadîm
olan Tershâne ardı demek ile ma‘rûf cebbâne-i kadîmde kehf-i azîmler ve tâk-ı k …
Ve niçe bin mevtâları kayıklar ile İslâmbol'un şimâlî cânibinde 22b medfen-i kadîm olan Tershâne ardı demek ile ma‘rûf cebbâne-i kadîmde kehf-i azîmler ve tâk-ı kadîmler içre Ömer ibn Abdül‘azîz hazretleri asrından berü niçe bin sahâbe-i kirâm İslâmbol ve Galata'dan cümle ol mezâristânda medfûnlar idi. Şeyh Maksûd dahi kayıklarla cümle şühedâyı bu garâfe-i kadîmde defn edüp Şeyh Maksûd cümle mevtâyı maksûdlarına vâsıl edüp Şeyh Maksûd bu mezâristânın içinde bir azîm seng-i hârâ üzre celî hat ile mübârek dest-i hatları olmak üzre râyegân u ayân bir manzûm hattır kim böyle tahrîr olunmuşdur. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22a–22b ·
metinde göster ·
… u kadar mâl-ı ganâyimle ve bu kadar esîr [ve] esîre ile vilâyetimiz olan taht-ı
kadîm
Paris'e gelüp şâdumânlar ederler. Ol gelen ganâyim esîrelerden kıral pederime b …
"Bizim pederimiz Fransa kıralı (---) nâm kıralın oğlu idi. Ol zamân kim Fransa kıralı pederimizin hemşîresin İslâmbol tekuruna vermeğe ta‘ahhüd edüp mâl-ı cihâzın tedârük etmek içün altı yüz pâre gemiyle {kal‘a-i} Akka câniblerin nehb ü gâret edüp bu kadar mâl-ı ganâyimle ve bu kadar esîr [ve] esîre ile vilâyetimiz olan taht-ı kadîm Paris'e gelüp şâdumânlar ederler. Ol gelen ganâyim esîrelerden kıral pederime bir seyyide câriye verir. Hakîr ol seyyideden müştak olup üç yaşında iken pederimizi kıral dedemiz hemşîresiyle İslâmbol'a girirken bu kadar mâl-ı firâvân ile Sarâyburnu'nda bizi Osmânlı alup Tershâne bâğçesinde bizi Sultân Mehemmed'e teslîm edüp ba‘de'l-feth pederimiz Sultân Mehemmed huzûrunda Akşemseddîn hazretleri telkîniyle İslâm ile müşerref olup pederimizin hemşîresin cümle guzât-ı müslimîn Sultân Mehemmed'e hibe edüp ana dahi Akşems[eddîn] telkîn-i İslâm etdükde tereddüd edüp İslâm kabûl etmeyince {Sultân Mehemmed Hân} biz anı hüsn-i terbiyeye koruz deyü ibrâm [u] ilhâh-ı tâm [u] ihtimâm etmediler. Ammâ hakîr ol asırda beş yaşında idim. Akşemseddîn, hakîre ta‘lîm-i İslâm edince bilâ-tereddüd hamd-i Hudâ İslâm ile müşerref olup pederimizi dergâh-ı âlî kapucıbaşları zümresine ilhâk edüp hakîr Sarây-ı Hâs'da pederimiz hemşîresi halamızın yanında olurdum" deyü nakl ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28b ·
metinde göster ·
… halîcine nâzır bir mürtefi‘ arz-ı hevâdâr üzre Pozantin Kıral binâsı bir deyr-i
kadîm
var idi kim cânib-i erba‘ası sûr-misâl beden beden bir dîvâr-ı üstüvâr idi. Bu …
Yine Sultân Mehemmed Hân Gâzî harem-i muhterem olmak içün İslâmbol'un Karadeniz tarafına ve Galata halîcine nâzır bir mürtefi‘ arz-ı hevâdâr üzre Pozantin Kıral binâsı bir deyr-i kadîm var idi kim cânib-i erba‘ası sûr-misâl beden beden bir dîvâr-ı üstüvâr idi. Bu deyrin cânib-i erba‘ası eyle çemenzâr ve hıyâbân-ı koyah etd[i] kim Cenâb-ı izzet ber-hevâ tayerân eden ve ber-zemîn seyrân eden hûş-ı tuyûrun ve hayvânât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı ol dırahtistân içre mevcûd idi. Ol deyr içre Pozantin ve Kostantîn asrında on iki bin kıssîs râhib ü râhibe sâhib-i riyâzet kefere-i dalâlet-âyîn var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… kbûl Siyâvuş Paşa'ya bir sarây-ı azîm ve yeniçeri ağaları'na mahsûs bir sarây-ı
kadîm
ve Lala Mustafâ Paşa içün bir sarây ve Pîr Mehemmed Paşa-yı Karamanî içün bir s …
Ve Makbûl Siyâvuş Paşa'ya bir sarây-ı azîm ve yeniçeri ağaları'na mahsûs bir sarây-ı kadîm ve Lala Mustafâ Paşa içün bir sarây ve Pîr Mehemmed Paşa-yı Karamanî içün bir sarây ve Gegbizye'de câmi‘ sâhibi Mustafâ Paşa'ya bir sarây ve kızı ismehân Sultân'a bir sarây edüp câmi‘ huddâmlarıyçün bin aded mürtezika hücreleri inşâ edüp Eski Sarây'ın cânib-i erba‘asın tarîk-i âmm ile ârâste edüp ile'l-ân bir hâneye ittisâli yok bir sarây-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… kme me’mûr değildir. Ammâ hakîkatine nazar olunsa hükm-i Kitâbullâh ile hâkim-i
kadîm
şeyhülislâmdır.
On beşinci hâkim: Yine şer‘-i Resûl tarafından şeyhülislâmdır. Ammâ "el-cevâb Allâhu a‘lem olur olmaz" demeden gayrı bir hükme me’mûr değildir. Ammâ hakîkatine nazar olunsa hükm-i Kitâbullâh ile hâkim-i kadîm şeyhülislâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33a ·
metinde göster ·
olduğu tasvîr olunmuşdur. İçi cevâhir-i gûnâ-gûn ile mâl-â-mâldır. Ammâ bu dahi …
Anın fevkindeki amûd-ı sağîrlerin tâkı üzre bir mermer kitâbe içre Kudüs-i Şerîf'in kıble-i kadîm olduğu tasvîr olunmuşdur. İçi cevâhir-i gûnâ-gûn ile mâl-â-mâldır. Ammâ bu dahi mutalsamdır kimse vaz‘-ı yed etmeğe cür’et edemezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
… p ol mezkûr minâre pâyesi üzre Ebü'l-feth eflâke ser çekmiş bir şerîfeli tarz-ı
kadîm
bir tula şeşhâne minâre-i mevzûn inşâ etdirmişdir kim hâlâ kaddi (---) kademe m …
Üç yıldan bi-emrillâh fethi müyesser olup ol mezkûr minâre pâyesi üzre Ebü'l-feth eflâke ser çekmiş bir şerîfeli tarz-ı kadîm bir tula şeşhâne minâre-i mevzûn inşâ etdirmişdir kim hâlâ kaddi (---) kademe minâre-i serâmeddir. Ba‘dehu sene 981 târîhinde Bâb-ı hümâyûn köşesinde Sultân Selîm-i Sânî bir kadehli bir beyâz seng-i sengîn ile zıh zıh bir minâre-i mevzûn etmişdir {kim} ibret-nümâdır. Bunda olan mukarnez ve medîne ve zıhlar bir minârede yokdur. Ammâ Ebü'l-feth minâresinden alçakdır. Cümle (---) kademedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36a ·
metinde göster ·
… in ortasında bir müdevver dâ’ire içre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattı-misâl bir hatt-ı
kadîm
ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Ve her şeb on ikişer bin kanâdîl-i gûnâ-gûnlar ile ve fânûs-ı şem‘dânlar üzre şem‘-i asel-i kâfûrîler ile çerâğân olup nûrun alâ nûr olur. Ve kubbe-i âlînin tâ vasatında Hazret-i Risâlet'in mübârek ağzı yarıyla kâ’im olan kubbenin ortasında bir müdevver dâ’ire içre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattı-misâl bir hatt-ı kadîm ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… daki yeşil mihrâb makâm-ı Süleymândır kim ibtidâ Ayasofya zemîninde ibâdetgâh-ı
kadîm
olan ol mahaldir. Hâlâ niçe kimesneler anda teheccüd, işrâk, ebvâbîn salâtın an …
Makâm-ı Hazret-i Süleymân: Minberin sağ tarafındaki yeşil mihrâb makâm-ı Süleymândır kim ibtidâ Ayasofya zemîninde ibâdetgâh-ı kadîm olan ol mahaldir. Hâlâ niçe kimesneler anda teheccüd, işrâk, ebvâbîn salâtın anda edâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… sâdır olunca Meryem Ana Hazret-i Mesîh'i bu teknede gasl etmişdir. Kostantîn-i
kadîm
mezkûr beşiği ve mağsel tekneyi Kudüs-i Şerîf'in cenûbî tarafında Beytüllahm'de …
Mağsel-i Hazret-i Îsâ: Yine Mehd-i Îsâ['ya] karîb bir taş çâr-kûşe teknedir. Îsâ Nebî rahm-ı Meryem'den {(---) sene târîhinde} sâdır olunca Meryem Ana Hazret-i Mesîh'i bu teknede gasl etmişdir. Kostantîn-i kadîm mezkûr beşiği ve mağsel tekneyi Kudüs-i Şerîf'in cenûbî tarafında Beytüllahm'den getirddiği muhakkakdır. Ammâ hakîr Beytüllahm'de mağsel-i Îsâ manzûrumuz olmuşdur. Ammâ bu Ayasofya'daki mağsel-i Îsâ içre nâ-dürüst olan ma‘sûmları bu tekne içinde bir kerre gasl etseler dem-i nefesi ve teni dürüst olup gûyâ dem-i Îsâ'ya mazhar olup hayât bulur meşhûr-ı âfâk bir taş teknedir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a ·
metinde göster ·
… bir dârü'z-ziyâfe ve bir dârü'ş-şifâ ve bir mihmân-sarây-ı azîm ve bir hammâm-ı
kadîm
ve bir mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ile ârâste olmuş bir câmi‘dir kim bir mürtefi …
Ve bir dârü'z-ziyâfe ve bir dârü'ş-şifâ ve bir mihmân-sarây-ı azîm ve bir hammâm-ı kadîm ve bir mekteb-i sıbyân-ı ebcedhân ile ârâste olmuş bir câmi‘dir kim bir mürtefi‘ yerden bu câmi‘-i latîfin cânib-i erba‘asında olan imâretlere im‘ân-ı nazar ile nazar etsen sâfî rusâs-ı hâsdan göm gök bir amâristândır kim berk urup durur. Bu âsârlardan gayrı koca Ebü'l-feth niçe bin imâret ile şehr-i İslâmbol'un enderûn [u] bîrûnunda niçe âsâr-ı azîmler edüp İslâmbol'u ma‘mûr [u] âbâdân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40b ·
metinde göster ·
… a‘zam andan Budin vezîri andan Mısır, Habeş ve Bağdâd ve Rûmeli ba‘dehu eyâleti
kadîm
feth olmuşlar birbirleri üzre takaddüm ederlerdi.
Kânûndur kim Mısır sultânı iki sorguc taşır. Ve Habeş vezîri iki otağa taşır. Bağdâd vezîri kezâlik sorguc taşır. Pâdişâh Anatolu gazâlarında bulunsa ve dîvânda ve ıydeynde Pâdişâh huzûrunda ibtidâ Mısır andan Bağdâd andan Habeş andan Budin andan Anatolu andan Mar‘ayş andan kapudan paşa durur. Ammâ Rûm'da olsa ibtidâ vezîr-i a‘zam andan Budin vezîri andan Mısır, Habeş ve Bağdâd ve Rûmeli ba‘dehu eyâleti kadîm feth olmuşlar birbirleri üzre takaddüm ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… ır, kırk ze‘âmetdir, bin altı yüz yigirmi yedisi tezkirelü tîmârlardır. Kânûn-ı
kadîm
üzre ümerâ ve zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârının cebelüleri ile dörd bin beş yüz asker …
Bin altı yüz altmış yedi kılıçdır, kırk ze‘âmetdir, bin altı yüz yigirmi yedisi tezkirelü tîmârlardır. Kânûn-ı kadîm üzre ümerâ ve zü‘amâ ve erbâb-ı tîmârının cebelüleri ile dörd bin beş yüz asker olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 55b ·
metinde göster ·
olmağile ba‘zı zamân bu câmi‘e istiskâ du‘âsına çıkarlar. Müstecâbü'd-da‘ve mah …
Ma‘bed-i kadîm olmağile ba‘zı zamân bu câmi‘e istiskâ du‘âsına çıkarlar. Müstecâbü'd-da‘ve mahaldir. Ancak bir tabaka bir minâresi vardır. Zîrâ minâre ve câmi‘in zemîni serâpâ zîr-i zemînler olduğundan binâ-yı azîm etmeğe havf etdiler. Ve bu câmi‘ içre dâ’imâ hâl sâhibi kimesneler eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62b ·
metinde göster ·
… r deyr-i azîm iken feth olup (---) Hân Gâzî içün câmi‘ binâ olunmuşdur. Binâ-yı
kadîm
câmi‘-i azîmdir. Bir minâresi ve harem-i azîmi vardır. Kân-ı fukarâ bir küşâde …
Evsâf-ı câmi‘-i selâtîn-i Fethiyye: Sene (---) târîhinde bir deyr-i azîm iken feth olup (---) Hân Gâzî içün câmi‘ binâ olunmuşdur. Binâ-yı kadîm câmi‘-i azîmdir. Bir minâresi ve harem-i azîmi vardır. Kân-ı fukarâ bir küşâde câmi‘-i rûşendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
Bedâsten-i cedîd kurbünde Mahmûd Paşa câmi‘i: Ebü'l-feth vüzerâlarındandır. Amm …
Evvelâ cümle vüzerâ câmi‘lerinden kadîm Bedâsten-i cedîd kurbünde Mahmûd Paşa câmi‘i: Ebü'l-feth vüzerâlarındandır. Ammâ selâtîn-misâl bir câmi‘-i kebîrdir. Üç kubbe ve üç kapusu ve bir harem-i azîmi vardır. Kıble kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
Ebü'l-feth Gâzî tekyesi ki hâlâ Ayakapusu'nun iç yüzünde Sirkeci tekyesi derler …
Evvelâ cümleden tekye-i kadîm Ebü'l-feth Gâzî tekyesi ki hâlâ Ayakapusu'nun iç yüzünde Sirkeci tekyesi derler. Hazret-i Risâlet'den sonra Ashâb-ı güzîn ba‘de'l-hicre sene (---) târîhinde Mesleme ve Ebâ Eyyûb-ı Ensârî İslâmbol'un nısfın feth etdiklerinde dahi tekye idi. Ebü'l-feth ba‘de'l-feth tekye edüp üç gece ihyâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 92b ·
metinde göster ·
Ammâ garîbe-i acîbe bu kubbe-i kadîm tâ Ayasofya binâ olunaldan berü (---) kıralın binâsıdır kim Hazret-i Risâlet'den (---) mukaddemdir kim bu kubbeyi türbe etmeğe mübâşeret etdikleri asırda bin (---) sene olmuşdu. Üstâd-ı bennâ kûhkenler bu kubbenin cânib-i cenûbunda Ferhâdî külünkler ile bir pençere yeri açarken iki tula mâbeyninde bir demirden tütün lülesi çıkup cümle halkın manzûru olmuşdur kim ol mahalde yine içinde duhân râyihası munkatı‘ olmamış idi. Bundan ma‘lûm oldu kim rû-yı arzda tütün içmek kadîm imiş. Ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
… n râyihası munkatı‘ olmamış idi. Bundan ma‘lûm oldu kim rû-yı arzda tütün içmek
kadîm
imiş. Ve's-selâm.
Ammâ garîbe-i acîbe bu kubbe-i kadîm tâ Ayasofya binâ olunaldan berü (---) kıralın binâsıdır kim Hazret-i Risâlet'den (---) mukaddemdir kim bu kubbeyi türbe etmeğe mübâşeret etdikleri asırda bin (---) sene olmuşdu. Üstâd-ı bennâ kûhkenler bu kubbenin cânib-i cenûbunda Ferhâdî külünkler ile bir pençere yeri açarken iki tula mâbeyninde bir demirden tütün lülesi çıkup cümle halkın manzûru olmuşdur kim ol mahalde yine içinde duhân râyihası munkatı‘ olmamış idi. Bundan ma‘lûm oldu kim rû-yı arzda tütün içmek kadîm imiş. Ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 105a ·
metinde göster ·
ve hamele-i Furkân-ı azîm, meclis-i hirmen-i va‘zı kân-ı cevâhir ve her mesâ’il …
Azîz-i merkûm hâfız-ı Kelâm-ı kadîm ve hamele-i Furkân-ı azîm, meclis-i hirmen-i va‘zı kân-ı cevâhir ve her mesâ’ili müşkil-küşâlığa kâdir bir deryâ-yı amîk ve bir ummân-ı bahr-i tahkîk idi. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 113a ·
metinde göster ·
üzre yeniçeri ağaları kola bindikde Deli Çelebi pederi dahi bile kol dolaşup ke …
Sultân-ı melâmiyyûn ve büdelâ-yı mecâzibûn mahbûbü'l-kulûb-ı benî âdem ve mesîregâh-ı her dem Dîvâne Burnaz Mehemmed Çelebi ve eş-şehîr Sabâh Sabâh Delisi: Pederi, fâtih-i Eğre Mehemmed Hân'dan berü (---) ocağında çavuş kethudâsı olup kânûn-ı kadîm üzre yeniçeri ağaları kola bindikde Deli Çelebi pederi dahi bile kol dolaşup kendülere müte‘allik bir mücrim yoldaşları ele girse haps ederdi. Bir gün bu Deli Çelebi pederine elem-zede olup "sabâh ölürsün" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 115a ·
metinde göster ·
… dedi enfâsi'l-halâyık mazmûnu üzre niçe bin tarîk vardır. Ammâ cümleden tarîk-i
kadîm
, tarîk-i Muhammediyye'dir. Andan tarîk-i Nakşıbend ve Halvetiyye ve Bayramiyye …
Ammâ Et-tarîku ilallâhi bi-adedi enfâsi'l-halâyık mazmûnu üzre niçe bin tarîk vardır. Ammâ cümleden tarîk-i kadîm, tarîk-i Muhammediyye'dir. Andan tarîk-i Nakşıbend ve Halvetiyye ve Bayramiyye ve Vâhidî ve Zeyniyye ve Mevleviyye ve Rûşenî ve Gülşenî ve Bektaşî ve Ni‘metullâhî ve Nûrbahşî'dir ki şöhre-i şehr olan bunlardan mâ‘adâ yüz kırk tarîkdir. Cümleye ser-çeşme, tarîk-i Nakşıbend'dir kim Hazret-i Ebûbekir es-Sıddîk'a müntehîdir. Bir fırkası tarîk-ı Vâhidî'dir kim Hazret-i Ömer'e müntehîdir. Ve bir tarîki dahi Zeyniyye'dir, Hazret-i Osmân'a müntehîdir. Ve bir tarîki dahi Halvetî'dir kim tarîk-i Celvetî andan ayrılmışdır kim Hazret-i Alî'ye müntehîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 116a ·
metinde göster ·
ve âsâr-ı azîm tekye-i Ca‘fer-âbâd, Süleymân Hân huddâmlarından Ca‘fer nâm bir …
Ve tekyelerinde cümleden kâr-ı kadîm ve âsâr-ı azîm tekye-i Ca‘fer-âbâd, Süleymân Hân huddâmlarından Ca‘fer nâm bir sâhib-i tab‘ kimesnenin hayrâtıdır. Şehrin bir mürtefi‘ zemîni üzre vâkı‘ olmuş gûnâ-gûn dıraht-ı âlîler ile müzeyyen ve (müzeyyen) müte‘addid soffalar ile ve kâ‘a ve matbahlar ile Câ‘fer-âbâd'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123a ·
metinde göster ·
ve kala-i azîm Galata şehrinin ibtidâ bânîsi ve eşkâli ve içinde olan imâretler …
İki yüz kırk altıncı fasılBinâ-yı kadîm ve kala-i azîm Galata şehrinin ibtidâ bânîsi ve eşkâli ve içinde olan imâretleri ve cümle evsâfların ayân u beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
İki yüz elli ikinci fasıl / Şehr-i azîm ve kal‘a-i
kadîm
Rûmeli Hisârı'nın eşkâl-i tarzın ve imâretleri ve hayrât [u] hasenâtların bi'l- …
İki yüz elli ikinci fasılŞehr-i azîm ve kal‘a-i kadîm Rûmeli Hisârı'nın eşkâl-i tarzın ve imâretleri ve hayrât [u] hasenâtların bi'l-cümle ayân u beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
İki yüz altmış beşinci fasıl / Şehr-i azîm ve bilâd-ı
kadîm
bender-i âbâdân Üsküdar'ın câmi‘ ü medâris ve hân ü hammâmları ve gayrı âsâr-ı …
İki yüz altmış beşinci fasılŞehr-i azîm ve bilâd-ı kadîm bender-i âbâdân Üsküdar'ın câmi‘ ü medâris ve hân ü hammâmları ve gayrı âsâr-ı binâların ayân u beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141a ·
metinde göster ·
… (---) sahâbesi kişilerindendir. Cılgası üç yüz ki cıldır" deyü taş üzre hatt-ı
kadîm
ile 153b yazup düzetmiş, cümle ulemâ-yı Kırım hisâb etdiler "Merhûm öleli yed …
"Ey su’âl etgen şolkay merkadnı eyesin, Sâlsâl kavurnı sokkan Mâlik Eşter uludur. Şol (---) sahâbesi kişilerindendir. Cılgası üç yüz ki cıldır" deyü taş üzre hatt-ı kadîm ile 153b yazup düzetmiş, cümle ulemâ-yı Kırım hisâb etdiler "Merhûm öleli yedi yüz yetmiş yıl olmuş" dediler ve Salsâl'in hadenginden şehîd oldu derler. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153a–153b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı kâr-ı kadîm zırhcıbaşı: Dükkân ancak 4, neferât 40. İslâmbol içre binden mütecâviz üstâd-ı kâmil zırhcılar vardır ammâ Âl-i Osmân'ın zırhları çok olmağile anların cümlesi askerî tâ’ifesi olup cebehâneye hidmet ederler. Anıniçün şehir içre bu esnâf dükkânları azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181a ·
metinde göster ·
Ammâ bu iki hünkâr derzibaşılarından gayrı taşra derzibaşısı cümle ehl-i hırefin pür-silâh edüp seyishâne tahtırevânlar üzre cümle dükkânların hil‘at-ı fâhireler ile tezyîn edüp sırıklar üzre Mısır ve Dimyât ve Tire alacalarından gûnâ-gûn biçilmiş dikişi nâ-mâ‘lûm ve alacaları birbirine muvâfık kâr-ı kadîm hil‘atları ve dikişsiz dokunmuş alacaları yenlerinden sırıklar üzre gerüp arz-ı kâlâ ederek cümle derzi dilberânları silâhlar ile kendülerin tezyîn edüp tay ederler. Seferlerde lâzımlı esnâf olup pîr-i kadîmlerine ri‘âyeten gayrı ehl-i hırefe takaddüm olundu. Zîrâ pâdişâhlar dahi bunlara muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191b ·
metinde göster ·
üzre değşirme ağası alayıyla bizim alayımız da gidüp bizler dahi başka mehterhâ …
Dördüncü ricâmız, kânûn-ı kadîm üzre değşirme ağası alayıyla bizim alayımız da gidüp bizler dahi başka mehterhâne ile ordu-yı Hümâyûn alayı edelim" deyü cümle ricâ etdikleri ricâları Süleymân Hân yanında hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup ellerine hatt-ı şerîf verilüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195a ·
metinde göster ·
olup imâm-ı A‘zam ve Hümâmü'l-akdem paşmağı yapmak ile pabuccu bekârlarıyla ala …
Bunlar kâr-ı kadîm olup imâm-ı A‘zam ve Hümâmü'l-akdem paşmağı yapmak ile pabuccu bekârlarıyla alayda gitmeği revâ görmeyüp başka alay ile kavvâfâna yamak oldular. Pabuccu bekârlarının dahi pîrleri bunların pîridir. Ammâ haffâfânın müstakillen pîrleri yokdur. Sonradan iştihâr bulmuş bir tâ’ifedir. Lâkin teferrüclerinde bir kimesneyi sâhib-i seccâde eyleseler yine du‘âlarını pîrimiz Muhammed Ekber-i Yemenî deyü yâd ederler. Andan paşmakcılardan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·