… mâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası esâsında taşlar var kim her biri hammâm kubbesi
kadar seng-i
azîmlerdir. Andan ma‘lûmdur kim benî Âdem binâsı değildir. Ba‘dehû Kaydefâ dest …
Bahâr eyyâmı Hazret-i Süleymân Bursa'ya gelüp Cebel-i Ruhbân'da Belkîs kız ile yayla faslı ederlerdi. Emîn Nebî'nin du‘âsı berekâtiyle Bursa tûfândan sonra imâristân-ı Emînullah'dır. Ammâ kal‘anın bânîsi ma‘lûm değildir. Lâkin bu kal‘a bir köhne bünyâddır. Devr-i felekden berü ber-karâr bir dârü'l-karâr, kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîndir kim cümle der-i dîvârları eflâke ser çekmişdir ve esâsı bir yalçın sebz-gûn kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî bir kal‘a-i metîndir. Tûlânîsi şarkdan garba vâkı‘ olmuşdur. Şimâl ve yıldız cânibi evc-i semâya ser çekmiş kayalar üzre vâkı‘ olmuş kal‘adır. Ol tarafı uçurum olmağıla üç tarafında aslâ handak yokdur. Ammâ Bunarbaşı tarafında ve Değirmânlar mahallesi tarafında ve Kebîr mahallesi tarafında fecc-i amîk handakları vardır. Mürûr-ı eyyâm ile handakı imâr olmayup Celâlî Karayazıcı ve Sa‘îd-i Arab ve Kalenderoğulları nâmân celâlîler, Bursa'yı muhâsara edüp handakların rimâl [ü] türâb ile memlû olmuşdur. Ammâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası esâsında taşlar var kim her biri hammâm kubbesi kadar seng-i azîmlerdir. Andan ma‘lûmdur kim benî Âdem binâsı değildir. Ba‘dehû Kaydefâ destine girüp ba‘zı burc [u] bârûlarını ta‘mîr [u] termîm edüp lisân-ı Yunan üzre târîhleri vardır. Ve bu kal‘a, Keşiş dağının dâmenine vâkı‘ olmağıla lodos rüzgârı ve şarkî rûzgârından emîndir. Cümle evleri, şimâl ve yıldız rûzgârı cânibine nâzırdır kim Filedâr sahrâsı cümle bâğ u bâğçesi ve besâtînleri ile nakş-ı bukalemûn-vâr nümâyândır. Kal‘anın dâiren-mâdâr cirmi, on bir bin adımdır ve altı bin bedendir ve altmış yedi kulle ve cümle beş kapudur. Evvelâ cânib-i cenûba Bunarbaşı Kapusu ve yine cenûba Zindân Kapusu ve Kaplıca Kapusu garba mekşûfdur ve Balıkbâzârı Kapusu. Ez-în-cânib bu kal‘a, cemî‘î düvelde Rûm keferesi elinde kalmışdı. Yedi kerre Konya'dan Âl-i Selçûkiyân ikişer kerre yüz bin leşker-i bî-pâyân ile gelüp yedişer sekizer ay muhâsara edüp vakt-i şitâ geldikde bî-feth rücû‘ edüp giderlerdi. Tâ ki Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâ-i zuhûrunda evvelâ Osmân 222b lafzı senesi târîhinde [661] Osmân Gâzî ibtidâ-i cülûsunda üç kerre muhâsara edüp üçüncüde Osmân Gâzî nıkris zahmetine mübtelâ olup âhir üçüncüde dahi feth edemeyüp yine Konya'ya müteveccih olup izn-i şerîfiyle Şehzâde Orhân Çelebi ile Şeyh Hacı Bektâş-ı Velî'yi seksen bin asker-i İslâm ile Bursa'ya gönderüp muhâsara etdiklerinde amân vermeyüp kal‘a-i Bursa'nın Kapluca cânibinde bir kulle-i azîm ve Bunarbaşı'nda dahi bir kulle-i kebîr binâsına mübâşeret edüp yedi ayda bu kulleler temâm olup Bursa'yı kemâ(n)-kân muhâsarâya şürû‘ edüp Kapluca tarafından Orhân Beğ, Bunarbaşı tarafındaki kulleden Orhân Beğ'in birâderzâdesi Timur Beğ ve Balabancık Beğ dağ tarafındaki havâle yerinden muhâsara edüp cânib-i erba‘adan imdâda gelen küffârları cümle dendân-ı tîğdan geçirüp derûn-ı kal‘ada mütehassın olan keferelere kaht [u] galâ müstevlî olup âhir-i küffâr bir sene muhâsaradan sonra vere ile bâ-sulh kal‘ayı Orhân Gâzî'ye sene 722 târîhinde teslîm etdiler. Osmân Gâzî'ye müjde ile Orhân seğirdüp vardıkda, Bursa feth olduğu sâ‘at Osmân Gâzî rûh teslîm edüp oğlu Orhân Gâzî müstakil padişâh olup Hâcı Bektâş-ı Velî ile Bursa'ya gelüp ibtidâ taht-ı Âl-i Osmân olup ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân oldu kim gûyâ bir bâğ-ı İrem idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 222a–222b ·
metinde göster ·
… r-i bî-pâyân ile kal‘a-i Bedlîs'e gelince derûn-ı kal‘adan Bedlîs İskender'e ol
kadar seng-i
mancınık ve seng-i zenberek ve sapân u kepân u hadeng ve seng-sâr eder kim İske …
Ammâ bu kal‘ayı hazînedâr Bedlîs eyle bir sa‘b sûr-ı üstüvâr binâ etdirdi kim cemî‘i ulûm sâhiblerine birer rasad-ı mutalsamâtlar icrâ etdirdi. Cânib-i erba‘asın metânet üzre ârâste ü hıyel-i şeytanat ile pîrâste edüp her vech ile cenge âmâde oldu. İskender-i Kübrâ Bedlîs'in kal‘ayı itmâm etdüği haberin istimâ‘ edüp Camapur vilâyetin feth edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek sahrâ-yı Muş'a gelüp meks eder. Andan yer götürmez asâkir-i bî-pâyân ile kal‘a-i Bedlîs'e gelince derûn-ı kal‘adan Bedlîs İskender'e ol kadar seng-i mancınık ve seng-i zenberek ve sapân u kepân u hadeng ve seng-sâr eder kim İskender gışş olur. Himmet-i gayr-ı hamiyyet-i cihângîrîyi yâd edüp var kuvveti bâzûya getirüp "Bre bu kâfir gulâm Bedlîs bana âsî oldu." deyince kal‘a üzre deryâ-misâl askeriyle cânib-i erba‘asından hücûmlar ve yürüyüşler ve gûnâ-gûn şeb-hûnlar edüp yedi günde İskender bu kal‘ayı feth idemeyüp âciz-mânde kalır. Derûn-ı kal‘ada mutehassın olan Bedlîs'e İskender "Emânım emândır, cürmün afv etdim. Çık taşra ey gulâm." deyü afvnâmeler ile elçiler gönderir. Bedlîs elçileri redd edüp kal‘adan ol kadar zenberek ve mancınık taşı atar kim İskender'in niçe bin askeri helâk olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222b ·
metinde göster ·
hârâlar ve hammâm kubbeleri gibi sahrâ-i kebîrler var ve niçe yüz bin mülhid çu …
Sergüzeşt-i diğer garâ’ib: Mâh-ı Ramazân'ın yine (---) günü bin mikdârı güzîde asker ile paşa yine hân meterislerinin cenûb taraflarında olan meterisleri seyr etmeğe gidüp cümle meterislerin önleri ve ardları yığın yığın fil cüssesi kadar seng-i hârâlar ve hammâm kubbeleri gibi sahrâ-i kebîrler var ve niçe yüz bin mülhid çukurları ve derk-i esfel ve gayyâ dereleri ve sakarr belleri ve gayyâ yokuşları ve usret paçarizleri etmişler kim niçe bin kepân u akabeler var kim vasfı kâbil değildir. Ve niçe bin çukur dûzah yerleri ve niçe bin pusu yerleri etmişler kim "Hîn-i ma‘rekede Osmânlı yürüyüş etmesin." deyü niçe bin muhîl şeytanatlı dıraht-ı müntehâlar ve kırıntılar ve çarh-ı felekler döküp şehr-i Bitlîs'i bu günkü cenge mâni‘ olacak paçarizler ile kat-ender-kat kuşatmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 265b ·
metinde göster ·
… l‘a-i ra‘nâ u metîndir, Ve her taşı fîl-i Mengerusî cesedi ve sığır ve at karnı
kadar seng-i
hârâ taşlardır kim Süleymân Hân'ın Mi‘mârbaşısı Sinân ibn Abdülmennân Ağa bu ka …
Kal‘ası nehr-i Turla kenârında bir yanı alçak, cenûbu ve kıblesi yüksek küfeke kayalar üzre şekl-i murabba‘ bir şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâ u metîndir, Ve her taşı fîl-i Mengerusî cesedi ve sığır ve at karnı kadar seng-i hârâ taşlardır kim Süleymân Hân'ın Mi‘mârbaşısı Sinân ibn Abdülmennân Ağa bu kal‘ayı inşâ ederken var makdûrun sarf edüp gûnâ-gûn ilm-i hendese üzre ihtirâ‘âtlı kulleler ve musanna‘ ve metîn burc [u] bârûlar etmiş kim vasfında lisân kasırdır ve cümle der [ü] dîvârı yigirmişer ayak enli ve kalın horasanî ve rıhtım dîvâr-ı hemvârdır. Ve dahi dâ’iren-mâdâr cirmi bedenler üzre kâmil iki bin beş yüz germe adımdır ve kara cânibinde handakı gâyet derindir, ammâ nehr-i Turla kenârında handakı yokdur, lâkin ol tarafı dahi iki kat bölme metîn hisâr-ı üstüvârdır. Ve cümle iki kapusu var. Biri kıble cânibine nâzır varoşa açılır büyük ve metîn demir kapudur kim handak üzre asma cisri dollâb ve zincirler ile her gece kalkup cisri kal‘a kapusuna siper ederler. Ve bu kal‘a cümle iki kat dîvâr olmak ile bu büyük kapudan içeri bir kat demir kapu dahi vardır. Kıbleye mekşûfdur kim bu kapu üzre çâr-kûşe beyâz mermerde târîhi var, ammâ gâyet bâlâda olup ve izdihâm yer olmak ile kırâ’at olunmayup tahrîr olunmadı, ammâ bu târîhin sağ tarafında bir beyâz mermer üzre hüsn-i hat ile tahrîr olunmuş:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37b ·
metinde göster ·
… dir ve esâs-ı pülde olan hacerâtların her biri fîl-i Mahmûdî ve fîl-i Mengerusî
kadar seng-i
hârâlardır. Hattâ hakîr hakka'l-yakîn hâsıl etmek içün atdan inüp piyâde reviş …
Ve kaddi kâmil doksan zirâ‘-ı Mekkî âlîdir ve esâs-ı pülde olan hacerâtların her biri fîl-i Mahmûdî ve fîl-i Mengerusî kadar seng-i hârâlardır. Hattâ hakîr hakka'l-yakîn hâsıl etmek içün atdan inüp piyâde reviş ile cisir üzre adımlayup bir başdan bir başa varınca kâmil iki bin germe adımdır ve dahi bu cisr-i musanna‘ın mevzûn târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b ·
metinde göster ·
… dâdî metîn kârgîr dîvâr-ı üstüvârdır kim her taşı fîl gevdesi ve hammâm kubbesi
kadar seng-i
hârâ-yı mutarraş ahcâr-ı musaykallardır ve iki kat dîvâr olup her katı ellişer …
Hulâsa-i kelâ[m] bu kal‘aya havâle toplarından ölüm yokdur, illâ toprak sürülse bu kal‘anın hâli yaman olur. Ve havâle add olunan dağlar serâpâ müzeyyen bâğlardır ve havâle önünde Nemse hisârıdır kim Âl-i Osmân değil on sekiz pâdişâh ve yigirmi dörd kral ve bu kadar ban ve bu kadar hersekler bu Freng hisârı gibi bir sedd-i Kahkahâ-misâl kal‘aya mâlik olmamışlardır. İllâ Âl-i Osmân Egre'ye mâlik olmuşdur, zîrâ bu Freng hisârının havâle tarafı dîvârının yüksekliği kırk yedi arşın âlî Şeddâdî metîn kârgîr dîvâr-ı üstüvârdır kim her taşı fîl gevdesi ve hammâm kubbesi kadar seng-i hârâ-yı mutarraş ahcâr-ı musaykallardır ve iki kat dîvâr olup her katı ellişer ayak enli dîvârdır kim üstünde üçer araba yan yana gitse mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36a ·
metinde göster ·
hârâlar âşikâre idi. Ve ol mahalde Tuna kenârında niçe yüz aded kimesneler ile …
Ve dahi bu hakîr-i kemter fakîr sene 1061 târîhinde efendimiz Melek Ahmed Pa[şa] sadâret-i mühürden ma‘zûl oldukda Özi eyâleti ihsân olunup Rusçuk nâm kal‘adan bu kulunu Vidin nâzırı muhâsebesin görmeğe gönderdikde sevâhil-i nehr-i Tuna'da niçe kerre seyâhat edüp ol sene nehr-i Tuna tâ ol kadar tenezzülde oldu kim nehr-i Tuna içre Yanvan Kral'ın Demirkapu'da doldurduğu hammâm kubbesi ve fîl cüssesi kadar seng-i hârâlar âşikâre idi. Ve ol mahalde Tuna kenârında niçe yüz aded kimesneler ile Demirkapu'yu görmek oldu kim ol Demirkapu'nun yeri ve Tuna içre olan girdâb seddi Feth-i islâm kal‘ası tarafında bir yar kenârında bir sarây kapusu kadar demir kafes kapudur kim demirlerinin kalınlığı âdem beli kalınlığında vardır, ammâ mürûr-ı eyyâm ile kapunun nısfı çamur içinde gark olmuşdur, yukarusu bir âdem kaddi demir kafes kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97b ·
metinde göster ·
… ng-i mezârlarının kadleri başı ve ayakları ucunda kâ’im durup ikişer âdem kaddi
kadar seng-i
hârâlarında gûnâ-gûn hattlar tahrîr olunmuşdur. Böyle kadd-i bâlâ mezâr taşları …
Evvelâ bu varoş-ı azîm içre her evlerde birer ikişer aded bâğ-ı Merâm bâğçeler olmak ile ve kırk elli aded evler mâbeynlerinde birer mezâristân olup cümle kırk üç yerde şehir içre mezâristânları olup her mezârın seng-i mezârlarının kadleri başı ve ayakları ucunda kâ’im durup ikişer âdem kaddi kadar seng-i hârâlarında gûnâ-gûn hattlar tahrîr olunmuşdur. Böyle kadd-i bâlâ mezâr taşları bir diyârda yokdur. İllâ Kırkkilise şehrinin mezârlığında dahi böyle serâmed kabir taşları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 348b ·
metinde göster ·
Der-girdâ-gird-i kılâ‘ât: Cümle iki bin altı yüz germe adım ihâta eder kal‘a-i serâmeddir. Ve cümle dörd aded metîn ve kavî dervezeleri var. Evvelâ yıldız tarafına çârsûya enecek büyük kapudan çârsû yokuş aşağı kâmil bin adımdır ve bu kapu üç katdır. Her katı mâbeyni yüzer adım birbirlerinden ba‘îd bâb-ı azîmlerdir. Bu kapuların iki aded kapusu yıldız tarafına nâzırdır. Bir katı içeri kapudur kim şark tarafına mekşûfdur. Ve bu kapunun iki tarafında temel taşları fîl gevdesi kadar seng-i hârâlardır. Meğer bu gûne taşların emsâli Kuds-i Şerîf kurbunda Halîlü'r-Rahmân'da yâhûd nehr-i Turla kenârında Bender kal‘asında ola. Ve bir kapusu dahi eski manastır dibinde cânib-i garba nâzır kapudur kim aşağı Hüseyin Paşa'nın yeni binâ etdüği Murâd Çelipa mahallesindeki câmi‘ önüne ener kapu yoludur. Ve bir kapu dahi mahalleler arasında şarka nâzır bir küçük uğrın kapudur ammâ ol kadar şâhrâh değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
… üçer kat tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir binâlardır. Esâsının her taşı fîl cüssesi
kadar seng-i
hârâlardır. Bu taşları sene (---) târîhinde Sultân Salâhaddîn Yûsuf bin Eyyûb'u …
Nice divelden arda kalmış mihmânhânedir. Her vezîr nasîbi kadar sâkin olup konup göçer, gûyâ bir âşiyân-ı kebûterdir. Ammâ binâsı yalçın kayalar üzre vâki‘ olmuş zemînden yüz arşın âlî sedd-i metîn üzre üçer kat tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir binâlardır. Esâsının her taşı fîl cüssesi kadar seng-i hârâlardır. Bu taşları sene (---) târîhinde Sultân Salâhaddîn Yûsuf bin Eyyûb'un Karakuş nâmında bir maslahat-güzâr âdemi Cîze şehri tarafındaki Ehrâm dağlarının taşların yıkup Mısır'ın Sarây kal‘asın ve Cîze şehri kantaraların inşâ etmişdir. Ammâ Sarây kal‘ası bedenleri yerine şâhnişînler ve revzenler ve gûnâ-gûn maksûre ve kâ‘alar vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y81b ·
metinde göster ·