Ve cümle kapuların kaddi yigirmişer zirâ‘-ı âlî bâb-ı kebîrlerdir kim cümlesinin kanatları kâr-ı zergerân ile ârâste olmuş gümüş ile mînâ olmuş pirinc-i musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı mu‘allâlardır. Ammâ kıblenin orta kapusu cümleden âlî kaddi elli zirâ‘ bir bâb-ı kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35b ·
metinde göster ·
… nend bî-mânend kubbe-i nîlgûndur. Lâkin Ayasofya kubbesi bu kadar âlî değildir.
Kaddi elli
sekiz zirâ‘ binâ-yı âlîdir, dahi âlî binâ olunmamasının aslı zemîni gâyet mürte …
Hakkâ ki kubbe-i eflâke mânend bî-mânend kubbe-i nîlgûndur. Lâkin Ayasofya kubbesi bu kadar âlî değildir. Kaddi elli sekiz zirâ‘ binâ-yı âlîdir, dahi âlî binâ olunmamasının aslı zemîni gâyet mürtefi‘ kûh-ı bâlâ üzre vâkı‘ olmuşdur. Ve hareminin sağ tarafında kefere zamânı su sahrîci bir fecc-i amîk sarnıc vardır. Ve yine hareminin şimâlî tarafında "Kırk Nerdübân" nâmıyla ma‘rûf elli dörd kademe bir nerdübân ile nüzûl olunur bir uçurum yerdir. Bu iki uçurum ortasındaki püşte üzre bu câmi‘ vâkı‘ olmağile zelzeleden masûn [u] mahfûz olmasıyçün âkıbet-endîş Mi‘mâr Sinân-ı hurdedân câmi‘i alçak edüp çâr-dîvâr üzre inşâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
… eyni ta‘bîr olunmaz çâh-ı gayyâdan nişân verir bir handak-i derk-i esfeldir kim
kaddi elli
arşındır ve handak içinde âb-ı hayât sular kaynar. Hattâ bu iki kal‘a ahâlîleri …
Freng hisârdan cânib-i garba elli adım enli handak üzre bir kârgîr binâ Şeddâdî cisrden geçerken bu iki hisâr mâbeyni ta‘bîr olunmaz çâh-ı gayyâdan nişân verir bir handak-i derk-i esfeldir kim kaddi elli arşındır ve handak içinde âb-ı hayât sular kaynar. Hattâ bu iki kal‘a ahâlîleri sularını bu handakdaki uyûnlardan alırlar. Ve bu mezkûr kârgîr binâ cisr ile geçilen Macar hisârı kapusu üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘a-i Kelemerye kullesinin zemînden tâ kurşum örtülü bacasına varınca
kaddi elli
arşın bâlâ ve beş adım enli kalın ve metîn dîvâr-ı Kahkahâ'dır. Ve ufak şâhî to …
Ve bu kal‘a-i Kelemerye kullesinin zemînden tâ kurşum örtülü bacasına varınca kaddi elli arşın bâlâ ve beş adım enli kalın ve metîn dîvâr-ı Kahkahâ'dır. Ve ufak şâhî topları bu kulle-i bâlânın kurşum örtülüce karavulhânelerinde kirpi tüğü gibi zeyn olmuşdur. Ve şehrin mahpûshâne zindânı bu Kelemerye kullesindedir kim ne‘ûzü billâh cemî‘i mücrimler anda mahpûslardır. Ve cânib-i kıbleye nâzır bâb-ı mu‘allâsının atebe-i ulyâsı üzre tahrîr olunan târîh budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 225a ·
metinde göster ·
… Lâkin gâyet küçük iç kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç yüz adımdır. Ve dîvârının
kaddi elli
Y 97a zirâ‘-ı melikî âlîdir. Ve içinde elli aded türâb örtülü hâneleri vardır …
Ammâ taşra kal‘asının ba‘zı yerleri münhedim olmuşdur. Ammâ hâlâ iç kal‘ası gâyet ma‘mûr ve hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i bî-bedeldir kim mezkûr yalçın kayanın bir sivri burnu üzre âsumândan ve murg-ı zeyrekden gayri havâlesi yokdur. Lâkin gâyet küçük iç kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç yüz adımdır. Ve dîvârının kaddi elli Y 97a zirâ‘-ı melikî âlîdir. Ve içinde elli aded türâb örtülü hâneleri vardır. Bir câmi‘i var ve dizdâr bunda sâkindir. İç el olmak ile neferâtı yokdur. Ve hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96b–Y97a ·
metinde göster ·
… Sâhil-i deryâdan yüz adım ba‘îd, deryâ içinde bir kulle-ı âlî binâ etmişler kim
kaddi elli
zirâ‘-ı Mekkîdir. Bu kullenin ortasının tâ zirve-i a‘lâsında aşren fe-aşr bir h …
Bu memleketler İskender-i Yûnân hükmünde iken hukemâları hikmet ile binâ etmiş. Sâhil-i deryâdan yüz adım ba‘îd, deryâ içinde bir kulle-ı âlî binâ etmişler kim kaddi elli zirâ‘-ı Mekkîdir. Bu kullenin ortasının tâ zirve-i a‘lâsında aşren fe-aşr bir havz-ı azîm vardır, gâyet âb-ı rakîkdir. Ka‘rında niçe zî-kıymet eşyâlar nümâyândır. Niçe serdengeçdi âdemler gavvâslık edüp dalarlar, bir âdem kaddi gitmeden katı yaydan ok çıkar gibi sudan yukaru pertâb ederler, ammâ zarar isâbet etmez. Ba‘zı cânlar sakîl olmak içün iri taşları dirâgûş edüp dalarlar, yine bir âdem kaddi nüzûl etmeden rûy-ı mâya çıkar. Her çend ki zî-rûh kısmı girüp talsa ol an taşra çıkar. Ammâ hacer şecer makûlesi ilkâ etseler zarar etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y195b ·
metinde göster ·
… olan kubbe cümleden âlî bir kubbe-i münevverdir kim edîm-i arzda misli yokdur.
Kaddi elli
arşın âlîdir ve sâ’ir kubbelere dayanmışdır. Gûyâ sâ’ir kubâbın tâcdârıdır. Ve …
Ve derûn-ı câmi‘de cümle sağîr ü kebîr yüz yigirmi kemer üzre mebnîdir. Ve mihrâb üzre vâki‘ olan kubbe cümleden âlî bir kubbe-i münevverdir kim edîm-i arzda misli yokdur. Kaddi elli arşın âlîdir ve sâ’ir kubbelere dayanmışdır. Gûyâ sâ’ir kubâbın tâcdârıdır. Ve gayri kubbeler gibi müdevver değildir, surâhîdir. Ve içi serâpâ altun yaldızlı gûnâ-gûn sırça nakş-ı bûkalemûn ile şecere-i Tûbâ ve gûnâ-gûn şükûfe ile müzeyyen bir nûrun alâ nûr kubbedir kim kubbenin etrâfında Arapça tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211a ·
metinde göster ·
… Nîl kenârında şekl-i P 292b müdevver bir küçük kal‘adır. Cirmi yüz adımdır ve
kaddi elli
arşın taş-binâ bir kulle-i kavîdir. Ba‘dehu taşrasına bir tabya-i azîm zamm edü …
Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında Tavâşî Müteferrika Ca‘fer Ağa öz mâliyle hasbeten lillâh binâ edüp dizdâr-ı mü’ebbed olmuşdur. Ammâ kal‘a-i Abdüssamed nâmiyle şöhre-i şehr olmuşdur. Q 295b Nîl kenârında şekl-i P 292b müdevver bir küçük kal‘adır. Cirmi yüz adımdır ve kaddi elli arşın taş-binâ bir kulle-i kavîdir. Ba‘dehu taşrasına bir tabya-i azîm zamm edüp kal‘a dahi metîn olmuş. Cümle elli pâre topları var, ammâ iri toplar bu tabya üstünde boğaz ağzına nâzırdır. Dizdârı ve elli neferâtları var. Kârları balık ve bıldırcın kuşu sayd ederler. Bir kumsal yerde vâki‘ olmuşdur. Bir kapusu kıbleye nâzırdır. İçinde kırk elli hücrecikleri var. Müte’ehhil kimse yokdur, cümle halkı mücerredlerdir. Bir zâviyesi var. Bu kulle dörd tabakadır. Ve cânib-i erba‘asında handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y349a ·
metinde göster ·