… mmi-yi Osmân Hân ve Murâd Hân ve İbrâhîm Hân'dır / Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în
kaddesenallâhu
bi-sırrıhi'l-mübîn ilâ yevmiddîn.
İki yüz yigirmi tokuzuncu fasılZiyâretgâh-ı Sultân Mustafâ ibn Sultân Mehemmed Hân ahi's-Sultân Ahmed Hân ammi-yi Osmân Hân ve Murâd Hân ve İbrâhîm Hân'dırRahmetullâhi aleyhim ecma‘în kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-mübîn ilâ yevmiddîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 104b ·
metinde göster ·
… asfıyâü'l-vâsilîn, haccallâhu ale'l-âlemîn, radıyallâhu Ta‘âlâ anhüm ecma‘în ve
kaddesenallâhu
bi-sırrıhi'l-mübîn ista‘antü billâhi ve bihi'l-avnü'l-mübîn hazretlerinin mümkü …
İki yüz otuz birinci fasılBelde-i Tayyibe'nin enderûn [u] bîrûnunda medfûn olan kibâr-ı evliyâü'l-ârifîn ve asfıyâü'l-vâsilîn, haccallâhu ale'l-âlemîn, radıyallâhu Ta‘âlâ anhüm ecma‘în ve kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-mübîn ista‘antü billâhi ve bihi'l-avnü'l-mübîn hazretlerinin mümkün olduğu mertebe ziyâretlerinin ve müte‘addid kümmelîn ve fuzalâü'd-dehrden olan şeyhülislâmları ve ulemâ ve sulehâları ve meşâhîr mollâları ve hâl sâhibi meşâyihleri ziyâret edüp târîhleri ve âsâr-ı binâları ve medfûn oldukları semtleri ile ayân u beyân olunurVe bihi nesta‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 106b ·
metinde göster ·
… mecma‘u'l-bahreyn, cevâhir-i ma‘kûl u menkûl usûl [u] fürû‘da yegâne-i asr idi.
Kaddesenallâhu
bi-sırrıhi'l-azîz.
el-Mevlâ el-kâmil ve's-sadr el-fâzıl Abdullâh Efendi bin Alî ibn Abdullâh bin İlyâs bin Şeyh Mehemmed bin İlyâs eş-şehîr Alî Çelebizâde'dir: Avâm-ı nâsda Bitlicezâde demekle meşhûrdur. Târîh-i vilâdeti, Fazl-ı İlâh'dır, sene (---). Dâhil-i kal‘ada Şerîfe Kadın 112b mescidi hareminde ol azîz pederleri cenbinde medfûndur. Monlâ-yı merhûm vâsıtatü'l-akl, ulemâ-yı fuhûl, mecma‘u'l-bahreyn, cevâhir-i ma‘kûl u menkûl usûl [u] fürû‘da yegâne-i asr idi. Kaddesenallâhu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 112a–112b ·
metinde göster ·
… mkapu'da İmirza 247a Efendi ve civârında Hamza Efendi ve kurbunda Emîr Efendi
Kaddesenallahu
bi-sırrıhi'l-azîz.
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Sinop : Evvelâ Seydî Bilâl Sultân ve Sübhân Hoca ve kal‘a içinde Yeşil Türbe'de Cici Sultân ve Alâeddîn medresesinde Kadı Beğ Sultân ve aşağıda Bekir Hoca ve Kumkapu'da İmirza 247a Efendi ve civârında Hamza Efendi ve kurbunda Emîr Efendi Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246b–247a ·
metinde göster ·
Hâlâ tekye-i Bektâşiyân'dır. İki yüzden mütecâviz pây-bürehne ve ser-bürehne âşıkân-ı sâdıkânları vardır. Ve bu âsitâne kapusu hâricinde niçe kerre yüz bin kurbân kellesi boynuzuyla biri biri üzre yığıp bir kulle-i azîm etmişler. Zîrâ cemî‘î İrân-zemîn halkı bu Muhammed Şâm-ı Gazan'a i‘tikâdları olmağıla her sene niçe bin kûsfend kurbân nezerâtlar gelir ve hareminde on zirâ‘ amîk bir âb-ı nâb câh-ı mâsı var. Mâh-ı temmûzda gûyâ yah-pâredir. Hakkâ kim âb-ı hayâtdan nişân verir. Ve bu âsitâneye Şâm-ı Gazan derler. Ammâ ber-vech-i tesmiyesinin aslı dahi oldur kim lisân-ı Moğolda şeneb kabre derler. Sâhib-i kabr Moğol pâdişâhlarından Muhammed Gazan olmağıla şeneb-i Gazan diyecek yerde tahfîf-i kelâm ile galat-ı meşhûr evlâ olup Şâm-ı Gazan derler. Ammâ sahîhi şeneb-i Gazan'dır. Ve bu âsitâne-i azîm kûh-ı Velyân üzre Şâm-ı Gazan kal‘ası harâbdır. Anın dâmenine karîb bir âsitâne-i garîb ve acîbdir, kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz. Andan kalkup cânib-i garba gidüp kûh-ı Velyân dâmeninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 304a ·
metinde göster ·
… r murâdâtı hâsıl olur. Ve niçe bin keşf [u] kerâmâtları zâhir u bâhir olmuşdur.
Kaddesenallahu
bi-sırrıhi'l-azîz.
Anlar hikâyet etdi: Azîz Hazretleri Şeyh İbrâhîm Şirvânî hazretlerinin mü’ezzinliği hizmetinde imişler. Ol kadar riyâzât [u] mücâhede ile erenlere irmişler kim Arş-ı azîm horosunun bangın istimâ‘ edüp evkât-ı hamse ezânın tilâvet edermiş. Şeyh İbrâhîm hazretleri bu azîzin arkasın sığayup "Merîzât merîzât"buyururlarmış. Anınçün cesed-i şerîfleri çürümeyüp ter ü tâze seccâde-nişîn olup durur. Gûyâ hayâtta murâkabeye varmış bir vâ‘iz ve nâsıhdır. Her kim ziyâret edüp rûh-ı şerîfiyçün bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet ederse elbetde yedi günde dünyevî ve uhrevî hayr murâdâtı hâsıl olur. Ve niçe bin keşf [u] kerâmâtları zâhir u bâhir olmuşdur. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 313b ·
metinde göster ·
… medfûnlardır, ammâ âsitânelerine yüz sürdüğümüz bu tahrîr olunan sultânlardır,
kaddesenallahu
bi-sırrıhi'l-azîz.
Ve bu mahalle karîb nehr-i Çoruğ üzre çam sütûnlardan üstâd-ı kâmil bir mi‘mâr-ı âmil kırlangıç kanadı ve cisr-i azîm binâ etmişdir kim misli meğer Hersek sancağında Foça şehri önünden cereyân eden nehr-i Dirin üzre çam sütûnlardan binâ olunan cisr-i azîm ola. Ammâ bu Bâyburd cisri bir göz olmağıla Foça cisrinden âlî ve vâsi‘ ve musanna‘ cisr-i garâ’ibdir. Ve bu şehr-i Bâyburd'un kıblesi tarafındaki mezâristân [u] cebbânistânında niçe bin kibâr-ı kümmelînler medfûnlardır, ammâ âsitânelerine yüz sürdüğümüz bu tahrîr olunan sultânlardır, kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 328a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı kibâr-ı evliyâ-yı Merzifon: Evvelâ Ya‘kûbu'l-vâsılîn, matlûbü't-tâlibîn, menba‘-ı uyûn-ı müşâhede, mecma‘-ı fünûn-ı mücâhede eş-Şeyh Hazret-i Pîr Dede; Hazret-i Hacı Bektâş-ı Velî ile Horasân'dan Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî izniyle Rûm'a gelüp şehr-i Merzifon'un cânib-i şimâlîsi hâricinde şehre nâzır bir mürtefi‘ zemînde sâkin olup kâhîce hammâmlarda yatup meczûb-ı Hudâ bir ârif-i billah kimesne idi kim Orhân Gâzî asrından tâ Ebü'l-feth'e ermiş bir zât-ı şerîf idi. Bâlâda menâkıbı tahrîr olunduğundan gayrı niçe bin menâkıbı vardır. Hâlâ âsitânesi Osmâncık'da Koyun Baba Tekyesinden ziyâde binâ-yı azîm kıbâb-ı âlîler ile ârâste ve müte‘addid meydânlar ve matbah u kilâr ve dervişân hücreleriyle pîrâste olmuş, her şeb iki yüz ve üç yüz âdem konup göçer mihmân-sarây-ı Bektâşiyân'dır. İki yüzden mütecâviz pâ-bürehne ve ser-bürehne erbâb-ı ma‘ârifden dervîşân-ı dilrîşânları âyende vü revende müsâfirîne hizmet ederler. Ve Azîz hazretlerinin kubbe-i pür-envârına girüp bir Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb etdik. Kubbe-i münevveresinde müşk-i amber-i hâm râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar olur. Kabr-i şerîfi sandûkasının cânib-i erba‘asında ol kadar musanna‘ çerâğ ve şem‘dân ve kanâdîl ve buhûrdan ve gülâbdânlar var kim bunda olan tuhef ve zî-kıymet âvânîler İmâm-ı Mûsâ Rızâ'da yokdur. Hırka ve seccâde ve alem ve tabl u kudüm ve zil ve zerdeste ve tâc-ı Bozdoğanîsi ve sapan-ı Dâvûdî'si ve pâleheng-i Mûsavî'si hâlâ cihâz-ı fakr-ı fukarâlardır kim dollâblar içre mahfûzdur. Ve niçe bin seyyâhân-ı berr [u] bihârın niçe keşkül ve zerdeste ve pâlehengleri nişân içün maslûbdur. Ve bu hakîr muhibb-i Âl-i Aba olmağıla "el-fakru fahrî" hadîsine imtisâlen küstâhâne cümle fukarâların izniyle azîz Pir Dede Sultân'ın bozdoğanî (---) tereklü keçe külâh tâcını tekbîr ile tekye-nişîn Memi Dede Cân başımıza koyup cümle dervîşân gülbâng-ı Muhammedî çeküp hakîre hayr du‘â etdiler. Ve âsitânesi serâpâ kârgîr, binâ-yı azîm, rasâs-ı hâss-ı nîlgün ile mestûr âsitâne-i kübrâdır. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 347b ·
metinde göster ·
… cek râh-ı sa‘bın aşağısında çârsûya karîb bir müfîd ü muhtasar yerde medfûndur.
Kaddesenallahu
bi-sırrihi'l-azîz. Andan kalkup cânib-i şimâle 7 sâ‘atde yine kar ve boran çeke …
Ziyâret-i Kazancı Baba Sultân: Kal‘anın ancak bir sarp yolu vardır. Batı tarafına nâzır kapusuna gidecek râh-ı sa‘bın aşağısında çârsûya karîb bir müfîd ü muhtasar yerde medfûndur. Kaddesenallahu bi-sırrihi'l-azîz. Andan kalkup cânib-i şimâle 7 sâ‘atde yine kar ve boran çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 353a ·
metinde göster ·
… dfûndur. Yedi sene kutbiyyete kadem basmış derler. Tarîk-i (---) ulu sultândır.
Kaddesenâ'llahu
bi-sırrihi'l-azîz. Andan,
eş-Şeyh Hazret-i Kara Şems Efendi Sultân: Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis meşâyihlerinden olup Eğre gazâsında bile idiler. Hattâ Âl-i Osmân askeri bozulmuş iken bu azîz Mehemmed Hân'ın esb-i sabâ-sür‘ati licâmından berk zabt edüp "Sabr eyle beğim! Şimdi fırsat-ı ganîmetdir!" deyü asâkir-i İslâm'ı cenge tergîb ederken bi-emri Hudâ nesîm-i nusret İslâm tarafına esüp ân-ı sâ‘atde yüz bin küffârı Eğre kurbunda Hiraştüş sahrâsında dendân-ı tîğdan geçirüp cümle guzât-ı müslimîn mansûr [u] muzaffer olup Macâr-ı füccârdan yetmiş altı pâre kal‘ayı feth edüp Eğre'yi metîn ü müstahkem ederler. İlâ haze'l-ân dest-i Âl-i Osmân'da Eğre gibi hısn-ı hasîn ü sedd-i metîn-i intihâ-yı serhadd [ü] kal‘a-i kavî yokdur. İnşâ'allah mahallinde tahrîr olunur. Devlet-i Âl-i Osmân'da iki Şemseddîn vardır. Biri Ebü'l-feth Mehemmed Hân ile İslâmbol fethinde bulınan Akşemseddîn'dir kim İslâmbol'ın yedi sene mukaddem fethin Ebü'l-feth'e tebşîr etmişdi. Bursa hâkinde Türbeli Göylük'de medfûndur. Biri dahi bu Sivasî Kara Şemseddîn'dir kim Eğre gazâsında Âl-i Osmân'ın yüzün ak eyleyüp derûn-ı Sivas'da merkûm Hasan Paşa câmi‘i hareminde medfûndur. Yedi sene kutbiyyete kadem basmış derler. Tarîk-i (---) ulu sultândır. Kaddesenâ'llahu bi-sırrihi'l-azîz. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 76b ·
metinde göster ·
… eyh Osmân ibn eş-Şeyh merkûm Şeyh İbrâhîm. Ve kal‘a içinde eş-Şeyh Beşir Efendi
kaddesenallahu
bi-sırrihi'l-azîz. Ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır.
Evvelâ eş-Şeyh Mahmûd Efendi tarîk-i Halvetiyye'de ulu sultândır. Ve eş-Şeyh İbrâhîm ibn merkûm Şeyh Mahmûd ve eş-Şeyh Osmân ibn eş-Şeyh merkûm Şeyh İbrâhîm. Ve kal‘a içinde eş-Şeyh Beşir Efendi kaddesenallahu bi-sırrihi'l-azîz. Ziyâretgâh-ı hâss [u] âmmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 81b ·
metinde göster ·
… i. Ebü'l-feth ile Akşemseddîn, Bâyezîd Hân ile Kara Şemseddîn ulu sultânlardır.
Kaddesenallahu
bi-sırrıhi'l-azîz.
Andan sonra Bâyezîd-i Velî terk-i dünyâ edüp kûşe-nişîn olup Acem memâlîk-i Âl-i Osmân'ın memâlik-i mahrûselerine istîlâ edüp tâ Arpaçukuru nâm ki, diyâr-ı Sivas-ı Tokat'dır, şâh-ı Acem ol diyârları alup Bâyezîd Hân'a Çulcu Baba derler idi. Tâ bu mertebe sâhib-i uzlet Bâyezîd-i Velî iken kal‘a-i Kili ve Akkirmân kal‘alarına müteveccih olduklarında Babadağı'na gelüp "Aya Babadağı niçün derler" deyü su’âl buyururlar. A‘yân-ı kübbâr-ı memleket eydür "Pâdişâhım, zamân-ı kadîmde bu şehr içre Sarı Saltık nâm bir türbe-i pür-envâr var idi. Münkerîn türbesin münhedim edüp üzerine hâr [u] hâşâk-ı muzahrefât dökerek kabr-i şerîfi gâ’ib oldu" dediklerinde hemân Bâyezîd-i Velî ol mahall-i mezbelistâna varup bir seccâde üzre Kara Şemseddîn ile ikişer rek‘at namâz kılup istihâre niyyetiyle hâb-âlûd olurlar. Hemân ân Saltık Sultân asferü'l-levn ve'l-lıhye yeşil imâmesiyle zâhir olup "Bâyezîd hoş geldin! Salsal tahtı olan Akkirmân ve kal‘a-i Kili ve tîh-i Kamere'l-kum olan vilâyetleri Boğdan küffârı destinden bilâ-cidâl 'fetahtâ' târîhinde feth edüp evlâdun Mekke Medîne sâhibi olup beni hâk-i mezelletden halâs edersin" dedikde derhâl Şemseddîn ile Bâyezîd Hân hâbdan bîdâr olup Bâyezîd Hân eydür "Efendi, istihârende müşâhade etdiğimizi birer kâğıza yazup şeyhülislâma gönderelim" deyü Bâyezîd {Hân} ve Şemseddîn {Sultân} birer künc-i vahdetde gördükleri {vâkı‘aları} tahrîr edüp memhûrlu şeyhülislâma gönderirler. Hikmet-i Hudâ ikisinin de gördükleri bir menâm! Hemân müftî-i hümâm "Pâdişâhım, ol mahalle bir âsîtâne-i kübrâ edesiz!" deyü buyurduklarında hemân seccâde yerin tathîr ederken bir mermer sanduka nümâyân olup sanduka üzre "Hâzâ kabru Saltık Bay Seyyid Muhammed Buhârî" deyü Tatar hattıyla bir gûne hatt-ı kadîm tahrîr olunmuş. Hemân mi‘mârân ü mühendisânları cem‘ edüp türbe-i pür-envâra ve bir câmi‘e ve sâ’ir hayrât [u] hasenâta şürû‘ edüp Bâyezîd Hân Kili ve Akkirmân'ı hakkâ ki "fetahtâ" [889] târîhinde bilâ-cidâl feth edüp fâtih-i taht-ı Salsal u Kamere'l-kum olup yine mansûr [u] muzaffer avdetde Babadağı'na gelüp bir sene anda kışlayup cânib-i erba‘aya nizâm [u] intizâm buldurunca Babadağı şehrin imâr edüp cümle hayrât [u] hasenâtları Baba Sultân'a hîbe eyleyüp hâlâ Babadağı, Baba Sultân hâssıdır. İmdi azîzim Bâyezîd-i Velî böyle mazanne-i kirâme pâdişâh-ı âhiret iken ilm-i bâtınla ana ma‘lûm olmadı mı ki Saltık Sultân kim ola, eğer kem ola bir gümnâm olsa niçün bu kadar mâl-ı vakfullahı bed-nâm olan kimesne uğruna hebâ yire sarf ederdi. Husûsen kutbiyyete kadem basmış Kara Şemseddîn Sivasî dahi ol işe me’mûr idi. Anlara da keşf olup be-dürüstî şehâdet etdi. Ebü'l-feth ile Akşemseddîn, Bâyezîd Hân ile Kara Şemseddîn ulu sultânlardır. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128a ·
metinde göster ·
… m çobanlık etmeğile kaval-ı Mûsâ çalarmış, başları ucunda durur, ulu sultândır.
Kaddesenallahu
bi-sırrıhi'l-aziz.
Ziyâret-i Hazreti-i Kademli Baba Sultân: Hacı Bektâş-ı Velî hizmetiyle tâ Horâsân'dan bile Rûm'a gelmiş Fağfûr diyârı hâkinde Kozak kavmi memlûklarından bir çâker-i hâkister-emkinde muhibb-i hânedân ârif-i billah-ı zî-şân kimesne imiş. Bektâş-ı Velî'nin cihâz-ı fakrı ve sılalarına vâsıl olup tuğ u alem ve def ü kudûm ü nefiriyle erre-i tevhîd-i sultânî ederek bu kûh-ı bülendi cây-ı me’men edinüp ber seccâde olup yedi sene niçe bin cânlar andan me’zûn olup âhir dâr-ı âhirete min muhabbetillah yönelüp bu mürtefi‘ cihânnümâ püşte üzre fukarâları cesed-i azîzi defn ederler. Sultân Çelebi Mehemmed Hân azîzin fevti haberin istimâ‘ edüp Edirne'den ılgar ile gelüp Kademli Baba hazretleri üzre bir kubbe-i pür-nûr binâ eder. Sâfî rasâs-ı hâs ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûrdur. Ve bir âşiyân-ı Bektâşiyân ve bir imâret ü kilâr ü mescid ve meydân inşâ edüp yedi pâre kurâ vakf eder. Hâlâ ma‘mûr [u] âbâdân cihân-nümâ bir tekye-i Bektâşiyân'dır. Cümle a‘yân-ı vilâyet bu Kademli Baba'ya mu‘tekid olup nezerâtları gelüp âyende vü revende züvvâr-ı müsâfirîne ol nezerâtdan fukarâlar ni‘met çeküp hizmet ederler. Kubbe-i pür-nûru içre azîzin cânib-i erba‘asında çerâğlar ve şem‘dânlar ile müzeyyendir. Hattâ azîz-i merhûm çobanlık etmeğile kaval-ı Mûsâ çalarmış, başları ucunda durur, ulu sultândır. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-aziz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 132a ·
metinde göster ·
Ve bu mahalle karîb ziyâret-i Kân-ı Şühedâ derler bir âsitânedir kim her leyle-i Cum‘ada niçe yüz aded kavm-i zühhâd bu Mahall-i İcâbet'e gelüp ol şeb-i yeldâlarda sabâha dek ibâdet edüp niçe yüz kimesneler alâ melei'n-nâs râygân-ı nûr-ı münevveri müşâhade ederler, ulu âsitânedir, kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz, rıdvânullahi Ta‘âlâ aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 316b ·
metinde göster ·
mazmûnu üzre niçe bin hakân u şâhân ve sultân ü İncurân u keyâniyân ve ekâsire ve Sâsâniyân ve Bayındırân ve Abbâsiyân ve melik ve kan-ı kanân ve hân-ı hânân ve ulemâ-yı İrân u Turân yatır. Böyle bir meşhed-i gûristân-ı vâdî-i hâmûşândır. Ammâ cümleden Kırklar makâmı ve Hazret-i Hızır makâmı ve Penç Hüseyin makâmı ve Ricâlü'l-gayb makâmı ve Ümenâ makâmı ve Nücebâ makâmı ve Büdelâ makâmı ve Evtâd makâmı ve Nukebâ makâmı, bu zikr olunan makâm-ı sultânlar cümle kırk yerdedir ve cümle kavm-i Acem bu makâmât-ı aliyyelere i‘tikâd-ı pâk ile mu‘tekidlerdir kim leyle-i Cum‘ada ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în ve kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-mübîn. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 324a ·
metinde göster ·
… üz yigirmi arş-ı âlîdir. Hâlâ her sene birer tulası kaddi zemîne gark olarak bu
kadde
kaldı deyü nakl ederler. Zamân-ı evvelde dahi âlî imiş. Ammâ cümle eser-i binâs …
İbret-nümâ-yı Tâk-i Kisrâ: Nuşirevân-ı âdilin yayla sarâyı imiş. Hazret dünyâya geldikde münhedim olduğu bâlâda merkûmdur. Ba‘dehû Hazret'in ağzı yârıyla imâr olan tâk-i binâ hâlâ zâhirdir kim zemînden kaddi eflâke ser çekdiği kâmil yüz yigirmi arş-ı âlîdir. Hâlâ her sene birer tulası kaddi zemîne gark olarak bu kadde kaldı deyü nakl ederler. Zamân-ı evvelde dahi âlî imiş. Ammâ cümle eser-i binâsı serâpâ tuladır. Ammâ eyle bir tâk-ı tumturâkdır kim gûyâ tâk-ı Havernak'dır. Hâlâ Kehkeşân-âsâ semâya kemend atmış-misâl bir kûh-ı serbülenddir kim iki günlük yoldan nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 342b ·
metinde göster ·
… olunmuşdur. Tekrârının tahrîrinde âlem yokdur. Rahmetullahı aleyhim ecma‘în ve
kaddesenallahu
bi-sırrıhi'l-mübîn.
Netîce-i kelâm bu İmâm Hüseyin etrâfında hadd ü hisâbın Cenâb-ı Bârî bilir ziyâretgâhlar vardır. Mümkin olduğu mertebe mukaddemâ bin elli dokuz târîhinde Bağdâd'a gelüp ziyâret etdiğimiz mahallerde ekseriyyâ tahrîr olunmuşdur. Tekrârının tahrîrinde âlem yokdur. Rahmetullahı aleyhim ecma‘în ve kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-mübîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 351a ·
metinde göster ·
… Çölistân içre bir kubbe-i serâmedde medfûndur. Ve dahi, ziyâret-i Eyyûb Nehîcî
kaddesenallahu
bi-sırrıhi'l-azîz.
Ve merkad-i Hazret-i İmâm Mansûr ibn İmâm Hasan radıyallahu anhümâ ve Şeyh Muhammed merkadi; Hazret neslinden Âl-i Hâşimî'dir ve İmâm Mehdî-i Makûlî e’imme-i müctehidîn evlâdındandır ve merkad-i İmâm Alî Asğar ibn İmâm Zeynelâbidîn ve makâm-ı İmâm Ca‘fer Sâdık ibn İmâm Muhammedü'l-Bâkır ve makâm-ı Hazret-i Selmân-ı Pâk el-Fârisî ve makâmât-ı evlâd-ı İmâm Hüseyin ve merkad-i pür-envâr Hümâ Hâtûn binti Hazret-i Yûsuf Sıddîk zevceti Hazret-i Eyyûb aleyhim ve alâ nebiyyinâ efdalu's-salât ve's-selâm ve makâm-ı Hazret-i Hızır aleyhi's-selâm ve merâkıd-ı evlâd-ı zevi'l-ihtirâm Hazret-i İmâm Mûsâ Kâzım radıyallâhu anhüm ecma‘în ve merkad-i İmâm Hârib ibn Mûsâ Kâzım, İmâm Hamza kurbünde başka kubbede medfûndur ve merkad-i İmâm Hamza ve merkad-i Hazret-i İmâm Kâsım, Hazret-i İmâm Alî Mûsâyı'r-Rızâ'nın bürâderidir, radıyallahu anhümâ. Çölistân içre bir kubbe-i serâmedde medfûndur. Ve dahi, ziyâret-i Eyyûb Nehîcî kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 353a ·
metinde göster ·
Ziyâret-i Hazret-i İmâm Ca‘fer-i Sâdık ibn İmâm Muhammed Bâkır
kaddesenallahu
bi-sırrıhi'l-azîz hazretleri: Cezîre şehrinin cânib-i garbîsi hâricine sehel ka …
Ziyâret-i Hazret-i İmâm Ca‘fer-i Sâdık ibn İmâm Muhammed Bâkır kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz hazretleri: Cezîre şehrinin cânib-i garbîsi hâricine sehel karîb bir kubbe-i âlî âsitânede medfûndur. Garâbet bunda kim kal‘a-i İmâdiyye'nin aşağı Kopan medresesi dibinde dahi İmâm Muhammed Bâkır âsitânesi vardır. Ulemâ-yı İmâdiyye bizde medfûndur derler ve ulemâ-yı Cizre bizde âsûdedir derler. Ammâ bu hakîr-i pür-taksîr âlem-i seyâhatde niçe yerde İmâm Muhammed Bâkır meşhedi ziyâret etdiğime şehâdet ederim. Belki makâmları ola. Rahmetullahi aleyhi rahmeten vâsi‘a. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 387b ·
metinde göster ·